Ana Sayfa / Hukuk tarihi (sayfa 5)

Hukuk tarihi

Mary Wollstonecraft

Mary Wollstonecraft, 27 Nisan 1759 tarihinde Londra’da Spitalfields’ta doğmuş ve 10 Eylül 1797 tarihinde ölmüştür. Kısa bir yaşam süren ve 39 yıllık yaşamında birçok eser sığdıran İngiliz filozof Mary Wollgstonecraft kadınların erkeklerden yaratılış gereği daha değersiz olmadığını ve eğitim verilmediği için bu şekilde kabul edildiğini savunmuş, insan ve kadın hakları savunuculuğu yapmış, fikirlerinin gerçek hayattaki yerini sürekli aramıştır.  Fransa’da Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirisinin yayınlandığı döneme tekabül eden 1792 yılında yayımlanan Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi (A Vindication of the Rights of Woman) kitabıyla tanınmakta ve kadın hakları savunuculuğunun öncülerinden sayılmaktadır. Wollstonecraft’ın yaşamı yazılarından daha çok ilgi görmüştür. 1795’de yayımcısı aracılığıyla tanıştığı ve dönemin çok satan kitaplarından olan “Siyasi …

Devamını oku »

Budapeşte İlkeleri-Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa İlkeleri

Budapeşte İlkeleri-Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa İlkeleri 31 Mayıs 2005’de Avrupa Savcıları Konferansında kabul edilmiştir. Giriş 1. Savcılar, ceza adalet sisteminde kilit rol oynarlar ve ayrıca bazı yargı sistemlerinde meşruiyetin genel koruyucuları olarak ticaret hukuku, medeni hukuk ve idare hukuku gibi alanlardaki diğer vazifelerle de görevlidirler. 2. Bu husus çerçevesinde Avrupa Savcıları Konferansı, savcılar için ortak ilkelerin belirlenmesinin teşvik edilmesi gerektiği kanaatine ulaşmış ve Konferansın Mayıs 2005’te Budapeşte’de düzenlenen genel oturumunda savcılara yönelik Etik ve Davranış Biçimlerine ilişkin aşağıdaki Avrupa İlkeleri onaylanmıştır. 3. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin, Avrupa Savcıları Konferansının kurucu belgesini teşkil eden Ceza Adalet Sisteminde …

Devamını oku »

Tullia d’Aragona

Tullia d’Aragona, 1510 yılında doğmuş ve 1556 yılında ölmüş olan İtalyan filozoftur. İyi bir eğitim alan İtalyan filozof Tullia d’Aragona, ünlü “Aşkın Sonsuzluğu Üstüne Diyalog” isimli eserinde Platoncu bir yaklaşım ile sonsuz aşk üzerine düşüncelerini dile getirmiştir. Cadı ve fahişe olduğu gibi suçlamalar ile karşı karşıya kalmış fakat bu gerekçeyle yargılanmamış yada zulme uğramamıştır. Yaşamı boyunca, zamanının en iyi kadın yazar, şair ve filozoflarından biri olarak görülmüştür. Dönemindeki ve ardılları olan ünlü erkek filozoflardan birçoğunu etkileyen Tullia’nın çalışmaları, kadınların erkeklerle eşit olmasını sağlamıştır. Şöhreti ve başarısı onu Rönesans’ın önemli şairlerinden biri haline getirmiştir. Yaptığı çalışmalar, yazdıkları ve edebi yetenekleri sayesinde dönemin adamlar ve ünlü şairlerle arkadaşlık etme fırsatını yakalamıştır.  …

Devamını oku »

Hukuk Fakülteleri Öğrenci ve Profesör Sayıları

Hukuk Fakülteleri Öğrenci ve Profesör Sayıları, Türkiye Cumhuriyetinde eğitim ve öğretime devam eden devlet ve vakıf üniversitelerinde görev yapan profesör sayıları ile fakültelerde eğitim alan öğrenci sayılarının 28.03.2018 tarihi itibari ile Yüksek Öğretim Kurumu verilerine göre tablo halinde derlenmesi ile oluşturulmuştur. Hukuk Fakülteleri Öğrenci ve Profesör Sayıları zaman ve eğitim dönemine göre değişkenlik arz etmektedir. Tabloya göre bünyesinde en çok profesör istihdam eden fakülte Türkiye’nin en eski hukuk fakültelerinden olan İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesidir. Tahmini 72.018 öğrencinin bulunduğu Hukuk Fakültelerinde toplam 383 profesör görev yapmaktadır. İlk 10 Sıra Sıralamada ilk 10 sırada İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ankara Üniversitesi Hukuk …

Devamını oku »

Avrupa Konseyi Medeni Hukuk Meselelerinde Arabuluculuk Konusunda Tavsiye Kararı

Avrupa Konseyi Medeni Hukuk Meselelerinde Arabuluculuk Konusunda Tavsiye Kararı Medeni Hukuk Meselelerinde Arabuluculuk Konusunda Rec(2002) 10 Sayılı Tavsiye Kararı Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesince Bakan Vekillerinin 18 Eylül 2002 tarihli 808.toplantısında kabul edilmiştir. Bakanlar Komitesi, Avrupa Konseyi Statüsü’nün 15.b. maddesinin hükümleri uyarınca; Adli yargıya alternatif oluşturan ihtilaf çözme yollarının geliştirilmesini memnuniyetle karşılayarak ve böyle yolların kullanımı halinde teminatlar sağlayan kuralların arzu edilir olduğunu kabul ederek; Her yargı alanının kendine has özellikleri olduğunu göz ardı etmeden, ihtilafları çözme yöntemlerini iyileştirmeye yönelik çabaları sürdürmenin gerekli olduğunu vurgulayarak; Bir arabulucunun, taraflara, uyuşmazlık konusu olan meseleler üzerinde görüşmeleri ve kendi ortak kararlarına varmaları konusunda yardımcı olduğu …

Devamını oku »

Medyada Siyasi Tartışma Özgürlüğü Bildirisi

Medyada Siyasi Tartışma Özgürlüğü Bildirisi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından, Bakan Temsilcilerinin 12 Şubat 2004 tarihinde yapılan 872. toplantısında kabul edilmiştir. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa’da insan hak ve özgürlüklerinin korunması alanındaki temel belge olan Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesinin (bundan böyle “Sözleşme” olarak anılacaktır) üye Devletlerin imzasına açılmasından bu yana elli yılı aşkın bir süre geçtiğini göz önünde bulundurarak; Avrupa Konseyinin amacının, ortak mirasları olan ülkü ve ilkeleri korumak ve geliştirmek üzere üyesi olan ülkeler arasında daha sıkı bir birlik kurmak olduğunu dikkate alarak; Tüm üye devletlerin, 11 Ekim 1997 tarihinde Strazburg’da gerçekleşen 2. Devlet ve Hükumet …

Devamını oku »

Bangolore Yargı Etiği İlkeleri

Bangolore Yargı Etiği İlkeleri Bangolore Yargı Etiği İlkeleri, Yargıda Doğruluğun Güçlendirilmesine Yönelik Yargı Grubu tarafından kabul edilen 2001 Bangalor Yargı Etiği Taslak Belgesi’nin 25-26 Kasım 2002 tarihlerinde Lahey Barış Sarayı’nda düzenlenen Yüksek Mahkeme Başkanları Yuvarlak Masa Toplantısında revize edilmiş halidir.   2003/43 Sayılı Birleşmiş Milletler Bangolore Yargı Etiği İlkeleri 1-) Bu ilkeler, Birleşmiş Milletler’in 2000 yılı Nisan ayında Viyana’da gerçekleştirilen ilk toplantısından sonra Şubat 2001 tarihinde Hindistan’ın Bangalor şehrinde gerçekleştirilen ikinci toplantıda, Yargısal Tutarlılığın Kuvvetlendirilmesi Hakkındaki Yargı Grubu tarafından taslak olarak kabul edilmiştir. 2-) 25-26 2002 Kasım tarihlerinde Lahey Barış Sarayında yapılan Adalet Başkanları Yuvarlak Masa Toplantısında, Yargısal Tutarlılığın Kuvvetlendirilmesi …

Devamını oku »

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Konseyi’ne üye ülkeler tarafından, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin uygulanmamasından kaynaklanan insan hakları ihlallerinin tespiti için 4 Kasım 1950 tarihinde kurulmuş, Türkiye Cumhuriyeti 1987 tarihinden itibaren bireysel başvuru hakkını kabul etmiştir. İkinci Dünya Savaşında 60 milyondan fazla insanın ölümü sonucunda savaşın ardından 26 Haziran 1945‘te San Francisco’da imzalanan Birleşmiş Milletler Ana Sözleşmesi’nde insan haklarına vurgu yapılmış ancak BM İnsan Hakları Bildirgesi, insan haklarının çiğnenmesi durumunda uluslararası korumanın nasıl gerçekleşeceğini saptamamış, bireysel başvuru yöntemine ilişkin kurumsal bir çözüm getirmemiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2. Dünya Savaşından sonra oluşmuş,  Avrupa Konseyi’nin girişimleri sonucu 4 Kasım 1950’de Roma’da imzalanan Avrupa …

Devamını oku »

Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi

Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Aralık 1948’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilmiş ve Ocak 1951’de yürürlüğe girmiştir. Sözleşmeye taraf ülkeler, soykırım suçunu önlemek ve cezalandırmakla yükümlüdürler. 9 Aralık 1948 tarihinde Paris’te toplanan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 260 A (III) sayılı Kararıyla kabul edilip, imza, onay ve katılıma açılmıştır. Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, 13. maddeye uygun olarak 12 Ocak 1951 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye  sözleşmeyi 23 Mart 1950’de onaylamış, 5630 Sayılı Onay Kanunu 29 Mart 1950 gün ve 7469 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.   Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi 9 Aralık 1948   Sözleşmeci Taraflar, Birleşmiş Milletler Genel …

Devamını oku »

Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme

Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 13 Aralık 2006 tarihli ve A/RES/61/106 tarihli kararıyla kabul edilmiş ve 3 Mayıs 2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye, Sözleşme’yi 30 Mart 2007 tarihinde imzalamıştır. Sözleşme’nin onaylanması 3 Aralık 2008 tarih ve 5825 sayılı Kanunla uygun bulunmuştur. Sözleşme’nin onayına ilişkin 27 Mayıs 2009 tarih ve 2009/15137 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ve resmi Türkçe çeviri, 14 Temmuz 2009 tarih ve 27288 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Onay belgeleri 28 Eylül 2009 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’ne tevdi edilmiş ve Sözleşme Türkiye bakımından, 28 Ekim 2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye’nin Sözleşme’ye ilişkin bir çekince veya beyanı …

Devamını oku »

Avrupa Sosyal Şartı

Avrupa Sosyal Şartı, 5547 sayılı Kanunla onaylanmış ve 9 Nisan 2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı, 3 Mayıs 1996 tarihinde imzaya açılmış ve 1 Temmuz 1999 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye, Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı’nı 6 Ekim 2004 tarihinde imzalamıştır. 27 Eylül 2006 tarih ve 5547 sayılı Onaya Uygun Bulma Kanunu, 3 Ekim 2006 tarih ve 26308 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Şartın onaylanmasını kararlaştıran 22 Mart 2007 tarih ve 2007/11907 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Şart’ın resmi Türkçe çevirisi, 9 Nisan 2007 tarih ve 26488 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Onay belgeleri 27 Haziran 2007 tarihinde tevdi edilmiş …

Devamını oku »

İşkencenin ve İnsanlık Dışı ya da Küçültücü Ceza Veya Muamelenin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi

İşkencenin ve İnsanlık Dışı ya da Küçültücü Ceza Veya Muamelenin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi Sözleşme Metni ve Açıklayıcı RaporAvrupa Antlaşmaları Serisi (ETS)- No. 126. 1 (ETS No. 151) ve 2 (ETS No. 152) No’lu Protokol hükümlerine göre değiştirilmiş olan metin 1 Mart 2002’de yürürlüğe girmiştir. Aşağıda imzaları bulunan Avrupa Konseyi üyesi Devletler,İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleşme hükümlerini dikkate alarak; aynı Sözleşmenin, ‘hiç kimse işkenceye veya gayriinsani veya küçültücü ceza veya muameleye tabi tutulmayacaktır’ şeklindeki 3 üncü maddesini hatırda tutarak; 3. Madde ihlalinin mağdurları olduklarını iddia eden kişilerle ilgili olarak bu Sözleşmede öngörülen mekanizmanın işlemekte olduğunu kaydederek; hürriyetinden …

Devamını oku »

Türk İdare Dergisi

Türk İdare Dergisi, kamu yönetimi, güvenlik, yönetim bilimleri ve İçişleri Bakanlığı faaliyet alanına giren konuları ele alan makaleler yayınlayan ulusal bir dergidir. Dergi, 09.12.2011 tarihli Yayın Kurulu kararı gereğince 2012 yılından itibaren Haziran ve Aralık aylarında olmak üzere, yılda iki kez yayımlanmaktadır. Türk İdare Dergisi ulusal ve 2 hakemlidir, iki hakemin görüş ayrılığı durumunda üçüncü bir hakemin görüşüne başvurulmaktadır. Makalesi yayımlanan yazara, üç adet dergi ücretsiz olarak gönderilmekte, makaleler için telif ücreti ödenmektedir. İçişleri Bakanlığı; Türk İdare Dergisinde yayımlanmak üzere kabul edilen yazıların, fiziki ve elektronik ortamda tam metin olarak yayımlamak da dahil olmak üzere, tüm yayın haklarına sahiptir. İçişleri Bakanlığı …

Devamını oku »

Anglo-Sakson Hukuk Sistemi

Anglo-Sakson Hukuk Sistemi, Birleşik Krallıkta doğan ve bu ülke ile ABD, Kanada, Avustralya, Güney Afrika, Hindistan ve bazı eski Birleşik Krallık sömürgelerinde uygulanan hukuk sistemidir. Bu sistemin önemi ve özelliği kanun kodifikasyona dayalı olmaması ve örf ve adet kuralları ile içtihatlardan güç alarak oluşmasıdır. Ortak hukuk olarak da nitelendirilmektedir. Uygulamaya dayanan ve yargısal içtihatlarla belli prensiplere ulaşan Anglosakson hukuk sistemi mahkemelerin verdiği bağlayıcı kararların benzer somut olaylara uygulanması yoluyla gelişmiştir. Bu bağlamda Anglo-Sakson Hukukuna “yargıçlarca oluşturulmuş hukuk” anlamında (judge-made law) da denmektedir. Bu sistemde yargı birliği geçerlidir ve Kıta Avrupası sisteminde olduğu gibi kamu hukuku-özel hukuk ayrımı ya da benzer …

Devamını oku »

ILO-105 No’lu Zorla Çalıştırmanın Kaldırılması Sözleşmesi

ILO-105 No’lu Zorla Çalıştırmanın Kaldırılması Sözleşmesi, Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO) tarafından 5 Haziran 1957 tarihinde kabul edilmiştir. Türkiye tarafından 14.12.1960 tarihli ve 162 sayılı kanun ile kabul edilmiş; Resmi Gazetenin 21.12.1960 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Sözleşmeyi imzalayan ülkeler zorla ve mecburi çalıştırmanın derhal ve tamamen ortadan kaldırılmasını sağlama için etkin tedbirler almayı taahhüt etmişlerdir. ILO-105 No’lu Zorla Çalıştırmanın Kaldırılması Sözleşmesi ILO-105 No’lu Zorla Çalıştırmanın Kaldırılması Sözleşmesi Kabul Tarihi: 5 Haziran 1957 Kanun Tarih ve Sayısı: 14.12.1960 / 162 Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: 21.12.1960/10686 Milletlerarası Çalışma Bürosu Yönetim Kurulu tarafından vâki davet üzerine 8 Haziran 1957 tarihinde Cenevre’de 32 nci toplantısını yapan Milletlerarası …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler

Birleşmiş Milletler (United Nations) tabiri ilk olarak Franklin D. Roosevelt tarafından II. Dünya Savaşı sırasında müttefik ülkeler için kullanılmıştır. Birleşmiş Milletler fikri 1943 yılında Moskova, Tahran ve Kahire’de müttefiklerin toplantıları sırasında çıkmış olup Fransa, Çin, Birleşik Krallık, ABD, SSCB’nin temsilciliğiyle oluşmuştur. Kuruluş amacı, dünya barışını ve güvenliğini korumak, uluslar arasında ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak, adalet, güvenlik, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği tüm ülkelere sağlamaktır. Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşının sonunda savaşın galipleri tarafından, ülkeler arasındaki anlaşmazlığı ortadan kaldırarak ileride meydana gelebilecek ve kendi güvenliklerini tehdit edebilecek bir savaşın önüne geçebilmek ve barışı sağlayabilmek amacıyla 24 Ekim 1945 tarihinde kurulmuş, 50 ülkenin temsilcileri, San Francisco Konferansı’nda bir araya gelerek 111 maddeden oluşan Antlaşma’ya son şeklini vermiş, antlaşma oy birliği ile kabul edilmiş ve ertesi gün …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler Faaliyetleri

Birleşmiş Milletler faaliyetleri, korkunç bir savaş sonrasında uluslararası ilişkileri istikrara kavuşturmaya yardım etmek ve barış için daha güvenli bir temel oluşturmak üzere kurgulanmıştır. Nükleer savaş tehdidi ve hiç bitmeyecekmiş gibi gözüken bölgesel ihtilafların ortasında,barışı korumak Birleşmiş Milletler’in öncelikli konusu olmuştur ve BM Barış Gücü’nün faaliyetleri daha göz önünde olmuştur. Fakat Birleşmiş Milletler sadece barışı koruyan bir kurumdan daha ötedir. Birleşmiş Milletler, ihtilafların çözüldüğü bir forumdur aynı zamanda. Çoğu zaman dikkati çekmeden, Birleşmiş Milletler ve kuruluşları dünyadaki insanların hayatlarını iyileştirecek çok çeşitli çalışmalarda bulunmaktadırlar. Çocukların hayatta kalması ve gelişmeleri. Çevrenin korunması. İnsan hakları. Sağlık ve tıbbi araştırmalar. Yoksulluğun azaltılması ve ekonomik …

Devamını oku »

Şeref Gözübüyük

Prof. Dr. Şeref Gözübüyük, 11 Mayıs 1924’te Kayseri’de doğmuştur. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘ndeki lisans öğretimini 1947-1948 ders yılında tamamlamış, 1949 yılında Ankara Barosu‘na kaydolmuştur. 1956 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne İdare Hukuku Kürsüsü asistanı olarak girmiştir. ABD’de ”İdarenin yargı yoluyla denetlenmesi” konusunda araştırmalarda bulunmuştur. Paris’te kamu yönetimi ve yerel yönetimler, Viyana’da resmi yayınlar konularında çalışmalar yapmıştır. Prof. Dr. Gözübüyük, 1960-1983 yılları arasında yapılmış olan Anayasa ve Yönetimi Yeniden Düzenleme çalışmalarına katılmış, 1971-1984 yılları arasında Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü Genel Müdürlüğü görevinde bulunmuştur. 1981-1989 yılları arasında Cumhurbaşkanı Hukuk Danışmanlığı yapan Gözübüyük, 1991 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden …

Devamını oku »

Lon Luvois Fuller

Lon Luvois Fuller, hukuk ve ahlak arasında zorunlu bir ilişki olduğunu savunan, 1902-1978 yılları arasında yaşamış Amerikalı bir hukuk felsefecisidir. Lon Luvois Fuller, 15 Haziran 1902 tarihinde Amerika Birleşik Devletlerinin, Teksas eyaletine bağlı Hereford kentinde doğmuş, 8 Nisan 1978 tarihinde ve 75 yaşında Federal Almanya’nın Bavyera eyaletine bağlı Münih kentinde ölmüştür. Fuller, hukuksal pozitivizmi eleştirmiş, doğal hukuk teorisini ise laik ve usule uygun bir formatta savunmuştur. Fuller, Harvard Üniversitesinde uzun yıllar hukuk profesörlüğü yapmış, 1964 tarihinde yazdığı The Morality of Law kitabında tüm hukuk sistemlerinin bireylere itaat yükümlülüğü getiren bir ahlak içerdiğini ileri sürmüştür. Fuller, sekiz ilke ileri sürmüş, bu ilkelerin hukukun iç ahlakını oluşturduğunu söylemiş, kanun koyucunun kuralları yaparken uyması gereken sekiz ilkenin, genel, kamusal, geleceğe yönelik, açık, mantıksal tutarlılığa …

Devamını oku »

Türk Hukuk Kurumu

Türk Hukuk Kurumu, 09.04.1934 tarihinde “Hukukçular Cemiyeti” adıyla kurulmuş, derneğin adı 23.11.1935’de “Hukuk İlmini Yayma Kurumu”na dönüştürülmüş, 05.04.1941 tarihinde ise derneğin adı “Türk Hukuk Kurumu” olmuştur. Derneğin şimdiki binasının bulunduğu yer 1941 tarihinde tahsis edilmiştir. Türk Hukuk Kurumu, 20 Mart 1939 günlü, 10603 sayılı Kararname ile kamu yararına çalışan dernekler statüsüne alınmıştır. Hukuk Kurumu adına “TÜRK” sözcüğünün eklenmesi 15 Ekim 1973 günü, 7/7351 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile olmuştur. Türk Hukuk Kurumu, Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunu kapsamında bir dernektir ancak 1939 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile “Kurum” olarak tescil edildiği için yerleşik ve kamuya mal olmuş ismi korunmaktadır. Türk Hukuk Kurumu Tüzüğünün son …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler Yargı Bağımsızlığı Temel İlkeleri

Birleşmiş Milletler Yargı Bağımsızlığı Temel İlkeleri,  26 Ağustos – 6 Eylül 1985 tarihleri arasında Milano’da yapılan BM Suçun Önlenmesi ve Suçluların Tedavisi Yedinci Kongresinde kabul edilmiş, 29 Kasım 1985 tarih ve 40/32 sayılı ve 13 Aralık 1985 tarih ve 40/146 sayılı kararlarla BM Genel Kurulu tarafından onaylanmıştır. Birleşmiş Milletler Antlaşması kapsamında dünya halklarının, diğer hususların yanı sıra, hiçbir ayrımcılık olmaksızın insan haklarına ve temel özgürlüklere saygıyı teşvik etme ve destekleme konusunda uluslararası işbirliği sağlamak üzere adaletin idame ettirilebileceği koşulları oluşturma yönünde kararlılıklarını beyan etmiş olduğu, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin özellikle hukuk önünde eşitlik, masumiyet karinesi ve kanunla kurulmuş yetkili, bağımsız ve …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Rio Deklarasyonu

Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Rio Deklarasyonu, 1992 yılında ilan edilmiştir. Birleşmiş Milletler Çevre Kalkınma Konferansı; 3-14 Haziran 1992 tarihleri arasında Rio da Jenerio’da biraraya gelerek; 16 Haziran 1972 Stockholm’de kabul edilen Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansı Deklarasyonu’nun teyid edilerek; yeni ve tarafsız global bir ortaklığın kurulabilmesi için devletler, toplumun anahtar sektörleri ve insanlar arasında yeni işbirliği düzeylerinin yaratılması hedefiyle; bütün toplumların kendi ilgi alanlarını dikkate alan global çevre ve kalkınma sistemini koruyan Uluslararası antlaşmalar için çalışarak; dünyanın birbirinden ayrılmayan ve bir bütün olan doğasını tanıyarak bildirmektedir ki: İlke 1 İnsanlar sürekli ve dengeli kalkınmanın merkezindedir. Doğa ile uyum içerisinde …

Devamını oku »

Etik

Etik, felsefi bir kavramdır ve Felsefeciler tarafından Felsefe Biliminin alt dalı olarak değerlendirilmiş, ahlak felsefesi yada moral philosophy olarak adlandırılmıştır. Etik kurallar oluşturulurken, insan davranışları iyi ve kötü kavramları çerçevesinde analiz edilerek ahlaki değerler ve kriterler oluşturulmuş, eylemlerin insani olma vasfı bakımından kabul edilebilir olup olmadıkları ve bu değer ve kriterlere uygun olup olmadıkları felsefeciler tarafından bilimsel olarak incelenmiş, büyük bir tarihsel kaynakça yaratılmıştır. Etik kavramı, Fransızca  ‘Ethique’ kelimesinden türemiştir ve ahlak, töre ve olması gereken davranış biçimi ve ahlaki değerler şeklinde tanımlanmıştır. Latincede ‘Moral’ kelimesi ile ifade edilen ve Türkçede ‘Ahlak’ kelimesi ile ifade edilmek istenen şey, toplumda insanların uymak …

Devamını oku »

Şartla Salıverme ve Erteleme Yasası

Şartla Salıverme ve Erteleme Yasası, Ölüm Orucu eylemlerini sona erdirmek için başlatılan ‘Hayata Dönüş Operasyonundan sonra, 22 Aralık 2000 tarihinde 4616 sayılı yasa olarak çıkarılmıştır. Bu yasa temel olarak cezaevlerinde yer kalmaması nedeniyle çıkarılmıştır ancak 70 bin kişilik kapasitesi dolan cezaevlerinin nüfusu 40 bine kadar düşmüştür. Daha sonra 3 yıl içinde mahkum sayısı artarak yeniden 64 bine çıkmıştır.  4616 sayılı Şartla Salıverme ve Erteleme Yasası 23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenen suçları kapsamaktadır. Yasa çıktıktan sonra ilk planda cezaevlerindeki 23 bini aşkın tutuklu ve hükümlü aftan yararlanarak tahliye olmuştur. Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararlarıyla yasanın kapsamı genişlemiş, tahliye olanların sayısı …

Devamını oku »

Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi

Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi 15 Ekim 1978 tarihinde Paris’teki UNESCO Merkezi’nde törenle ilan edilmiştir. Bu metin, 1989 yılında Hayvan Hakları Birliği tarafından tekrar düzenlenerek 1990 yılında UNESCO Genel Direktörü’ne sunulmuş ve aynı yıl halka açıklanmıştır. Giriş : Yaşamın tek olduğunu, yaşayan bütün canlıların ortak bir kökeni olduğunu ve türlerin evrimi yönünde farklılaştığını, yaşayan bütün canlıların doğal haklara sahip olduğunu ve sinir sistemi olan her hayvanın kendine özgü hakları bulunduğunu, bu doğal hakların küçümsenmesi ve hatta kolayca göz ardı edilmesinin doğa üzerinde ciddi zararlar doğuracağını ve insanoğlunun hayvanlara karşı suç işlemesine sebebiyet vereceğini, türlerin birlikte olmasının diğer hayvan türlerinin yaşama hakkının insanoğlu …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR)

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), II. Dünya Savaşı sonrasında evlerinden kaçan veya evlerini kaybetmiş milyonlarca Avrupalıya yardım etmek amacıyla 1950 yılında kurulmuştur. UNHCR, mültecileri korumak ve mültecilerin sorunlarına çözüm bulmak amacıyla yürütülen uluslararası müdahaleye liderlik etme ve bu müdahalenin koordinasyonunu sağlama yetkisiyle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kurulmuştur. Temel amacı, mültecilerin haklarını ve refahını korumaktır. Bir noktada evlerine gönüllü dönüş, yerel entegrasyon ve üçüncü bir ülkeye yerleştirme seçenekleriyle, her bireyin sığınma talebinde bulunma hakkını kullanabilmesini ve başka bir ülkede mülteci olarak güvenli bir şekilde barınabilmesini sağlamak için mücadele etmektedir. UNHCR’nin yetki alanı içerisinde vatansız kişilere yardım etmek de bulunmaktadır.  …

Devamını oku »

Türkiye’de Kadın Haklarının Serüveni

Cinsiyet ayırmaksızın bütün çocuklara eşit miras hakkı tanıyan 7 Cemaziyülevvel 1263/23 Nisan 1847 tarihli İrade-i Seniyye ile babanın arazisinde intikal hakkı kız çocuklara da tanınmış ve bu tarihten itibaren babanın arazisinde erkek ve kız çocukların eşit intikal hakkına sahip oldukları kabul edilmiş,1856 yılında Osmanlı topraklarında kadınların köle ve cariye olarak alınıp satılmaları yasaklanmıştır. 1869’da yayımlanan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi’yle kız ve erkek çocuklarına yasal zorunluluk getirilmiş, 1876’da ilan edilen Kanunu Esasi ile kız ve erkekler için ilköğretim zorunlu hale gelmiştir. Tanzimat Fermanı ve Islahat Fermanı‘nın etkisiyle, 871 yılında Hukuk-ı Aile Kararnamesi çıkarıldı ve evlilik sözleşmelerinin resmi memur eşliğinde yapılması zorunlu kılınmış, evlenme yaşı erkeklerde …

Devamını oku »

ILO 182 No’lu En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Eylem Sözleşmesi

ILO 182 No’lu En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Eylem Sözleşmesi, Uluslararası Çalışma Örgütü-ILO tarafından 17 Haziran 1999 tarihinde kabul edilmiş, Türkiye tarafından 25 Ocak 2001 tarihli ve 2528 sayılı kanun ile kabul edilmiş,27 Haziran 2001 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu sözleşme, ILO‘nun temel haklara ilişkin 8 sözleşmesinden biridir. ILO 182 No’lu En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Eylem Sözleşmesi ILO Kabul Tarihi: 17 Haziran 1999 Kanun Tarih ve Sayısı: 25 Ocak 2001/4623 Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: 3 Şubat 2001 / 24307 Bakanlar Kurulu Kararı Tarih ve Sayısı: 18 …

Devamını oku »

Dünya Emekçi Kadınlar Günü/8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Dünya Emekçi Kadınlar Günü/8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların sosyal, siyasal, ekonomik olarak gelişimi alanında farkındalık yaratmak amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında belirlenmiş uluslararası kutlama günüdür. Dünya Emekçi Kadınlar Günü/8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün hikayesi, 8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında çıkan trajik yangına dayanmaktadır. “Daha iyi koşullarda çalışmak, 10 saatlik iş günü, eşit işe, eşit ücret” sloganıyla greve başlayan işçilere New York polisi saldırmış, greve dışarıdan toplumsal destek gelmemesi için işçiler fabrikaya kilitlenmiş, çıkan yangından sonra işçiler fabrika önünde kurulan barikatlar sebebiyle yangından kaçamamış, çoğunluğu kadın olan 129 işçi yanarak can vermiş, olayın ABD basınında …

Devamını oku »

Hür Fikirleri Yayma Cemiyeti

Hür Fikirleri Yayma Cemiyeti, Türkiye’deki ilk liberal oluşumdur ve 1947 yılında  kurulmuştur. Özgürlükçü ve demokrat bilim ve siyaset insanları bir araya toplanarak kısa sürede etkili bir merkez haline gelmiştir. Cemiyet, Ali Fuad Başgil‘in kaleme aldığı ve siyasi açıdan liberal bir beyanname ile temel hedef ve ilkelerini ilan etmiştir. Bu anlamda cemiyetin kurucusu Ali Fuat Başgil‘dir. Ünlü avukat Burhan Apaydın cemiyetin ilk genel sekreterliğini üstlenmiştir. Cemiyet, yaklaşık üç yıl faaliyet gösterdikten sonra Ahmet Emin Yalman ve Ali Fuad Başgil arasındaki anlaşmazlık sonucunda kapanmıştır. HFYC, Türk liberalizm tarihinin ilk sivil toplum örgütü olarak nitelenebilir. HFYC, cumhuriyet döneminde liberal düşünce bağlamında ortaya çıkan …

Devamını oku »

Rosa Luxemburg

Rosa Luxemburg, 1871–1919 yıllarında Polonya’da yaşamış olan Alman kökenli marksist politika teorisyeni, filozof ve siyasi aktivisttir. Rosa Luxemburg, 1871 yılının (bazı kaynaklara göre 1870) 5 Mart’ında Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Polonya’da doğmuş, genç yaşlarında sosyalizmle tanışmış ve dönemin solcu gruplarında yer almış, 18 yaşındayken içinde bulunduğu gruplar ve politik görüşü yüzünden İsviçre’ye kaçmak zorunda kalmıştır. Luxemburg, 1889’da Zürih Üniversitesi’ne girmiş, burada felsefe, tarih, politika, ekonomi ve matematik öğrenimi görmüş ve hayatında büyük etki bırakacak isimlerle tanışmıştır. SPD’den yakın arkadaşı Clara Zetkin ile birlikte devrimci radikal solun önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1898 yılında Gustav Lübeck ile evlenerek Berlin’e taşınmış ve Alman vatandaşlığı kazanmıştır. SPD’nin (Almanya Sosyal Demokrat …

Devamını oku »

Christine de Pizan (Pisan)

Christine de Pisan (Pizan), ortaçağın sonlarında, 1364 yılında Venedik’te doğmuş, bu dönemdeki  kadın düşmanlığı ile mücadele etmiş önemli bir düşünür, şair ve yazardır. Christine de Pisan (Pizan), 1380 tarihinde evlenmiş, 10 yıl evli kalmış, yaşamının önemli bir kısmını Paris’te geçirmiş ve daha sonra Poissy’de bir manastıra yerleşmiştir. Christine de Pizan, 15 yaşındayken kraliyet sarayı sekreteri Etienne du Castel ile evlenmiş, üç çocuğu olmuştur. Pizan’ın kocası kralın verdiği bir görevi yerine getirirken bir salgın sonucunda ölmüş, bu ölümden sonra iki çocuğuyla birlikte annesinin yanına yerleşmiş, geçimini sağlayabilmek için yazmaya yönelmiştir. Christine de Pisan, kocası öldükten sonra edebi yeteneklerini sergilemeye başlamış, 1399-1429 yılları arasında 41 adet eser yazmış ve Avrupa’nın saygı duyulan …

Devamını oku »

Atatürk İlke ve İnkılapları

Cumhuriyet Devrimleri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 29 Ekim 1923’te Cumhuriyeti kurup yeni devlet sistemini tüm dünyaya ilan ettikten sonra seri bir şekilde yaptığı yasal reformların adıdır. Eski devlet sisteminden ayrı ve medeni bir devlet sistemini amaçlayan devrimler sayesinde Türkiye Devleti ve ülkesi sahip olduğu olanaklarla laik, çağdaş ve demokratik bir devlet olmayı amaçlamıştır. Atatürk’ün yaptığı bu inkılaplar, siyasal, hukuk, eğitim ve kültür, ekonomik ve toplumsal alanda yeniden yapılandırılmış bir çok mevzuatı içerir. Atatürk ilke ve İnkılaplarının en önemlisi Cumhuriyetin ilanıdır. Cumhuriyet, seçilmiş başkanın idaresi altında bulunan devlet ve halk hakimiyetine dayanan devlet şekli anlamına gelmektedir. Cumhuriyet rejiminde egemenlik bir kişi, zümre veya …

Devamını oku »

Medeni Kanunun Kabulü

Türk Kanunu Medenisi, Türkiye’de Cumhuriyetin ilanından sonra 17 Şubat 1926’da İsviçre Medeni Kanunu iktibas edilmek ve örnek alınma sureti ile mecliste kabul edilerek 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Medeni Kanun 743 sayılı kanun olarak uygulamaya başlanmış ve 1 Ocak 2002 çıkarılan yeni kanuna kadar yürürlükte kalmıştır. Her iki kanunun adında bulunan Medeni Kanun ibaresi kanunun ruhunu ve amacını yansıtmakta, çağdaş bir toplumsal düzeni hedeflediği kabul edilmektedir. Medeni Kanunun kabulü, insan hakları, kadın hakları ve çocuk hakları alanında büyük bir devrim olmuştur. Cumhuriyet İnkılaplarının en önemlilerinden olan ve 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun sonucunda, birden fazla kadınla evlenme kaldırılmış, evlenme akdinin, iki ergin şahit huzurunda, resmi nikah memuru önünde …

Devamını oku »

Zeytin Dalı Uzatmak

Zeytin Dalı Uzatmak, sözlük anlamı ve toplumdaki yaygın kullanımı ile, barışa davet etmek ve orta bir yolu bularak barışı sağlamak için çalışmak anlamında kullanılmaktadır. Zeytin ağacına, düşmanların bile kıyamayacağı düşünüldüğü için barışın sembolü olduğu belirtilmektedir. Bu deyimin kaynağı birkaç şekilde izah edilmektedir. Bunlardan birincisi Eski Ahit mitolojisidir. Bu kaynağa göre, Nuh peygamber tufan biraz durulduktan sonra geminin güvertesinden bir beyaz güvercin uçurmuş ve bu beyaz güvercin bir müddet sonra ağzında bir zeytin dalıyla gemiye geri dönmüş, gemide bulunanlar tufanın bittiğini ve suların çekildiğini anlamışlardır. Ağzında zeytin dalı olan beyaz güvercin eskiden beri barışın sembolü olarak anılagelmiştir. Nuh Tufanı sonrasında suyun üstünde …

Devamını oku »

Nuri Bilgin

Cumhuriyet döneminin önemli aydınlarından olan Prof. Dr. Nuri Bilgin 1948 yılında Afyonkarahisar iline bağlı Sandıklı ilçesinde dünyaya gelmiştir. Nuri Bilgin yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü Psikoloji Pedagoji Kürsüsünde tamamlamış,1969-1970 ders yılında Adana Kozan’da Felsefe Grubu öğretmenliği görevinde bulunmuştur. Bilgin, 1971 yılında Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı tarafından burslu olarak doktora eğitimi için Fransa’ya gönderilmiştir. Doktorasını 1976 yılında Strasbourg Louis Pasteur Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra yeniden Türkiye’ye dönen Profesör Doktor Nuri Bilgin, aynı yıl Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesinin kuruluş çalışmalarında yer alarak burada araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. Ege Üniversitesinde çalışmalarına devam eden ve 1981 yılında doçentlik unvanını alan Bilgin, 1988 yılında da profesör olmuştur. …

Devamını oku »

Su Hakkı

Su Hakkı ve Su Hukukuna ilişkin temel normlar Roma Hukuku döneminde oluşturulmuş, toprağın üstünde ve altındaki su, toprak mülkiyetinden ayrı düşünülmemiş, mülkiyet hakkının parçası olarak kabul görmüş, sular toprağın ayrılmaz bir parçası sayılmış, suya sahip olmak için toprağa sahip olmak yeterli görülmüş ancak akarsular özel mülkiyetin dışında bırakılmıştır. Roma Hukukundaki düzenlemeler Avrupa toplumlarının ve Medeni Yasayı iktibas eden Türk Hukukunun teorik omurgasını oluşturmuştur. Osmanlı dönemi su hukuku devlet merkezli ve İslam anlayışına göre devletçi bir yapı arz etmiştir. Batı hukukunun ilk etkilerini gösterdiği dönemin yasası olan Mecelle sulardan herkesin yararlanabileceği ilkesini getirmiş, 1924 Anayasası suların kullanma biçimi hakkında kural koymamış, 1961 Anayasası  …

Devamını oku »

Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü

Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü, UNESCO tarafından  kadın ve kız çocuklarının bilimde temsil edilmesi ve eşit fırsatlar sağlanması amacıyla tanınmış günlerden biridir. Bilim ve toplumsal cinsiyet eşitliği, 2030 Gündemi Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi‘nin de gündemine alınmıştır ve  uluslararası kabul görmüş kalkınma hedeflerine ulaşabilmek için büyük önem taşımaktadır. “Kız çocuklarını ve kadınları, bilimsel araştırmacılar ve yenilikçiler olarak potansiyellerini tam olarak elde etmeye teşvik etmek ve desteklemek zorundayız.” – BM Genel Sekreteri António Guterres Kız çocuklarının bağnaz ve basmakalıp düşüncelerle ve sosyal ve kültürel kısıtlamalarla karşılaşması, eğitime ve araştırmaya yönelik finansmana erişimlerinin zorlaştırılması, bilimsel kariyerlerinin önlenmesi ve kendi potansiyellerini kullanmalarının önünde, bürokratik, kültürel, dogmatik ve sınıfsal …

Devamını oku »

Faruk Erem

Faruk Erem

Büyük hukukçu Faruk Erem 1913 yılında doğmuş ve 15 Kasım 1998’de vefat etmiştir. Faruk Erem, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘ni bitirdikten sonra Belçika’da hukuk alanında doktora yapmış, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde doçent olarak görev almış, bir yıl İtalya’da kalarak ceza hukuku ve kriminoloji alanında çalışmış, İtalya’dan döndükten sonra Profesörolmuştur. Profesör Doktor Faruk Erem, Ankara Üniversitesinde dekan olarak idarecilik yapmış ve 1978’de emekli olmuştur. Erem, Türkiye Barolar Birliği‘nin ilk Başkanıdır ve bu görevi 9 Ocak 1980 tarihine kadar sürdürmüştür. Erem, Türk Ceza Hukukunu içtihatlarını ve uygulamalarını derinden etkileyen bilim insanlarındandır.  Bir Ceza Avukatının Anıları isimli tiyatro oyunu, Faruk Erem‘in kaleme aldığı kitaptan senaryolaştırılarak tiyatroda sahnelenmiştir. Usta hukukçu Faruk Erem’in “Bir Ceza Avukatının Anıları” eserinden uyarlanan, her bölümünde farklı bir davanın konu edildiği televizyon filmi şeklindeki …

Devamını oku »

Kazım Kolcuoğlu

Avukat Kazım Kolcuoğlu, 1945 yılında doğmuş ,1961 yılında Haydarpaşa Lisesini bitirmiş ve 1967 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘nden mezun olarak İstanbul Barosu‘na kayıt olmuş ve meslek hayatına atılmıştır. Avukat Kazım Kolcuoğlu, 1964 yılında Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya Başkanlığında Türk Devrim Ocakları Yönetim Kurulu üyeliği yapmıştır. Kolcuoğlu, 1968-1970 yıllarında Dünya Gençlik Teşkilatı (W.A.Y.) Avrupa Konseyi Gençlik Merkezi (CENYC) üyesi olan Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı’nın genel başkanlığına seçilmiş ve bu görevi yürütmüş, 29 Ekim ve 10 Kasım 1968 tarihleri arasında Deniz Gezmiş, Doğu Perinçek ve Cengiz Çandar gibi isimlerle Samsun’dan Ankara’ya “Tam Bağımsızlık İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü”ne katılmıştır. Avukat Kazım Kolcuoğlu, 19 Mayıs 1968 tarihinde, …

Devamını oku »

Bülent Tanör

Prof. Dr. Bülent Tanör, 3 Eylül 1940 tarihinde İstanbul Beylerbeyinde doğmuştur. Galatasaray Lisesini 1959 yılında bitirdikten sonra  ve hukuk fakültesini kazanmış, 1959-1963 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini okuyarak başarıyla bitirmiş, 1964 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Kürsüsüne asistan olarak atanarak akademik kariyere başlamıştır. Bülent Tanör, 1969 yılında “Siyasî Düşünce Hürriyeti ve 1961 Türk Anayasası” başlıklı doktora teziyle Anayasa Hukuku Doktoru olmuş, ancak 2 yıl sonra 12 mart Muhtırası ile birlikte 1971 yılında üniversiteden uzaklaştırılmış, 1973 yılında Prof. Dr. Öget Öktem Tanör ile ile evlenmiş, Fransa’ya giderek 1973-1974 yıllarında Cenevre Üniversitesinde dersler vermiştir. Asistan iken okuldan atılan Tanör ile eşi Cenevre’ye gitmiş, 1 yıl kaldıktan sonra …

Devamını oku »

Muhamat Kanunu 

Muhamat Kanunu ile, Avukatların meslek örgütü niteliğindeki Baro ilk kez 1924 yılında kurulmuştur. Ancak anılan kanunun kabulü ve baroların kurulmasından önce de avukatlar “Dava Vekilleri Cemiyeti” adı altında örgütlenmişlerdir. Muhamat Kanunu, Kanun No: 460, Kabul Tarihi : 3 Nisan 1340 (1924) Madde 1 — Bilûmum mesaili hukukiyede eshabı müracaata şifahi veya tahriri itayı rey ve müsted’ayat ve levayih ve her nevi evrakı tanzim ve ahkemeler ve hakemler ve bilcümle daire ve meclisler huzurunda eşhası hakikiye ve hükmiyeye alt hukuku bilvekâle takip ve dâva ve müdafaa etmeği meslek ittihaz edenlere mahami denir. Madde 2 — Mahami olabilmek için:  1— Türkiyeli olmak, 2— Cinayet veya muhilli namus ve haysiyet bir cünha ile mahkûm veya sui şöhretle maruf ve müştehir olmamış bulunmak, 3— Türkiye Darülfünunu Hukuk Medresesinden mezun olmak veyahut ecnebi bir hukuk medresesinden mezuniyet rüusunu …

Devamını oku »

Hıfzı Veldet Velidedeoğlu

Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, 24 Ağustos 1904 tarihinde İstanbul’da doğmuş ve 24 Şubat 1992 tarihinde yine İstanbul’da vefat etmiştir. Büyük hukukçu ve Cumhuriyet aydını Velidedeoğlu, ilk ve orta öğrenimini Çorum ve Yozgat şehirlerinde tamamlamış, lise eğitimine Ankara ve Konya’da devam etmiş, 1924 yılında Trabzon Lisesinden ve 1928 yılında Ankara Üniversitesi Adliye Hukuk Mektebi‘nden (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi) mezun olmuştur. Ankara’da lise eğitimi aldığı sırada TBMM’de memur olarak çalışmaya başlamış ve bu görevi aralıklarla 1929 yılına kadar kadar sürdürmüş, ilk mecliste katip olarak görev yapmıştır. Mezuniyetin artından Adalet Bakanlığı tarafından açılan sınavı kazanarak hukuk doktorası yapmak üzere devlet bursu ile İsviçre’ye gönderilmiş, İsviçre’de Nuechatel Hukuk Fakültesi’nde doktora sınavını vererek …

Devamını oku »

Burhan Apaydın

Avukat Burhan Apaydın, 1924 yılında doğmuştur. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘ni kazanan ve bu okuldan mezun olan Apaydın, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Teşkilatı Esasiye(Anayasa Hukuku) Hukuku Kürsüsü Asistanlığına atanmış bir süre burada görev yaptıktan sonra,1948 yılında İstanbul Barosuna bağlı olarak Serbest Avukatlık yapmaya başlamıştır. Türk Hukuk Tarihinde adı ile önemli yer tutan hukukçularından biri olan Avukat Burhan Apaydın’ın babası cumhuriyet tarihinin ilk faili meçhul cinayetinin kurbanı olan Ağır Ceza Reisi Ali Rıza Bey’dir.  Apaydın’ın kardeşi  ise Türkiye’de ünlü avukat olan sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanmış olan Avukat Orhan Adli Apaydın’dır. Yassıada Yargılamaları ve Burhan Apaydın Avukat Burhan Apaydın, İstanbul Barosu yönetim kurulunun almış olduğu …

Devamını oku »

Cadı Kazanı

1692 yılında ABD’nin Salem kentinde cadılıkla suçlanan bir grup insan, mahkeme kararıyla idam edilir. Cadı Kazanı, zulmün ve şiddetin doruğa çıktığı bu dönemi anlatır. Anlatılanlar, özgür düşünceye yaşama hakkı tanımayan birtakım bağnaz Hıristiyanın, dini inançları kullanarak, toplumsal düzeni ve hukuku ele geçirmelerinin ibret dolu hikayesidir. Cadı Kazanı’nın yazarı olan ve 1915-2005 yılları arasında yaşayan Arthur Miller, insanlık tarihinin gördüğü bu en korkunç ve unutulmaz olayı sahneye taşıyarak, 1950’lerin ABD’sinde, çok sayıda sanatçı ve entellektüelin yaşamlarını karartan McCarthy dönemine kalıcı ve çarpıcı bir eleştiri yöneltmek istemiş ve 1952’de Cadı Kazanı isimli bu oyunu yazmıştır. Kitap ve kitaptan uyarlanan tiyatro oyunları Amerika …

Devamını oku »

Socrates Scholasticus/Konstantinopolisli Socrates

Socrates Scholasticus/Konstantinopolisli Socrates, tahminen 380-440 yılları arasında yaşamış ünlü bir tarihçi, hukukçu ve bilgindir. Yaklaşık olarak 380 yılında Konstantinopolis’te  doğmuştur. Ölüm tarihi tam olarak bilinmemektedir ancak 440 yılında ölmüş olabileceği varsayılmaktadır.  En önemli eseri Historia Ecclesiastica “Kilise Tarihi” isimli kitaptır. İstanbul’da hukukçu ve din bilgini olan Socrates, Kilise Ta rihi isimli eserinde Kayseri’li Eusebius’tan görevi devralıp 305’ten 439’a kadar geçen dini olayları anlatmaktadır. Eserlerinden, kiliseye ait olduğu ve ruhban sınıfından olduğu anlaşılmaktadır. Historia ecclesiastica (“Ecclesiastical History”), 305’den 439’a kadar olan Hıristiyanlık tarihi için vazgeçilmez bir bilgi kaynağıdır. Kitap daha sonra lerinden alıntılar ile ortaçağ Latin kilisesinin bilgisinin önemli bir bölümünü sağlamıştır. Socrates, kilise öyküsü yazan ilk tanınmış bilgindir. Socrates Scholasticus/Konstantinopolisli Socrates, M.Ö. 470-399 yılları …

Devamını oku »

Senatus Consultum Velleianum

Senatus Consultum Velleianum asırlar boyunca kadim Avrupa’nın hukukçuları tarafından en sık zikredilen Roma Hukuku metinlerinden biri olmuştur. Senatoya Marcus Silanus ve Velleius Tutor adlı iki consul tarafından teklif edilen bu metin başkası lehine kefil olmasını (intercedere pro alio) yasaklayarak kadının malvarlığını korumayı amaçlamaktaydı. Roma döneminde aile kurumu ele alındığında günümüzde bilinen çekirdek aile yapılanmasından çok daha farklı türde bir aile yapısı bulunduğu görülmektedir. Roma’da aile, babaerkil ve çok geniş bir yapıdadır. O dönemde birçok tolumda olduğu gibi Roma’da da aile, geniş bir yapıdır ve bu ailenin içine anne, baba, çocukların yanında büyük baba, büyük anne, amcalar, halalar, dayılar, teyzeler, onların …

Devamını oku »

Fehmi Kerem Bilgin

Dr.Fehmi Kerem Bilgin, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde lisans eğitimini tamamladıktan sonra, Université Panthéon-Assas (Paris II)’ta yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. Ardından İstanbul Üniversitesinde doktora eğitimini tamamlamıştır. Bilgin, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde araştırma görevlisi olarak başladığı akademik görevine daha sonra Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesinde yardımcı doçent kadrosuna atanmasıyla devam etmiştir. Halen Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tam zamanlı öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Fehmi Kerem Bilgin, hukuk tarihi, hukuk felsefesi, felsefe tarihi ve hukuku kültürü alanındaki çalışmaları ile bilinmekte, görev yaptığı fakültelerde öğrencilerini bu alanlarla ilgilenmeye teşvik etmektedir. Hukuk Tarihi ismi ile yürüttüğü bilgilendirici çalışmaları ilgi görmektedir. Fehmi Kerem Bilgin, birçok bilimsel toplantı, …

Devamını oku »

Sayıştay

Osmanlı İmparatorluğunda 19. yüzyılda başlayan yenileşme hareketleri çerçevesinde mali istikrarın sağlanması, gelirlerin ve giderlerin kontrol altına alınarak güçlü bir kamu maliyesinin tesisi ve sürdürülmesi yönünde önemli adımlar atılmaya başlanmış ve bu çabaların bir sonucu olarak Sayıştay, 29 Mayıs 1862 tarihinde Sultan Abdülaziz’in İrade-i Seniyyesi ile  Divan-ı Ali-i Muhasebat adıyla kurulmuştur. 1876 Anayasası’nda yer alarak anayasal bir kuruluş haline gelen Sayıştay, Hazineye tabi kurumların gelir ve giderleri ile muhasebe kayıtlarının ve diğer işlemlerinin yıllık olarak denetlenmesi ve giderlerin harcamadan önce vize edilmesi işlerini yerine getirmeye başlamıştır. Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurulmasıyla, 1920-1923 döneminde Sayıştayca yürütülen bazı görevler TBMM üyeleri arasından seçilen bütçe …

Devamını oku »

Avrupa Birliği Sayıştayı

Avrupa Birliği Sayıştayı, Birliğin tüm gelir ve giderlerini inceler, işlemlerinin hukuka ve usule uygunluğunu temin eder. Sayıştay denetimi, gelir ve giderlerin hukuka uygunluğu ile düzenliliğini ve iyi bir mali idareyi sağlamaya yöneliktir. Avrupa Birliği Sayıştayı, (The European Court of Auditors) AB mali kaynaklarının gereğince yönetilip yönetilmediğini kontrol eden kurumdur. Avrupa Birliği Sayıştayı, 22 Temmuz 1975 Brüksel Antlaşması ile kurulmuştur ve merkezi Lüksemburg’da bulunmaktadır. 1977 Haziranında faaliyete geçmiştir. Sayıştay’ın görevi, Birlik vatandaşlarının toplanan fonlardan en yüksek derecede yararlanması amacıyla AB mali kaynaklarının gereğince yönetildiğini kontrol etmektir. Sayıştay, AB fonlarını idare eden herhangi bir kişi ya da kuruluşu denetleme hakkına sahiptir. Sayıştay’ın ana rolü AB bütçesinin doğru …

Devamını oku »