Yeni
Ana Sayfa » Hukuk Sözlüğü » Actio libera in causa
Actio libera in causa

Actio libera in causa

Actio libera in causa (Nedeninde serbest hareket), Roma Hukukunun Modern Hukuka kazandırdığı latince hukuk deyimlerindendir. Sebebinde serbest hareketler kuramı olarak da bilinmektedir. Kavram, Kıta Avrupası hukuk sistemindeki ülkelerde kendisine daha çok yer bulmaktadır. Anglo-Sakson hukuk sisteminde voluntary intoxication kavramı ile yakın bir anlamda olan Actio libera in causa, ceza hukuku yanında uluslararası hukukta da kullanılmaktadır.

Suç işlemek için kasıtlı olarak ve kendi isteği ile sarhoş olan veya kendi akıl hastalığına neden olan kişinin sarhoşken yada irade yokluğu halindeyken işlediği fiillerden sorumluluk sahibidir. Bu kural, geçici sebeplerin ceza sorumluluğuna etkisi bakımından ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Ceza hukuku kuralları ile muhatap olan kişilerin sorumluğu özgür irade sonucundaki eylemlere dayanmaktadır. Ancak, cezai ehliyetin geçici olarak yitirilmesi halinde bireylerin ne şekilde cezalandırılacağına ilişkin çözüm “nedeninde serbest hareket” kavramıyla bulunmaktadır.

Actio libera in causa kavramı, kişinin kendi bilincini azaltması ya da yok etmesinin akabinde işlediği eylemlerin sorumluluğunu ve uygulanacak hukuki müeyyidenin temelini ifade etmektedir. Kişinin tamamen kendi kendine sebep olduğu sorumsuzluk hali sanığın cezalandırılmasındaki istisnayı geçersiz kılmaktadır.

Sorumluluğu azaltan ya da yok eden olguları bizzat kendi eylemi ile yaratan fail bu olgulara dayanmakta çelişkiye düşmekte; sanık, ileri sürdüğü mazereti kendisi yaratmışsa savunmasında dayandığı mazeretin faydasını görememekte, haklılığını kanıtlayamamaktadır. Savunmasında dayanacağı unsurları kendisi yaratan sanığın bu davranışı ahlaki temelden yoksun bulunmaktadır.

Suç oluşturan fiilin gerçekleştirildiği anda failin kusur yeteneğine sahip olması cezai sorumluluğun temelidir. Kusur yeteneğinin kişinin kendi iradesi ile ortadan kaldırılması halinde işlenen bir suç karşısında sanık cezalandırılmaktan muaf tutulmamaktadır.

Ceza Hukukunda Actiones Liberae in Causa Kuramı” isimli eser Avukat Dr. Ayşe Özge Atalay tarafından yazılmış ve On İki Levha Yayıncılık tarafından 2019 yılı Mart ayında basılmıştır.
“Actio libera in causa” kavramının yer bulduğu Türk Ceza Kanunu 34. Maddesi
Geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olma

Madde 34- (1) Geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez.

(2) İradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

Türk Ceza Kanunu 34. Maddesinin Gerekçesi

Kişi, gerçekleştirdiği davranışın hukuki anlam ve so­nuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyen bir nedenin etkisine bilinci olmaksızın veya iradesi dışında girmiş olabilir. Ör­neğin, kimyasal madde üretiminin yapıldığı bir tesiste çalışan kişiler, kimya­sal maddelerden yayılan kokunun etkisinde kalarak, geçici bir süre algılama ve irade yeteneğini tümüyle yitirmiş olabilir. Bu gibi durumunda, kusur ye­teneğinin olduğundan söz edilemez.

Yine yatağında bebeğini emzirdiği sırada uykuya dalan anne, uyku­dayken bebeğin havasızlıktan dolayı ölümüne neden olabilir. Bu durumda ölüm olayının gerçekleştiği anda anneye izafe edilecek bir fiil bulunma­maktadır. Yani, uyku halinde iken kişi hareket yeteneğini yitirmektedir. An­cak, annenin bu ölüm neticesinden dolayı sorumluluğunu belirlerken, uykudaki davranışlarını değil, uykuya geçmeden önceki dönemde gerçek­leştirdiği davranışları göz önünde bulundurmak gerekir. Anne, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak, emzirmek üzere bebeğini yatağına almış ve bu esnada uyuya kalmıştır. Aynı şekilde, hipnotik telkin altına girmiş olan kişinin de bu haldeyken hareket yeteneğinin varlığından söz edilemez.

Kişi, alkol veya uyuşturucu madde almak kastıyla hareket etmemesine rağmen, yanılarak bu maddeleri almış olabileceği gibi, alkol veya uyuştu­rucu madde almaya zorlanmış da olabilir. Gerek bilmeyerek gerek zorla alınan alkol veya uyuşturucu maddenin etkisindeyken işlenen suç açısından kişinin kusur yeteneği bulunmamaktadır. Ancak, belirtmek gerekir ki, geçici bir neden olarak istemeyerek alkol veya uyuşturucu madde alınması dolayı­sıyla failin taksirinin dahi olmaması gerekir.

Kişinin algılama yeteneğini etkileyen sistemik hastalıkları da geçici neden olarak kabul etmek gerekir. Örneğin diyabet, gebelik sonrası ortaya çıkan psikozlar ve üremi gibi hastalıklar, kişinin algılama yeteneğini ortadan kaldırabilmektedir.

Kişi, önceden kararlaştırdığı suçu işlemeye başlamadan önce, isteye­rek alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde alabilir. Keza, kişi herhangi bir suç işlemeyi kastetmediği halde, isteyerek alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde almış ve bu maddelerin etkisinde iken bir suç işlemiş olabilir. Bu durumlarda, işlediği suç açısından kişinin kusur yeteneğinin var olduğu kabul edilir.

Hakkında hukukbook

Bunu okudunuz mu?

Türkiye Bilimler Akademisi

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA),  Türkiye’nin tüm bilim alanlarını kapsamak üzere kurulan ilk özerk ve ulusal akademisi …