Ana Sayfa / Evrensel Hukuk Metinleri (sayfa 5)

Evrensel Hukuk Metinleri

Evrensel Hukuk Metinleri, insan hakları belgeleri, çocuk hakları, kadın hakları ve diğer evrensel normlara ilişkin uluslararası belgeleri ile sözleşmeler ansiklopedide yer almaktadır.

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Meslek Kuralları

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Meslek Kuralları Mesleğin düzen ve geleneklerini korumak, yasaların avukatlara tanıdığı hakların gerçekleşmesi ve yüklediği görevleri tam ve şerefli bir şekilde yerine getirmek amacıyla “meslek kuralları” oluşturulmuştur. Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Meslek Kurallarının bir kısmı Avukatlık Yasasında vardır. Bir bölüm meslek kuralları ise Türkiye Barolar Birliğince hazırlanmış ve 8-9 Ocak 1971 tarihinde Adana’da yapılan IV. Olağan Genel Kurul toplantısında kabul edilmiştir. 50 maddeden ibaret meslek kuralları, TBB Bülteninin 26 Ocak 1971 tarihli 5. sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 20 ve 27. maddeler, daha sonraki yıllarda değişikliğe uğrayarak bugünkü şeklini almıştır. Avukatlık Yasasının 134. maddesi, meslek düzen ve geleneklerine …

Devamını oku »

Avrupa Avukatlık Meslek Kuralları

Avrupa Avukatlık Meslek Kuralları, Avrupada Avukatlık Mesleğine İlişkin temel İlkeler Tüzüğü ve Avrupada Avukatların Tabi olduğu Melek Kurallarından oluşmaktadır. Avrupada Avukatların Tabi olduğu Melek Kuralları (Code of Conduct for European Lawyers)’nın oluşturulması 28 Ekim 1988 tarihine dayanmaktadır. Tüzük, üç defa değişikliğe uğramış olup, en son Portekiz, Porto’da 19 Mayıs 2006 tarihinde gerçekleşen genel kurul toplantısında yürürlükteki halini almıştır. Bu Tüzük, tüm üye ülkeler için geçerlidir. Bu ülkelerin barolarına üye avukatlar için bağlayıcıdır. Bağlayıcılık baroların Avrupa Barolar ve Hukuk Birlikleri Konseyine(CCBE) tam üye, yedek üye yada gözlemci üye olmaları bakımından fark doğurmamaktadır. Avukatlar; söz konusu Tüzük kurallarına; Avrupa Birliği, Avrupa Ekonomik Bölgesi ve İsviçre Konfederasyonu, yedek …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler, Kitle İletişim Araçlarının Barışın ve Uluslararası Anlayışın Güçlendirilmesine, İnsan Haklarının Geliştirilmesine ve Irkçılık, Apartheid ve Savaş Kışkırtıcılığı ile Mücadele Edilmesine Katkıda Bulunması ile İlgili Temel Prensipler Bildirgesi

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ BARIŞIN VE ULUSLARARASI ANLAYIŞIN GÜÇLENDİRİLMESİNE, İNSAN HAKLARININ GELİŞTİRİLMESİNE VE IRKÇILIK, APARTHEİD VE SAVAŞ KIŞKIRTICILIĞI İLE MÜCADELE EDİLMESİNE KATKIDA BULUNMASI İLE İLGİLİ TEMEL PRENSİPLER BİLDİRGESİ

Devamını oku »

Budapeşte İlkeleri-Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa İlkeleri

Budapeşte İlkeleri-Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa İlkeleri 31 Mayıs 2005’de Avrupa Savcıları Konferansında kabul edilmiştir. Giriş 1. Savcılar, ceza adalet sisteminde kilit rol oynarlar ve ayrıca bazı yargı sistemlerinde meşruiyetin genel koruyucuları olarak ticaret hukuku, medeni hukuk ve idare hukuku gibi alanlardaki diğer vazifelerle de görevlidirler. 2. Bu husus çerçevesinde Avrupa Savcıları Konferansı, savcılar için ortak ilkelerin belirlenmesinin teşvik edilmesi gerektiği kanaatine ulaşmış ve Konferansın Mayıs 2005’te Budapeşte’de düzenlenen genel oturumunda savcılara yönelik Etik ve Davranış Biçimlerine ilişkin aşağıdaki Avrupa İlkeleri onaylanmıştır. 3. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin, Avrupa Savcıları Konferansının kurucu belgesini teşkil eden Ceza Adalet Sisteminde …

Devamını oku »

Türkiye Arabulucular Etik Kuralları

Türkiye Arabulucular Etik Kuralları karşılaştırmalı hukuktaki etik ve uygulama kuralları dikkate alınarak ülkemizin arabuluculuk sistemi ile sosyal ve kültürel değerlerine uyumlu olacak biçimde, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından hazırlanmış olup, Arabuluculuk Kurulu tarafından gözden geçirilerek kabul edilmiştir. Arabuluculuk, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla yürütülen, dava şartı olarak düzenlenen arabuluculuk dışında sürece …

Devamını oku »

Avrupa Konseyi Medeni Hukuk Meselelerinde Arabuluculuk Konusunda Tavsiye Kararı

Avrupa Konseyi Medeni Hukuk Meselelerinde Arabuluculuk Konusunda Tavsiye Kararı Medeni Hukuk Meselelerinde Arabuluculuk Konusunda Rec(2002) 10 Sayılı Tavsiye Kararı Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesince Bakan Vekillerinin 18 Eylül 2002 tarihli 808.toplantısında kabul edilmiştir. Bakanlar Komitesi, Avrupa Konseyi Statüsü’nün 15.b. maddesinin hükümleri uyarınca; Adli yargıya alternatif oluşturan ihtilaf çözme yollarının geliştirilmesini memnuniyetle karşılayarak ve böyle yolların kullanımı halinde teminatlar sağlayan kuralların arzu edilir olduğunu kabul ederek; Her yargı alanının kendine has özellikleri olduğunu göz ardı etmeden, ihtilafları çözme yöntemlerini iyileştirmeye yönelik çabaları sürdürmenin gerekli olduğunu vurgulayarak; Bir arabulucunun, taraflara, uyuşmazlık konusu olan meseleler üzerinde görüşmeleri ve kendi ortak kararlarına varmaları konusunda yardımcı olduğu …

Devamını oku »

Medyada Siyasi Tartışma Özgürlüğü Bildirisi

Medyada Siyasi Tartışma Özgürlüğü Bildirisi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından, Bakan Temsilcilerinin 12 Şubat 2004 tarihinde yapılan 872. toplantısında kabul edilmiştir. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa’da insan hak ve özgürlüklerinin korunması alanındaki temel belge olan Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesinin (bundan böyle “Sözleşme” olarak anılacaktır) üye Devletlerin imzasına açılmasından bu yana elli yılı aşkın bir süre geçtiğini göz önünde bulundurarak; Avrupa Konseyinin amacının, ortak mirasları olan ülkü ve ilkeleri korumak ve geliştirmek üzere üyesi olan ülkeler arasında daha sıkı bir birlik kurmak olduğunu dikkate alarak; Tüm üye devletlerin, 11 Ekim 1997 tarihinde Strazburg’da gerçekleşen 2. Devlet ve Hükumet …

Devamını oku »

Bangolore Yargı Etiği İlkeleri

Bangolore Yargı Etiği İlkeleri Bangolore Yargı Etiği İlkeleri, Yargıda Doğruluğun Güçlendirilmesine Yönelik Yargı Grubu tarafından kabul edilen 2001 Bangalor Yargı Etiği Taslak Belgesi’nin 25-26 Kasım 2002 tarihlerinde Lahey Barış Sarayı’nda düzenlenen Yüksek Mahkeme Başkanları Yuvarlak Masa Toplantısında revize edilmiş halidir.   2003/43 Sayılı Birleşmiş Milletler Bangolore Yargı Etiği İlkeleri 1-) Bu ilkeler, Birleşmiş Milletler’in 2000 yılı Nisan ayında Viyana’da gerçekleştirilen ilk toplantısından sonra Şubat 2001 tarihinde Hindistan’ın Bangalor şehrinde gerçekleştirilen ikinci toplantıda, Yargısal Tutarlılığın Kuvvetlendirilmesi Hakkındaki Yargı Grubu tarafından taslak olarak kabul edilmiştir. 2-) 25-26 2002 Kasım tarihlerinde Lahey Barış Sarayında yapılan Adalet Başkanları Yuvarlak Masa Toplantısında, Yargısal Tutarlılığın Kuvvetlendirilmesi …

Devamını oku »

Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi

Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Aralık 1948’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilmiş ve Ocak 1951’de yürürlüğe girmiştir. Sözleşmeye taraf ülkeler, soykırım suçunu önlemek ve cezalandırmakla yükümlüdürler. 9 Aralık 1948 tarihinde Paris’te toplanan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 260 A (III) sayılı Kararıyla kabul edilip, imza, onay ve katılıma açılmıştır. Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, 13. maddeye uygun olarak 12 Ocak 1951 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye  sözleşmeyi 23 Mart 1950’de onaylamış, 5630 Sayılı Onay Kanunu 29 Mart 1950 gün ve 7469 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.   Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi 9 Aralık 1948   Sözleşmeci Taraflar, Birleşmiş Milletler Genel …

Devamını oku »

Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme

Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 13 Aralık 2006 tarihli ve A/RES/61/106 tarihli kararıyla kabul edilmiş ve 3 Mayıs 2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye, Sözleşme’yi 30 Mart 2007 tarihinde imzalamıştır. Sözleşme’nin onaylanması 3 Aralık 2008 tarih ve 5825 sayılı Kanunla uygun bulunmuştur. Sözleşme’nin onayına ilişkin 27 Mayıs 2009 tarih ve 2009/15137 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ve resmi Türkçe çeviri, 14 Temmuz 2009 tarih ve 27288 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Onay belgeleri 28 Eylül 2009 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’ne tevdi edilmiş ve Sözleşme Türkiye bakımından, 28 Ekim 2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye’nin Sözleşme’ye ilişkin bir çekince veya beyanı …

Devamını oku »

Avrupa Sosyal Şartı

Avrupa Sosyal Şartı, 5547 sayılı Kanunla onaylanmış ve 9 Nisan 2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı, 3 Mayıs 1996 tarihinde imzaya açılmış ve 1 Temmuz 1999 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye, Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı’nı 6 Ekim 2004 tarihinde imzalamıştır. 27 Eylül 2006 tarih ve 5547 sayılı Onaya Uygun Bulma Kanunu, 3 Ekim 2006 tarih ve 26308 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Şartın onaylanmasını kararlaştıran 22 Mart 2007 tarih ve 2007/11907 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Şart’ın resmi Türkçe çevirisi, 9 Nisan 2007 tarih ve 26488 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Onay belgeleri 27 Haziran 2007 tarihinde tevdi edilmiş …

Devamını oku »

İşkencenin ve İnsanlık Dışı ya da Küçültücü Ceza Veya Muamelenin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi

İşkencenin ve İnsanlık Dışı ya da Küçültücü Ceza Veya Muamelenin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi Sözleşme Metni ve Açıklayıcı RaporAvrupa Antlaşmaları Serisi (ETS)- No. 126. 1 (ETS No. 151) ve 2 (ETS No. 152) No’lu Protokol hükümlerine göre değiştirilmiş olan metin 1 Mart 2002’de yürürlüğe girmiştir. Aşağıda imzaları bulunan Avrupa Konseyi üyesi Devletler,İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleşme hükümlerini dikkate alarak; aynı Sözleşmenin, ‘hiç kimse işkenceye veya gayriinsani veya küçültücü ceza veya muameleye tabi tutulmayacaktır’ şeklindeki 3 üncü maddesini hatırda tutarak; 3. Madde ihlalinin mağdurları olduklarını iddia eden kişilerle ilgili olarak bu Sözleşmede öngörülen mekanizmanın işlemekte olduğunu kaydederek; hürriyetinden …

Devamını oku »

ILO-105 No’lu Zorla Çalıştırmanın Kaldırılması Sözleşmesi

ILO-105 No’lu Zorla Çalıştırmanın Kaldırılması Sözleşmesi, Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO) tarafından 5 Haziran 1957 tarihinde kabul edilmiştir. Türkiye tarafından 14.12.1960 tarihli ve 162 sayılı kanun ile kabul edilmiş; Resmi Gazetenin 21.12.1960 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Sözleşmeyi imzalayan ülkeler zorla ve mecburi çalıştırmanın derhal ve tamamen ortadan kaldırılmasını sağlama için etkin tedbirler almayı taahhüt etmişlerdir. ILO-105 No’lu Zorla Çalıştırmanın Kaldırılması Sözleşmesi ILO-105 No’lu Zorla Çalıştırmanın Kaldırılması Sözleşmesi Kabul Tarihi: 5 Haziran 1957 Kanun Tarih ve Sayısı: 14.12.1960 / 162 Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: 21.12.1960/10686 Milletlerarası Çalışma Bürosu Yönetim Kurulu tarafından vâki davet üzerine 8 Haziran 1957 tarihinde Cenevre’de 32 nci toplantısını yapan Milletlerarası …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler

Birleşmiş Milletler (United Nations) tabiri ilk olarak Franklin D. Roosevelt tarafından II. Dünya Savaşı sırasında müttefik ülkeler için kullanılmıştır. Birleşmiş Milletler fikri 1943 yılında Moskova, Tahran ve Kahire’de müttefiklerin toplantıları sırasında çıkmış olup Fransa, Çin, Birleşik Krallık, ABD, SSCB’nin temsilciliğiyle oluşmuştur. Kuruluş amacı, dünya barışını ve güvenliğini korumak, uluslar arasında ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak, adalet, güvenlik, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği tüm ülkelere sağlamaktır. Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşının sonunda savaşın galipleri tarafından, ülkeler arasındaki anlaşmazlığı ortadan kaldırarak ileride meydana gelebilecek ve kendi güvenliklerini tehdit edebilecek bir savaşın önüne geçebilmek ve barışı sağlayabilmek amacıyla 24 Ekim 1945 tarihinde kurulmuş, 50 ülkenin temsilcileri, San Francisco Konferansı’nda bir araya gelerek 111 maddeden oluşan Antlaşma’ya son şeklini vermiş, antlaşma oy birliği ile kabul edilmiş ve ertesi gün …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler Yargı Bağımsızlığı Temel İlkeleri

Birleşmiş Milletler Yargı Bağımsızlığı Temel İlkeleri,  26 Ağustos – 6 Eylül 1985 tarihleri arasında Milano’da yapılan BM Suçun Önlenmesi ve Suçluların Tedavisi Yedinci Kongresinde kabul edilmiş, 29 Kasım 1985 tarih ve 40/32 sayılı ve 13 Aralık 1985 tarih ve 40/146 sayılı kararlarla BM Genel Kurulu tarafından onaylanmıştır. Birleşmiş Milletler Antlaşması kapsamında dünya halklarının, diğer hususların yanı sıra, hiçbir ayrımcılık olmaksızın insan haklarına ve temel özgürlüklere saygıyı teşvik etme ve destekleme konusunda uluslararası işbirliği sağlamak üzere adaletin idame ettirilebileceği koşulları oluşturma yönünde kararlılıklarını beyan etmiş olduğu, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin özellikle hukuk önünde eşitlik, masumiyet karinesi ve kanunla kurulmuş yetkili, bağımsız ve …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Rio Deklarasyonu

Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Rio Deklarasyonu, 1992 yılında ilan edilmiştir. Birleşmiş Milletler Çevre Kalkınma Konferansı; 3-14 Haziran 1992 tarihleri arasında Rio da Jenerio’da biraraya gelerek; 16 Haziran 1972 Stockholm’de kabul edilen Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansı Deklarasyonu’nun teyid edilerek; yeni ve tarafsız global bir ortaklığın kurulabilmesi için devletler, toplumun anahtar sektörleri ve insanlar arasında yeni işbirliği düzeylerinin yaratılması hedefiyle; bütün toplumların kendi ilgi alanlarını dikkate alan global çevre ve kalkınma sistemini koruyan Uluslararası antlaşmalar için çalışarak; dünyanın birbirinden ayrılmayan ve bir bütün olan doğasını tanıyarak bildirmektedir ki: İlke 1 İnsanlar sürekli ve dengeli kalkınmanın merkezindedir. Doğa ile uyum içerisinde …

Devamını oku »

Türkiye Bilimler Akademisi Bilim Etiği İlkeleri

Türkiye Bilimler Akademisi Bilim Etiği İlkeleri, Türkiye Bilimler Akademisi Genel Kurulu tarafından 14.12.2001 tarihinde kabul edilmiştir. Akademi, kuruluşundan itibaren Bilim Etiği konusunda yaptığı çalışmaların sonuçlarını, belirlediği ilkeleri ve görüşleri kamuoyuna duyurmuş, Akademi Bilim Etiği Komisyonunun çalışmaları sonucunda hazırlanan “Bilimsel Araştırmalarda Etik ve Sorunları” başlıklı rapor Akademi Genel Kurulunca 2001 yılında benimsenmiş, Genel Kurulda tartışılarak ilan edilmiştir. Türkiye Bilimler Akademisi Bilim Etiği İlkeleri 1. Gerçeğe Uygunluk: Veriler, sadece bilimsel yöntemlerle yürütülen gerçek deney ve gözlemlerden elde edilir. Verilerin değerlendirilmesinde, yorumların ve kuramsal sonuçların elde edilmesinde bilimsel yöntemler dışına çıkılmaz.  Bu yöntemlerle varılan sonuçlar saptırılamaz, elde edilmemiş sonuçlar araştırma sonuçları imiş gibi gösterilemez. 2. Bilimsel …

Devamını oku »

Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi

Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi 15 Ekim 1978 tarihinde Paris’teki UNESCO Merkezi’nde törenle ilan edilmiştir. Bu metin, 1989 yılında Hayvan Hakları Birliği tarafından tekrar düzenlenerek 1990 yılında UNESCO Genel Direktörü’ne sunulmuş ve aynı yıl halka açıklanmıştır. Giriş : Yaşamın tek olduğunu, yaşayan bütün canlıların ortak bir kökeni olduğunu ve türlerin evrimi yönünde farklılaştığını, yaşayan bütün canlıların doğal haklara sahip olduğunu ve sinir sistemi olan her hayvanın kendine özgü hakları bulunduğunu, bu doğal hakların küçümsenmesi ve hatta kolayca göz ardı edilmesinin doğa üzerinde ciddi zararlar doğuracağını ve insanoğlunun hayvanlara karşı suç işlemesine sebebiyet vereceğini, türlerin birlikte olmasının diğer hayvan türlerinin yaşama hakkının insanoğlu …

Devamını oku »

ILO 182 No’lu En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Eylem Sözleşmesi

ILO 182 No’lu En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Eylem Sözleşmesi, Uluslararası Çalışma Örgütü-ILO tarafından 17 Haziran 1999 tarihinde kabul edilmiş, Türkiye tarafından 25 Ocak 2001 tarihli ve 2528 sayılı kanun ile kabul edilmiş,27 Haziran 2001 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu sözleşme, ILO‘nun temel haklara ilişkin 8 sözleşmesinden biridir. ILO 182 No’lu En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Eylem Sözleşmesi ILO Kabul Tarihi: 17 Haziran 1999 Kanun Tarih ve Sayısı: 25 Ocak 2001/4623 Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: 3 Şubat 2001 / 24307 Bakanlar Kurulu Kararı Tarih ve Sayısı: 18 …

Devamını oku »

Dünya Emekçi Kadınlar Günü/8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Dünya Emekçi Kadınlar Günü/8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların sosyal, siyasal, ekonomik olarak gelişimi alanında farkındalık yaratmak amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında belirlenmiş uluslararası kutlama günüdür. Dünya Emekçi Kadınlar Günü/8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün hikayesi, 8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında çıkan trajik yangına dayanmaktadır. “Daha iyi koşullarda çalışmak, 10 saatlik iş günü, eşit işe, eşit ücret” sloganıyla greve başlayan işçilere New York polisi saldırmış, greve dışarıdan toplumsal destek gelmemesi için işçiler fabrikaya kilitlenmiş, çıkan yangından sonra işçiler fabrika önünde kurulan barikatlar sebebiyle yangından kaçamamış, çoğunluğu kadın olan 129 işçi yanarak can vermiş, olayın ABD basınında …

Devamını oku »

Atatürk İlke ve İnkılapları

Cumhuriyet Devrimleri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 29 Ekim 1923’te Cumhuriyeti kurup yeni devlet sistemini tüm dünyaya ilan ettikten sonra seri bir şekilde yaptığı yasal reformların adıdır. Eski devlet sisteminden ayrı ve medeni bir devlet sistemini amaçlayan devrimler sayesinde Türkiye Devleti ve ülkesi sahip olduğu olanaklarla laik, çağdaş ve demokratik bir devlet olmayı amaçlamıştır. Atatürk’ün yaptığı bu inkılaplar, siyasal, hukuk, eğitim ve kültür, ekonomik ve toplumsal alanda yeniden yapılandırılmış bir çok mevzuatı içerir. Atatürk ilke ve İnkılaplarının en önemlisi Cumhuriyetin ilanıdır. Cumhuriyet, seçilmiş başkanın idaresi altında bulunan devlet ve halk hakimiyetine dayanan devlet şekli anlamına gelmektedir. Cumhuriyet rejiminde egemenlik bir kişi, zümre veya …

Devamını oku »

Medeni Kanunun Kabulü

Türk Kanunu Medenisi, Türkiye’de Cumhuriyetin ilanından sonra 17 Şubat 1926’da İsviçre Medeni Kanunu iktibas edilmek ve örnek alınma sureti ile mecliste kabul edilerek 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Medeni Kanun 743 sayılı kanun olarak uygulamaya başlanmış ve 1 Ocak 2002 çıkarılan yeni kanuna kadar yürürlükte kalmıştır. Her iki kanunun adında bulunan Medeni Kanun ibaresi kanunun ruhunu ve amacını yansıtmakta, çağdaş bir toplumsal düzeni hedeflediği kabul edilmektedir. Medeni Kanunun kabulü, insan hakları, kadın hakları ve çocuk hakları alanında büyük bir devrim olmuştur. Cumhuriyet İnkılaplarının en önemlilerinden olan ve 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun sonucunda, birden fazla kadınla evlenme kaldırılmış, evlenme akdinin, iki ergin şahit huzurunda, resmi nikah memuru önünde …

Devamını oku »

Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü

Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü, UNESCO tarafından  kadın ve kız çocuklarının bilimde temsil edilmesi ve eşit fırsatlar sağlanması amacıyla tanınmış günlerden biridir. Bilim ve toplumsal cinsiyet eşitliği, 2030 Gündemi Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi‘nin de gündemine alınmıştır ve  uluslararası kabul görmüş kalkınma hedeflerine ulaşabilmek için büyük önem taşımaktadır. “Kız çocuklarını ve kadınları, bilimsel araştırmacılar ve yenilikçiler olarak potansiyellerini tam olarak elde etmeye teşvik etmek ve desteklemek zorundayız.” – BM Genel Sekreteri António Guterres Kız çocuklarının bağnaz ve basmakalıp düşüncelerle ve sosyal ve kültürel kısıtlamalarla karşılaşması, eğitime ve araştırmaya yönelik finansmana erişimlerinin zorlaştırılması, bilimsel kariyerlerinin önlenmesi ve kendi potansiyellerini kullanmalarının önünde, bürokratik, kültürel, dogmatik ve sınıfsal …

Devamını oku »

Su Hakkı ve Sulak Alanların Korunması

Su Hakkı ve Sulak Alanların Korunması, Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi adıyla imzalanan ve Ramsar Sözleşmesi olarak bilinen sözleşme ile hukuki olarak düzenlenmiştir. Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler, 1971 yılı Şubat ayında İran’ın Ramsar kentinde sözleşmeyi imzalanmıştır. Sözleşme, taraf olan ülkelerin her birini, dünyaca öneme sahip en az bir sulak alan ilan etmelerinin yanı sıra, bu sulak alanları korumakla ve bunların akılcı kullanımlarını sağlamakla da yükümlü kılmaktadır. Sözleşmenin imzalandığı 02 Şubat tarihi, sulak alanların korunmasının önemine kamuoyunun dikkatini çekmek üzere 1997 yılından bu yana “Dünya Sulak Alanlar Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır. Türkiye, Ramsar Sözleşmesi’ne 17 Mayıs 1994’ ten itibaren resmen taraf olmuş, Resmî Gazete’de …

Devamını oku »

Anayasadaki Hak ve Özgürlükler

Anayasadaki Hak ve Özgürlükler Cumhuriyetin nitelikleri MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir. Değiştirilemeyecek hükümler MADDE 4. – Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. Devletin temel amaç ve görevleri MADDE 5. – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak …

Devamını oku »

ILO 11 No’lu Örgütlenme Özgürlüğü (Tarım) Sözleşmesi

ILO 11 No’lu Örgütlenme Özgürlüğü (Tarım) Sözleşmesi, 25 Ekim 1921 tarihinde Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)  tarafından kabul edilmiş, Türkiye sözleşmeyi 24.10.1960 tarihinde 110 sayılı yasa ile onaylamıştır. Sözleşmenin onaylandığına dair yasa Resmi Gazetenin 28.10.1960 tarihli sayısında yayınlanarak sözleşme yürürlüğe girmiştir. Sözleşme, kadınların maden ocaklarında yeraltı işlerinde çalıştırılmasını yasaklamıştır. 1 No’lu Örgütlenme Özgürlüğü (Tarım) Sözleşmesi ILO Kabul tarihi: 25 Ekim 1921 Kanun Tarih ve Sayısı: 24.10.1960 / 110 Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı: 28.10.1960 / 10641 Milletlerarası Çalışma Bürosu Yönetim Kurulu tarafından vaki davet üzerine 25 Ekim 1921 tarihinde Cenevre’de 3 üncü toplantısını yapan Milletlerarası Çalışma Teşkilatı Genel Konferansı, toplantı gündeminin 4 üncü maddesine dahil …

Devamını oku »

ILO-2 No’lu İşsizlik Sözleşmesi

ILO-2 No’lu İşsizlik Sözleşmesi, 29 Ekim 1919 tarihinde Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO) tarafından kabul edilmiş, Türkiye sözleşmeyi 916.02.1950 tarihinde 5543 sayılı yasa ile onaylamıştır. Sözleşmenin onaylandığına dair yasa Resmi Gazetenin 18.02.1950 tarihli sayısında yayınlanarak sözleşme yürürlüğe girmiştir. Sözleşme, merkezi bir makamın kontrölüne tabi resmi parasız iş bulma büro sistemi kurulmasını öngörmüştür. ILO-2 No’lu İşsizlik Sözleşmesi Kabul Tarihi: 29 Ekim 1919 Kanun Tarih ve Sayısı: 16.02.1950 / 5543 Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: 18.02.1950 / 7346 Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti tarafından 29 Ekim 1919 da Washington’a davet olunan Milletler Cemiyetinin Milletlerarası Çalışma Teşkilatı Genel Konferansı, Washington Toplantısı gündeminin iknci maddesini teşkil eden “İşsizliği önleme ve onun …

Devamını oku »

ILO 29 No’lu Zorla Çalıştırma Sözleşmesi

ILO 29 No’lu Zorla Çalıştırma Sözleşmesi, 6 Haziran 1930 tarihinde Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO) tarafından kabul edilmiş, Türkiye sözleşmeyi 23 Ocak 1998 tarihinde 4333 sayılı yasa ile onaylamıştır. Sözleşmenin onaylandığına dair yasa Resmi Gazetenin 23 Haziran 1998 tarihli sayısında yayınlanarak sözleşme yürürlüğe girmiştir. ILO 29 No’lu Zorla Çalıştırma Sözleşmesi ILO-29 No’lu Zorla Çalıştırma Sözleşmesi Kabul Tarihi: 6 Haziran 1930 Kanun Tarih ve Sayısı: 23 Ocak 1998 / 4333 Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: 27 Ocak 1998 / 23243 Bakanlar Kurulu Kararı Tarih ve Sayısı: 25 Mayıs 1998 / 98 – 11225 Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı: 23 Haziran 1998 / 23381 Uluslararası Çalışma Örgütü Yönetim Kurulu’nun vaki …

Devamını oku »

Senatus Consultum Velleianum

Senatus Consultum Velleianum asırlar boyunca kadim Avrupa’nın hukukçuları tarafından en sık zikredilen Roma Hukuku metinlerinden biri olmuştur. Senatoya Marcus Silanus ve Velleius Tutor adlı iki consul tarafından teklif edilen bu metin başkası lehine kefil olmasını (intercedere pro alio) yasaklayarak kadının malvarlığını korumayı amaçlamaktaydı. Roma döneminde aile kurumu ele alındığında günümüzde bilinen çekirdek aile yapılanmasından çok daha farklı türde bir aile yapısı bulunduğu görülmektedir. Roma’da aile, babaerkil ve çok geniş bir yapıdadır. O dönemde birçok tolumda olduğu gibi Roma’da da aile, geniş bir yapıdır ve bu ailenin içine anne, baba, çocukların yanında büyük baba, büyük anne, amcalar, halalar, dayılar, teyzeler, onların …

Devamını oku »

Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi

4 Temmuz 1776 tarihli Kongre’de Amerika Birleşik Devletleri’nin oybirliğiyle kabul ettiği Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi İnsanı ilgilendiren olayların akışı içinde, bir halkın kendini bir başka halka bağlayan siyasal bağları koparmak ve doğa kanunlarının ve Tanrı’nın ona dünya güçleri arasında bağışladığı ayrı ve eşit yeri almak gereğini duyduğu zaman, insanlığın fikirlerine duyduğu yerinde saygı, o halkı bu ayrılmaya zorlayan nedenleri açıklamakla yükümlü kılar.   Tüm insanların eşit yaratıldığını, Yaradanları tarafından kendilerine devredilemez hakların verildiğini ve bu hakların Yaşam, Özgürlük ve Mutluluğa Erişme haklarının bulunduğu gerçeklerinin apaçık ortada olduğunu kabul ediyoruz. Bu hakları güvence altına almak amacıyla insanlar arasında adil güçlerini, yönetilenlerin onayından alan …

Devamını oku »

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü

Temel hak ve özgürlükler alanındaki belgelerin anayasası olarak nitelendirilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin imzalandığı 10 Aralık günü dünya genelinde insan haklarının korunması ve güvence altına alınması hususunda insanların bilgilendirilmesi, insan hakları bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla Evrensel Bildirgenin kabul edilişinin yıl dönümünde, 1950’den itibaren bütün dünyada İnsan Hakları Günü olarak kutlanmaktadır. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu 1946 yılında insan haklarının geliştirilmesi amacıyla oluşturulmuştur. Çağdaş insan hakları anlayışını kuracak ve tüm üye devletler ortak standartları içeren üst norma duyulan ihtiyacı gidermek üzere bir metin ihtiyacı ortaya çıkmış ve Komisyon, öncelikli çalışma konusu olarak uluslararası bir belgenin hazırlanmasını kararlaştırmıştır. …

Devamını oku »

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER PEKİN DEKLARASYONU (Dünya Kadın Konferansı)

Kadın ve erkeklerin eşit haklarına ve doğuştan değerli olduklarına ve Birleşmiş Milletler Kuruluş Yasası’nda kabul edilen diğer karar ve ilkelere, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne ve diğer uluslararası İnsan Hakları Belgeleri’ne, özellikle Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne, Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması

Devamını oku »

Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşme

28 Temmuz 1951 BAŞLANGIÇ Yüksek İmzacı Taraflar, Birleşmiş Milletler Antlaşması ve 10 Aralık 1948’de Genel Kurul’ca kabul olunan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin, insanların ana hürriyetlerden ve insan haklarından, fark gözetmeksizin faydalanmaları ilkesini teyit ettiğini dikkate alarak, Birleşmiş Milletler’in, birçok defa, mültecilere karşı derin ilgisini ortaya koyduğunu ve mültecilerin temel hürriyetleri ile insan haklarını mümkün olduğu kadar kapsamlı bir şekilde kullanmalarını sağlamaya çaba gösterdiğini dikkate alarak, Mültecilerin hukuki durumuna ilişkin daha önce imzalanan milletlerarası antlaşmaların tekrar gözden geçirilmesi ve bir araya getirilmesinin, bu antlaşmaların alanının ve bunların mülteciler için sağladığı himayenin yeni bir antlaşma yoluyla genişletilmesinin arzu edilir olduğunu dikkate alarak, Sığınma hakkını …

Devamını oku »

ILO 87 No’lu Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması Sözleşmesi

ILO 87 No’lu Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması Sözleşmesi, Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO) tarafından 17 Haziran 1948 tarihinde kabul edilmiştir. Türkiye tarafından 25 Kasım 1992 tarihli ve 3847 sayılı kanun ile kabul edilmiş; Resmi Gazetenin 25 Şubat 1993 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Sözleşme, çalışanların ve işverenlerin herhangi bir ayrım yapılmaksızın ve önceden izin almaksızın istedikleri kuruluşları kurma ve  bu kuruluşlara üye olma hakkını garanti altına almış, örgütlenme hakkını ve sendikal özgürlükleri düzenlemiştir. ILO Kabul Tarihi: 17 Haziran 1948 Kanun Tarih ve Sayısı: 25 Kasım 1992 / 3847 Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: 22 Aralık 1992 / 21432 mükerrer Bakanlar Kurulu Kararı Tarih ve …

Devamını oku »

Din veya İnanca Dayalı Her Türlü Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılığın Kaldırılması Bildirgesi

Din veya İnanca Dayalı Her Türlü Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılığın Kaldırılması Bildirgesi, 25 Kasım 1981 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilmiştir. Din veya İnanca Dayalı Her Türlü Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılığın Kaldırılması Bildirgesi  Genel Kurul; Tüm insanların niteliğinde bulunan onur ve eşitliğin Birleşmiş Milletler Antlaşmasının temel ilkesinden biri olduğunu ve tüm Üye Devletlerin Örgütle işbirliği içinde ırk, cinsiyet, dil ve din ayrımı gözetmeksizin herkes için insan hakları ve temel özgürlüklerin evrensel olarak saygı görüp gözetilmesini geliştirip özendirmek üzere birlikte ve ayrı ayrı eylemde bulunmaya söz verdiklerini göz önünde bulundurarak, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin ve İnsan Hakları Uluslararası Sözleşmelerinin yasa önünde ayrım gözetilmemesi ve …

Devamını oku »

Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme

Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 21 Aralık 1965 tarihli kararıyla kabul edilmiş ve 4 Ocak 1969 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye, Sözleşme’yi 13 Ekim 1972 tarihinde imzalamış, sözleşmenin onaylanmasını uygun bulan 3 Nisan 2002 tarih ve 4750 sayılı Kanun, 9 Nisan 2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşmesinin onaylanmasına ilişkin 13 Mayıs 2002 tarihli ve 2002/4171 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve resmi Türkçe çeviri, 16 Haziran 2002 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Sözleşmenin onay belgeleri 16 Eylül 2002 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’ne tevdi edilmiş; …

Devamını oku »

111 Sayılı ILO İş ve Meslek Yönünden Ayrım Hakkında Sözleşme

111 Sayılı ILO İş ve Meslek Yönünden Ayrım Hakkında Sözleşme 25 Haziran 1958 tarihinde imzalanmıştır. 111 Sayılı ILO İş ve Meslek Yönünden Ayrım Hakkında Sözleşme Milletlerarası Çalışma Bürosu Yönetim Kurulu tarafından toplantıya çağrılarak 4 Haziran 1958’de Cenevre’de 42 inci toplantısını yapan Milletlerarası Çalışma Teşkilatı Genel Konferansı,  toplantı gündeminin dördüncü maddesini teşkil eden,  iş ve meslek alanında ayırım ile ilgili çeşitli tekliflerin kabulünü ve  bu tekliflerin bir milletlerarası sözleşme şeklini almasına, karar verecek,  ve Philadelphia beyannamesinin; ırk, inanç ve cinsiyetleri ne olursa olsun, bütün insanların, hürriyet, şeref, ekonomik, güvenlik ve eşit imkan şartları içinde kendi maddi refah ve manevi gelişmelerini gözetme haklarını teyit ettiğini ve Ayırımın  İnsan Hakları Evrensel …

Devamını oku »

100 Sayılı Eşit Değerde Eşit İş İçin Erkek ve Kadın İşçiler Arasında Ücret Eşitliği Hakkında ILO Sözleşmesi

100 Sayılı Eşit Değerde Eşit İş İçin Erkek ve Kadın İşçiler Arasında Ücret Eşitliği Hakkında ILO Sözleşmesi, 29 Haziran 1951 tarihinde imzalanmıştır. Milletlerarası Çalışma Bürosu Yönetim Kurulu tarafından Cenevre’de toplantıya davet edilerek orada 6 Haziran 1951 tarihinde otuz dördüncü toplantısını yapan Milletlerarası Çalışma Teşkilatı Genel Konferansı; Toplantı gündeminin yedinci maddesini teşkil eden, eşit değerde iş için erkek ve kadın işçiler arasında ücret eşitliği prensibi ile ilgili çeşitli tekliflerin kabulüne; Bu tekliflerin bir milletlerarası Sözleşme şeklini almasına karar verdikten sonra, Bindokuzyüzellibir yılı Haziran ayının işbu yirmi dokuzuncu günü, eşit ücrete dair 1951 Sözleşmesi adını taşıyacak olan aşağıdaki Sözleşmeyi kabul eder. Madde …

Devamını oku »

Çocuk Hakları Beyannamesi

Cenevre Çocuk Hakları Beyannamesi, diğer adıyla Çocuk Hakları Bildirgesi 1924 yılında Milletlerarası Çocuklara Yardım Birliği tarafından yayınlanmıştır. Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi, uluslararası alanda çocukların korunmasına yönelik yapılan ilk sözleşmedir. Cenevre Bildirgesi’nde; çocukların doğal biçimde gelişmesine olanak sağlanması, aç çocukların beslenmesi, hasta çocukların tedavi edilmesi, terk edilmiş çocukların korunması, felaket anında yardımın öncelikle çocuğa yapılması, çocukların her türlü istismara karşı korunması ve kardeşlik duyguları içinde eğitilmeleri gerektiği belirtilmiştir. Bu kongreler Balkan ülkeleri ile sınırlı olmasına karşın bu alanda gerçekleştirilen evrensel çalışmalara öncülük etmişlerdir. 1924 yılında Milletler Cemiyeti çocuk haklarına ilişkin beş maddeyi yayınlamış ve bildirge, 1928 yılında Atatürk tarafından imzalanmıştır. Daha sonra Balkan ülkelerinin çocukları koruma kuruluşlarının işbirliği sonunda 5-9 Nisan 1936 tarihinde Türkiye’nin …

Devamını oku »

Türkiye’nin Onayladığı ILO Sözleşmeleri

Türkiye’nin Onayladığı ILO Sözleşmeleri Türkiye, ILO tarafından kabul edilmiş olan sözleşmelerden 59 adetini onaylamıştır. Sekiz adet temel sözleşmenin tamamı, yönetişim sözleşmelerinden öncelikli olan dört sözleşmeden üçünü, 177 teknik sözleşmeden 48’i onaylanmıştır. Türkiye tarafından onaylanan 59 Sözleşmeden 55’i yürürlüktedir, 4 Sözleşmeye karşı çıkılmıştır. 2 No’lu İşsizlik Sözleşmesi ILO 45 No’lu Yeraltı İşleri (Kadınlar) Sözleşmesi, 4 Haziran 1935 tarihinde Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO) tarafından kabul edilmiş, Türkiye sözleşmeyi 9 Haziran 1937 tarihinde 3229 sayılı yasa ile onaylamıştır. Sözleşmenin onaylandığına dair yasa Resmi Gazetenin 23 Haziran 1937 tarihli sayısında yayınlanarak sözleşme yürürlüğe girmiştir. Sözleşme, kadınların maden ocaklarında yeraltı işlerinde çalıştırılmasını yasaklamıştır. 11 No’lu Örgütlenme Özgürlüğü (Tarım) Sözleşmesi ILO 11 …

Devamını oku »

NATO/Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü Antlaşma Metni

NATO’nun (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) temelini oluşturan antlaşma metni 12 ülkenin katılımıyla, 4 Nisan 1949’da Washington DC’de imzalanmıştır. 14 maddelik antlaşma metni, örgütün müdahale alanları ve sınırlarını belirlemektedir. Yunanistan ve Türkiye’nin katılımı üzerine Kuzey Atlantik Antlaşması Protokolü’nün 2. Maddesi doğrultusunda metin değiştirilmiştir. 16 Ocak 1963 tarihinde Konsey, Fransa’nın Cezayir Bölgesi söz konusu olduğunda, bu Antlaşmanın ilgili hükümlerinin 3 Temmuz 1962 tarihinden itibaren uygulanamaz hale geldiğini kaydetmiştir. Antlaşma, bütün imzacı devletlerin onaylan verildikten sonra 24 Ağustos 1949’da yürürlüğe girmiştir. NATO/Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü Antlaşma Metni Bu Antlaşmanın Tarafları, Birleşmiş Milletler Yasası’nın amaçlan ve ilkelerine olan inançlarını ve bütün halklar ve bütün hükumetlerle barış içinde bir arada yaşama arzularını teyit ederler. Demokrasi, …

Devamını oku »

Roma Hukukundan Günümüze Önemli Sözler

A verbis legis non est recedendum – Kanunun lafzından uzaklaşılmamalıdır, Abrogata lege abrogante non reviviscit lex abrogata – Bir kanun ilga edildikten sonra, önceki kanun kendiliğinden yürürlüğe girmez Absoluta sententia expositore non indiget – Mükemmel ve mutlak bir hüküm yorumcu gerektirmez Actori incumbit onus probandi – İspat yükü davacıya aittir Ad quaestionem facti non respondent iudices; ad quaestionem legis non respondent iuratores – Hakimler, vakıalara ilişkin meselelere cevap vermez; yeminliler – bilirkişiler, jüri – hukuki meselelere cevap vermez Ames iudicio, non amore iudices – Hüküm sevgi ile verilmeli, fakat sevgiden hareketle verilmemelidir Argumenta non sunt numeranda, sed ponderanda – Deliller sayılmaz, tartılır …

Devamını oku »

Nutuk ve Atatürk

Atatürk, 15-20 Ekim 1927 günlerinde, TBMM toplantı salonunda, öğleden önce ve öğleden sonra olmak üzere, altı gün süre ile, her gün iki toplantıda konuşmuş ve Nutuk’un tamamı 36 saat 31 dakikada okunmuştur. Atatürk 1927 yılının ilk yarısında Millî Mücadele ve Cumhuriyet tarihine ışık tutacak büyük bir Nutuk hazırlamaya başlamış, günlerce uykusuz kalmış, çalışması esnasında fazla sigara içmekten ve yorgunluktan ötürü Haziran ayı ortalarında bir kalp krizi geçirmiş, 16 Mayıs 1919’dan beri uzak kaldığı İstanbul’a ilk defa gitmiş ve 30 Eylül’e kadar İstanbul’da kalarak 500 sayfayı geçen bu eseri kendi el yazısı ile yazmış ve yüzlerce belgeyi de vesikayı toplayarak “Büyük Nutuk”unu …

Devamını oku »

Hammurabi Kanunu (M.Ö. 1750)

Hammurabi Kanunu kadim Mezopotamya’nın en meşhur hukukî eseridir. 1901 yılı Aralık ayında Fransız arkeologlar tarafından siyah renkli bazalt bir dikilitaş şeklinde keşfedilmiştir. Halen Paris’te Louvre Müzesi’nde muhafaza edilen bu dikilitaş iki kısımdan oluşmakta ve Paris Louvre müzesinde sergilenmektedir. Üst kısımda yer alan bir kabartma Kral Hammurabi’yi kendisine kanunları dikte eden güneş tanrısı Şamaş’ın karşısında ayakta resmetmektedir. Alt kısımda ise kanunun çivi yazısıyla yazılmış Akatça metni bulunmaktadır. Bu temsil, kanunları ilahî kökenli gören bir anlayışı yansıtmaktadır. Bu anlayışta kral, tanrı ve kulları arasında sadece bir aracıdır. Hammurabi Kanunları MÖ 1760 yılı civarında Mezakotomya’da ortaya çıkan, tarihin en eski ve en iyi korunmuş yazılı …

Devamını oku »

Leviathan, Thomas Hobbes

“Devletin amacı bireysel güvenliktir. Doğal olarak özgürlüğü ve başkalarına egemen olmayı seven insanların, devletler halinde yaşarken kendilerini tabi kıldıkları kısıtlamaların nihai nedeni, amacı veya hedefi, kendilerini korumak ve böylece daha mutlu bir hayat sürmek; yani…insanları korku içinde tutacak ve onları, ceza tehdidiyle, ahitlerini ifa etmeye ve …doğa yasalarına uymaya zorlayacak belirgin bir güç olmadığında, insanların doğal duygularının zorunlu sonucu olan o berbat savaş durumundan kurtulmaktır.” Leviathan, Thomas Hobbes, 2013, s.133 “Yazılı olmayan yasalar doğa yasalarıdır. İlk olarak, eğer istisnasız bütün uyrukları bağlayan ve yazılı olmayan veya insanların görebileceği bir yerde ilan edilmemiş olan bir yasa varsa, bu bir doğa yasasıdır. Çünkü …

Devamını oku »