Ara
Generic filters
Exact matches only
Filter by Custom Post Type
Ana Sayfa / Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi / Dreyfus Davası – Dünyaca Unutulamayan Yargılama Yanılgısı
Dreyfus Davası - Sami Selçuk

Dreyfus Davası – Dünyaca Unutulamayan Yargılama Yanılgısı

“Dreyfus Davası – Dünyaca Unutulamayan Yargılama Yanılgısı”  isimli eser önceki Yargıtay Başkanlarından Prof. Dr. Sami Selçuk tarafından kaleme alınmıştır.

Sami Selçuk – Dreyfus Davası
Eserin tanıtım yazısı şu şekildedir:

“Hukuk kuramlarının ustası, dünyanın unutamadığı hukuk skandalını incelerken ‘Ergenekon’ ve ‘Balyoz’ davalarını Dreyfus Davası’nın yanına yerleştiriyor. Anayasa Mahkemesinin AK Partiyi kapatma davası, “Ergenekon”, “Balyoz” diye adlandırılan dava ve benzerleri, Dreyfus Davasında yaşananların bir başka toplumda ve kültür ortamında yinelenmesidir, aslında. Dreyfus Davasında görüldüğü gibi, Türk kamuoyu da bu davalarda ikiye ayrılmış; Ergenekon, Balyoz gibi davaların yandaşları ile karşıtları, doğru hukuktan yana olacak yerde, ne yazık ki cemaatçi bir anlayışla karşı karşıya gelmişler, “ben haklıyım” derdine düşmüşlerdir. Sıradan insandan üst konumdaki siyasetçilere dek herkesin yargıç kesildiği bir toplumda hukuk bilimci yoktur; o toplum hukuk toplumu da değildir.”

Kitabın yazarı Prof. Dr. Sami Selçuk
Dreyfus Davası 

Dreyfus Davası – Dünyaca Unutulamayan Yargılama Yanılgısı isimli kitabın baş kahramanı Fransız ordusunda asker olan Yüzbaşı Alfred Dreyfus,’tur.  Dreyfus zengin bir ailenin çocuğudur ve Yahudidir.  Yahudi düşmanlığını yaygın olduğu dönemde Yüzbaşı Alfred Dreyfus, Alman Askeri Ataşesi Von Schwartzkoppen’e bazı gizli askeri belgeleri gönderdiği gerekçesiyle tutuklanmış, yargılama başlamadan basın tarafından suçlu ilan edilmiş, ırkçı başlıkla atan gazeteler tarafından yargısız infaz yapılmıştır.

Yüzbaşı Alfred Dreyfus

Dreyfus Davası 1894’de başlamıştır. Dava, Alman Askeri Ataşesi’nin çöp sepetinde bulunan ve Dreyfus’ün el yazısıyla yazıldığı iddia edilen belgeye dayanarak açılmıştır.  Dosyada başka delil bulunmamaktadır. Dreyfus, kağıttaki el yazısının kendisinin eli ürünü olmadığını ifade etmiş, bu belgenin Dreyfus’a ait olup olmadığı araştırılmak yerine Fransız İstihbaratının hazırlamış olduğu rapor sonucunda mahkum edilmiştir. Sanık Dreyfus ve avukatı istihbarat tarafından hazırlanan raporu görmemişler, dava aşamasında gösterilmeyen bu rapora dayanılarak mahkeme yargıçları oy birliği ile vatana ihanet suçundan mahkumiyet cezası vermiştir. Karar sonucunda Dreyfus’un askeri rütbesi sökülmüş ve müebbet hapse mahkum olmuş, karar temyiz edilse de mahkumiyet kararı bozulmamıştır. Dreyfus müebbet hapis cezasının infazı için Şeytan Adası’na götürülmüştür.

Dreyfus Davası Sonrası Olaylar 

Müebbet hapis cezasını çekmeye başlayan Dreyfus’un mahkumiyeti o dönemin Fransa’sında büyük bir tartışma başlatmıştır. Dreyfus’un suçsuzluğu üzerinden başlayan tartışma, ordu, meclis, hükümet, basın ve aydınların da katıldığı ulusal bir soruna ve mücadeleye dönüşmüştür. Dreyfus’u destekleyenler engellenmiş ve cezalandırılmıştır.

Dreyfus’ün mahkeme tarafından mahkum edilmesinden iki yıl sonra askeri istihbarat servisinin başına getirilen Binbaşı Picquart, Dreyfus dosyasını ayrıntılı bir şekilde inceledikten sonra gerçek suçlunun Easterhazy adında başka bir subay olduğunu ortaya çıkarmıştır. Picquart, yeniden yargılama yapılarak Dreyfus davasının yeniden görülmesi gerektiğini savunmuş ancak Tunus’a sürgüne gönderilmiştir.

Olayın basında yeniden yer alması sonucunda Fransız Genelkurmayı, Easterhazy hakkında dava açmak zorunda kalmış ancak iki günlük bir yargılamadan sonra Easterhazy, askeri mahkemede beraat ettirilmiştir.

Emile Zola

Askeri Mahkemenin gerçek suçluyu beraat ettirmesinin ardından Emile Zola, L’ Aurore gazetesinde 1898 yılı Şubat ayında “Suçluyorum” başlığıyla açık bir mektup yayınlamış, Fransa Cumhurbaşkanına yazılan bu mektup büyük ses getirmiştir. Emile Zola, askeri yetkilileri görevlerini kötüye kullanmak ve halkı aldatmakla suçlamıştır. Zola’nın mektubuna destek veren profesörler ve bazı aydınlar bir bildiri yayınlamışlar. Bu olaylardan sonra Zola hakkında orduya hakaretten dava açılmış, Dreyfus’un ardından Zola da mahkum olmuştur. Zola’nın davası Dreyfus davasındaki haksızlığın ortaya konulması için önemli bir sahne olmuş ancak Zola bir yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.

Yeniden Yargılanma ve Tekrar Mahkumiyet 

Fransa’da 1898 yılı haziran ayında gerçekleşen hükümet değişikliğinden sonra Savaş Bakanı olan General Cavaignac, parlamentoda yaptığı konuşmada Alfred Dreyfus hakkındaki gizli askeri belgeleri okumuştur.  Daha önce askeri mahkemece beraat ettirilen Easterhazy hakkında soruşturma yürütmüş olan Yarbay Picquait, savaş bakanının okuduğu belgelerin sahteliğini ispatlamaya hazır olduğunu açıklamıştır. Dreyfus’ün mahkumiyetinde kullanılan belgelerin askeri istihbaratta görevli bir albay tarafından düzmece bir şekilde hazırlandığı ortaya çıkarılmıştır. Sorgulanan Binbaşı Easterhazy suçunu itiraf etmiş ve gönderildiği hapishanede intihar etmiştir. Bu olayın ardından Dreyfus davası yeniden başlamıştır.

Albay Fransız Yargıtayı, Alfred Dreyfus hakkında verilmiş olan kararı kaldırmış, Dreyfus, Fransa’ya getirilerek askeri mahkemede yeniden yargılanmıştır. Askeri Mahkeme, yapılan adli hatayı kabul etmemiş, bir ay süren duruşmalar sonunda Dreyfus yeniden suçlu bulunmuş ve 10 yıl hapse mahkum edilmiştir. Dreyfus yeniden Şeytan Adası’na gönderilmiş ancak Cumhurbaşkanı, Dreyfus’ü affettiğini açıklamıştır.

Dreyfus’un Beraat Etmesi

Dreyfus davasının bu şekilde kapandığı düşünülmekte iken yargı süreci 10 yıl sonra yeniden başlamış, 1904 yılında Savaş Bakanı General Andre’nin isteği üzerine Fransız Yargıtayı Genel Kurulu davayı yeniden görüşmüştür. Yargıtay’ın 1906 yılında verdiği nihai karar ile Dreyfus beraat etmiş ve olaydan 12 yıl sonra aklanmıştır. Yüzbaşı Alred Dreyfus’un 1894 yılında sökülen nişanları aynı yerde yapılan törenle yeniden kendisine verilmiştir. Kendisine ayrıca Legion d’Honneur nişanı verilmiştir. Dreyfus, Birinci Dünya Savaşında Fransız Ordusunda görevine devam etmiş, ordudan ayrıldıktan sonra 1935 yılında Paris’te ölmüştür.

Alfred Dreyfus, Birinci Dünya Savaşında Fransız Ordusunda görevine devam etmiş, ordudan ayrıldıktan sonra 1935 yılında Paris’te ölmüştür.

Bunu okudunuz mu?

Parlamento Terimleri Sözlüğü

 Açık oylama Genel Kurulda hangi milletvekilinin ne yönde oy kullandığının (kabul, ret, çekimser) açıkça belli …