Ana Sayfa / Hukuk Sözlüğü (sayfa 4)

Hukuk Sözlüğü

Ceza Hukuku

Suç olarak tanımlanan davranışları ve bu davranışlara karşı uygulanacak yaptırımları belirleyen hukuk kurallarının tümüne ceza hukuku denilir. Ceza hukukunun günümüzdeki amacı toplum yaşamı bakımından önemli değerleri korumaktır. Suç işlenmesini önlemek birincil hedeftir. Genel önleme, suç işleyen kimsenin cezalandırılmasıyla diğer insanlar üzerinde oluşturulan caydırıcı etkidir. Özel önleme, suç işleyen kimsenin ceza evinde tutularak tekrar suç işlemesinin önlenmesi ve suçluyu ıslah ederek yeniden topluma kazandırma ve suç işlemesinin önüne geçmektir. Masumiyet karinesi gereğince, suçluluğu bir mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar hiç kimse suçlu sayılamaz. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kanun ile ağır hapis-hapis-hafif hapis ayırımı kaldırılarak, tek …

Devamını oku »

…And Justice For All/ …Ve Herkes İçin Adalet

And Justice For All (Ve Herkes İçin Adalet), muhteşem bir sistem eleştirisidir ve filmde Anglo-Sakson hukuk sistemine ait ögeler yoğundur. Oscar’a adayolduğu bu rolünde Al Pacino, genç bir kıza şiddet uygulama ve tecavüzle suçlanan, tanınmış bir hakimi savunmak durumundadır. Dürüst ve idealist bir avukat olan Arthur tecavüzden suçlanan bu yargıcı savunmaya zorlanır. Hakimin gerçekte suçlu olduğunu bilen Arthur, büyük baskı altındadır. Hakimin avukatlığını yapması için Kirkland’a baskı yapılacak fakat Kirkland geçmişte hakimle sorunlar yaşamış birisi olduğu için direnecektir. Hakim daha önce onun müvekkili hakkında yanlış karar vermiştir ve bu yüzden Kirkland davayı savunup savunmama konusunda ikilemde kalacaktır. Tuhaf, intihar eğilimleri olan hakim (Jack …

Devamını oku »

Cesare Beccaria Bonesana

Aydınlanma Çağı Düşünürü Cesare Beccaria Bonesana 15 Mart 1738 tarihinde Milano’da doğmuş 28 Kasım 1794 tarihinde Floransa’da ölmüştür. İtalyan hukukçu, filozof, ekonomist ve edebiyatçı olan Beccaria’nın “Suçlar ve Cezalar Hakkında” adlı (Dei delitti e delle pene) isimli eseri hukuk tarihi ve felsefesinde önemli yer tutmuştur. Beccaria, 1747-1755 yılları arasında sekiz sene dini eğitim gördükten sonra 20 yaşındayken hukuk doktorası eğitimini tamamlamıştır. Beccaria genelde hukuk sorunlarıyla ilgilenmiş, 1770 yılından itibaren Avusturya egemenliğinde bulunan Milan Yönetiminde üst düzey görevli memur olmuş ve ölünceye kadar bu görevini sürdürmüştür. Suçlar ve Cezalar Hakkında Beccaria, Suçlar ve Cezalar Hakkında ismi ile yayınlanan ve Türkçe’ye de tercüme edilen …

Devamını oku »

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü

Temel hak ve özgürlükler alanındaki belgelerin anayasası olarak nitelendirilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin imzalandığı 10 Aralık günü dünya genelinde insan haklarının korunması ve güvence altına alınması hususunda insanların bilgilendirilmesi, insan hakları bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla Evrensel Bildirgenin kabul edilişinin yıl dönümünde, 1950’den itibaren bütün dünyada İnsan Hakları Günü olarak kutlanmaktadır. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu 1946 yılında insan haklarının geliştirilmesi amacıyla oluşturulmuştur. Çağdaş insan hakları anlayışını kuracak ve tüm üye devletler ortak standartları içeren üst norma duyulan ihtiyacı gidermek üzere bir metin ihtiyacı ortaya çıkmış ve Komisyon, öncelikli çalışma konusu olarak uluslararası bir belgenin hazırlanmasını kararlaştırmıştır. …

Devamını oku »

Düzeltme ve Cevap Hakkı

Tekzibe konu yazının nesnel bir olguya dayanması gerekmektedir.  5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca, düzeltme ve cevap hakkı, kişilik haklarına saldırı ve gerçeğe aykırı yayın yapılmasına karşı düzenlenmiş bir haktır. Tekzip hakkı, haber verme hakkının sınırlanmasına yol açacak yaygınlıkta kullanılamaz. Tekzip hakkını kullanan kişi somut olgu hakkında gerçeğe aykırılık iddiasını objektif ölçülere dayanarak iddia etmelidir. Düzeltme ve cevap hakkı kullanılırken suç unsuru içermeyen ve üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan ifadeler kullanılmalıdır. Düzeltme ve cevap hakkına konu olmaması için haber verme hakkının hukuka uygun bir biçimde kullanılması gerekmektedir, bunun için haber gerçek ve güncel olmalı, haberin verilmesinde kamu yararı …

Devamını oku »

Türkiye’nin Onayladığı ILO Sözleşmeleri

Türkiye’nin Onayladığı ILO Sözleşmeleri Türkiye, ILO tarafından kabul edilmiş olan sözleşmelerden 59 adetini onaylamıştır. Sekiz adet temel sözleşmenin tamamı, yönetişim sözleşmelerinden öncelikli olan dört sözleşmeden üçünü, 177 teknik sözleşmeden 48’i onaylanmıştır. Türkiye tarafından onaylanan 59 Sözleşmeden 55’i yürürlüktedir, 4 Sözleşmeye karşı çıkılmıştır. 2 No’lu İşsizlik Sözleşmesi ILO 45 No’lu Yeraltı İşleri (Kadınlar) Sözleşmesi, 4 Haziran 1935 tarihinde Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO) tarafından kabul edilmiş, Türkiye sözleşmeyi 9 Haziran 1937 tarihinde 3229 sayılı yasa ile onaylamıştır. Sözleşmenin onaylandığına dair yasa Resmi Gazetenin 23 Haziran 1937 tarihli sayısında yayınlanarak sözleşme yürürlüğe girmiştir. Sözleşme, kadınların maden ocaklarında yeraltı işlerinde çalıştırılmasını yasaklamıştır. 11 No’lu Örgütlenme Özgürlüğü (Tarım) Sözleşmesi ILO 11 …

Devamını oku »

Schengen Vizesi

Schengen Vizesi, ismini Avrupa’da bulunan bir ülke olan Lüksemburg’un güney kesimlerinde kalan küçük bir kentin isminden almıştır. 14 Haziran 1985 yılında I.Schengen Anlaşması Lüksemburg’un Schengen şehrinde imzalandığı için bu adı taşımaktadır. II.Schengen Anlaşması ise 19 Haziran 1990 yılında yapılmış ve Schengen yürürlüğe girmiştir. İmzalanan anlaşmaya göre, Fransa, Batı Almanya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg (Bu 3 ülke Benelux ülkeleri olarak da bilinirler) vatandaşları, anlaşmaya katılan ülkelere vizesiz giriş-çıkış giriş-çıkış yapma hakkında sahip olmuşlardır. İç sınırların kaldırılması, Schengen ülkelerinin bölgede üst düzey güvenliğin sağlanabilmesi için işbirliğine gitmelerini gerektirmektedir. Bu işbirliğine ortak dış sınırların düzenlenmesi ve AB dışında, Schengen’e dahil olmayan komşularla işbirliği …

Devamını oku »

Roma Hukukundan Günümüze Önemli Sözler

A verbis legis non est recedendum – Kanunun lafzından uzaklaşılmamalıdır, Abrogata lege abrogante non reviviscit lex abrogata – Bir kanun ilga edildikten sonra, önceki kanun kendiliğinden yürürlüğe girmez Absoluta sententia expositore non indiget – Mükemmel ve mutlak bir hüküm yorumcu gerektirmez Actori incumbit onus probandi – İspat yükü davacıya aittir Ad quaestionem facti non respondent iudices; ad quaestionem legis non respondent iuratores – Hakimler, vakıalara ilişkin meselelere cevap vermez; yeminliler – bilirkişiler, jüri – hukuki meselelere cevap vermez Ames iudicio, non amore iudices – Hüküm sevgi ile verilmeli, fakat sevgiden hareketle verilmemelidir Argumenta non sunt numeranda, sed ponderanda – Deliller sayılmaz, tartılır …

Devamını oku »

Kıta Avrupası Hukuk Sistemi

Kıta Avrupası Hukuk Sistemi, diğer adıyla Kara Avrupası Hukuk Sistemi, kaynağını Roma Hukukundan almaktadır.  Roma Hukuku, İsviçre gibi bütün Avrupa ülkelerinin hukuklarını etkilemiş, Avrupa Hukukunun oluşmasına da temel olmuştur.  Kıta Avrupası Hukuku, Anglosakson Hukuk Sisteminden farklı olarak yazılı hukuk kurallarına ve kodifikasyona dayanmaktadır. Facebook Twitter Google+ Pinterest LinkedIn WhatsApp

Devamını oku »

Avrupa Birliği Hukuku 

Avrupa Birliği Hukuku; sözleşmeler kapsamında yer alan tamamlayıcı hukuk ve üye ülkeler arasında imzalanan antlaşmalar, Topluluğun dış ilişkilerinden kaynaklanan hukuki düzenlemeler, Adalet Divanı’nın içtihat hukuku, Topluluğun yasal düzeni çerçevesinde kabul edilen tüm kurallardan oluşmaktadır. AB Hukuk sitemine genel olarak “Müktesebat” denmektedir. Avrupa Birliği Hukuku, Birincil Mevzuat ve İkincil Mevzuat olmak üzere iki başlık altında incelenmektedir: 1.Birincil Mevzuat (Kurucu Antlaşmalar) Birincil mevzuat, Avrupa Birliği’ni kuran antlaşmaları içermektedir. Üye devletler arasında doğrudan müzakereler sonucu kabul edilen ve ulusal parlamentolar tarafından onaylanan mevzuattır. Birincil mevzuat kaynakları Topluluğun anayasası niteliğindedir. Topluluk hukukunun temel kaynakları olan Avrupa Topluluklarını kuran Antlaşmalar ve bu Antlaşmaları tadil eden …

Devamını oku »

Dışişleri Bakanlığı, Küçük Ve Hafif Silahlar Yasa dışı Ticaretinin Önlenmesi Ve Yok Edilmesi İle İlgili Birleşmiş Milletler Eylem Programının Yürürlüğe Girmesi İle İlgili Türkiye Ulusal Raporu

Dışişleri Bakanlığı, Küçük Ve Hafif Silahlar Yasa dışı Ticaretinin Önlenmesi Ve Yok Edilmesi İle İlgili Birleşmiş Milletler Eylem Programının Yürürlüğe Girmesi İle İlgili Türkiye Ulusal Raporu

Devamını oku »

Aydınlanma Çağı

Avrupa’da krallıklar ve monarşiler dönemi 1789 Fransız Devrimi’ne kadar devam etmiş, monarşi döneminin bitmesinden itibaren modern devlet anlayışı ortaya çıkmıştır. Fransız Devriminden sonraki siyasal süreç modern devlet anlayışının ikinci aşaması olarak kabul edilmektedir. Egemenlik, meydana gelen gelişmeler sonucunda kraldan alınarak topluma devredilmiş ve egemenliğin demokratik olarak dağıtılması amaçlanmıştır. Egemenliği kullanan devlet organlarının kullanabileceği yetkilerin sınırsız ve denetimsiz olduğu dönem sonlandırılmış, belirli sınırlar dahilinde kullanılabilen egemenlik birçok denetim araçları ile meşruiyet temeline oturtulmuştur. Sınırlı egemenlik anlayışı, egemenliğin sınırlandırıldığı ve demokratik ilkelerle yürütüldüğü bu dönemin siyasal iktidar tipi ulus devlettir. Aydınlanma dönemi yada diğer ifadesi ile aydınlanma çağı, dinsel dogma ve tanrısal yasalarını …

Devamını oku »

Profesör

Profesör, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununa göre, en yüksek düzeydeki akademik unvana sahip öğretim üyesi kişilere verilen unvandır. Latince Professor’ün karşılığı olarak Türkçeye girmiştir. “Bir sanat ya da bilim dalında en yüksek düzeyde uzman” anlamına gelen; uzun yazım biçimi “profesör” bir unvan olarak ilk kez 1706 yılında, kısa yazım biçimi “prof.” ise 1838 yılında kullanılmaya başlanmıştır. Kanunen belli süreyi doldurmuş, bilimsel güç ve öğretim yeteneği sabit olmuş doçentler arasından başvurma üzerine seçilerek tayin edilir. Profesör olabilmek için şartlar: En az beş yıl üniversitelerde doçentlik yapmış olmak veya doçent unvanını ka­zandıktan sonra yedi yıl, uzmanlığıyla il­gili işte çalışmış olmak. Bilimsel değerini ve öğretim yeteneğini …

Devamını oku »

Doktora

Doktor unvanı, akademik bir seviyeyi ve akademideki çalışmaların getirmiş olduğu saygınlığı ifade etmektedir. Doktor kelimesi, Türkçe’ye Avrupa kökenli dillerden girmiştir. Uzmanlık ve doktora çalışmalarını tamamlamış kişiler bu unvanı kazanır ve kullanabilir. Fransadaki ilk üniversitelerden bu yana, bin yılı aşkın bir süredir, akademik bir unvan olarak kullanılmıştır. Kelime aslı itibarıyla Latince kökenlidir ve aynı şekilde okunan docēre kelimesinden gelmektedir ve anlamı öğretmektir. Üniversitedeki kullanılan anlamı, üniversitede öğreten kişidir. Kısaca Dr. olarak isimlerin önünde de kullanılabilir. Amerika kıtasındaki kolonilerin yayılması ile ve geç dönem Avrupa etkisi ile Dr. olarak kısaltılmış hali, kişi isimlerinin önünde unvan olarak kullanılmaya başlamıştır. Özellikle rönesans hareketi ile akademik hayatta, Avrupa ve daha sonraları Amerika kıtalarının hakimiyeti ile, dünya üzerindeki pek çok ülkede …

Devamını oku »

Doçentlik

Doçentlik, üniversitelerde kullanılan bilimsel bir terim olup Profesörden önceki aşamada bulunan öğretim görevlisinin sahip olduğu akademik unvandır. Doçent olabilmek için, adayın doktora derecesi alındıktan sonra lisansüstü çalışmalarına bağımlı kalmadan çalışma yapabildiğini ispat etmesi gerekir. Doktora veya uzmanlıktan sonra da ilgili bilim dalında en az dört yıl çalışılmış olmalıdır. Üniversiteler Kanununun 18. maddesine göre hazırladığı doçentlik tezini 10 nüsha olarak sunan aday, üniversiteler arası kurulun seçeceği jüri önünde önce yabancı dil sınavına girer. Yılda iki defa Üniversiteler arası Kurul başkanlığınca doçentlik sınavı açılmakta ve 3 ya da 5 kişiden oluşan jüri üyelerince adayın yaptığı çalışmalar incelenmektedir. Genelde branşa göre belirlenen asgari koşullar bulunmakta ve juri üyeleri tarafından bu koşulların …

Devamını oku »

Sivil Toplum Kuruluşu

Sivil Toplum Kuruluşu veya Sivil Toplum Örgütü, siyasi, ekonomik, sosyal, çevresel, kültürel, hukuki ve benzeri alanlarda faaliyet gösteren, resmi kurum statüsü taşımayan, bağımsız olarak çalışan, gönüllülük esasına dayalı, kar amacı taşımayan kuruluştur. Gelirleri üyelerinden aldığı aidatlar ile topladığı bağışlardan oluşur. Dar anlamda vakıf ve dernekleri kapsayan Sivil Toplum Örgütleri geniş anlamda oda, sendika,  meslek örgütü ve diğer kuruluşları da içine alır ve topluma, bireylere ve üyelerine yararlı faaliyetler yürütür. Sivil toplum kuruluşunun ilgi alanına duyarlı bireylerin bir araya gelerek eğitim, sağlık, çevre, kültür, insan hakları, bilim ve teknoloji gibi toplumun temel sorunlarına çözüm bulmak amaçlanır. Demokratik toplumlarda tüm ihtiyaçların devlet tarafından tek başına karşılanamaması …

Devamını oku »

Soyadı Kanunu/Lakap ve Unvanların Kaldırılması Hakkında Kanun

Soyadı Kanunu/Lakap ve Unvanların Kaldırılması Hakkında Kanun, 1934 tarihinde çıkarılmıştır. Soyadı Kanunu Cumhuriyet Devrimlerinin önemli bir parçasıdır. Çıkarılan 2525 sayılı Soyadı Kanunu ile her vatandaşın öz adından başka bir de soyadı taşıması zorunlu kılınmıştır. Kanuna göre soyadları Türkçe olacak, rütbe, memurluk, yabancı ırk ve millet adları ile ahlaka aykırı ve gülünç kelimeler soyadı olarak kullanılmayacaktır. Mustafa Kemal’e Atatürk soyasının verilmesi hakkında gazete haberi Soyadı kanununun kabulünden sonra 24 Kasım 1934 yılında 2258 Sayılı Kanunla, TBMM Türk milletinin bir şükran ifadesi olarak, Gazi Mustafa Kemal Paşaya Atatürk soyadını vermiştir. 1934 yılında çıkarılan diğer bir kanunla da; “Ağa, Hacı, Hafız, Hoca, Molla, …

Devamını oku »

Cumhuriyet İnkılapları

Cumhuriyet İnkılapları, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 29 Ekim 1923’te Cumhuriyeti kurup yeni devlet sistemini tüm dünyaya ilan ettikten sonra seri bir şekilde yaptığı yasal reformların adıdır. Eski devlet sisteminden ayrı ve medeni bir devlet sistemini amaçlayan devrimler sayesinde Türkiye Devleti ve ülkesi sahip olduğu olanaklarla laik, çağdaş ve demokratik bir devlet olmayı amaçlamıştır. Atatürk’ün yaptığı bu inkılaplar, siyasal, hukuk, eğitim ve kültür, ekonomik ve toplumsal alanda yeniden yapılandırılmış bir çok mevzuatı içerir. Atatürk ilke ve İnkılaplarının en önemlisi Cumhuriyetin ilanıdır. Cumhuriyet, seçilmiş başkanın idaresi altında bulunan devlet ve halk hakimiyetine dayanan devlet şekli anlamına gelmektedir. Cumhuriyet rejiminde egemenlik bir kişi, zümre veya …

Devamını oku »

Devre Mülk Hakkı

Devre mülk, mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı veya bağımsız bölümün ortak maliklerinden her biri lehine bu yapı veya bağımsız bölümden yılın belli dönemlerinde kullanma hakkına denmektedir. Devre mülk hakkı diğer devre mülk hakkı sahipleri ile birlikte müşterek mülkiyet payına bağlı bir irtifak hakkı olarak kurulmaktadır. Bilindiği üzere irtifak hakkı, kullanma ve faydalanma yetkisi veren bir haktır. Her bir pay sahibi kendisine ait dönem için taşınmazı kullanmakta ve sürenin bitimi ile terk etmektedir. Sürenin bitmesine karşın taşınmazı sonraki hak sahibine devretmeyen hak sahibi mahkeme kararına gerek kalmaksızın kolluk güçleri tarafından çıkarılacaktır. Devre mülkün ne şekilde kullanılacağı, ortak tesislerin ne şekilde …

Devamını oku »

Uluslararası Çalışma Örgütü Anayasası

Uluslararası Çalışma Örgütü Anayasası BAŞLANGIÇ Evrensel ve kalıcı bir barışın ancak sosyal adalet temeline dayalı olması nedeniyle; Çok sayıda insan için, adaletsizliğin, sefaletin ve yoksulluğun bulunduğu çalışma koşullarının varlığı ve bunun dünya barışı ve ahengini tehlikeye düşürecek bir hoşnutsuzluğa yol açtığı ve bu koşulların örneğin günlük ve haftalık maksimum çalışma saatlerinin düzenlenmesi, işçilerin işe alınması, işsizliğe karşı mücadele, yeterli yaşam koşullarını sağlayacak bir ücretin güvence altına alınması, işçilerin genel ve mesleki hastalıklara ve iş sırasında meydana gelen kazalara karşı korunması, çocukların, gençlerin ve kadınların korunması, yaşlılık ve maluliyet aylıklarının bağlanması, eşit işe eşit ücret ilkesinin tanınması, sendikal özgürlük ilkesinin sağlanması, …

Devamını oku »

Sivil Toplum Örgütü

Sivil Toplum Örgütü veya Sivil Toplum Kuruluşu siyasi, ekonomik, sosyal, çevresel, kültürel, hukuki ve benzeri alanlarda faaliyet gösteren, resmi kurum statüsü taşımayan, bağımsız olarak çalışan, gönüllülük esasına dayalı, kar amacı taşımayan kuruluştur. Sivil Toplum Örgütünün gelirleri üyelerinden aldığı aidatlar ile topladığı bağışlardan oluşur. Sivil Toplum Örgütleri dar anlamda vakıf ve dernekleri kapsamaktadır. Geniş anlamda ise oda, sendika,  meslek örgütü ve diğer kuruluşları da içine alır ve topluma, bireylere ve üyelerine yararlı faaliyetler yürütür. Sivil toplum kuruluşunun ilgi alanına duyarlı bireylerin bir araya gelerek eğitim, sağlık, çevre, kültür, insan hakları, bilim ve teknoloji gibi toplumun temel sorunlarına çözüm bulmak amaçlanır. SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İÇİN HUKUK REHBERİ …

Devamını oku »

Dünya Barış Günü

Türkiye’de 1 Eylül tarihinde, dünyada ise 21 Eylül tarihinde kutlanan “Dünya Barış Günü” 2. Dünya Savaşının başlama tarihi ve Birleşmiş Milletlerin buna yönelik olarak aldığı bir kararla ilgilidir. Takvimler 1 Eylül 1939’u gösterirken Naziler Polonya’yı işgal etmiş ve bu işgal 2. Dünya Savaşının da fitilini ateşlemiştir. İnsanlık tarihinin en kanlı savaşı olan 2. Dünya Savaşında yaşanan acıların ve yıkımın unutulmaması amacıyla BM 1 Eylül’ gününü “Dünya Barış Günü” olarak ilan etmiştir. BM bu tarihi daha sonra değiştirmiştir. BM 30 Kasım 1981 tarihinde, her yıl Genel Kurul oturumlarının başlangıç günü olan Eylül ayının üçüncü Salı gününü “Uluslararası Barış Günü” ilan etmiştir. …

Devamını oku »

Hukuk Eğitiminde Erasmus Programı

Hukuk Eğitiminde Erasmus Programı, tüm fayda ve avantajlarına karşın diğer bölümlerde okuyanlara nazaran cazip bulunmamaktadır. Hukuk eğitimi özü ve niteliği itibari ile ülkesel özellikler taşıması, fark derslerinin çok olması, ülkeden ülkeye ders ve içerik farklılığı olması gibi sebeplerle erasmusa daha az uygundur. Ülkelerin hukuk sistemleri arasındaki farklılıkların adalet ve yargı sistemlerinde ve doğal olarak hukuk eğitimlerinde de farklılıklar meydana getirmesi nedeniyle oldukça zor bir eğitim olan hukuk fakültesi zamanında öğrencilerin Erasmus’u tercih etmeleri eğitim hayatını kısmen zorlaştırabilir. Eğitim sürelerini yada okulu uzatma ihtimali olan Erasmus, hiçbir eğitimle elde edilemeyecek tecrübeleri sağlaması bakımından isse çok faydalıdır. Erasmus’a katılmak hukuk örencilerine  global …

Devamını oku »

Milletvekili Yemini

Bir milletvekilinin seçildikten sonra göreve başlayabilmesi için önce ant içmesi gerektiği genel olarak kabul edilmiştir. Anayasanın 81’inci maddesi milletvekillerinin göreve başlarken ant içmelerini öngördüğüne göre, ant içmemiş bir milletvekilinin göreve başlaması mümkün değildir. Mazeretsiz olarak ant içmeye gelmeyen veya ant içmeye gelip de usulüne uygun olarak ant içmeyen bir milletvekili, göreve başlamamış sayılır. Bu durum beş birleşim sürdüğünde o milletvekilinin milletvekilliği devamsızlığı nedeniyle düşürülebilir. MADDE 81. – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler : “Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına …

Devamını oku »

Avukatlık Kanunu

Avukatlık Kanunu, 1136 Kanun numarası ile ve 1969 yılında yürürlüğe girmiştir. Kanun daha sonra birçok değişikliğe uğramıştır. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder. Yasaya göre avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını, her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır. 07 Nisan 1969 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 13168 Kanun No: 1136 Kabul Tarih: 19 Mart 1969 BİRİNCİ KISIM Avukatlık ve Avukat Avukatlığın mahiyeti: Madde 1 – Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. (Değişik : 2/5/2001 …

Devamını oku »

Şirketlerin İnternet Sitesi Açma Zorunluluğu

Türk Ticaret Kanunu gereğince denetime tabi olan sermaye şirketleri, kuruluşlarının ticaret siciline tescili tarihinden itibaren üç ayı içinde bir resmi internet sitesi açmak ve bu sitenin belirli bir bölümünü şirketçe kanunen yapılması gereken ilanların yayımlanmasına özgülemek zorundadır. İnternet sitesinde yayımlanacak içerikler, bu Kanunda belli bir süre belirtilmiş ise bu süre içinde, belirtilmemiş ise içeriğin dayandığı işlemin veya olgunun gerçekleştiği tarihten, tescil veya ilana bağlandığı durumlarda ise tescil veya ilanın yapıldığı tarihten itibaren beş gün içinde şirketin kuruluşundan internet sitesi açılıncaya kadar geçen sürede yayımlanması gereken içerikler de bu sitenin açıldığı tarihte siteye konulur. Birinci fıkrada öngörülen yükümlülüklere uyulmaması, ilgili kararların …

Devamını oku »

Hukuk Filmleri

..VE HERKES İÇİN ADALET, .AND JUSTICE FOR ALL, 12, 12 Angry Men, 12 KIZGIN ADAM, 12 Öfkeli Adam, 1957, 1960, 1979, 1988, 1990, 1993, 1994, 1998, 2007, 2008, 2011, abd, agora, Akiva Goldsman, AL PACİNO, Alida Valli, almanya, Amanda Donohoe, Amber Rose Revah, Amerikan edebiyatı, amistad, Anatomy of a Murder, Andrew Neiderman, Anna Paquin, Anne Kopelson, Anthony Hopkins, Antik Çağ, Antonio Banderas, Arnon Milchan, Asghar Farhadi, Atticus, avukat, Barry Levinson, Ben Gazzara, Betty Anne Waters, BİR CİNAYETİN ANATOMİSİ, Brad Renfro, Brock Peters, bülbülü öldürmek, Bülent Polat, Capote, Çeçen sorunu, CELSE AÇILIYOR, ceza avukatı, Charlize Theron, Christine Lahti, Claire Danes, Connie Nielsen, CONVICTION-(Mahkumiyet-2010), Cyrus Nowrasteh, Dana Gladstone, Danny DeVito, David Proval, David Rabe, David Rayfiel, David Strathairn, Deliberate Intent, Delroy Lindo Senaryo, Denzel Washington, devil’s advocate, Dick Anthony Williams, Dill, Djimon Hounsou, Don Calfa, Dram, Duruşma, Duruşma Sahnesi, Dvenadtsat, Ed Harris, Edward Norton, Erwin Stoff, FBI, film, Freidoune Sahebjam, Gene Hackman, Genel, George C. Scott, Gerilim, Git Bir Bekçi Dik, Gizem, Go Set a Watchman, Gregory Peck, Hal Holbrook, haluk kurdoğlu, hannah arendt, Harper Lee, Henry Fonda, herkes için adalet, Heywood Gould, Hilary Swank, Hitchcock, Hollywood, hukuk filmi, hukuk filmleri, hukuk sineması, İLK KORKU, Inherit the Wind, İskenderiyeli Hypatia, ırkçılık, Jack Kehoe, Jack Warden, James Sikking, James Stewart, Jeffrey Tambor, Jim …

Devamını oku »

Türk Ceza Kanunu

Kanun No. 5237    Kabul Tarihi : 26.9.2004 BİRİNCİ KİTAP Genel Hükümler BİRİNCİ KISIM Temel İlkeler, Tanımlar ve Uygulama Alanı BİRİNCİ BÖLÜM Temel İlkeler ve Tanımlar Ceza Kanununun amacı MADDE 1. – (1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir. Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi MADDE 2. – (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir …

Devamını oku »

Dernek

Dernek, kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır. Medeni haklarını kullanma ehliyetine sahip olan ve 18 yaşını bitirmiş bulunan herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkını kullanabilir. Siyasi partilerden çıkarılan veya bir siyasi partinin kapatılmasına sebep olan kişiler ile ağır hapis ve 5 yıldan fazla hapis cezasına çarptırılmış olan kişiler dernek kuramazlar. Kazanç paylaşmaktan başka bir amaçla bir araya toplanan kişilerin, bilgilerini ve çalışmalarını daimi bir şekilde aynı amaç için bir araya getirerek çalışmak üzere ortaya …

Devamını oku »

Amerika Birleşik Devletleri Anayasası

Amerika Birleşik Devletleri Anayasası; 7 madde ve 27 yasa değişikliğinden oluşmaktadır. Yetkiyi ulusal ve eyalet hükumetleri arasında bölerek, federal bir sistem kurmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri Anayasası, aynı zamanda, yetkiyi bağımsız üç organ olan yürütme, yasama ve yargı arasında paylaştırarak dengeli bir ulusal hükumet sistemi oluşturmuştur. Yürütme organı, yani Başkan, ulusal yasaları uygular; yasama organı, yani Kongre, yasa yapar. Yüksek Mahkeme ile diğer federal mahkemeler, kanunları yorumlayarak ve uygulayarak federal mahkemelerde görülmekte olan davaları karara bağlar. Anayasa’da sıralanan federal yetkiler vergi toplama, savaş ilan etme ve eyaletler arası ve yabancı ticareti düzenleme haklarını da kapsar. Bu aktarılmış, ifade edilmiş ve Anayasa’da açıkça …

Devamını oku »

Basiretli Tacir

Ticari hayattaki faaliyet yürüten kişi ve kurumların birinci amacı kar sağlamak, ikinci amaçları ise mevcudu, istihdamı, aktifleri ve sermayeyi artırmaktır. Yapılan her işten kar elde edilemeyebileceği gibi zarar da gerçekleşebilir. Basiretli tüccar her işten kar elde edilebileceği gibi zarar da edilebileceğini hesap edebilen, işin başında tüm ihtimalleri dikkate alarak zarar ihtimalini azaltan tüccardır. Basiretli tüccar, piyasa durumunu inceleyerek tüm maliyetleri analiz eder. Türk Ticaret Kanunu her tacirin basiretli tacir gibi hareket etmesini zorunlu kılmıştır. Bütün tacirler, bu kurala uymak ve bunların gereklerini yerine getirmek zorunluluğundadırlar.  Kanunen tacir sayılan kişiler korunmaya muhtaç ve tüketici hukukunda ve iş hukukunda olduğu gibi bazı …

Devamını oku »

Basiretli Tüccar

Ticari hayattaki faaliyet yürüten kişi ve kurumların birinci amacı kar sağlamak, ikinci amaçları ise mevcudu, istihdamı, aktifleri ve sermayeyi artırmaktır. Yapılan her işten kar elde edilemeyebileceği gibi zarar da gerçekleşebilir. Basiretli tüccar her işten kar elde edilebileceği gibi zarar da edilebileceğini hesap edebilen, işin başında tüm ihtimalleri dikkate alarak zarar ihtimalini azaltan tüccardır. Basiretli tüccar, piyasa durumunu inceleyerek tüm maliyetleri analiz eder. Türk Ticaret Kanunu her tacirin basiretli tacir gibi hareket etmesini zorunlu kılmıştır. Bütün tacirler, bu kurala uymak ve bunların gereklerini yerine getirmek zorunluluğundadırlar.  Kanunen tacir sayılan kişiler korunmaya muhtaç ve tüketici hukukunda ve iş hukukunda olduğu gibi bazı …

Devamını oku »

Parlamenter Sistem

Hukuka dayalı parlamenter demokratik rejim, devletin tüm organlarının ve kamu kuruluşlarının parlamentonun çıkardığı yasalarla varlık kazanması ve tüm devlet organlarının Anayasa, yasalar ve hukuk kurallarına uygun olarak işlemelerinin parlamento denetiminde olması demektir. İdarenin her türlü eylem ve işlemi yargısal denetime tabidir. Devlet içinde her kuruluşun sınırlı olarak görevleri, yetkileri ve sorumlulukları bulunmaktadır. Hiç bir kuvvet ve kuruluş sınırsız yetkiye sahip değildir. Tüm kurumlar, Anayasa, yasalar ve hukuk kurallarına sıkı sıkıya bağlı olarak işlevlerini yapmak zorundadır. Aksi takdirde Demokrasi’den ve Hukuk Devletinden söz edilemez. Yürütme kuvveti olan Hükumet bütün işlerini yasalar çerçevesinde parlamentonun denetimi altında yürütür. Yetkiler yasalarla düzenlenmiş kuruluşlara dağıtılmıştır. …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, teşkilatın en geniş ve tüm üyelerine açık organıdır. Genel Kurul, tüm üye ülkelerin birer oy hakkı bulunan temsilcilerinden oluşmaktadır. Barış ve güvenlik, yeni üyelerin katılımı, bütçe gibi önemli konuları ilgilendiren kararlarda üçte iki çoğunluk gereklidir. Diğer konuları ilgilendiren kararlar salt çoğunlukla alınmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun Görev ve Yetkileri Genel Kurul’un Antlaşma’da belirtilen görev ve yetkileri şunlardır: Silahsızlanma ve silahların kontrolünü öngören düzenlemeler dahil olmak üzere uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına yönelik konuları ele almak ve tavsiye kararları vermek; Güvenlik Konseyinde ele alınan ihtilaflar ve konuları kapsamamak üzere Dünya barışı ile ilgili konularda oturumlar düzenlemek ve …

Devamını oku »

Jurisprudence/Jurisprudent

Roma hukuku ile Medeni Hukuk arasında kuvvetli bağlar bulunmaktadır. Bu iki hukuk arasında köprüler kurabilecek ve yabancı bir sistem olarak görülen Roma hukukuna kapılar açmak çağdaş hukukçular için zorunluluktur. Romalı hukukçular, hukuki sorunları ve olaylar derinlemesine incelemekte, bunları belli bir metodoloji çerçevesinde yorumlayarak hayatın karışık olaylarına uyabilecek hukuk kurallarını, hakkaniyet ve adalet duygularından da esinlenerek kodifikasyona tabi tutmaktaydılar.  Ulaşılan çözüm yolları açık bir şekilde yazılmakta ve ilan edilmekteydi. Bu hukuki çabayı gösterenlere Jurisprudent, ulaşılan hukuki çözümlere ise Jurisprudence denmekteydi.  Kavram : Kıta Avrupası ve Anglo Sakson hukukunda jurisprudence kavramı çok değişik anlamlara gelmektedir.  1.felsefe, bilim ve yoruma dayalı hukuk ve kararların incelenmesi, 2.hakların …

Devamını oku »

Praetor

Eski Roma’da yurttaşlar arasındaki hukuki anlaşmazlıkları çözen yargıç ve idareci konumundaki görevlilerdir. Praetorlar, çıkan uyuşmazlıklar sonucunda yapılan yargılamalar ile verdikleri hükümler ile bağlayıcı içtihatlar oluştururlardı. Praetor ihtiyaç oldukça yeni davalar yaratarak hukuku söylemenin yeni tarzlarını geliştirdi. Praetor bunu, kendisini çevreleyen meslek hukukçularının (jurisprudent) yardımıyla, bir “formula” oluşturarak gerçekleştirdi. Formula praetor’un hâkimi atarken, uygun bir kanun davasının bulunmaması halinde, ona ihtilâfı ne surette çözebileceğini gösterdiği bir tür küçük programdı. Praetor hukuku böylelikle sürekli bir yaratış süreci içerisinde bulundu. Öyle ki bu hukuk Cumhuriyet döneminin son iki yüzyılında ve İmparatorluk döneminin başlarında Roma hukukunun başlıca yaratıcı kaynağı oldu. Ancak bu son devirde …

Devamını oku »

Avrupa Birliği

Pek çok uluslararası örgüt Avrupa Kıtası’nı bir tanım unsuru olarak almıştır. Bu örgütlerin başında Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği gelmektedir.1949 yılında kurulan ve merkezi Strazburg’da bulunan Avrupa Konseyi’ne bugün 47 devlet üyedir. Türkiye Avrupa Konseyi’ne 9 Ağustos 1949 tarihinde katılmıştır. Avrupa Konseyi 1950 yılında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni kabul etmiştir. 1959 yılında ilk oturumunu gerçekleştiren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu Sözleşme’nin uygulanmasını gözetmekle görevlidir. İç hukuk yollarını tüketmiş olmaları kaydıyla bireyler Mahkeme’ye başvurabilirler. Avrupa Birliği Maastricht Antlaşması (1993)’nın yürürlüğe girmesinden itibaren üç uluslararası örgütün birleşmesine dayanmaktadır: 1951 yılında kurulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu ile 1958 yılında kurulan Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Euratom. Tüzel kişiliği haiz olan bu örgütlerin her birinin sınırlı bir amacı bulunmaktaydı. Avrupa Birliği ise kendisine çok daha geniş bir gaye edinmiştir. Avrupa Birliği, geleneksel hedeflerin yanı sıra, ortak bir dış işleri ve güvenlik politikası oluşturulmasını amaç edinmiştir. Birlik ayrıca 2001 yılında bir “Temel Haklar Şartı” kabul etmiştir. Başlangıçta hukukî bir kapsamı bulunmayan bu metin Lizbon Antlaşması (2009)’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte bağlayıcı nitelik kazanmıştır. Avrupa Birliği üye devletlerin egemenliklerinin bazı unsurlarını devralmıştır. Örgütün yürütme erki Avrupa Komisyonu ile Avrupa Birliği Konseyi arasında paylaşılmıştır. Avrupa Parlamentosu ise yasama erkine kısmen sahiptir.Topluluk hukukunun farklı üye devletlerde yeknesak bir biçimde uygulanmasını sağlamak için bu hukukun yorumlanması ulusal yargı mercilerine bırakılmamıştır. Avrupa Birliği Adalet Divanı antlaşmanın ve Birlik tarafından kabul edilen düzenlemelerin (tüzükler, yönergeler vs.) yorumlanması tekeline sahiptir. Avrupa Birliği her şeyden önce büyük bir pazar ve bir serbest dolaşım alanıdır. Birliğin kalkınma düzeyleri çok farklı 27 devleti kapsar hale gelmesinden beri ülkelerin koruyucu mevzuatı için bir rekabet etkenine dönüşen bu pazar ve özgürlükler endişelere yol açmaktadır. Bu endişeler kendisini 2005 yılı referandumlarında Hollanda ve Fransa’da alınan ret sonuçlarında göstermiştir. O dönemden beri gerçekleştirilen yenilikler eski dinamizmi yeniden canlandırmamıştır. Kaynak:François Gaudu, Les 100 mots du droit, Que sais-je, 2010, 1re éd., Paris, pp. 46-47.

Devamını oku »

Jüri

Anglo-Sakson Hukuk Sisteminde uygulanmakta olan ve adaletin gerçekleştirilmesinde yurttaşların doğrudan katılmasını ve oy kullanmasını sağlayan yargılama biçimidir. Jürinin amacı, halkın düşüncesini yargıya yansıtmaktır. Her hukuk sisteminde birtakım adli hatalar mutlaka olabilmektedir. Jüri sistemi, adli olaylar hakkında karar verecek olan mahkemelerin bir bütün olarak olumsuzluk doğurucu kararlarını azaltma amacı taşımaktadır. Sistem, yargılamaya demokratik bir unsur katması, yargılamanın üzerindeki gizlilik, gizem ve soğukluğun kaldırılmasını kaldırmayı, doğru ve adil kararları çoğaltmayı amaçlar. Jüri, yargılama aşamalarına yurttaşların katılımını sağlamayı amaçlar, ancak Jüri bu sistem içerisinde yargılama yapan bir organ değildir ve yargılamayı yapacak yargıcın yetkilerini azaltmaz. Yurttaşlar, adalet sisteminin Yargıçlara yardımcı roldedirler. Ceza mahkemelerinde ve birçok …

Devamını oku »

Hollanda Krallığı Anayasası

Bölüm 1. Temel Haklar Madde 1. Hollanda’da bulunan herkes, eşit durumlarda eşit muamele görürler. Din, hayat görüşü, politik eğilim, ırk, cinsiyet veya her ne sebeple olursa olsun, ayrımcılığa izin verilmez. Madde 2. Hollanda vatandaşlığı kanunla düzenlenir. Yabancıların (ülkeye) girebilmeleri ve çıkartılmaları kanunla düzenlenir. İade sadece antlaşmaya dayanır. İade ile ilgili kurallar kanunla düzenlenir. Kanunun sınırladığı haller dışında, herkesin ülkeyi terk etmeye hakkı vardır. Madde 3. Tüm Hollanda vatandaşları ayırım yapılmadan kamu hizmetlerinde görev alabilirler. Madde 4. Kanuni kısıtlamalar ve istisnalar haricinde, her Hollanda vatandaşı genel temsil organlarının üyelerini seçme ve bu organların üyesi olarak seçilme hakkına sahiptir. Madde 5. Herkes …

Devamını oku »

Danıştay

Şûrâ-yı Devlet adıyla 1868 yılında Danıştay’ın kurulması, ülkede 19. yüzyılın ilk yıllarında başlayan ıslahat ve yenileşme hareketlerinin en önemlilerinden biridir. Padişah Abdülaziz’in 10 Mayıs 1868 günlü nutkuyla fiilen çalışmaya başlayan Şûrâ-yı Devlet’in “Kavanin ve nizamat layihalarını tetkik ve tanzim, mesalihi mülkiyeyi tetkik, hükümet ile eşhas beyninde mütehaddis deaviyi rü’yet ve memurini devletin tahkik ahvaliyle, muhakemelerini icra” görevlerini yerine getirmek üzere kurulmuştur. “Hükümet ile eşhas beyninde mütehaddis davaları” görmek ve çözümlemek görevi, 1876 Kanuni Esasisi ile genel mahkemelere bırakıldığından, İmparatorluk Danıştay’ının yargısal görevi çok sınırlı kalmıştır. İmparatorluk döneminde 54 yıl görev yapan Danıştay’ın faaliyeti, 4 Kasım 1922 tarihinde İstanbul’daki bütün merkez …

Devamını oku »

Avrupa Ombudsmanı

Avrupa Ombudsmanı, Maastricht Antlaşması ile AB kurumsal yapısına kazandırılmış bir kurumdur. Avrupa Ombudsmanı, Avrupa Parlamentosu tarafından yenilenebilen 5 yıllık bir süre için atanır ve bağımsızlığı da Antlaşmalarda teminat altına alınmıştır. AB’nin İşleyişine Dair Antlaşma’nın 20. maddesinde Avrupa Ombudsmanı’na başvurmak Birlik vatandaşlarının hakları arasında sayılmaktadır. Antlaşma’nın 228. maddesi uyarınca Avrupa Parlamentosu tarafından seçilen Avrupa Ombudsmanı’na Birliğin her vatandaşı veya ikametgahı ya da tüzüğüne göre merkezi bir üye devlette bulunan her gerçek ve tüzel kişi başvurabilir. Anılan kişiler, Birlik organları, kurumları veya diğer birimlerinin faaliyetlerinde kötü yönetime ilişkin şikayetleri Avrupa Ombudsmanı’na iletirler ve Ombudsman bunları araştırarak rapor hazırlar. Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın …

Devamını oku »

Avrupa Birliği Zirvesi

Avrupa Birliği Zirvesi, Avrupa Birliği’ne üye devletlerin başbakanları veya devlet başkanları ile Avrupa Birliği Zirvesi Başkanı ve Avrupa Komisyonu Başkanı’nın katılımı ile meydana gelir. Yılda dört defa toplanan Zirve, Birliğin gelişmesi ve Avrupa’nın bütünleşmesi doğrultusunda öncelikleri ve temel politikaları belirleyen kararlar alır. Avrupa Birliği Zirvesi’nin herhangi bir yasama yetkisi yoktur. Buna rağmen, AB üyesi tüm devletlerin en üst düzey yetkililerinin bir araya geldiği ve temel politikaları belirlediği kurum olmasından dolayı siyasi bir ağırlık ve yönlendirme gücü taşır. Çoğu durumda uzlaşıyla, istisna olarak nitelikli çoğunlukla karar alır. Zirveye, üye devletler tarafından 2,5 yıllığına atanan ve görev süresi bir defa uzatılabilecek olan …

Devamını oku »

Türkiye-AB İlişkileri

Türkiye-AB ilişkilerinde temel tarihler 12 Eylül 1963: Ankara Anlaşması’nın imzalanması (Yürürlük: 1 Aralık 1964) 1 Ocak 1996: Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girmesi 10-11 Aralık 1999: Helsinki Zirvesi’nde adaylığımızın tescili 3 Ekim 2005: Üyelik müzakerelerinin başlaması 12 Haziran 2006: Müzakere sürecinde ilk olarak 25 no’lu “Bilim ve Araştırma” faslının açılması 14 Aralık 2015: 17 no’lu “Ekonomik ve Parasal Politika” faslının açılması 30 Haziran 2016: 33 no’lu “Mali ve Bütçesel Hükümler” faslının açılması Müzakere Süreci 2005 yılında başlayan müzakere sürecinde bugüne kadar 16 fasıl açılmış ve bunlardan biri (“Bilim ve Araştırma-25”) geçici olarak kapatılmıştır. 11 Aralık 2006 : AB Konseyi, Ankara Anlaşması’nı, AB’ye 2004 yılında katılan …

Devamını oku »

İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesi

İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesi 4 Kasım 1950’de Roma’da imzalanmıştır. Kısa adıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, insan haklarının korunmasını ve geliştirilmesini amaç edinir. AİHS hazırlık aşamasında Avrupa’daki demokratik rejimlerin devam ettirilmesi açısından gerekli olan asgari hak ve özgürlükleri güvenceye alarak işe başlamış, zamanla insan hakları listesini genişletmiştir. AİHS ekonomik, sosyal ve kültürel haklardan çok sivil ve politik hakların korunmasına öncelik vermiştir. Bu sözleşmeyi sosyal ve ekonomik hakları içeren ‘Avrupa Sosyal Şartı’ izlemiştir. Türkiye 10 Mart 1954’te sözleşmeyi onaylamış, 28 Ocak 1987’de de bireysel başvuru hakkını tanımıştır. Mahkemenin zorunlu yargı yetkisini ise 28 Ocak 1990’da kabul etmiştir. AİHS, 45 …

Devamını oku »

Yüce Divan

Anayasa Mahkemesinin; Cumhurbaşkanı’nı, TBMM Başkanı’nı, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyeleriyle başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanını görevleriyle ilgili suçlardan dolayı yargılarken taşıdığı sıfattır (Any. m. 148). Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla …

Devamını oku »

TBMM Seçimlerinin Yenilenmesi

Anayasa’da dört yılda bir gerçekleştirilmesi öngörülen seçimlerin, TBMM veya Cumhurbaşkanının kararıyla bu süre tamamlanmadan yapılması, yani erkene alınmasıdır. TBMM, istediği zaman ve gerekçeli olarak seçimlerin yenilenmesi kararı alabilir. Cumhurbaşkanının seçimleri yenileyebilmesi Anayasa’da belirtilen şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Buna göre Cumhurbaşkanı; Yeni kurulan Bakanlar Kurulunun güvenoyu alamaması ve 45 gün içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamaması veya kurulduğu hâlde güvenoyu alamaması, TBMM’de yapılan gensoru görüşmeleri sırasında milletvekillerinin veya siyasi parti gruplarının verecekleri gerekçeli güvensizlik önergesi üzerine yapılan oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğuyla Bakanlar Kurulunun düşürülmesi ve 45 gün içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamaması veya kurulduğu hâlde güvenoyu alamaması, Görevi devam ederken Başbakanın TBMM’den …

Devamını oku »

Kanun

Toplum için uyulması gereken nesnel, soyut, genel ve sürekli nitelikteki hukuk kurallarını içeren, etkileri yönünden objektif hukuk alanında yeni bir durum yaratan ya da var olan bir durumu düzenleyen veya ortadan kaldıran kural-işlemlerdir. TBMM tarafından Anayasa, İçtüzük ve teamüllere uygun olarak yapılır ve Cumhurbaşkanınca yayımlandıktan sonra yürürlüğe girer. Kanun Maddesi: Kanun, tüzük, yönetmelik ve benzeri metinlerde, birbirinden ayrı düzenlemeler ve hükümleri sistematik bir biçimde sıralayan ve ardışık numaralarla gösterilen temel bölümlerdir.  En az bir fıkra içermek zorunda olan madde; fıkra, bent, alt bent, cümle ve ibare gibi daha küçük birimlere ayrılır. Her madde ile bir konu düzenlenir. Madde kısa, öz …

Devamını oku »

Anamuhalefet Partisi

Anamuhalefet Partisi, Bakanlar Kuruluna katılmayan ve grubu bulunan siyasi partiler arasında en fazla millet vekiline sahip olan siyasi partidir. Muhalefet siyasi partilerinin milletvekili sayılarının eşit olması halinde, son milletvekili seçimlerinde aldıkları muteber oy sayısına bakılır. (2820 sayılı Kn. m. 35) Türkiye Siyasal tarihinde ana muhalefet görevi yapmış partilerin yıllara göre sıralı listesi aşağıdaki gibidir. Başlama Yılı Değişim Yılı Ana muhalefet Partisi 17 Ekim 1924 3 Haziran 1925 Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 12 Ağustos 1930 17 Kasım 1930 Serbest Cumhuriyet Fırkası 21 Temmuz 1946 14 Mayıs 1950 Demokrat Parti 14 Mayıs 1950 27 Mayıs 1960 Cumhuriyet Halk Partisi 20 Kasım 1961 25 …

Devamını oku »

Türkiye Büyük Millet Meclisi

İDARİ TEŞKİLAT 1. Kuruluş ve Gelişim Türkiye Büyük Millet Meclisi İdari Teşkilatı tarafından bugün yürütülmekte olan görevler, Büyük Millet Meclisinin açılış tarihi olan 23.04.1920’den Türkiye Büyük Millet Meclisi Dâhili Nizamnamesi’nin kabul edildiği 02.05.1927 tarihine kadar Meclis-i Mebusan Başkâtipliği tarafından yürütülmüş, bu tarihten itibaren ise Birimin adı Kâtib-i Umumi olarak değiştirilmiştir. 14.06.1934 tarihli ve 2512 sayılı Büyük Millet Meclisi Memurlarının Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun’la bu kez Umumi Kâtiplik olarak düzenlenen Birim, 09.01.1950 tarihli ve 5509 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Memurları Teşkilatı Hakkında Kanun’la, Genel Kâtiplik adı altında yeniden yapılandırılmıştır. 13.10.1983 tarihinde kabul edilen 2919 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi …

Devamını oku »