Ana Sayfa / Hukukbook (sayfa 4)

Hukukbook

Hukukbook, hukukun tarihsel kaynaklarını, hukuk bilimcilere ilişkin biyografileri, dünyadan ve Türkiye’den hukuk fakültelerini, kurum ve kuruluşları,sivil toplum kuruluşlarını, dernekleri, vakıfları, hukuk kitaplarını, hukuk ve felsefe dergilerini, hukuk tarihini ve kavramlarını çalışma alanı olarak benimsemiştir. Üniversitelerin Hukuk Fakülteleri ve bu fakültelerde görev alarak hukuka ve hukuk kültürüne hizmet eden akademisyenler, içtihatların oluşumunu sağlayan önemli yargıçlar, yargıçların görev aldığı mahkemelerin vermiş olduğu önemli kararlar ansiklopedide yer alır. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, TBMM, Ulusal Yargı Kurumları, İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi ve diğer yargı kurumlarının oluşturduğu yerel ve evrensel hukuk normları, içtihatlar ve mevzuat ansiklopedide yer almaktadır. İnsan hakları belgeleri, çocuk hakları, kadın hakları ve diğer evrensel normlara ilişkin uluslararası belgeler ansiklopedide yer almaktadır.

Arabuluculuk Soru Bankası

Arabuluculuk Soru Bankası, Neyir Şeyda MUSAL, Nur ÖZDEN,Ayşe Dilek ERGÜLER, Şebnem AKÇINAR, Sevde Keçer KORKMAZ ve İbrahim Aycan tarafından hazırlanarak Aristo Yayınevi tarafından yayınlanmıştır. Arabuluculuk Soru Bankası Arabuluculuk Soru Bankası, Arabulucu adayları için bir hazırlık kitabıdır. Bunun yanında; arabuluculuk mesleğini icra eden hukukçular, arabuluculukta taraf vekilleri ile bu konuya ilgi duyan ve bilgilerini pekiştirmek isteyen tüm hukukçulara yönelik olarak hazırlanmıştır. Kitabın Önsözü Değerli Hukukçular, Elinizde bulunan Arabuluculuk Soru Bankası kitabı Daire Başkanlığı tarafından yayınlanan Arabuluculuk Katılımcı Kitabı esas alınarak hazırlanmıştır. Kitap, sınava girecek olan Arabulucu adayları için olduğu kadar arabuluculuk mesleğini icra eden hukukçular, arabuluculukta taraf vekilleri ile bu konuya ilgi duyan ve bilgilerini pekiştirmek isteyen tüm hukukçulara …

Devamını oku »

Arabuluculuk

Arabuluculuk, bir davaya konu olan yahut ileride bir davaya konu olması muhtemel uyuşmazlıkların yetkili bir uzman eşliğinde karşılıklı olarak müzakere edilerek çözüme kavuşturulması sürecidir. Arabulucular, tarafların iletişimini kolaylaştırarak tarafları masada tutan bazı sistematik yöntemler uygular ve tarafların kendi çözümlerini kendilerinin bulmalarına yardımcı olurlar. Ülkemizde arabulucuya başvurmak dava ön şartı olmadığı için kişiler isterse arabulucuya başvurmadan da dava açabilirler. ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Avusturya gibi ülkelerde yaygın olan arabuluculuk Türkiye’de de yasal düzenleme ile uygulanmaya başlamıştır. Türkiye’de arabuluculuğu sadece Adalet Bakanlığı arabuluculuk siciline kayıtlı hukukçu arabulucular yapabilmektedir. Kamu hukukuna dair uyuşmazlıklar dışındaki tüm ticari ilişkiler, alım satım, tüketici uyuşmazlıkları, eser …

Devamını oku »

Konkordato

Konkordato, alacaklılarına karşı borçlarını ödemekte zorluk yaşayan şirket, kooperatif yada kişilerin borçlarının bir kısmından kurtulmak ve yapılandırma yapmak suretiyle borçlarını ödeyebilir hale getirilmesi sistemidir. Konkordato, İcra İflas Kanununun 285. maddesi ile 309. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun şirketleri ilgilendiren maddelerinde de konkordato’ya ilişkin hükümler bulunmaktadır. Konkordato, İtalyan dilindeki concordato kelimesinden Türkçe’ye gelmiştir. Konkordato, batık durumdaki gerçek ve tüzel kişilerin borçlarını ödeyebilmek için alacaklılarla yaptıkları iflas anlaşmasıdır. Konkordato-Talih Uyar Alacaklılar, alacaklarını mahkemenin onaylamış olduğu belli bir plan dahilinde ödemek üzere konkordato ilan eden taraf ile anlaşma yapmaktadır. Konkordato uygulaması, finansal yapısı bozulan ancak iyi niyet ve dürüstlük kuralları çerçevesinde hareket eden borçluları …

Devamını oku »

İstanbul Barosu Başkan Adayı Avukat Gökhan Ahi ile Röportaj

İstanbul Barosu Başkan Adayı Avukat Gökhan Ahi ile Röportajda, Avukat Hakları Grubunun baro seçimlerine ilişkin görüşleri Hukuk Ansiklopedisi okuyucularına sunulmaktadır. Hukukbook:  Sayın Gökhan Ahi, İstanbul Barosu başkanlığına neden aday oldunuz? Gökhan Ahi:  Meslek hayatım boyunca avukatların itibarının hiç bu kadar azalmadığını, avukatın fiilen yargının kurucu unsurları arasından çıkarıldığı, vatandaşın avukatın varlığından rahatsız olduğu bir ülkede, sorunları ancak İstanbul Barosu çözebilir diyerek aday oldum. Biz seçim çalışmaları sürecinde dahi çok şeyi değiştirdik. Önce Baro’ya sonra adaylara avukatın gerçek sorunlarını ve çözüm yollarını gösterdik. Diğer adaylar bizim projelerini kendi projeleri gibi yayınladı ve bu bizi inanılmaz mutlu etti. Şimdi biliyoruz ki -küçük …

Devamını oku »

Belgin Erdoğmuş

Prof. Dr. Belgin Erdoğmuş, 16.03.1941 tarihinde İstanbul, Beykoz’da doğmuş, ilkokulu Beykoz’da 1952 yılında bitirmiştir. Erdoğmuş, 1960 yılında Avusturya Lisesinden (Sankt George) mezun olmuştur. Erdoğmuş, liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazanmış, fakülteden mezun olduktan sonra 1966 yılında Roma Hukuku kürsüsünde asistan olarak atanarak göreve başlamıştır. Prof. Dr. Belgin Erdoğmuş, 1972 yılında doktorasını tamamlamış, 1977-1979 yılları arasında Tutorat çerçevesinde, İsviçre hükumetinin bursuyla Zürich Hukuk Fakültesi’nde Roma Hukuku dersleri vermiş; 1978 yılında Türkiye’de doçent olmuştur. Erdoğmuş, 1991 yılında profesörlük unvanını kazanmış, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki görevine devam etmiş, beş yıl süreyle İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde dekan yardımcılığı görevini yürütmüştür. Erdoğmuş, 1998 yılında emekli …

Devamını oku »

İstanbul Barosu Başkan Adayı Avukat Başar Yaltı ile Röportaj

İstanbul Barosu Başkan Adayı Dr. Avukat Başar Yaltı ile Röportajda, Avukat Hareketinin baro seçimlerine ilişkin görüşleri Hukuk Ansiklopedisi okuyucularına sunulmaktadır. Hukukbook: Sayın Başar Yaltı, İstanbul Barosu Başkanlığına neden aday oldunuz?  Başar Yaltı: İstanbul Barosu için Türkiye’de hukukun kalbidir, diyebiliriz. Bu özelliğini nereden alıyor, en eski hukuk kurumu olmasından alıyor. 140 yıllık bir tarihi bir geçmişe sahip, bu konuda övünülecek bir tarihi de var. Türkiye’de hukukun gelişmesi, yerleşmesi bakımından önemli işlev görmüş bir kurum. Böyle bir kurumun başında olmak elbette ki onur verici, gurur verici bir şey. Kişisel olarak bu şekilde düşünülebilir ama bizim asıl yapmak istediğimiz, İstanbul Barosunun kurumsal gücünü Türkiye’de …

Devamını oku »

Pul Kanunu Kongresi Bildirgesi

Pul Kanunu Kongresi Bildirgesi, Amerikan kolonileri üzerinde ekonomik baskılarına devam eden İngiliz yönetimine bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Pul Kanunu Kongresi Bildirgesi 1765 yılında ilan edilmiştir. İngiltere, kolonilerin ithal ettiği şekere vergi koymuş, bazı evraka da zorunlu damga vergisi uygulamıştır. Vergilerin artırılması İngiltere ile koloni yönetimleri arasında problemler doğurmuş; koloni temsilcilerinin görüşü alınmadan tek taraflı kararların alınması üzerine halk tepki göstermiştir. Koloniler, bu döneme kadar İngiltere yönetimden kopmayı planlamamış ancak koloni yönetimleri sayesinde yönetim tecrübesi oluşması üzerine bu fikir gelişmiştir.  Yeni Vergiler ve Kolonilerin Tepkisi Koloniler, 1763 yılındaki Kraliyet Bildirisi ile yeni toprakların yerleşime açılmasına kısıtlamalar getirilmesi; 1764 yılındaki Şeker Kanunu, …

Devamını oku »

Vedat Ahsen Coşar ile Barolar ve Baro Seçimleri Röportajı – 2.Bölüm

Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Barosu önceki başkanlarından Avukat Vedat Ahsen Coşar ile barolar ve baro seçimleri hakkında bir röportaj gerçekleştirilmiştir. Röportajın birinci bölümüne kaldığımız yerden devam ediyor ve ikinci bölümünü takdim ediyoruz. Hukukbook: Avukatlık sınavı hakkında nasıl bir politika belirlenmelidir? Vedat Ahsen Coşar: Sınav sorunundan önce bununla son derece ilgili olan ve Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında gelen, genelde “eğitim”, özelde “hukuk eğitimi” üzerinde durmak gerekir. Ben eğitim konusunda uzman olan bir kişi değilim. Akademisyenlik kimliğim ve kariyerim de yok. Bununla birlikte, her ikisi de üniversite tahsili yapmış iki çocuk sahibi bir babayım. Vedat Ahsen Coşar ile Barolar ve Baro Seçimleri …

Devamını oku »

Vakıf

Vakıf, Türkiye ve dünya tarihinde önemli yer tutan sivil toplum kuruluşlarının bir türüdür. Türkiye’de vakıflar, geçmişten geleceğe önemli bir kaynakçaya ve literatüre sahip olup kendine özgü mevzuata sahiptir. Vakıf konusunda yerleşmiş vakıf deyimleri ve terimleri sözlüğü de bulunmaktadır. Vakıflar, kişilerden oluşan diğer sivil toplum kuruluşlarının aksine beli bir amaca özgülenmiş malvarlığı ile hizmet üretir. Yeni vakıfların kuruluş ve işleyişi ile ilgili hükümler Türk Medeni Kanunu, 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu  ve Vakıflar Yönetmeliğinde yer almakta olup, diğer ilgili mevzuatta da hükümler bulunmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 101. maddesinde vakfın tanımı “gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve …

Devamını oku »

İstanbul Barosu Başkan Adayı Kaptan Yılmaz ile Röportaj

İstanbul Barosu Başkan Adayı Kaptan Yılmaz ile bir röportaj gerçekleştirilmiştir. Röportajda kısa adı İMAG olan İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubunun baro seçimlerine ilişkin görüşleri Hukuk Ansiklopedisi okuyucularına sunulmaktadır. Hukuk Ansiklopedisinin diğer baro başkan adayları ile röportajları devam edecektir. İstanbul Barosu Başkan Adayı Kaptan Yılmaz ile Röportaj Hukukbook: Sayın Kaptan Yılmaz, İstanbul Barosu başkanlığına neden aday oldunuz? Avukat Kaptan Yılmaz : Dünya görüşümüz çerçevesinde yaşamımız boyu süregelen bir toplumsal yapı anlayışımız var. Bu konuda statüsünü kökleştirmeyi düşündüğümüz mesleki platformumuz (İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu) içinde kuruluşundan itibaren yer aldım. Baro başkanlığına adaylık kararı, beraber çalıştığımız arkadaşlarla birlikte verdiğimiz, demokratik seçimlere dayalı bir karardır. Mesleki birikimimiz, tecrübemiz …

Devamını oku »

İstanbul Barosu Başkan Adayı Çiğdem Koç ile röportaj

İstanbul Barosu Başkan Adayı Çiğdem Koç ile röportaj İstanbul Barosu seçimlerinde bireysel olarak baro başkanlığına adaylığını açıklayan Avukat Çiğdem Koç ile bir röportaj gerçekleştirdik. Hukuk Ansiklopedisinin diğer baro başkan adayları ile röportajları devam edecektir. Hukukbook: Sayın Çiğdem Koç, İstanbul Barosu başkanlığına neden aday oldunuz? Avukat Çiğdem Koç : Uzun zamandır devam eden bir mesleki rahatsızlık halinin en şiddetli nöbeti esnasında diyebiliriz. Demokrat Yargı Eş Başkanı-Yargıç Orhan Gazi Ertekin’in, ”Yargı Meselesi Hallolundu” kitabında şöyle bir cümle var;” Kesin olarak kaybedeceğini bilerek büyük güçler karşısında durmak,bir tür direnme hakkı alanı yaratmaktır. Bir korsan gösteri düzenlemektir.” Benim “Adayım ben de” diyerek ortaya çıkmam, aslında burada anlatılan …

Devamını oku »

Vedat Ahsen Coşar ile Barolar ve Baro Seçimleri Röportajı -1.Bölüm

Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Barosu önceki başkanlarından Avukat Vedat Ahsen Coşar ile barolar ve baro seçimleri hakkında bir röportaj gerçekleştirilmiştir. Röportajın birinci bölümü sunulmaktadır. İkinci bölüm en yakın zamanda yayınlanacaktır.   Hukukbook:  Sayın Coşar, “Avukat” denildiğinde aklınıza neler geliyor? Bu mesleği uzun yıllar yapmış bir kişi olarak Avukat kavramına yüklediğiniz anlam nedir? Avukatlık, bir hukuk savaşçılığı mıdır yoksa para kazanmak için yapılan bir meslek midir? Vedat Ahsen Coşar: Elbette avukatlık para kazanmak için yapılan bir meslek değildir. Hukuk savaşcılığıdır. Avukatlık, bir onur mesleğidir, onurlu bir meslektir, bir güven ve cesaret mesleğidir. Bu bağlamda, kadim Yunan’da olduğu gibi, eski Roma’da da bu …

Devamını oku »

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

ÂBÂ – ECDÂD Âbâ eb’in, ecdâd cedd’in çoğuludur. Eb, baba, ced, büyükbaba demektir. Neseb ve veraset gibi hususlar bakımından “baba” ve “büyükbaba/dede” hukukta bazı meselelerde bahis konusu olur. Neseb, ortak bir asıldan ve müteakiben birbirinden husule gelen şahıslar arasındaki birleşme ve bağlantıdan ibarettir ki biri tûlen, diğeri arzen olmak üzere iki kısma ayrılır. Tûlen nesep baba, oğul, torun gibi asıl ve fer’ler arasındaki birleşmedir. Yukarıya doğru olan şahıslar tûlen nesebin usul, aşağıya doğru olan şahıslar furu’ kısmıdır. Arzen neseb, bir asıldan dikine olmayarak kolsalan (dallanan) hısımlar arasında bulunan birleşme/bağlantı ve irtibattır. Kardeşler, kardeş çocukları, amcalar, halalar ve bunların çocukları arasındaki …

Devamını oku »

İstanbul Barosu Başkan Adayı Talat Canbolat ile Röportaj

İstanbul Barosu Başkan Adayı Talat Canbolat ile Röportajda “Baroda Değişim ve Gelişim” hareketinin baro seçimlerine ilişkin görüşleri Hukuk Ansiklopedisi okuyucularına sunulmaktadır. İstanbul Barosu Başkan Adayı Talat Canbolat ile Röportaj Hukukbook: Sayın Talat Canbolat, İstanbul Barosu başkanlığına neden aday oldunuz? Talat Canbolat: Son zamanlarda hak, hukuk, adalet kavramlarının içinin boşaltılarak sadece sözle söylenen beyanlar haline indirgenmesi, bunun uygulamaya yansımasının ancak avukatlar ve güçlü bir baroyla mümkün olması, mevcut yönetimin ve grupların yıllardır söylediklerini her seçim döneminde aynı şekilde söylemeye devam etmeleri, avukatların sorunlarının katlanarak büyümesi karşısında, çözüm üretme kapasitelerinin olmaması, barodan başlayarak ülkede bu kavramların uygulanmasını sağlamak ve bir zihniyet değişikliğini başlatabilmek, …

Devamını oku »

Krotonlu Theano

Krotonlu Theano, M.Ö. 600-550 tarihlerinde yaşadığı tahmin edilen Antik Çağın ilk kadın felsefecilerindendir. Krotonlu Theano, İyonyalı filozof, matematikçi ve Pisagorculuk olarak bilinen akımın kurucusu, kendi adıyla anılan Pisagor teoremine adını veren Pythagoras’ın (Pisagor) eşidir. Kroton Güney İtalya’da zengin liman kentlerinden biridir. Güney İtalya bu devirde bir Yunan kolonisidir ve buraya yerleşenlerce Magna Graecia (Büyük Yunanistan) adıyla anılmıştır. Krotonlu Theano, Pisagor’dan da etkilenerek cebir, geometri ve felsefeye ilgi duymuş, matematik ve müziğe önem vermiş ve reenkarnasyon öğretisini savunmuştur. Antik Çağ’ın bilinen ilk kadın filozofu Krotonlu Theano’udur. Krotonlu Theano, Pythagoras’ın (Pisagor) eşi, öğrencisi ve ilk takipçilerinden biridir. Matematik, geometri ve felsefe ile uğraşmıştır. Eşinin ölümünden ardından Pythagoras Okulu’nu yönetmiş ve kız …

Devamını oku »

Dreyfus Davası – Dünyaca Unutulamayan Yargılama Yanılgısı

“Dreyfus Davası – Dünyaca Unutulamayan Yargılama Yanılgısı”  isimli eser önceki Yargıtay Başkanlarından Prof. Dr. Sami Selçuk tarafından kaleme alınmıştır. Eserin tanıtım yazısı şu şekildedir: “Hukuk kuramlarının ustası, dünyanın unutamadığı hukuk skandalını incelerken ‘Ergenekon’ ve ‘Balyoz’ davalarını Dreyfus Davası’nın yanına yerleştiriyor. Anayasa Mahkemesinin AK Partiyi kapatma davası, “Ergenekon”, “Balyoz” diye adlandırılan dava ve benzerleri, Dreyfus Davasında yaşananların bir başka toplumda ve kültür ortamında yinelenmesidir, aslında. Dreyfus Davasında görüldüğü gibi, Türk kamuoyu da bu davalarda ikiye ayrılmış; Ergenekon, Balyoz gibi davaların yandaşları ile karşıtları, doğru hukuktan yana olacak yerde, ne yazık ki cemaatçi bir anlayışla karşı karşıya gelmişler, “ben haklıyım” derdine düşmüşlerdir. …

Devamını oku »

Unutulma Hakkı

Güncelliğini yitiren haberlerin internette yer alması nedeniyle şeref ve itibar hakkının korunması amacıyla internette içerik sağlayıcı tarafından saklanan içeriğin yayından çıkarılmasını talep etme hakkıdır. İfade ve basın özgürlüğü ile kişiliğin korunması ilkesi arasında adil bir denge kurularak unutulma hakkı korunur. Şeref ve itibarın korunması hakkı ve unutulma hakkı korunurken bir yandan ifade ve basın özgürlükleri gözetilmek ve diğer yandan kişilerin haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğü engellenmemelidir. Unutulma hakkı, internet ortamında bir haberin uzun süredir kolayca ulaşılabilir olması nedeniyle kişinin şeref ve itibarının zedelenmesi durumunda gündeme gelmektedir. Bu hakkın amacı, internetin yaygınlaşması ve sağladığı imkanlar nedeniyle ifade ve basın özgürlükleri ile kişilerin manevi varlığının geliştirilmesi hakkı arasında gerekli hassas dengenin kurulmasını sağlamaktır. Kişinin unutulma hakkı, halkın haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğünün özüne dokunamaz. Gazete, televizyon ve internet siteleri için arşiv niteliğinde olan ve kişilerin unutulma hakkını ihlal eden haberler, kamuya açık dijital alanda tutulmadığı sürece içerik sağlayıcı tarafından arşivde saklanabilir. Unutulma hakkı, haberin sosyal faydasının kaybolması, kamu açısından bir öneminin kalmaması, istatistiki ve bilimsel amaçlar yönünden internet ortamında habere ulaşmayı gerekli kılan nedenlerin olmaması durumunda, öncelikle içerik sağlayıcıdan talep edilmeli, talebin reddi halinde bireyin şahsiyetinin korunması bakımından mahkemeler tarafından sağlanmalıdır. Siyasi veya medyatik kişiliğe sahip olmayan kişiler hakkındaki güncel olmayan haberlerin kamuya açık portallarda gösterilmeye devam etmesinin tolum yararı bakımından bir öneme kalmadığından ulaşılabilirliğinin engellenmesi zaruridir. 

Devamını oku »

Suç Psikolojisi ve Seri Katillerin Zihninden Suç Gölgeleri

Suç Psikolojisi ve Seri Katillerin Zihninden Suç Gölgeleri isimli kitaplar dünyaca ünlü psikolog David Canter tarafından yazılmıştır. Prof. Dr. David Canter, suç psikolojisi alanında dünyanın en önemli otoritesi olarak anılmaktadır. Seri Katillerin Zihninden Suç Gölgeleri   Suç Psikolojisi, suçun araştırılması, anlaşılması, profil çıkarma ve seri katillerin ve suçluluların psikolojisine odaklanmaktadır. Her suç kendine has bir gölge ve iz bırakmakta, bu gölge, polisi yaptığı analiz sonucunda suçluya ulaştırabilmektedir. Bu kitap, suçun doğasını çözümleyip kullanarak polisin bireysel suç işleyenleri belirleyip takip etmesine yardımcı olan ‘suçlu profili çıkarma’ işini incelemektedir. Suç Gölgeleri ise suçla mücadele edenler için önemli bir kitaptır. Bu yolculukta suçlunun şiddet içeren davranışları, ardında …

Devamını oku »

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği-CİSST

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği-CİSST, 1 Ocak 2015 tarihinde, “Türkiye Hapishaneler Enformasyon Ağı” adını taşıyan ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu  ve Açık Toplum Vakfı tarafından desteklenen projesi kapsamında kurulmuştur. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği yürütmekte olduğu projeler kapsamında, amaçlarına ulaşabilmek için raporlar, broşürler, kitaplar, el kitapları gibi yayınlar yapmakta ve toplantı, seminer, konferans tarzı etkinlikler düzenlemektedir. Dernek, yayın ve etkinliklerin yanı sıra kapatılma/hapishaneler alanında çalışanlara kaynak sunmayı hedeflemektedir. Dernek, Hapishane Çalışmaları Kütüphanesini kurarak bu alanda çalışacak olanlara önemli bir zemin oluşturmuştur. Derneğin kurucuları Ayşegül Algan, Eva Tanz ve Mustafa Eren’dir. Avrupa Birliği Türkiye  Delegasyonu ve Açık Toplum Vakfı, Ceza İnfaz …

Devamını oku »

Avrupa Arabulucular Davranış (Etik) Kuralları

Arabuluculara ilişkin Avrupa etik kuralları, bireysel arabulucuların, kendi sorumlulukları altında, uymayı gönüllü olarak taahhüt edebilecekleri bazı ilkeler koymaktadır. Etik kurallar, medeni hukuk ve ticaret hukuku uyuşmazlıklarında başvurulan her çeşit arabuluculuğa uygulanabilir. Avrupa Arabulucular Davranış (Etik) Kuralları Arabuluculuk hizmeti sunan kuruluşlar da, kendi bünyelerinde çalışan arabulucuların kabul etmesi koşuluyla, bu kurallara uymayı taahhüt edebilirler. Bu kuruluşlar, bireysel arabulucuların etik kurallara riayet etmesini sağlamak için bazı tedbirler alabilir; örneğin, arabulucuları eğitebilir, arabulucuların uygulamalarını değerlendirebilir ve gözlemleyebilirler. Etik kuralların amaçları doğrultusunda arabuluculuk, iki veya daha çok tarafın, bağlayıcı bir karar vermeden ve bu usulün Avrupa Birliğine üye olan devletlerde nasıl adlandırıldığına bakılmaksızın, tarafların …

Devamını oku »

Sabih Arkan

Prof. Dr. Sabih Arkan,1948 yılında Ankara’da doğmuş,ilk, orta ve lise öğrenimini T.E.D. Ankara Kolejinde tamamlamıştır. Sabih Arkan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1969 yılında mezun olmuş, 1970 yılında aynı fakültede Ticaret Hukuku Asistanlığına başlamış, 1975 yılında doktorasını tamamlayarak“Hukuk Doktoru” unvanını kazanmıştır. Arkan, 1976–1978 ve 1985, 1990 yıllarında Almanya’da Hamburg Üniversitesi’nde ve Max Planck Enstitüsü’nde akademik çalışmalar yapmış, bilimsel araştırma ve faaliyetlerde bulunmuş, 1981 yılında doçent olmuş, 1988 yılında da profesörlüğe yükseltilmiş; Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku kürsüsündeki Anabilim Dalı Başkanlığı ve öğretim üyeliği görevini 2012 yılında emekliye ayrılana kadar yürütmüştür.  Arkan, ayrıca 2002-2006 döneminde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk …

Devamını oku »

İşkencenin Önlenmesine Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi

İşkencenin Önlenmesine Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi , İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsanî veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi adıyla 10 Aralık 1984 tarihinde kabul edilmiştir. İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsanî veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, Birleşmiş Milletler Antlaşmasında ilan edilen ilkeler uyarınca insanlık ailesinin tüm üyelerinin eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğu anlayışından yola çıkarak, Bu hakların insan kişiliğinin niteliğinde bulunan onurdan kaynaklandığına inanarak, Birleşmiş Milletler Antlaşmasına Taraf Devletlerin, özellikle Antlaşmanın 55. Maddesi uyarınca insan haklarının ve temel özgürlüklerinin saygı görerek gözetilmesini geliştirme yükümlülüğü üstlendiklerini gözönüne alarak, …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi, taraf devletlerin kendisine sundukları raporları incelemekte ve değerlendirmektedir.  Taraf Devletler, Sözleşmeye taraf oldukları ilk bir yıl içinde, daha sonra da her beş yılda bir Komiteye rapor sunmakla yükümlüdürler. Komite’nin başkaca bir zamanda rapor talep etmesi de mümkündür. Komite, taraf devlet raporunu değerlendirirken güvenilir diğer kaynaklardan, özellikle sivil toplum örgütlerinden ve ulusal insan hakları kurumlarından gelen bilgileri de değerlendirmektedir. Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokol ile İnsan Hakları Komitesi’ne bireysel ve devletlerarası başvuru usulü tanınmıştır. Türkiye, bireysel ve devletlerarası başvuru usullerini öngören İhtiyari Protokol’e taraf olarak, İnsan Hakları Komitesi’nin bireysel ve devletler …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC)

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC), Birleşmiş Milletlerin ekonomik ve sosyal çalışmaları ve örgütün işlevsel kolları arasındaki koordinasyonu sağlayan temel organıdır. Konsey ayrıca uluslararası ekonomik ve sosyal sorunların tartışıldığı ve siyasi tavsiyelerin oluşturulduğu merkezi bir forum niteliğindedir. Ekonomik ve Sosyal Konsey bünyesinde bulunan Kalkınma Politikası Komitesi 24 uzmandan oluşur; ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlar hakkında tavsiyeler veren bir kuruluş olarak görev yapar. Komite ayrıca “en az gelişmiş ülkelerin” (LDC’s) hangileri olacağına karar verir ve kullanılacak kriterleri belirler. Birleşmiş Milletler‘in ana organlarından biri olan Ekonomik ve Sosyal Konsey (ECOSOC), ekonomik, sosyal ve ilgili çalışmaların koordinesinden sorumlu birimdir. Ekonomik ve Sosyal Konsey, Birleşmiş …

Devamını oku »

İstanbul Protokolü: İşkence ve Diğer Zalimane İnsanlık Dışı Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların Etkili Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmesi için EI Kılavuzu

İstanbul Protokolü: İşkence ve Diğer Zalimane İnsanlık Dışı Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların Etkili Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmesi için EI Kılavuzu; İşkence ve kötü muameleye karşı etkin mücadele amacıyla oluşturulmuştur. 1999 yılı sonunda Birleşmiş Milletler’e sunulan İşkence ve Diğer Zalimane İnsanlık Dışı Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların Etkili Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmesi için EI Kılavuzu, “İstanbul Protokolü” (Manual on the Effective Investigation and Documentation of Torture and Other Cruel, Inhuman or Degrading Treatment or Punishment, ”The Istanbul Protocol”) işkence ve kötü muamelenin etkin araştırması ve dokümantasyonu için uluslararası standartları oluşturmaktır. Uluslararası insan hakları belgeleri ve insancıl hukuk, işkence ve kötü muameleyi istisnasız …

Devamını oku »

Uluslararası Şeffaflık Derneği

Uluslararası Şeffaflık Derneği, 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan, demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini hakim kılma amacı taşıyan bir sivil toplum örgütüdür. Dernek, ilkelerini gerçekleştirme çerçevesinde, yolsuzluğu sosyal, ekonomik ve politik krizleri besleyen, hukukun üstünlüğü ve demokratik sistemin işleyişini engelleyen, rekabeti ve ekonomik gelişimi önleyen, doğal kaynakların doğru kullanımını engelleyen ve insanları yoksulluk ve sefalete sürükleyen bir olgu olarak görmektedir. Uluslararası Şeffaflık Derneği, yolsuzluğun azaltılması yönünde çalışmalar yapmakta; kamu kesimi, iş dünyası, sendikalar, üniversiteler, meslek örgütleri ve sivil toplum örgütlerini bir araya getirerek faaliyetlerinde çok aktörlü işbirliğini esas almaktadır. Dernek, toplumsal …

Devamını oku »

Ankara Üniversitesi Fikri ve Sınai Haklar Araştırma ve Uygulama Merkezi (FİSAUM)

Ankara Üniversitesi Fikrî ve Sınaî Haklar Araştırma ve Uygulama Merkezi (FİSAUM), Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’ne bağlı olarak 25 Haziran 1997 tarihli ve 23030 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelik ile 1997 yılında kurulmuştur. Merkez Müdürlüğü görevini 28.07.2000 tarihine kadar Sayın Prof. Dr. Sabih Arkan yürütmüştür. FİSAUM Yönetmeliğinin 15. maddesine göre, merkezin ita amiri üniversite rektörüdür. Rektör, yetkisinin tamamını veya bir kısmını Merkez Müdürüne devredebilir. FİSAUM, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi binasında faaliyet yürütmektedir. Ankara Üniversitesi Fikrî ve Sınaî Haklar Araştırma ve Uygulama Merkezi (FİSAUM),  2011 yılında WIPO’da daimi gözlemci statüsünü kazanmak için girişimlerde bulunmuş, 17 Ekim 2012 tarihinde bu talep kabul …

Devamını oku »

Aile Arabuluculuğu ve Cinsiyet Eşitliğine ilişkin Tavsiye Kararı

Aile Arabuluculuğu ve Cinsiyet Eşitliğine ilişkin Tavsiye Kararı, Kadınlar ve Erkekler için Eşit Fırsatlar Komitesinin raporu ve Sosyal, Sağlık ve Aile İlişkileri Komitesinin görüşü çerçevesinde 2003 yılında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından kabul edilmiştir. Tavsiye Karar 1639 (2003) Aile Arabuluculuğu ve Cinsiyet Eşitliği 1.MADDE  Aile arabuluculuğu, bağımsız ve tarafsız üçüncü bir kişi olan arabulucu huzurunda aile üyeleri arasında bir yaşam kurma ve yönetme sürecidir. Aile arabuluculuğu genellikle boşanma, eğitim, velayet ve çocukla görüşme, çocuğun yetiştirilmesi ve bakımı için uygun nafakanın belirlenmesi, mal paylaşımı, miras gibi uyuşmazlıklarda sıklıkla uygulanmaktadır. Arabulucunun görevi, tarafların daha önceden belirlenmiş bir amaç üzerinde bir anlaşmaya varmaları …

Devamını oku »

Isotta Nogarola

Isotta Nogarola,1418–1466 yılları arasında İtalya’da yaşamış olan Rönesans Dönemi yazar ve entellektüellerindendir. İtalya’da iyi bir ailede doğan Nogarola, on kardeşten biridir ve yaşadığı hayat İtalyan Rönesansı dönemine tekabül etmiştir. İtalyan rönesansı süresince yani antikçağ kültür geleneğinin “yeniden doğuşu” ile, 14. ve 15. yüzyılda yeni bir kadın tipi “Virago” kültürlü “erkek kadın” tipi ortaya çıkmıştır. Bu dönem, felsefe tarihi bakımından hiçbir yeni sistemin ortaya çıkmadığı bir geçiş dönemi sayılmaktadır. Antikçağın düşünce dağarcığının yeniden doğuşu bu çağın kadın düşmanı düşüncelerinin de değişmeye başlamasına neden olmuştur. Sanat, eğitim ve kültürel zenginliklerin aristokrat ailelere ait olduğu bu dönemde İtalya şehir devletlerine bölünmüş durumdaydı ve en ünlü şehirler Cenova , Floransa ve Venedik’ti. Siyasi alanda …

Devamını oku »

Bir Adalet Teorisi

Bir Adalet Teorisi, John Rawls tarafından yazılan ve yirminci yüzyılın ahlak ve siyaset felsefesi üzerine yapılmış en önemli çalışmalardandır. Eser, Kant’ın ve Mill’in çalışmalarının yanında duran bir klasiktir. Rawls, adaletin doğru ilkelerinin, özgür ve rasyonel kişilerin yer aldıkları ‘orijinal pozisyonda bir bilinmezlik perdesi arkasında; toplumdaki kendi yerlerini, sınıflarını, ırklarını cinsiyetlerini, yeteneklerini, zekalarını ve güçlerini, hatta iyi/değer kavramlarını bilmeden bile üzerinde anlaştıkları ilkeler olduğunu ileri sürmektedir. Buna göre Rawls, türettiği adaletin iki ilkesinin, özgürlüklerin dağıtımını, sosyal ve ekonomik değerleri düzenlediğini iddia etmiştir. Kitabın orijinal metni 1975 yılında yapılan Almanca tercümesi için önemli ölçüde gözden geçirilmiş, bu düzeltmeler sonraki tüm tercümelere ve …

Devamını oku »

Salem Yargılaması

Salem Yargılaması isimli eser Adana 10. Bölge Adliye Mahkemesi üyesi Yargıç Dr. Gökhan Taneri tarafından hazırlanarak Aristo Yayınevi tarafından basılmıştır. Salem Yargılaması, Amerikan hukuk tarihinde önemli bir yer tutan Salem yargılamalarına ilişkin bir eserdir. Yazar, çalışmayı incelerken olabildiğince yabancı kaynaklardan yararlanmaya çalışmıştır. Yazar, konuyu incelerken detaylara gizlenmiş pek çok fenomenin bulunduğunu gözlemlemiştir. Tarihte benzer bir olay olup olmadığını, konuyla ilgili araştırmaların sınırlı oluşu, kültürel kopukluklar nedeniyle anlayabilmenin mümkün olmadığı yazar tarafından dile getirilmiştir. Yazara göre, Amerikan toplumu 300 sene önce yaşanan ve 19 kişinin idamına neden olan olayların sebep ve sonuçlarını unutmak istememekte ve bunlardan sonuçlar çıkartabilmektedir. Salem Yargılaması isimli …

Devamını oku »

Kariyer Hukuk Derneği

Kariyer Hukuk Derneği; hukukun üstünlüğünü benimsemiş, akademik gelişime değer veren, 7 hukuk fakültesi öğrencisi tarafından 24 Ağustos 2015 tarihinde kurulmuştur. Kariyer Hukuk Derneği Yönetimi Kariyer Hukuk Derneği Yönetiminde; Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Ebrar Efkan Bilgiç Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı, Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Cankat Şir Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Sedat Tarlacı Başkan Yardımcısı ve ​​​​​​​İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hasan Genç Başkan Yardımcısı olarak bulunmaktadır. Kariyer Hukuk Derneğinin Amacı ve Misyonu Kariyer Hukuk Derneği, yaptığı çalışmalarla Türkiye’nin siyasi olmayan ve bağımsız en büyük hukuk derneği olmayı hedeflemiştir. Dernek, hukuk fakültesi öğrencilerinin ve mezunlarının akademik alanda kendilerini geliştirebilmelerini, okul ve iş hayatı arasında bir köprü oluşturabilmelerini, …

Devamını oku »

Vedat Ahsen Coşar

Vedat Ahsen Coşar, 01 Şubat 1949 tarihinde Samsun Vezirköprü’de doğmuş, 1967 yılında Konya Maarif Kolejini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazanmış, 1974 yılında Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur. Coşar, 1975 yılından bu yana Ankara Barosuna kayıtlı olarak serbest avukatlık yapmaktadır. Coşar, 18 Ekim 2004 -14 Ekim 2006, 15 Ekim 2006 – 26 Ekim 2008 ve 27 Ekim 2008 – 13 Haziran 2010 tarihleri arasında Ankara Barosu Başkanlığı yapmış, 13 Haziran 2010 – 26 Mayıs 2013 tarihleri arasında ise Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı görevini yürütmüştür. Vedat Ahsen Coşar, 18 Ekim 2004 ile 14 Temmuz 2006 tarihleri arasında Ankara, Bükreş, Sofya, Makedonya, …

Devamını oku »

Hilmi Şeker ile Hukukta Gerekçe ve Süreç Adaleti Röportajı

Hilmi Şeker ile Hukukta Gerekçe ve Süreç Adaleti Röportajı, Hukuk Ansiklopedisi Editörü İbrahim Aycan ve KRT Kültür Televizyonu Aslı Astarı Programı Moderatörü İskender Özturanlı ile birlikte 10 Mayıs 2018 tarihinde Kadıköy’de gerçekleştirilmiştir. Hareketli ve enerjik söyleşiyi Hukuk Ansiklopedisi okurları bir solukta okuyacaklardır. Hilmi Şeker ile Hukukta Gerekçe ve Süreç Adaleti Röportajı İbrahim Aycan: Saygıdeğer üstadım. Hukuk Ansiklopedisi olarak sizden talep etmiş olduğumuz röportajı kabul ettiğiniz için öncelikle çok teşekkür ediyorum. Sizin gibi fikir işçilerini toplumun daha iyi anlaması ve eserlerini tanıması en büyük amacımız. KRT televizyonu Aslı Astarı programı Moderatörü Sayın İskender Özturanlı da bize eşlik edecek. Ona da yoğun …

Devamını oku »

İlk Korku- Primal Fear

Film, Altın Küre ödülünü kazanmış ve Oscar’da da en iyi yardımcı erkek oyunculuğa aday olmuştur. İlk korku, Edward Norton’un kariyerinin başlangıcındaki ilk filmidir. Primal Fear, Akademi’de kendisine Yardımcı Erkek Oyuncu adaylığı getiren Edward Norton’ın performansıyla da göz dolduruyor. Hukuk sistemini sorgulayan, adalet, suçlu ve masum kavramlarının gerçekliğini araştıran Edward Norton’a performansından dolayı birçok filmin kapısını açacak olan İlk Korku sinema tarihinin en iyi filmlerinden biridir. Filmi unutulmaz yapan bir çok etken vardır, bunların başında oyunculuk , kurgu , müzik, gerçek hayattan esinlenme, yaşanmışlık ve bütün film boyunca öngörülemez sonların gerçekleşmesidir. Filin birçok yerinde izleyici ters köşe olmakta ve şok yaşamaktadır. Filmin …

Devamını oku »

Yener Ünver

Prof. Dr. Yener Ünver, Yener Ünver 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden lisans derecesini, 1990 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Bölümünden ise yüksek lisans derecesini almıştır. Ünver, doktorasını 1996 yılında tamamlayarak 1989-1992 yıllarında İstanbul Üniversitesi Adalet Yüksekokulunda ceza hukuku genel hükümler ve ceza muhakemesi hukuku derslerini vermiştir. Akademik çalışmalarına devam eden Ünver, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde 2001 yılına kadar yardımcı doçent olarak ceza hukuku genel hükümler, ceza hukuku özel hükümler ve ceza muhakemesi hukuku, kitle iletişim hukuku, ve milletlerarası ceza hukuku dallarında lisans dersleri vermiştir.  Prof. Dr. Yener Ünver, 2002 yılında doçentlik unvanını kazanmış, 2008 …

Devamını oku »

Aile Hekimliği Kanunu

Aile Hekimliği Kanunu, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, birey ihtiyaçları doğrultusunda koruyucu sağlık hizmetlerine ağırlık verilmesi, kişisel sağlık kayıtlarının tutulması ve bu hizmetlere eşit erişimin sağlanması amacıyla; 5258 sayılı kanun numarası ile 24.11.2004 tarihinde kabul edilmiş, Resmi Gazetenin 09.12.2004 tarihli sayısında  yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Aile Hekimi Bireylerin ve aile fertlerinin ikamet yerlerinin yakınlarında ya da kolaylıkla ulaşabilecekleri bir yerde bulunan, ilk başvuracakları, kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis,  tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini, yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın, her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı …

Devamını oku »

Ümit Kocasakal

Prof. Dr. Ümit Kocasakal, 11 Mayıs 1966 tarihinde Köln’de doğmuştur. Babası, 1964 yılında Almanya’ya göç eden ilk kuşaktandır. Kocasakal, baba tarafından Sinop, anne tarafından ise Gümülcine göçmenidir. Almanya’da doğduktan sonra eğitimini Türkiye’de almasını sağlamak için İstanbul’a dedesi ve babaannesinin yanına gönderilmiş, ilkokulu Büyükdere Mehmet İpgin İlkokulu’nda okumuş, Galatasaray Lisesi’nin sınavlarına girmiş ve yatılı öğrenci olarak okumaya hak kazanmıştır. Sekiz yıl süren hazırlık, ortaokul ve liseyi Galatasaray Litesi’ni (Mektebi Sultani) 1986 yılında bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazanmış, hukuk fakültesini bitirdikten sonra İstanbul Barosu‘na bağlı olarak bir süre serbest olarak avukatlık yapmıştır. Zorunlu askerlik görevi sırasında askeri savcılık yapmıştır. Ümit Kocasakal’ın Mesleki …

Devamını oku »

Temâşâ Felsefe Dergisi

Temâşâ Felsefe Dergisi, Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü tarafından çıkarılan hakemli bir dergidir. Dergi, altı ayda bir Temmuz ve Ocak aylarında yayınlanmaktadır. Derginin imtiyaz sahibi ve editörü fakülte adına Prof. Dr. Arslan TOPAKKAYA’dır. Temâşâ Dergisi, yayınlanmaya başladığı tarihten ve birinci sayıdan itibaren Philosopher’s Index tarafından taranmaya başlanmış olan akademik yayınlardandır.  Dergi, yayın dünyasına atıldığı günden itibaren kısa süre içerisinde felsefe dergileri arasında kendisine saygın bir yer edinmiştir. Derginin Danışma Kurulunda, Prof. Dr. Karsten Harries, Prof. Dr. Thomas Sheehan, Prof. Dr. Richard Polt, Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan, Prof. Dr. Harun Tepe, Prof. Dr. Veli Urhan, Prof. Dr. Celal Türer, …

Devamını oku »

Sahne, Perde, Ekran ve Mikrofon Oyuncuları Sendikası

Sahne, Perde, Ekran ve Mikrofon Oyuncuları Sendikası, “Ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar” iş kolunda kurulmuş bir sendikadır. Sendika, sahne, perde ve benzeri gösteri sanatları ile ifade edilen görsel işitsel alanda; sinema, televizyon, reklam, dizi, radyo, dijital platform, internet, seslendirme ile gösteri sanatlarında; tiyatro, kukla, opera, bale, çağdaş dans çağdaş gösteri sanatları ve benzeri performans sanat alanlarında öncelikle oyuncu olarak çalışan işçilerin haklarını korumak üzere kurulmuştur. Sendika, işverenlerden, devletten, siyasi parti/örgütlerden bağımsız, dünyadaki emek mücadelesini destekleyen sivil bir inisiyatif olmayı amaçlamaktadır. Türkiye’de oyuncuların sendikal mücadelesi 1960 yıllarında başlamış ve 1970 yıllarına gelindiğinde sinema, tiyatro ve opera alanlarında sendikalar faaliyet göstermeye başlamışlardır. Oyuncular 2000’li yıllarda  “Sinema İş Yasası İçin Oyuncular …

Devamını oku »

Senih Özay

Avukat Senih Özay,1951 yılında Manisa Salihli’de doğmuş, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra Ankara Barosu ve İzmir Barosunda avukatlık yapmıştır. İzmir Barosunun 1988-1990 döneminde Sabri Kurt başkanlığındaki yönetim kurulunda üye olarak yer almıştır.  Özay, 1980’lerden günümüze toplu dava aktivizmi, geçmişle hesaplaşma, siyasi ayrımcılık, çevre koruma, türcülükle mücadele alanlarında sayısız dava ve kampanya yürütmüş, pek çok sivil girişimin kurulmasına önayak olmuştur.  Sınır Tanımayan Avukatlar ( STAD) Kurucu Üyesidir. STAD, sahadaki insan hakları avukatlarına ve savunucularına destek vermek, kişisel veya mesleki bütün hayat alanlarında insan hakları odaklı yaklaşım geliştirmek isteyen gençleri yetiştirmek, bununla sınırlı olmadan herkeste, hayatın her alanında insan hakları duyarlılığı geliştirmek ve …

Devamını oku »

İnsancıl Hukuk Sözlüğü

İnsancıl Hukuk Sözlüğü, 1999 yılında Nobel Barış Ödülü’nü alan “Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü” tarafından tasarlanan ve örgütün hukuk sorumlusu Dr. Françoise Boucher-Saulnier tarafından hazırlanan bir kitaptır. Kitabın amacı, eylem içinde savunma yapan bir hukuk olan `insancıl hukuk`a ait bir kullanma kılavuzunun okuyucu kitlesine kazandırılmasıdır. İnsancıl Hukuk Sözlüğü, uluslararası ilişkiler ve insancıl faaliyetlerle uğraşanlar, uluslararası ve Hükümet Dışı Örgütler, gazeteciler, üniversite öğrencileri, ve tabiî hukukçular için vazgeçilmez bir başvuru kaynağıdır. Bu kadar önemli ve ayrıntılı bir kaynak olmasının yanı sıra, şiddetin ve silahlı çatışmaların potansiyel mağdurlarına hitap etmesi ve insanlığa karşı işlenen suçlara karşı direnişin ve yaşamı sürdürme çabasının rehberliğinde bize …

Devamını oku »

Nelson Mandela

Nelson Mandela, Güney Afrika’nın seçimle iktidara gelen ilk siyah başkanıdır. Devlet başkanı olmadan önce Nelson Mandela, 1964 yılında 46 yaşındayken ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış ve 27 yıl hapis yatmış, 1993 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmüştür. Nelson Mandela, 1918 yılında, Güney Afrika’nın Doğu Cape eyaletinde küçük bir köyde doğmuştur. Dedesi Thembu aşiretinin kralı, babası ise kabile şefidir. Güney Afrika’da aşirette çağrıldığı takma adla “Madiba” diye bilinmektedir. Rolihlahla Dalibhunga adıyla doğmuş; öğretmeni kendisine, İngilizce “Nelson” ismini vermiştir. Annesi Hristiyan Metodist mezhebine bağlı olduğundan, Metodist yatılı okullarda okuduktan sonra Güney Afrika’da siyahların öğrenim görebildiği tek üniversitede hukuk eğitimi görmüştür. Öğrenimini tamamladıktan sonra …

Devamını oku »

Vergi Mahkemeleri

Vergi mahkemeleri; idarenin vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin iptal ve tam yargı davalarına bakmakla görevli idari mahkemelerdir. Görevleri kanunda açıkça ve istisnai olarak sayılmış ve İdari Yargılama Usulü Kanunu ile yargılama usulleri belirlenmiştir.  İdare mahkemesi, genel görevli mahkeme olduğundan kanunla açıkça yetki verilmediği müddetçe vergi mahkemelerinin idari davalara bakma görevi yoktur. Vergi mahkemeleri, idari işlemler nedeniyle telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verebilmektedir. İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Vergi mahkemeleri, dava açıldıktan sonra davayla ilgili gerekli …

Devamını oku »

Dünyanın En İyi 100 Hukuk Fakültesi

Dünyanın En iyi 100 Hukuk Fakültesi sıralaması, dünya üniversitelerini ve üniversitelere bağlı fakülteleri objektif kriterlere göre değerlendiren QS tarafından oluşturulmaktadır. Üniversiteler arası sıralama her yıl QS World University Rankings tarafından oluşturulurken farklı konularda ölçütler baz alınmakta ve puanlama sistemi uygulanmaktadır. QS World University Rankings  tarafından Dünyanın En İyi Hukuk Fakülteleri listesi oluşturulurken farklı konularda kriterler baz alınmakta ve puanlama sistemi uygulanmaktadır. Kriterler arasında araştırma, inovasyon, sosyal sorumluluk, özel kriterler, üniversiteye kayıtlı öğrenci sayısı, dünya çapında tanınırlık, fakültenin geçmişi, yayınlanmış makale sayısı ve akademik kadro gibi konular bulunmaktadır. Kriterler arasında araştırma, inovasyon, sosyal sorumluluk, özel kriterler, üniversiteye kayıtlı öğrenci sayısı, dünya …

Devamını oku »

İcra Mahkemeleri

İcra Mahkemeleri, İcra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı şikayet ve itirazların incelenmesinde görevli mahkemelerdir. İcra Mahkemeleri, asliye hukuk mahkemesi yargı çevresinde kurulan tek hakimli özel mahkemelerdir ve ayrı bir icra mahkemesinin olmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri, İcra Mahkemesi olarak görev yapmaktadır. İcra Mahkemeleri, Anayasanın 152. maddesi kapsamında bir mahkeme olup İcra Hukuk Mahkemesi ve İcra Ceza Mahkemesi adıyla iki ayrı mahkeme bulunmamaktadır. Her icra mahkemesi, İcra Hukuk Mahkemesi ve İcra Ceza Mahkemesi sıfatıyla yasada öngörülen yargılamaları yapmaktadır. İcra Mahkemeleri, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikayetleri incelemekte; takibin şekline göre, borçlunun takibe icra dairesinde itirazı üzerine alacaklının itirazın kaldırılması talepleri ile borçlunun icra …

Devamını oku »

Yargıtay

Yargıtay, adli yargıya bağlı mahkemelerin vermiş olduğu kararların son inceleme mercii olan en üst yargı organı ve temyiz mahkemesidir. Yargıtayın kuruluşu, işleyişi ve üyelerinin nitelikleri yasa ile düzenlenmiş, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu ile çalışma usulü belirlenmiştir. İstisnai olarak sayılan bazı davalarda ilk ve son derece mahkemesi olarak görevlidir. Yargıtay, ilk derece mahkemeleri veya bölge adliye mahkemeleri (istinaf mahkemeleri) gibi olay incelemesi yapmamakta, temyiz başvurusu üzerine başvuruya konu kararın hukuka uygun olup olmadığı konusunda norm denetimi yapmaktadır. Yerel mahkemelerce ve Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararlar, yasalara ve yargılama usullerine aykırı olduğu takdirde kararın bozma, yasalara ve yargılama usullerine uygun olduğu takdirde ise onama …

Devamını oku »

Tüketici Mahkemeleri

Tüketici Mahkemeleri, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda görevli mahkemelerdir. Tüketici Mahkemeleri Ankara, İstanbul, İzmir Adana, Antalya, Bursa, Samsun, Konya, Mersin ve Kayseri illerinde kurulmuştur. Bu iller dışındaki il ve ilçelerde Tüketici Mahkemesi sıfatı ile Asliye Hukuk Mahkemesi bu görevi yapmaktadır. Bu mahkemelerde açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır. Yargılama giderleri taraflarca karşılanmaktadır. Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar harçlardan muaftır. Tüketicilerin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca tüketici işlemi ve tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıkların çözüm yerleri; tüketicinin mal veya hizmeti satın aldığı veya tüketicinin ikametgahının bulunduğu yerdeki Tüketici …

Devamını oku »

Tüketici Hakem Heyetleri

Tüketici Hakem Heyetleri 1995 yılında Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kurulmuştur. Tüketiciler ile satıcı ve sağlayıcılar arasında çıkan uyuşmazlıkları çözümlemek amacıyla veya tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilecek kararları almak üzere il ve ilçe merkezlerinde kurulmuş heyetlerdir. Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere mal veya hizmet sunan, ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onların hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasındaki ilişkilerde Tüketici Hakem Heyetleri görevlidir. Eser, taşıma, sigorta, bankacılık, kapıdan satış, uzaktan perakende hizmetleri ve benzeri her türlü sözleşme ve hukuki işlemlerde tüketiciler; ilk olarak tüketici hakem heyetlerine başvurmaktadır. Tüketici Hakem Heyetleri 1995 yılında Tüketicinin Korunması …

Devamını oku »

Asliye Ticaret Mahkemeleri 

Asliye Ticaret Mahkemeleri  Asliye Ticaret mahkemeleri sadece ticari davalara bakmaktadır. Ticaret mahkemeleri, asliye hukuk mahkemelerinin alt bir türü mahiyetindedir. Asliye ticaret mahkemeleri olmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri, Ticaret Mahkemesi sıfatı ile karar vermektedir. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir. Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinde sayılan işler ticari işlerdir ve ticaret mahkemesinde görülürler. Dava değerine bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri Ticaret Mahkemelerinin görev alanındadır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı deniz ticaretine ve …

Devamını oku »