Ana Sayfa / Hukuk tarihi (sayfa 4)

Hukuk tarihi

İstiklal Mahkemelerinde Mahkum Olanlar Hakkında Genel Af

İstiklal Mahkemelerinde Mahkum Olanlar Hakkında Genel Af, 3527 Sayılı Kanun ile ve 29.06.1938 tarihinde çıkarılmıştır. Kanun 16 Temmuz 1938 tarihinde resmi gazetede yayınlanmıştır. Birinci Dünya Savaşından yenik çıkan Osmanlı Devleti 30 Ekim 1918 tarihinde imzaladığı, koşulları çok ağır olan Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla fiilen egemenliğini yitirmiş, toprakları paylaşılmaya başlanmıştır. Osmanlı Devleti yerine sınırları 28 Ocak 1920’de Osmanlı Mebusan Meclisince kabul edilen Misak–ı Milli kararı ile belirlenmiş, tam bağımsızlığı hedef alan, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde başlatılan Kurtuluş Savaşı esnasında kurtuluş hareketini baltalamaya yönelik dernekler kurulmuş, iç ayaklanmalar çıkartılmıştır. Tüm bu engellemelere karşın Milli Mücadele başarıya ulaşmış, bu başarı 24 Temmuz 1923 tarihinde …

Devamını oku »

1966 Genel Af Kanunu

1966 Genel Af Kanunu, istisnaları hariç olmak üzere beş yıldan az olan hürriyeti bağlayıcı cezalar ve para cezalarını ortadan kaldırmıştır. 1966 yılında yapılan genel af ilanı, diğer af kanunlarından farklı olarak yasalaşma sürecinde toplumun tüm kesimleri tarafından yoğun olarak tartışılması yönüyle kendini özgü bir yasalaşma süreci yaşamıştır. 780 Sayılı Af Kanunu ile genel af çıkarılmıştır. 1966 Genel Affından önce 7 Temmuz 1966 günü Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, Anayasa’nın 97’nci maddesine dayanarak  Celal Bayar’ı affetmiştir. Af Kanunu tasarısının kapsamını yetersiz bulan Ankara Cezaevinde bulunan 1000 civarındaki tutuklu ve hükümlü isyan etmiştir. İsyanda 3 kişi ölmüş, 18 kişi yaralanmıştır. İstanbul Üsküdar Toptaşı Cezaevinde 260 tutuklu …

Devamını oku »

Cumhuriyetin İlanının 50. Yılı Nedeniyle Çıkarılan Genel Af

Cumhuriyetin ilanının 50. yılı nedeniyle çıkarılan genel af 15 Mayıs 1974 tarihinde çıkarılan genel aftır. MADDE 1. — 7 . 2 . 1974 tarihine kadar işlenmiş suçlardan: A) Kanunların suçu tespit eden asıl maddesinde, üst sınırı (12) yılı geçmeyen hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile yahut yalnız veya birlikte olarak para cezasıyle cezalandırdığı veya müsadereyi yahut bir meslek veya sanatın yapılmamasını veyahut bu cezalardan birini veya birkaçını gerektiren fiiller hakkında takibat yapılmaz. B) (12) yıl veya daha az hürriyeti bağlayıcı bir cezaya yahut bu miktarı aşmayan hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile birlikte veya müstakillen hükmedilmiş para cezasına mahkûm olanlar veyahut mahkemelerden başka mercilerce …

Devamını oku »

Genel Af

Genel Af, kaynağını Anayasa’da bulan, teknik yönleri bakımından ceza kanunlarında düzenlenen; bazen kamu davasını düşüren veya kesinleşmiş bir ceza mahkumiyetini bütün kanuni sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldıran, bazen de kesinleşmiş bir cezanın sadece kısmen ya da tamamen infazını önleyen veya başka bir cezaya dönüştüren, TBMM ya da Cumhurbaşkanı tasarrufudur. Genel Af Yasaları genellikle, geçmişe dair siyasi hesapların kapatılması, yeni bir başlangıç yapılması ve toplumsal huzur ve benzeri gerekçelerle yada darbe sonrası siyasi ve sosyal ortamın konsolide edilmesi amacıyla çıkarılmıştır. Ayrıca, cezaevi hükümlü ve tutuklu mevcudunu azaltmak ve devam eden dava ve soruşturmaları azaltmak yada bitirmek amacıyla iktidarlar tarafından af yasaları çıkarılmıştır.  23 …

Devamını oku »

Noam Chomsky

Noam Chomsky, 7 Aralık 1928 tarihinde William Chomsky ve Elsie Simonofsky’nin çocuğu olarak ABD’nin Pensilvanya eyaletine bağlı Philadelphia şehrinin East Oak Lane bölgesinde dünya’ya gelmiştir. Yahudi soyundan gelen Noam Chomsky, 1945 yılında Pensilvanya Üniversitesi’nde felsefe ve dil bilimi bölümünde eğitime başlamıştır. ABD’nin önde gelen dil bilimcileri olan Zellig S. Haris ve felsefeci Nelson Goodman’dan dersler alan Chomsky’nin düşünce dünyası bu yıllarda şekillenmeye başlamıştır. Chomsky 1949 yılında meslektaşı dilbilimci Carol Chomsky ile evlenmiştir. Noam Chomsky, Harvard Üniversitesi’nde de bir süre eğitim almış, 1951 yılında Modern İbranilerin Morfophonemiği adıyla Yüksek lisans tezini yazmış, 1955 yılında Dil Teorisinin Mantıksal Yapısını kaleme almış, 1955 yılında Pensilvanya Üniversitesi felsefe ve dil bilimi …

Devamını oku »

Mahpusların Islahına Dair Asgari Standart Kurallar

Mahpusların Islahına Dair Asgari Standart Kurallar, 1955’te Cenevre’de toplanan Suçların Önlenmesi ve Suçluların Islahı’na ilişkin Birinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiş, Ekonomik ve Sosyal Konsey tarafından 31 Temmuz 1957 tarih ve 663 C (XXIV) sayılı ve 13 Mayıs 1977 tarih ve 2076 (LXII) sayılı kararlarla benimsenmiştir. Mahpusların Islahına Dair Asgari Standart Kurallar tutuklu ve hükümlülerin tamamına uygulanmak üzere 94 maddeden oluşmaktadır. Mahpusların Islahı İçin Asgari Standartlar 1955’te Cenevre’de toplanan Suçların Önlenmesi ve Suçluların Islahı üzerine Birinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiş, ve Ekonomik ve Sosyal Konsey tarafından 31 Temmuz 1957 tarihli ve 663 C (XXIV) sayılı ile 13 …

Devamını oku »

Mahkemelerin Aşırı İş Yükünü Önleyici ve Azaltıcı Tedbirler Hakkında 1986 Tarihli Tavsiye Kararı

Mahkemelerin Aşırı İş Yükünü Önleyici ve Azaltıcı Tedbirler Hakkında 1986 Tarihli Tavsiye Kararı, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Yönelik R(86) 12 Sayılı Tavsiye Kararı olarak 16 Eylül 1986 tarihli 399. Toplantıda kabul edilmiştir. Tavsiye Kararı, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için yargı makamlarının asli işi olmayan bir takım işlerin devletlerin diğer organlarının yetki alanına aktarılmasını öngörmektedir. Mahkemelerin Aşırı İş Yükünü Önleyici ve Azaltıcı Tedbirler Hakkında Tavsiye Kararı Bakanlar Komitesi, Avrupa Konseyi Statüsü’nün 15.b. maddesinin hükümleri uyarınca; Mahkemelerin iş yükünün arttığını, bu durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.1 maddesinde öngörülen “herkes davasının makul bir süre içinde görülmesini istemek hakkına sahiptir” ilkesinin uygulanmasına engel …

Devamını oku »

Hakimlerin Bağımsızlığı, Etkinliği ve Sorumlulukları Hakkında 2010 Tarihli Tavsiye Kararı

Hakimlerin Bağımsızlığı, Etkinliği ve Sorumlulukları Hakkında 2010 Tarihli Tavsiye Kararı, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin “Hakimlerin Bağımsızlığı, Etkinliği ve Sorumlulukları Hakkında Üye Devletlere Yönelik CM/Rec(2010)12 Sayılı Tavsiye Kararı” olarak 1098. Bakan Yardımcıları Toplantısında Bakanlar Komitesi tarafından 17 Kasım 2010 tarihinde kabul edilmiştir. Tavsiye Kararı 74 maddeden oluşmaktadır. Hakimlerin Bağımsızlığı, Etkinliği ve Sorumlulukları Hakkında 2010 Tarihli Tavsiye Kararı Bakanlar Komitesi, Avrupa Konseyi Tüzüğü’nün 15.b sayılı maddesi kapsamında, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (bundan böyle “Sözleşme” olarak anılacaktır, ETS No. 5) 6. maddesini (“herkes, davasının, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, adil bir şekilde, kamuya açık olarak ve …

Devamını oku »

Hakimlerin Bağımsızlığı, Etkinliği Ve Rolü Hakkında Üye Devletlere Yönelik 1994 Tarihli Tavsiye Kararı

Hakimlerin Bağımsızlığı, Etkinliği Ve Rolü Hakkında Üye Devletlere Yönelik 1994 Tarihli Tavsiye Kararı, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesince Bakan Vekillerinin 13 Ekim 1994 tarihli 518. Toplantısında “Hakimlerin Bağımsızlığı, Etkinliği Ve Rolü Hakkında Üye Devletlere Yönelik R (94) 12 Sayılı Tavsiye Kararı” adıyla kabul edilmiştir. Hakimlerin Bağımsızlığı, Etkinliği Ve Rolü Hakkında Üye Devletlere Yönelik 1994 Tarihli Tavsiye Kararı Bakanlar Komitesi, Avrupa Konseyi Statüsü’nün 15.b. maddesinin hükümleri uyarınca; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (bundan böyle “Sözleşme” olarak anılacaktır) “herkes, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir” ilkesini öngören 6. …

Devamını oku »

Adaletin İşleyişini Geliştirici Hukuk Yargılama Usulü İlkeleri

Adaletin İşleyişini Geliştirici Hukuk Yargılama Usulü İlkeleri, (Avrupa Konseyi Adaletin İşleyişini Geliştirici Hukuk Yargılama Usulü İlkeleri Hakkında Tavsiye Kararı), Bakanlar Komitesince, Bakan Vekillerinin 28 Şubat 1984 tarihli 367. Toplantısında R(84) 5 Sayılı Tavsiye Kararı olarak kabul edilmiştir. Bakanlar Komitesi, Avrupa Konseyi Statüsü’nün 15.b maddesi uyarınca; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 6. maddesi ile güvence altına alınan adalete başvuru ve adil yargılama hakkının demokratik toplumun temel bir niteliği olduğunu göz önüne alarak; Bakanlar Komitesinin (76) 5 ve (78) 8 sayılı adli yardım hakkındaki Kararları’nda yer alan tedbir ve ilkelerin uygulanması ile R (81) 7 sayılı Tavsiye Kararındaki adalete erişimi kolaylaştırıcı tedbirler, vatandaşların adalete …

Devamını oku »

Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipler-Havana Kuralları

Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipler-Havana Kuralları, 27 Ağustos-7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana’da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı Üzerine Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiştir. Başlangıç Dünya halkları, Birleşmiş Milletler Şartı’nda adaletin sürdürülebileceği koşulları yaratmak için verdikleri kararı teyit ettiklerinden ve ırk, cins, dil ve din ayırımı yapmaksızın insan haklarına ve temel özgürlüklere saygıyı geliştirme ve teşvik etme konusunda uluslararası işbirliğini gerçekleştirme amacı taşıdıklarını ilan ettiklerinden, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi hukuk önünde eşitlik ile masumluk karinesi prensiplerine, hukuken kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir yargı yeri tarafından adil ve aleni olarak yargılanma hakkına ve kendisine suç isnat edilen bir kimsenin …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler Savcıların Rolüne Dair İlkeler Yönergesi

Birleşmiş Milletler Savcıların Rolüne Dair İlkeler Yönergesi, 27 Ağustos-7 Eylül 1990 tarihleri arasında Küba’nın Havana şehrinde yapılan 8. Birleşmiş Milletler Suçun Önlenmesi ve Suçluların Islahı Konferansında kabul edilmiştir. Savcıların Rolüne Dair İlkeler Dünya halkları, Birleşmiş Milletler Şartında adaletin korunabileceği şartları yaratmak için verdikleri kararı teyit ettiklerinden, ve ırk, cins, dil ve din ayrımı yapmaksızın insan haklarına ve temel özgürlüklere saygıyı geliştirme ve teşvik etme konusunda uluslararası işbirliğini gerçekleştirme amaçlarını ilan ettiklerinden, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi hukuk önünde eşitlik ile masumluk karinesi prensiplerine ve hukuken kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir yargı yeri tarafından adil ve aleni olarak yargılanma hakkına yer verdiğinden, Genellikle, …

Devamını oku »

Bülbülü Öldürmek

Bülbülü Öldürmek/To Kill A Mockingbird/Harper Lee Bülbülü Öldürmek ilk yayımlandığında satış rekorları kıran ve yazarını kısa sürede üne kavuşturmuş dünyaca bilinen ve sinemaya uyarlamış bir romandır. Amerikan edebiyatının başyapıtlarından biri olarak kabul edilen kitabın yazarı Harper Lee 1926 yılında doğmuş ve 2016 yılında 89 yaşındayken hayata veda etmiştir. Yazarın, ABD’deki ırkçı davranışları konu olan ve Tespih Ağacının Gölgesinde adıyla yayınlanan kitabı 2015 yılında çeşitli tartışmalara ve eleştirilere konu olmuştur. Bülbülü Öldürmek, 1961 Pulitzer Edebiyat Ödülü’nü kazanmış, bir yıl sonra Bülbülü Öldürmek ismi ile beyaz perdeye aktarıldığında ise Oscar Ödülü almıştır. Film, hukuk filmleri kategorisinde en bilinen ve en çok izlenen sinema yapımları arasında …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi

Birleşmiş Milletler Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi, Genel Kurulun 9 Aralık 1975’deki toplantısında ‘3447 Sayılı Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi’ adıyla imzalanarak açıklanmıştır. İnsan Hakları Evrensel Bildirisinde belirtilen hakların devamı niteliğindeki haklardan olan Engelli Hakları 9 Aralık 1975 tarihli Sakat Hakları Bildirisi ile tanımlanarak sayılmış, sakat kişilerin topluma üretken bireyler olarak katılmalarını amaçlayarak, devletlerin ve toplumların engellilere karşı yükümlülüklerini belirlemiştir. Birleşmiş Milletler Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi Metni Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Üye ülkelerin vaatlerine uyarak, Birleşmiş Milletler Beyannamesi hükümleri altında gerekli işbirliği tedbirlerini almak için ve sakat kişilerin hayat standartlarını yükseltmek amacıyla; İnsan hak ve özgürlüklerinde, Evrensel Beyanname ilan edilen barış esasları çerçevesinde kişinin …

Devamını oku »

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilmiştir.  Başlangıç İnsanlık ailesinin bütün üyelerinin doğal yapısındaki onuru ile eşit ve devredilemez haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu, İnsan haklarını göz ardı etmenin ve hor görmenin, insanlığın vicdanında infial uyandıran barbarca eylemlere yol açtığını ve insanların korku ve yoksunluktan kurtulması, konuşma ve inanma özgürlüğüne sahip olacağı bir dünyanın ortaya çıkmasının sıradan insanların en yüksek özlemi olarak ilan edilmiş bulunduğunu, insanın zorbalık ve baskıya karşı son çare olarak başkaldırmak zorunda kalmaması için, insan haklarının hukukun egemenliğiyle korunmasının önemli olduğunu, Uluslar arasında dostça ilişkiler geliştirmenin önemli olduğunu, Birleşmiş Milletler halklarının, Birleşmiş …

Devamını oku »

Silahlı Çatışma ve Savaş Hukuku

Silahlı Çatışma ve Savaş Hukuku, savaşan tarafların uyması gereken kuralların uluslararası hukuk ve uluslararası toplum tarafından belirlenmesi ile oluşmuştur. Silahlı Çatışma ve Savaş Hukuku, uyuşmazlıkları çözmeyi yada savaşı önlemeyi hedeflememekte, dünyanın gerçeği olan silahlı çatışma halinde insani dramları azaltmayı, çatışmadan kaynaklı acıları azaltmayı, sivilleri ve asgari insan hakları standartlarını korumayı amaçlamaktadır. Savaş Hukukunun konusu, savaş ilanı, savaş esirlerine ilişkin davranışlar, ayrımcılık ve savaşın gerekçesi ile orantılı silah ve şiddet kullanımını içermektedir. Kitle imha silahlarının kullanımı ve gereksiz şiddet modern uluslararası hukukun kesin olarak yasakladığı davranışlardır. Silahlı Çatışma ve Savaş Hukuku Savaş Hukuku ile Silahlı Çatışma hukuku birbiri ile eş anlamlı değildir. Geleneksel anlamda …

Devamını oku »

Tanzimat Fermanı

Tanzimat Fermanı, Mustafa Reşit Paşa tarafından Gülhane’de okunmuştur. Orijinal adı Gülhane hatt-ı Hümayunu’dur. Tanzimat Fermanı,  3 Kasım 1839 yılında ilan edilmiştir. Dönemin padişahı olan Sultan Abdülmecid fermanı imzalamış, Hariciye nazırı Koca Mustafa Reşit Paşa ise Gülhane parkında fermanı ilan etmiştir. Ferman Türk Anayasa Hukuku Tarihi bakımından önemli bir metin ve tarihsel vesikadır. Hayat Tarih Gazetesi Gazetesinin Tanzimat Fermanı hakkındaki duyurusu Tanzimat Fermanı Türkçe Metin Herkesin bildiği gibi Osmanlı Devleti, doğuşundan beri şeriata bağlı olduğundan, saltanat, kuvvetli ve halk, refah içindeydi. Fakat 150 yıldan beri birbiri ardına gelen gaileler ve çeşitli sebepler yüzünden şeriata ve kanunlara uyulmadığından eski kuvvet ve zenginlik, güçsüzlük ve …

Devamını oku »

Islahat Fermanı 

Islahat Fermanı 28 Şubat 1856 tarihinde ilan edilmiştir.  Islahat Fermanı Türkçe Metni  Bilinsin ki, Tanrı’nın takdiriyle, yönetimim altında bulunan bütün tebaamın mutluluğunu sağlamak, başlıca arzum olmuştur. Tahta çıkışımdan beri bu amaç için çabamı esirgemedim. Çok şükür, pek faydalı sonuçlar elde edilmiş oldu.Devletimizin zenginliği ve iman, gün geçtikçe artmaktadır. Devlet-i Aliyye’nin şanına uygun ve uygar ülkeler arasında sahip olduğu önemli ve yüksek yere lâyık olan durumunu sağlamlaştırmak için şimdiye kadar uygulanmasını başarmış olduğumuz yeni düzeni güçlendirme ve genişletme arzusunda oldum ve bir yandan bütün tebaamın çabaları, öte yandan müttefiklerimiz olan büyük devletlerin dostça destekleri sayesinde Devlet-i Aliyye’mizin hakları, bu kez dışarıda da kabul …

Devamını oku »

Gazetecilerin Hak ve Sorumlulukları Bildirgesi

Gazetecilerin Hak ve Sorumlulukları Bildirgesi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından hazırlanıp kabul edilen meslek kurallarıdır. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Meslek İlkelerini İzleme Komitesi,  “Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi” taslağını hazırlamış, taslak meslek mensupları ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerince tartışıldıktan sonra Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu tarafından 18 Kasım 1998’de kabul edilmiştir. Gazetecilerin Hak ve Sorumlulukları Bildirgesi, gazetecinin meslek ilkeleri ve davranış kurallarıyla ilgili prensipleri ortaya koymaktadır. Gazetecilerin Hak ve Sorumlulukları Bildirgesi Temel İlkeler 1. Gazeteci, halkın bilgi edinme hakkı uyarınca, kendi açısından sonuçları ne olursa olsun, gerçeklere ve doğrulara saygı duymak ve uymak zorundadır. 2. Bilgi ve haber alma, yorum yapma ve eleştirme özgürlüklerini …

Devamını oku »

Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik

Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çerçevesinde, özel hayatın gizliliği ile temel hak ve özgürlüklerin korunması kapsamında, kişisel verilerin korunmasını sağlamak ve bilinç düzeyini geliştirmek amacıyla çıkarılmıştır. Yönetmeliğin dayandığı Kuruluş Kanunu, 24 Mart 2016 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilmiştir. Kişisel Verilerin Koruma Kurulu Başkanlığı BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla işlenen kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesine ilişkin usul ve esasları …

Devamını oku »

Senedi İttifak

Senedi İttifak, 29 Eylül 1808 tarihinde ilan edilmiştir. Senedi İttifak, askeri, idari ve eğitim alanlarında bir takım reformlar içermektedir ve 2. Mahmut Dönemi Islahatları içinde yer almaktadır. Osmanlı Sadrazamı Alemdar Mustafa Paşa, Rumeli ve Anadolu ayanlarını İstanbul’da toplamış, yapılan toplantı sonucunda Anayasal unsurlar içeren bir antlaşma yapılmıştır. Senedi İttifak, Türk Anayasa Hukuku tarihinde anayasal unsurlar içeren ilk belge olarak kabul görmektedir. Belge, teknik olarak bir Anayasa değildir. Devlet iktidarını sınırlandırmayı ve bir takım kişi hak ve hürriyetleri bakımından bazı hukuki standartlar getirmeyi amaç edinen Senedi İttifak bu bağlamda Anayasal hareketlerin başlangıcı olarak görülmüştür. Bazı Anayasa hukuku uzmanları ve sosyal bilimciler 1808 tarihinde imzalanan bu belgeyi İngiltere’de 1215 yılında kabul edilen Magna Carta’ya …

Devamını oku »

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, 24 Mart 2016 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilmiş, kanun 7 Nisan 2016 tarihinde 29677 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Kişisel Verileri Koruma Kurumu(KVKK) Başkanlığının kuruluş amacı, Anayasada öngörülen özel hayatın gizliliği ile temel hak ve özgürlüklerin korunması kapsamında, Türkiye’de kişisel verilerin korunmasını sağlamak ve buna yönelik farkındalık oluşturarak bilinç düzeyini geliştirmek, aynı zamanda veri temelli ekonomide özel ve kamusal aktörlerin uluslararası rekabet kapasitelerini artırıcı bir ortam oluşturmaktır. Kurum, kişisel verilerin korunması ile buna ilişkin vatandaşlık bilincinin oluşmasında yasal otoritedir. Kurumun çalışma ilkeleri, özel hayatın gizliliğini koruma, temel hak ve özgürlüklere saygı, tarafsızlık, bağımsızlık, güvenilirlik, hukuka ve etik ilkelere uygunluk, şeffaflık …

Devamını oku »

Kişisel Verileri Koruma Kurumu(KVKK)

Kişisel Verileri Koruma Kurumu(KVKK) Başkanlığının kuruluş amacı, Anayasada öngörülen özel hayatın gizliliği ile temel hak ve özgürlüklerin korunması kapsamında, Türkiye’de kişisel verilerin korunmasını sağlamak ve buna yönelik farkındalık oluşturarak bilinç düzeyini geliştirmek, aynı zamanda veri temelli ekonomide özel ve kamusal aktörlerin uluslararası rekabet kapasitelerini artırıcı bir ortam oluşturmaktır. Kurum, kişisel verilerin korunması ile buna ilişkin vatandaşlık bilincinin oluşmasında yasal otoritedir. Kurumun çalışma ilkeleri, özel hayatın gizliliğini koruma, temel hak ve özgürlüklere saygı, tarafsızlık, bağımsızlık, güvenilirlik, hukuka ve etik ilkelere uygunluk, şeffaflık ve hesap verilebilirlik, hızlı, doğru ve objektif karar alma, işbirliği ve katılımcılık ile ulusal ve uluslararası düzeyde hizmet verme olarak ilan …

Devamını oku »

Mehmet Durakoğlu

Mehmet Durakoğlu, 1956’da Sivas’ta doğmuş ve Ankara Atatürk Lisesini bitirmiştir. Avukat Mehmet Durakoğlu, 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuş, 1986 yılında İstanbul Barosu‘na bağlı olarak serbest avukatlığa başlamış, İstanbul Barosu bünyesinde birçok komisyon, merkez ve kurulda çeşitli görevlerde bulunmuş, son olarak baro başkanlığına seçilmiştir. İstanbul Barosu İnsan Hakları Yürütme Kurulu Üyeliğinde bulunmuştur. 2004 yılında İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçilmiş, 2006’da Baro Başkan Yardımcısı olmuştur. İstanbul Barosunun eski başkanları Kazım Kolcuoğlu ve Ümit Kocasakal’ın yardımcısı olarak görev yapmıştır. 2010-2012 ve 2012-2014 dönemlerinde İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra 2016 yılında Baro başkanlığına Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu Adayı olarak % …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi

Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi, yolsuzluğun önlenmesi ve yolsuzlukla mücadelenin daha etkin ve verimli kılınmasına yönelik önlemlerin teşvik edilmesi ve güçlendirilmesi; varlıkların geri alınması dahil olmak üzere, yolsuzluğun önlenmesi ve yolsuzlukla mücadelede uluslararası işbirliği ve teknik yardımlaşmanın teşvik edilmesi, kolaylaştırılması ve desteklenmesi; dürüstlüğün, hesap verilebilirliğin ve kamusal işler ile kamu mallarının düzgün yönetiminin teşvik edilmesi amacıyla 10 Aralık 2003 tarihinde imzalanmış, 14 Aralık 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi, 18/5/2006 tarihli ve 5506 sayılı Kanunla Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanmıştır. Sözleşmenin İngilizce dilindeki metni 2/10/2006  tarihli Resmi Gazete‘de yayımlanmıştır.   BİRLEŞMİŞ MİLLETLER YOLSUZLUKLA MÜCADELE SÖZLEŞMESİ GİRİŞ              Bu Sözleşmeye …

Devamını oku »

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO)

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO)WIPO)-The World Intellectual Property Organization – L´organisation mondiale de la propriété intellectuelle), fikri mülkiyet hakları ile ilgili olarak imzalanmış olan Bern Antlaşması ve Paris Antlaşmasını imzalamış olan ülkelerin öncülüğünde kurulmuştur. Örgüt, Birleşmiş Milletlere bağlı kuruluşlardandır. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO)WIPO) Tarihçesi  Sınai Mülkiyetin Korunmasına İlişkin Paris Sözleşmesi 1883 tarihinde, 1886 tarihli Edebiyat ve Sanat Eserlerinin Korunmasına İlişkin Bern Sözleşmesi ise 1883 tarihinde imzalanmıştır. Paris ve Bern Anlaşmaları ile oluşturulan Uluslararası Bürolar 1893’te birleştirilmiş ve Fikri Mülkiyetin Korunmasına İlişkin Birleşmiş Uluslararası Büro (BIRPI) adını almıştır. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO), fikri mülkiyete konu hakların tüm dünyada korunması amacıyla …

Devamını oku »

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) Telif Hakları Andlaşması

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) Telif Hakları Andlaşması Resmi Gazetenin 14.05.2008 tarihli ve 26876 nolu sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.  Dünya Fikri Mülkiyet Hakları Örgütü (WIPO) tarafından 20 Aralık 1996 tarihinde kabul edilen; 1–2/5/2007 tarihli ve 5646 sayılı Kanunla katılmamız uygun bulunan ekli “WIPO İcralar ve Fonogramlar Andlaşması”na, 2–2/5/2007 tarihli ve 5647 sayılı Kanunla katılmamız uygun bulunan ekli “WIPO Telif Hakları Andlaşması”na katılmamız; Dışişleri Bakanlığının 8/4/2008 tarihli ve HUMŞ/397 sayılı yazısı üzerine, 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 28/4/2008 tarihinde kararlaştırılmıştır. GİRİŞ Âkit Taraflar, Edebiyat ve sanat eserleri sahiplerinin haklarının mümkün olduğunca etkili ve aynı tarzda …

Devamını oku »

Türkiye’de Yayınlanmış Felsefe ve Düşünce Dergileri

Türkiye’de Yayınlanmış Felsefe ve Düşünce Dergileri, kronolojik olarak listelenmiştir. Birçok dergi yayın hayatına devam edememiş ve yayın dünyasından çekilmiştir. Düşünce dünyasına adım atan birçok dergi ekonomik nedenler, siyasal baskılar, istikrarsız yayın çizgisi ve başkaca nedenlerle yayınlara devam edememiştir. Bazı dergiler uzunca bir süre yayınlanmayı başarmışlardır. Birikim Dergisi, Boğaziçi Üniversitesi tarafından çıkarılan Felsefe Tartışmaları, Yapı Kredi Yayınları tarafından çıkarılan Cogito ve Varlık Dergisi bunların uzun süre yayınlanmıştır. Ekonomik sebeplerle yada siyasal etkilerle yayını sonlanan bazı dergiler daha sonraki yıllarda yeniden yayınlanmaya başlamıştır. Aşağıdaki listede kronolojik olarak yayın hayatına atılan dergilerin listesi ile yayıncılık hayatına etkisi olmuş siyasal süreçlerin özetini bulabilirsiniz.   1849-1851: Vakâyi Tıbbiye …

Devamını oku »

Cogito Dergisi

Cogito Dergisi, Yapı Kredi Kültür Yayınları tarafından çıkarılmaktadır. Yapı Kredi Yayınları (YKY) 1945 yılında “Doğan Kardeş” dergisi ve diğer yayınlarıyla başladığı yayıncılıkta edebiyat, sanat ve felsefeye öncelik vermiş, kitapları ve süreli yayınlarıyla ön plana çıkmıştır. Dünya edebiyatı, sanatı ve felsefesi yayınevinin ilgi alanındadır. Yayınevi, 1974 yılında “Sanat Dünyamız” dergisini çıkarmış, 1988’den sonra kendini sürekli yenilemiş; 1986 yılında “Yapı Kredi Economic Review” dergisini çıkmaya başlamıştır. Yayınevi, 1988 yılında Yapı Kredi Yayınları (YKY) adıyla yayıncılık yapmaya başlamış ve yayınlamış olduğu binlerce kitabın yanında nihayet Cogito Dergisini yayınlamaya başlamıştır. Cogito kelimesi toplumda yaygın olarak bilinmemesine karşın “düşün” anlamına gelen sade bir kelimedir.  Türkçede yaygın …

Devamını oku »

1961 Anayasası

1961 Anayasası, 27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan askeri darbe sonucunda hazırlanarak 9 Temmuz 1961’de halk oylaması sonucunda kabul edilmiştir. 1961 Anayasası, Cumhuriyetin kurulmasından sonra yürürlüğe giren 1924 Anayasasını yürürlükten kaldırmıştır. 1961 Anayasası İstanbul Tasarısını Hazırlayan Profesör heyetiBAŞLANGIÇ         Tarihi boyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan ;           Anayasa ve hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı direnme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti;         Bütün fertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölümnez bir bütün halinde, milli şuur ve ülküler etrafında toplıyan ve milletimizi, dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli …

Devamını oku »

Kanunu Esasi

Kanunu Esasi, Türk Anayasa tarihinin başlangıcını oluşturmaktadır ve mutlak monarşiden anayasal monarşiye geçişin yasal temelidir. Kanunu Esasi, İkinci Abdülhamit tarafından 23 Aralık 1876 günü bir ferman ile ilan edilmiş ve meşrutiyetin temeli atılmıştır. Kanunu Esasi, gerçek bir meşrutiyet olmamasına karşın Türk tarihinde Anayasal hareketlerin ilk yazılı belgesi olması, ilk defa yasama meclisinin oluşturulması, ilk defa bir anasayal metin ile bazı temel hak ve özgürlüklerin sağlanması, yargı bağımsızlığına dönük bazı prensipler getirmesi bakımından önem taşımaktadır. Padişahın iradesinden kaynaklanan ve ferman anayasası olan Kanunu Esasi, temsili bir organdan, meclisten yada halktan onay almamış, padişahın verdiği yetki ile düzenlenmiştir. Osmanlı monarşisinin geleneksel ilke ve …

Devamını oku »

Azerbaycan Anayasal Sistemi

Azerbaycan Anayasal Sistemi, Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasasının(Azərbaycan Respublikasının Konstitusiyası), 12 Kasım 1995 tarihli referandumda kabul edilerek 27 Kasım 1995 yılında yürürlüğe girmesi ile kurulmuştur. Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası, 158 madde ve geçici hükümlerden oluşmakta, Genel Hükümler, Temel Haklar, Özgürlükler ve Ödevler, Devlet Erki, Yerel yönetimler, Hukuk ve Kanun başlıkları bulunmaktadır.  Anayasada, Halk Hakimiyeti,  Devletin temelleri, Temel İnsan ve Vatandaş Hak ve Özgürlükleri, Vatandaşların Temel Görevleri, Yasama Erki, Yürütme Erki, Mahkeme, Belediyeler, Mevzuat, Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasasına Değişiklikler ve Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasasına İlaveler başlıkları bulunmaktadır.  Azerbaycan Devleti Anayasasında Ermenistan ile yaşanan tarihsel sorunlardan kaynaklı olarak Nahçivan Özerk Cumhuriyetine ilişkin özel bir bölüm bulunmaktadır. Azerbaycan Anayasal …

Devamını oku »

Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası

Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası Azerbaycan Halkı, asırlık devlet geleneklerini devam ettirerek, “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı hakkında” Anayasa Aktında yansıyan prensipleri esas alarak, bütün toplumun ve herkesin refahının sağlanmasını arzulayarak, adaletin, özgürlüğün ve güvenliğin tesisi yapılmasını isteyerek, geçmiş, şimdiki ve gelecek nesiller karşısında Devletin haklarını kullanarak, sorumluluğunu kabul etmek, aşağıdaki niyetleri ciddiye alır:   – Azerbaycan devletinin bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak;   – Anayasa’da demokratik yapıyı sağlamak;   – Sivil toplumun kurulmasını sağlamak;   – İnsanların iradesinin bir ifadesi olarak hukukun üstünlüğünü sağlayan yasal, laik bir devlet kurmak;   – Adil ekonomik ve sosyal kurallara uygun olarak iyi bir yaşam standardı …

Devamını oku »

5 Nisan Türkiye Avukatlar Günü

5 Nisan Türkiye Avukatlar Günü’nün belirlenmesine kaynaklık eden tarihlerin en eskisi Türkiye’nin ilk barosu olan İstanbul Barosunun kuruluş yıl dönümü olan 5 Nisan 1878 tarihidir. İstanbul barosu 5 Nisan 1878 tarihinde toplanarak ilk genel kurul toplantısını yapmış ve baronun kuruluşu Kanunu Esasi‘den iki yıl sonra gerçekleşmiştir.  Avukatlar Muhamat Kanunundan önce avukatlar “Dava Vekilleri Cemiyeti” adı altında örgütlenmişlerdir. 2018 yılı itibariyle Türkiye’de barolara kayıtlı yaklaşık 101.000 avukat bulunmaktadır. Son 5 yılda avukat sayısı yüzde 35 artmıştır. Muhamat Kanunu ile, Avukatların meslek örgütü niteliğindeki “Baro” ilk kez 1924 yılında kurulmuştur. Cumhuriyetin ilanının ardından ilk kez yapılan geniş katılımlı Türkiye Avukatlar Birliği toplantısı 3 Ocak 1934 tarihinde …

Devamını oku »

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Meslek Kuralları

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Meslek Kuralları Mesleğin düzen ve geleneklerini korumak, yasaların avukatlara tanıdığı hakların gerçekleşmesi ve yüklediği görevleri tam ve şerefli bir şekilde yerine getirmek amacıyla “meslek kuralları” oluşturulmuştur. Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Meslek Kurallarının bir kısmı Avukatlık Yasasında vardır. Bir bölüm meslek kuralları ise Türkiye Barolar Birliğince hazırlanmış ve 8-9 Ocak 1971 tarihinde Adana’da yapılan IV. Olağan Genel Kurul toplantısında kabul edilmiştir. 50 maddeden ibaret meslek kuralları, TBB Bülteninin 26 Ocak 1971 tarihli 5. sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 20 ve 27. maddeler, daha sonraki yıllarda değişikliğe uğrayarak bugünkü şeklini almıştır. Avukatlık Yasasının 134. maddesi, meslek düzen ve geleneklerine …

Devamını oku »

Avrupa Avukatlık Meslek Kuralları

Avrupa Avukatlık Meslek Kuralları, Avrupada Avukatlık Mesleğine İlişkin temel İlkeler Tüzüğü ve Avrupada Avukatların Tabi olduğu Melek Kurallarından oluşmaktadır. Avrupada Avukatların Tabi olduğu Melek Kuralları (Code of Conduct for European Lawyers)’nın oluşturulması 28 Ekim 1988 tarihine dayanmaktadır. Tüzük, üç defa değişikliğe uğramış olup, en son Portekiz, Porto’da 19 Mayıs 2006 tarihinde gerçekleşen genel kurul toplantısında yürürlükteki halini almıştır. Bu Tüzük, tüm üye ülkeler için geçerlidir. Bu ülkelerin barolarına üye avukatlar için bağlayıcıdır. Bağlayıcılık baroların Avrupa Barolar ve Hukuk Birlikleri Konseyine(CCBE) tam üye, yedek üye yada gözlemci üye olmaları bakımından fark doğurmamaktadır. Avukatlar; söz konusu Tüzük kurallarına; Avrupa Birliği, Avrupa Ekonomik Bölgesi ve İsviçre Konfederasyonu, yedek …

Devamını oku »

İstanbul Barosu

Türkiye’de savunma mesleğini düzenleyen ilk yazılı metin, 16 Zilhicce 1292 (13 Ocak 1876) tarihli “Mehakimi Nizamiye Dava Vekilleri Hakkında Nizamname”dir. (1. Tertip Düstur, cilt 3, s.198) Bu nizamnamenin 30. maddesi, dava vekillerinin işlerine bakmak ve Adliye Nezaretiyle bağlılığını sağlamak üzere bugünkü anlamda Baro sayılabilecek bir Cemiyeti Daime kurulmasını öngörmekteydi. 31.maddede de bu cemiyetin birinci reis ve ikinci reisle dört azadan oluşacağı belirtilmiştir. İstanbul’da dava vekilliği yapanlardan (63) kişi; 24 Mart 1294 Rumî (5 Nisan 1878 Miladî) yılı Cuma günü İstanbul’da ilk Genel Kurul toplantısı yapmıştır. Toplantıyı en yaşlı dava vekili Kostaki Sardeneski açmış ve Genel Kurul Cemiyeti Daimelerini seçerek İstanbul Barosu Başkanlığına Alexandre …

Devamını oku »

Süreyya Ağaoğlu

Süreyya Ağaoğlu, Türkiye’nin ilk kadın avukatıdır. 1903’te Azerbaycan’a ait olan bugün ise Ermenistan tarafından işgal edilen Dağlık Karabağ’a bağlı Şuşa kentine doğmuş, 29 Aralık 1989’da İstanbul’da ölmüştür. Süreyya Ağaoğlu’nu babası olan Hukuk Profesörü Ahmet Ağaoğlu, görevleri ve konumu itibari ile Ankara’ya göç etmek durumunda kalmıştır. Atatürk ve silah arkadaşları ile samimi olan ve aydın kesim arasında sevilen bir kişi olan Ahmet Ağaoğlu Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile birlikte Basın ve Yayın Genel Müdürlüğü konumuna geçmiştir. Süreyya Ağaoğlu babasının konumu ve teşviklerini de başarılı bir şekilde değerlendirerek İstanbul Kız Lisesi’nde okuma hayatını devam ettirmiştir. Lise yıllarında sınıfta cumhuriyet devrimlerinden söz ettiğinde, arkadaşlarının gavur olarak çağırdığı Süreyya Ağaoğlu, …

Devamını oku »

İzmir Barosu

İzmir Barosu’nun kuruluş tarihine ilişkin verilerin önemli bir kısmı, İzmir Barosunun ilk başkanı Avukat Bekir Behlül Bey ile yakından ilgilidir. Bekir Behlül Bey 1856’da doğmuş, 1879’da ilk “teşkilatı adliyede” mahkeme katipliğine tayin edilmiş, 1892’de İstanbul Hukuk Fakültesi‘nden mezun olup “birinci sınıf dava vekilliği ruhsatnamesi” alarak İzmir’de avukatlığa başlamış, 1935 yılına kadar 57 yıl meslek hayatını sürdürmüştür.  Behlül bey, 1908 yılından sonra beş defa İzmir Barosu Başkanı seçilmiştir ve baronun kuruluşunun sembolü olmuş ve II. Meşrutiyet ile birlikte baronun oluşumunu sağlamıştır. Muhamat Kanunu ile, Avukatların meslek örgütü niteliğindeki “Baro” ilk kez 1924 yılında kurulmuştur. Ancak anılan kanunun kabulü ve baroların kurulmasından önce …

Devamını oku »

Türkiye Barolar Birliği

Türkiye Barolar Birliği, bütün baroların katılımıyla oluşan, kamu kurumu niteliğinde, tüzel kişiliği haiz bir üst meslek kuruluşudur. Birlik, avukatlık mesleğinin hak ettiği yere ulaşması için baroların ve baro mensuplarının, uzun yıllar özveriyle sürdürdükleri çalışmalar sonucunda, Türk hukuk sistemi içinde bugünkü yerini almıştır. Türkiye Barolar Birliği, yasaların bir meslek kuruluşu olarak kendisine yüklediği görevlerinin yanında, toplumun hukuki sorunlarıyla ilgili görüş ve önerileriyle de Türk Hukuk Sisteminin gelişmesine katkı sağlamaktadır. Bünyesinde oluşturduğu alt komisyonlarda; yasal düzenlemelerle ilgili çalışma yapmakta, özellikle demokrasi ve insan hakları adına uygulamada ortaya çıkan aksamalara karşı sorumluluk bilinciyle etkin bir biçimde mücadele vermektedir. Baroların güçlendirilmesi ve savunma mesleğinin gelişmesi …

Devamını oku »

Platon/Eflatun

Platon/Eflatun, antik/klasik Yunan Filozofu, Matematikçi, Felsefi Diyaloglar Yazarı ve Batı Dünyasındaki İlk Yüksek Öğretim Kurumu Olan Atina Akademisinin Kurucusudur. Atina’da İ.Ö. 428 yılında doğan ve İ.Ö.348-347 yıllarında ölen Platon, soylu bir ailenin oğludur ve Eflatun olarak da bilinmektedir.  Platon, parlak bir öğrenim görerek, sanatın her dalında kendini gösterdi (çok genç yaşta şiirler, trajediler yazdı); Kratilos’tan bilim dersleri aldı. Sokrates’le tanışınca (İ.Ö. 407) felsefeye yönelip, gerek beden, gerek kafa yapısı bakımından siyasete yatkın olmadığından, o karışık yıllarda siyasetten uzak kaldı. Demokrasiyi küçümserken, Otuzlar Meclisi’yle iktidara gelen dostlarının yönetimini daha da beter buldu. Sokrates’in ölümünden sonra Megara’da Eukleides’in yanına çekildi; sonra yolculuklar yaparak …

Devamını oku »

Adana Barosu

Adana Barosu’nun kuruluşunun gerçek tarihine dair resmi belge ve arşiv (Adalet Bakanlığı Arşiv ve Basın Yayın Dairesi, Adana Valiliği ve Adana Barosu) kayıtlarında bulunmakla birlikte değişik kaynaklardan elde edilen bilgilere göre; Adana Barosu’nun kuruluşunun Cumhuriyetin ilanı tarihi olan 1923 olduğu kabul edilmiştir. Kurulduğu yıllardan itibaren, adalet ve savunma mekanizmasını temsil eden önemli kurumlardan birisi olarak varlığını sürdürmektedir. Cumhuriyet ilan edilmeden önce de, Yağ Cami civarında mevcut bir Kadı Evi bulunduğu bilinmektedir. Adana Barosu’nun ilk başkanı, 1923 ve 1926 yılları arasında görev yapmış olan Av. Ziya Bey’dir. Bu Kadı Evlerinde İslami esaslara ve dini inançlara göre yargılama yapıldığı, Kadıların hakim olarak …

Devamını oku »

Freedom House

Freedom House (Özgürlük Evi), merkezi Amerika Birleşik Devletlerinin başkenti Washington, D.C.’de olan ve başka ülkelerde de şubeleri bulunan,  çeşitli ülkelerdeki ofislerinde 120’den fazla uzman ve aktivistin çalıştığı, kar amacı gütmeyen, hükumet dışı bir düşünce kuruluşu ve sivil toplum kuruluşudur. Freedom House’un Kuruluşu  Freedom House, 1941 yılında, aralarında Wendell Willkie, Eleanor Roosevelt, George Field, Dorothy Thompson ve Herbert Bayard Swope’in bulunduğu bir grup düşünür ve aktivist tarafından kurulmuştur. Kurucular, gazeteciler, iş dünyası, işçi liderleri, akademisyenler ve eski hükumet yetkilileri gibi çeşitli gruplardan oluşmuştur. Kuruluşun ilk liderleri arasında 1940 yılında ABD Başkan Adayı olan olan Wendell Willkie ve onu destekleyen Eleanor Roosevelt vardır. Freedom House, Nazi tehdidine karşı bir fikir olarak ortaya çıkmış, İkinci …

Devamını oku »

Cumhuriyet Devrimleri

Cumhuriyet Devrimleri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 29 Ekim 1923’te Cumhuriyeti kurup yeni devlet sistemini tüm dünyaya ilan ettikten sonra seri bir şekilde yaptığı yasal reformların adıdır. Eski devlet sisteminden ayrı ve medeni bir devlet sistemini amaçlayan devrimler sayesinde Türkiye Devleti ve ülkesi sahip olduğu olanaklarla laik, çağdaş ve demokratik bir devlet olmayı amaçlamıştır. Atatürk’ün yaptığı bu inkılaplar, siyasal, hukuk, eğitim ve kültür, ekonomik ve toplumsal alanda yeniden yapılandırılmış bir çok mevzuatı içerir. Atatürk ilke ve İnkılaplarının en önemlisi Cumhuriyetin ilanıdır. Cumhuriyet, seçilmiş başkanın idaresi altında bulunan devlet ve halk hakimiyetine dayanan devlet şekli anlamına gelmektedir. Cumhuriyet rejiminde egemenlik bir kişi, zümre veya …

Devamını oku »

Türkiye Hayvanları Koruma Derneği

Türkiye Hayvanları Koruma Derneği, her tür hayvanın korunması ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için kurulmuştur. Bu amaca ulaşmak için bakanlıklar, yerel yönetimler ve  kamu kuruluşlarıyla yakın ilişkiler içinde çalışmaktadır. Yabancı ülkelerin önde gelen hayvan koruma dernekleriyle iletişim halinde ortak projelere katılmaktadır. Yaşamını dışarıda sürdüremeyecek olan hayvanlara tümüyle kendi olanakları ile kurdukları Bursa-Karacabey barınağında yuva kurmuştur. THKD, Türkiye Cumhuriyetinin ilk gönüllü kuruluşları arasındadır. Türkiye Hayvanları Koruma Derneği hayvanları para kazanma amacıyla kullanan ve hayvanların özgürlüğünü kısıtlayan her türlü girişime karşıdır. Petshoplarda canlı hayvan satışına, sirklere, hayvanat bahçelerine, kürkü için hayvan üretimine, kürk ve kürklü ürünler kullanımına, insancıl koşullara uymayarak yapılan canlı hayvan nakline, avcılığa, her türlü …

Devamını oku »

Türk Tarih Kurumu

Türk Tarih Kurumu, ülkemizde bizzat Atatürk’ün direktifleriyle kurulan kurumların başında gelmektedir. Atatürk, özellikle Avrupa devletlerinin ders kitaplarında yer alan Türkler hakkındaki olumsuz iddialara ve “barbar” deyimi kullanılarak bir istilacı kavim şeklinde gösterilmelerine karşılık, bunun böyle olmadığının, cihan tarihinde en eski çağlardan beri hakiki yerinin ne olduğunun ve medeniyete ne gibi hizmetlerinin bulunduğunun araştırılması gerektiğine inanmaktaydı. İşte bu sebeple, 28 Nisan 1930 tarihinde, Atatürk’ün de bizzat katıldığı Türk Ocakları’nın VI. Kurultayı’nın son oturumunda, O’nun direktifleriyle, Âfet İnan tarafından 40 imzalı bir önerge sunulmuş ve “Türk tarih ve medeniyetini ilmî surette tedkik etmek için hususî ve daimî bir heyetin teşkiline karar verilmesini …

Devamını oku »

Türk Dil Kurumu

  Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932’de Atatürk’ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif’at, Ruşen Eşref, Celâl Sâhir ve Yakup Kadri’dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif’at’tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, “Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek” olarak tespit edilmiştir. Kurulan cemiyet bu amacını Türk dilini tetkik ve elde edilen neticeleri neşir ve tamim ederek gerçekleştirecektir. Bu amaca ulaşmak için de şu yol takip edilecektir: 1. Toplanıp ilmî müzakerelerde bulunmak; 2. Türk dilini kendi meşelerine, tekâmülüne ve ihtiyaçlarına göre tespit ve tedvin …

Devamını oku »

İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC)

İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC), Türkiye’deki ve yurtdışındaki ticari aktörler arasındaki uyuşmazlıkların çözümlenmesi için tahkim ve arabuluculuk hizmeti sunan, bağımsız, tarafsız ve özerk bir kurumdur. İstanbul Tahkim Merkezi, herhangi bir üyelik şartı aramaksızın uyuşmazlık çözümü konusunda tüm taraflara hizmet vermektedir. Modern tahkim ve arabuculuk kuralları gözetilerek hazırlanan İstanbul Tahkim Merkezi Tahkim ve Arabuluculuk Kuralları, 26 Ekim 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Çağdaş ve yenilikçi düzenlemeler barındıran Kurallar, tahkim ve arabuluculuk süreçlerinin güncel ihtiyaçlarına cevap verecek niteliktedir. Tahkim Kuralları, Seri Tahkim, Acil Durum Hakemi ve ad hoc tahkimlerde hakem atanmasına ilişkin modern düzenlemeler barındırmaktadır. İstanbul Tahkim Merkezi hakem kararları nihai ve bağlayıcı olup, …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler, Kitle İletişim Araçlarının Barışın ve Uluslararası Anlayışın Güçlendirilmesine, İnsan Haklarının Geliştirilmesine ve Irkçılık, Apartheid ve Savaş Kışkırtıcılığı ile Mücadele Edilmesine Katkıda Bulunması ile İlgili Temel Prensipler Bildirgesi

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ BARIŞIN VE ULUSLARARASI ANLAYIŞIN GÜÇLENDİRİLMESİNE, İNSAN HAKLARININ GELİŞTİRİLMESİNE VE IRKÇILIK, APARTHEİD VE SAVAŞ KIŞKIRTICILIĞI İLE MÜCADELE EDİLMESİNE KATKIDA BULUNMASI İLE İLGİLİ TEMEL PRENSİPLER BİLDİRGESİ

Devamını oku »

Avrupa’nın En İyi 25 Hukuk Fakültesi

Avrupa’nın En İyi 25 Hukuk Fakültesi sıralaması, dünya üniversitelerini ve üniversitelere bağlı fakülteleri objektif kriterlere göre değerlendiren QS tarafından oluşturulmaktadır. Üniversiteler arası sıralama her yıl QS World University Rankings tarafından oluşturulurken farklı konularda ölçütler baz alınmakta ve puanlama sistemi uygulanmaktadır. Kriterler arasında araştırma, inovasyon, sosyal sorumluluk, özel kriterler, üniversiteye kayıtlı öğrenci sayısı, dünya çapında tanınırlık, fakültenin geçmişi, üniversitede görevli akademisyenler tarafından yayınlanmış makale sayısı ve akademik kadro gibi konular bulunmaktadır. Avrupa’nın En İyi 25 Hukuk Fakültesinin 11 tanesi İngiltere’de bulunmaktadır. Türkiye’den hiçbir hukuk fakültesi sıralamada yer almamaktadır. Avrupa’nın En İyi 25 Hukuk Fakültesi Hukuk Fakültesi Ülke  University of Cambridge İngiltere …

Devamını oku »