Yeni
Ana Sayfa » Hukuk Sözlüğü

Hukuk Sözlüğü

Hukuk Filmleri

Hukuk Filmleri Listesi …And Justice For All/ …Ve Herkes İçin Adalet Suçluların serbest kaldığı, yargıç ve avukatların anlaşmalar yaptığı ve masumların korumasız bırakıldığı bir adalet sisteminde, genç avukat Arthur Kirkland adaletin nereye gittiğini sorgulamakta ve izleyiciye de bu sorgulamayı yaptırmaktadır. Kült Hukuk Filmlerinden olan yapım, hukuk sistemindeki çarpıklıklara müthiş bir şekilde eleştiriler getirmiş, adaletin göreceliliğini sinematografik ögelerle anlatmış, içinde barındırdığı komedi unsuru ile izleyiciyi keyifli bir hikayenin ortasına sürüklemiştir. Bülbülü Öldürmek Bülbülü Öldürmek/To Kill a Mockingbird, Harper Lee’nin yazmış olduğu Pulitzer ödüllü aynı isimli romanın 1960’da yayımlanmasından hemen sonra 1962 yılında sinemaya uyarlanmıştır. Dünya sinema tarihinde eşine az rastlanır bir …

Devamını oku »

Persona non grata

Persona non grata, latince kökenli bir terimdir ve diplomasi dilinde istenmeyen kişi olarak tanımlanmaktadır. Bir ülkenin sınırları içerisinde istemediği bir kişiyi tanımlamak amacıyla kullanılmaktadır. Kavramın çoğul biçimi istenmeyen kişiler anlamına gelen “personae non gratae” şeklindedir. Kavram genel olarak diplomatlar ve diplomatik dokunulmazlığı bulunan kişiler için kullanılmakta ise de diplomat olmayan kişiler hakkında da kısıtlı bir kullanım mevcuttur. Kavram ayrıca, diplomatların ajanlık yaptıklarından şüphelenilmesi durumunda diplomatları kovmak için ve hoşnutsuzluk ifadesi olarak da kullanılmaktadır. Persona non grata ve Uluslararası Hukuktaki Yeri Kısaltılmış hali PNG olan Persona Non Grata, 1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Konvansiyonu’nun 9. ve 10. maddelerinde düzenlenmiştir. Konvansiyonunun …

Devamını oku »

Arsa Payı

Arsa Payı

Arsa Payı, Kat Mülkiyeti Kanununda yazılı esaslara göre bağımsız bölümlere tahsis edilen ortak mülkiyet paylarını tanımlamak için kullanılan kavramdır. Kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulurken, arsa üzerindeki yapıların bulunduğu arsadan bağımsız bölümlere rayiç değerleri oranında verilen payı ifade etmektedir. Anagayrimenkulde, kat mülkiyetine bağlanmamış veya lehine kat irtifakı kurulmamış arsa payı bırakılamaz. Kat mülkiyeti ve kat irtifakı, bu mülkiyete konu olan ana gayrimenkulün bağımsız bölümlerinden her birinin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleri ile oranlı olarak projesinde tahsis edilen arsa payının ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterilmesi suretiyle kurulur. Bağımsız bölümlerden her birine yasa hükmü uyarınca tahsis edilmek zorunda olan arsa …

Devamını oku »

Cumhurbaşkanı

Cumhurbaşkanı, 40 yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış TBMM üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından genel oyla beş yıllığına ve en fazla iki defa seçilebilen, yürütmenin sorumsuz kanadında yer alan ve Devletin başı sıfatına sahip tarafsız kişidir. Anayasanın İlgili Hükümleri Cumhurbaşkanı Seçimi A. Adaylık ve seçimi Madde 101 Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından, doğrudan halk tarafından seçilir. Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir. Cumhurbaşkanlığına, siyasi parti grupları, en son yapılan genel seçimlerde toplam geçerli oyların tek başına veya birlikte en …

Devamını oku »

Bakanlar Kurulu

Bakanlar Kurulu, Anayasa’ya göre, Cumhurbaşkanınca atanan bir Başbakanca TBMM üyeleri ya da milletvekili seçilme yeterliğine sahip olanlar arasından seçilen ve Cumhurbaşkanınca atanan bakanlardan oluşan, yürütme erkinin bir organıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir aynı günde yapılmakta, seçimlerin ardından kabine Cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır. Bakanlar Kurulu, hükümet ya da kabine olarak adlandırılmaktadır. Türkiye’de 2017 yılında yapılan Anayasa değişikliği sonucunda Bakanlar Kurulunu kurma yetkisi Cumhurbaşkanına verilmiştir. Cumhurbaşkanı kurula başkanlık etmektedir. Her bakan kendi bakanlığını ilgilendiren işlerden ve emri altında çalışanların yerine getirdikleri iş ve eylemlerden sorumludur. Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcıları ve 16 bakandan oluşan Kurul kararlarını oy birliğiyle almakta, …

Devamını oku »

Ara Seçim

Ara Seçim,Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde yapılan seçimlerdir. İki genel seçim arasında, çeşitli nedenlerle boşalan milletvekilliği, belediye başkanlığı ve bunun gibi seçimle gelinen yerler için yasalar uyarınca yapılması gereken seçimdir. .Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir. Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçimi yapılamaz. (Ek fıkra: 27/12/2002-4777/2 md.) Yukarıda yazılı hallerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden …

Devamını oku »

Anamuhalefet Partisi

Anamuhalefet Partisi, parlamenter sistemle yönetilen ülkelerde iktidar partilerinden sonra en yüksek oyu almış partiyi tanımlamak için kullanılan kavramdır. Ana muhalefet partisi demokrasi ile yönetilen ülkelerde genellikle mevcut yönetime en yakın alternatif parti olarak görülmektedir. 2820 Sayılı Siyasal Partiler Kanununun 35. maddesine göre Bakanlar Kuruluna katılmayan ve grubu bulunan siyasi partiler arasında en fazla milletvekiline sahip olan partidir. Siyasi partilerin milletvekili sayılarının eşit olması hâlinde, son milletvekili seçimlerinde aldıkları muteber oy sayısına bakılmaktadır. Bakanlar Kuruluna katılmayan ve grubu bulunan siyasi partiler arasında en fazla milletvekiline sahip olan partiye anamuhalefet partisi, genel başkanına da anamuhalefet partisi genel başkanı denir. Anayasanın 150. maddesi, …

Devamını oku »

Abusus non tollit usum

Abusus non tollit usum

Abusus non tollit usum, Roma Hukukundan günümüze ulaşmış Latince deyimlerdendir. Bir şeyin yanlış kullanılması onun doğru kullanılamayacağı anlamına gelmez ve suiistimal düzgün kullanmayı iptal ettirmez. Bir şey suistimal edilince onun düzgün kullanımını etkilememelidir. Bir hakkın kötüye kullanılması, onun doğru kullanımını ortadan kaldırmak için yeterli ve geçerli bir argüman değildir. Abusus non tollit usum, kötüye kullanımı önlemek için alınacak tedbirlerin o hakkın kullanılmasını yasaklamayı gerektirmemesini ifade etmektedir. Bir eylem, olgu ve olaydan birilerinin zarar görmesi ondan istifade edenlerin istifade etme hakkını ortadan kaldırmaz. Herhangi bir inanç, doktrin, kural ve bakış açısı çarpıtılabilme ve kötüye kullanılabilme özelliği taşıması nedeniyle tümden zararlı addedilemez. …

Devamını oku »

Latince Deyimler

Latince Deyimler – Roma Hukuku A bene placito Memnun edilmiş birinden A bove ante, ab asino retro, a stulto undique caveto Öküzün önünde, eşeğin arkasında, aptalın her tarafında hazırlıklı ol Ab ovo usque ad mala Yumurtadan elmalara (Baştan sona anlamında: Romalıların geleneksel yemek sırasından esinlenerek, Horatius, Satir 1.3) Absentem lædit, qui cum ebrio litigat Sarhoşla kavga eden, yerinde olmayan birini döver (Publius Syrus, Sentences) Ab uno disce omnes Bir şeyden herşeyi öğren (Bir tek örnekle ya da gözlemle çıkarımlarda bulunulabileceği anlatılır, Virgilius, Aeneid) Abusus non tollit usum Suistimal düzgün kullanmayı iptal ettirmez. Bir şey suistimal edilince onun düzgün kullanımını etkilememelidir. Ab imo …

Devamını oku »

İhtiyati Haciz

İhtiyati Haciz, teminat altına alınmamış borçların tahsili amacıyla, vadesi gelmiş bir alacağın tahsili için başlatılan dava türüdür. İhtiyati hacze konu alacak, para alacağı olmalı ve alacak, rehinle teminat ile güvence altına alınmamış olmalıdır. İhtiyati haciz kararları duruşma yapılmaksızın verilebilmekte; alacaklı sıfatını taşıyan kişinin cebri icra talebinde bulunma yetkisi bulunmakta, cebri icra işlemine başvurmaya yetkisi bulunmayan alacaklının ise ihtiyati haciz talep etmeye yetkisi bulunmamaktadır. İhtiyati haciz davası, açılmış veya ileride açılacak bir dava ve icra takibinin anlamsız kalmasını önlemek için başvurulan geçici nitelikte önlemdir. Koruyucu olma ve tehlikenin önlemesi amacı taşıması itibariyle, borcun tahsili için dolaylı ve yardımcı bir nitelik taşımaktadır. …

Devamını oku »

Bağımsız Bölüm

Bağımsız Bölüm, Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre, ana gayrimenkulun ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya müsait bağımsız mülkiyete konu olabilen bölümleridir. Bağımsız Bölüm, inşaatı tamamlanmış, kullanıma hazır hale gelmiş ana yapının ayrı bölümleridir. Bunlar; kat, daire, dükkan, mağaza, mahzen ve depolar bağımsız bölümlerdir. Bağımsız Bölümler aynı binada olabileceği gibi ve aynı parsel içerisinde farklı bloklarda ya da bir parseldeki bağımsız binalar şeklinde de olabilir. Kat Mülkiyet Kanununun 1. Maddesine göre; “Tamamlanmış bir yapının kat, daire, iş bürosu, dükkan, mağaza, mahzen, depo gibi bölümlerinden ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, o gayrimenkulün maliki veya ortak malikleri tarafından, bu Kanun …

Devamını oku »

Adi Ortaklık – Adi Şirket

Adi Ortaklık veya Adi şirket; iki veya daha çok kimsenin, ortak bir amaca ulaşmak için emeklerini ve mallarını birleştirmeyi kabul ettikleri sözleşme ile kurulan ortaklık türüdür. Tüzel kişilik taşımayana ve birden fazla kişi tarafından kurulmuş olan adi ortaklık Türk Ticaret Kanununa özgü nitelikleri taşımadığı sürece adi ortalık olarak kabul edilmektedir. Ortaklar tarafından sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ortaklık gelir ve giderleri eşit olarak paylaşılmaktadır. Adi Şirket ortaklarının ortaklığa ait mal varlıkları üzerinde elbirliği mülkiyeti bulunmaktadır. Adi şirketle ve şirketin mal varlığı ile ilgili uyuşmazlıklarda tüm ortaklar birlikte hareket etmek zorundadır. Adi ortaklığın yönetimi, sözleşme veya alınan bir kararla bir veya birden …

Devamını oku »

Acente

Acente; ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir bölge içinde daimi bir suretle ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimsedir. Acente, ticari işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmekte veya bunları o tacir adına yapmayı meslek olarak icra etmektedir. Acentelik faaliyetini meslek edinmiş gerçek veya tüzel kişi, tacirin bağımsız bir yardımcısı olarak süreklilik arz eden bir faaliyet yürütmektedir. Adına faaliyet yürütülen ticari işletmeyi …

Devamını oku »

Belediye Meclisi

Belediye Meclisi, belediyelerin halk oylaması sonucunda seçilerek göreve gelen üyelerde oluşan genel karar organıdır. Belediye meclisinin üye sayısı belediyenin nüfusuna göre değişmekte ve en az dokuz üyede oluşmaktadır.  Belediye başkanının başkanlık yaptığı Meclis, her ay toplanmaktadır. Belediye meclisi üyeleri, bir belde, ilçe ya da il meclisine seçilen üyeleri ifade etmektedir. Belediye Meclisinin Görevleri  a) Stratejik plân ile yatırım ve çalışma programlarını, belediye faaliyetlerinin ve personelinin performans ölçütlerini görüşmek ve kabul etmek b) Bütçe ve kesin hesabı kabul etmek, bütçede kurumsal kodlama yapılan birimler ile fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyleri arasında aktarma yapmak. c) Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il …

Devamını oku »

Temel Hukuk Sözlüğü / Türkçe-İngilizce

  Temel Hukuk Sözlüğü Türkçe İngilizce AB Müktesebatı acquis communautaire abluka blockade açık arttırma public sale açık deniz devriyesi high seas patrol açık denizler high seas açık denizlerde kesintisiz takip hot pursuit at the high seas açık duruşma public hearing açık izin express permission açık tanıma express recognition açık ve yakın tehlike clear and imminent danger açıkça dayanaktan yoksun manifestly ill-founded açıklık ve öngörülebilirlik clarity and predictability adalet justice adaletin tecellisi in the interest of justice adam kaçırma kidnapping adam öldürme homicide aday gösterme nomination adi suç ordinary offense adi şirket ordinary partnership adil tatmin just satisfaction adil tazmin just …

Devamını oku »

Mütevelli

Mütevelli, vakfın işlerini idare etmek üzere görevlendirilen kişilere verilen addır. Medenî Kanunun idâre uzuvları dediği kimseler mütevellî demektir. Mütevelli tayininde vakfedenin (vâkıf) iradesi esas alınmakta, iradesinin belirlenemediği durumlarda yetki hâkime geçmekte, mahkemeler karar vermektedir. Mütevelli tayini ve azli, mütevellide aranacak şartlar, mütevellinin hak ve vazifeleri gibi konular vakfedenin iradesi ve vakıf senedi ile belirlenir. Mütevellî her hangi bir şahıs olabilir; ancak mütevelli heyeti üyesi olmak için gerekli olan vasıflara sahip olması gereklidir. Bazı vakıflar, vakıflarının tevliyyetini makamlara şart eylemişlerdir. Bu kabilden olarak Fetva Emini olan zata, şehrin kadısına veya valisine meşrut vakıflar vardır ki bunlara Makama Meşrut Vakıf denmektedir. Vakıflar …

Devamını oku »

Aile Vakfı

Aile vakıfları, aile bireylerinin eğitim ve öğretimine; barınma ve beslenmelerine; evlenme, çeyiz, doğum ve hastalıklarına; diğer sosyal ve yaşam gereksinimlerine ilişkin gerekli giderlerini sağlayabilmek amacıyla, kişiler ve miras hukukunun koyduğu hükümlere uygun bir biçimde kurulan vakıflardır. Bir malın ya da hakkın başkalarına geçmemek üzere bir aileye özgülenmesine ve aile bireyleri arasında aynı soydan gelenlere kuşaktan kuşağa kalacak biçimde geçmesine ilişkin her türlü tasarruf yasaktır. Böyle bir tasarruf, vakıf kurma yoluyla da yapılamaz.

Devamını oku »

Yasama Dokunulmazlığı

Yasama Dokunulmazlığı

Yasama Dokunulmazlığı, milletvekillerinin, görev süresince meclisin izni olmadan, gözaltına alınamaması, tutuklanamaması, sorguya çekilememesi ve yargılanamamasını ifade eden ve yasama faaliyetlerini gereği gibi yapabilmeleri için cezai takibata uğramalarını önleyen yargı bağışıklığıdır. Yasama Dokunulmazlığı, ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanmış olmak kaydıyla devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetlerde bulunmak durumları hariç olmak üzere, seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekilinin Meclis kararı olmadıkça, milletvekili olduğu süre içerisinde tutulamaması, sorguya çekilememesi, tutuklanamaması ve yargılanamamasıdır. Milletvekilliği süresiyle sınırlı geçici bir koruma sağlayan yasama …

Devamını oku »

Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu

Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu, Anayasa’nın 74. maddesinde düzenlenen dilekçe hakkı kapsamında TBMM’ye gönderilen dilekçelerin incelenmesi ve karara bağlanmasıyla görevli komisyondur. Dilekçe komisyonu Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 20. maddesi ve 3071 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca; vatandaşların komisyona ulaştırdıkları talep ve şikayetler üzerine idari işlem ve eylemleri denetlemektedir. Dilekçe Komisyonunun dilekçeleri inceleme ve karara bağlamanın usul ve esasları TBMM İçtüzüğü’nde gösterilen şekilde yapılmaktadır.

Devamını oku »

Türkiye Büyük Millet Meclisi Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu

Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 20. maddesinde sayılan TBMM ihtisas komisyonlarından biridir. Komisyonun temel görevi, TBMM Başkanlığınca kendisine havale edilen bayındırlık, imar ve iskân, haberleşme, elektronik haberleşme, elektronik ticaret, denizcilik, posta iş ve hizmetleri ile turizm işleri ve benzeri konulardaki kanun tasarı ve tekliflerini görüşmektir.

Devamını oku »

Milletvekili Seçilme Yeterliliği

Milletvekili seçilebilmek için sahip olunması gereken şartlar Anayasa’nın 76. maddesinde belirlenmiştir. Yirmi beş yaşını doldurmuş olmak; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak; en az ilkokul mezunu olmak; kısıtlı olmamak; yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmış olmak; kamu hizmetinden yasaklı olmamak; taksirli suçlar hâriç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymemiş olmak; affa uğramış bile olsa zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymemiş …

Devamını oku »

Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu

Dışişleri Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 20. maddesinde sayılan TBMM ihtisas komisyonlarından biridir. Komisyonun temel görevi, TBMM Başkanlığınca kendisine havale edilen uluslararası andlaşmaların onaylanmasının uygun bulunmasına ilişkin kanun tasarıları ile Türkiye Cumhuriyetinin dış ilişkilerinin teşkilatlandırılması, idaresi ve dış ilişkilerle ilgili kanun tasarı ve tekliflerini görüşmektir. Komisyon ayrıca parlamenter diplomasi çerçevesinde, başkan düzeyinde veya heyet şeklinde yurt dışı parlamentolara veya uluslararası örgütlere ziyaretler gerçekleştirmekte, yurt dışından gelen parlamenter heyetlerini veya hükümet temsilcilerini kabul etmektedir.

Devamını oku »

Türkiye Büyük Millet Meclisi Çevre Komisyonu

Çevre Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 20. maddesinde sayılan TBMM ihtisas komisyonlarından biridir. Komisyonun temel görevi, TBMM Başkanlığınca kendisine havale edilen çevrenin korunması ve geliştirilmesi, ekolojik dengenin bozulması, toprak, hava, yeraltı ve yer üstü kaynaklarının kirlenmesi, ormanların, kıyıların, tarihi ve kültürel değerlerin, tabii varlıkların korunması ve benzeri konulardaki kanun tasarı ve tekliflerini görüşmektir.

Devamını oku »

Cumhurbaşkanı Seçimi

Cumhurbaşkanı Seçimi, 6271 Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu ile belirlenen kurallar çerçevesinde yapılmaktadır. Kanunun amacı, Cumhurbaşkanı seçimine, Cumhurbaşkanı adaylarında aranacak niteliklere, seçim öncesi, seçim günü ve seçim sonrası yapılması gereken işlemlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.  2017 yılında yapılan Anayasa değişikliği sonucunda, Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri beş yılda bir aynı günde yapılmaktadır. Bir kimsenin en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilme hakkı bulunmakta; Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde ise Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilmektedir. Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri ile nitelikleri, seçimi ve diğer hususlar Türkiye Cumhuriyeti Anayasası‘nın 8, 101, 103, 104, 105 ve 106’ncı …

Devamını oku »

Türkiye Büyük Millet Meclisi Avrupa Birliği Uyum Komisyonu

Türkiye Büyük Millet Meclisi Avrupa Birliği Uyum Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün ilgili maddeleri uyarınca kurulmuş ihtisas komisyonudur.  Türkiye’nin AB’ye katılım sürecine ilişkin gelişmeleri izlemek ve müzakere etmek; AB’deki gelişmeleri takip etmek ve bu gelişmeler hakkında TBMM’yi bilgilendirmek temel görevleridir. Komisyon, istenildiğinde, TBMM’ye sunulan kanun tasarı ve teklifleri ile Kanun Hükmünde Kararnamelerin AB mevzuatına uygunluğunu inceleyerek ihtisas komisyonlarına görüş sunmak üzere kurulmuş olan ihtisas komisyonudur.

Devamını oku »

Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Komisyonu

Anayasa Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 20. maddesinde sayılan TBMM ihtisas komisyonlarındandır. Komisyonun görevi, TBMM Başkanlığınca kendisine havale edilen Anayasa ve TBMM İçtüzüğü’nün değiştirilmesi hakkındaki kanun tekliflerini, siyasi partiler ve seçim mevzuatı, TBMM üyelerinin statüsü ve hakları, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun, Bakanlar Kurulunun ve bakanlıkların kuruluş ve çalışma usulleri ile diğer anayasal kuruluşlar ve benzeri konulardaki kanun tasarı ve tekliflerini görüşmektir. Komisyonun diğer görevi, Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon kapsamında milletvekili dokunulmazlık dosyalarını incelemektir.

Devamını oku »

Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu

Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 20. maddesinde sayılan ihtisas komisyonlarından biridir. Adalet Komisyonunun temel görevi, TBMM Başkanlığı tarafından kendisine havale edilen adalet işleri ile medeni hukuk, ceza hukuku, borçlar kanunu gibi temel kanunlar, sivil ve askerî yargılama hukuku, mahkemelerin kuruluş ve işleyişleri, kaçakçılıkla mücadele, af, terörizmle mücadele, hâkimler, savcılar ve avukatlar ve benzeri kişilerle ilgili konulardaki kanun tasarı ve tekliflerini görüşmektir.

Devamını oku »

Unutulma Hakkı

Güncelliğini yitiren haberlerin internette yer alması nedeniyle şeref ve itibar hakkının korunması amacıyla internette içerik sağlayıcı tarafından saklanan içeriğin yayından çıkarılmasını talep etme hakkıdır. İfade ve basın özgürlüğü ile kişiliğin korunması ilkesi arasında adil bir denge kurularak unutulma hakkı korunur. Şeref ve itibarın korunması hakkı ve unutulma hakkı korunurken bir yandan ifade ve basın özgürlükleri gözetilmek ve diğer yandan kişilerin haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğü engellenmemelidir. Unutulma hakkı, internet ortamında bir haberin uzun süredir kolayca ulaşılabilir olması nedeniyle kişinin şeref ve itibarının zedelenmesi durumunda gündeme gelmektedir. Bu hakkın amacı, internetin yaygınlaşması ve sağladığı imkanlar nedeniyle ifade ve basın özgürlükleri ile kişilerin manevi varlığının geliştirilmesi hakkı arasında gerekli hassas dengenin kurulmasını sağlamaktır. Kişinin unutulma hakkı, halkın haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğünün özüne dokunamaz. Gazete, televizyon ve internet siteleri için arşiv niteliğinde olan ve kişilerin unutulma hakkını ihlal eden haberler, kamuya açık dijital alanda tutulmadığı sürece içerik sağlayıcı tarafından arşivde saklanabilir. Unutulma hakkı, haberin sosyal faydasının kaybolması, kamu açısından bir öneminin kalmaması, istatistiki ve bilimsel amaçlar yönünden internet ortamında habere ulaşmayı gerekli kılan nedenlerin olmaması durumunda, öncelikle içerik sağlayıcıdan talep edilmeli, talebin reddi halinde bireyin şahsiyetinin korunması bakımından mahkemeler tarafından sağlanmalıdır. Siyasi veya medyatik kişiliğe sahip olmayan kişiler hakkındaki güncel olmayan haberlerin kamuya açık portallarda gösterilmeye devam etmesinin tolum yararı bakımından bir öneme kalmadığından ulaşılabilirliğinin engellenmesi zaruridir. 

Devamını oku »

Argumentatum Ad Hominem – Ad Hominem

Argumentatum Ad Hominem – Ad Hominem Bir argümana cevap verirken argümanı eleştirmekten ziyade argümanı ileri süren kişiye saldırarak argümanı etkisiz kılmaya çalışmaktır. (/æd ˈhɒmənəm -ˌnɛm, ɑd‐), Argumentum ad hominem ya da insan karalama safsatası olarak bilinen Ad hominem kalıplaşmış bir Latince deyimdir. Bir argümana karşı gösterilen tepki ve reaksiyon, muhatabın görüşünü karşılamaktan uzak şekilde görüş sahibinin şahsını hedef almakta, esas konudan uzaklaşılmaktadır. Bir argümanı eleştirmek yerine, argümanı ortaya atan kişiyi hedefe koyarak onun fikirlerini önemsizleştirmeye ve çürütmeye çalışılmakta, etik dışı bir davranış olarak öne çıkmaktadır. Tartışılan fikir yerine, fikir  sahibi kişi ön plana çıkarılarak iddialar geri plana atılmaktadır. Ad hominem …

Devamını oku »

Hukuk Sözlüğü

Hukuk Sözlüğü Acente Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir bölge içinde daimi bir suretle ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimsedir. Acente, ticari işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmekte veya bunları o tacir adına yapmayı meslek olarak icra etmektedir. Acir Kiraya veren kimse Aciz Bir şahsın borçlarını ödeyemeyecek durumda bulunması Aciz vesikası Alacaklı alacağının tamamını alamamışsa kalan miktar için kendisine verilen …

Devamını oku »

Kamu Görevlisi

Kamu Görevlisi kavramı Türkiye Cumhuriyeti mevzuatının çeşitli yerlerinde tanımlanmış bir kavramdır ve genel geçer bir tanıma tabi tutulmamıştır. Tüm hukuk dalları için geçerli ve bağlayıcı memur veya kamu görevlisi tanımı bulunmamaktadır. Kavram, Anayasa Hukuku ve İdare Hukuku başta olmak üzere diğer hukuk dallarındaki kullanımları ile birlikte bütüncül bir tanımlamaya tabi tutulduğunda kapsamı daha iyi anlaşılabilecektir. Kamusal faaliyetin yürütülmesine katılmak kamu görevlisi sayılmanın asli unsudur. Anayasaya Göre Kamu Görevlisi Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında kavramın tanımı yapılmamış, kamu görevlilerine ilişkin hükümler kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler başlığı ile 128. ve 129. maddelerde düzenlenmiştir. Anayasaya göre kamu hizmeti gören kişiler kamu görevlisi olarak tanımlanmış; “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri …

Devamını oku »

Actio libera in causa

Actio libera in causa (Nedeninde serbest hareket), Roma Hukukunun Modern Hukuka kazandırdığı latince hukuk deyimlerindendir. Sebebinde serbest hareketler kuramı olarak da bilinmektedir. Kavram, Kıta Avrupası hukuk sistemindeki ülkelerde kendisine daha çok yer bulmaktadır. Anglo-Sakson hukuk sisteminde voluntary intoxication kavramı ile yakın bir anlamda olan Actio libera in causa, ceza hukuku yanında uluslararası hukukta da kullanılmaktadır. Suç işlemek için kasıtlı olarak ve kendi isteği ile sarhoş olan veya kendi akıl hastalığına neden olan kişinin sarhoşken yada irade yokluğu halindeyken işlediği fiillerden sorumluluk sahibidir. Bu kural, geçici sebeplerin ceza sorumluluğuna etkisi bakımından ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Ceza hukuku kuralları ile muhatap olan kişilerin sorumluğu …

Devamını oku »

Uluslararası Hukuk Sözlüğü

ULUSLARARASI HUKUK SÖZLÜĞÜ International Law Dictionary Türkçe İngilizce AB barışı koruma gücü EU peace keeping force AB dış ilişkiler ve güvenlik politikası EU foreign and security policy AB dönem başkanlığı presidency of the Council of the European Union AB Komisyonu EU Commission AB müktesebatı acquis communautaire AB savunma politikası EU defence policy AB üye devletleri EU member states abluka blockade acil durum state of emergency acil eylem planı emergency action plan açık deniz high seas açık kapı politikası open door policy açık toplum open society ada ve adacıklar islands and islets aday gösterme nomination aday ülke candidate country adaylık süreci …

Devamını oku »

Parlamento Terimleri Sözlüğü

 Açık oylama Genel Kurulda hangi milletvekilinin ne yönde oy kullandığının (kabul, ret, çekimser) açıkça belli olduğu oylama şeklidir. Oylamaya ilişkin bilgiler, tutanaklarda yayımlanır (İçt. m. 139, 142, 143, 144 ve 145). Açıklama hakkı Şahsına sataşılan veya ileri sürmüş olduğu görüşten farklı bir görüş kendisine atfedilen hükûmet, komisyon, siyasi parti grubu veya milletvekillerine tanınan cevap hakkıdır. Parlamento uygulamasında, bu hakkın kullanımına zemin teşkil eden durumlar genellikle “sataşma” olarak ifade edilir (İçt. m. 69). Ad cetveli Milletvekillerinin il ve soyadı alfabetik sırasına göre ad ve soyadlarının, seçim bölgelerinin ve üyesi bulundukları siyasi partinin adının kayıtlı olduğu listedir. Bağımsızlar bu listede ayrıca belirtilir. …

Devamını oku »

Avrupa Birliği Adalet Divanı

Avrupa Birliği Adalet Divanı, (European Court of Justice) Avrupa Toplulukları Adalet Divanı olarak da tanımlanmaktadır. Avrupa Birliği üyesi ülkeleri arasında ve Avrupa Birliği hukukunu ilgilendiren konularda son sözü söyleyen kurum ve en yüksek mahkemedir. Avrupa Adalet Divanı, 1952 tarihinde kurulmuş olup 2.000’in üzerinde personelle ve 350 milyon EURO’nun üzerinde bir bütçe ile çalışmaktadır. Lahey’de bulunan Uluslararası Adalet Divanı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile karıştırılmamalıdır.  Divan, Lüksemburg’da kurulmuştur ve her Avrupa Birliği Hukukunun uygulandığı üye ülkelerin her birinden bir yargıç seçilmek sureti ile oluşmaktadır. Yargıçlar, üye devlet hükumetlerinin mutabakatı ile altı yıl için atanırlar ve yeniden atanmaları mümkündür. Divan yargıçları, aralarından birini tekrar seçilebilmek üzere 3 yıllığına Divan Başkanı …

Devamını oku »

Milletlerarası Tahkim Divanı

Milletlerarası Tahkim Divanı, Milletlerarası Ticaret Odası(ICC)’nin tahkim organı olarak 1923 yılında kurulmuştur. Günümüzdeki haliyle milletlerarası ticari tahkime öncülük eden bir kuruluş olan divan, uluslararası ticari ihtilafların çözümlenmesi bakımından dünyanın en önde gelen merkezlerindendir. ICC Divanı uluslararası bir çerçeveye sahiptir ve her kıtadan toplam 90 ülkeyi temsil eden 600 üyeden oluşmaktadır. Divan, dünyada en yaygın temsil edilen tahkim kuruluşu olma özelliğine de sahiptir. ICC Türkiye Tahkim Çalışma Grubu, Türkieye’nin tahkim konusunda önemli deneyimleri bulunan hukukçularından oluşmaktadır. Milletlerarası Tahkim Divanının Amacı ve İşleyişi Milletlerarası Tahkim Divanı, uluslararası ticari anlaşmazlıkların çözümlenmesinde tahkimin dünya çapında en etkili yolu olarak kabul edilmesine de kılavuzluk etmiştir. ICC …

Devamını oku »

İşkencenin Önlenmesi Avrupa Komitesi

İşkencenin Önlenmesi Avrupa Komitesi Comité européen pour la prévention de la torture (CPT), Avrupa Konseyi faaliyetleri kapsamında 1987 yılında kabul edilip 1989’da yürürlüğe giren İşkencenin ve İnsanlık dışı Veya Onur Kırıcı Muamele Ve Cezanın Önlenmesi İçin Avrupa Sözleşmesi uyarınca oluşturulan bir insan hakları komitesidir. İşkencenin Önlenmesi Avrupa Komitesi, bu sözleşmeye taraf ülkelere yaptığı programlı ya da önceden haber vermeksizin yapacağı ziyaretlerle o ülkelerde işkence ve benzeri uygulamaların olması muhtemel sivil ya da askeri gözaltı merkezleri, hapishaneler, hastaneler, akıl hastaneleri, göçmen misafirhaneleri ve benzeri gözaltı, tutuklama yada hükümlü merkezlerine yaptığı ziyaretler sonucunda hazırladığı raporlar ve bu raporlarda yer alan tavsiyeler yoluyla işkencenin önlenmesi konusunda uluslararası denetim ve …

Devamını oku »

Vakıf

Vakıf, Türkiye ve dünya tarihinde önemli yer tutan sivil toplum kuruluşlarının bir türüdür. Türkiye’de vakıflar, geçmişten geleceğe önemli bir kaynakçaya ve literatüre sahip olup kendine özgü mevzuata sahiptir. Vakıf konusunda yerleşmiş vakıf deyimleri ve terimleri sözlüğü de bulunmaktadır. Vakıflar, kişilerden oluşan diğer sivil toplum kuruluşlarının aksine beli bir amaca özgülenmiş malvarlığı ile hizmet üretir. Yeni vakıfların kuruluş ve işleyişi ile ilgili hükümler Türk Medeni Kanunu, 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu  ve Vakıflar Yönetmeliğinde yer almakta olup, diğer ilgili mevzuatta da hükümler bulunmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 101. maddesinde vakfın tanımı “gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve …

Devamını oku »

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

ÂBÂ – ECDÂD Âbâ eb’in, ecdâd cedd’in çoğuludur. Eb, baba, ced, büyükbaba demektir. Neseb ve veraset gibi hususlar bakımından “baba” ve “büyükbaba/dede” hukukta bazı meselelerde bahis konusu olur. Neseb, ortak bir asıldan ve müteakiben birbirinden husule gelen şahıslar arasındaki birleşme ve bağlantıdan ibarettir ki biri tûlen, diğeri arzen olmak üzere iki kısma ayrılır. Tûlen nesep baba, oğul, torun gibi asıl ve fer’ler arasındaki birleşmedir. Yukarıya doğru olan şahıslar tûlen nesebin usul, aşağıya doğru olan şahıslar furu’ kısmıdır. Arzen neseb, bir asıldan dikine olmayarak kolsalan (dallanan) hısımlar arasında bulunan birleşme/bağlantı ve irtibattır. Kardeşler, kardeş çocukları, amcalar, halalar ve bunların çocukları arasındaki …

Devamını oku »

Sahne, Perde, Ekran ve Mikrofon Oyuncuları Sendikası

Sahne, Perde, Ekran ve Mikrofon Oyuncuları Sendikası, “Ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar” iş kolunda kurulmuş bir sendikadır. Sendika, sahne, perde ve benzeri gösteri sanatları ile ifade edilen görsel işitsel alanda; sinema, televizyon, reklam, dizi, radyo, dijital platform, internet, seslendirme ile gösteri sanatlarında; tiyatro, kukla, opera, bale, çağdaş dans çağdaş gösteri sanatları ve benzeri performans sanat alanlarında öncelikle oyuncu olarak çalışan işçilerin haklarını korumak üzere kurulmuştur. Sendika, işverenlerden, devletten, siyasi parti/örgütlerden bağımsız, dünyadaki emek mücadelesini destekleyen sivil bir inisiyatif olmayı amaçlamaktadır. Türkiye’de oyuncuların sendikal mücadelesi 1960 yıllarında başlamış ve 1970 yıllarına gelindiğinde sinema, tiyatro ve opera alanlarında sendikalar faaliyet göstermeye başlamışlardır. Oyuncular 2000’li yıllarda  “Sinema İş Yasası İçin Oyuncular …

Devamını oku »

Augustus ve Leges Luliae

Augustus ve Leges Iuliae (M.Ö. 27-M.S. 14) Julian yasaları, Lex Iulia veya Leges Iuliae olarak bilinen Antik Roma Hukuku yasalarıdır. İstikrarlı kurumlar oluşturarak Cumhuriyeti ıslah etmek isteyen ilk Roma İmparatoru Augustus hükümranlığı sırasında çok sayıda kanun vaz etmiştir. Bu kanunlar imparatorun aile adından hareketle Leges Iuliae olarak anılmaktadırlar. Augustus döneminde , M.Ö 18–17’deki Leges Juliae , Roma’daki üst sınıfların hem ahlaklarını hem de sayılarını yükseltmek ve evliliği teşvik edip çocukları sahiplenerek nüfusu arttırmaya çalışmıştır. Bu dönemde özel ve kamusal bir suç olarak zina düzenlenmiştir. Nüfus genişlemesini teşvik etmek için, Leges Juliae, evliliğe teşvikler getirmiş, üç erkek çocuk yapanlara yüksek saygıyı belirten “Üç oğlun yasasını” oluşturmuştur. Evlenme çağındaki bekarlar ve evlenmeyecek genç dullar miras almaktan ve …

Devamını oku »

Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi

Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi 4620 Sayılı Kanun ile onaylanmıştır. Strazburg, 25.1.1996 Önsöz Avrupa Konseyi’nin üye Devletleri ve bu Sözleşmeyi imzalayan diğer Devletler, Avrupa Konseyi’nin amacının, üyeleri arasında daha sıkı bir birlik kurmak olduğunu gözönüne alarak, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesini ve özellikle, bu Sözleşme’nin Taraf Devletlerin yasal, idari ve Sözleşme ile tanınan diğer hakları uygulamaya geçirmelerini isteyen 4 üncü maddesini dikkate alarak; Parlamenter Meclis’in çocuk haklarına ilişkin 1121 (1990) sayılı Tavsiye Kararı’nın içeriğini kaydederek, Çocukların haklarının ve yüksek çıkarlarının geliştirilmesi gerektiğine ve bu vesileyle çocukların özellikle kendilerini ilgilendiren ailevi işlemlerde olmak üzere, bu hakları kullanma olanağına sahip olmaları gereğine inanarak, …

Devamını oku »

Tarihten Bugüne İnsan Hakları Bildirgeleri

Magna Carta-Charta Libertatum (19 Haziran 1215) Magna Carta (Büyük Ferman) veya Magna Carta Libertatum (Büyük Özgürlük Fermanı), 1215 yılında imzalanmış bir İngiliz belgesidir. Bu belge ile kral ilk kez yetkilerini kısıtlamış halka bazı hak ve özgürlükler tanımıştır. Augsburg Din Barışı ve Hoşgörü Bildirgesi (25 Eylül 1555) Hollanda Bağımsızlık Bildirgesi (26 Temmuz 1581) Nantes Fermanı (13 Nisan 1598) Mayflower Sözleşmesi, (11 Kasım 1620) İngiliz Haklar Bildirgesi (Petition of Rights), (17 Haziran 1628) İngiltere’nin Özgür Halkının İlk Anlaşması, (Birinci Leveller Bildirgesi) (1647) İngiltere’nin Özgür Halkının Anlaşması, (Leveller Sonuç Bildirgesi) (1 Mayıs 1649) Habeas Corpus Bildirgesi (1679) İngiliz İnsan Hakları Bildirgesi (Bill of Rights) (1689) Pul Kanunu …

Devamını oku »

Hukuk ve Demokrasi Günleri

Hukuk ve Demokrasi Günleri Tarih Özel ve Önemli Günler 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü 22 Şubat Dünya Düşünce Günü 5 Mart Hukuk Devleti Günü 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 12 Mart İstiklâl Marşı’nın Kabulü 15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü 21 Mart Uluslararası Irk Ayrımı ile Mücadele Günü 21 Mart Dünya Ormancılık Günü 22 Mart Dünya Su Günü 05 Nisan Avukatlar Günü 22 Nisan Dünya Günü 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 1 Mayıs Dünya İşçi Bayramı 3 Mayıs Uluslararası Özgür Basın Günü 04 Mayıs Türkiye Noterler Günü 04-10 Mayıs İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Haftası 15 Mayıs Yeryüzü İklim …

Devamını oku »

5 Nisan Türkiye Avukatlar Günü

5 Nisan Avukatlar Günü’nün belirlenmesine kaynaklık eden tarihlerin en eskisi Türkiye’nin ilk barosu olan İstanbul Barosunun kuruluş yıl dönümü olan 5 Nisan 1878 tarihidir. İstanbul Barosu 5 Nisan 1878 tarihinde toplanarak ilk genel kurul toplantısını yapmış ve baronun kuruluşu Kanunu Esasi‘den iki yıl sonra gerçekleşmiştir.  Avukatlar Muhamat Kanunundan önce avukatlar “Dava Vekilleri Cemiyeti” adı altında örgütlenmişlerdir. 2018 yılı itibariyle Türkiye’de barolara kayıtlı yaklaşık 101.000 avukat bulunmaktadır. Son 5 yılda avukat sayısı yüzde 35 artmıştır. İlk Baronun Kuruluşu Muhamat Kanunu ile, Avukatların meslek örgütü niteliğindeki “Baro” ilk kez 1924 yılında kurulmuştur. Cumhuriyetin ilanının ardından ilk kez yapılan geniş katılımlı Türkiye Avukatlar Birliği toplantısı 3 …

Devamını oku »

Avrupa Birliği Kurumları ve Mevzuatı

Avrupa Birliği Hukuku  Avrupa Birliği Hukuku; sözleşmeler kapsamında yer alan tamamlayıcı hukuk ve üye ülkeler arasında imzalanan antlaşmalar, Topluluğun dış ilişkilerinden kaynaklanan hukuki düzenlemeler, Adalet Divanı’nın içtihat hukuku, Topluluğun yasal düzeni çerçevesinde kabul edilen tüm kurallardan oluşmaktadır. AB Hukuk sitemine genel olarak “Müktesebat” denmektedir. Avrupa Birliği Hukuku, Birincil Mevzuat ve İkincil Mevzuat olmak üzere iki başlık altında incelenmektedir: Avrupa Parlamentosu Avrupa Parlamentosu, AB kurumları içinde doğruda halk tarafından seçilen organdır. AB üyesi ülkelerin vatandaşları olan Avrupa vatandaşları beş yılda bir yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy kullanabilirler. Son Parlamento seçimi 2014 yılında yapıldı. Parlamento, bugün için Avrupa Birliği’ne üye 28 devletin toplamda 751 temsilcisinden oluşuyor. …

Devamını oku »

Türk Yargı Sistemi ve Mahkemeler

Türk Yargı Sistemi ve Mahkemeler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Konseyi’ne üye ülkeler tarafından, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin uygulanmamasından kaynaklanan insan hakları ihlallerinin tespiti için 4 Kasım 1950 tarihinde kurulmuş; Türkiye Cumhuriyeti 1987 tarihinden itibaren bireysel başvuru hakkını kabul etmiştir. İç hukukun tüketilmesi şartıyla hak ihlallerini tespit eden en üst seviye mahkemedir. Anayasa Mahkemesi Anayasa Mahkemesi, kanunların, KHK’lerin, TBMM İçtüzüğü’nün Anayasa’ya uygunluğunu, dokunulmazlığın kaldırılması ve milletvekilliğinin düşürülmesine dair TBMM kararlarını denetleyen, siyasi parti kapatma davalarını karara bağlayan ve partileri mali yönden denetleyen, Yüce Divan olarak da görev yapan ve Anayasa ile kendisine verilen diğer görevleri yerine getiren yüksek mahkemedir. Uyuşmazlık Mahkemesi Yargıtay  …

Devamını oku »

Hekimler Meslek Etiği Kuralları

Hekimler Meslek Etiği Kuralları 1998 yılı başında değiştirilmek ve günün koşullarına uygun hale getirilmek üzere Türk Tabipleri Birliği tarafından yeniden ele alınan 1961 tarihli “Tıbbi Deontoloji Tüzüğü” yapılan çalışmalar sonunda 1998 Ekim ayında Ankara’da toplanan TTB 47. Olağanüstü Genel Kurulu’nda görüşüldükten sonra son şeklini aldı ve gerekli süreçlere tamamlanarak, yasa gereği olarak, TTB’nin Tıp Dünyası adlı 15 günlük gazetesinin 1 Ocak 1999 tarihli nüshasında yayınlandı. 1 Şubat 1999’dan başlayarak geçerli olacaktır. Kendilerini her zaman dünya hekimliğinin bir parçası olarak gören Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde ulusal, evrensel ve çağdaş bir sorumluluk ve hizmet anlayışına sahip bulunan, hekimlik mesleğinin içinde yeraldığı toplumsal …

Devamını oku »

Hasta Hak ve Sorumlulukları

Hasta Hak ve Sorumlulukları tıp ve sağlık hukukunun en önemli bölümlerinden biridir. Dünya Tıp Birliği 1996 yılında “Hastaneye Yatırılan Çocukların Hakları Konusunda DTB Bildirgesini” yayınlamıştır. Dünya Tıp Birliği insan denekleri üzerinde tıbbi araştırmalar konusunu içeren “Helsinki Bildirgesi”ni 2002 yılında revize etmiştir. Bu çalışmalar, herkesin insanca sağlık hizmeti alınmasını sağlama amacı gütmektedir. Hasta Hakları Yönetmeliği gereğince hasta hakları uygulamalarının yürütülmesi amacıyla sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hasta iletişim birimleri oluşturulmuştur. Hasta Hakları Bilgi edinme hakkı: Hastanın tıbbi sürecinde; • Her türlü tıbbi gerçekler, • Kendisine uygulanacak girişimler ve maddi karşılıkları ile • Bu girişimlerin risk ve yararları ve uygulanabilecek alternatif tedaviler hakkında bilgi edinme hakkı …

Devamını oku »