Ana Sayfa / Evrensel Hukuk Metinleri / Japonya Anayasası
Japonya Anayasası

Japonya Anayasası

Japonya Anayasası, ikinci dünya savaşından sonra 26 Nisan 1947 tarihinde yayınlanmış ve 26 Temmuz 1947 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Japonya Anayasası, yürürlüğe girdiği 1947 yılından bu yana değişikliğe uğramamıştır. Japonya Anayasası’nda değişiklikler yapılmasına ilişkin tartışmalar güncelliğini korumaktadır. Japonya Anayasasının tam metni İtalyanca metinden Türkçeye Arif ERGÜNAY tarafından tercüme edilerek 1950 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisinin 7. cildinde ve 1. sayısında yayınlanmıştır. 

Japonya’nın yönetim şekli Anayasal Monarşi’dir ve çoğulcu parlamenter bir sistem bulunmaktadır. Anayasa uyarınca, İmparator’un görev ve yetkileri tamamen sembolik niteliktedir ve yürütme erkinin başı Başbakan’dır. Japonya bayrağı, kırmızı daire ve güneş şeklindedir. Bayrak, milli simgelerin başında gelmektedir. Japon mitolojisine göre güneşin tanrıçası Amaterasu Japon tanrılarının kraliçesi ve Japon imparator hanedanının anasıdır.

Japonya’da iki meclisli sistem bulunmaktadır. Ulusal Meclis (Diet) Anayasa’da, en üst devlet kurumu olarak tanımlanmıştır. Ulusal Meclis, 475 sandalyeli Temsilciler Meclisi (Alt Meclis) ve 242 sandalyeli Senato’dan (Üst Meclis) oluşmaktadır.

Japonya Anayasası

Biz, Japon Milleti, Umumi Meclise (Diyet meclisi) usulüne göre seçilmiş mümessillerimiz vasıtasıyla kendimiz ve evlatlarımız için bütün milletlerle sulh içinde işbirliği yapmaktan doğacak faydaları ve tekmil memlekete şamil hürriyetin vereceği kazançları teminat altına almaya ve hükumet faaliyetlerinden meydana gelen harp korku ve dehşetlerinin bizi artık sarmasına mani olmaya kesin olarak karar vermiş olarak, egemenlik kudretinin Millette olduğunu ilan ediyor ve bu Anayasayı resmen kabul ediyoruz.

Hükumet milletin verdiği mukaddes bir vekalettir; hükumet otoritesi milletten doğar; onun salahiyetleri milletvekilleri vasıtasıyla icra edilir ve onun faaliyetinden hasıl olacak faydalar millete ait olur. Bu insanlığın cihanşümul bir prensibidir; Anayasamız işte bu prensibe istinat etmektedir.

Biz bu Anayasaya aykırı bütün anayasaları, kanunları, tüzükleri, ve emirnameleri red ve ilga ediyoruz.

Biz, Japon Milleti, daimi bir sulh istiyor ve insanlar arasındaki münasebetleri tanzim eden yüksek idealleri bütün benliğimizle taktir ediyoruz. Bu itibarla, dünyada sulhu seven bütün milletlerin adalet ve bağlılıklarına güvenerek kendi emniyet ve mevcudiyetimizi muhafaza ve devam ettirmeye karar vermiş bulunuyoruz.

Dünya üstünde tedhiş ve esareti, tazyik ve müsamahasızlığı daimi olarak reddeden ve sulhu muhafaza etmeye uğraşan milletler arası bir cemiyet içinde kendimize uygun bir mevki sahibi olmak istiyoruz.

Kabul ediyoruz ki, dünyada her millet sulh içinde, korku ve ihtiyaçtan azade yaşamak hakkına maliktir. Şuna inanıyoruz ki, hiç bir millet sırf kendisine karşı mes’ul değildir; siyasi ahlak kanunları bütün cihana şamildir, ve bu itibarla, kendi egemenliklerini masun tutmak ve diğer milletlerle olan egemenlik münasebetlerini hakkaniyete uygun görmek isteyen milletler bu ahlak kanunlarına tabi olmak mecburiyetindedirler.

Biz, Japon Milleti, bu en yüksek ideal ve gayeleri bütün mevcudiyet ve imkanlarımızla tahakkuk ettirmeyi milli şerefimizle taahhüt ediyoruz.

Bölüm I – İMPARATOR

Madde 1

İmparator, Devletin ve Milli birliğin sembolüdür; Onun bu sıfatı egemenliğe sahip olan milletin iradesinden doğar.

Madde 2

İmparatorluk tahtı, Umumi Meclis’in (Diyet) Kabul ettiği İmparatorluk Saray kanunu esasları dahilinde, hükümdar sülalesine bağlıdır ve verasetle intikal eder.

Madde 3

İmparatorun devlete müteallik bütün işleri Bakanlar Kurulunun rıza ve tasdikine tabidir; Bakanlar Kurulu bu işlerden mes’uldür.

Madde 4

İmparator yalnız Anayasa’da gösterilen işleri yapar; icrayı hükumet edemez. İmparator, kanunlardaki hükümler dahilinde, devlet vazifelerinin yapılması için başka birini tevkil edebilir.

Madde 5

İmparatorluk Saray kanunu hükümleri dahilinde bir naiplik kurulduğu zaman, naip, devlet işlerini imparator namına yapar. Böyle bir halde evvelki maddenin ilk fıkrası tatbik edilebilir.

Madde 6

İmparator, Umumi Meclis’in teklifi üzerine, Başbakanı tayin eder. İmparator Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Yüksek Mahkemenin Başyargıcını tayin eder.

Madde 7

İmparator, Bakanlar Kurulunun rıza ve tasdikine uygun olarak, aşağıdaki devlet işlerini millet namına ifa eder:

Anayasa değişikliklerini, kanunları bakanlar kurulu kararlarını ve muahedeleri ilan eder;

Umumi Meclis’i toplantıya çağırır,

Mümessiller Meclisini dağıtır,

Umumi Meclis üyelikleri için umumi seçimleri ilan eder; kanunlara göre, bakanları ve diğer devlet memurlarını tayin eder veya vazifelerinden çıkarır; sefir ve siyasi temsilcilere tam salahiyet ve itimatnameler verir,

Umumi ve hususi aflar ilan eder; cezaları tadil eder, haklardan mahrumiyet ve hakların iadesi hakkında kararlar çıkarır; nişanlar verir; kanunla gösterilen hudutlar dahilinde, tasdik vesikalarını ve diğer siyasi vesikaları imza eder; yabancı sefir ve siyasi mümessilleri kabul eder; umumi merasimlerde hazır bulunur.

Madde 8

Umumi Meclis’in müsaadesi olmaksızın, imparatorluk sarayından hiç bir mal verilmeyeceği veya saraya hiç bir mal kabul edilmeyeceği gibi, hibe de yapılamaz.

Bölüm II – HARPTEN FERAGAT

Madde 9

Nizam ve adalete müstenit milletlerarası bir sulhu gönülden dileyen Japon milleti, halkın hükümranlık hakkı olarak harpten ve milletler arası anlaşmazlıkları hal işinde tehdit ve kuvvet kullanmaktan, daimi şekilde feragat eder. Bu itibarla, hiç bir kara, deniz ve hava kuvveti veya her hangi diğer bir harp kuvveti muhafaza edilemez. Devlete muhariplik hakkı tanınmaz.

Bölüm III — MİLLETİN HAK VE VAZİFELERİ

Madde 10

Japon vatandaşı olmak için lazım gelen şartlar kanunla tayin ve tespit edilir.

Madde 11

Japon milletine, insan ana haklarından istifade etmesi men olunamaz. Bu Anayasanın millete temin ettiği insan ana haklan bugünkü ve müstakbel nesillere ebedi ve değişmez haklar olarak verilmiştir.

Madde 12

Bu Anayasa ile millete temin edilen haklarla hürriyetler, vatandaşların devamlı gayretiyle muhafaza ve idame edilir. Her vatandaş bu hak ve hürriyetleri fenaya kullanmaktan çekinmelidir; herkes bunların amme menfaatine kullanılmasından daimi şekilde mes’ul tutulur.

Madde 13

Milletin bütününe hürmet etmek, fertlere teker teker saygı göstermek suretiyle olur. Umumi menfaatle tezat teşkil etmemek şartyla, fertlerin yaşama, hürriyet ve saadet, arama hakları kanunların ve idare mekanizmasının mülhem olacakları en yüksek ölçüdür.

Madde 14

Bütün vatandaşlar kanun önünde müsavidir; aralarında ırk, cins, içtimai şartlar veya doğuş dolayısıyla siyasi, iktisadi ve içtimai sahada hiç bir fark gözetilmez. Asalet unvanları tanınmaz. Bahşedilen bir şeref unvanı, nişan ve her hangi bir payeye bağlı olarak hiç bir imtiyaz verilemez; bu nev’i şeref rütbeleri verasetle intikal etmez.

Madde 15

Millet, kendi memurlarını seçmek ve onları vazifelerinden çıkarmak hususunda başkasına devredilmeyen bir hakka sahiptir. Bütün memurlar milletin hey’eti umumiyesinin hizmetinde olup yalnız bir gurup vatandaşın hizmetinde tutulamazlar. Memur seçiminde reşit kimselerin iştirak ettiği umumi bir seçim yapılması şarttır. Hiç bir seçimde sandıkların mahremiyeti bozulamaz. Verdiği oy dolayısıyla hiç kimse umumi veya hususi olarak sorguya çekilemez.

Madde 16

Her vatandaş bir zararın tamiri, memurların işlerinden çıkarılması, kanun, tüzük veya yönetmeliklerin neşri, kaldırılması veya değiştirilmesi veya diğer işler hakkında dilekçe vermek hakkına maliktir. Böyle bir dilekçe vermekle üzerine mes’uliyet alan kimsenin aleyhine her hangi farklı bir muamele yapılamaz.

Madde 17

Bir amme organının gayri kanuni bir muamelesinden dolayı zarar gören herkes, kanunda gösterilen şekiller dahilinde, gerek devlet, gerekse bir amme birliğinden bu zararın tazminini isteyebilir.

Madde 18

Hiç kimse esaret altına alınamaz. Bir suçun tecziyesi hali müstesna, her nev’i kalebentlik yasaktır.

Madde 19

Düşünce ve vicdan hürriyeti ihlal edilemez.

Madde 20

Herkesin din hürriyeti bu kanunla teminat altına alınmıştır. Hiç bir dini teşkilat devletten imtiyaz alamaz ve siyasi bir salahiyet kullanamaz. Hiç kimse merasimlere, tes’itlere, ayinler ve dini faaliyetlere iştirak etmeye icbar olunamaz. Devlet ve diğer amme organlan dini eğitimden veya her hangi diğer bir dini faaliyetten kaçınmak mecburiyetindedirler.

Madde 21

Toplanma ve cemiyet hürriyeti, ve keza parti kurmak, matbuat ve diğer her çeşit fikir ve düşünce hürriyetleri bu kanunun teminatı altındadır. Sansür yasak olup, hiç bir muhabere vasıtasının gizliliği ihlal edilemez.

Madde 22

Amme menfaatinin çizdiği çerçeve dahilinde, kendi ikametgahını seçmek ve değiştirmekte ve kendi işini tayin etmekte herkes serbesttir. Hiç kimsenin yabancı bir memlekete gitmek ve kendi vatandaşlığından vaz geçmek hakkı selp edilemez.

Madde 23

Eğitim hürriyeti masundur.

Madde 24

Evlenme, her iki cinsin karşılıklı rızalarına ve karı ile. kocanın müsavi haklar dahilinde, karşılıklı işbirliği esasına istinat etmelidir. Karı veya koca intihabına, mal hukukuna, mesken seçimine, boşanmaya, ve nikah ve aileye dair diğer meseleler hakkında insanlık vakarına uygun olarak her iki cinsin asli muadeleti prensibinden mülhem olan kanunlar çıkarılacaktır.

Madde 25

Gerek maddi gerekse kültür bakımından her vatandaşın asgari bir hayat seviyesi temin etmeye hakkı vardır. Cemiyet hayatının her sahasında sosyal refah ve emniyetin ve umumi hürriyetin inkişaf bulması ve yayılması için Devlet, lüzumlu tedbirleri almak mecburiyetindedir.

Madde 26

Kanunda gösterilen şekilde, herkesin kendi kabiliyetine göre, müsavi bir tahsil ve terbiye almaya hakkı vardır. Bir kimse kendisine tevdi edilen küçüklerin kanunun emrettiği tahsil derecesini almalarını temin edecek şekilde hareket etmek mecburiyetindedir. Mecburi eğitim parasızdır.

Madde 27

Herkes çalışmak hak ve vazifesini haizdir. İşçilere, iş saatlerine, tatil zamanlarına ve işe müteallik sair şartlar kanunla tespit edilir. Çocukların çalıştırılması suistimal edilemez.

Madde. 28

İşçilerin teşkilat kurmak, kolektif halde hareket etmek ve mukavele yapmak hakları bu kanunun teminatı altındadır.

Madde 29

Mülkiyet ve tasarruf hakkı ihlal olunamaz. Mülkiyet müessesine bağlı haklar amme menfaatine uygun olarak kanunla tayin ve ve tespit edilir. Hususi mülkiyet bir amme faydası ve bedel mukabilinde istimlak edilebilir.

Madde 30

Millet, kanunla tayin edilen vergilere tabidir.

Madde 31

Hiç kimse hayat ve hürriyetinden mahrum edilemez. Kanunun tespit ettiği kaideler dışında kimseye ceza verilemez.

Madde 32

Mahkemelere dahil olmak hakkı kimseden nez edilemez.

Madde 33

Salahiyetli adli makam tarafından hazırlanmış bir müzekkere olmadıkça kimse tevkif edilemez; tevkif müzekkeresinde bir kimseye atfedilen suçun mahiyeti açıkça yazılmak lazımdır. Suçüstü halleri bundan hariçtir.

Madde 34

Aleyhinde ileri sürülen ithamlardan derhal haberdar edilmedikçe veya kendisini hemen müdafaa edecek imkanlar verilmedikçe bir kimse ne tevkif ve ne de hapsedilebilir; muhik bir sebep olmaksızın mevkufiyet devam ettirilemez; bir kimsenin aleyhine ileri sürülen itham, talebi üzerine, kendisinin ve müdafisinin hazır bulunduğu bir mahkemede hemen ispat edilmek lazımdır.

Madde 35

33’üncü maddede zikredilen hal müstesna, bir kimsenin mesken masuniyeti, evrak ve mallarının emniyeti; arama yerini ve zapt ve müsadere edilecek malları tafsilatla gösteren ve mucip sebeplere müstenit bir müzekkere olmadıkça, ihlal olunamaz. Her arama ve zabıt ve müsadere, salahiyetli adli bir makamdan verilmiş bir müzekkereye istinaden yapılabilir.

Madde 36

Devlet memurları tarafından işkence veya zalimane ceza tatbiki mutlak olarak yasaktır.

Madde 37

Sanık her çeşit ceza tatbikatında tarafsız bir mahkemeye müracaat ve dava açmak hakkına maliktir. Arzu ettiği bütün şahitleri dinletmek için sanığa tam bir imkan verilir. Kendi lehine şehadet temin etmek üzere, sanık, masrafı devlet tarafından ödenen bir takım tazyik usullerine başvurulmasını, talep edebilir. Sanık her zaman salahiyetli bir avukat tarafından müdafaa edilir. Avukat temin edecek maddi imkanı yoksa sanığa devletçe bir avukat tedarik edilir.

Madde 38

Hiç kimse kendi aleyhine şehadete icbar edilmez. Tazyik, işkence veya tehditle veya uzun bir mevkufiyetten sonra sanığın kendi aleyhine yaptığı itiraflar delil kıymetini haiz değildir. Bir sanığın aleyhine elde edilen tek delil yalnız bir itiraftan ibaretse, o sanık mahkum veya tecziye edilemez.

Madde 39

Bir kimse, işlendiği zaman meşru olan veya beraat ettiği bir fiilinden dolayı cezaen mes’ul olmaz; bir kimse aleyhine aynı fiilden dolayı iki defa takibat yapılamaz.

Madde 40

Haksız yere tevkif veya hapis edildikten sonra serbest bırakılan kimse, kanuni hükümler dahilinde devletten zarar ve ziyan talep edebilir.

Bölüm IV – UMUMÎ MECLİS (Diyet Meclisi)

Madde -41

Umumi Meclis Devletin en yüksek ve tek yasama organıdır.

Madde 42

Umumi Meclis iki meclisten teşekkül eder; Mümessiller Meclisi ve Müşavirler Meclisi.

Madde 43

Her iki mecliste bütün milletin mümessili olarak seçilen üyelerden teşekkül eder; her meclisin üye adedi kanunla tespit edilir.

Madde 44

Meclislere üye seçilmek ve seçmen olabilmek için lazım gelen vasıflar kanunla tespit edilir. Her halükarda bu vasıflar arasında ırk, din, sınıf, sosyal şartlar, doğuş, tahsil ve terbiye, mal gibi sebeplerden dolayı bir fark gözetilmez.

Madde 45

Mümessiller Meclisi üyelerinin seçim devresi dört senedir. Ancak, meclis dağıtılırsa, bu tarih devrenin sonu sayılır.

Madde 46

Müşavirler Meclisi üyelerinin seçim müddeti altı senedir; üyelerin yarısı her üç senede bir değişir.

Madde 47

Seçim mahallerine, seçim sistemine ve her iki meclis üyelerinin seçim usulüne müteallik hususlar kanunla tespit edilir.

Madde 48

Hiç kimse her iki mecliste aynı zamanda üye olamaz.

Madde 49

Kanuna konan hükümler dahilinde her iki Meclis üyelerine Hazineden muvafık bir ödenek verilir.

Madde 50

Kanunun gösterdiği haller müstesna, Umumi Meclisin toplantı devresinde üyeler tevkif edilemez; toplantı devresinden evvel tevkif edilmiş olan üyeler Meclisin talebi üzerine toplantının devamı müddetince serbest bırakılır.

Madde 51

Her iki Meclis üyeleri Mecliste söyledikleri sözler, yaptıkları münakaşalar ve verdikleri oylardan dolayı meclis dışında mes’ul tutulamazlar.

Madde 52

Umumi Meclis normal olarak senede bir defa toplantıya çağrılır.

Madde 53

Bakanlar Kurulu Umumi Meclisin olağanüstü toplantıya çağrılmasına karar verebilir. Meclislerden birinin dörtte bir veya daha fazla üyesi istediği zaman Bakanlar Kurulu Meclisleri toplantıya çağırmakla mükelleftir.

Madde 54

Mümessiller Meclisi dağıtılırsa, bu tarihten 40 gün içinde yeni seçimlerin yapılması ve Umumi Meclisin seçimlerden sonra bir ay zarfında toplantıya çağrılması lazımdır. Mümessiller Meclisi dağıtılmış olduğu müddetçe Müşavirler Meclisi kapalı kalır. Bununla beraber çok ehemmiyetli milli meseleler mevzu bahis olduğu hallerde Bakanlar Kurulu Müşavirler Meclisini olağanüstü toplantıya çağırabilir. Yukarıdaki paragrafta zikredilen toplantıda alınan kararlar muvakkat mahiyette olup Umumi Meclisin toplanmasından itibaren on gün içinde Mümessiller Meclisi tarafından tasvip edilmezse ilga olunurlar.

Madde 55

Her meclis kendi üyelerinin seçilme vasıfları hakkında karar verir. Bir üyenin seçilme vasıflarını haiz olmadığı hakkında, mevcut üyelerin üçte iki ekseriyetiyle karar verilmesi lazımdır.

Madde 56

Üye adedinin üçte biri veya daha fazlası hazır olmadıkça Meclislerin hiç birinde oturum açılamaz. Anayasada zikredilen haller müstesna., kararlar her bir mecliste ekseriyetle verilir; müsavat halinde, başkanın oy verdiği taraf muteberdir.

Madde 57

Her bir Mecliste müzakereler açıktır; mevcut üyelerin üçte ikisi isterse gizli toplantı yapılabilir. Meclislerden her birinde bir tutanak tutulur. Gizli toplantılarda, gizli kalmasına karar verilen kısımlar hariç, bu tutanaklar neşredilir. Mevcut üyenin beşte biri istediği taktirde, bazı meseleler hakkında üyelerin ferden verdikleri oylar tespit edilir.

Madde 58

Meclislerden her biri kendi başkanı ile diğer vazifeleri görecek üyelerini seçer. Her meclis kendi usul ve disiplin kaidelerini tespit eder ve usulsüz hareket eden üyeleri tecziye edebilir. Bir üyeyi dışarı çıkarmak için mevcut üyenin en az üçte ikisinin bunu kabul etmesi lazımdır.

Madde 59

Bir kanun projesi her iki Meclisin tasdikiyle kanun şeklini alır; Anayasanın açıkça başka bir şekil gösterdiği haller müstesnadır. Mümessiller Meclisinin kabul edipte Müşavirler Meclisinin reddettiği bir kanun projesi, Mümessiller Meclisinde ikinci defa ve mevcut üyenin üçte iki veya daha fazla ekseriyetle kabul edildiği taktirde, kanun olur. Bu kaide, Mümessiller Meclisinin, kanuni hükümleri dahilinde, her iki meclisten bir karma komisyon kurulması hususunda karar vermesine mani değildir. Müşavirler Meclisi, Mümessiller Meclisinden gelen bir kanun projesi hakkında vusulünden itibaren 60 gün zarfında (tatil zamanları bu müddete dahil edilmez) bir karar vermezse, Mümessiller Meclisi mezkur projenin Müşavirler Meclisi tarafından ret edilmiş olduğuna karar verebilir’.

Madde 60

Devlet bütçesi evvela Mümessiller Meclisine verilir. Bütçenin tetkiki işinde, Müşavirler Meclisi Mümessiller Meclisinden aykırı bir karar verdiği ve kanunla gösterilen şekilde kurulan karma komisyonun toplantısında da bir anlaşmaya varılmadığı veyahut Müşavirler Meclisi, Mümessiller Meclisinin kabul ettiği bütçe hakkında, tatil zamanları hariç, bütçenin vusulünden itibaren 30 gün içinde herhangi kafi bir karar vermediği zaman Mümessiller Meclisinin karan Umumi Meclis (Diyet) tarafından verilmiş sayılır.

Madde 61

Yukarıdaki maddenin ikinci fıkrası, muahedeler yapılması için Umumi Meclisten alınması lazım gelen tasdik kararı hakkında da tatbik edilir.

Madde 62

Meclislerden her biri, hükumetten, icraatı hakkında izahat talep edebilir; bu hususta müşahitlerin dinlenmesini ve mucip sebepler gösterilmesini de isteyebilir.

Madde 63

Başbakan ile diğer bakanlar üyesi buluşmasalar dahi, her iki mecliste, kanun projeleri hakkında izahat vermek üzere her zaman davet olunabilirler. Cevap veya izahat vermek için hazır bulunmaları istenen bakanlar bunu yapmak mecburiyetindedirler.

Madde 64

Aleyhlerinde vazifeden çıkarılmak hususunda dava açılan yargıçları muhakeme etmek üzere Umumi Meclis (Diyet Meclisi) her iki meclis üyelerinden müteşekkil bir yüksek mahkeme kurar.

Bölüm V – BAKANLAR KURULU

Madde 65

Bakanlar Kurulu icra kuvvetini kullanır.

Madde 66

Bakanlar Kurulu, kanunla tespit edilen şekle göre, bu kurulun başkanı olan başbakanla diğer bakanlardan teşekkül eder. Orduya mensup kimseler bakanlar kuruluna giremezler, icra kuvvetinin kullanılmasında, Bakanlar Kurulu Umumi Meclise karşı müştereken mes’uldür

Madde 67

Başbakan, Umumî Meclis üyeleri arasından bu Meclisin kararıyla seçilir. Başbakanın seçilmesi diğer bütün işlere takaddüm eder. Mümessiller Meclisiyle Müşavirler Meclisi ihtilaf haline düşer ve kanunda gösterilen şekilde iki Meclis karma komisyonunda da bir anlaşmaya varılmaz veya Müşavirler meclisi kendi adayını, Mümessiller Meclisinin adayını gösterdiği müddetten itibaren, tatil zamanları hariç, on gün içinde gösteremezse, Mümessiller Meclisinin kararı Umumi Meclisin kararı yerini tutar.

Madde 68

Bakanları Başbakan tayin eder. Bakanların ekseriyeti Umumi Meclis üyeleri arasından seçilir. Başbakan bakanlan istediği zaman işlerinden çıkarabilir.

Madde 69

Mümessiller Meclisi eğer ademi itimat reyi verir veya itimat meselesine bağlı bir kararı ret ederse, Mümessiller Meclisinin on gün zarfında dağıtılmaması halinde, Bakanlar Kurulu toptan istifa etmeye mecburdur.

Madde 70

Başbakanlık makamının boş kalması halinde veya Mümessiller Meclisi üyelerinin Umumi seçimden sonra Umumi Meclisin ilk toplantısı münasebetiyle, Bakanlar Kurulu toptan istifa eder.

Madde 71

Yukarıdaki iki maddede gösterilen hallerde, Bakanlar Kurulu, yeni Başbakanın tayinine kadar vazifesini yapmaya devam eder.

Madde 72

Başbakan, Bakanlar Kurulunu temsilen, Kanun projelerini ve iç ve dış işlere müteallik raporları Umumi Meclise sunar; muhtelif idari kısımlar üzerinde murakabe ve kontrol icra eder.

Madde 73

Bakanlar Kurulu umumi asayişe ait vazifelerden başka aşağıdaki işleri de görür: kanunları sadakatle tatbik eder; devlet işlerini tanzim ve idare eder; dış siyaseti idare eder; Umumî Meclisin ya evvelden veya vaziyete göre sonradan tasvibini almak üzere muahedeler akt eder; kanunî hükümler dahilinde idarî işleri tanzim eder; bütçeyi hazırlar ve Umumî Meclise sunar; bu Anayasa ve diğer kanunların tatbiki için emir ve kararlar çıkar. Ancak yasal bir müsaade olmadıkça bu hükümler cezaî bir mahiyette olamazlar. Bakanlar Kurulu, ayrıca, genel af, özel af, cezaların tadili, haklardan mahrumiyet veya hakların iadesi hususlarında kararlar verir.

Madde 74

Bütün kanunlar ve Bakanlar Kurulu kararları, ait olduğu bakanla Başbakan tarafından imza edilir.

Madde 75

Başbakanın rızası olmadıkça bakanlar hakkında takibat yapılamaz. Ancak bu hal böyle bir takibatın açılmasına mani değildir.

Bölüm VI — YARGI YETKİSİ

Madde 76

Bütün yargı yetkisi kanunla kurulan bir Yüksek Mahkeme ile alelade mahkemelere aittir. Hiç bir olağanüstü mahkeme kurulamaz ve herhangi bir idarî müesseseye veya makama filî adlî salahiyet verilemez. Bütün yargıçlar vazifelerini ifa bakımından müstakildirler ve yalnız Anayasaya ve kanunlara bağlıdırlar.

Madde 77

Yüksek Mahkeme tanzim salahiyetini haizdir; bu salahiyete istinaden usul ve takibat kaideleri vaz edilir; savcılara müteallik meseleler tayin ve tespit edilir; mahkemelerin iç nizamları kurulur ve adli işlerin idaresi tesit olunur. Savcılar Yüksek Mahkemenin tanzim salahiyetine tabidirler. Yüksek Mahkeme alelade mahkemelerin tüzük yapmaları için kendilerine salahiyet verebilir.

Madde 78

Suç işleme hali müstesna, vazifelerini yapmaya gerek aklen gerekse bedenen ehil olmadıkları adli makam tarafından beyan edilmedikçe, yargıçlar vazifelerinden çıkarılamazlar. Hiçbir icra organı veya müessesesi yargıçlara karşı inzibati tedbirler alamaz.

Madde 79

Yüksek Adalet Mahkemesi bir Baş yargıç ile kanunla tespit edilen sayıda yargıçtan teşekkül eder. Baş yargıç hariç, bu mahkemenin yargıçları Bakanlar Kurulu tarafından tayin edilir. Yüksek Mahkeme yargıçlarının tayini, bu tayini takip eden Mümessiller Meclisi üyelerinin ilk umumi seçimiyle milletin tasvibine arz edilir. Bu tayinler her on senede bir Mümessiller Meclisi üyelerinin ilk umumi seçiminde tekrar ele alınır ve böylece devam olunur. Yukarıdaki paragrafta gösterilen şekilde seçmenlerin ekseriyeti bir yargıcın vazifesinden ayrılmasını isterse o yargıç istifa etmiş sayılır; bütün bu noktalar kanunla tespit olunur. Yüksek Mahkeme Yargıçları kanunla tespit edilen yaş haddini doldurdukları zaman emekliye ayrılırlar. Bütün yargıçlar muayyen fasılalarla muvafık bir ödenek alırlar; ödenekler yargıçların vazife müddetleri içinde indirilemez.

Madde 80

Alelade mahkeme yargıçları Yüksek Mahkemenin hazırlayacağı bir listeye göre Bakanlar Kurulunca tayin edilirler. Bu yargıçlar vazifelerinde on sene kalırlar; kanunda gösterilen hadlere göre yaş haddini doldurmuş olmadıkça tekrar seçilebilirler. Alelade mahkeme yargıçları muayyen fasılalarla muvafık bir ödenek alırlar; ödenekler yargıçların vazife müddetleri içinde indirilemez.

Madde 81

Yüksek Mahkeme son merci mahkemesidir ve bütün kanun, tüzük, yönetmelik veya idari muamelelerin Anayasaya uygunluğu hakkında karar vermek salahiyetini haizdir.

Madde 82

Davalar ve mahkeme kararlarının okunması alenidir. Aleniyet amme nizamına veya ahlaka zararlı olacağı mahkeme tarafından ittifakla kabul edildiği takdirde bir dava gizli olarak görülebilir; ancak siyasi davalar veya matbuat davaları veyahut bu Anayasanın üçüncü bölümünde teminat altına alman haklar mevzu bahis olduğu hallerde davalar daima aleni olmak lazım gelir.

Bölüm VII — MALİYE

Madde 83

Amme maliyesini idare etmek salahiyeti umumi Meclisin kararlarına göre kullanılır.

Madde 84

Yeni vergilerin konulması veya konulmuş vergilerin değiştirilmesi ancak bir kanunla veya bu Anayasada gösterilen haller dahilinde mümkündür.

Madde 85

Umumi Meclisin müsaadesi olmaksızın ne bir gider ve ne de devleti borçlu duruma koyacak bir mukavele yapılabilir.

Madde 86

Bütçeyi her mali yıl için Bakanlar Kurulu hazırlar ve Umumi Meclisin tetkik ve tasvibine sunar.

Madde 87

Bütçenin tahmin edilemeyen açıklarını karşılamak üzere, Umumi Meclis bir ihtiyat ödenek tesisine müsaade edebilir; bu ödenek Bakanlar Kurulunun mes’uliyeti altında sarf edilir. Bakanlar Kurulu ihtiyat ödeneğinden yaptığı her sarfiyat için tediyeyi müteakip Umumi Meclisin tasvibini alır.

Madde 88

İmparatorluk Sarayının bütün malları devlete aittir. İmparatorluk saray giderleri, Meclis tarafından bütçeye konur.

Madde 89

Hiçbir devlet parası veya herhangi bir devlet malı dini bir müessese veya cemiyetin, idamesi lehine veya devlet kontrolü altında olmayan bir şefkat, eğitim veya hayır işine devir veya tahsis edilemez.

Madde 90

Sayıştay her sene devlet gelir ve giderlerini umumi bir tetkike tabi tutmakla görevlidir. Gelir ve gider kesin hesapları Sayıştayın uygunluk bildirimi ile Bakanlar Kurulu tarafından ait olduğu devreyi takip eden mali yıl içinde umumi meclise arz edilir. Sayıştayın teşkilat ve yetkileri bir kanunla tespit edilir.

Madde 91

Bakanlar Kurulu devletin mali durumu hakkında muayyen fasılalarla veya en az senede bir defa Umumi Meclise ve millete malumat verir.

Bölüm VIII — MAHALLİ İDARELERİN MUHTARİYETİ

Madde 92

Mahalli idarelerin teşkilat ve vazifeleri, mahalli muhtariyet prensibine uygun olarak, kanunla tespit edilir.

Madde 93

Mahalli idareler, kanun dahilinde, kendi müzakere organları olarak meclisler kurarlar. Mahalli idarelerin bütün yüksek icra memurları, mahalli meclis üyeleri ve kanunla gösterilen diğer memurlar’ her mahalli mıntıka dahilinde tek dereceli seçimle seçilirler.

Madde 94

Mahalli idareler kendi mallarını idare etmeye, kendilerine taalluk eden işleri görmeye, kendi kendilerini idare etmeye ve kanun dahilinde yönetmelikler çıkarmaya salahiyetlidirler.

Madde 95

Kanun dahilinde seçmenlerin ekseriyetinin rızası alınmadıkça bir mahalli idare hakkında Umumi Meclis tarafından hususi bir kanun çıkarılamaz.

Bölüm IX — ANAYASANIN TADİLİ

Madde 96

Umumi Meclis ayrı ayrı her bir Meclisin üçte iki veye daha fazla ekseriyetiyle tasdik edilmek şartıyla bu Anayasayı tadil edebilir; yapılan tadilat milletin tasvibine sunulur; bu tasvip umumi meclisin tayin ve tespit edeceği hususi bir referandum veya seçimler münasebetiyle oyların ekseriyetini istilzam eder. Yapılan tadilat tasvip edilir edilmez İmparator tarafından bu Anayasanın tamamlayıcı kısmı olarak millet namına ilan edilir.

Bölüm X — EN YÜKSEK KANUN

Madde 97

Bu Anayasa ile Japon milletine temin olunan temel insan hakları, beşeriyetin hürriyet uğrunda giriştiği asırlık mücadelenin bir neticesidir; bu haklar çok acı tecrübelerin mahsulüdür ve dokunulmaksızın muhafaza ve idame edilmesi için bugünkü ve ileriki nesillere tevdi edilmiştir.

Madde 98

Bu Anayasa milletin en Yüksek Kanunudur; onun koyduğu hükümlere aykırı bir kanun, tüzük, kral emirnamesi veya herhangi bir hükumet kararnamesi veya böyle bir emirnamenin bir kısmı kanun kuvvetini haiz değildir ve mer’i telakki edilemez. Japonya, yaptığı muahedelere ve milletlerarası hukukun tanıdığı kanunlara tam bir sadakat gösterir.

Madde 99

İmparator veya naip, bakanlar, Umumi Meclis üyeleri, yargıçlar ve diğer bütün devlet memurları bu Anayasayı tatbik ve müdafaa etmekle mükelleftirler.

Bölüm XI — EK HÜKÜMLER

Madde 100

Bu anayasa neşrinden itibaren altı ay içinde yürürlüğe girer. Anayasanın yürürlüğe girmesi için lüzumlu kanunların çıkarılması, Müşavirler Meclisi üyelerinin seçilmesi, Umumi Meclisin toplantıya çağrılmasına müteallik usul ve bu hususta yapılması lazım gelen hazırlık muameleleri evvelki paragrafta tespit edilen yürürlük tarihinden daha evvel yapılabilirler.

Madde 101

Müşavirler Meclisi bu Anayasanın yürürlüğe girmesi tarihinden evvel teşekkül etmemiş olursa, Mümessiller Meclisi Müşavirler Meclisinin teşekkülüne kadar Umumi Meclis vazifesini görür.

Madde 102 

Bu anayasaya göre ilk defa Müşavirler Meclisine seçilen üyelerin yarısının üyelik müddeti üç senedir; hangi üyelerin bu kategoriye girecekleri kanunla, tespit edilir.

Madde 103

Bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte vazife almış bulunan bakanlar, Mümessiller Meclisi üyeleri, yargıçlar ve bu Anayasanın kabul ettiği vazifelerde bulunan diğer bütün devlet memurlar, bir kanunla açıkça başka türlü tespit edilmiş olmamak şartıyla Anayasanın yürürlüğe girmesinden dolayı vazifelerinden kendiliklerinden ayrılmış sayılmazlar. Bununla beraber, bu Anayasanın hükümlerine göre kendilerine halef seçilmiş veya halef tayin edilmiş olan kimseler vazifelerini kendiliklerinden terk etmek mecburiyetindedirler.

Bunu okudunuz mu?

Afrika Kadın Hakları Protokolü

Afrika Kadın Hakları Protokolü, Afrika Birliği Meclisi’nin 2. Olağan Oturumunda 11 Temmuz 2003 tarihinde Maputo’da kabul edilmiştir. İşbu …