Yeni
Ana Sayfa » Hukukbook » Adil Giray Çelik
Avukat Adil Giray Çelik

Adil Giray Çelik

Avukat Adil Giray Çelik, 1956 yılında Afyon iline bağlı Emirdağ ilçesinde dünyaya gelmiştir. Çelik, Dava Vekili Mehmet Saffet Çelik’in torunu ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Yargıç – Avukat Kemalettin Çelik’in oğludur. Çelik’in çocukları Avukat Kemal Gökay ve hukuk mezunu Seray Çelik”tir.
Avukat Adil Giray Çelik, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini 1981 yılında bitirmiş, avukatlık stajını 1982 yılında Ankara Barosunda tamamladıktan sonra bir süre Ankara’da serbest avukatlık yapmış ve 1 Mayıs 1984 tarihinden itibaren Denizli Barosuna bağlı olarak avukatlık yapmaya devam etmiştir.
Avukat Adil Giray Çelik’in babası ve dedesi
Mesleki Kariyeri ve Üstlendiği Görevler
Avukat Adil Giray Çelik, 10 Mayıs 2001 tarihinde Avukatlık Yasasının yayınlanmasından sonra Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Komisyonu ve Türkiye Barolar Birliği Hakem Komisyonunda görev almış,
Türkiye Barolar Birliği Yayın ve İletişim Komisyonunda çalışmalarda bulunmuştur.
Avukat Adil Giray Çelik’in almış olduğu bazı plaket ve takdirnameler
Avukatlık mesleği yanında hukuki alanda çeşitli eserler yazan Çelik, İstanbul Barosu, Türkiye Barolar Birliği, Samsun, Aydın, Manisa, Adana, Aksaray, Kayseri, Bursa, Gaziantep, Hatay, Eskişehir, Kocaeli Baroları ile Türkiye’nin birçok barosunda konferanslar vermiş, çeşitli panel ve söyleşilere katılmıştır.
Çelik, barolar yanında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve birçok fakültede savunma mesleğinin tarihine ve mesleki sorunlara ilişkin konularda konferanslar vermiş, panellere katılmış ve sunumlar yapmıştır. Hukuk Fakülteleri dışında Roma Yargılaması ve Marcus Tullius Cicero konulu konferanslar vermiştir.
Avukat Adil Giray Çelik, Türkiye Barolar Birliği önceki başkanı Özdemir Özok ile birlikte
Avukat Adil Giray Çelik’in Eserleri

Avukat Adil Giray Çelik, 1992 yılında “Savunma Mesleğinin Ülkemizdeki Tarihi” isimli kitapçığını yayınlamış, 1999 yılında “Tarihte Savunma ve Meslek Kuralları” isimli kitabı hukukçuların istifadesine sunmuştur. Çelik, 2000 yılı Haziran ayında Cumhuriyet tarihinde bu konuda hazırlanmış ilk çalışma olan “Cumhuriyet Dönemi Şair Hukukçular Antolojisi” isimli kitabı yayınlamıştır.

Avukat Adil Giray Çelik Mersin Barosunda
Avukat Adil Giray Çelik’in yazmış olduğu Tarihin Yargıladığı Davalar isimli kitabın ilk baskısı 2004 yılı ekim ayında yayınlanmıştır. Tarihin Yargıladığı Davalar isimli kitabın genişletilmiş 2. baskısı olan Sokrates‘ten Sivas’a Tarihin Yargıladığı Davalar isimli kitabı 2007 yılında yayınlanmıştır.
Avukat Adil Giray Çelik’in önemli bir arşivi ve hukuk alanında koleksiyonları bulunmaktadır
Çelik’in, savunma mesleğinin tarihçesi ve Avukatlık Hukuku alanında yurt dışında, Ulusal Basında, TBB ve çeşitli meslek dergilerinde, Bulgaristan Avukatlar Konseyi Dergisinde, çeşitli meslek dergilerinde, hakemli dergilerde ve internet hukuk sitelerinde yayınlanmış yüzden fazla makalesi bulunmaktadır.
Süreyya Ağaoğlu
Avukat Adil Giray Çelik – Osmanlı Darülfünun Mekteb-i Hukuk’da İlk Çiçek Süreyya Ağaoğlu

“Osmanlı Darülfünun Mekteb-i Hukuk’da İlk Çiçek Süreyya Ağaoğlu” ismi ile yayınlanan eser 2018 yılında Türkiye Barolar Birliği yayınları tarafından okuyucunun ilgisine sunulmuş ve yoğun ilgi görmüştür.

Süreyya Ağaoğlu, bir devrin kapanıp bir devrin başladığı, İstanbul’un işgal altında inlediği bir ortamda kadınların 2. sınıf vatandaşlıktan kurtulduğu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e en yakın ve çok sevdiği ailelerden birinin ferdi olarak Atatürk’ün çok sevdiği ve bu gelişmelere tanıklık eden bir isimdir. Süreyya Ağaoğlu, Türkiye’nin ilk kadın avukatı olarak tarihe geçmesi yanında Cumhuriyet Devrimlerinin kadınlara vermiş olduğu hakların sosyal alanda uygulanabilmesi için mücadele vermiş, kadınların tıpkı erkekler gibi bir restoranda yemek yiyebilmesine Latife Hanım ile birlikte öncülük etmiştir.

TARİHTE SAVUNMA VE MESLEK KURALLARI

Eser, savunma mesleğinin tarihsel geçmişini diğer meslektaşları gibi merak eden yazar tarafından yapılan detaylı bir araştırma sonucunda yazılmıştır. Yazar, 1996 Yılında Ülkemizdeki Savunma Mesleğinin Tarihsel Geçmişine ilişkin kısmi bir araştırma yapmış ve kitapçık yayınlamış, bu kitapçığı araştırmaların başlangıç noktası olarak kabul ederek araştırmalara devam etmiş, daha önce yazılmış kitapçık kapsamlı bir kitaba dönüşmüştür.

Avukat Faruk Erem‘in eserine atıf yapan yazar, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararlarını incelemiş, Avukat Ali Haydar Özkent’in “Avukatın Kitabı, Genç Avukatlar İle Gizli Görüşmeler” isimli esere büyük önem atfetmiştir.

Bu kitabı okuyan meslektaşlarımız mesleğe çok daha onurlu, istekli ve  bilinçli devam edeceklerdir.

Kitabın hazırlanmasında avukatlık mesleğinin ustalarından Osman Kuntman ve birçok hukukçunun katkıları olmuştur.

TARİHİN YARGILADIĞI DAVALAR
Tarihin Yargıladığı Davalar

Yazar kitap için çok sayıda isim düşündükten sonra kitaba bu ismi vermiştir. Kitapta tarih boyunca yer alan on dört davanın ve dava konusu olayların her biri günümüzde dahi değerlendirilmekte, yargılanmaktadır. Aktarılmaya çalışılan davalar günümüzde birçok hukuk fakültesinde farklı hukuk normları açısından ele alınmaktadır. Kitap, Sokrates davası ile başlamaktadır ve yazara göre Sokrates davası gibi yargılanan her bir dava gelecek kuşaklara da ışık tutmaktadır.

SOKRATES’DEN SİVAS’A
Sokrates’den Sivas’a – Adil Giray Çelik

Tarihin Yargıladığı Davalar isimli eser yazar tarafından genişletilerek Sokrates’den Sivas’a ismi ile 2007 yılında yayınlanmıştır. Adil Giray Çelik’in yıllar süren bu titiz çalışması olan bu eser, okuyucuya bir yandan adaletsizliğin, hukuksuzluğun acı sonuçlarını sergilerken öte yandan da bağımsız bir yargının insanın, insanlığın nasıl yıkılmaz bir güvencesi olduğu gerçeğini de vurgulamaktadır. Adalet varsa, ancak o zaman insanlığın özlemleri ve beklentileri gerçekleşebilir. Adaletin olmadığı yerde; önce en doğal ve vazgeçilmez hak olan yaşama hakkı tehlikeye girer ve güvencesiz kalır.

Avukat-Yazar Adil Giray Çelik; tarih boyunca adalet adına, insanın insana ya da halkların halklara yaptıklarının derin ayak izlerinin peşine düşmekte, insanlığın yürüyüp geçtiği bir yola ışık tutmaktadır. Sokrates Davası, Engizisyon Mahkemesi Yargılamaları, Mithat Paşa Davası, Dimitrov Davası, İstiklâl Mahkemeleri, Lotus Gemisi Davası, Nürenberg Duruşmaları, Rosenbergler, Yassıada Mahkemeleri, Deniz Gezmiş ve Arkadaşları, onyedi yaşında ölüme mahkum edilip asılan genç: Erdal Eren ve Sivas Katliamı Davası yazarın incelediği tarihi davalar olarak kitapta yer almaktadır.

ŞAİR HUKUKÇULAR ANTOLOJİSİ
Avukat Adil Giray Çelik – Şair Hukukçular Antolojisi

Cumhuriyet Tarihimizde, ilk olarak  antoloji  tanımlaması Türkçe’mize 1931 Yılında Murat Uraz tarafından hazırlanan “Edebiyat Antolojisi” yapıtıyla geçmiştir. Daha sonra birçok edebi yapıt da antoloji tanımlamıştır. Yazar, Cumhuriyet Dönemi şairlerinden doksan kadarının hukukçu veya hukuk fakültelerinde öğrenim görmüş kişilerden oluştuğunu saptamıştır.

Kitabın hazırlanmasında önemli ölçü, şairlerin Ülkemizde Edebiyat Dünyasında yayınlanan Şiir Antolojilerinde yer almış olmaları olarak belirlenmiştir. Şiir antolojilerinde yer almamış, sanat dergilerinde şiirleri yayınlanmamış veya şiir kitapları olmayan hukukçular kitapta yer alamamıştır. Kitapta yer alan bir kısım şairler hukuk fakültelerine girmiş, hukuk okumak istemiş, fakat çeşitli nedenlerle hukuk fakültelerini bitirememişlerdir. Hukuk Fakültelerine girip bitiremeyen şairler, sanatçı duyarlılığı ve hukuka olan saygılarıyla, hukukçu olmayı bir tutku kabul edip çoğu ellerinde olmayan, sağlık ve politik nedenlerle Hukuk Fakültelerini bitirememişlerdir.

Hukukçuların şiir dünyasında bu derece yer almaları kuşkusuz her iki mesleğin toplumla iç içe,  toplumun duyarlılığını içlerinde yaşamalarından kaynaklanmaktadır. Hukukçuların mı şair, şairlerin mi hukukçu olmak arzuları, hayatlarını kısaca anlatmaya çalıştığımız kitabımızda tam olarak açıklanamamıştır. Ancak yadsınamayacak gerçek, hukukçular şairler kadar duyarlı ve duygusal, şairlerinde hukukçular kadar insan hak ve hürriyetlerine, hukukun üstünlüğüne saygılı olduklarıdır. Kitabımızda şair hukukçuların, hukukçu kimlikleri değil şair kimlikleri öne çıkmaktadır. Bu değerlendirmeler ile kitabın isminin Cumhuriyet Dönemi Şair Hukukçular Antolojisi olmasına karar verilmiştir.

Kitabın tüm geliri Türkiye Avukatları Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfına bırakılmıştır.

SAVUNMA MESLEĞİNİN ÜLKEMİZDEKİ TARİHÇESİ

Yazar, “Savunma Mesleğinin Ülkemizdeki Tarihi” isimli kitapçığını 1992 yılında yayınlamıştır. Yazar Çelik, savunma mesleğinin ülkemizdeki gelişmesini iki ana başlıkta toplamış, Cumhuriyet öncesi dönem ve Cumhuriyet dönemi olmak üzere iki başlık altında savunma mesleği olan avukatlığı inceleme konusu yapmıştır.

Avukatlık kelime olarak değişik söyleyiş biçimleri olmakla birlikte eski Romalılarda üstün, ayrıcalıklı, güzel konuşan anlamına gelen Advo-Catus kelimesinden türemiştir. Eski Roma da Advo- Catuslar, cinayet davalarında sanıkların yanında bulunan seçkin ateşli hatiplerdir. Advo -Catuslar kişi hak ve özgürlüklerinin savunulmasında ve yayılmasında etkin görev almıştır. Savunmalar, avrupa’da reform hareketinden sonra, temel hak ve özgürlüklerin kurumsallaşmasında önemli görev almışlar, 1789 Fransız İhtilal’inde savunma mesleğini saygın yerine ulaştırmışlardır.

 SAVUNMA MESLEĞİNDE GİYSİ VE YEMİN

Yargılamada kişinin vazgeçilmeyecek haklarından olan savunma, bir meslek olarak aynı tarih diliminde Eski Roma’ da ve Eski Yunan’da yerlerini almışlardır. İ.Ö 4-5 Y.Y’dan günümüze savunma mesleğinin kurum ve kuralları gelişerek ulaşmıştır. Savunma mesleğinin kurallarının bu derece etkin olmasının belki de asıl nedeni yargılamanın çok eski tarihlerden günümüze kutsal bir tören havasında yapılmasındandır. Kutsal bir tören havasında yapılan yargılamada, Savunma Mesleğinin yazılı ve sözlü kuralları içinde Giysi ve Yemin önemli bir yer tutmaktadır.

Tarihte yer alan kutsal törenlerin temel fonksiyonu “yemin” dir. Yemin metinlerine ilk kez İ.Ö 13-14. Y.Y.’da rastlanmıştır. Yazar, Savunma mesleğinde yemin konusunda 2000 yılında bir makale yazmış, Ankara Barosu bu makaleyi kendi üyelerine küçük bir kitap olarak dağıtmıştır.

Adil Giray Çelik’in Makaleleri

Yazar ve avukat Adil Giray Çelik yazmış olduğu kitapların yanı sıra çeşitlili tarihlerde birçok makale yayınlamıştır. Yazarın makaleleri toplu şekilde http://www.adilgiraycelik.av.tr/makaleler.html adresinden okunabilmektedir.

Çelik’in yazdığı makaleler; 12 Mayıs 1972 Gözaltına Alınan Demiryolu İşçisi ve Suç Unsuru “BİR TUTAM KIR ÇİÇEĞİ”, 23 Temmuz 1968 den Günümüze Yaşasın Balık Hafızamız, Ülkenin Açık Gözlü Yargıçlara Gereksinimi Var, Adamın Biri mi, Adamın Piri mi, Yeni Adli Yılda Binlerce Dosya ve Yaklaşık 186 Gün Ara Verilen Yargılama, Ağrı Dağını Kıskanabilir misin?, Hukukçunun Ahmak Ül Humaka Olanının Verdiği Hasar, Nasıl Düzeltilir?, Arslan Pençesinden Belli Olur -1, Arslan Pençesinden Belli Olur -2, Avukatlar Esir kullanmadılar Efendileri de Olmadı, Bahriye Üçok, Baro Başkanlığı Amaç mıdır Araç Mı?Beni En Sevdiğin Halinle Hatırla, Akp Davası Tarih Geçer Mi?, Buraya İşemek Yasaktır. Yasak Hemşehrim, Çanakkale Savunmasında Bir Hukuk Öğrencisi -Yedek Zabit Ethem Bey, Darbeci Baro, Dinlenen Yargı, İzinde Olan Chp, Mustafa Mıstık, Arabaya Kıstık, Üç Mum Yaktık, Seyrine Baktık-1, Mustafa Mıstık, Arabaya Kıstık, Üç Mum Yaktık, Seyrine Baktık-2, Ermenilerden Özür Diliyorum, Ermenilerden Özür Diliyorum-2, 5 Nisan Avukatlar Gününde Av. Fatma Sevük ve Av. Sadık Dikmen’i  Saygı İle Anıyoruz -1, Nisan Avukatlar Gününde Av. Fatma Sevük ve Av. Sadık Dikmen’i  Saygı İle Anıyoruz -2, 23 Ocak 1991 Günü İlimizde Yakalanan “Beyaz Güvercin Çetesi”, Hasan Pulur-Savunma, İlhan Bey Polis Olabilir Arkadaşlar, Dikkatli Olalım, Karı Görünce Şaşırdık, Kuşlara Sadece “O Bir Kuş”… Mu Demeliyiz?, Sevgili Okurlar; Gülme, Gül – Meme… Hepsi Bizler İçin, Montrö Nedir, Ne İşe Yarar?, Nerede Bu Devlet, Nerede Bu Emniyet – Asker Uğurlama Rezaleti, Avukatlık Mesleğinin Onurlu İsmi Av. Özdemir Özok Işıklar İçinde Yatsın, Yurttaş Vekilliğinden, Milletin Vekilliğine, Rosenbegler Davasından Ergenekona “Tarih Yargıladı, Yargılamaya Devam Ediyor”-1, Rosenbegler Davasından Ergenekona “Tarih Yargıladı, Yargılamaya Devam Ediyor”, Ayakların Dili Olsa Sacayak, “Seninle Aynı Kalemi Kullanmak, Barış Şarkıları Yazmak İsterdim, 21 Haziran 1934 Soyadı Kanunu Ve “Negünekaldık” Hafız Halil Efendi, Şaşkın Bir Entellektüelin Yaşamsal Bir Öyküyü Yazamaması, Takvimlerden 12 Eylül’ü Kazımalı, UĞUR MUMCU’nun Saygın Anısına, Vali-i Vilayet Hademe-i Devlet, Komünist, Yahudi, Sosyalist Ve Hatta Çingene Dahi Değildi. (İşçi Partisine Yapılanlar)-1, Komünist, Yahudi, Sosyalist Ve Hatta Çingene Dahi Değildi. (İşçi Partisine Yapılanlar)-2, Yaşasın Cumhuriyet, Yeni Adli Yılda “Halkın Ekmeğidir Adalet”, Zorlarsanız Zangırt Köy Bilge Köy Olur. Ama Şiddetin Yerini Sevgi Nasıl Alacak?, 13 Aralık Gecesi 17 Yaşında Bir Canın Can Vermesi, Avukatlık Mesleğinin Onurlu İsmi Av. Özdemir Özok Işıklar İçinde Yatsın, Duyun-u Umumiyeden Cumhuriyet Bütçesine, İsrail Devleti “İnsanlık Suçu” Nedeniyle Yargılanmalıdır, Sizin Hiç Oğlunuz Öldü Mü? ve Tarih Yazmak Tarih Yapmak Kadar Önemlidir isimleri ile yayınlanmıştır.
Avukat Adil Giray Çelik, Türkiye’nin ilk kadın avukatı Süreyya Ağaoğlu’nun hayatını yazmıştır

Hakkında hukukbook

Bunu okudunuz mu?

Türkiye Bilimler Akademisi

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA),  Türkiye’nin tüm bilim alanlarını kapsamak üzere kurulan ilk özerk ve ulusal akademisi …