Ana Sayfa / Hukukbook (sayfa 16)

Hukukbook

Hukukbook, hukukun tarihsel kaynaklarını, hukuk bilimcilere ilişkin biyografileri, dünyadan ve Türkiye’den hukuk fakültelerini, kurum ve kuruluşları,sivil toplum kuruluşlarını, dernekleri, vakıfları, hukuk kitaplarını, hukuk ve felsefe dergilerini, hukuk tarihini ve kavramlarını çalışma alanı olarak benimsemiştir. Üniversitelerin Hukuk Fakülteleri ve bu fakültelerde görev alarak hukuka ve hukuk kültürüne hizmet eden akademisyenler, içtihatların oluşumunu sağlayan önemli yargıçlar, yargıçların görev aldığı mahkemelerin vermiş olduğu önemli kararlar ansiklopedide yer alır. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, TBMM, Ulusal Yargı Kurumları, İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi ve diğer yargı kurumlarının oluşturduğu yerel ve evrensel hukuk normları, içtihatlar ve mevzuat ansiklopedide yer almaktadır. İnsan hakları belgeleri, çocuk hakları, kadın hakları ve diğer evrensel normlara ilişkin uluslararası belgeler ansiklopedide yer almaktadır.

Haluk Kabaalioğlu

Halûk KABAALİOĞLU

Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirip önce New York’ta Columbia ve sonra Brüksel Üniversitelerinden yüksek lisans diplomaları almıştır. Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Pensilvanya, Virginia ve Floransa Avrupa üniversitelerinde çalışmıştır. Yurt dışında 60’tan fazla üniversitede ders ve konferans vermiştir. Kabaalioğlu, ABD’de SEALS Hukuk Fakülteleri Birliği Uluslararası Komisyonu üyesi seçilmiş, 2009-2015 yıllarında Avrupa Hukuk Fakülteleri Birliği (ELFA) Yönetim Kurulu Başkanlığı ve yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. ALS Amerikan Hukuk Fakülteleri Birliği yıllık genel kurul toplantılarına konuşmacı olarak davet edilen Kabaalioğlu, İktisadi Kalkınma Vakfı’nda 7 yıl başkanlık görevini yürütmüştür. Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu ve Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 15 yıl süreye dekanlık görevini yürütmüştür …

Devamını oku »

Yüksek Öğretim Kanunu

Kanun Numarası         : 2547 Kabul Tarihi                  : 4/11/1981 Resmî Gazete                 : 6/11/1981          BİRİNCİ BÖLÜM Kanunun Amacı, Kapsamı ve Tanımlar Amaç:             Madde 1 – Bu kanunun amacı; yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim – öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemektir. Kapsam:             Madde 2 – Bu kanun; yükseköğretim üst kuruluşlarını, bütün yükseköğretim kurumlarını, bağlı birimlerini ve bunlarla ilgili …

Devamını oku »

Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2000 – 2001 öğretim yılında faaliyete başlamıştır. Türk pozitif hukukunun yanı sıra evrensel hukuk ilkelerini ve karşılaştırmalı hukuku da bilen, en az bir yabancı dili çalışma dili olarak kullanabilme becerisine sahip, üstün nitelikli genç hukukçular yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi, hem Türk hukuku hem de uluslararası hukuk ve karşılaştırmalı hukuk sistemleri konusunda dünya standartlarında iddialı bir eğitim kurumu olmayı ölçü kabul etmektedir. Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erasmus programı çerçevesinde Avrupa’da hukuk fakülteleri ile ilişkiler kurmakta, sömestr itibarı ile öğrenci ve öğretim üyesi değişimleri gerçekleştirmektedir. Amerikan hukuk fakülteleri ile anlaşmalar yapmakta, öğrencilerin mesleki İngilizce dil deneyimlerinin …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, teşkilatın en geniş ve tüm üyelerine açık organıdır. Genel Kurul, tüm üye ülkelerin birer oy hakkı bulunan temsilcilerinden oluşmaktadır. Barış ve güvenlik, yeni üyelerin katılımı, bütçe gibi önemli konuları ilgilendiren kararlarda üçte iki çoğunluk gereklidir. Diğer konuları ilgilendiren kararlar salt çoğunlukla alınmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun Görev ve Yetkileri Genel Kurul’un Antlaşma’da belirtilen görev ve yetkileri şunlardır: Silahsızlanma ve silahların kontrolünü öngören düzenlemeler dahil olmak üzere uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına yönelik konuları ele almak ve tavsiye kararları vermek; Güvenlik Konseyinde ele alınan ihtilaflar ve konuları kapsamamak üzere Dünya barışı ile ilgili konularda oturumlar düzenlemek ve …

Devamını oku »

Jüri

Anglo-Sakson Hukuk Sisteminde uygulanmakta olan ve adaletin gerçekleştirilmesinde yurttaşların doğrudan katılmasını ve oy kullanmasını sağlayan yargılama biçimidir. Jürinin amacı, halkın düşüncesini yargıya yansıtmaktır. Her hukuk sisteminde birtakım adli hatalar mutlaka olabilmektedir. Jüri sistemi, adli olaylar hakkında karar verecek olan mahkemelerin bir bütün olarak olumsuzluk doğurucu kararlarını azaltma amacı taşımaktadır. Sistem, yargılamaya demokratik bir unsur katması, yargılamanın üzerindeki gizlilik, gizem ve soğukluğun kaldırılmasını kaldırmayı, doğru ve adil kararları çoğaltmayı amaçlar. Jüri, yargılama aşamalarına yurttaşların katılımını sağlamayı amaçlar, ancak Jüri bu sistem içerisinde yargılama yapan bir organ değildir ve yargılamayı yapacak yargıcın yetkilerini azaltmaz. Yurttaşlar, adalet sisteminin Yargıçlara yardımcı roldedirler. Ceza mahkemelerinde ve birçok …

Devamını oku »

Reis Bey-1990

Reis Bey, görevinde hiç taviz vermeyen kanunlara son derece bağlı ve kararlarında acımasız bir hakimdir. Sanıkların suçlu olduğuna kanaat getirirse, onları idam sehpasına göndermekten çekinmeyen Reis Bey’in hayatı bir katil zanlısıyla ilgili dava sonucu değişir.Tüm deliller, mahkemeye gelen zanlının suçlu olduğunu göstermektedir ve Reis Bey, onu da idam ettirecektir. Sanık, her ne kadar suçsuz olduğunu iddia etse de, ‘Merhamet’ diye yalvarsa da Reis Bey, kararını verir ve adam, idam edilir. Daha sonra, sanığın suçsuz olduğu anlaşılır.Görevi bırakan Reis Bey, artık hayatını merhamet duygusunun yaygınlaşmasına adamıştır. Belalı insanların bulunduğu bir kahvede insanlara merhameti anlatır. Herkes, Reis Bey’e büyük saygı göstermektedir. Bir …

Devamını oku »

On İki Kızgın Adam-2 Angry Men

12 Kızgın Adam(12 Angry Man) 1957 yapımı, klasik sayılabilecek bir Amerikan Filmi. Reginald Rose’nin aynı adı taşıyan oyunundan uyarlanan 12 Kızgın Adam, yönetmeni Sidney Lumet’in de ilk filmi. Film, babasını öldürmekle suçlanan bir gencin mahkemesi sonrasında, oy birliği ile gencin suçlu ya da suçsuz olduğuna karar vermeleri gereken jüri üyeleri arasında geçen tartışmayı konu ediniyor. Bu film için belki de sinema tarihinin kapalı alanda geçen en çarpıcı 96 dakikası denebilir. Sidney Lumet’in filmi işi jüriye, 12 öfkeli adama emanet ederken olayın ya da çarpışmanın sonucunun adalet ile tecelli etmesini de arzular. Peki ama İspanyol asıllı Amerikalı bir suçlunun, bir fakir …

Devamını oku »

Bingenli Hildegard

Bingenli Hildegard, 1098 yılında asil bir ailede dünyaya gelmiştir. Yaşamının 30 yılını hücrede geçirmiş ve sonrasında rahibelik yemini etmiştir. Almanya’nın Rheinland Bölgesi’nde kendi bağımsız manastırını kurmuştur.  Papa Benedict XVI tarafından “Doctor of the Church” ilan edilen Bingenli Hildegard önemli bir azizedir. Ahlâk üzerine yazdığı “Liber Vintae Meritorum” ve insan-kozmos ilişkisine dair yazdığı “Liber Divinorum Operum” adlı eserleri vardır. Facebook Twitter Google+ Pinterest LinkedIn WhatsApp

Devamını oku »

İskenderiyeli Hypatia

Roma İmparatorluğu hâkimiyetindeki İskenderiye’de milattan sonra 350 yılında doğduğu tahmin edilen Antik Çağ’ın en önemli kadın felsefecilerinden biri İskenderiyeli Hypatia’dır. Kendisi hem felsefeci hem astronomi bilimci hem de matematikçidir. Yunan tarihçi Socrates Scholasticus‘a göre Hypatia bir pagandır. Filozof Socrates ile karıştırılmaması gereken Konstantinapolus’lu Socrates, Historia Ecclesiastica adlı eserinde, Hypatia’nın İskenderiye Valisi Orestes ile İskenderiye piskoposu Cyril arasında kavgaya sebep olması ve politikaya karışması nedeniyle M.S. 415 yılında Kıptî Hristiyanlar tarafından taşlanarak öldürüldüğü yazılıdır. Hypatia, o dönemde İskenderiye Kütüphanesi’nin bilinen son yöneticisi ve matematikçisi Theon’un kızı ve kütüphanede her dinden öğrencisine Batlamyus (Ptolemy), Öklid ve Diophantus etkisinde felsefe ve matematik dersleri veren bir pagan bilim insanıdır.   İskenderiyeli Hypatia’nın yaşamı 2009 yılında …

Devamını oku »

Hollanda Krallığı Anayasası

Bölüm 1. Temel Haklar Madde 1. Hollanda’da bulunan herkes, eşit durumlarda eşit muamele görürler. Din, hayat görüşü, politik eğilim, ırk, cinsiyet veya her ne sebeple olursa olsun, ayrımcılığa izin verilmez. Madde 2. Hollanda vatandaşlığı kanunla düzenlenir. Yabancıların (ülkeye) girebilmeleri ve çıkartılmaları kanunla düzenlenir. İade sadece antlaşmaya dayanır. İade ile ilgili kurallar kanunla düzenlenir. Kanunun sınırladığı haller dışında, herkesin ülkeyi terk etmeye hakkı vardır. Madde 3. Tüm Hollanda vatandaşları ayırım yapılmadan kamu hizmetlerinde görev alabilirler. Madde 4. Kanuni kısıtlamalar ve istisnalar haricinde, her Hollanda vatandaşı genel temsil organlarının üyelerini seçme ve bu organların üyesi olarak seçilme hakkına sahiptir. Madde 5. Herkes …

Devamını oku »

Avrupa Ombudsmanı

Avrupa Ombudsmanı, Maastricht Antlaşması ile AB kurumsal yapısına kazandırılmış bir kurumdur. Avrupa Ombudsmanı, Avrupa Parlamentosu tarafından yenilenebilen 5 yıllık bir süre için atanır ve bağımsızlığı da Antlaşmalarda teminat altına alınmıştır. AB’nin İşleyişine Dair Antlaşma’nın 20. maddesinde Avrupa Ombudsmanı’na başvurmak Birlik vatandaşlarının hakları arasında sayılmaktadır. Antlaşma’nın 228. maddesi uyarınca Avrupa Parlamentosu tarafından seçilen Avrupa Ombudsmanı’na Birliğin her vatandaşı veya ikametgahı ya da tüzüğüne göre merkezi bir üye devlette bulunan her gerçek ve tüzel kişi başvurabilir. Anılan kişiler, Birlik organları, kurumları veya diğer birimlerinin faaliyetlerinde kötü yönetime ilişkin şikayetleri Avrupa Ombudsmanı’na iletirler ve Ombudsman bunları araştırarak rapor hazırlar. Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın …

Devamını oku »

Avrupa Birliği Zirvesi

Avrupa Birliği Zirvesi, Avrupa Birliği’ne üye devletlerin başbakanları veya devlet başkanları ile Avrupa Birliği Zirvesi Başkanı ve Avrupa Komisyonu Başkanı’nın katılımı ile meydana gelir. Yılda dört defa toplanan Zirve, Birliğin gelişmesi ve Avrupa’nın bütünleşmesi doğrultusunda öncelikleri ve temel politikaları belirleyen kararlar alır. Avrupa Birliği Zirvesi’nin herhangi bir yasama yetkisi yoktur. Buna rağmen, AB üyesi tüm devletlerin en üst düzey yetkililerinin bir araya geldiği ve temel politikaları belirlediği kurum olmasından dolayı siyasi bir ağırlık ve yönlendirme gücü taşır. Çoğu durumda uzlaşıyla, istisna olarak nitelikli çoğunlukla karar alır. Zirveye, üye devletler tarafından 2,5 yıllığına atanan ve görev süresi bir defa uzatılabilecek olan …

Devamını oku »

Avrupa Komisyonu

Avrupa Komisyonu, yasama sürecini başlatan, ayrıca Birliğin yürütme organı olarak AB müktesebatını, bütçeyi ve programları uygulamaktan ve idari denetimden sorumlu kurumdur. Avrupa Komisyonu, her bir üye devletten bir kişinin yer aldığı 28 üyeden oluşur. Bu kişilere “komiser” adı verilir. Her Komiser bir veya daha fazla AB politikasının yürütülmesinden sorumludur. Komisyon adeta bir Bakanlar Kurulu gibi faaliyet gösterir. Komisyon’da komiserlerin yanı sıra, Avrupa Birliği görevlilerinden oluşan 25.000 kişilik bir idari teşkilat da mevcuttur. Komisyon bünyesinde, herhangi bir konuda idari düzenlemelerin yapıldığı idari yönetim birimleri olan Genel Müdürlükler bulunur. Her Genel Müdürlük, çalışmalarının siyasi ve yönetim sorumluluğunu üstlenen Komisere karşı sorumlu bir …

Devamını oku »

Türkiye-AB İlişkileri

Türkiye-AB ilişkilerinde temel tarihler 12 Eylül 1963: Ankara Anlaşması’nın imzalanması (Yürürlük: 1 Aralık 1964) 1 Ocak 1996: Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girmesi 10-11 Aralık 1999: Helsinki Zirvesi’nde adaylığımızın tescili 3 Ekim 2005: Üyelik müzakerelerinin başlaması 12 Haziran 2006: Müzakere sürecinde ilk olarak 25 no’lu “Bilim ve Araştırma” faslının açılması 14 Aralık 2015: 17 no’lu “Ekonomik ve Parasal Politika” faslının açılması 30 Haziran 2016: 33 no’lu “Mali ve Bütçesel Hükümler” faslının açılması Müzakere Süreci 2005 yılında başlayan müzakere sürecinde bugüne kadar 16 fasıl açılmış ve bunlardan biri (“Bilim ve Araştırma-25”) geçici olarak kapatılmıştır. 11 Aralık 2006 : AB Konseyi, Ankara Anlaşması’nı, AB’ye 2004 yılında katılan …

Devamını oku »

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası

Kanun No.: 2709        Kabul Tarihi: 7.11.1982 BAŞLANGIÇ Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda; Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedi varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde; Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına …

Devamını oku »

Yüce Divan

Anayasa Mahkemesinin; Cumhurbaşkanı’nı, TBMM Başkanı’nı, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyeleriyle başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanını görevleriyle ilgili suçlardan dolayı yargılarken taşıdığı sıfattır (Any. m. 148). Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla …

Devamını oku »

Kanun

Toplum için uyulması gereken nesnel, soyut, genel ve sürekli nitelikteki hukuk kurallarını içeren, etkileri yönünden objektif hukuk alanında yeni bir durum yaratan ya da var olan bir durumu düzenleyen veya ortadan kaldıran kural-işlemlerdir. TBMM tarafından Anayasa, İçtüzük ve teamüllere uygun olarak yapılır ve Cumhurbaşkanınca yayımlandıktan sonra yürürlüğe girer. Kanun Maddesi: Kanun, tüzük, yönetmelik ve benzeri metinlerde, birbirinden ayrı düzenlemeler ve hükümleri sistematik bir biçimde sıralayan ve ardışık numaralarla gösterilen temel bölümlerdir.  En az bir fıkra içermek zorunda olan madde; fıkra, bent, alt bent, cümle ve ibare gibi daha küçük birimlere ayrılır. Her madde ile bir konu düzenlenir. Madde kısa, öz …

Devamını oku »

Anamuhalefet Partisi

Anamuhalefet Partisi, Bakanlar Kuruluna katılmayan ve grubu bulunan siyasi partiler arasında en fazla millet vekiline sahip olan siyasi partidir. Muhalefet siyasi partilerinin milletvekili sayılarının eşit olması halinde, son milletvekili seçimlerinde aldıkları muteber oy sayısına bakılır. (2820 sayılı Kn. m. 35) Türkiye Siyasal tarihinde ana muhalefet görevi yapmış partilerin yıllara göre sıralı listesi aşağıdaki gibidir. Başlama Yılı Değişim Yılı Ana muhalefet Partisi 17 Ekim 1924 3 Haziran 1925 Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 12 Ağustos 1930 17 Kasım 1930 Serbest Cumhuriyet Fırkası 21 Temmuz 1946 14 Mayıs 1950 Demokrat Parti 14 Mayıs 1950 27 Mayıs 1960 Cumhuriyet Halk Partisi 20 Kasım 1961 25 …

Devamını oku »

Yusuf Kemal Tengirşenk

Yusuf Kemal Tengirşenk

1878 Boyabat’ta doğmuştur. Kadı (Naip) Hasan Raci efendinin oğludur. Önce Kuleli İdadisine girmiş, sağlık nedenleri ile Askeri Tıbbiye nakledilmiş burada öğrenimine devam ederken hapsedilmiş, Fizan’a sürülmek üzere iken sakatlığı ve bazı girişimler üzerine çürüğe ayrılmıştır. Bir süre memleketinde kaldıktan sonra İstanbul’a gelerek Mektebi Hukuka girmiştir. 1904 de mezun olmuş daha sonra Paris Hukuk Fakültesi Ulumu Siyasiye ve İktisadiye şubesinde Doktorasını vermiştir. Fransızca ve İngilizce bilmektedir. 1898 de Boyabat Mal Müdürü Refikliğine tayin edilmiş, 1899 da istifa etmiştir. Mektebi Hukuktan mezun olduktan sonra 1904 de avukatlığa başlamış aynı zamanda Hukuk Fakültesinde Ceza Hukuku Muallim Muavinliğine, daha sonra Muallimliğe tayin edilmiştir. 1908 de …

Devamını oku »

Dava Hakkı

Bireyler arasında, özel hukuk tüzel kişileri arasında yada bunlarla devlet organları arsında ortaya çıkması muhtemel her türlü hukuki sorunun yetki ve bağımsız yargı mercileri tarafından görülmesi garantisi veren Anayasal bir haktır. Yasaların önceden öngördüğü usul ve esaslara uygun olmak koşuluyla her türlü konu dava konusu edilebilir. Hak arama yolları konusunda zamanında yaptıkları başvurulardan ve açtıkları davalardan sonra yurttaşlara ek külfet getirmek anayasada güvence altına alınan hak arama özgürlüğüne aykırıdır. Görevsiz bir merci yada mahkemeye dahi olsa başvuruda bulunan yurttaşın davası ve müracaatı ilgili merci, makam ve mahkemeye intikal ettirilerek çözümlenmeli ve karara bağlanmalıdır. Hukuk kültürünün yaygınlaşması ve hakkın teslimi bağlamında yerleşik uygulamaların oluşması dava hakkının doğru ve yerinde kullanımına bağlıdır.

Devamını oku »

Savunma Hakkı

Her birey adil yargılanma ve her türlü iddiaya karşı gerektiğinde vekil ile temsil edilmek suretiyle savunma hakkına sahiptir. Evrensel bir hak olan savunma hakkı adil yargılanma hakkından ayrı düşünülemez. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Mahkemesinin yargılama yetkisi ile korunma şemsiyesi altına alınmış olan savunma hakkı temel bir insan hakkı olması yanında yaşayan bir sorundur. Hak arama özgürlüğünün bireyler tarafından sıkı sıkıya takip edilmesi bu hakkın ihlalindeki sorunları da azaltacaktır. Hak arama yolları konusunda yurttaşlara zamanında yapılmış başvurulardan sonra ek külfet getirmek anayasada güvence altına alınan hak arama özgürlüğüne aykırıdır.

Devamını oku »

Şikayet ve İhbar hakkı

Bir hakkın kullanılması olarak kabul edilen ihbar ve şikayet hakkı da Anayasal bir haktır.  Herkes kendisi veya kamu ile ilgili konularda yetkili makamlara şikayette bulunmak ve dava açmak hakkına sahiptir. Bu hakkın, hakkı doğuran nedenin koyduğu sınırlar içinde kullanılması, kötüye kullanılmaması zorunludur. İhbar ve şikayetin yetkili makamlara yapılmadan önce veya yapıldıktan sonra, hatta böyle bir başvuru olmaksızın dahi, durumun araştırılması, şüphelenildiğinin söylenmesi arasında fark yoktur. İhbar ve şikayet hakkı kullanılırken, belirli kimselere bir suç oluşturan belirli bir eylemin yüklenmesi gerekmektedir. Bu, şikayetin doğal sonucudur. Aksi halde yani suç oluşturan bir eylem yüklenmeden ihbar veya şikayet hakkının kullanılması olanaksızdır. Bu nedenle, ihbar ve şikayet hakkının kullanılması, bu hakkın sınırları aşılmadığı sürece hakaret suçu açısından bir hukuka uygunluk nedeni oluşturacaktır. Şikayet veya ihbar hakkının kullanılmasındaki ölçü, suç failinin; ihbar veya şikayetin konusunu oluşturan eylemin mağdur tarafından işlenmediğini bilip bilmemesidir. Mağdurun yüklenen eylemi işlemediğini bildiği kanıtlanmadıkça sınırın aşıldığı kabul edilemez. Failin, mağdurun yüklenen eylemi işlemediğini kesin olarak bildiği halde, suç işlediğinden bahisle yetkili merciye ihbar veya şikayette bulunması iftira suçunu, bu mercilerin dışında kalan kişilere duyurması ise hakaret suçunu teşkil edecektir. Şikayet ile ihbar arasındaki fark ise; şikayetçinin doğrudan mağdur yada ilgili olması ihbar edenin ise kamuya yada başkalarına ait bir durumu ilgili mercilere kendisi ile doğrudan ilgili olup olmamasına bakılmaksızın bildirmesidir.

Devamını oku »

İtiraz hakkı

İtiraz Hakkı, yasalar karşısında hakkının ihlal edildiğini düşünen her birey ve tüzel kişinin hukuki yollara başvurmadan önce idari birimlere yapacağı başvurulardır. Hukuki yola başvurmadan önce gerek devlet organlarına ve gerekse hukuki muhataplarına yapacakları itiraz ile yanlış görülen iş ve işlemin düzeltilmesini talep hakkı kullanılır. İtiraz hakkından genel olarak devlet organlarının yaptığı işlemlere karşı itiraz anlaşılsa da her türlü işe ve işleme karşı itiraz mümkündür. Örneğin;  idari para cezasına itiraz, her türlü idari iş ve işleme karşı itiraz, faturaya itiraz, ödeme emrine itiraz, ihtarnameye itiraz vb. İtiraz hakkının kullanılmasında en önemli husus yasalarca önceden öngörülmüş olan sürelere dikkat edilmesidir. Facebook Twitter …

Devamını oku »

Dilekçe Hakkı

Dilekçe hakkı, bireylerin, kişisel veya kamusal konularla ilgili dilek ve şikayetlerini yalnız veya başkaları ile birlikte yargı organı dışındaki resmi kuruluşlara sunabilme hakkıdır. Anayasanın 74. maddesine göre dilekçe hakkı şöyle tanımlanır: “Vatandaşların ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında yetkili makamlara ve TBMM’ye yazı ile başvurma hakkıdır.” Dilek şeklinde yapılan başvurularda resmi bir makamdan ya doğrudan doğruya kendisi ya da kamusal bir iş için, yetkisi dahilinde olmak üzere bir eylem ya da bir karar istenmekte; şikayet şeklinde olanlarda ise genel anlamda haksızlığa uğrayan bir kişi ya da kurumun çıkarlarının zedelenmesi ya …

Devamını oku »

Aydınlanma

1. Aydınlanmak işi veya durumu: “Bakmakla yetinmenin gerçek ilerlemeye yani içteki aydınlanmaya engel teşkil ettiğini bir kavrayabilsek!” –İ. Özel. 2. mec. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. 3. fiz. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi. 4. İnsanın geleneksel görüşler, yetkeler, bağlılıklar, tasarım ve ön yargılardan kendini aklıyla kurtarıp yalnızca usuna dayanarak yaşamı kavramaya ve düzenlemeye çalışmasıdır. Aydınlanma inanmak değil bilmek ister; sorup soruşturmadan, körü körüne bir şeyi doğru saymaz. Kant aydınlanmayı “İnsanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmayış durumundan çıkması” diye tanımlar. 5. XVII. yüzyıldan beri Batı düşüncesinde ağır basan, kilisenin doğaüstü gerçeklik anlayışı ile …

Devamını oku »

Prof. Dr. Kemal OĞUZMAN

Kemal OĞUZMAN

15 Aralık 1927 tarihinde Gümüşhacıköy’de doğdu. Babası Hakim İsmail Hakkı Bey, annesi Arife Hanım’dı. Galatasaray Lisesi’ni ve ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra, aynı fakülteye Medeni Hukuk kürsüsüne asistan olarak atandı. 1955 yılında doktorasını tamamlayıp 1957 yılında doçentlik, 1965 yılında profesörlük unvanlarını kazandı. 1973-1974 yıllarında İstanbul Üniversitesi’nde Rektör Yardımcılığı, 1970-1980 yılları arasında aynı Üniversite’de Hukuk Fakültesi’ni temsilen Senato Üyeliği görevlerinde bulundu. Ayrıca Üniversitelerarası Kurul’da üye sıfatıyla görev yaptı. YÖK sonrası yeni düzende, İ.Ü. Hukuk Fakültesi’nde, Medeni Hukuk Anabilim Dalı Başkanlığı ve Özel Hukuk Bölümü Başkanlığı görevlerini yürüttü. 1978 yılında Ege Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin kurulması sırasında kurucu öğretim üyeleri arasında …

Devamını oku »

Sokrates’in Biyografisi (M.Ö. 470 – 399)

Sokrates’in Biyografisi (M.Ö. 470 – 399) 470: Bir Attike mıntıkası (demos) olan Alopeke’de heykeltıraş (belki de taş yontucusu veya mermer ustası) Sofroniskos ile ebe Fenarete’nin oğlu olarak dünyaya geldi. Sokrates başlangıçta babasının mesleğini icra etmiş görünmektedir. 441: Sokrates Perikles’in yakın çevresine dahil olur. Alkibiades, Kritias, Harmides gibi genç aristokratlarla yakınlık kurar. 432: Trakya’da Potidea kuşatmasına katılır. Platon‘un Simposion (Şölen) adlı eserinde Alkibiades kuşatmayı anlatırken Sokrates’in olağanüstü fiziki dayanaklılığını nakleder. 424: Delion’da Thebai’liler tarafından bozguna uğratılan Atina ordularında yer alır. Geri çekilme sırasında büyük bir cesaret gösterir ve Alkibiades’i yaralı şekilde terk etmeyerek hayatını kurtarır. 422: Trakya’da Amfipolis seferine katılır. Şayet …

Devamını oku »