Yeni
Ana Sayfa » Hukuk tarihi

Hukuk tarihi

Antoine Laurent de Lavoisier

Antoine Laurent de Lavoisier, 26 Ağustos 1743 tarihinde Paris’te doğmuş, 1789 Fransız İhtilali sonrasında 8 Mayıs 1794 tarihinde 51 yaşındayken Giyotin ile idam edilmiş Fransız  hukukçu ve bilim insanıdır. Simya adı altında yürütülen bilimsel alanda yaptığı çalışmalarla çağdaş kimya biliminin mimarı olmuştur. Eğitimi  Antoine Laurent Lavoisier, Parisli zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, kısa bir süre sonra annesini yitirmiş, yüksek mahkemede hukuk danışmanı olan babasının ilgi ve desteği ile çocukluk ve gençlik yıllarını geçirmiştir. Mazarin Koleji’nden mezun olmuş, hukukçu babasının isteklerini kıramayarak ve aile geleneğini sürdürerek Hukuk Fakültesinde lisans eğitimi almış, kendi özel ilgi alanı olan matematik, astronomi, Jeoloji ve botanik üzerine kendini geliştirmiş, dönemin …

Devamını oku »

 Clara Zetkin

Clara Zetkin, 1857–1933 yıllarında yaşayan kadın hakları savunucusu, sivil toplumcu Alman Marksist siyaset teorisyeni ve felsefecisidir. Zetkin, Saksonya eyaletinde dünyaya geldi. Öğretmenlik eğitimi almış, 1874’ten itibaren Almanya’daki kadın hareketi ve işçi hareketi ile ilişki içerisinde bulunmaya başlamış; 1878’de Almanya Sosyalist İşçi Partisi’ne (SAP) katılmıştır. 1882’de Zürih’te, daha sonra Paris’te sürgün hayatı yaşamıştır. Clara Zetkin  1911 yılında ilk defa Kadınlar Günü’nü düzenlemiştir. 26-27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonal’e bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü kutlanması önerisini getirmiş ve öneri oy birliğiyle kabul edilmiştir. Zetkin, SPD’den yakın arkadaşı Rosa …

Devamını oku »

Hukuk ve Felsefe Dergileri

Hukuk ve Felsefe Dergileri yayın konusu, yayıncı kuruluş hakkında bilgiler, dergi yayın ilkeleri ve dergi künyesi ile birlikte listelenmektedir. Adalet Dergisi Adli Bilimler Dergisi Adli Psikiyatri Dergisi Adli Tıp Bülteni  Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi  Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Aydın Barosu Dergisi Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Birikim Dergisi Cogito Dergisi Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Ceza Hukuku Dergisi Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cüppe Hukuk Dergisi Deniz Ticareti Dergisi Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi …

Devamını oku »

Sevr Antlaşması

Sevr Antlaşması, İtilaf Devletleri ile Osmanlı Devleti arasında 10 Ağustos 1920 tarihinde Fransa’nın başkenti Paris’in 3 km batısındaki Sevr (Sèvres) banliyösünde imzalanmıştır. Bir buçuk yıl civarında bir zaman diliminde büyük tartışmalarla hazırlanan Sevr Antlaşması, on iki bölüm ve 433 maddeden oluşmaktadır. Antlaşma, 24 Temmuz 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan Lozan Barış Antlaşmasının imzalanması ile yürürlükten kaldırılmıştır. Sevr Antlaşması, Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri olarak tanımlanan, Fransa, Britanya İmparatorluğu(İngiltere), İtalya, Japonya, Ermenistan, Belçika, Yunanistan, Hicaz, Polonya (Lehistan), Portekiz, Romanya, Yugoslavya ve Çekoslovakya arasında imzalanmış; antlaşmayı Osmanlı Devleti adına, Damat Ferit Paşa tarafından görevlendirilen Reşat Halis Bey, Hadi Paşa ve Rıza Tevfik (Bölükbaşı) Bey imzalamıştır. Sözleşme metni İngilizce, Fransızca ve İtalyanca olarak hazırlanmıştır.  Otuz …

Devamını oku »

Ziştovi Antlaşması

Ziştovi Antlaşması

Ziştovi Antlaşması, 4 Ağustos 1791 tarihinde Avusturya Arşidüklüğü ile Osmanlı Devleti arasında Sistovo’da imzalanan barış antlaşmasıdır. 1790 yılı Aralık ayında Ziştovi(Sistovo) kasabasında başlayan barış görüşmeleri sonuçlandırılarak 4 Ağustos 1791 tarihinde antlaşma ile sonuçlanmıştır. Avusturya Arşidüklüğü, 962-1806 yılları arasında toplam 844 yıl hüküm sürmüş olan monarşik yapıdaki bir Alman Krallığıdır. Avusturya ise 1453-1806 yılları arasında Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’nun en önemli parçalarından ve Habsburg Monarşisinin önemli merkezlerinden biri olmuştur. Osmanlı Devleti Dönemi Uluslararası Antlaşmalarından olan Ziştovi Antlaşması, on dört maddeden oluşmakta, “Alman İmparatoru ve Osmanlı Devleti (Bab-ı Ali) arasında 4 Ağustos 1791 yılında Sistova’da imzalanan antlaşma metni” olarak tanımlanmaktadır. İki devlet arasında …

Devamını oku »

Kemalpaşazâde Said Bey

Kemalpaşazâde Said Bey, 12 Ocak 1848 (5 Safer 1264) tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Tanzimat döneminin önemli devlet görevlilerinden Ahmed Kemal Paşa’nın oğludur. Asıl adı Mehmed Said olup sürekli lastik ayakkabı giydiği için Lastik Sait Bey lakabı ile anılmıştır. Modern görüşlü babası sayesinde iyi bir eğitim almıştır. İlk eğitimini özel hocalardan almış, Arapça ve Farsça öğrenmiştir. Babasının Elçi olarak bulunduğu Berlin’de aldığı eğitim sayesinde Almanca’yı öğrenmiş, ayrıca Fransızca’sını da geliştirerek çok sayıda dile vakıf olmuştur. Kemalpaşazâde Said Bey, eğitiminin ardından 1868 yılında bugünkü karşılığı ile Danıştay olan Şûrâ-yı Devlet’te memuriyete başlamış, 1874 yılına kadar muavin, kâtip ve başkâtip olarak görev yapmıştır. Ardından …

Devamını oku »

Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşme

Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşme, diğer adıyla 1951 Mülteci Sözleşmesi (The 1951 Refugee Convention) , 28 Temmuz 1951 tarihinde ilk olarak 12 ülke tarafından imzalanan çok uluslu bir Birleşmiş Milletler sözleşmesidir. Sözleşme genel olarak mültecilerin hukuki durumunu, sığınma hakkını, sığınma hakkı almış kişilerin haklarını ve bu kişilere sığınma hakkı veren ülkelerin hukuki sorumluluklarını belirlemektedir. Cenevre Konvansiyonları,10 Aralık 1948 tarihinde ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin ardından Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen en önemli belgelerdendir. Sözleşmelerin başında Evrensel Beyannameye kuvvetli atıf yapılmakta, yapılan düzenlemelerin insanlığın ortak barışına hizmet edeceği vurgulanmaktadır. “Cenevre’de 28 Temmuz 1951 tarihinde imzalanmış olan Mültecilerin Hukuki …

Devamını oku »

Takvim-i Vekayi

Takvim-i Vekayi, Osmanlı Devleti döneminde 11 Kasım 1831 tarihinde yayınlanmaya başlayan ve bugünkü Resmi Gazete’nin temelini oluşturan resmi yayındır. Gazete, haftalık olarak yayına başlamış, Osmanlıca, Arapça, Ermenice, Farsça, Fransızca ve Rumca baskılar yapmıştır. Osmanlı Devleti’nin sona ermesi ve Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ile birlikte Takvîm-i Vekâyi, Cerîde-i Resmiyye adıyla devamlılık göstermiş, daha sonra Resmî Gazete adıyla yayın hayatına devam etmiştir. Takvîm-i Vekâyi’nin Kuruluşu ve Yayın Hayatı Osmanlı Padişahı Sultan II. Mahmut, yapmakta olduğu reformlar çerçevesinde devlet idaresinin görüşlerini yansıtabilecek resmi bir gazeteyi gerekli görmüş, gazetenin yayını için daha önce İzmir’de yerel bir gazete yayınlamış olan Alexandre Blacque ile anlaşılmıştır. Osmanlı Devletinde çıkarılan ilk gazetelerin, 18. …

Devamını oku »

Roma Hukukundan Günümüze Önemli Sözler

A verbis legis non est recedendum – Kanunun lafzından uzaklaşılmamalıdır, Abrogata lege abrogante non reviviscit lex abrogata – Bir kanun ilga edildikten sonra, önceki kanun kendiliğinden yürürlüğe girmez Absoluta sententia expositore non indiget – Mükemmel ve mutlak bir hüküm yorumcu gerektirmez Actori incumbit onus probandi – İspat yükü davacıya aittir Ad quaestionem facti non respondent iudices; ad quaestionem legis non respondent iuratores – Hakimler, vakıalara ilişkin meselelere cevap vermez; yeminliler – bilirkişiler, jüri – hukuki meselelere cevap vermez Ames iudicio, non amore iudices – Hüküm sevgi ile verilmeli, fakat sevgiden hareketle verilmemelidir Argumenta non sunt numeranda, sed ponderanda – Deliller sayılmaz, tartılır …

Devamını oku »

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşuna İlişkin Temel Antlaşma

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Kuruluşuna İlişkin Temel Antlaşma

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşuna İlişkin Temel Antlaşma, Büyük Britanya, Yunanistan, Türkiye Cumhuriyeti ve Kıbrıs Cumhuriyeti arasında 16 Ağustos 1960 tarihinde imzalanmıştır. Kurucu antlaşma öncesinde, 11 Şubat 1959 tarihinde Birleşik Krallık, Türkiye ve Yunanistan devletleri ile Kıbrıs’taki Rum ve Türk toplumları arasında Zürih ve Londra Antlaşmaları imzalanmış; bağımsız bir devlet olarak Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının temel unsurları belirlenmiştir. Anayasanın hazırlanma süreci sonrasında Kıbrıs Cumhuriyeti, imzalanan Kuruluş, İttifak ve Garanti antlaşmaları çerçevesinde resmi olarak 16 Ağustos 1960 tarihinde kurulmuştur. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşuna İlişkin Temel Antlaşmanın bir parçası olarak imzalanan Garanti Anlaşması ve diğer hükümlerle Anayasa’nın temel maddeleri belirlenmiş; Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası uygulamaya konulmuş, Kıbrıs resmi …

Devamını oku »

Resmi Gazete

Resmi Gazete, 07.02.1921 tarihinden itibaren yayınlanmaktadır. Gazete 1928 yılına kadar Osmanlıca basılmış, Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanunun 1928 yürürlüğe girmesiyle, 01/12/1928 tarihli 1054. sayıdan itibaren Resmi Gazete yeni alfabe ile basılmaya başlanmıştır. Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan; yasama, yürütme ve yargı organlarına ilişkin mevzuat, karar ve ilanların yer aldığı süreli yayındır. Günümüzdeki haliyle Resmi Gazete, yasama, yürütme ve idari kuruluşlar, yargı ve ilanlar bölümlerinden oluşmaktadır. Mevzuatın yürürlüğe girmesi için Resmi Gazete’de yayımlanması zorunludur. Resmi Gazetenin içeriğine ve yayımlanmasına ilişkin usul ve esaslar; 15.07.2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 10 sayılı Resmî Gazete …

Devamını oku »

Hukuk Filmleri

Hukuk Filmleri Listesi …And Justice For All/ …Ve Herkes İçin Adalet Suçluların serbest kaldığı, yargıç ve avukatların anlaşmalar yaptığı ve masumların korumasız bırakıldığı bir adalet sisteminde, genç avukat Arthur Kirkland adaletin nereye gittiğini sorgulamakta ve izleyiciye de bu sorgulamayı yaptırmaktadır. Kült Hukuk Filmlerinden olan yapım, hukuk sistemindeki çarpıklıklara müthiş bir şekilde eleştiriler getirmiş, adaletin göreceliliğini sinematografik ögelerle anlatmış, içinde barındırdığı komedi unsuru ile izleyiciyi keyifli bir hikayenin ortasına sürüklemiştir. Bülbülü Öldürmek Bülbülü Öldürmek/To Kill a Mockingbird, Harper Lee’nin yazmış olduğu Pulitzer ödüllü aynı isimli romanın 1960’da yayımlanmasından hemen sonra 1962 yılında sinemaya uyarlanmıştır. Dünya sinema tarihinde eşine az rastlanır bir …

Devamını oku »

Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması Kanunu

Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması Kanunu, 30.11.1925 tarihinde 677 Sayılı Kanun ile kabul edilmiş, Resmi Gazetenin 13.12.1925 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Osmanlı toplum ve eğitim hayatında önemli bir yere sahip olan tekke ve zaviyeler zamanla yozlaşmış ve toplumsal alanda bölünme ve gruplaşmalara sebep olmuştur. Uygar ve ileri bir millet olma amacını takip eden Mustafa Kemal Atatürk, Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması Kanununu çıkararak toplum için uygarlık yolunda engel olarak gördüğü tekke, zaviye, türbe ve tarikat gibi kurumları ortadan kaldırmıştır. Atatürk, Kastamonu’da 30 Ağustos 1925’te söylediği bir nutukta türbelerin, tekkelerin ve zaviyelerin kapatılmasının ve tarikatların kaldırılmasının işaretini vermiş; “Ölülerden medet ummak, medeni …

Devamını oku »

Mahkemelerde

Mahkemelerde isimli kitap, mahkemelerde ve savcılıklarda yaptığı savunmalara dair belgelerin toplandığı kitaptır. Kitap, yazdıkları ve düşünceleri yüzünden siyasal bir kimlik ile tanınmış olan Sabahattin Ali’ni ölümünden sonra kızı Filiz Ali’nin babasına ait bir sandıkta bulduğu belgelerin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuştur. Mahkemelerde isimli kitap Sebahattin Ali’nin hayatı, eserleri ve makaleleri hakkında fikir edinmek isteyenler için önemli bir derlemedir. Yazar Sebahattin Ali, kitaplarında ileri sürdüğü fikirlerin yanı sıra gazete ve dergilerde yazdığı makaleler sonucunda da hakkında soruşturmalar ve davalarla muhatap olmuştur. Kitapta Sabahattin Ali’nin bizzat kendi yazdığı savunmalar, dilekçeler, mektuplar bulunmaktadır. Çeşitli mahkeme tutanakları, savunma metinleri, mahkeme kararları, hapishanelerin durumunu ve …

Devamını oku »

Kanunu Esasi

Kanunu Esasi, İkinci Abdülhamit tarafından 23 Aralık 1876 günü bir ferman ile ilan edilmiş ve meşrutiyetin temeli atılmıştır. Kanunu Esasi, Türk Anayasa tarihinin başlangıcını ve mutlak monarşiden anayasal monarşiye geçişin yasal hükümlerini oluşturmaktadır. Kanunu Esasi, gerçek bir meşrutiyet olmamasına karşın Türk tarihinde Anayasal hareketlerin ilk yazılı belgesi olması, ilk defa yasama meclisinin oluşturulması, ilk defa bir anasayal metin ile bazı temel hak ve özgürlüklerin sağlanması ve yargı bağımsızlığına dönük bazı prensipler getirmesi bakımından önem taşımaktadır. Kanunu Esasi, 119 maddeden oluşmaktadır. Yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 8 Ağustos 1325 (1909) (5 Şaban 1327) tarihinde,  15 Mayıs 1330 (1914)( 2 Recep 1332) tarihinde; 29 …

Devamını oku »

Latince Deyimler

Latince Deyimler – Roma Hukuku A bene placito Memnun edilmiş birinden A bove ante, ab asino retro, a stulto undique caveto Öküzün önünde, eşeğin arkasında, aptalın her tarafında hazırlıklı ol Ab ovo usque ad mala Yumurtadan elmalara (Baştan sona anlamında: Romalıların geleneksel yemek sırasından esinlenerek, Horatius, Satir 1.3) Absentem lædit, qui cum ebrio litigat Sarhoşla kavga eden, yerinde olmayan birini döver (Publius Syrus, Sentences) Ab uno disce omnes Bir şeyden herşeyi öğren (Bir tek örnekle ya da gözlemle çıkarımlarda bulunulabileceği anlatılır, Virgilius, Aeneid) Abusus non tollit usum Suistimal düzgün kullanmayı iptal ettirmez. Bir şey suistimal edilince onun düzgün kullanımını etkilememelidir. Ab imo …

Devamını oku »

Sultanahmet Adliyesi

Sultanahmet Adliyesi, 1955 – 2012 yılları arasında İstanbul Merkez Adliyesi olarak kullanılan binadır. 2012 yılında adliye Çağlayan’daki yeni binaya taşınmıştır. Sultanahmet Adliyesinden önce İstanbul Adliyesi olarak kullanılan Darülfünun Binası’nın yanması üzerine 1939 yılında eski adliyenin yerine bulunan bazı mülkler istimlak edilmiş, yeni adliye binası için arsa oluşturulmuştur. İkinci Dünya Savaşı nedeniyle çalışmalara ara verilmişse de 1949 yılında proje tekrar gündeme alınmıştır. Sultanahmet Meydanında bulunan Eski İstanbul Adliyesi, 1949 yılında düzenlenen bir yarışma sonucunda inşa edilmiştir. Yarışmayı mimarlar Sedat Hakkı Eldem ve Ord. Prof. Emin Halid Onat kazanmıştır. Binanın temeli 12 Temmuz 1951 yılında atılmış, 1955 yılında hizmete açılmıştır. Adliye, iki …

Devamını oku »

İmran Öktem

Yargıtay Eski Başkanı İmran Öktem

İmran ÖKTEM, Recai Seçkin’den boşalan Yargıtay Birinci Başkanlığına 1 Mart 1966’da seçilmiş, görevini sürdürürken 1 Mayıs 1969 günü vefat etmiştir. İmran Öktem, 1904 yılında İstanbul’da doğmuştur. Babası, meyve kabzımallarından Ürgüplü Süleyman Abdi Efendi, annesi ise Fatımatüzzöhra (Fatma Zehra) hanımdır. Nüfusta yazılı olduğu yer, İstanbul Sekbanbaşı İbrahim Ağa Mahallesi, Kırkçeşme Caddesi, 41 sayılı evdir. 1912 doğumlu Zekiye Ferhunda Hanımla evlenmiştir. İki kızı vardır. Kitap ve pul meraklısı olan Öktem, Fransızca bilmekteydi. İmran Öktem, ilk ve orta öğrenimini yaptıktan sonra 1924’te Kabataş Lisesi’ni bitirmiş, İstanbul Darilfünunu Hukuk Şubesinden 1927 yılında pekiyi derecede diploma almıştır. Fakülteyi bitirdikten sonra Göksun Cumhuriyet Savcılığına atanmışsa da …

Devamını oku »

Türkiye – Fransa Ankara Sözleşmesi

Türkiye – Fransa Ankara Sözleşmesi,20 Ekim 1921 tarihinde Ankara’da imzalanmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal (Tengirşenk) Bey ve Fransa hükümeti özel temsilcisi Henry Franklin-Bouillon tarafından 20 Ekim 1921’de imzalanan bu anlaşma, Fransa ve Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti arasındaki savaş durumuna son vermiştir. Bu anlaşmayla Fransa, 1916 tarihli Sykes-Picot Antlaşması’na uygun olarak, 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr Antlaşması’yla elde ettiği Kilikya (Çukurova)’dan nihai olarak vazgeçmiş; Güney Cephesindeki savaş resmen sona ermiş ve Türkiye’nin Güney sınırı belirlenmiştir. Fransa, yaklaşık yüzyıl önce imzalanan ve Ankara ya da Franklin-Bouillon Anlaşması olarak bilinen Türkiye – Fransa Ankara Sözleşmesi ile, Gazi …

Devamını oku »

Faruk Erem

Faruk Erem

Büyük hukukçu Faruk Erem 1913 yılında doğmuş ve 15 Kasım 1998’de vefat etmiştir. Faruk Erem, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘ni bitirdikten sonra Belçika’da hukuk alanında doktora yapmış, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde doçent olarak görev almış, bir yıl İtalya’da kalarak ceza hukuku ve kriminoloji alanında çalışmış, İtalya’dan döndükten sonra Profesör olmuştur. Profesör Doktor Faruk Erem, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 1050-1952 yılları arasında, dekan olarak idarecilik yapmış ve öğretim üyeliğinden 1978 yılında emekli olmuştur. Erem, Türkiye Barolar Birliği‘nin ilk Başkanıdır. Birlik Başkanlığından önce sürdürmekte bulunduğu Cumhurbaşkanlığı Hukuk Müşavirliği görevinden ayrılarak Barolar Birliği çalışmalarına yoğunlaşmış,1969 yılında başladığı bu görevini 9 Ocak 1980 tarihine kadar sürdürmüştür. Türkiye Barolar Birliği Başkanlığında yaklaşık olarak on yıl görev yapmış ve Birliğin kurumsallaşarak …

Devamını oku »

Adliye Nezareti Kuruluşu ve Faaliyetleri

Adliye Nezareti Kuruluşu ve Faaliyetleri

Adliye Nezareti Kuruluşu ve Faaliyetleri (1876-1914) isimli eser, Prof. Dr. Fatmagül Demirel tarafından yazılmış ve 2009 yılında Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi tarafından basılmıştır. Eser, Osmanlı Tarihi, Türk Yargı Teşkilatı Tarihi ve Cumhuriyet öncesi adliye teşkilatının yapısı bakımından önemli bir çalışmadır. Prof. Dr. Fatmagül Demirel Hakkında Adliye Nezareti Kuruluşu ve Faaliyetleri isimli eserin yazarı Prof. Dr. Fatmagül Demirel 1972 yılında Isparta’nın Senirkent ilçesinde doğmuş, ilk ve orta eğitimini burada tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü 1989-1993 yıllarında bitirmiştir. Demirel, yüksek lisans derecesini 1993-1996 yıllarında ve doktora derecesini de 1997-2003 yıllarında Yakınçağ Tarihi alanında kazanmıştır. Master ve doktora eğitimini aynı bölümde …

Devamını oku »

Celâlettin Arif Bey

Celâlettin Arif Bey, Meclisi Mebusan’ın son başkanı ve Türkiye Cumhuriyetinin ilk adalet bakanıdır. İstanbul Barosu‘nun kuruluşunda rol oynamış ve uzun süre başkanlığını yürütmüştür. Celâlettin Arif Bey’in Yaşamı Celâlettin Arif Bey, 19 Ocak 1875’te Erzurum’da doğmuştur. Hukukçu ve yazar Mehmed Ârif’in oğludur. Soğukçeşme Askerî Rüşdiyesi’nden sonra İstanbul’daki Mekteb-i Sultânî’de (Galatasaray Lisesi) okumuş, 1895’te liseyi bitirdikten sonra Paris’e giderek hukuk eğitimi almış, ardından 1901’de Mısır’a giderek Kahire’de avukatlığa başlamıştır. Celâlettin Arif Bey, II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Ağustos 1908’de İstanbul’a dönmüş, İttihat ve Terakki Fırkası’na karşı 13 Eylül 1908’de kurulan ilk muhalefet partisi Ahrar Fırkası’nın kurucuları arasında yer almış ancak Mondros Mütarekesi’nden sonra …

Devamını oku »

Refik Şevket İnce

Refik Şevket İnce 19 Mayıs 1921 – 9 Temmuz 1922 tarihleri arasında Adalet Bakanı olarak görev yapmıştır. İnce, 28 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisine Saruhan (Manisa) Milletvekili olarak katılmış, 21 Eylül 1921’de Kastamonu İstiklal Mahkemesi Başkanlığına seçilmiş, 2 Mart 1921’de Meclisteki görevine dönmüş, 1921’de bir süre Dâhiliye Vekilliğine vekâlet etmiştir. İnce, 1931, 1935 ve 1939 seçimlerinde Manisa Milletvekilliği yapmıştır. 1945 yılında Demokrat Parti Kurucu Üyeliği ve 1950 seçimlerinden sonra Manisa Milletvekilliği yapmıştır. Birinci Menderes Kabinesinde Milli Savunma Bakanı ve II. Menderes Kabinesinde Devlet Bakanlığı yapmış, 30 Mart 1951’de Bakanlıktan ayrılmıştır. Refik Şevket İnce, 2 Kasım 1951’de Demokrat Parti Meclis Grup Başkanlığına seçilmiş, 17 …

Devamını oku »

Kadeş Antlaşması

Kadeş Antlaşması, Milattan Önce 13. yüzyılın iki büyük askeri ve siyasi gücü olan Mısır Krallığı ile Hititler arasında meydana gelen Kadeş Savaşı sonucunda imzalanan dünyanın en eski uluslararası sözleşmesidir. Kadeş, Suriye’nin Humus valiliğine bağlı bölgede Asi Nehri kıyısında antik bir kenttir. Kadeş Antlaşması, Mısır Firavunu II. Ramses ile Hitit Kralı III. Hattuşili arasında Akad dilince yazılmış, Mısır ve Hitit dillerinde kopyaları yapılmıştır. Dönemin diplomasi dili olan Akadça ile yazılan tabletin kırık tabletin farklı tarihlerde bulunan parçaları birleştirilmek sureti ile antlaşma metninin tamamlanması mümkün olmuştur. Antlaşmanın kil tabletten kopyası, Hitit İmparatorluğu’nun başkenti olan Hattuşa(Çorum-Boğazköy) antik kentindeki kazılar sonucu 1906 yılında bulunmuştur. …

Devamını oku »

Montrö Boğazlar Sözleşmesi

Montrö Boğazlar Sözleşmesi, 20 Temmuz 1936 tarihinde; Türkiye Cumhuriyeti ile Avustralya, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Fransa, Japonya, Romanya, Sovyetler Birliği, Yugoslavya ve Yunanistan arasında, İsviçre kantonu olan Vaud’nun, Vevey bölgesindeki Montreux’da imzalanmıştır. Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Türk Boğazlarından yabancı gemilerin geçiş rejimini ve boğazlar bölgesinin güvenliğini düzenlemektedir. Montrö Boğazlar Sözleşmesi; Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının her iki kıyısı ile Marmara Denizi’ndeki adaların askerden arındırılarak bu bölgeler askeri bir tatbikat veya askeri çalışmalara kapatan ve bu bölgelere yapılacak herhangi bir saldırı halinde Milletler Cemiyeti’ni yetkili kılan 1923 tarihli Lozan Antlaşmasıyla birlikte imzalanan Boğazlar Sözleşmesi’nin yerine geçmek üzere imzalanmıştır. Montrö Boğazlar Sözleşmesi BOĞAZLAR REJİMİNE İLİŞKİN …

Devamını oku »

Türkiye Cumhuriyeti Dönemi Uluslararası Antlaşmaları

Türkiye Cumhuriyeti Dönemi Uluslararası Antlaşmaları

Türkiye Cumhuriyeti Dönemi Uluslararası Antlaşmaları Antlaşma Tarihi Taraflar Gümrü Antlaşması 2-3 Aralık 1920 Ermenistan Türkiye-Afganistan İttifak Antlaşması 1 Mart 1921 Afganistan Moskova Antlaşması 16 Mart 1921 Rusya SFSC Kars Antlaşması 13 Ekim 1921 Azerbaycan SSC, Ermenistan SSC, Gürcistan SSC Ankara Anlaşması 20 Ekim 1921 Fransa Türkiye-Ukrayna Dostluk Antlaşması 2 Ocak 1922 Ukrayna SSC Mudanya Mütarekesi 11 Ekim 1922 Birleşik Krallık, Fransa, İtalya Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya, Romanya, Yugoslavya, Yunanistan Bulgaristan-Türkiye Dostluk Antlaşması 18 Ekim 1925 Bulgaristan Türkiye-SSCB Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması 17 Aralık 1925 Sovyetler Birliği Türkiye-İran Dostluk ve Güvenlik Antlaşması 22 Nisan 1926 …

Devamını oku »

 Avukatlar Sendikası

Avukatlar Sendikası Av-Sen, Türkiye’nin ilk avukat sendikasıdır. Avukatlar Sendikası 26 Kasım 2014 tarihinde İstanbul merkezli olarak kurulmuştur. Avukatlar Sendikası, kuruluşunu Yargıçlar Sendikasına karşı açılan kapatma davasının duruşması olan 9 Aralık 2014 günü ilan etmiştir. Kurucu başkanlığını Avukat Sedef Ünal yapmaktadır. Sendikanın kurucuları, Sedef Ünal, Doğuşcan Aydın Aygün, Bedi Yarayıcı, Didem Varol, Tuğçe Sezen, Vural Ergül ve Deniz Okuyucu’dur. Anayasanın 51. maddesinin, çalışanların önceden izin almaksızın sendika kurabileceğine ve sendikalara üye olabileceğine ilişkin hükümlerini dikkate alarak temel hak ve özgürlüklerini kullandıklarını açıklayan bir grup avukat sendikanın kuruluşuna öncülük etmiştir.  Avukatlar Sendikasının Misyonu Sendika, 2015 Mayıs ayında ilk genel kurulunu yaparak organlarını oluşturmuş; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı …

Devamını oku »

Manyasizade Refik Bey

Refik Sait Bey

Manyasizade Refik Bey (1853-1909) Osmanlı Devleti’nin son döneminde 2 kez Adalet Nazırlığı yapmış bir devlet adamı ve Klasik Türk müziği bestecisidir. Avukatlık ve hukuk müşavirliği de yapan Refik Bey, aynı zamanda Hukuk Mektebi ve Mülkiye Mektebi’nde dersler vermiştir. 1881 yılındaki Yıldız mahkemesinde Osmanlı padişahı Abdülaziz’i öldürmek suçuyla yargılan Midhat Paşa’nın avukatlığını yapmıştır. Yaptığı bu avukatlık yüzünden II. Abdülhamit tarafından kara listeye alınması sonucu Kavala’ya giderek bir süre orada yaşamıştır. Namık Kemal Midilli Mutasarrıfı iken, balık avlama meselesi yüzünden İtalyan konsolosu ile arası açılmış ve İtalyan konsolusu tarafından hükümete şikayet edilmiş, bunun üzerine hükümet, Namık Kemal’e üç ay işten el çektirmiştir. Namık Kemal bu suçsuz olduğunu iddia ederek mahkeme talep etmiş ve …

Devamını oku »

Mondros Ateşkes Antlaşması

Mondros Ateşkes Antlaşması, Birinci Dünya Savaşının yenilenleri arasında olan Osmanlı Devleti ile Müttefik Devletler adına hareket eden İngiltere arasında 30 Ekim 1918’de Mondros’ta imzalanmıştır. Mondros Ateşkes Antlaşması, Silah Bırakışımı Sözleşmesidir. Sözleşme, 1919 yılından itibaren başlayan Kurtuluş hareketi sonrasında geçerliliğini yitirmiş, 1922 yılında  Mudanya Ateşkes Antlaşması ile yeni Silah Bırakışımı Sözleşmesi imzalanmıştır. Mondros Ateşkes Antlaşması; Müttefik Devletlerin yetkili kıldığı İngiltere Hükümeti adına Akdeniz Donanması Başkomutanı Oramiral Sir Arthur Cough Calthorpe ile, Osmanlı Devleti adına Donanma Bakanı Sayın Hüseyin Rauf(Orbay), Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Reşat Hikmet Bey ve Yarbay Sadullah Bey tarafından  Limni Adasının Mondros Limanında Agamemnon Zırhlısında imzalanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu Dönemi Antlaşmaları …

Devamını oku »

Lozan Barış Antlaşması

Lozan Barış Antlaşması (Traile de Paix-Lozan), 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanmıştır. Antlaşma metni Türkiye Cumhuriyeti adına, Dışişleri Bakanı ve Edirne Milletvekili İsmet İnönü, Sağlık ve Sosyal Yardım İşleri Bakanı ve Sinop Milletvekili Doktor Rıza Nur Bey ile Eski Bakan ve Trabzon Milletvekili Hasan Bey tarafından imza edilmiştir. Lozan Barış Andlaşması yapılıncaya dek, Berlin’deki Büyükelçilikte bırakılan Numan Tahir Bey (Seymen), İsviçre Büyükelçiliğine bağlı olarak, siyasal olmayan işleri yürütmüştü. Lozan Andlaşmasından sonra, Almanya Rudolf Nadolny’yi 1924 Haziranında Elçi sanı ile Türkiye’ye göndermişti, ilkin İstanbul’da göreve başlayan Alman Elçisi 30 Mart 1925 günü Büyükelçi sanı ile Ankara’da güven mektubunu sunmuştur. Ona karşılık, Türkiye …

Devamını oku »

Misak-ı Milli Kararları

Misak-ı Milli Kararları

Misak-ı Milli, Milli Misak, Milli Yemin ve Ulusal Ant anlamına gelmektedir. Kurtuluş Savaşının 19 Mayıs 1919 tarihinde başlaması ile birlikte Anadolu’da yapılan kongrelerden sonra 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulmuş, yeni bir devletin kurulacağı herkes tarafından anlaşılmıştır. Bu süreçte, 1876 yılında Osmanlı Devletinin yasama organı olarak kurulan, İstanbul’da varlığı devam eden ve son toplantısını 28 Ocak 1920 tarihinde yapan Meclis-i Mebûsan tarafından altı maddelik bir siyasi bildiri oy birliği ile kabul edilmiş ve 17 Şubat 1920 tarihinde ilan edilmiştir. Meclisi Mebusan, Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra 21 Aralık 1918 tarihinde Padişah Vahdettin tarafından, feshedilmiş, yeni seçimler yapılmış ve …

Devamını oku »

Aysel Çelikel

Profesör Doktor Aysel Çelikel, 1933 yılında Rumeli kökenli bir baba ile İstanbullu bir annenin ikinci çocuğu olarak İstanbul’da doğmuştur. Babası bir saat ustasıdır ve Türkiye’nin ilk taksimetresinin patentini alan olan Remzi Çağıl’dır. Klarnet ve ud çalan, aydın bir insan olan Çağıl, İstanbul Radyosu’nda sanatını icra etmiştir ve Neyzen Tevfik’in de ahbabıdır. Çelikel’in çocukluğu, İstanbul Kurtuluş’un Tatavla mahallesinde Rumların arasında geçmiştir. İlkokulu üstün başarıyla bitirmiş diplomasını, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in elinden almıştır. Orta ve lise öğrenimini Beyoğlu Kız Lisesinde, hukuk öğrenimini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamlamış, aynı fakültede doktor, doçent ve profesör olmuştur. ABD Columbia Üniversitesi  Hukuk Fakültesinde(Columbia University School …

Devamını oku »

Hannah Arendt

Hannah Arendt, dünyaca ünlü filozof Martin Heidegger’in Marburg Üniversitesi’nde öğrencisidir ve felsefe eğitimi almasına ve birçok kişinin kendisini filozof olarak görmesine karşın, kendini “siyaset kuramcısı” olarak tanımlayan Amerikalı siyaset bilimci ve filozoftur.  Hannah Arendt 14 Ekim 1906 tarihinde Almanya’da, yaşadığı dönemde bağımsız bir şehirken şimdi Hanover’in bir parçası olan Aşağı Saksonya’nın Linden şehrinde doğmuştur. Seküler yaşam biçimini benimsemiş Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Arendt, bugünkü adıyla Kaliningrad olan ve kendisinin hayranlık duyduğu ünlü düşünür Immanuel Kant’ın şehri olan Königsberg’de ve Berlin’de yaşamının ilk yıllarını geçirmiş, Naziler döneminde kaçarak hayatını kurtarmış ve ABD’ye yerleşmiştir. Martin Heidegger ile birlikte Marburg Üniversitesinde felsefe üzerine çalışmalar yapan Arendt’in onunla uzun, …

Devamını oku »

Simone Lucie Ernestine Marie Bertrand de Beauvoir

Simone Lucie Ernestine Marie Bertrand de Beauvoir, 1908–1986 yılları arasında yaşamış olan Fransız yazar ve filozoftur. Simone de Beauvoir Paris’te Georges Bertrand ve Françoise (Brasseur) de Beauvoir çiftinin kızı olarak 9 Ocak 1908’de dünyaya gelmiştir. Ataerkil bir ailede büyümüştür. Kişiliğinin koyu katolik annesinin ve bilinemezci babasının karşıtı olarak şekillendiği söylenmiştir. Simone Lucie Ernestine Marie Bertrand de Beauvoir (Simone de Beauvoir), Katolik Enstitüsü’nde matematik öğrenimi ve Sainte Marie Enstitüsünde yabancı dillerde edebiyat eğitimi görmüş, daha sonra Sorbonne Üniversitesinde felsefe eğitimi almıştır. 1929 yılında Ecole Normale Superieure’ye kayıt olan ve Sorbonne’da kurs almakta olan Jean  Sartre ile tanışmıtır. 1929 yılında felsefede Agregation başaran en genç öğrenci olmuştur. Jean-Paul …

Devamını oku »

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi

İstanbul Üniversitesinin tarihi, İstanbul’un fethinden hemen sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından Zeyrek’te açılan İstanbul’un ilk medresesine kadar gitmektedir. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi de bu mirasın parçasıdır. Modern hukuk eğitimi, Osmanlı modernleşmesi bağlamında devletin merkezîleştirilmesi fikrinin ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Tanzimat reformlarını uygulayacak devlet memurları yetiştirmek maksadıyla kurulan Mekteb-i Maarif-i Adliye (1839) ve Mekteb-i Ulûm-ı Edebiye (1839) adlı okullar, hukuk mekteplerinin hazırlayıcısıdır. Mekteb-i Mülkiye-i Şâhâne’nin (1877) temelini oluşturan Mekteb-i Fünûn-ı Mülkiye (1859) ve programında hukuk öğretimine geniş yer veren Tercüme Odası hukuk fakültesinin temellerini atmıştır. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Tarihçesi Türkiye’de ilk hukuk okulu, Şeyhülislâmlık tarafından Muallimhane-i Nüvvâb (1855) adıyla açılmıştır. …

Devamını oku »

İdam Türleri

İdam Türleri Kurşuna Dizme Klasik bir yöntem olan bu idam şeklini Afganistan, Beyaz Rusya, Etiyopya, Kuzey Kore, Nijerya, Yemen, Vietnam, Endonezya ve Çin gibi ülkeler halen kullanmaktadır. Çarmıha Germe Bu idam şekli Eskiçağ’da kurulu dine ve düzene karşı işlenen suçlara bu idam türü uygulanmıştır. Mahkumun vücudu ve ayakları çarmıhın dikey tahtasına bağlanmakta ve kolları yana açılarak elleri yatay tahtaya çivilenmekte, mahkum aç ve susuz şekilde tahtaya çiviyle çakılmış şekilde bekletilerek işkenceyle öldürülmektedir. Bestiarii Yöntemi Eski Roma döneminde kullanılmış bir yöntemdir. Suçlular çıplak şekilde vahşi hayvanların arasına atılmaktadır. Diri Diri Gömme Bu idam şekli hem bireylere hemde gruplara milattan önce uygulanmaya başlanmıştır. …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansı Stockholm Deklarasyonu

Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansı Stockholm Deklarasyonu 6 Haziran 1972 tarihinde kabul edilmiştir. Konferans sonucunda ayrıca 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edilmiştir. Madde 1 İnsanın; hürriyet, eşitlik ve yeterli yaşam koşulları sağlayan onurlu ve refah içinde bir çevrede yaşamak temel hakkıdır. İnsanın bugünkü ve gelecek nesiller için çevreyi korumak ve geliştirmek için ciddi bir sorumluluğu vardır. Bu bakımdan; kayıtsızlık, ırk ayrımı, ayrımcılık, kolonial veya diğer biçimlerde baskı, yabancı hakimiyetini destekleyen, sürekli kılan politikalar mahkum edilmiştir ve terk edilmelidir. Madde 2 Bugünkü ve gelecek nesiller için ihtiyaca göre özenli planlama veya yönetim ile dünyanın doğal kaynakları, hava, su, …

Devamını oku »

Avrupa Cezaevi Kuralları

Avrupa Cezaevi Kuralları, AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ’NİN ÜYE DEVLETLERE AVRUPA CEZAEVİ KURALLARI HAKKINDA REC (2006) 2 SAYILI TAVSİYE KARARI adıyla Bakan Delegelerinin 11 Ocak 2006 tarihli ve 952 sayılı oturumunda Bakanlar Komitesi tarafından kabul edilmiştir. AVRUPA CEZAEVİ KURALLARI Bakanlar Komitesi, Avrupa Konseyi statüsünün 15.b maddesi gereğince, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihatlarını göz önüne alarak; Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesince yürütülen çalışmaları ve özellikle, Komitenin genel raporlarıyla oluşturduğu standartları da göz önüne alarak; Kanunda düzenlenen bir usule uygun olması ve başvurulan son tedbir olarak uygulanması dışında hiçbir kimsenin özgürlüğünden yoksun bırakılamayacağını tekrarlayarak; Hapis cezalarının infazında ve mahpusların iyileştirilmesinde, …

Devamını oku »

Türkiye Hayvanları Koruma Derneği

Türkiye Hayvanları Koruma Derneği, her tür hayvanın korunması ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için kurulmuştur. Bu amaca ulaşmak için bakanlıklar, yerel yönetimler ve  kamu kuruluşlarıyla yakın ilişkiler içinde çalışmaktadır. Yabancı ülkelerin önde gelen hayvan koruma dernekleriyle iletişim halinde ortak projelere katılmaktadır. Yaşamını dışarıda sürdüremeyecek olan hayvanlara tümüyle kendi olanakları ile kurdukları Bursa-Karacabey barınağında yuva kurmuştur. THKD, Türkiye Cumhuriyetinin ilk gönüllü kuruluşları arasındadır. Türkiye Hayvanları Koruma Derneği hayvanları para kazanma amacıyla kullanan ve hayvanların özgürlüğünü kısıtlayan her türlü girişime karşıdır. Petshoplarda canlı hayvan satışına, sirklere, hayvanat bahçelerine, kürkü için hayvan üretimine, kürk ve kürklü ürünler kullanımına, insancıl koşullara uymayarak yapılan canlı hayvan nakline, avcılığa, her türlü …

Devamını oku »

Silahlı Çatışma ve Savaş Hukuku

Silahlı Çatışma ve Savaş Hukuku, savaşan tarafların uyması gereken kuralların uluslararası hukuk ve uluslararası toplum tarafından belirlenmesi ile oluşmuştur. Silahlı Çatışma ve Savaş Hukuku, uyuşmazlıkları çözmeyi yada savaşı önlemeyi hedeflememekte, dünyanın gerçeği olan silahlı çatışma halinde insani dramları azaltmayı, çatışmadan kaynaklı acıları azaltmayı, sivilleri ve asgari insan hakları standartlarını korumayı amaçlamaktadır. Savaş Hukukunun konusu, savaş ilanı, savaş esirlerine ilişkin davranışlar, ayrımcılık ve savaşın gerekçesi ile orantılı silah ve şiddet kullanımını içermektedir. Kitle imha silahlarının kullanımı ve gereksiz şiddet modern uluslararası hukukun kesin olarak yasakladığı davranışlardır. Silahlı Çatışma ve Savaş Hukuku Savaş Hukuku ile Silahlı Çatışma hukuku birbiri ile eş anlamlı değildir. Geleneksel anlamda …

Devamını oku »

Erzurum Kongresi Kararları

Erzurum Kongresi, milli mücadele ve kurtuluş savaşı sürecinde, 23 Temmuz 1919 ile 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum’da toplanmış kongredir. Kongre literatürde, Erzurum Umumi Kongresi veya Umumi Erzurum Kongresi olarak da bilinmektedir. Erzurum Kongresi, 4-11 Eylül 1919 tarihlerinde toplanan Sivas Kongresinin ön hazırlığı niteliği taşımaktadır. Kongre, Erzurum’daki Eski İdadi Mektebi binasında düzenlenmiştir. Kongrenin toplanmasının önemli sebeplerinden birisi 18 Ocak 1919 tarihinde toplanan Paris Barış Konferansında Trabzon ve yöresinde Rum-Pontus, Erzurum ve yöresinde Ermenistan devletlerinin kurulması fikirlerinin öne çıkmasıdır. Erzurum Kongresi, bölgesel müdafaa cemiyetlerinin katılımıyla 21 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum’da toplanan bölgesel nitelikli bir kongredir. Erzurum Kongresi, çoğunluğu İtilaf devletleri tarafından işgal edilmiş olan illerden gelen 63 …

Devamını oku »

Sivas Kongresi Kararları

Sivas Kongresi Kararları, 4-11 Eylül 1919 tarihlerinde toplanan kongrede alınmış kararlardır. Sivas Kongresi Kararları “GENEL KONGRE BİLDİRGESİDİR Sivas, 11 Eylül 1919 Milletimizin tamamınca bilinen iç ve dış tehlikelerin ortaya çıkardığı millî uyanış sonucunda toplanan Kongremiz, aşağıdaki kararlan almıştır: 1. Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında gerçekleştirilen Ateşkes Antlaşması’nın, imzalandığı 30 Ekim 1918 tarihindeki sınırlarımız içerisinde kalan ve her noktasında büyük bir çoğunlukla Müslümanların yaşadığı Osmanlı ülkesi, biri diğerinden ve de Osmanlı toplumundan ayrılması mümkün olmayan ve hiçbir sebeple de ayrılamayacak olan bir bütündür. Bu topraklarda yaşayan bütün Müslümanlar; birbirlerine karşı saygı ve fedakârlık duygularıyla dolu, ırki ve toplumsal haklarıyla çevresel şartlara tam …

Devamını oku »

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Türkiye’de her yıl 19 Mayıs tarihinde kutlanan resmi bayramdır. 19 Mayıs, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde de resmi bayram olarak kutlanmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919 tarihinde Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkmış ve Anadolu’nun işgaline karşı Kurtuluş Savaşını başlatmış, Türkiye Cumhuriyetinin temellerini atarak Cumhuriyet Devrimlerinin yolunu açmıştır.  19 Mayıs 1919, Türk tarihi bakımından bir dönüm noktasıdır ve Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşam kronolojisinde en önemli bir tarihtir.   19 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasının ardından yurt çapında kongreler yapılmıştır. Sırasıyla; 28 Haziran-12 Temmuz 1919 tarihleri arasında 1. Balıkesir Kongresi, 26-30 Temmuz 1919 tarihlerinde 2. Balıkesir Kongresi, 23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum Kongresi, 6-9 …

Devamını oku »

147’ler Olayı

147’ler Olayı, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından kurulan Milli Birlik Komitesi tarafından 147 öğretim üyesini üniversitelerden ihraç etme kararına verilen isimdir. Bu karar ile üniversiteden ihraç edilenlere 147’ler denmektedir. 28 Ekim 1960’ta Milli Birlik Komitesi kararıyla 147 öğretim üyesini üniversitelerden uzaklaştıran kanunun ismi ‘Üniversiteler öğretim üyelerinden bazılarının vazifelerinden affına ve bazılarının diğer fakülte ve yüksek okullara nakline dair Kanun’dur. Kararı protesto etmek için Sıddık Sami Onar ‘ın aralarında olduğu birçok bilim insanı görevinden istifa etmiştir. 27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra  147 öğretim üyesi ile birlikte üniversiteden uzaklaştırılan Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil 147’lerin özel bir af kanunu ile üniversiteye dönmelerinin sağlanmış olmasına rağmen dönüş hakkını kullanmamıştır. …

Devamını oku »

Sümer Hukuku

Sümer Hukuku, M.Ö. 4000-M.Ö. 2000 yılları arasında bugünkü Irak ülkesinde bulunan ve Mezopotamya olarak adlandırılan bölgede büyük bir medeniyet kuran Sümerler’in oluşturmuş olduğu hukuk sistemidir. Mezopotamya bölgesinde daha sonra ortaya çıkan birçok medeniyetin temellerini Sümerler atmış, sonraki medeniyetlerin hukuk sistemlerine öncülük etmiştir. Mezopotamya’da daha sonra düzenlenen Hammurabi Kanunu, Sümer yasalarının uyarlaması ile ortaya çıkmıştır. Mezopotamya’dan almakla beraber, ilaveler ve düzeltmelerle Anadolu’da ilk kanunları yapmışlardır. Medeni hukuk ve ceza hukuku büyük gelişme göstermiştir. Yazı ve astronomi de ilk kez Mezopotamya’da Sümerlerde ortaya çıkmıştır. Matematik ve Geometri biliminin temellerini atan Sümerler dört işlemi bulmuş, çarpma ve bölme tablolarını oluşturmuş, dairenin alanını ilk defa hesaplamış, güneş saatini bulmuş, dünyada ilk kez ay …

Devamını oku »

Savcı Doğan Öz

Savcı Doğan Öz, 1934 yılında doğmuş, meslek yaşamına ve Cumhuriyet Savcılığına 1962 yılında Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde başlamıştır. Savcı Doğan Öz, 1968 yılında Konya’da görevdeyken “Mücadele Birliği” adlı örgütün kapanmasına yol açacak dosyayı hazırladığı için belli toplum kesimlerinin tepkisini çekmiştir. 1970 yılında Türk Hukuk Kurumu tarafından yılın hukukçusu seçilmiş, idam cezalarının kaldırılması yönünde bir dilekçeye imza atması nedeniyle idari soruşturmaya uğramıştır. İnebolu’da görevli olduğu 1973 yılında Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin (DGM) kuruluş kanununa karşı adli teşkilatta imza kampanyası açmıştır. Öz, DGM’lerin doğal yargıç ilkesine aykırı olduğunu savunmuş ve hukukçuları bu yasaya karşı çıkmaya çağırmış fakat destek bulamamıştır. Savcı Doğan Öz, 1978 yılında Kontrgerilla …

Devamını oku »

12 Mart 1971 Askeri Muhtırası

12 Mart 1971 Askeri Muhtırası, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a bir muhtıra verilerek hükumetin istifasının istenmesi ile oluşan askeri müdahaledir. 12 Mart Muhtırası, Türkiye Cumhuriyeti döneminde meydana gelmiş ikinci askeri darbedir. 12 Mart 1971 günü saat 13:00’de TRT radyolarında okunan metin ile darbe ilan edilmiştir. Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur’un imzasıyla Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a muhtıra verilmiş ve hükumet istifa ettirilmiştir. Muhtıra ile, meclis ve hükumetin görevini yapmadığı, Atatürk’ün işaret ettiği uygarlık seviyesine ulaşma hedefinden sapıldığı, bu durumun düzeltilmesi için derhal partiler üstü bir hükumet kurulması gerektiği, …

Devamını oku »

Miletli Aspasia

Miletli Aspasia, Anadolu’nun batısında, Ege bölgesinde, Büyük Menderes Nehrinin hemen ağzına yakın deniz kıyısında bir antik kent olan Milet’te M.Ö 470–400 yıllarında yaşayan önemli bir düşünürdür. Babasının adının Axiochus olduğu dışında ailesi hakkında fazla bir bilgi yoktur. Sahip olduğu yüksek eğitim onun zengin bir aileden olduğunu düşündürmektedir. Bazı kaynaklar, Aspasia’nın bir savaş esiri olduğunu da belirtmektedir. Antik düşünürler ve bazı modern bilim insanları Aspasia’nın Atina’da bir hetaera olduğunu ve genelev işlettiğini iddia etmişlerdir. Miletoslu Aspasia, Felsefe’nin nerede doğduğu konusundaki sorulara Yunanistan, Antik Yunan yada Atina olarak verilen cevapların yanlış olduğunun en büyük kanıtıdır. Felsefe, Aspasia’nın yurdu olan Milet’te, Aydın-Söke yakınlarındaki Balat köyünde …

Devamını oku »

Agora (Hypatia-2009)

Agora (Hypatia-2009), tarihin gizli kalmış tarafındaki acı bir hikayenin anlatıldığı filmdir. Roma İmparatorluğu hâkimiyetindeki İskenderiye’de geçen hikayede bilinen ilk kadın matematikçi, astronom ve filozof olan Hypatia’nın hayatı merkeze alınıyor. Ünlü yönetmen Alejandro Amenábar’ın yönettiği filmin başrolünde Rachel Weisz, Max Minghella ve Oscar Isaac yer alıyor. Agora, eski Yunancada “şehir merkezi” anlamına gelir. Şehrin, sosyal, ticaret ve politik, toplanma yeri anlamlarında da kullanıldığı gibi şehirdeki seçimler, duyurular bu meydanlarda yapılır. Film, 4. Yüzyılda yaşamış, bilinen ilk İskenderiyeli kadın matematikçi, filozof ve astronom olan Hypatia’nın (370-415) çok az şey bilinen hayatını işleyip, Roma İmparatorluğu hâkimiyetindeki İskenderiye kentini ve yaşadığı dramatik olayları anlatmaktadır. İskenderiyeli Hypatia …

Devamını oku »