Ana Sayfa / Evrensel Hukuk Metinleri / Hammurabi Kanunu (M.Ö. 1750)

Hammurabi Kanunu (M.Ö. 1750)

Hammurabi Kanunu kadim Mezopotamya’nın en meşhur hukukî eseridir. 1901 yılı Aralık ayında Fransız arkeologlar tarafından siyah renkli bazalt bir dikilitaş şeklinde keşfedilmiştir.

Halen Paris’te Louvre Müzesi’nde muhafaza edilen bu dikilitaş iki kısımdan oluşmakta ve Paris Louvre müzesinde sergilenmektedir.

Üst kısımda yer alan bir kabartma Kral Hammurabi’yi kendisine kanunları dikte eden güneş tanrısı Şamaş’ın karşısında ayakta resmetmektedir. Alt kısımda ise kanunun çivi yazısıyla yazılmış Akatça metni bulunmaktadır. Bu temsil, kanunları ilahî kökenli gören bir anlayışı yansıtmaktadır. Bu anlayışta kral, tanrı ve kulları arasında sadece bir aracıdır.

Hammurabi Kanunları MÖ 1760 yılı civarında Mezakotomya’da ortaya çıkan, tarihin en eski ve en iyi korunmuş yazılı kanunlarından biridir. Bu dönemden önce toplanan yasa koleksiyonları arasında U kralı ur-Nammu’nun kanun kitabı (MÖ 2050), Eşnunna kanun kitabı (MÖ 1930), ve İsin’li Lipit-İştar’ın kanun kitabı (MÖ 1870) yer alır.

Babil Kralı Hammurabi’nin (MÖ 1728-MÖ 1686) çeşitli meselelerde verdiği kararlar, Babil’in koruyucu tanrısı Marduk adına yapılan Esagila Tapınağı’na dikilen bir taş üzerine Akatça dilinde yazılmıştır. Hammurabi, kendisine bu kanunları yazdıranın güneş tanrısı Şamaş’ın olduğunu söylemiştir. Dolayısıyla kanunlar da tanrı sözü sayılıyordu.

Arkeolog Jean Vincent Scheil’in 1901′de Susa, Elam’da bulduğu (bugünkü Huzistan, İran) ve Fransa’ya taşıdığı Hammurabi Kanunları’nın yazılı olduğu stel, Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir. Yaklaşık iki metrelik silindirik bir taşın üstüne çivi yazısı ile yazılmış olan kanunlar tam 282 maddedir, ancak bu maddelerin 33′ü (madde 66-99) şu anda okunamayacak durumdadır. 13 sayısı uğursuz sayıldığı için 13. madde yazılmamıştır.

Büyük bir talih eseri bu dikilitaş hasar görmemiştir.
Bu sayede bize bir bütün olarak korunmuş en eski hukuk metnini vermektedir.

Kanun Babil geleneği doğrultusunda Hammurabi’ye methiye düzen ve kralın adalet aşkını öven bir dibaceyle başlamaktadır. Bu bağlamda adalet bir hükümet programı olarak tanımlanmaktadır: “Güçlünün güçsüzü ezmesini önlemek.”

Akabinde kanunun ilk editörü Profesör Scheil’in biraz keyfî bir şekilde 282 “madde”ye ayırdığı bir dizi hüküm sıralanmaktadır. Bu hükümler dinî hayatı, toplumsal, ailevî ve iktisadî örgütlenmeyi, adalet teşkilâtını ve ceza hukukunu ilgilendirmektedir.

Cezalar kısas ilkesi temelinde titizlikle derecelendirilmiştir.
Bazı hallerde şahit yokluğunda ordali mümkün görülmüştür.

Hammurabi “kanunu”, başta Eski Ahit’te yer alan kurallar olmak üzere, Orta Doğu’da çok daha sonra gelen kanunların tümünü etkilemiştir.

Mezopotamya arkeolojik sitelerinde Hammurabi Kanunu’nu kısmen içeren pek çok kil tablet bulunmuştur. Bu tabletlerden Nippur’da keşfedilen bir tanesi İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

 Kanunun Bazı Temel Maddeleri

  • Bir hırsız duvar delerek bir eve girmişse, o deliğin önünde ölümle cezalandırılır ve gömülür.
  • Bir evde yangın çıkar ve oraya yangını söndürmeye gelen bir kimse evin sahibinin malında göz gezdirip evin sahibinin malını alırsa, kendisi de aynı ateşe atılır.
  • Adam kendisine bir çocuk veren karısından ya da kendisine bir çocuk veren kadından ayrılmak isterse, o zaman karısına çeyizini geri verir ve çocuklarına baksın diye tarlanın, bahçenin ve malların bir kısmının kullanım hakkını verir. Çocuklarını büyüttüğü zaman çocuklara verilenlerden bir parça, oğlanınkine eşit olan bir parça da ona verilir. Ondan sonra kalbinin erkeği ile evlenebilir.
  • Bir adam bir kadın alır da bu kadın ona bir kadın hizmetçi verirse ve çocuklarına bakarsa; ancak, buna rağmen adam başka bir kadın almak isterse ona izin verilmez; bu adam ikinci bir kadın alamaz.
  • Bir adam bir çocuğu evlatlık alır ve oğlu olarak ona ismini verirse ve onu besleyip büyütürse, büyümüş bu çocuk bir daha geri istenemez.
  • Bir adam başka bir kişinin özgürlüğünü kısıtlayacak hareket ederse aynı ceza ona verilir.
  • Bir kişi hırsızlık yapsa eli kesilir , tecavüz etse ölüm cezası ya da erkeklikten men edilir.
  • Babasını döven evladın iki eli kesilir.
  • Bir adamın gözünü çıkaranın gözü çıkarılır
  • Birisini suçlayan ispata mecburdur.İspat edemezse ölüm cezasına çarptırılır.
  • Bir tapınakta veya hükümdar hazinesinde hırsızlık yapan ölümle cezalandırılır.

Kaynak:

Jean-Marie Carbasse, Les 100 dates du droit, Que sais-je, 2011, 1re éd., Paris, pp. 11-12.

 

Hakkında hukukbook

Bunu okudunuz mu?

Çocuk Hakları Bildirgesi

Çocuk Hakları Bildirgesi, diğer adıyla Cenevre Çocuk Hakları Beyannamesi 1924 yılında Milletlerarası Çocuklara Yardım Birliği tarafından …