Ana Sayfa / Hukukbook (sayfa 3)

Hukukbook

Hukukbook, hukukun tarihsel kaynaklarını, hukuk bilimcilere ilişkin biyografileri, dünyadan ve Türkiye’den hukuk fakültelerini, kurum ve kuruluşları,sivil toplum kuruluşlarını, dernekleri, vakıfları, hukuk kitaplarını, hukuk ve felsefe dergilerini, hukuk tarihini ve kavramlarını çalışma alanı olarak benimsemiştir. Üniversitelerin Hukuk Fakülteleri ve bu fakültelerde görev alarak hukuka ve hukuk kültürüne hizmet eden akademisyenler, içtihatların oluşumunu sağlayan önemli yargıçlar, yargıçların görev aldığı mahkemelerin vermiş olduğu önemli kararlar ansiklopedide yer alır. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, TBMM, Ulusal Yargı Kurumları, İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi ve diğer yargı kurumlarının oluşturduğu yerel ve evrensel hukuk normları, içtihatlar ve mevzuat ansiklopedide yer almaktadır. İnsan hakları belgeleri, çocuk hakları, kadın hakları ve diğer evrensel normlara ilişkin uluslararası belgeler ansiklopedide yer almaktadır.

Birleşmiş Milletler Binyıl Bildirgesi

Birleşmiş Milletler Binyıl Bildirgesi, 6-8 Eylül 2000 tarihlerinde Birleşmiş Milletler’in New York kentindeki genel merkezinde, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 189 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yapılan liderler zirvesinde, günümüzün en güçlü ve öncelikli küresel taahhüt belgelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Birleşmiş Milletler Binyıl Kalkınma Hedefleri ile üye devletler, 2015 yılına kadar yerine getirilmesi planlanan sekiz hedefi resmi olarak benimsemiştir. Birleşmiş Milletler Binyıl Bildirgesinde, tüm dünyada adil ve kalıcı bir barış sağlanması kararlılığı dile getirilmiş, dünya ölçeğinde üstesinden gelinmesi gereken en temel sorunun, küreselleşmenin tüm insanlık için olumlu bir güce dönüştürülmesi olduğu vurgulanmıştır. Küreselleşmenin sağladığı nimetlerin günümüzde çok dengesiz bir biçimde paylaşıldığı ve külfetinin de yine dengesiz bir biçimde …

Devamını oku »

Ahmet Rona Serozan

Prof. Dr. Ahmet Rona Serozan, 1960 yılında English High School’u bitirmiş, 1964 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Lisans derecesini almıştır. Serozan, doktorasını Tübingen Üniversitesinde birincilikle bitirerek 1967 yılında mezun olmuş ve hukuk doktoru olmuştur. Serozan, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk kürsüsünde asistan olarak göreve başlamış; 1974 yılında doçent olmuş, 1991 yılında profesör unvanını kazanmıştır. Serozan, 06.11.2018 tarihinde yaşama veda etmiştir.  Akademik Kariyeri Serozan, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 42 yıl boyunca Medeni Hukuk Anabilim Dalında görev yapmış, 2009 yılında emekli olarak İstanbul Üniversitesinden ayrılmış, İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesinde görev yapmaya başlamıştır. Serozan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2007-2009 yılları arasında yarı zamanlı olarak çalışmış, 2009 yılından itibaren tam zamanlı …

Devamını oku »

Hukuk Dışı, Keyfi ve Kısayoldan İnfazların Etkin Biçimde Önlenmesi ve Soruşturulmasına İlişkin Prensipler

Hukuk Dışı Keyfi ve Kısayoldan İnfazların Etkin Biçimde Önlenmesi ve Soruşturulmasına İlişkin Prensipler, Birleşmiş Milletler tarafından 24 Mayıs 1989 tarihinde ilan edilmiştir.  Önleme Devletler hukukdışı, keyfi ve kısayoldan infazları kanunla yasaklar; bu tür infazların ceza kanununa göre suç olarak düzenlenmesini ve bu suçun ağırlığını dikkate alan gerekli cezalar ile cezalandırılmasını sağlar. Savaş durumu veya savaş tehdidi, iç siyasal istikrarsızlık veya her hangi bir olağanüstü durum gibi istisnai şartlar, bu tür infazları haklı göstermek için ileri sürülemez. İç silahlı çatışma durumunda, kamu görevlileri tarafından veya resmi sıfatla hareket eden başka kimseler tarafından veya resmi görevlilerin teşviki veya rızası veya muvafakati ile hareket …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler Kopenhag Toplumsal Kalkınma Deklarasyonu

Birleşmiş Milletler Kopenhag Toplumsal Kalkınma Deklarasyonu 6 – 12 Mart 1995 Bizler, devlet ve hükümet başkanları olarak, Birleşmiş Milletler’in daveti üzerine, herkes için toplumsal gelişme ve insan refahının önemini ve bu hedeflere hem günümüzde hem de yirmibirinci yüzyılda birinci sırada yer vermenin önemini tarihte ilk kez bir araya gelerek kabul ettik. Dünyanın her tarafında insanların köklü toplumsal sorunların derhal çözümlenmesi gerektiğini değişik biçimlerde ifade ettiğini biliyoruz. Yoksulluk, işsizlik ve toplumsal dışlanma gibi bütün ülkeleri etkisi altına almış olan sorunlar en önemli sorunlardır. İnsanların günlük yaşamlarındaki belirsizlik ve güvensizliğin azaltılması için bu sorunların yapısal ve derindeki nedenleri ve acı sonuçları üzerinde …

Devamını oku »

Hayrettin Ökçesiz

Prof. Dr. Hayrettin Ökçesiz, 1953 yılında Aksaray’da doğmuş, Aksaray Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydını yaptırmıştır. Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra Adalet Bakanlığının burslu öğrencisi olarak Federal Almanya Cumhuriyetindeki Göttingen Üniversitesi’nde sorumluluk hukuku alanında doktora yapmıştır. Prof. Dr. Hayrettin Ökçesiz, Almanya’da doktorasını tamamladıktan sonra 1984 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Anabilim Dalında yardımcı doçent olarak göreve başlamış, 1993 yılında doçent, 6 yıl sonra da profesör olmuştur. 1999 yılında Akdeniz Üniversitesine geçerek çalışmalarına devam etmiş, profesör olarak bu üniversiteden emekli olmuştur. Ökçesiz 2013 yılı eylül ayında emekli olduktan sonra Aydın Üniversitesinde görev yapmıştır. Ökçesiz, 2005 yılından …

Devamını oku »

Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles–WEPs) 

Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles–WEPs) , kadınların, tüm sektörlerde ve her düzeyde, ekonomik yaşamın içinde yer alabilmeleri için kadınların güçlenmesini hedefleyen girişimdir. 2010 yılında Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) ve Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (UN Women) ortaklığında oluşturulan WEPs platformu, özel sektöre; iş yerlerinde, piyasalarda ve toplum genelinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için dikkate almaları gereken önemli noktaları sunmaktadır. Şirket politikalarında ve faaliyetlerinde şeffaflığın ve kapsayıcılığın arttırılması için sonuç getirecek teknikleri, araçları ve uygulamaları öngören Kadının Güçlenmesi Prensipleri, uzun soluklu ve çok paydaşlı uluslararası istişare sürecinin sonucunda, işletmelerin mevcut uygulamalarını, performans göstergelerini ve …

Devamını oku »

Ahmet Ağaoğlu ve Hukuk-ı Esasiye Ders Notları

Ahmet Ağaoğlu ve Hukuk-ı Esasiye Ders Notları (1926-1927) isimli kitapta, Cumhuriyet döneminin ilk Anayasası olan 1924 Anayasası’nın yapımında bizzat yer almış ve sonra da 1925 yılında açılan Ankara Hukuk Mektebinde Hukuk-ı Esasiye (Anayasa Hukuku) dersleri vermiş olan Ahmet Ağaoğlu’nun (1869-1939) ders notları tarihsel ve entelektüel bağlamıyla ele alınmaktadır. Kitap ile, Ahmet Ağaoğlu’nun 1925-1926 akademik yılına ait birinci sınıf ve 1926-1927 akademik yılına ait ikinci sınıf Hukuk-ı Esasiye ders notları Osmanlıca bilmeyenlerin de istifadesine sunulmaktadır. Devletin yapısı, güçler ayrılığı, egemenlik, özgürlükler gibi temel konularda dünya hukuk sistemlerinden karşılaştırmalı örneklerle işlenmiş bu ders notları kitap olarak okurların hizmetine sunulmuş, büyük bir eksiklik …

Devamını oku »

Hukukun Ekolojisi: Doğa ve Toplumla Uyumlu Bir Hukuk Sistemi

Hukukun Ekolojisi: Doğa ve Toplumla Uyumlu Bir Hukuk Sistemi isimli kitap fizikçi ve sistem kuramcısı Fritjof Capra ile hukukçu Ugo Mattei tarafından 2015 yılında yazılmıştır. Eser, Türkiye’de Koç Üniversitesi Yayınları (KÜY) Ekoloji ve Hukuk kategorisinde yayınlanmıştır. Orijinal adı “The Ecology of Law: Toward a Legal System in Tune with Nature and Community” olan kitap, çevirisi Ebru Kılıç tarafından yapılarak Türkçe’ye kazandırılmıştır Dünyanın bir makine, insanları da onun sahibi ilan eden mekanikçi görüş kitapta yoğun eleştiriye tabi tutulmuştur. Kitabın yazarlarından Fritjof Capra, Center for Ecoliteracy’nin [Eko-okuryazarlık Merkezi] kurucu yöneticisidir, fizikçi ve sistem kuramcısıdır. Kitabın diğer ortak yazarı Ugo Mattei ise Hastings Hukuk Fakültesi …

Devamını oku »

İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, 2005 yılından beri yayın hayatında olan, bağımsız ve tarafsız yayıncılık anlayışını benimsemiş olan yayın kuruluşudur. Derginin yayınları, felsefe, çevre, bilim, teknoloji, kültür, sanat, edebiyat ve politika  alanında yoğunlaşmaktadır. Tiyatro, sinema ve kitaplar önemli başlıklar içermektedir.   İndigo Dergisi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi‘ni benimsemekte ve yayın içeriğinde bu bildiriyi göz önünde bulunduracağını beyan etmektedir. Bu çerçevede; herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne saygılı olmayı taahhüt etmektedir. Dergi, yayınladığı haber ve yazı içeriklerinde bu bildiriyi göz önüne almaktadır. İndigo Dergisinin internet sitesinde, 130’un …

Devamını oku »

Mahkeme Kapısı

Mahkeme Kapısı, Sait Faik Abasıyanık’ın mahkeme kapılarında 1942’de yaptığı röportajlardan oluşan ve 1956’da yayınlanan röportaj kitabıdır. Kitap, Yapı Kredi Yayınları, İş Bankası Yayınları ve Varlık Yayınları tarafından farklı tarihlerde yayınlanmıştır. Sait Faik, 1940 yılında yazdığı Şahmerdan adlı kitabı kitabının yayınlanması ve bu kitaptaki Çelme adlı öykü nedeniyle Sıkıyönetim Mahkemesi‘nce yargılanmış, beraat etmiş, ancak uzun süre kitap yayınlamak istememiştir. Abasıyanık, 28 Nisan 1942 ile 31 Mayıs 1942 tarihleri arasında, yaklaşık bir ay süren bir dönemde Haber-Akşam Postası isimli gazetede muhabirlik yapmış, bu muhabirlik döneminde mahkemelerde yaptığı röportajları yayınlamıştır. Öyküler, yazarın adliyedeki duruşmalarda yaptığı gözlemlerle oluşturulmuştur. Bu serüven çok kısa sürmüştür. Abasıyanık, bu röportajlar sırasında toplam 28 mahkeme röportajı yazabilmiş, gazetede yayınlanan …

Devamını oku »

Atatürk – Modern Türkiye’nin Kurucusu

Atatürk-Modern Türkiye’nin Kurucusu isimli eser Andrew Mango tarafından yazılmıştır. Türkiye Cumhuriyetinin, bağımsızlığı ve varoluş yolunda Atatürk gibi bir liderle yakaladığı olağanüstü şansı irdeleyen bu kitap, onu salt lider yanıyla değil, yakın çevresi ve insan ilişkileriyle de yansıtmaktadır. Cumhuriyetin kuruluş döneminin toplumsal yapısı ve güç dengelerine de açıklık getiren kitap, Atatürk’ün karizması, zaafları, kadınlarla olan ilişkileri, dostlukları, nefretleri, iyilikleri ve hatta kıskançlıklarıyla bir insan olduğunun altını çizmektedir. ‘Atatürk – Modern Türkiye’nin Kurucusu’ isimli eser uzman bir yazarın nesnel ve objektif bir yapıtıdır. Eser, Atatürk’ün yaşamını ve mücadelesini somut olaylarla analiz etmektedir. İstanbul doğumlu İngiliz yazar Andrew Mango, yaklaşık beş yıl süren …

Devamını oku »

Fihi Ma Fih

Fihi Ma Fih, Türkiye Barolar Birliği önceki başkanlarından Vedat Ahsen Coşar’ın Phoenix Yayınevi tarafından 2017 yılında basılmış anı kitabıdır. Coşar, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrencilik yıllarını ve Ankara Barosu’na bağlı olarak yaptığı avukatlık mesleğine ilişkin anılarını bu kitapta yazmıştır. Fihi Ma Fih için yazılmış olan önsöz şu şekildedir: “Edebi bilgi, hele şiir bir hukukçunun kalemine bu kadar yakışır. Duygularınızla dünya arasında sadece teniniz varsa ve yaptığınız bir hatada yüzünüz kızaracak kadar erdem sahibiyseniz, hele empati yapabiliyorsanız, hayatı tamamlanacak bir proje gibi değil, doya doya yaşanacak bir zaman dilimi gibi görüyorsanız “başarılı” olmanız çok zor. Başarı için, duygusuz ve acımasız olmayı, …

Devamını oku »

Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun

Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun ile, trafik cezaları artırılmış, uyuşturucuyla mücadelede yeni önlemler alınmıştır.  Kanun ile, yabancıların Türkiye’de iş yapmaları kolaylaştırılmıştır. Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun, 7148 numarası ile 18.10.2018 tarihinde kabul edilmiş, Resmi Gazetenin 26.10.2018 tarihli sayısı ile yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun ile Getirilen Düzenlemeler Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun; hız sınırlarında yüzde 10-30 ve yüzde 30 üzeri olarak sınıflandırılan ihlallere yüzde 50’den fazlası şeklinde yeni bir kategori ekleyerek cezaları artırmıştır. Kanun ile, halk tarafından spin veya drift denilen; …

Devamını oku »

Prof. Dr. Mehmet İlhan Ulusan

Prof. Dr. Mehmet İlhan Ulusan, 1946 yılında İstanbul’da doğmuş, 1965 yılında Alman Lisesi’ni, 1969 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirmiştir. Ulusan, 20.12.1969 tarihinde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Medeni Hukuk Asistanı olmuş, 1976 yılında “Medeni Hukukta Fedakârlığın Denkleştirilmesi İlkesi ve Uygulama Alanı” adlı doktora tezinin kabulü ile “Hukuk Doktoru” unvanını kazanmıştır. Prof. Dr. Mehmet İlhan ULUSAN, 1982 yılı Mart ayında “İyiniyetli Sebepsiz Zenginleşenin İade Borcunun Sınırlanması Sorunu” adlı doçentlik tezini tamamlamış ve 05.11.1982 tarihinde doçent olmuş; 1988 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalında profesör unvanını elde etmiştir. Ulusan, 1973–1974 yıllarında Federal Almanya’da Bonn Üniversitesi Hukuk Fakültesinde, 1979–1980 yıllarında Avusturya’da …

Devamını oku »

Hilafetin Kaldırılmasına ve Osmanlı Hanedanının Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi Dışına Çıkarılmasına Dair Kanun

3 Mart 1924(1340)-Hicri 26 Recep 1342 Hilafetin Kaldırılmasına Dair Kanun ile Türkiye’de halifelik kurumu ortadan kaldırılmıştır. Hilafetin kaldırılmasına ve Osmanlı hanedanının Türkiye Cumhuriyeti ülkesi Dışına çıkarılmasına dair kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş ve 6 Mart 1924 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 431 sayılı bu kanun toplam 13 maddeden oluşmaktadır. Hilafetin Kaldırılmasına ve Osmanlı Hanedanının Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi Dışına Çıkarılmasına Dair Kanun Madde 1-Halife görevinden alınmıştır. Halifelik, hükümet ve Cumhuriyet’in anlam ve kavramı içinde esasen mevcut bulunduğundan hilafet makamı kaldırılmıştır. Madde 2-Görevden alınan halife ve Osmanlı saltanatına mensup tüm erkek ve kadınlar, damatlar Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde oturmak …

Devamını oku »

Mobbing Hukuku

Mobbing, kelime anlamı olarak, psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, rahatsız etme, bezdirme ve sıkıntı verme anlamlarına gelmektedir. Günümüzde mobbing kavramı, iş hayatında yaygın olarak kullanılmakta, yıldırma ve iş yerinde psikolojik baskılama anlamında kullanılmaktadır. Hiyerarşik düzenin hakim olduğu kurum ve iş yerlerinde özellikle daha güçlü olanların zayıf olanları yıldırmak, psikolojik olarak baskı altına almak ve sistematik baskı uygulaması mobbing olarak tanımlanmaktadır. Mobbing, genellikle çalışanların şerefine, doğruluğuna, güvenilirliğine ve mesleki yeterliliğine yapılan saldırı olarak gerçekleşmekte; mobbing uygulayan amirlere en büyük desteği nevrotik, korkak ve iktidar hırsı olan kişiler vermektedir. İletişim dili, negatif, küçük düşürücü, taciz edici ve baskı kurucu olup çoğunlukla aynı anda birden fazla kişi tarafından uygulanmaktadır. Mobbing, …

Devamını oku »

Avrupa Birliği Adalet Divanı

Avrupa Birliği Adalet Divanı, (European Court of Justice) Avrupa Toplulukları Adalet Divanı olarak da tanımlanmaktadır. Avrupa Birliği üyesi ülkeleri arasında ve Avrupa Birliği hukukunu ilgilendiren konularda son sözü söyleyen kurum ve en yüksek mahkemedir. Avrupa Adalet Divanı, 1952 tarihinde kurulmuş olup 2.000’in üzerinde personelle ve 350 milyon EURO’nun üzerinde bir bütçe ile çalışmaktadır. Lahey’de bulunan Uluslararası Adalet Divanı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile karıştırılmamalıdır.  Divan, Lüksemburg’da kurulmuştur ve her Avrupa Birliği Hukukunun uygulandığı üye ülkelerin her birinden bir yargıç seçilmek sureti ile oluşmaktadır. Yargıçlar, üye devlet hükumetlerinin mutabakatı ile altı yıl için atanırlar ve yeniden atanmaları mümkündür. Divan yargıçları, aralarından birini tekrar seçilebilmek üzere 3 yıllığına Divan Başkanı …

Devamını oku »

Milletlerarası Tahkim Divanı

Milletlerarası Tahkim Divanı, Milletlerarası Ticaret Odası(ICC)’nin tahkim organı olarak 1923 yılında kurulmuştur. Günümüzdeki haliyle milletlerarası ticari tahkime öncülük eden bir kuruluş olan divan, uluslararası ticari ihtilafların çözümlenmesi bakımından dünyanın en önde gelen merkezlerindendir. ICC Divanı uluslararası bir çerçeveye sahiptir ve her kıtadan toplam 90 ülkeyi temsil eden 600 üyeden oluşmaktadır. Divan, dünyada en yaygın temsil edilen tahkim kuruluşu olma özelliğine de sahiptir. ICC Türkiye Tahkim Çalışma Grubu, Türkieye’nin tahkim konusunda önemli deneyimleri bulunan hukukçularından oluşmaktadır. Milletlerarası Tahkim Divanının Amacı ve İşleyişi Milletlerarası Tahkim Divanı, uluslararası ticari anlaşmazlıkların çözümlenmesinde tahkimin dünya çapında en etkili yolu olarak kabul edilmesine de kılavuzluk etmiştir. ICC …

Devamını oku »

Uluslararası Adalet Divanı

Uluslararası Adalet Divanı, Birleşmiş Milletler’in (BM) başlıca yargı organı olan ve problemleri çözmede kullanılan uluslararası bir mahkemedir. Görevi, devletler arasındaki anlaşmazlıkları çözüme kavuşturmak ve birleşmiş Milletler ve ona bağlı özel teşkilatlara hukuk müşavirliği hizmeti vermektir. Birleşmiş Milletlere üye olan devletlere açık olan Uluslararası Adalet Divanı kişi ve uluslararası örgütlere açık değildir. Lahey Divanı olarak bilinen divan, 1946 yılında kurulmuştur. Uluslararası Adalet Divanı Statüsü, BM Antlaşmasının (BM Şartı) ayrılmaz bir parçasıdır ve Adalet Divanının çalışma esaslarını belirlemektedir. Uluslararası Adalet Divanının Faaliyet Alanı Divanın yetki alanı, uluslararası uyuşmazlıklarda taraf olan ülkelerin çözülmesi için kendisine getirdikleri davalardan oluşur. BM Antlaşmasında ya da yürürlükteki uluslararası antlaşmalarda öngörülmüş konular …

Devamını oku »

Umut Vakfı

Umut Vakfı, 1993 yılında, bireysel silahsızlanma ve şiddetsiz toplum amacıyla kurulmuş bir vakıftır. Türkiye’nin en faal sivil toplum örgütlerindendir. Umut Vakfı, Nazire Dedeman’ın 17 yaşındaki oğlu Umut Önal’ın, 28 Eylül 1993 günü arkadaşının silahından çıkan kurşunlarla hayatını kaybetmesi sonrasında kurulmuştur. Umut Vakfı’nın kuruluş nedeni, “Geleceğin teminatı olan gençlerimize Atatürk’ün izinde önderlik yapacak kişilik ve beceriler kazandırarak, onları ülkemizin gelişmesine yardımcı ve insanlığa yararlı bireyler olarak yetiştirmek; kişilere hukukun üstünlüğünü benimsetip, uygulamasında katkıda bulunmalarını sağlamak; önderimiz Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” anlayışından yola çıkarak, uyuşmazlıkların çözülmesinde barışçıl yolları seçmeyi yeğletmek; bu bağlamda uzlaşma ve (barışı sürdürme ve geliştirme) becerilerini bireylere öğretip benimsetmek…” olarak açıklanmıştır.  Kuruluş Nedeni …

Devamını oku »

Hacettepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi

Hacettepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin kurulması Yükseköğretim Kurulu’nun 19.02.1997 gün ve 97/6.415 sayılı kararı ile uygun görülmüştür. 16.04.1997 tarihli Resmi Gazetenin 22966 sayısında kuruluşu tamamlanmıştır. Merkez Sosyal Bilimler Enstitüsüne bağlı olarak 1999-2000 döneminden itibaren İnsan Hakları Tezsiz Yüksek Lisans programı, 2004-2005 döneminden itibaren de İnsan Hakları Doktora programı yürütmektedir. Hacettepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Doktora programı Türkiye’deki ilk insan hakları doktora programıdır. Yapacağı eğitim ve araştırmalarla Türkiye’de ve dünyada insan haklarıyla ilgili iki önemli ihtiyacı karşılamak için: a) İnsan hakları kavramının ve tek tek insan haklarının içeriğinin belirlenmesine katkıda bulunmak için; b) …

Devamını oku »

İşkencenin Önlenmesi Avrupa Komitesi

İşkencenin Önlenmesi Avrupa Komitesi Comité européen pour la prévention de la torture (CPT), Avrupa Konseyi faaliyetleri kapsamında 1987 yılında kabul edilip 1989’da yürürlüğe giren İşkencenin ve İnsanlık dışı Veya Onur Kırıcı Muamele Ve Cezanın Önlenmesi İçin Avrupa Sözleşmesi uyarınca oluşturulan bir insan hakları komitesidir. İşkencenin Önlenmesi Avrupa Komitesi, bu sözleşmeye taraf ülkelere yaptığı programlı ya da önceden haber vermeksizin yapacağı ziyaretlerle o ülkelerde işkence ve benzeri uygulamaların olması muhtemel sivil ya da askeri gözaltı merkezleri, hapishaneler, hastaneler, akıl hastaneleri, göçmen misafirhaneleri ve benzeri gözaltı, tutuklama yada hükümlü merkezlerine yaptığı ziyaretler sonucunda hazırladığı raporlar ve bu raporlarda yer alan tavsiyeler yoluyla işkencenin önlenmesi konusunda uluslararası denetim ve …

Devamını oku »

Hukuk Bürosu Yönetimi

Hukuk Bürosu Yönetimi isimli eser Reşat Eraksoy tarafından 2014 yılında yazılmıştır. Yazar, hukuk büroları yönetimi alanındaki mesleki tecrübesini eserine yansıtmıştır. Kitabın yeni baskısı 2018 yılında Aristo Yayınevi tarafından basılmıştır. Yazar Kitap Hakkındaki Takdimi “2004 yılında bir hukuk bürosu bünyesinde yönetim danışmanı olarak çalışmaya başladıktan sonra hukuk bürosu yönetimine dair bildiklerimi ve çoğunu avukatlardan öğrenerek işletme yönetimi ile harmanladığım konuları bir kitap haline getirme fikri doğdu. Hukuk bürosu dünyası avukatlık hizmetleri dışında işletme yönetimi tarafıyla benim için her zaman bir ilgi merkezi oldu. Avukatlık hizmetlerini yürüten avukatların benim gibi hukukçu olmayan ama işletme yönetimi ve mühendislik bilgisi olan profesyonellerle beraber çalışmasının çok …

Devamını oku »

Sınır Tanımayan Avukatlar/STAD

 STAD, 10 Kasım 2015 tarihinde Avukat Doçent Dr. Öykü Didem Aydın  ve arkadaşları tarafından kurulmuştur. STAD, sahadaki insan hakları avukatlarına ve savunucularına destek vermek, kişisel veya mesleki bütün hayat alanlarında insan hakları odaklı yaklaşım geliştirmek isteyen gençleri yetiştirmek, bununla sınırlı olmadan herkeste, hayatın her alanında insan hakları duyarlılığı geliştirmek ve örselenebilir kesimlere mensup bireyleri ve insan hakları ihlallerinin mağdurlarını korumak ve savunmak amacıyla kurulmuş bir dernektir. İnsanları birleştiren davalar için bir araya gelen STAD avukatlar, hiçbir siyasal gündemin insan haklarına saygı prensibinden vazgeçmeyi haklı çıkarmayacağını savunmaktadır.  STAD İlkeleri  Sınır tanımayan avukatlar, İnsanın mutlu olmak, barış içinde yaşamak, geleceğe güven haklarını savunur. …

Devamını oku »

İstanbul Barosu Seçim Röportajları

İstanbul Barosu Seçim Röportajları, bireysel adaylığını açıklayan Avukat Çiğdem Koç, (İMAG) İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubunun adayı Kaptan Yılmaz, Avukat Hareketinin adayı Başar Yaltı, Önce İlke Yükseliş Grubu‘nun adayı Hasan Kılıç, Avukat Hakları Grubunun adayı Gökhan Ahi ve Baroda Değişim ve Gelişim hareketinin adayı Talat Canbolat ile yapılan röportajlardan oluşmaktadır.  Röportajlarda avukatların, baronun ve yargının sorunlarına ilişkin detaylı sorular sorulmuş, sorunların çözümüne dönük yanıtlar aranmıştır. İstanbul Barosu Başkan Adayı Çiğdem Koç ile röportaj Çiğdem Koç Avukatın meslek örgütünün, baro siyasetinin düştüğü tuzaktan çıkması gerektiğini düşünüyorum diyelim öncelikle. Ama aslında sorun çok daha derin, çok daha hayati. Barolar, yargının üç kurucu unsurundan biri dediğimiz avukatın meslek örgütü. İyi de, …

Devamını oku »

İstanbul Barosu Başkan Adayı Avukat Hasan Kılıç ile Röportaj

İstanbul Barosu Başkan Adayı Avukat Hasan Kılıç ile Röportajda, Önce İlke Yükseliş Grubu‘nun baro seçimlerine ilişkin görüşleri Hukuk Ansiklopedisi okuyucularına sunulmaktadır. Hukukbook: Sayın Hasan Kılıç, İstanbul Barosu başkanlığına neden aday oldunuz? Hasan Kılıç:  Biliyorsunuz dört dönemdir Baro Yönetim Kurulunda görev almaktayım. Dört ayrı başkanla çalıştım. 15 yıldır kesintisiz olarak her birim ve kademede görev aldım. Avukat Hakları Merkezi Başkanlığından Yönetim Kurulu’na geçmiştim.  Uzunca bir süredir elimden geldiği ölçüde meslektaşlara sorun ve ihtiyaçlarında destek olmaya çalıştım, yoğun geçen seçim sürecinde dahi destek olmaya çalışıyorum. İhtiyaçların giderilmesi ve sorunların kökten çözülmesi için meslektaşlarımızın aynı gayreti gösterecek bir Baro’ya ihtiyaçları var. Biz, başkanından tüm …

Devamını oku »

Arabuluculuk Soru Bankası

Arabuluculuk Soru Bankası, Neyir Şeyda MUSAL, Nur ÖZDEN,Ayşe Dilek ERGÜLER, Şebnem AKÇINAR, Sevde Keçer KORKMAZ ve İbrahim Aycan tarafından hazırlanarak Aristo Yayınevi tarafından yayınlanmıştır. Arabuluculuk Soru Bankası Arabuluculuk Soru Bankası, Arabulucu adayları için bir hazırlık kitabıdır. Bunun yanında; arabuluculuk mesleğini icra eden hukukçular, arabuluculukta taraf vekilleri ile bu konuya ilgi duyan ve bilgilerini pekiştirmek isteyen tüm hukukçulara yönelik olarak hazırlanmıştır. Kitabın Önsözü Değerli Hukukçular, Elinizde bulunan Arabuluculuk Soru Bankası kitabı Daire Başkanlığı tarafından yayınlanan Arabuluculuk Katılımcı Kitabı esas alınarak hazırlanmıştır. Kitap, sınava girecek olan Arabulucu adayları için olduğu kadar arabuluculuk mesleğini icra eden hukukçular, arabuluculukta taraf vekilleri ile bu konuya ilgi duyan ve bilgilerini pekiştirmek isteyen tüm hukukçulara …

Devamını oku »

Arabuluculuk

Arabuluculuk, bir davaya konu olan yahut ileride bir davaya konu olması muhtemel uyuşmazlıkların yetkili bir uzman eşliğinde karşılıklı olarak müzakere edilerek çözüme kavuşturulması sürecidir. Arabulucular, tarafların iletişimini kolaylaştırarak tarafları masada tutan bazı sistematik yöntemler uygular ve tarafların kendi çözümlerini kendilerinin bulmalarına yardımcı olurlar. Ülkemizde arabulucuya başvurmak dava ön şartı olmadığı için kişiler isterse arabulucuya başvurmadan da dava açabilirler. ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Avusturya gibi ülkelerde yaygın olan arabuluculuk Türkiye’de de yasal düzenleme ile uygulanmaya başlamıştır. Türkiye’de arabuluculuğu sadece Adalet Bakanlığı arabuluculuk siciline kayıtlı hukukçu arabulucular yapabilmektedir. Kamu hukukuna dair uyuşmazlıklar dışındaki tüm ticari ilişkiler, alım satım, tüketici uyuşmazlıkları, eser …

Devamını oku »

Konkordato

Konkordato, alacaklılarına karşı borçlarını ödemekte zorluk yaşayan şirket, kooperatif yada kişilerin borçlarının bir kısmından kurtulmak ve yapılandırma yapmak suretiyle borçlarını ödeyebilir hale getirilmesi sistemidir. Konkordato, İcra İflas Kanununun 285. maddesi ile 309. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun şirketleri ilgilendiren maddelerinde de konkordato’ya ilişkin hükümler bulunmaktadır. Konkordato, İtalyan dilindeki concordato kelimesinden Türkçe’ye gelmiştir. Konkordato, batık durumdaki gerçek ve tüzel kişilerin borçlarını ödeyebilmek için alacaklılarla yaptıkları iflas anlaşmasıdır. Konkordato-Talih Uyar Alacaklılar, alacaklarını mahkemenin onaylamış olduğu belli bir plan dahilinde ödemek üzere konkordato ilan eden taraf ile anlaşma yapmaktadır. Konkordato uygulaması, finansal yapısı bozulan ancak iyi niyet ve dürüstlük kuralları çerçevesinde hareket eden borçluları …

Devamını oku »

İstanbul Barosu Başkan Adayı Avukat Gökhan Ahi ile Röportaj

İstanbul Barosu Başkan Adayı Avukat Gökhan Ahi ile Röportajda, Avukat Hakları Grubunun baro seçimlerine ilişkin görüşleri Hukuk Ansiklopedisi okuyucularına sunulmaktadır. Hukukbook:  Sayın Gökhan Ahi, İstanbul Barosu başkanlığına neden aday oldunuz? Gökhan Ahi:  Meslek hayatım boyunca avukatların itibarının hiç bu kadar azalmadığını, avukatın fiilen yargının kurucu unsurları arasından çıkarıldığı, vatandaşın avukatın varlığından rahatsız olduğu bir ülkede, sorunları ancak İstanbul Barosu çözebilir diyerek aday oldum. Biz seçim çalışmaları sürecinde dahi çok şeyi değiştirdik. Önce Baro’ya sonra adaylara avukatın gerçek sorunlarını ve çözüm yollarını gösterdik. Diğer adaylar bizim projelerini kendi projeleri gibi yayınladı ve bu bizi inanılmaz mutlu etti. Şimdi biliyoruz ki -küçük …

Devamını oku »

Belgin Erdoğmuş

Prof. Dr. Belgin Erdoğmuş, 16.03.1941 tarihinde İstanbul, Beykoz’da doğmuş, ilkokulu Beykoz’da 1952 yılında bitirmiştir. Erdoğmuş, 1960 yılında Avusturya Lisesinden (Sankt George) mezun olmuştur. Erdoğmuş, liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazanmış, fakülteden mezun olduktan sonra 1966 yılında Roma Hukuku kürsüsünde asistan olarak atanarak göreve başlamıştır. Prof. Dr. Belgin Erdoğmuş, 1972 yılında doktorasını tamamlamış, 1977-1979 yılları arasında Tutorat çerçevesinde, İsviçre hükumetinin bursuyla Zürich Hukuk Fakültesi’nde Roma Hukuku dersleri vermiş; 1978 yılında Türkiye’de doçent olmuştur. Erdoğmuş, 1991 yılında profesörlük unvanını kazanmış, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki görevine devam etmiş, beş yıl süreyle İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde dekan yardımcılığı görevini yürütmüştür. Erdoğmuş, 1998 yılında emekli …

Devamını oku »

İstanbul Barosu Başkan Adayı Avukat Başar Yaltı ile Röportaj

İstanbul Barosu Başkan Adayı Dr. Avukat Başar Yaltı ile Röportajda, Avukat Hareketinin baro seçimlerine ilişkin görüşleri Hukuk Ansiklopedisi okuyucularına sunulmaktadır. Hukukbook: Sayın Başar Yaltı, İstanbul Barosu Başkanlığına neden aday oldunuz?  Başar Yaltı: İstanbul Barosu için Türkiye’de hukukun kalbidir, diyebiliriz. Bu özelliğini nereden alıyor, en eski hukuk kurumu olmasından alıyor. 140 yıllık bir tarihi bir geçmişe sahip, bu konuda övünülecek bir tarihi de var. Türkiye’de hukukun gelişmesi, yerleşmesi bakımından önemli işlev görmüş bir kurum. Böyle bir kurumun başında olmak elbette ki onur verici, gurur verici bir şey. Kişisel olarak bu şekilde düşünülebilir ama bizim asıl yapmak istediğimiz, İstanbul Barosunun kurumsal gücünü Türkiye’de …

Devamını oku »

Pul Kanunu Kongresi Bildirgesi

Pul Kanunu Kongresi Bildirgesi, Amerikan kolonileri üzerinde ekonomik baskılarına devam eden İngiliz yönetimine bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Pul Kanunu Kongresi Bildirgesi 1765 yılında ilan edilmiştir. İngiltere, kolonilerin ithal ettiği şekere vergi koymuş, bazı evraka da zorunlu damga vergisi uygulamıştır. Vergilerin artırılması İngiltere ile koloni yönetimleri arasında problemler doğurmuş; koloni temsilcilerinin görüşü alınmadan tek taraflı kararların alınması üzerine halk tepki göstermiştir. Koloniler, bu döneme kadar İngiltere yönetimden kopmayı planlamamış ancak koloni yönetimleri sayesinde yönetim tecrübesi oluşması üzerine bu fikir gelişmiştir.  Yeni Vergiler ve Kolonilerin Tepkisi Koloniler, 1763 yılındaki Kraliyet Bildirisi ile yeni toprakların yerleşime açılmasına kısıtlamalar getirilmesi; 1764 yılındaki Şeker Kanunu, …

Devamını oku »

Vedat Ahsen Coşar ile Barolar ve Baro Seçimleri Röportajı – 2.Bölüm

Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Barosu önceki başkanlarından Avukat Vedat Ahsen Coşar ile barolar ve baro seçimleri hakkında bir röportaj gerçekleştirilmiştir. Röportajın birinci bölümüne kaldığımız yerden devam ediyor ve ikinci bölümünü takdim ediyoruz. Hukukbook: Avukatlık sınavı hakkında nasıl bir politika belirlenmelidir? Vedat Ahsen Coşar: Sınav sorunundan önce bununla son derece ilgili olan ve Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında gelen, genelde “eğitim”, özelde “hukuk eğitimi” üzerinde durmak gerekir. Ben eğitim konusunda uzman olan bir kişi değilim. Akademisyenlik kimliğim ve kariyerim de yok. Bununla birlikte, her ikisi de üniversite tahsili yapmış iki çocuk sahibi bir babayım. Vedat Ahsen Coşar ile Barolar ve Baro Seçimleri …

Devamını oku »

Vakıf

Vakıf, Türkiye ve dünya tarihinde önemli yer tutan sivil toplum kuruluşlarının bir türüdür. Türkiye’de vakıflar, geçmişten geleceğe önemli bir kaynakçaya ve literatüre sahip olup kendine özgü mevzuata sahiptir. Vakıf konusunda yerleşmiş vakıf deyimleri ve terimleri sözlüğü de bulunmaktadır. Vakıflar, kişilerden oluşan diğer sivil toplum kuruluşlarının aksine beli bir amaca özgülenmiş malvarlığı ile hizmet üretir. Yeni vakıfların kuruluş ve işleyişi ile ilgili hükümler Türk Medeni Kanunu, 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu  ve Vakıflar Yönetmeliğinde yer almakta olup, diğer ilgili mevzuatta da hükümler bulunmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 101. maddesinde vakfın tanımı “gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve …

Devamını oku »

İstanbul Barosu Başkan Adayı Kaptan Yılmaz ile Röportaj

İstanbul Barosu Başkan Adayı Kaptan Yılmaz ile bir röportaj gerçekleştirilmiştir. Röportajda kısa adı İMAG olan İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubunun baro seçimlerine ilişkin görüşleri Hukuk Ansiklopedisi okuyucularına sunulmaktadır. Hukuk Ansiklopedisinin diğer baro başkan adayları ile röportajları devam edecektir. İstanbul Barosu Başkan Adayı Kaptan Yılmaz ile Röportaj Hukukbook: Sayın Kaptan Yılmaz, İstanbul Barosu başkanlığına neden aday oldunuz? Avukat Kaptan Yılmaz : Dünya görüşümüz çerçevesinde yaşamımız boyu süregelen bir toplumsal yapı anlayışımız var. Bu konuda statüsünü kökleştirmeyi düşündüğümüz mesleki platformumuz (İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu) içinde kuruluşundan itibaren yer aldım. Baro başkanlığına adaylık kararı, beraber çalıştığımız arkadaşlarla birlikte verdiğimiz, demokratik seçimlere dayalı bir karardır. Mesleki birikimimiz, tecrübemiz …

Devamını oku »

İstanbul Barosu Başkan Adayı Çiğdem Koç ile röportaj

İstanbul Barosu Başkan Adayı Çiğdem Koç ile röportaj İstanbul Barosu seçimlerinde bireysel olarak baro başkanlığına adaylığını açıklayan Avukat Çiğdem Koç ile bir röportaj gerçekleştirdik. Hukuk Ansiklopedisinin diğer baro başkan adayları ile röportajları devam edecektir. Hukukbook: Sayın Çiğdem Koç, İstanbul Barosu başkanlığına neden aday oldunuz? Avukat Çiğdem Koç : Uzun zamandır devam eden bir mesleki rahatsızlık halinin en şiddetli nöbeti esnasında diyebiliriz. Demokrat Yargı Eş Başkanı-Yargıç Orhan Gazi Ertekin’in, ”Yargı Meselesi Hallolundu” kitabında şöyle bir cümle var;” Kesin olarak kaybedeceğini bilerek büyük güçler karşısında durmak,bir tür direnme hakkı alanı yaratmaktır. Bir korsan gösteri düzenlemektir.” Benim “Adayım ben de” diyerek ortaya çıkmam, aslında burada anlatılan …

Devamını oku »

Vedat Ahsen Coşar ile Barolar ve Baro Seçimleri Röportajı -1.Bölüm

Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Barosu önceki başkanlarından Avukat Vedat Ahsen Coşar ile barolar ve baro seçimleri hakkında bir röportaj gerçekleştirilmiştir. Röportajın birinci bölümü sunulmaktadır. İkinci bölüm en yakın zamanda yayınlanacaktır.   Hukukbook:  Sayın Coşar, “Avukat” denildiğinde aklınıza neler geliyor? Bu mesleği uzun yıllar yapmış bir kişi olarak Avukat kavramına yüklediğiniz anlam nedir? Avukatlık, bir hukuk savaşçılığı mıdır yoksa para kazanmak için yapılan bir meslek midir? Vedat Ahsen Coşar: Elbette avukatlık para kazanmak için yapılan bir meslek değildir. Hukuk savaşcılığıdır. Avukatlık, bir onur mesleğidir, onurlu bir meslektir, bir güven ve cesaret mesleğidir. Bu bağlamda, kadim Yunan’da olduğu gibi, eski Roma’da da bu …

Devamını oku »

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

ÂBÂ – ECDÂD Âbâ eb’in, ecdâd cedd’in çoğuludur. Eb, baba, ced, büyükbaba demektir. Neseb ve veraset gibi hususlar bakımından “baba” ve “büyükbaba/dede” hukukta bazı meselelerde bahis konusu olur. Neseb, ortak bir asıldan ve müteakiben birbirinden husule gelen şahıslar arasındaki birleşme ve bağlantıdan ibarettir ki biri tûlen, diğeri arzen olmak üzere iki kısma ayrılır. Tûlen nesep baba, oğul, torun gibi asıl ve fer’ler arasındaki birleşmedir. Yukarıya doğru olan şahıslar tûlen nesebin usul, aşağıya doğru olan şahıslar furu’ kısmıdır. Arzen neseb, bir asıldan dikine olmayarak kolsalan (dallanan) hısımlar arasında bulunan birleşme/bağlantı ve irtibattır. Kardeşler, kardeş çocukları, amcalar, halalar ve bunların çocukları arasındaki …

Devamını oku »

İstanbul Barosu Başkan Adayı Talat Canbolat ile Röportaj

İstanbul Barosu Başkan Adayı Talat Canbolat ile Röportajda “Baroda Değişim ve Gelişim” hareketinin baro seçimlerine ilişkin görüşleri Hukuk Ansiklopedisi okuyucularına sunulmaktadır. İstanbul Barosu Başkan Adayı Talat Canbolat ile Röportaj Hukukbook: Sayın Talat Canbolat, İstanbul Barosu başkanlığına neden aday oldunuz? Talat Canbolat: Son zamanlarda hak, hukuk, adalet kavramlarının içinin boşaltılarak sadece sözle söylenen beyanlar haline indirgenmesi, bunun uygulamaya yansımasının ancak avukatlar ve güçlü bir baroyla mümkün olması, mevcut yönetimin ve grupların yıllardır söylediklerini her seçim döneminde aynı şekilde söylemeye devam etmeleri, avukatların sorunlarının katlanarak büyümesi karşısında, çözüm üretme kapasitelerinin olmaması, barodan başlayarak ülkede bu kavramların uygulanmasını sağlamak ve bir zihniyet değişikliğini başlatabilmek, …

Devamını oku »

Krotonlu Theano

Krotonlu Theano, M.Ö. 600-550 tarihlerinde yaşadığı tahmin edilen Antik Çağın ilk kadın felsefecilerindendir. Krotonlu Theano, İyonyalı filozof, matematikçi ve Pisagorculuk olarak bilinen akımın kurucusu, kendi adıyla anılan Pisagor teoremine adını veren Pythagoras’ın (Pisagor) eşidir. Kroton Güney İtalya’da zengin liman kentlerinden biridir. Güney İtalya bu devirde bir Yunan kolonisidir ve buraya yerleşenlerce Magna Graecia (Büyük Yunanistan) adıyla anılmıştır. Krotonlu Theano, Pisagor’dan da etkilenerek cebir, geometri ve felsefeye ilgi duymuş, matematik ve müziğe önem vermiş ve reenkarnasyon öğretisini savunmuştur. Antik Çağ’ın bilinen ilk kadın filozofu Krotonlu Theano’udur. Krotonlu Theano, Pythagoras’ın (Pisagor) eşi, öğrencisi ve ilk takipçilerinden biridir. Matematik, geometri ve felsefe ile uğraşmıştır. Eşinin ölümünden ardından Pythagoras Okulu’nu yönetmiş ve kız …

Devamını oku »

Dreyfus Davası – Dünyaca Unutulamayan Yargılama Yanılgısı

“Dreyfus Davası – Dünyaca Unutulamayan Yargılama Yanılgısı”  isimli eser önceki Yargıtay Başkanlarından Prof. Dr. Sami Selçuk tarafından kaleme alınmıştır. Eserin tanıtım yazısı şu şekildedir: “Hukuk kuramlarının ustası, dünyanın unutamadığı hukuk skandalını incelerken ‘Ergenekon’ ve ‘Balyoz’ davalarını Dreyfus Davası’nın yanına yerleştiriyor. Anayasa Mahkemesinin AK Partiyi kapatma davası, “Ergenekon”, “Balyoz” diye adlandırılan dava ve benzerleri, Dreyfus Davasında yaşananların bir başka toplumda ve kültür ortamında yinelenmesidir, aslında. Dreyfus Davasında görüldüğü gibi, Türk kamuoyu da bu davalarda ikiye ayrılmış; Ergenekon, Balyoz gibi davaların yandaşları ile karşıtları, doğru hukuktan yana olacak yerde, ne yazık ki cemaatçi bir anlayışla karşı karşıya gelmişler, “ben haklıyım” derdine düşmüşlerdir. …

Devamını oku »

Unutulma Hakkı

Güncelliğini yitiren haberlerin internette yer alması nedeniyle şeref ve itibar hakkının korunması amacıyla internette içerik sağlayıcı tarafından saklanan içeriğin yayından çıkarılmasını talep etme hakkıdır. İfade ve basın özgürlüğü ile kişiliğin korunması ilkesi arasında adil bir denge kurularak unutulma hakkı korunur. Şeref ve itibarın korunması hakkı ve unutulma hakkı korunurken bir yandan ifade ve basın özgürlükleri gözetilmek ve diğer yandan kişilerin haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğü engellenmemelidir. Unutulma hakkı, internet ortamında bir haberin uzun süredir kolayca ulaşılabilir olması nedeniyle kişinin şeref ve itibarının zedelenmesi durumunda gündeme gelmektedir. Bu hakkın amacı, internetin yaygınlaşması ve sağladığı imkanlar nedeniyle ifade ve basın özgürlükleri ile kişilerin manevi varlığının geliştirilmesi hakkı arasında gerekli hassas dengenin kurulmasını sağlamaktır. Kişinin unutulma hakkı, halkın haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğünün özüne dokunamaz. Gazete, televizyon ve internet siteleri için arşiv niteliğinde olan ve kişilerin unutulma hakkını ihlal eden haberler, kamuya açık dijital alanda tutulmadığı sürece içerik sağlayıcı tarafından arşivde saklanabilir. Unutulma hakkı, haberin sosyal faydasının kaybolması, kamu açısından bir öneminin kalmaması, istatistiki ve bilimsel amaçlar yönünden internet ortamında habere ulaşmayı gerekli kılan nedenlerin olmaması durumunda, öncelikle içerik sağlayıcıdan talep edilmeli, talebin reddi halinde bireyin şahsiyetinin korunması bakımından mahkemeler tarafından sağlanmalıdır. Siyasi veya medyatik kişiliğe sahip olmayan kişiler hakkındaki güncel olmayan haberlerin kamuya açık portallarda gösterilmeye devam etmesinin tolum yararı bakımından bir öneme kalmadığından ulaşılabilirliğinin engellenmesi zaruridir. 

Devamını oku »

Suç Psikolojisi ve Seri Katillerin Zihninden Suç Gölgeleri

Suç Psikolojisi ve Seri Katillerin Zihninden Suç Gölgeleri isimli kitaplar dünyaca ünlü psikolog David Canter tarafından yazılmıştır. Prof. Dr. David Canter, suç psikolojisi alanında dünyanın en önemli otoritesi olarak anılmaktadır. Seri Katillerin Zihninden Suç Gölgeleri   Suç Psikolojisi, suçun araştırılması, anlaşılması, profil çıkarma ve seri katillerin ve suçluluların psikolojisine odaklanmaktadır. Her suç kendine has bir gölge ve iz bırakmakta, bu gölge, polisi yaptığı analiz sonucunda suçluya ulaştırabilmektedir. Bu kitap, suçun doğasını çözümleyip kullanarak polisin bireysel suç işleyenleri belirleyip takip etmesine yardımcı olan ‘suçlu profili çıkarma’ işini incelemektedir. Suç Gölgeleri ise suçla mücadele edenler için önemli bir kitaptır. Bu yolculukta suçlunun şiddet içeren davranışları, ardında …

Devamını oku »

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği-CİSST

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği-CİSST, 1 Ocak 2015 tarihinde, “Türkiye Hapishaneler Enformasyon Ağı” adını taşıyan ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu  ve Açık Toplum Vakfı tarafından desteklenen projesi kapsamında kurulmuştur. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği yürütmekte olduğu projeler kapsamında, amaçlarına ulaşabilmek için raporlar, broşürler, kitaplar, el kitapları gibi yayınlar yapmakta ve toplantı, seminer, konferans tarzı etkinlikler düzenlemektedir. Dernek, yayın ve etkinliklerin yanı sıra kapatılma/hapishaneler alanında çalışanlara kaynak sunmayı hedeflemektedir. Dernek, Hapishane Çalışmaları Kütüphanesini kurarak bu alanda çalışacak olanlara önemli bir zemin oluşturmuştur. Derneğin kurucuları Ayşegül Algan, Eva Tanz ve Mustafa Eren’dir. Avrupa Birliği Türkiye  Delegasyonu ve Açık Toplum Vakfı, Ceza İnfaz …

Devamını oku »

Avrupa Arabulucular Davranış (Etik) Kuralları

Arabuluculara ilişkin Avrupa etik kuralları, bireysel arabulucuların, kendi sorumlulukları altında, uymayı gönüllü olarak taahhüt edebilecekleri bazı ilkeler koymaktadır. Etik kurallar, medeni hukuk ve ticaret hukuku uyuşmazlıklarında başvurulan her çeşit arabuluculuğa uygulanabilir. Avrupa Arabulucular Davranış (Etik) Kuralları Arabuluculuk hizmeti sunan kuruluşlar da, kendi bünyelerinde çalışan arabulucuların kabul etmesi koşuluyla, bu kurallara uymayı taahhüt edebilirler. Bu kuruluşlar, bireysel arabulucuların etik kurallara riayet etmesini sağlamak için bazı tedbirler alabilir; örneğin, arabulucuları eğitebilir, arabulucuların uygulamalarını değerlendirebilir ve gözlemleyebilirler. Etik kuralların amaçları doğrultusunda arabuluculuk, iki veya daha çok tarafın, bağlayıcı bir karar vermeden ve bu usulün Avrupa Birliğine üye olan devletlerde nasıl adlandırıldığına bakılmaksızın, tarafların …

Devamını oku »

Sabih Arkan

Prof. Dr. Sabih Arkan,1948 yılında Ankara’da doğmuş,ilk, orta ve lise öğrenimini T.E.D. Ankara Kolejinde tamamlamıştır. Sabih Arkan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1969 yılında mezun olmuş, 1970 yılında aynı fakültede Ticaret Hukuku Asistanlığına başlamış, 1975 yılında doktorasını tamamlayarak“Hukuk Doktoru” unvanını kazanmıştır. Arkan, 1976–1978 ve 1985, 1990 yıllarında Almanya’da Hamburg Üniversitesi’nde ve Max Planck Enstitüsü’nde akademik çalışmalar yapmış, bilimsel araştırma ve faaliyetlerde bulunmuş, 1981 yılında doçent olmuş, 1988 yılında da profesörlüğe yükseltilmiş; Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku kürsüsündeki Anabilim Dalı Başkanlığı ve öğretim üyeliği görevini 2012 yılında emekliye ayrılana kadar yürütmüştür.  Arkan, ayrıca 2002-2006 döneminde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk …

Devamını oku »

İşkencenin Önlenmesine Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi

İşkencenin Önlenmesine Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi , İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsanî veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi adıyla 10 Aralık 1984 tarihinde kabul edilmiştir. İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsanî veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, Birleşmiş Milletler Antlaşmasında ilan edilen ilkeler uyarınca insanlık ailesinin tüm üyelerinin eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğu anlayışından yola çıkarak, Bu hakların insan kişiliğinin niteliğinde bulunan onurdan kaynaklandığına inanarak, Birleşmiş Milletler Antlaşmasına Taraf Devletlerin, özellikle Antlaşmanın 55. Maddesi uyarınca insan haklarının ve temel özgürlüklerinin saygı görerek gözetilmesini geliştirme yükümlülüğü üstlendiklerini gözönüne alarak, …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi, taraf devletlerin kendisine sundukları raporları incelemekte ve değerlendirmektedir.  Taraf Devletler, Sözleşmeye taraf oldukları ilk bir yıl içinde, daha sonra da her beş yılda bir Komiteye rapor sunmakla yükümlüdürler. Komite’nin başkaca bir zamanda rapor talep etmesi de mümkündür. Komite, taraf devlet raporunu değerlendirirken güvenilir diğer kaynaklardan, özellikle sivil toplum örgütlerinden ve ulusal insan hakları kurumlarından gelen bilgileri de değerlendirmektedir. Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokol ile İnsan Hakları Komitesi’ne bireysel ve devletlerarası başvuru usulü tanınmıştır. Türkiye, bireysel ve devletlerarası başvuru usullerini öngören İhtiyari Protokol’e taraf olarak, İnsan Hakları Komitesi’nin bireysel ve devletler …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC)

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC), Birleşmiş Milletlerin ekonomik ve sosyal çalışmaları ve örgütün işlevsel kolları arasındaki koordinasyonu sağlayan temel organıdır. Konsey ayrıca uluslararası ekonomik ve sosyal sorunların tartışıldığı ve siyasi tavsiyelerin oluşturulduğu merkezi bir forum niteliğindedir. Ekonomik ve Sosyal Konsey bünyesinde bulunan Kalkınma Politikası Komitesi 24 uzmandan oluşur; ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlar hakkında tavsiyeler veren bir kuruluş olarak görev yapar. Komite ayrıca “en az gelişmiş ülkelerin” (LDC’s) hangileri olacağına karar verir ve kullanılacak kriterleri belirler. Birleşmiş Milletler‘in ana organlarından biri olan Ekonomik ve Sosyal Konsey (ECOSOC), ekonomik, sosyal ve ilgili çalışmaların koordinesinden sorumlu birimdir. Ekonomik ve Sosyal Konsey, Birleşmiş …

Devamını oku »