Yeni
Ana Sayfa » Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi

Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi

Hukuk ve Felsefe Dergileri

Hukuk ve Felsefe Dergileri yayın konusu, yayıncı kuruluş hakkında bilgiler, dergi yayın ilkeleri ve dergi künyesi ile birlikte listelenmektedir. Adalet Dergisi Adli Bilimler Dergisi Adli Psikiyatri Dergisi Adli Tıp Bülteni  Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi  Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Aydın Barosu Dergisi Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Birikim Dergisi Cogito Dergisi Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Ceza Hukuku Dergisi Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cüppe Hukuk Dergisi Deniz Ticareti Dergisi Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi …

Devamını oku »

Publius Ovidius Naso 

Publius Ovidius Naso

Publius Ovidius Naso, hukukçuların sıklıkla atıf yaptığı “Ceza kaldırılabilir; ama suç insanın içinde sonsuza kadar yaşar.” sözünün sahibi olan Romalı şairdir. Latin Edebiyatının önemli isimlerindendir. Şiirleri ile önemli bir çığır açmış, orta çağın sonuna kadar Avrupa sanat ve edebiyatını etkilemiştir. Genelde aşk, kadınlar ve mitoloji konularında yazmıştır. Ovidius, Roma’nın doğusunda bulunan Sulmo şehrinde, soylu bir ailenin çocuğu olarak (MÖ) 20 Mart 43 yılında doğmuştur. Roma’da ünlü Arellius Fuscus ve Porcius Latro’dan eğitim almıştır. Babası onun hukuki konularda konuşmalar yapmasını ve sanatını bu yönde geliştirmesini istemiştir. Kardeşinin yirmi yaşında ölmesinden sonra kanunlara karşı çıkmış ve Atina’dan Anadolu’ya birçok yeri dolaşarak gezmiş …

Devamını oku »

Dilekçe Hakkı

Dilekçe Hakkı

Dilekçe hakkı, bireylerin, kişisel veya kamusal konularla ilgili dilek ve şikayetlerini, tek başına veya başkaları ile birlikte tüm kurum, yetkili makam, kuruluş ver her türlü devlet organı ile teşkilat şemasında bulunan tüm resmi kuruluşlara sunabilme hakkıdır. Dilekçe, herhangi bir şekil şartına bağlanmamış olmakla birlikte yazışma kurallarına uygun olmalıdır. Her dilekçede, dilekçe sahibinin adı-soyadı ve imzası ile iş veya ikametgah adresinin bulunması zorunludur. Dilekçenin, sunulduğu makamda hata olması veya konusuyla ilgili olmayan bir idari makama verilmesi durumunda; dilekçe bu makam tarafından yetkili idari makama gönderilmekte ve ayrıca dilekçe sahibine de bilgi ve cevap verilmelidir. Anayasanın 74. maddesine göre dilekçe hakkı “Vatandaşların …

Devamını oku »

Roma Hukukundan Günümüze Önemli Sözler

A verbis legis non est recedendum – Kanunun lafzından uzaklaşılmamalıdır, Abrogata lege abrogante non reviviscit lex abrogata – Bir kanun ilga edildikten sonra, önceki kanun kendiliğinden yürürlüğe girmez Absoluta sententia expositore non indiget – Mükemmel ve mutlak bir hüküm yorumcu gerektirmez Actori incumbit onus probandi – İspat yükü davacıya aittir Ad quaestionem facti non respondent iudices; ad quaestionem legis non respondent iuratores – Hakimler, vakıalara ilişkin meselelere cevap vermez; yeminliler – bilirkişiler, jüri – hukuki meselelere cevap vermez Ames iudicio, non amore iudices – Hüküm sevgi ile verilmeli, fakat sevgiden hareketle verilmemelidir Argumenta non sunt numeranda, sed ponderanda – Deliller sayılmaz, tartılır …

Devamını oku »

Hukukun Evrensel İlkeleri

Hukukun Evrensel İlkeleri, Uluslararası Sözleşmeler, Anayasalar ve diğer mevzuat ile güvence altına alınmıştır. Dünyadaki tüm devletlerin belirlenen bu evrensel kurallara uygun hareket etmesi yerel ve uluslararası toplumun duyarlılığı ölçüsünde korunabilmektedir. Özel hukuktaki bir çok ilkeye Roma Hukukunun kaynaklık yaptığı görülmektedir. Hukukun Evrensel İlkeleri İnsan Haklarına Bağlılık İlkesi Anayasa’nın Bağlayıcılığı ve Üstünlüğü Kanunların ve Diğer Mevzuatın Anayasaya Aykırı Olmaması İlkesi Yaşam Hakkının ve Korunması İlkesi Mülkiyet Hakkının Dokunulmazlığı İlkesi İşkence Yasağı ve İnsan Onurunun Korunması İlkesi Irk, Renk, Cinsiyet, Dil, Din, Siyasal Görüş Nedeniyle Ayrımcılık Yasağı İlkesi Hukuki Güvenlik ve İdari İstikrar Adil Yargılanma İlkesi Kanun Önünde Eşitlik İlkesi Herkesin Savunma …

Devamını oku »

Hukuk Nosyonu

Hukuk Nosyonu

Hukuk Nosyonu, hukukun evrensel ilke ve esaslarından hiçbirini ihmal etmeksizin, bilimsel disipline ve sistematik düşünce bütünlüğüne dayanarak hedeflenen adaleti temine yarayan düşünme biçimidir. Nosyon Nosyon, Latin kökenli bir “notio” sözcüğünden türetilmiş ve Latin kökenli dillerde bulunan, Türkçe’ye Fransızca “notion” sözcüğünden geçen, Türk Dil Kurumuna göre “kavram” anlamına gelen sözcüktür. Bir konu ya da şey hakkında, gerekli bilgi ve formasyona sahip olmayı ifade eden nosyon; mefhum, bir konu hakkında temel bilgi, zihinde oluşan genel fikir, bir düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, yalın ve genel bir tasavvur şeklinde tanımlanmaktadır. Üzerinde fikir yürütülen konu ve olaylar hakkında bilinç düzeyinde önceden oluşmuş genel …

Devamını oku »

Hukuk Filmleri

Hukuk Filmleri Listesi …And Justice For All/ …Ve Herkes İçin Adalet Suçluların serbest kaldığı, yargıç ve avukatların anlaşmalar yaptığı ve masumların korumasız bırakıldığı bir adalet sisteminde, genç avukat Arthur Kirkland adaletin nereye gittiğini sorgulamakta ve izleyiciye de bu sorgulamayı yaptırmaktadır. Kült Hukuk Filmlerinden olan yapım, hukuk sistemindeki çarpıklıklara müthiş bir şekilde eleştiriler getirmiş, adaletin göreceliliğini sinematografik ögelerle anlatmış, içinde barındırdığı komedi unsuru ile izleyiciyi keyifli bir hikayenin ortasına sürüklemiştir. Bülbülü Öldürmek Bülbülü Öldürmek/To Kill a Mockingbird, Harper Lee’nin yazmış olduğu Pulitzer ödüllü aynı isimli romanın 1960’da yayımlanmasından hemen sonra 1962 yılında sinemaya uyarlanmıştır. Dünya sinema tarihinde eşine az rastlanır bir …

Devamını oku »

Türkiye’de Yayınlanmış Hukuk, Felsefe ve Düşünce Dergileri

Türkiye’de Yayınlanmış Hukuk, Felsefe ve Düşünce Dergileri, yayın hayatına başlama yılına göre kronolojik olarak listelenmiştir. Birçok dergi yayın hayatına devam edememiş ve yayın dünyasından çekilmiştir. Düşünce dünyasına adım atan birçok dergi ekonomik nedenler, siyasal baskılar, istikrarsız yayın çizgisi ve başkaca nedenlerle yayınlara devam edememiştir. Bazı dergiler uzunca bir süre yayınlanmayı başarmışlardır. Birikim Dergisi, Boğaziçi Üniversitesi tarafından çıkarılan Felsefe Tartışmaları, Yapı Kredi Yayınları tarafından çıkarılan Cogito ve Varlık Dergisi bunların uzun süre yayınlanmıştır. Ekonomik sebeplerle yada siyasal etkilerle yayını sonlanan bazı dergiler daha sonraki yıllarda yeniden yayınlanmaya başlamıştır.        Hukuk, Felsefe ve Düşünce Dergileri Kronolojik Listesi 1849-1851: Vakâyi Tıbbiye …

Devamını oku »

Latince Deyimler

Latince Deyimler – Roma Hukuku A bene placito Memnun edilmiş birinden A bove ante, ab asino retro, a stulto undique caveto Öküzün önünde, eşeğin arkasında, aptalın her tarafında hazırlıklı ol Ab ovo usque ad mala Yumurtadan elmalara (Baştan sona anlamında: Romalıların geleneksel yemek sırasından esinlenerek, Horatius, Satir 1.3) Absentem lædit, qui cum ebrio litigat Sarhoşla kavga eden, yerinde olmayan birini döver (Publius Syrus, Sentences) Ab uno disce omnes Bir şeyden herşeyi öğren (Bir tek örnekle ya da gözlemle çıkarımlarda bulunulabileceği anlatılır, Virgilius, Aeneid) Abusus non tollit usum Suistimal düzgün kullanmayı iptal ettirmez. Bir şey suistimal edilince onun düzgün kullanımını etkilememelidir. Ab imo …

Devamını oku »

Faruk Erem

Faruk Erem

Prof. Dr. Faruk Erem 1913 yılında doğmuş ve 15 Ekim 1998’de vefat etmiştir. Faruk Erem, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘ni bitirdikten sonra Belçika’da hukuk alanında doktora yapmış, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde doçent olarak görev almış, bir yıl İtalya’da kalarak ceza hukuku ve kriminoloji alanında çalışmış, İtalya’dan döndükten sonra Profesör olmuştur. Profesör Doktor Faruk Erem, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 1050-1952 yılları arasında, dekan olarak idarecilik yapmış ve öğretim üyeliğinden 1978 yılında emekli olmuştur. Erem, Türkiye Barolar Birliği‘nin ilk Başkanıdır. Birlik Başkanlığından önce sürdürmekte bulunduğu Cumhurbaşkanlığı Hukuk Müşavirliği görevinden ayrılarak Barolar Birliği çalışmalarına yoğunlaşmış, 1969 yılında başladığı bu görevini 9 Ocak 1980 tarihine kadar sürdürmüştür. Türkiye Barolar Birliği Başkanlığında yaklaşık 10 yıl görev yapmış ve Birliğin kurumsallaşarak …

Devamını oku »

John Bordley Rawls

John Bordley Rawls

John Bordley Rawls, 21 Şubat 1921 tarihinde Baltimore, Maryland’de doğmuş ve 24 Kasım 2002 tarihinde Lexington’daki evinde ölmüş olan ABD’li filozoftur. John Rawls’ın babası Avukat William Lee Rawls’tır. Rawls, Baltimore’daki en ünlü avukatlardan biri olan William Lee Rawls’un beş oğlunun ikincisidir. İkinci Dünya Savaşı sırasında Pasifik’te piyade olarak görev yapmış, Yeni Gine, Filipinler ve Japonya’da bulunmuş Hiroşima bombalamasının etkilerine tanıklık etmiştir. Subay olma teklifini reddetmiş ve 1946’da ordudan er olarak ayrılmış, korkunç sahnelere tanık olduğu Filipinler’de Hıristiyan dinine olan inancını yitirmiştir. Askerliğin arından Princeton Üniversitesi’ne dönerek etik felsefesi üzerine doktoraya başlamıştır. Margaret Fox ile 1949 yılında evlenen John Bordley Rawls, …

Devamını oku »

Unutulma Hakkı

Güncelliğini yitiren haberlerin internette yer alması nedeniyle şeref ve itibar hakkının korunması amacıyla internette içerik sağlayıcı tarafından saklanan içeriğin yayından çıkarılmasını talep etme hakkıdır. İfade ve basın özgürlüğü ile kişiliğin korunması ilkesi arasında adil bir denge kurularak unutulma hakkı korunur. Şeref ve itibarın korunması hakkı ve unutulma hakkı korunurken bir yandan ifade ve basın özgürlükleri gözetilmek ve diğer yandan kişilerin haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğü engellenmemelidir. Unutulma hakkı, internet ortamında bir haberin uzun süredir kolayca ulaşılabilir olması nedeniyle kişinin şeref ve itibarının zedelenmesi durumunda gündeme gelmektedir. Bu hakkın amacı, internetin yaygınlaşması ve sağladığı imkanlar nedeniyle ifade ve basın özgürlükleri ile kişilerin manevi varlığının geliştirilmesi hakkı arasında gerekli hassas dengenin kurulmasını sağlamaktır. Kişinin unutulma hakkı, halkın haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğünün özüne dokunamaz. Gazete, televizyon ve internet siteleri için arşiv niteliğinde olan ve kişilerin unutulma hakkını ihlal eden haberler, kamuya açık dijital alanda tutulmadığı sürece içerik sağlayıcı tarafından arşivde saklanabilir. Unutulma hakkı, haberin sosyal faydasının kaybolması, kamu açısından bir öneminin kalmaması, istatistiki ve bilimsel amaçlar yönünden internet ortamında habere ulaşmayı gerekli kılan nedenlerin olmaması durumunda, öncelikle içerik sağlayıcıdan talep edilmeli, talebin reddi halinde bireyin şahsiyetinin korunması bakımından mahkemeler tarafından sağlanmalıdır. Siyasi veya medyatik kişiliğe sahip olmayan kişiler hakkındaki güncel olmayan haberlerin kamuya açık portallarda gösterilmeye devam etmesinin tolum yararı bakımından bir öneme kalmadığından ulaşılabilirliğinin engellenmesi zaruridir. 

Devamını oku »

İnsan Dili

İnsan Dili isimli eser yazar, avukat ve arabulucu Neyir Şeyda Musal tarafından yazılmış, Aristo Yayınları tarafından 2018 yılı Aralık ayında basılarak okuyucuya takdim edilmiştir. Kitabın içeriğinde ve kapağında yer alan görseller Sanatçı Simay Bodur tarafından hazırlanmıştır. Kitabın tanıtım kokteyli ve ilk imza günü 12 Ocak tarihinde Ortak Yaşamı Geliştirme Vakfı merkezinde yapılmış, iş, sanat, hukuk ve edebiyat dünyasından yoğun katılım olmuştur. Eser, okuyucular ve eleştirmenler tarafından, tek nefeste okunamayacak, insanı düşündüren, düşünmeye zorlayan, muhasebeye sevk eden, okudukça geriye dönerek tekrar tekrar okunacak bir kitap olarak tanımlanmıştır. Eser, yazarın yaşam deneyiminde önemli yer tutan kendine özgü varlık sorgulaması ve yaşama anlam katacak düşünme …

Devamını oku »

Hannah Arendt

Hannah Arendt, dünyaca ünlü filozof Martin Heidegger’in Marburg Üniversitesi’nde öğrencisidir ve felsefe eğitimi almasına ve birçok kişinin kendisini filozof olarak görmesine karşın, kendini “siyaset kuramcısı” olarak tanımlayan Amerikalı siyaset bilimci ve filozoftur.  Hannah Arendt 14 Ekim 1906 tarihinde Almanya’da, yaşadığı dönemde bağımsız bir şehirken şimdi Hanover’in bir parçası olan Aşağı Saksonya’nın Linden şehrinde doğmuştur. Seküler yaşam biçimini benimsemiş Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Arendt, bugünkü adıyla Kaliningrad olan ve kendisinin hayranlık duyduğu ünlü düşünür Immanuel Kant’ın şehri olan Königsberg’de ve Berlin’de yaşamının ilk yıllarını geçirmiş, Naziler döneminde kaçarak hayatını kurtarmış ve ABD’ye yerleşmiştir. Martin Heidegger ile birlikte Marburg Üniversitesinde felsefe üzerine çalışmalar yapan Arendt’in onunla uzun, …

Devamını oku »

Simone Lucie Ernestine Marie Bertrand de Beauvoir

Simone Lucie Ernestine Marie Bertrand de Beauvoir, 1908–1986 yılları arasında yaşamış olan Fransız yazar ve filozoftur. Simone de Beauvoir Paris’te Georges Bertrand ve Françoise (Brasseur) de Beauvoir çiftinin kızı olarak 9 Ocak 1908’de dünyaya gelmiştir. Ataerkil bir ailede büyümüştür. Kişiliğinin koyu katolik annesinin ve bilinemezci babasının karşıtı olarak şekillendiği söylenmiştir. Simone Lucie Ernestine Marie Bertrand de Beauvoir (Simone de Beauvoir), Katolik Enstitüsü’nde matematik öğrenimi ve Sainte Marie Enstitüsünde yabancı dillerde edebiyat eğitimi görmüş, daha sonra Sorbonne Üniversitesinde felsefe eğitimi almıştır. 1929 yılında Ecole Normale Superieure’ye kayıt olan ve Sorbonne’da kurs almakta olan Jean  Sartre ile tanışmıtır. 1929 yılında felsefede Agregation başaran en genç öğrenci olmuştur. Jean-Paul …

Devamını oku »

Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi(HFSA)

Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi(HFSA), 1993 yılında Prof. Dr. Hayrettin Ökçesiz tarafından kurulmuştur. Türkiye’de Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi alanında çalışanlar ve bu alana ilgi duyanların katkısı ile 1993 yılında ortaya çıkan HFSA fikri aradan geçen süre zarfında kurumsallaşmış, düzenlenen toplantılarda sunulan tebliğler İstanbul Barosu Yayınları tarafından basılmıştır. HFSA 28. kitabını 2019 yılında yayınlamıştır. İstanbul Barosu ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi işbirliğinde gerçekleştirilen periyodik sempozyumların sponsorluğu ve finansmanı İstanbul Barosu tarafından yürütülmekte, toplantılar 2 yılda bir tekrarlanmaktadır. HFSA, süreklilik ve istikrar açısından Türkiye’de sıra dışı bir sempozyumlar silsilesidir. Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi(HFSA) kurucusu Hayrettin Ökçesiz, 2006 yılında, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi …

Devamını oku »

Hukuk Felsefesi – Adnan Güriz

Hukuk Felsefesi isimli eser Prof. Dr. Adnan Güriz tarafından yazılmış ve Siyasal Kitabevi tarafından okuyucuya sunulmuştur. Kitap, hukuk felsefesindeki temel sorulardan başlayarak eski ve yeni hukuk felsefelerine yer vermektedir. Ayrıca yeni hukuk felsefesi konularından feminizm ve postmodernizm konularını da incelemektedir. Kitap, sınırlı sayıdaki hukuk felsefesi eserinin dil ve anlatım bakımından en başarılı olanlarındandır. Hukuk ve felsefe ilişkisini bilimsel derinlik ve akıcı bir dille okuyucuya sunmaktadır. Hukuk Felsefesi ve Hukuk Sosyolojisi alanındaki çalışmalarına yaşamı boyunca büyük bir önem veren Güriz, İngilizce ve Fransızca bilmenin avantajı ile literatüre büyük katkılarda bulunmuştur. Güriz, Modern Türk Hukukunun kurucularından olan Ernst Hirsch‘ten etkilenerek Hukuk Felsefesine ilgi …

Devamını oku »

Adil Yargılanma Hakkı

Adil Yargılanma Hakkı Adil Yargılanma Hakkı, Evrensel İnsan Hakları Bildirisinin 10. maddesinde “Herkes, haklarının ve yükümlülüklerinin ve kendisine karşı herhangi bir suç isnadının karara bağlanmasında, tam bir eşitlikle, bağımsız ve tarafsız bir yargı yeri tarafından adil ve aleni olarak yargılanma hakkına sahiptir.” şeklinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde “Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir. Hüküm açık oturumda verilir; ancak, demokratik bir toplumda genel ahlak, kamu düzeni …

Devamını oku »

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört-1984

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört-1984, George Orwell tarafından İskoçya’da veremle boğuşmakta iken 1947-1948 yılları arasında yazmış ve ilk kez 8 Haziran 1949’da yayınlanmıştır. Kitap bir başyapıt olarak basıldığı günden beri dünyada güncelliğini yitirmemiştir. George Orwell’in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, alegorik bir politik romandır ve hikayesi distopik bir dünyada geçmektedir. 1984 romanı, yazarın geleceğe ilişkin bir kabus senaryosudur. Bireyselliğin ve insan haklarının tamamen yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, romanda inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar romana aktarılmıştır. Roman, kimi eleştirmenler ve yazarlar tarafından ütopik olduğu kadar gerçekçi …

Devamını oku »

Judith Butler

Judith Butler, günümüzün en önemli filozoflarından biri olarak kabul edilmektedir. ABD’li postyapısalcı filozof Judith Butler, 24 Şubat 1956 tarihinde Cleveland, Ohio’da doğmuştur. Musevi asıllı olan Butler’in çocukluğu ortodoks, muhafazakar ve reformcu sinagoglar arasında mekik dokumakla geçmiş, seküler eğitimle üniversite yıllarında tanışmış, dinler ve cinsiyetler üzerine düşünmeye ve çalışmaya başlamıştır. Michel Foucault’dan etkilenen Butler, Feminizm, cinsiyet ve  kurumlaşmış aidiyetler üzerine yoğunlaşmıştır. Butler, feminist felsefe, queer kuramı, siyaset felsefesi ve etik alanlarında yoğunlaşmış, Postmodern Feminizm akımının öncülerinden olmuştur. Bilimsel çevrelerde bu teorinin önde gelen temsilcisi olarak kabul görmektedir. Kaliforniya Üniversitesinde Retorik ve Karşılaştırmalı Edebiyat bölümlerinde profesör olarak çalışan Butler, European Graduate School’da Felsefe Profesörü’dür. Queer Kuramı ve Judith Butler Feminizm, queer kuramı, siyaset …

Devamını oku »

Sümer Hukuku

Sümer Hukuku, M.Ö. 4000-M.Ö. 2000 yılları arasında bugünkü Irak ülkesinde bulunan ve Mezopotamya olarak adlandırılan bölgede büyük bir medeniyet kuran Sümerler’in oluşturmuş olduğu hukuk sistemidir. Mezopotamya bölgesinde daha sonra ortaya çıkan birçok medeniyetin temellerini Sümerler atmış, sonraki medeniyetlerin hukuk sistemlerine öncülük etmiştir. Mezopotamya’da daha sonra düzenlenen Hammurabi Kanunu, Sümer yasalarının uyarlaması ile ortaya çıkmıştır. Mezopotamya’dan almakla beraber, ilaveler ve düzeltmelerle Anadolu’da ilk kanunları yapmışlardır. Medeni hukuk ve ceza hukuku büyük gelişme göstermiştir. Yazı ve astronomi de ilk kez Mezopotamya’da Sümerlerde ortaya çıkmıştır. Matematik ve Geometri biliminin temellerini atan Sümerler dört işlemi bulmuş, çarpma ve bölme tablolarını oluşturmuş, dairenin alanını ilk defa hesaplamış, güneş saatini bulmuş, dünyada ilk kez ay …

Devamını oku »

Miletli Aspasia

Miletli Aspasia, Anadolu’nun batısında, Ege bölgesinde, Büyük Menderes Nehrinin hemen ağzına yakın deniz kıyısında bir antik kent olan Milet’te M.Ö 470–400 yıllarında yaşayan önemli bir düşünürdür. Babasının adının Axiochus olduğu dışında ailesi hakkında fazla bir bilgi yoktur. Sahip olduğu yüksek eğitim onun zengin bir aileden olduğunu düşündürmektedir. Bazı kaynaklar, Aspasia’nın bir savaş esiri olduğunu da belirtmektedir. Antik düşünürler ve bazı modern bilim insanları Aspasia’nın Atina’da bir hetaera olduğunu ve genelev işlettiğini iddia etmişlerdir. Miletoslu Aspasia, Felsefe’nin nerede doğduğu konusundaki sorulara Yunanistan, Antik Yunan yada Atina olarak verilen cevapların yanlış olduğunun en büyük kanıtıdır. Felsefe, Aspasia’nın yurdu olan Milet’te, Aydın-Söke yakınlarındaki Balat köyünde …

Devamını oku »

Sokrates’in Savunması

Sokrates’in Savunması, Sokrates’in ölümünden kısa bir süre sonra Platon tarafından kaleme alınmıştır. Sokrates’in Savunması, Sokrates felsefesinin misyonu ve temellendirilmesi hakkında önemli bilgiler vermekte, Antik Yunan’da mahkemelerin yapısı ve işleyişi hakkında önemli bilgiler içermektedir.  Eserin orijinal adı Apología Sokrátus’tur. Sokrates’in Savunması, dinsizlik suçu işlediği gerekçesiyle mahkemeye verilmesini ve Sokrates’in yaptığı savunmayı içermektedir. Sokrates’in hakkında verilen ölüm kararının infazına dek geçen zamanı ve Sokrates’i ölüme götüren olaylar dizisini anlatmaktadır. Tarihin en önemli savunmalarından birisi olan bu Savunma’yı konu edinen başka eserler olsa da Platon’un kaleme aldığı Savunma pek çok yönden tarihsel gerçeklere en uygun eser olarak kabul edilmektedir. Suçlamalar ve Savunma Felsefe yapan Sokrates; soruları …

Devamını oku »

Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun

Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun, Türkiye’de, ilkokul lise ve yüksek öğretimin belli esaslara göre düzenlenmesi için 2 Mart 1926 tarihinde kabul edilmiştir. Kanun, 03.04.1926 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiş, 5 haziran 1928 tarihli 1338 sayılı kanun ile tadil edilmiştir. Devletin izni olmadan okul açılamayacağı karar altına alınmış ve okullarda hangi derslerin ne şekilde okutulacağı bu kanunla belirlenmiştir. Eğitim sistemi düzene sokulmuş, bugünkü eğitim sistemi ana çizgileri ile kurularak laik ve bilimsel eğitime göre düzenlenmiş; bugünkü sistem ana hatları ile Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun ilea kurulmuştur. Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun ile okul açma yetkisi tamamen Milli Eğitim Bakanlığına verilmiş; Yabancı okullarda Türkçe Tarih …

Devamını oku »

Krotonlu Theano

Krotonlu Theano, M.Ö. 600-550 tarihlerinde yaşadığı tahmin edilen Antik Çağın ilk kadın felsefecilerindendir. Krotonlu Theano, İyonyalı filozof, matematikçi ve Pisagorculuk olarak bilinen akımın kurucusu, kendi adıyla anılan Pisagor teoremine adını veren Pythagoras’ın (Pisagor) eşidir. Kroton Güney İtalya’da zengin liman kentlerinden biridir. Güney İtalya bu devirde bir Yunan kolonisidir ve buraya yerleşenlerce Magna Graecia (Büyük Yunanistan) adıyla anılmıştır. Krotonlu Theano, Pisagor’dan da etkilenerek cebir, geometri ve felsefeye ilgi duymuş, matematik ve müziğe önem vermiş ve reenkarnasyon öğretisini savunmuştur. Antik Çağ’ın bilinen ilk kadın filozofu Krotonlu Theano’udur. Krotonlu Theano, Pythagoras’ın (Pisagor) eşi, öğrencisi ve ilk takipçilerinden biridir. Matematik, geometri ve felsefe ile uğraşmıştır. Eşinin ölümünden ardından Pythagoras Okulu’nu yönetmiş ve kız …

Devamını oku »

Dreyfus Davası – Dünyaca Unutulamayan Yargılama Yanılgısı

“Dreyfus Davası – Dünyaca Unutulamayan Yargılama Yanılgısı”  isimli eser önceki Yargıtay Başkanlarından Prof. Dr. Sami Selçuk tarafından kaleme alınmıştır. Eserin tanıtım yazısı şu şekildedir: “Hukuk kuramlarının ustası, dünyanın unutamadığı hukuk skandalını incelerken ‘Ergenekon’ ve ‘Balyoz’ davalarını Dreyfus Davası’nın yanına yerleştiriyor. Anayasa Mahkemesinin AK Partiyi kapatma davası, “Ergenekon”, “Balyoz” diye adlandırılan dava ve benzerleri, Dreyfus Davasında yaşananların bir başka toplumda ve kültür ortamında yinelenmesidir, aslında. Dreyfus Davasında görüldüğü gibi, Türk kamuoyu da bu davalarda ikiye ayrılmış; Ergenekon, Balyoz gibi davaların yandaşları ile karşıtları, doğru hukuktan yana olacak yerde, ne yazık ki cemaatçi bir anlayışla karşı karşıya gelmişler, “ben haklıyım” derdine düşmüşlerdir. …

Devamını oku »

Isotta Nogarola

Isotta Nogarola,1418–1466 yılları arasında İtalya’da yaşamış olan Rönesans Dönemi yazar ve entellektüellerindendir. İtalya’da iyi bir ailede doğan Nogarola, on kardeşten biridir ve yaşadığı hayat İtalyan Rönesansı dönemine tekabül etmiştir. İtalyan rönesansı süresince yani antikçağ kültür geleneğinin “yeniden doğuşu” ile, 14. ve 15. yüzyılda yeni bir kadın tipi “Virago” kültürlü “erkek kadın” tipi ortaya çıkmıştır. Bu dönem, felsefe tarihi bakımından hiçbir yeni sistemin ortaya çıkmadığı bir geçiş dönemi sayılmaktadır. Antikçağın düşünce dağarcığının yeniden doğuşu bu çağın kadın düşmanı düşüncelerinin de değişmeye başlamasına neden olmuştur. Sanat, eğitim ve kültürel zenginliklerin aristokrat ailelere ait olduğu bu dönemde İtalya şehir devletlerine bölünmüş durumdaydı ve en ünlü şehirler Cenova , Floransa ve Venedik’ti. Siyasi alanda …

Devamını oku »

Hilmi Şeker ile Hukukta Gerekçe ve Süreç Adaleti Röportajı

Hilmi Şeker ile Hukukta Gerekçe ve Süreç Adaleti Röportajı, Hukuk Ansiklopedisi Editörü İbrahim Aycan ve KRT Kültür Televizyonu Aslı Astarı Programı Moderatörü İskender Özturanlı ile birlikte 10 Mayıs 2018 tarihinde Kadıköy’de gerçekleştirilmiştir. Hareketli ve enerjik söyleşiyi Hukuk Ansiklopedisi okurları bir solukta okuyacaklardır. Hilmi Şeker ile Hukukta Gerekçe ve Süreç Adaleti Röportajı İbrahim Aycan: Saygıdeğer üstadım. Hukuk Ansiklopedisi olarak sizden talep etmiş olduğumuz röportajı kabul ettiğiniz için öncelikle çok teşekkür ediyorum. Sizin gibi fikir işçilerini toplumun daha iyi anlaması ve eserlerini tanıması en büyük amacımız. KRT televizyonu Aslı Astarı programı Moderatörü Sayın İskender Özturanlı da bize eşlik edecek. Ona da yoğun …

Devamını oku »

Birikim Dergisi

Birikim Dergisi, 1975 yılından itibaren yayına başlayan, sosyal, kültürel, siyasal ve felsefi konuları işleyen süreli bir yayındır. Dergi kendisini sosyalist kültür dergisi olarak tanımlamaktadır. Dergi Türkiye’de sol hareketlerin ve sosyalizmin yaygın şekilde tartışıldığı yıllarda yayın hayatına atılmıştır. Derginin 1 Mart 1975 tarihli ilk sayısında, Can Yücel, öldürülen gazetecilerden Onat Kutlar,  Erol Tulpar, halen Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapan Ömer Laçiner ve Murat Belge’nin yazıları yayınlanmıştır. Dergi, amacını uzun erimli, geniş perspektifli, serinkanlı ve özeleştirel bir bakış açısından hareket etmek olarak açıklamış; Gramsci’nin ünlü “iradenin iyimserliği – aklın kötümserliği” prensibine vurgu yapmıştır. Dergi, güncel olayları takip etmekte ancak magazine girmemektedir. Birikim Dergisi, Kenan Evren tarafından organize …

Devamını oku »

Tek Parti Rejimi

Tek Parti Rejimi, devletin yönetimini tek başına üstlenen ve devletle özdeşleşen bir siyasi partinin yasama, yürütme ve fiilen yargı erklerine hakim olduğu siyasi rejimlerin adıdır. Bazı tanımlara göre, başka siyasi partilerin yasak olmamasına rağmen devletin tek parti tarafından yönetilmesine de tek parti rejimi denilmektedir. Tek Parti rejimlerinin dünyadaki ilk örneği Bolşevik Parti yönetimidir. Rusya’da 1917 yılı kasım ayında ayaklanma sonucu iktidara el koyan bu parti Duma seçimlerinde diğer partileri tasfiye ederek tek parti haline gelmiştir. Tek Parti Rejiminin ilk örneklerinden biri de İtalya’daki Mussolini yönetimidir. Mussolini’nin Faşist Partisi, 1922 yılında iktidara gelmiş ve 1925 yılında diğer partileri yasaklamıştır. Resmi olarak tek parti …

Devamını oku »

Evrensel Basın Meslek İlkeleri

Evrensel Basın Meslek İlkeleri, demokratik ülkelerde kabul gören ve basın kitle örgütlerinin ve gazetecilerin prensip olarak kabul ettikleri ilkelerdir. Evrensel Basın Meslek İlkeleri 1 – Yayınlarda hiç kimse ırkı, cinsiyeti, sosyal düzeyi ve dini inançları nedeniyle kınanamaz, aşağılanamaz. 2- Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğünü sınırlayıcı; genel ahlak anlayışını, din duygularını, aile kurumunun temel dayanaklarını sarsıcı ya da incitici yayın yapılamaz. 3- Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez. 4- Kişi ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez. 5- Kişilerin özel yaşamı -kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında- …

Devamını oku »

İngiliz İnsan Hakları Bildirgesi-Bill of Rights

İngiliz İnsan Hakları Bildirgesi-Bill of Rights, 1689 yılında İngiltere’de yayımlanan ve İngiltere kralının yetkilerini kısıtlayıp keyfi davranışlarını engelleyen bir insan hakları bildirgesidir. İngiliz İnsan Hakları Bildirgesi ile Britanya İmparatorluğu’nda tahta çıkan krallar, yetkilerinin çoğunu parlamentoya devretmiş; insan haklarının korunması bağlamında tüm Avrupa ülkeleri için önemli bir adım atılmıştır. Bu imparatorluk halkının tüm zümrelerinin temsilcisi, meşru ve özgür, ruhani ve dünyevi lordlarla Avam Kamarası’nın M.S.1688’de Westminster’de bir araya gelmeleri ve o zamanlar William ve Mary adlarını, Orange prensesi ve prensesi unvanlarını taşıyan ve böyle çağrılan ve şahsen orada bulunan Majestelerine, kendilerinin kaleme aldıkları, aşağıdakinin tıpkısı bir yazılı açıklamayı sunmaları nazarı dikkate alınsın. …

Devamını oku »

Çartizm Bildirgesi/Halkın Sözleşmesi

Çartizm Bildirgesi/Halkın Sözleşmesi-İngiltere-1848 Çartizm Hareketi Çartizm Hareketi, İngiltere’de 1838 yılından 1850 yılına kadarki dönemde siyasal reform taleplerde bulunan işçi sınıfı hareketidir. Hareket, büyüklüğü ve tüm ülkede örgütlenmesi bakımından tarihsel önem taşımaktadır ve adını 1838’de yayınlanan altı maddelik People’s Charter bildirgesinden almaktadır. Tüm İngiltere’de destek bulan hareketin üyeleri 1848 yılında taleplerini içeren dilekçeyi imzalayarak Avam Kamarası’na sunmuş; bu dilekçenin oluşturduğu siyasal hareketlilik sayesinde büyük kitlesel eylemler yapılmıştır. Hareketin eylemleri anayasal sınırlar içinde ve meşru temeldedir. People’s Charter  adı verilen demokratik talepler; 21 yaş üstündeki her erkeğin oy verme hakkı, oylamanın gizli olması, parlamento üyeliğinde eşitlik gibi haklar içermektedir. Çartizm Hareketi, Sanayi Devrimi ile ortaya çıkan toplumsal gelişmelerin sonucunda …

Devamını oku »

İngiltere’nin Özgür Halkının Anlaşması (Leveller Sonuç Bildirgesi)

İngiltere’nin Özgür Halkının Anlaşması, (Leveller Sonuç Bildirgesi) 1 Mayıs 1649 yılında ilan edilmiştir. Evrensel insan hakları belgeleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Levellerlar İngiliz İç Savaşı dönemindeki önemli bir siyasi harekettir. Hareket üyeleri tarafından yazılan Agreement of the People adlı manifestoda; halk egemenliğini, genel genişletilmiş oy hakkı, kanun önünde eşitlik ve dini hoşgörü istekleri dile getirilmiştir. İç savaşın ilk döneminde çok etkili olmuş bir harekettir. Siyasi bir parti olamayan Leveller hareketi tek bir amaca bağlı olmayan, Moderate adlı bir gazete çıkartan, bildiri ve manifestolarla siyaset yapan ilk hareketlerdendir. Hareket üyeleri Kral I. Charles’ın idamının ardından diğer muhaliflerle beraber tasfiye edilmiştir. Leveller Sonuç Bildirgesi, Leveller hareketinin …

Devamını oku »

Caracalla Fermanı

Caracalla fermanı, Antoninus Anayasası olarak da bilinmektedir ve 212 yılında İmparator Caracalla tarafından ilan edilmiştir. Caracalla Fermanı, Roma Hukukunun gelişimi bakımından büyük önem arz etmektedir. Caracalla fermanı, imparatorluğun her özgür insanına, kendi sitesinin verdiği haklar saklı kalarak, roma vatandaşlığı hakkını tanımıştır. Ferman sayesinde Roma toplumu, birbiriyle eşit ve imparatorun uyruğu olan kişilerden oluşmuştur. Roma imparatoru Marcus Aurelius Severus Antoninus Augustus (takma adıyla Caracalla) (M.S. 198-217) tarafından yayımlanan Constitutio Antoniniana’yla, “dediticii” (Romalı generaller tarafından Cermanya’nın sınır bölgelerine yerleştirilmiş mağlup Barbarlar) hariç olmak üzere, İmparatorluk sınırları dâhilinde yaşan tüm özgür bireylere Roma vatandaşlığı bahşedilmiştir. Böylelikle asırlara dayanan “civis” (Roma yurttaşı) ile “peregrinus” (Roma yurttaşı …

Devamını oku »

Augustus ve Leges Luliae

Augustus ve Leges Iuliae (M.Ö. 27-M.S. 14) Julian yasaları, Lex Iulia veya Leges Iuliae olarak bilinen Antik Roma Hukuku yasalarıdır. İstikrarlı kurumlar oluşturarak Cumhuriyeti ıslah etmek isteyen ilk Roma İmparatoru Augustus hükümranlığı sırasında çok sayıda kanun vaz etmiştir. Bu kanunlar imparatorun aile adından hareketle Leges Iuliae olarak anılmaktadırlar. Augustus döneminde , M.Ö 18–17’deki Leges Juliae , Roma’daki üst sınıfların hem ahlaklarını hem de sayılarını yükseltmek ve evliliği teşvik edip çocukları sahiplenerek nüfusu arttırmaya çalışmıştır. Bu dönemde özel ve kamusal bir suç olarak zina düzenlenmiştir. Nüfus genişlemesini teşvik etmek için, Leges Juliae, evliliğe teşvikler getirmiş, üç erkek çocuk yapanlara yüksek saygıyı belirten “Üç oğlun yasasını” oluşturmuştur. Evlenme çağındaki bekarlar ve evlenmeyecek genç dullar miras almaktan ve …

Devamını oku »

Praetor Beyannameleri

Praetor Beyannamesi (Edictum praetoris) Roma Hukuku‘nun günümüze ulaşmış en önemli unsurlarından biridir. Roma’da, Cumhuriyet döneminin başlarında bir yurttaş hakkını ileri sürmek için dava açmak istediği takdirde konsüle başvurmak ve talebini teamül tarafından öngörülen ya da XII Levha Kanunu’nda yazılı bulunan belirli bir usule bağlamak zorundadır ve bu sisteme “kanun davaları” (legis actiones) usulü denilmektedir. Davacı bu minval üzere önde gelen yurttaşlar arasından bir hâkim tayin etmesi için öncelikle üst düzey bir magistra’ya başvurmak durumundadır. Davacının ayrıca kanunun öngördüğü bir davaya atıfta bulunması gerekmektedir. Zira talebin kanun davalarından birine tekabül etmemesi halinde yargılama gerçekleşmemektedir ve “dava yoksa, yargılama da yoktur.” Praetorlar  …

Devamını oku »

Ulpianus

Ulpianus, 170 yılında Suriye’de doğmuş, hukuk eğitimini muhtemelen öncelikle Beyrut’ta, daha sonra Roma’da almıştır. Klasik dönemin en önemli Romalı hukukçularından biri olarak kabul edilmektedir. Ulpianus III. asrın başlarında imparator Septimius Severus döneminde emperyal idareye girmiştir ve İmparator Caracalla’nın yakın çevresinde yer alması nedeniyle Constitutio Antoniniana’nın hazırlanmasında etkili olduğu düşünülmektedir. Roma Hukukuna ve günümüz modern hukukuna büyük etkisi olan hukuki eserlerinin kapsamı büyüktür ve öğrencilere yönelik bir el kitabı olan “Institutiones”, Praetor Beyannamesi şerhi, mahkemelerin örgütlenmesi ve olağan dışı usul hakkındaki kitapları ile “Kurallar” derlemesi bu eserlerden sadece bazılarıdır. Ulpianus’un, Aristoteles’ten esinlenen hukuk ve adalet tanımları meşhurdur; hukuk adaletin hayata geçirilmesidir; …

Devamını oku »

Yargıya Felsefeyle Bakmak

Yargıya Felsefeyle Bakmak, Kurtul Gülenç ve Özlem Duva tarafından yayına hazırlanmıştır. Kitap, yargı kavramını, yargının statüsünü ve bu statünün belirli bir biçimde konumlandırılmasından kaynaklanan teorik ve pratik sorunları tartışmaya açan bir çalışmadır. Yargıya Felsefeyle Bakmak isimli eser Cogito Dizisinden çıkmıştır. Kitap, yargı ve yargı yetisi kavramlarını, insan, din, dil, bilgi, etik, politika, estetik, hukuk gibi felsefenin farklı disiplinleri ve problemlerinden yola çıkarak ele almaktadır. Yargı kavramının tüm boyutlarıyla tartışıldığı eserin yazarları Uluğ Nutku, Yasin Ceylan, R. Levent Aysever, Mehmet Ali Sarı, Devrim Sezer, Hakan Çörekçioğlu, Metin Bal, Murat Satıcı ve Kemal Şahin’dir. Yargıya Felsefeyle Bakmak – İçindekiler  Yargı ve İnsan …

Devamını oku »

Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirisi Metni

Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirisi Metni, dünya tarihinde önemli bir yeri olan 1789 tarihli (Declaration des droits de l’homme et du citoyen) Yurttaş ve İnsan Hakları Bildirisi’nde kadın yurttaşların gözardı edildiğinin farkedilmesi nedeniyle 1791 tarihinde Fransız Devrimine destek vermiş devrimci kadınlar tarafından hazırlanmıştır. Biz, anneler, kız çocukları, kız kardeşler, ulusun temsilcileri, Ulusal Meclise alınmayı talep ediyoruz. Toplumun sefaletinin ve siyasal iktidarların ahlâki bozulmuşluğunun başlıca nedenlerinin, kadınların haklarının tanınmaması, unutulması ya da göz ardı edilmesi olduğunu göz önüne alarak, kadınların doğal, devredilemez ve kutsal haklarını bir bildirgeyle ilân etmeye karar verdik. Böylelikle istiyoruz ki bu bildirge toplumun bütün üyelerinin gözü önünde dursun, …

Devamını oku »

Kadın Hakları

Kadın hakları, insan olarak kadınların erkeklerle aynı oranda ve eşit şekilde sahip olduğu sosyo ekonomik, siyasi, kültürel ve sosyal tüm haklardır. Kadınlar, erkeklerin sahip olduğu yasal haklara orta çağ sonrasında kavuşmaya başlamışlardır. Gelişmekte olan ve geri kalmış ülkelerde halen kadın hakları kısmen yada tamamen tanınmamaktadır. Aydınlanma çağıyla birlikte okullaşma yayılmaya başladığında, kızların bu eğitime katılması sonucu ortaya çıkmıştır. Kadınlar için vatandaşlık hakkının istenmesinden sonra, ilk kadın hareketlerinin talepleriyle birlikte o zamana kadar sadece erkeklerin yararlandığı mesleki eğitime, kadınların da gidebilmeleri istenmiştir. Özellikle kadınların üniversitede eğitim görebilmeleri bir asır boyu tartışılmış ve karşı çıkılmıştır. İzin verilmeden önce kadınların fiziksel yapıları ve düşünsel yetilerinin böyle …

Devamını oku »

Nantes Fermanı

Nantes Fermanı veya Nant Buyruğu Fransızcada édit de nantes diye ifade edilmektedir. Ferman,13 Nisan 1598 tarihinde Fransa Kralı IV. Henry tarafından yayınlanmıştır ve ilk evrensel insan hakları metinlerinden sayılmaktadır. Fermanın yayımlanmasının temel sebebi Fransa’nın uzun yıllar boyunca  din savaşlarının içinde olması ve yoğun bir istikrarsızlık yaşamasıdır. Ferman, çoğunluğu Katolik olan ülkede Calvinciprotestanlara önemli haklar vermiş, dinde reformu savunan cemaatlerin varlığı resmen tanınmıştır. Nantes Fermanının Öncesi ve Sonrası Nantes Fermanından önceki süreçte Fransa’da Strasburg şehri Protestanlar için bir model ve merkez oluşturmuş; Calvin ile birlikte düşünce bağımsız bir şehir olan Cenevre’ye geçmiştir. Katolikler’le Protestanlar arasında da din ve mezhep savaşları baş çıkmış, Lutherci ve Calvinci görüşler geniş halk kitlelerine yayılmıştır. Fransa’da Protestan Huguenotlar ile Katolikler …

Devamını oku »

Augsburg Din Barışı ve Hoşgörü Bildirgesi

Augsburg Din Barışı ve Hoşgörü Bildirgesi, Katolik Kilisesi tarafından aforoz edilen keşiş Martin Luther ekolünü benimseyenler ile Katolikler arasında 25 Eylül 1555 tarihinde imzalanan barış antlaşmasıdır.  Tarihte yazılmış önemli evrensel hukuki metinlerden biri olarak kabul görmektedir.  Yapılan antlaşma yarım yüzyılı aşan bir süre boyunca Roma-Germen İmparatorluğunda çatışmasız bir ortam yaratmış ve barış sağlamıştır. Savaşan Katolikler ile Lutherci prensler arasında barışı sağlamak için Augsburg’ta 1555 yılında bir toplantı yapılmış ve bu toplantıya; Saksonya Dükü Johanns, Brandenburg Hudut Kontu Georg, Lueneberg Dükü Ernst, Hesse Eyalet Kontu Philipp, Saksonya Dükü Hanns Friedrich, Lueneburg Dükü Franz,  Anhalt Prensi  Wolf, Nürnberg Senatosu ve Şehir Başkanı ile  Reutlingen Senatosu katılmıştır. Augsburg Barışı olarak bilinen anlaşma ile bazı prensler ve şehirlerin temsilcileri …

Devamını oku »

Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi

Temel Haklar Şartı, AB vatandaşlarının temel haklarını ve AB’nin vatandaşlarına karşı sorumluluklarını düzenlemektedir. Belge 13-14 Ekim 2000’de Fransa’nın Biarritz kentinde gerçekleşen AB zirvesinde devlet ve hükümet başkanlarının bilgisine sunulmuş ve kabul edilmiştir. Temel Haklar Şartı, 7-8 Aralık 2000 tarihinde “Nice Zirvesi”nde onaylanmıştır. GİRİŞ Avrupa halkları, aralarında daha yakın bir birlik oluşturmak için ortak değerlere dayalı barışçı bir geleceği paylaşmaya kararlıdır. Ruhani ve manevi mirasının bilincinde olan Birlik, bölünmez ve evrensel değerler olan insan onuru, özgürlük, eşitlik ve dayanışma değerleri üzerine inşa edilmiştir. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanmaktadır. Birlik vatandaşlığını tesis ederek ve bir özgürlük, güvenlik ve adalet bölgesi oluşturarak …

Devamını oku »

Drakon Kanunları

Drakon Kanunları, Atina’nın ilk kanun koyucusu olarak kabul edilen ve Atina’da M.Ö. VII. yüzyılda altı yargıçtan (arhon) biri olarak kabul edilen Drakon (Δράκων) tarafından yazılmıştır. Batı dillerinde aşırı katı bir kural veya tedbiri nitelemek için kullanılan “draconian/draconien” sıfatı aracılığıyla ününü korumuştur.  Daha önce, Atina’da yazılı kanunlar bulunmadığından soylular, eski töre ve gelenekleri kendi çıkarlarına göre uygulamakta ve keyfi davranmaktaydı. Bu nedenle Drakon, toplumsal düzeni sağlayacak sistemli kurallar ve kanunlar oluşturmakla görevlendirilmiştir. Drakon, kan davalarını sona erdirmek için önlemler almış, çok sert ve şiddetli cezalar içeren bir ceza kanunu oluşturmuştur. Ancak toprakların ve idarenin çoğunu elinde tutan soyluların haklarını gözeten ve diğer sınıflara …

Devamını oku »

XII Levha Kanunları

XII Levha Kanunları(Lex Duodecim Tabularum) Roma’nın hukuk abidelerinin ilki ve en prestijlisidir. XII Levha Kanunu Roma yurttaşlarına (cives) mahsus hukuku ifade eden ius civile’nin temelini oluşturmuştur. Kanunun hazırlanması bir pleb tribünü olan Caius Terentilius Harsa’nın konsüllerin siyasî iktidarının (imperium) sınırlarının kanunen tespit edilmesi ve bu surette plebler dâhil olmak üzere tüm yurttaşların haklarının tanınması ve teminat altına alınması için M.Ö. 462 yılından itibaren yürüttüğü siyasî bir kampanya sonucunda gerçekleşmiştir. XII Levha Kanunlarının Yazılış Süreci XII Levha Kanunları, Roma toplumundaki Patrici (soylular) ve Pleb (halk) arasındaki sınıf mücadelesinin sonucucunda ortaya çıkmıştır. Patrici`ler, örf ve adetlerin yazıya geçirilmesine, uzun bir zaman karşı koymuşlardır. Patriciler birkaç yıl direndikten …

Devamını oku »

Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi

Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi, 1945 yılı ve sonrasında, Birleşmiş Milletler kararı sonucunda, ABD, Birleşik Krallık, Fransa ve Sovyetler Birliği’nin insanlığa karşı suçlar kapsamında açtığı davaların yargılamasını yapan uluslararası mahkemeye verilen isimdir. Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi yargılamaları, Almanya’nın Nürnberg şehrinde yapıldığı için dava da bu isimle anılmıştır. İkinci Dünya Savaşı son edikten sonra, insanlığa verilen zararlar ve çekilen acılar nedeniyle daha önce uygulanmamış olan Uluslararası Ceza Mahkemesi Kurulması fikri uluslararası toplumda kabul görmüş, savaşı kazanan devletler tarafından verilen karar sonucunda, geçici ve özel yetkiye sahip mahkeme kurulması kararlaştırılmış, Birleşmiş Milletlerin almış olduğu karara dayanarak Nürnberg Uluslararası Askeri Savaş Suçları Mahkemesi kurulmuştur. Sovyetler Birliği yargılamanın Berlin’de …

Devamını oku »