Ana Sayfa / Evrensel Hukuk Metinleri (sayfa 6)

Evrensel Hukuk Metinleri

Evrensel Hukuk Metinleri, insan hakları belgeleri, çocuk hakları, kadın hakları ve diğer evrensel normlara ilişkin uluslararası belgeleri ile sözleşmeler ansiklopedide yer almaktadır.

Uluslararası Çalışma Örgütü Anayasası

Uluslararası Çalışma Örgütü Anayasası BAŞLANGIÇ Evrensel ve kalıcı bir barışın ancak sosyal adalet temeline dayalı olması nedeniyle; Çok sayıda insan için, adaletsizliğin, sefaletin ve yoksulluğun bulunduğu çalışma koşullarının varlığı ve bunun dünya barışı ve ahengini tehlikeye düşürecek bir hoşnutsuzluğa yol açtığı ve bu koşulların örneğin günlük ve haftalık maksimum çalışma saatlerinin düzenlenmesi, işçilerin işe alınması, işsizliğe karşı mücadele, yeterli yaşam koşullarını sağlayacak bir ücretin güvence altına alınması, işçilerin genel ve mesleki hastalıklara ve iş sırasında meydana gelen kazalara karşı korunması, çocukların, gençlerin ve kadınların korunması, yaşlılık ve maluliyet aylıklarının bağlanması, eşit işe eşit ücret ilkesinin tanınması, sendikal özgürlük ilkesinin sağlanması, …

Devamını oku »

Dünya Barış Günü

Türkiye’de 1 Eylül tarihinde, dünyada ise 21 Eylül tarihinde kutlanan “Dünya Barış Günü” 2. Dünya Savaşının başlama tarihi ve Birleşmiş Milletlerin buna yönelik olarak aldığı bir kararla ilgilidir. Takvimler 1 Eylül 1939’u gösterirken Naziler Polonya’yı işgal etmiş ve bu işgal 2. Dünya Savaşının da fitilini ateşlemiştir. İnsanlık tarihinin en kanlı savaşı olan 2. Dünya Savaşında yaşanan acıların ve yıkımın unutulmaması amacıyla BM 1 Eylül’ gününü “Dünya Barış Günü” olarak ilan etmiştir. BM bu tarihi daha sonra değiştirmiştir. BM 30 Kasım 1981 tarihinde, her yıl Genel Kurul oturumlarının başlangıç günü olan Eylül ayının üçüncü Salı gününü “Uluslararası Barış Günü” ilan etmiştir. …

Devamını oku »

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), dünyada çalışma yaşamına ilişkin standartların uygulanması için temel işçi hak ve özgürlüklerinin belirlenmesi amacıya kurulan teşkilattır. Uluslararası Çalışma Örgütü, uluslararası alanda çalışma standartları belirlemeye ve uygulamaları denetlemeye çalışan kuruluştur. 1919 yılında kurulmuş olan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), sosyal adaletin ve uluslararası insan ve çalışma haklarının iyileştirilmesi için çalışan bir Birleşmiş Milletler ihtisas kuruluşudur. Örgüt, Sözleşme ve Tavsiye Kararları ile işçilerin hak ve menfaatlerini korumaya, çalışma hayatında genellikle daha fazla istismar edilen kadın ve çocuk işçileri özel koruma altına almaya, çocuk işçiliğini ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Birleşmiş Milletlerde uygulanan değerleme esasları çerçevesinde üye devletlerden alınan katılım payları ile finanse edilen …

Devamını oku »

Amerika Birleşik Devletleri Anayasası

Amerika Birleşik Devletleri Anayasası; 7 madde ve 27 yasa değişikliğinden oluşmaktadır. Yetkiyi ulusal ve eyalet hükumetleri arasında bölerek, federal bir sistem kurmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri Anayasası, aynı zamanda, yetkiyi bağımsız üç organ olan yürütme, yasama ve yargı arasında paylaştırarak dengeli bir ulusal hükumet sistemi oluşturmuştur. Yürütme organı, yani Başkan, ulusal yasaları uygular; yasama organı, yani Kongre, yasa yapar. Yüksek Mahkeme ile diğer federal mahkemeler, kanunları yorumlayarak ve uygulayarak federal mahkemelerde görülmekte olan davaları karara bağlar. Anayasa’da sıralanan federal yetkiler vergi toplama, savaş ilan etme ve eyaletler arası ve yabancı ticareti düzenleme haklarını da kapsar. Bu aktarılmış, ifade edilmiş ve Anayasa’da açıkça …

Devamını oku »

Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirisi

 “Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirisi”, dünya tarihinde önemli bir yeri olan 1789 tarihli (Declaration des droits de l’homme et du citoyen) Yurttaş ve İnsan Hakları Bildirisi’nde kadın yurttaşların gözardı edildiğinin farkedilmesi nedeniyle 1791 tarihinde Fransız Devrimine destek vermiş devrimci kadınlar tarafından hazırlanmıştır. Bilindiği gibi, her insanın eşit ve özgür “yurttaş” olarak haklardan yararlanmasını sağlamak ve kralın mutlak yetkilerine ve baskıya karşı çıkmak amacıyla başlatılan Fransız Devrimi sonucunda, “Yurttaş ve İnsan Hakları Bildirisi” yayınlanmış, tüm yurttaşların doğuştan özgür ve eşit oldukları kabul edilmiştir. Kadınların tarihinde önemli bir gelişmeye ışık tutan Fransız Devrimi herkese “eşitlik, özgürlük, kardeşlik” vaad ettiği halde, devrimci kadınlar …

Devamını oku »

Olympe de Gouges

1748-1793 yıllarında yaşamıştır. Fransız asıllı kadın filozof ve yazardır. Aydınlanma döneminin en önemli kadın düşünürlerinden biri Olympe de Gouges’dur. Kadın hakları üzerine ilk kez düşünce üretenlerden biridir. Kilise ve evlilik kurumu üzerine eleştirel düşünceler kaleme almıştır. Toplumsal sorunları gündeme getiren romanlar yazmıştır. Fransız Devrimi sırasında çok aktif olmuştur. Ölüm cezasının kaldırılması, mahkemelerde halk jürilerinin kurulması, Fransız sömürgelerindeki kölelerin özgürleştirilmesi, gayrı meşru çocukların tanınması, evlat edinilmesi, gelir vergilerinin adaletsizliği, yoksulluk konularında mücadele etmiştir. “Kadının ve Kadın Yurttaşın Hakları Bildirisi” isimli yapıtında kadın-erkek eşitliğini savunmuştur. Meclisin çıkardığı Erkek ve Yurttaş Hakları Bildirgesi`ne cevaben 1791 yılında Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesi Metnini yayımlamıştır. Düşünceleri yüzünden önce tutuklanmış, ardından 3 Kasım 1793’te giyotin …

Devamını oku »

Portekiz Cumhuriyeti Anayasası

  Önsöz 25 Nisan 1974’te Silahlı Kuvvetler Harekatı uzun direniş yıllarını taçlandırdı ve faşist rejimi devirerek Portekiz halkının en derin hislerine tercüman oldu. Portekiz’i diktatörlük, baskı ve sömürgecilikten kurtarma devrimci bir değişimdi ve Portekiz toplumu için tarihi bir dönüm noktasıydı. Devrim Portekiz halkına temel hak ve hürriyetlerini geri verdi. Halkın meşru temsilcileri bu hakları ve hürriyetleri kullanarak bir araya geldi ve ülkenin özlemlerine uyan bir Anayasa hazırladı. Kurucu Meclis, Portekiz halkının iradesine saygı duyarak ve daha özgür, daha adil ve daha kardeşçe bir ülkeyi inşa etme amacıyla, Portekiz halkının ulusal bağımsızlığı savunma, temel yurttaş haklarını güvence altına alma, demokrasinin temel …

Devamını oku »

İspanya Anayasası

31 Ekim 1978 tarihinde yapılan Kongre ve Senato Genel Kurul toplantılarında Parlamento (Cortes Generales) tarafından kabul edilmiştir. 7 Aralık 1978’de yapılan referandumda İspanya halkı tarafından kabul edilmiştir. 27 Aralık 1978 tarihinde Majesteleri Kral tarafından Parlamento (Cortes Generales) önünde onaylanmıştır.   Önsöz İspanyol Milleti, adalet, özgürlük ve güvenlik oluşturmak  ve her üyesinin refahını desteklemek için, egemenliğini kullanarak, şunları yapmak için iradesini ilan eder: Adil bir sosyal ve ekonomik düzen uyarınca, Anayasa ve kanunlar kapsamında, bir arada demokratik yaşama güvencesi vermek; Halk iradesinin bir ifadesi olarak hukukun üstünlüğünü  teminat altına alan Hukuk Devletini güçlendirmek; Tüm İspanyolları ve İspanya halklarını, bunların kültür ve geleneklerini, …

Devamını oku »

Hollanda Krallığı Anayasası

Bölüm 1. Temel Haklar Madde 1. Hollanda’da bulunan herkes, eşit durumlarda eşit muamele görürler. Din, hayat görüşü, politik eğilim, ırk, cinsiyet veya her ne sebeple olursa olsun, ayrımcılığa izin verilmez. Madde 2. Hollanda vatandaşlığı kanunla düzenlenir. Yabancıların (ülkeye) girebilmeleri ve çıkartılmaları kanunla düzenlenir. İade sadece antlaşmaya dayanır. İade ile ilgili kurallar kanunla düzenlenir. Kanunun sınırladığı haller dışında, herkesin ülkeyi terk etmeye hakkı vardır. Madde 3. Tüm Hollanda vatandaşları ayırım yapılmadan kamu hizmetlerinde görev alabilirler. Madde 4. Kanuni kısıtlamalar ve istisnalar haricinde, her Hollanda vatandaşı genel temsil organlarının üyelerini seçme ve bu organların üyesi olarak seçilme hakkına sahiptir. Madde 5. Herkes …

Devamını oku »

Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasası

  Giriş  Parlamenter kurul 23 Mayıs 1949 tarihinde Bonn şehrinde yaptığı açık bir oturumda, 8 Mayıs 1949 tarihinde Parlamenter Kurul tarafından Federal Almanya Cumhuriyeti için kabul edilen Anayasanın, 1949 Mayısının 16. Haftası ile 22. Haftası arasında Alman Eyaletlerinin üçte ikisini oluşturan halk temsilcileri tarafından kabul edildiğini tespit etmiştir. Bu tespit sonucunda, başkanları tarafından temsil edilen Parlamenter Kurul Anayasayı tamamlamış ve ilân etmiştir. Anayasanın 145’inci maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda Federasyonun Resmi Gazetesi’nde yayınlanmıştır.  Önsöz Tanrı ve insanlar karşısındaki sorumluluğunun bilincinde olan, birleşmiş bir Avrupa’nın eşit haklara sahip bir üyesi olarak, dünya barışına hizmet etmek emeliyle beslenerek özgü iradesiyle hareket eden Alman …

Devamını oku »

Fransa Anayasası

  Başlangıç  Fransız halkı, 1789 Beyannamesinde tanımlanan, 1946 Anayasasının başlangıç kısmında teyit edilip tamamlanan insan haklarına ve milli egemenlik ilkelerine, aynı şekilde 2004 Çevre Şartında belirtilen hak ve ödevlere bağlılığını ihtişamla ilân eder. Bu ilkeler ve hakların kendi kaderlerini serbestçe belirlemeleri esası gereğince Cumhuriyet, kendisine katılma iradesini beyan eden denizaşırı ülkelere özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ortak idealine dayanan ve bu ülkelerin demokratik gelişmelerini sağlayacak yeni kurumlar sunar.   Madde 1. Fransa, bölünmez, laik, demokratik sosyal bir Cumhuriyettir. Köken, ırk veya din ayrımı yapmaksızın, tüm vatandaşların yasa önünde eşitliğini garanti eder. Her inanca saygılıdır. İdari yapısı yerinden yönetim esasına dayanır. Kadınlar …

Devamını oku »

Belçika Anayasası

   Başlık I. Federal Belçika, Bileşenleri ve Bölgesi Hakkında Madde 1. Belçika; Topluluklardan ve Bölgelerden oluşan bir Federal Devlettir. Madde 2. Belçika üç Topluluktan oluşur: Flaman Topluluğu, Fransız Topluluğu ve Almanca Konuşanlar Topluluğu. Madde 3. Belçika üç Bölgeden oluşur: Flaman Bölgesi, Valon Bölgesi ve Brüksel Bölgesi. Madde 4. Belçika dört dilsel bölgeden oluşur: Felemenkçe konuşulan bölge, Fransızca konuşulan bölge, çift dil konuşulan Brüksel-Başkent bölgesi ve Almanca konuşulan bölge. Krallığın her yerel idaresi bu dil bölgelerinden birine bağlıdır. Bu dört dilsel bölgenin sınırları ancak, Parlamentonun her bir kanadındaki dilsel bölge grubunun oy çoğunluğuyla kabul edecekleri bir kanunla değiştirilebilir, ya da düzeltilebilir. …

Devamını oku »

Avusturya Federal Anayasası

 Kısım I. Genel Hükümler; Avrupa Birliği Genel Hükümler  Madde 1. Avusturya demokratik bir Cumhuriyettir. Kanunlar yetkisini halktan alırlar. Madde 2. (1) Avusturya federal bir devlettir. (2) Federal Devlet; Özerk eyaletlerden oluşur. Bunlar: Burgenland, Carinthia, Aşağı Avusturya, Yukarı Avusturya, Salzburg, Styria, Tirol, Vorarlberg ve Vienna dır. Madde 3. (1) Federal bölge, federal eyaletlerin bölgelerinden oluşur. (2) Federal bölge içerisinde kalan kara sahasının sınırlarının değişmesinde olduğu gibi, aynı zamanda kara sahasının da değişmiş olması anlamına gelen federal bölge sınırlarının değiştirilebilmesi ancak, barış antlaşmaları müstesna, federasyonun kurucu yasalarında ve kara sahası değiştirilecek bölge sınırlarında mukabil değişiklikler yapılarak gerçekleştirilebilir. Madde 4. (1) Federal bölgenin …

Devamını oku »

İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesi

İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesi 4 Kasım 1950’de Roma’da imzalanmıştır. Kısa adıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, insan haklarının korunmasını ve geliştirilmesini amaç edinir. AİHS hazırlık aşamasında Avrupa’daki demokratik rejimlerin devam ettirilmesi açısından gerekli olan asgari hak ve özgürlükleri güvenceye alarak işe başlamış, zamanla insan hakları listesini genişletmiştir. AİHS ekonomik, sosyal ve kültürel haklardan çok sivil ve politik hakların korunmasına öncelik vermiştir. Bu sözleşmeyi sosyal ve ekonomik hakları içeren ‘Avrupa Sosyal Şartı’ izlemiştir. Türkiye 10 Mart 1954’te sözleşmeyi onaylamış, 28 Ocak 1987’de de bireysel başvuru hakkını tanımıştır. Mahkemenin zorunlu yargı yetkisini ise 28 Ocak 1990’da kabul etmiştir. AİHS, 45 …

Devamını oku »

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ 

5 Mayıs 1949’da 10 Avrupa ülkesinin bir araya gelmesiyle oluşturulan Avrupa Konseyi, insan hakları ve özgürlüklerinin devletlerce korunmasına ve geliştirilmesine vurgu yaparak insan haklarına saygı yükümlülüğünü üyelik koşulu olarak belirtmiştir. Avrupa Konseyi’nin bu anlamda ilk adımı 4 Kasım 1950’de Roma’da imzalanan ve 3 Eylül 1953’te yürürlüğe giren İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesi‘dir. Sözleşme insan haklarının korunmasını ve geliştirilmesini amaç edinir. AİHS hazırlık aşamasında Avrupa’daki demokratik rejimlerin devam ettirilmesi açısından gerekli olan asgari hak ve özgürlükleri güvenceye alarak işe başlamış, zamanla insan hakları listesini genişletmiştir. AİHS ekonomik, sosyal ve kültürel haklardan çok sivil ve politik hakların korunmasına öncelik …

Devamını oku »

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi Metni

26 Ağustos 1789 şöyle başlar: Ulusal Meclis halinde toplanan Fransız halkı temsilcileri, toplumların uğradıkları felaketlerin ve yönetimlerin bozulmasının yegane nedeninin; insan haklarının bilinmemesi, unutulmuş olması ya da hor görülüp kâle alınmamasına bağlı olduğu görüşünden hareketle; insanın doğal, devredilemez ve kutsal haklarının resmi bir bildiri içinde açıklamaya karar vermişlerdir. Öyle ki, bu bildiri tüm toplum üyelerinin hiçbir zaman akıllarından çıkmasın, sürekli olarak onlara haklarını ve ödevlerini hatırlatsın. Öyle ki, yasama ve yürütme iktidarlarının faaliyetleri siyasal toplumların amacına uygun olup olmadığı her an denetlenebilsin ve bu iktidarlara daha çok saygı gösterilsin. Öyle ki, bundan böyle yurttaşların basit ve tartışma konusu olmayan ilkelere …

Devamını oku »

Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi

Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi, 26 Ağustos 1789 tarihinde ilan edilmiştir. İngiliz ve Amerikan devrimlerinden önemli ölçüde etkilenen Fransız Devrimi de haklarla ilgili gelişmeleri aynen benimsemiş ve 1789 tarihinde İnsan ve Yurttaş hakları Bildirisi’ni ilan etmiştir. Aydınlanma Düşüncesi, en aşırı, en radikal sonuçlarına Fransa’da ulaşmıştır. Çünkü Fransa’nın, Kilise ile mutlakiyetçi yönetimi destekleyen ortaçağ artığı, sınıflı bir toplumsal düzeni vardı, bu yapı Rönesans ve Reform hareketleri nedeniyle çatırdıyordu. Fransız Aydınlanması radikal düşünceleriyle bu gerginliği son sınırına kadar vardırmış, sonunda Fransız Devriminin patlamasına yol açmıştır. Bildiride özetle; insanların doğal ve devredilmez hakları bulunduğu, hukuk bakımından, özgür ve eşit doğdukları, insanların özgürlük, mülkiyet …

Devamını oku »

HUKUKİ ARABULUCULUK

Arabuluculuk, günümüzde dostane yollarla uyuşmazlık çözüm yöntemleri içinde en yaygın olarak bilinen ve uygulanan uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Arabulucu, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getirerek onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini ve aralarında iletişim sürecinin kurulmasını sağlamaya çağlayan tarafsız üçüncü kişidir. Arabulucu, bu süreçte karar veren kişi değildir. Hatta taraflara herhangi bir çözüm de önermez. Taraflar uyuşmazlığı kendileri uzlaşarak çözerler. Arabulucu, tarafların aralarındaki asıl uyuşmazlığı ve menfaatlerini tespit ederek bu konularda tartışmalarını ve çözüm bulmalarını sağlamaya çalışır. Burada taraflar kendi çözümlerini kendileri üretirler ve bunu yaparken birbirlerini anlamaya çalışırlar. Karşı tarafla aranızda …

Devamını oku »

Savunma Hakkı

Her birey adil yargılanma ve her türlü iddiaya karşı gerektiğinde vekil ile temsil edilmek suretiyle savunma hakkına sahiptir. Evrensel bir hak olan savunma hakkı adil yargılanma hakkından ayrı düşünülemez. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Mahkemesinin yargılama yetkisi ile korunma şemsiyesi altına alınmış olan savunma hakkı temel bir insan hakkı olması yanında yaşayan bir sorundur. Hak arama özgürlüğünün bireyler tarafından sıkı sıkıya takip edilmesi bu hakkın ihlalindeki sorunları da azaltacaktır. Hak arama yolları konusunda yurttaşlara zamanında yapılmış başvurulardan sonra ek külfet getirmek anayasada güvence altına alınan hak arama özgürlüğüne aykırıdır.

Devamını oku »

Bilgi Edinme Hakkı

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile getirilmiş modern haklardandır. Kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen yasal düzenleme ülkemizde henüz yenidir. Resmi devlet kurumları başta olmak üzere belli kurumsal standartları yerine getiren özel sektör firmalarının bile meslek sırrı ve kişisel bilgi harici genel konularda açıklama yapılmasını istedikleri her türlü ürün ve hizmet esaslı konuyla ilgili olarak kişilerin, kurumların tüzel kişilikleriyle muhatap olabilmelerini sağlayan, ilgili kanun kapsamında ücretsiz verilen hizmettir. Kamu kurumlarının yasa kapsamında vereceği bilgiler zorunlu olup istenen bilgilerin verilmemesi cezai sorumluluk gerektirmektedir. Facebook Twitter Google+ Pinterest LinkedIn WhatsApp

Devamını oku »

Aydınlanma

1. Aydınlanmak işi veya durumu: “Bakmakla yetinmenin gerçek ilerlemeye yani içteki aydınlanmaya engel teşkil ettiğini bir kavrayabilsek!” –İ. Özel. 2. mec. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. 3. fiz. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi. 4. İnsanın geleneksel görüşler, yetkeler, bağlılıklar, tasarım ve ön yargılardan kendini aklıyla kurtarıp yalnızca usuna dayanarak yaşamı kavramaya ve düzenlemeye çalışmasıdır. Aydınlanma inanmak değil bilmek ister; sorup soruşturmadan, körü körüne bir şeyi doğru saymaz. Kant aydınlanmayı “İnsanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmayış durumundan çıkması” diye tanımlar. 5. XVII. yüzyıldan beri Batı düşüncesinde ağır basan, kilisenin doğaüstü gerçeklik anlayışı ile …

Devamını oku »

Sokrates’in Biyografisi (M.Ö. 470 – 399)

Sokrates’in Biyografisi (M.Ö. 470 – 399) 470: Bir Attike mıntıkası (demos) olan Alopeke’de heykeltıraş (belki de taş yontucusu veya mermer ustası) Sofroniskos ile ebe Fenarete’nin oğlu olarak dünyaya geldi. Sokrates başlangıçta babasının mesleğini icra etmiş görünmektedir. 441: Sokrates Perikles’in yakın çevresine dahil olur. Alkibiades, Kritias, Harmides gibi genç aristokratlarla yakınlık kurar. 432: Trakya’da Potidea kuşatmasına katılır. Platon‘un Simposion (Şölen) adlı eserinde Alkibiades kuşatmayı anlatırken Sokrates’in olağanüstü fiziki dayanaklılığını nakleder. 424: Delion’da Thebai’liler tarafından bozguna uğratılan Atina ordularında yer alır. Geri çekilme sırasında büyük bir cesaret gösterir ve Alkibiades’i yaralı şekilde terk etmeyerek hayatını kurtarır. 422: Trakya’da Amfipolis seferine katılır. Şayet …

Devamını oku »

MAGNA CARTA TÜKÇE METNİ

Magna Carta Sözleşmesinin Maddeleri 1. Her şeyden önce, Tanrı’nın önünde diz çöktük ve bizim ve varislerimiz için İngiliz Kilisesinin sonsuza dek özgür olduğunu, haklarına eksiksiz bir şekilde, özgürlüklerine de kısıtlanmadan sahip olması gerektiğini bu sözleşme ile teyit ettik. İngiliz Kilisesi için çok önemli ve gerekli görülen seçim özgürlüğünü, baronlarla aramızda çıkan ihtilaftan önce, tamamen kendi irademize dayanarak kabul etmemizden ve efendimiz Papa III. Innocent tarafından da tasdiklerini aradığımız bu sözleşmeyi onaylamamızdan doğacak her şeyin, aynen korunmasını diliyoruz. Bu sözleşmeye biz uyacağız; varislerimizin de sonsuza kadar samimiyetle bu sözleşmeye uyacaklardır. Aşağıda sıralanan tüm özgürlüklere bizim ve varislerimizin sahip olmasını ve olmaya devam …

Devamını oku »

Aquilia Kanunu (M.O. 286)

XII Levha Kanunu’nun kabulünün ardından Roma halkı birkaç tamamlayıcı kanun daha oylamıştır. Bu kanunlardan biri de Lex Aquilia’dır. Kanunun kabul tarihi oldukça tartışmalıdır; öyle ki bazı tarihçiler bunu M.Ö. IV. yüzyıla yerleştirmektedirler.Kanunun kapsamı başlangıçta belirli koşullar dâhilinde bir yurttaşın malvarlığına “haksız surette verilen zararların” (damnum injuria datum) onarımından ibaretti. Ancak içtihat ve praetorun faaliyetiyle onarım rejimi oldukça genişlemiştir. Bununla birlikte Roma Hukuku bütüncül bir haksız fiil sorumluluğu teorisi geliştirememiştir.Lex Aquilia’nın hatırası günümüze kadar korunmuştur. Batı dillerinde “acquilian responsibility” / “responsabilité aquilienne” ifadesi haksız fiil sorumluluğuyla eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Fransa’da eski hâkimler hafif bir kusurun dahi onarım yükümlülüğü doğurabileceğini hatırlatmak …

Devamını oku »

Musa’nın Yasası

Diğer doğu halkları gibi, İbraniler de hukuklarını ilahî kaynaklı addetmişlerdir. Yahudiliğin kutsal kitabı Tanah (תנ”ך) üç kısma ayrılmıştır: I) Tora (תורה, “öğreti”) (Tevrat), II) Nevi’im (נביאים, “peygamberler”) ve III) Ketuvim (כתובים, “yazılar”). Bu kısımların her biri çeşitli kitaplardan meydana gelmektedir. Bu bağlamda Tevrat beş adet, Nevi’im sekiz adet, Ketuvim ise on bir adet kitap içermektedir. Böylelikle Tanah toplam yirmi dört kitaptan oluşmaktadır. Kutsal kitap araştırmacıları Tanah’ı “İbranî Kutsal Kitabı” (Hebrew Bible / Bible hébraïque) olarak da adlandırmaktadırlar.Hristiyanlığın kutsal kitabı Kitab-ı Mukaddes (Bible) ise iki kısımdan oluşmaktadır: I) Eski Ahit / Ahd-i Atik (Old Testament / Ancien Testament) ve II) Yeni …

Devamını oku »

Ur-Nammu Kanunu (M.Ö. 2100-2050)

Ur-Nammu Kanunu (M.Ö. 2100-2050) bir bütün olarak günümüze ulaşan en eski yasal metindir. Mezopotamya havzasında bu kanundan daha önce başka kanunların var olduğu bilinmektedir. Milattan önce 2100-2050 yıllarına ait olup Sümerce yazılmıştır. Kanunun dibacesi bunu Ur şehri kralı Ur-Nammu’ya atfetmektedir. Ancak metnin gövde kısmının Ur-Nammu’nun oğlu tarafından hazırlatılmış olması muhtemeldir. Bu kanunun içerdiği elli yedi kuralın kırkı derlenebilmiştir. Bu hükümlerin büyük kısmı ceza hukuku ve aile hukukunu ilgilendirmektedir. Kanunda öldürme ve hırsızlık gibi bazı suçlar için idam cezası öngörülmekle beraber, diğer suçlar için muhtelif para cezaları getirilmekteydi. Ur-Nammu Kanunu’nun bilinen ilk versiyonu İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir. Kil tabletlerde bulunan kanunlar İstanbul arkeoloji müzesi bünyesinde, Dünyaca ünlü Sümerolog İlmiye …

Devamını oku »