Ara
Generic filters
Exact matches only
Filter by Custom Post Type
Ana Sayfa / Hukukbook / İstanbul Barosu Başkan Adayı Talat Canbolat ile Röportaj
Av. Dr. Talat CANBOLAT

İstanbul Barosu Başkan Adayı Talat Canbolat ile Röportaj

İstanbul Barosu Başkan Adayı Talat Canbolat ile Röportajda “Baroda Değişim ve Gelişim” hareketinin baro seçimlerine ilişkin görüşleri Hukuk Ansiklopedisi okuyucularına sunulmaktadır.

İstanbul Barosu Başkan Adayı Talat Canbolat ile Röportaj
Hukukbook: Sayın Talat Canbolat, İstanbul Barosu başkanlığına neden aday oldunuz?

Talat Canbolat: Son zamanlarda hak, hukuk, adalet kavramlarının içinin boşaltılarak sadece sözle söylenen beyanlar haline indirgenmesi, bunun uygulamaya yansımasının ancak avukatlar ve güçlü bir baroyla mümkün olması, mevcut yönetimin ve grupların yıllardır söylediklerini her seçim döneminde aynı şekilde söylemeye devam etmeleri, avukatların sorunlarının katlanarak büyümesi karşısında, çözüm üretme kapasitelerinin olmaması, barodan başlayarak ülkede bu kavramların uygulanmasını sağlamak ve bir zihniyet değişikliğini başlatabilmek, siyasi, ideolojik ve diğer görüşleri meslek ilkeleri etrafında birleşerek mümkün olması nedeniyle “Baroda Değişim ve Gelişim” hareketi olarak yola çıktık.

Talat Canbolat adliye ziyaretinde
Hukukbook: Baro’da neleri eksikleri gördünüz de aday olmaya karar verdiniz?

Talat Canbolat: Hukuk eğitimiyle başlayan ve Stajla devam eden ardından da  genç avukatların sorunlarının katlanarak büyümesi, bu sorunların giderek tüm meslektaşlara yansıması,  bu sorunların bir çoğunun baro tarafından çözülebilecek nitelikte olmasına rağmen çözüm yerine slogan üretmeye devam edilmesi, sorunların bazılarının çözümü için gerekli olan yasal değişiklik ve idari düzenlemeler için sonuç alıcı nitelikte geçmişte örnekli olduğu gibi baskı grubu olarak yeterli faaliyet gösterilmemesi bunun yanında sorunların katlanarak devam etmesinin değişim ve gelişimi zorunlu kılması

Hukukbook: İstanbul Barosu tarihinde örnek aldığınız ve takdir ettiğiniz en büyük başkan kimdir?

Talat Canbolat: Av. Orhan Adli Apaydın

Hukukbook:    İstanbul Barosunun mevcut yönetiminin yaptığı icraatlardan hangilerini doğru buluyorsunuz?

Talat Canbolat: Baro Bahçenin faaliyete geçmesi, adliyeler arası servislerin faaliyete geçmesini sayabiliriz.

Hukukbook: İstanbul Barosunun neden yapmadığını sorguladığınız işler hangileridir? Görevi olduğu halde Baro hangi işleri yapmamakta, kötü yapmakta, eksik yapmakta yada yetersiz kalmaktadır? Yapması gerekip de yapmadığı, kötü yaptığı yada eksik yaptığı işleri kategoriler halinde sıralar mısınız?

Talat Canbolat: Meslek sorunlarına ilişkin, hukuk adına yapılması gereken siyasetin yapılamaması, stajyerlere ücret yasağı olmamasına rağmen bunu bir tarifeye bağlamak yerine yasak varmış gibi hareket etmesi, gençlerin mesleki bilgi ve tecrübe edinmeleri, yeni iş alanlarına yönelmeleri ve kendi bürolarını açmalarında maddi ve manevi destek olunmaması, avukatlık mesleğinin en önemli özelliğinin “bağımsızlık” olması ve ekonomik bağımsızlığın sağlanmasına yönelik faaliyet olmaması, CMK avukatlarının ücret ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için işbirliğinden uzak durulması, hastalanan, vefat eden meslektaşların geride kalan çocuklarının eğitimi gibi konularla ilgilenilmemesi.

Talat Canbolat ve eşi Avukat Emine Canbolat
Hukukbook:  Sayın Canbolat, “Avukat” denildiğinde aklınıza ne geliyor? Avukat kavramına yüklediğiniz anlam nedir?

Talat Canbolat: Hayatını adaletin gerçekleştirilmesine adayan; Saygın, adil, dürüst, azimli, yılmayan güçlü kişi.

Hukukbook: Size göre Baro nedir? Misyonu ne olmalıdır? Başkan olmanız halinde Baroya hangi misyonu biçmektesiniz?

Talat Canbolat: Avukatlık mesleğinin hak ettiği saygınlığı kazandırmak, avukatların mesleki sorunlarının çözülmesinin yanında ülkede adalet kavramını tartışmalı olmaktan çıkarmak, buna yönelik her türlü hukuk politikaları ve uygulamaya yönelik çalışmalar yapmak, toplumun gerçek anlamda hukuk ve demokrasi sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak, temek insan haklarının yanında, çevre hakkı ve hayvan haklarını da savunmak, bunlara yönelik politika ve yasal değişikliklerde sözü dinlenir ve itibar edilir bir baro oluşturmak, iktidarın ve her türlü güç odaklarının hukuksuz uygulamalarının karşısına farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak görerek tüm mensuplarıyla birlikte karşı koyabilen bir baroyu oluşturmak, üye sayısı olarak değil örnek uygulamalarıyla dünyanın en saygın, sözü dinlenir, etkili barosunu oluşturmak

Hukukbook: İstanbul Barosu yönetimine geldiğinizde hiçbir kanun ve yönetmelik değişikliği olmaksızın derhal değiştireceğiniz somut politikalar nelerdir?

Talat Canbolat: Şeffaf, demokratik ve çoğulcu bir baro yönetimi için Stajyer ve genç avukatların temsilcilerini Yönetim Kurulu Toplantılarına gözlemci olarak alacağız, stajyer ücretlerini bir tarifeye bağlayacağız, genç avukatlardan 5 yıl aidat alınmayacaktır, genel kurulda buna ilişkin önerge vereceğiz, avukatlara yeni iş alanları oluşturmak ve geliştirmek için bir komisyon kuracağız, CMK avukatlarının karakollara gidip gelmelerinde kullanılmak üzere her semte yeteri kadar üzeri İstanbul Barosu yazı ve logo giydirilmiş, içerisinde doğrudan Baro Başkanına bağlı telefon ve diğer iletişim vasıtalarıyla döşenmiş araçlar tahsis edeceğiz, böylece arkadaşlarımız arkasında baronun ve tüm meslektaşlarının gücünü hissederek görev yapacaklardır.

Gençlerin dinamizmi ve üstatların tecrübeleri ile bilgi birikimleri arasında etkileşim sağlamak için kuşaklararası avukat buluşmaları yapacağız, duruşma sırasını cep telefonundan takip edebilecek, hakimin izinli, mazeretli vs nedenlerle duruşma ertelemeleri önceden cep telefonundan görebilecek yazılımı tüm meslektaşlara ücretsiz sunacağız, haksız rekabet ve kazanç elde etmeye yönelik reklam ve diğer hukuka aykırı davranışlarda bulunanlar ile avukatlık mesleğini taklit eden hukuksuz arzuhalci veya hasar danışmanlık şirketi ve benzerleri ile etkili mücadele edilecektir. Vefat eden meslektaşların geride kalan aileleri ve özellikle çocukları Baro tarafından okutulacaktır.

Prof. Dr. Talat Canbolat
Hukukbook: Adaylık sürecinde vaat edip de Baro yönetimine geldiğinizde mevzuat değişikliği gerektiren işler nelerdir? Bunun için hangi yolları izleyeceksiniz?

Talat Canbolat: Asgari tarifenin altında iş almak yasak olduğu halde CMK avukatlarının Anayasadaki angarya yasağını ihlal edecek şekilde çalıştırılmasını kabul etmiyoruz. Bunun için CMK ve adli yardım ücretleri asgari tarifeyle eşit hale getirilmesi sağlanacaktır. Hemşire, polis ve imamlara tanınan ek gösterge hakkı Kamu avukatlarına da tanınacaktır. Kamu avukatları ikametlerine en yakın adliyede görevlendirileceklerdir, yeşil pasaport hakkı çok gecikmiş olup derhal sağlanması gerekir, diğer kamu hizmetlerinden alınmayan KDV’nin kamu hizmeti olan avukatlıktan da alınmaması, alınacaksa temel gıda maddelerindeki gibi %1 olması sağlanacaktır.

Hukuka güven hukukçuya güvenle sağlanabilir, avukatlara genel vekaletname düzenleme yetkisi verilecektir, avukatlık ücret sözleşmeleri ilam niteliğinde belge sayılarak avukatın vermiş olduğu hizmetten kaynaklanan ücretini tahsili için dava açıp kesinleştirip icra ile uğraşması önlenecektir, avukatın ücretinin ödenmemesi için avukatı devre dışı bırakmaya çalışanlar da vekalet ücretinden müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olacaklardır, avukatların gelecek kaygısı ve sosyal güvenlik kaygısı yaşamamaları için sigorta hakları ve emeklilik hakları Emekli-Sandığı kanunuyla eşit hale getirilecektir, Kat karşılığı inşaat, vasiyetname vs. gibi noterde yapılması zorunlu olan sözleşmelerde avukat zorunluluğu getirilecektir.

Hukukbook: Baro’nun komisyon ve merkezlerine hangi rolleri biçiyorsunuz? Komisyon ve merkezleri yeterli buluyor musunuz?

Talat Canbolat: Mevcut komisyon ve merkezlerden az sayıda olan bazılarının çalışmaları kendilerine tanınan imkanlar içerisinde olumlu değerlendirilebilirse de birçoğu işlevsiz, etkisiz ve yetersizdir. Bunlara avukatlara yeni iş alanlarını tanıtan bir komisyon daha ilave ederek verimli ve etkin olarak çalışmaları sağlanacaktır. Bu komisyon ve merkezler Borunun gözü ve kulağı gibi o alandaki sorunları tespit edip, meslektaşlarla birebir temas kurup sorunları kaynağında belirleyip etkili ve hızlı şekilde çözümüne odaklanması ve kendilerini aşan çözümler üretilmesi hususunda da YK ve diğer organları harekete geçirmesi sağlanacaktır.

Hukukbook: Baro, sizce üyelerine ve kamuoyuna karşı şeffaf mı?

Talat Canbolat: Şeffaf demeyi çok isterdim.

Hukukbook: Baroda çoğulcu bir yönetim için somut önerileriniz nelerdir?

Talat Canbolat: Baroda Değişim ve Gelişim hareketi olarak henüz listemizi ilan etmedik. Nedeni temsil kabiliyeti yüksek liste oluşturmaktır. Diğer taraftan seçilmemiz halinde Genel Kurul bize yetki verdi o zaman istediğimiz gibi yönetiriz demeyeceğiz. Çoğulcu bir şekilde Baro Meclisini de etkili şekilde çalıştırarak, geniş katılımlı, demokratik bir şekilde yönetime talibiz. Bu nedenle yasal olarak 5 yıldan az kıdemi olanlar Yönetim Kurulu üyesi olamasalar da temsilcilerinin toplantılara katılımı sağlanacaktır. Baro yönetim kurulunun gündemi önceden ilan edilecek konulara ilgili görüş bildirmek isteyenler yönetim kuruluna katılarak görüş ve düşüncelerini bildirecekler isteyenler yazılı olarak sunabilecektir.

Hukukbook :Baro başkanlık seçimlerinin demokratik olduğunu söyleyebilir misiniz?

Talat Canbolat: Evet. Baro başkanlığı seçimleri yıllardır önemli ölçüde demokratik ortamda gerçekleşmektedir. Ancak seçimlere grup olarak girenlerin adaylarının veya listelerinin belirlenmesinde demokratik esaslara uyulup uyulmadığı tartışılabilir. Her şeyden önce belirli bir grup aidiyetinin özgürlükçü, katılımcı ve demokratik esaslara uygun olmadığını düşünüyorum.

Hukukbook :Sizce baro başkan adaylarının hangi niteliklere sahip olması lazım?

Talat Canbolat: Mesleğin sorunlarına vakıf olması hatta bunları önemli ölçüde bizzat yaşamış olması, sorunların çözümü için yeterli hukuki, bilgi birikimi ve tecrübeye sahip olması, bir grup, ideoloji, siyasi parti veya başkaca aidiyetinin olmaması en azından bununla özdeşleşmemesi, her kesime tüm meslektaşlara hitap edebilecek yapıda, meslek ilkelerini önemseyen ve özümsemiş, bunlar için kararlı ve etkili mücadele edebilecek yapıda olması, meslek sorunlarının çözümü için tüm kamu kurum ve kurumlarının, hükümetin, TBMM’nin kapısını çalmaktan ve birlikte çalışmaktan çekinmemesi ancak gerekirse yine o kapıları tekmeleyebilecek yapıda olması, nereden gelirse gelsin kime yapılırsa yapılsın haksızlıkların karşısında olabilmesi.

Hukukbook: Baro’nun basılı yayınlarını ve network ağını yeterli buluyor musunuz?  Sosyal medya yeterli kullanılıyor mu?

Talat Canbolat: Bu konudaki yayınları kötü bulmuyorum ancak geliştirilebilir ve daha işlevsel hale getirilebilir.

Hukukbook: Baronun son 20 yılında en başarılı başkan hangisidir? Baro son 20 yılda hangi politikaları uygulasaydı avukatların mesleki pozisyonları daha güçlü olurdu?

Talat Canbolat: Av.Orhan Adli Apaydın, Av. Prof. Selahattin Sulhi Tekinay’dan sonra kısmen Av. Doç. Yücel Sayman ve Av. Turgut Kazan başarılı olmuştur.

Hukukbook: Ülkemizde, kurumsal olarak yargının en büyük 5 problemi nedir? Çözüm önerileriniz ve yönetime seçilmeniz halinde hareket tarzınız ne olacaktır?

Talat Canbolat: Yargının en büyük problemi tarafsız ve bağımsız olma özelliğini önemli ölçüde kaybetmiş olmasıdır, ki bu durumda adil yargılamadan söz etmek güçleşmektedir.  Daha sonra aşırı iş yükü ile yetersiz hakim ve savcılar nedeniyle yaşanan sorunlar gelmektedir. En kötü Kanunlar bile iyi hakimlerin olduğu yerde en adil şekilde uygulanabilir. Ancak hakiminiz yetersizse iyi kanun yapmanın anlamı zaten yoktur.

Siyasi kimlik taşıyanlar, iktidar mensupları ve diğer kimselerin; devam eden davalara yönelik açıklamalar yapmaması gerekirken bugün her gün Televizyonda ve sosyal medyada adeta yargılama yapar gibi üstelik dosya hakkında sağlıklı bilgileri de olmadan açıklama,beyan ve yorumlar yapılmaktadır. Bunlar hakim ve savcıların tarafsız ve bağımsızlıklarını olumsuz etkilemekte ve üzerinde baskı oluşturmaktadır. Hatta sosyal medyadan veya belirli kesimden gelen tepkilere göre tutuklama veya salıverilme kararları verildiği anlamına gelen uygulamalara şahit olmaktayız ki bunlar çok endişe vericidir. Dosyada hiç bir değişiklik olmamasına rağmen aynı heyet akşam başka karar verebilmektedir.  Bu uygulamaların sayısının artması yargıya olan güveni ciddi zedelemektedir.

Hukukbook: Avukat sayısı çok mu yoksa yetersiz mi?  Avukat sayısından sıkça şikayet ediliyor, sizin bu konudaki anlayışınız nedir?

Talat Canbolat: Hukuk fakültelerinin sayısı hiç bir bilimsel veriye dayanmaksızın kontrolsüz şekilde çok açılmaktadır. Hukuk eğitiminde çok ciddi eksikliklerle öğrenciler yetişmektedir. Bu mezun sayısını gereğinden fazla artırdığı gibi nitelikli hukukçu sayısını da olumsuz etkilemektedir. Bu durum hukukun tüm uygulama alanlarına hakim/savcıların yanında avukatları ve avukatlık mesleğini de olumsuz etkilemektedir. Bu durumdan yine en çok genç avukatlar olumsuz etkilenmektedir. Mezuniyet ve staj sonrası çalışma koşulları toplumun kendilerinden beklediği hayat standardına uygun olmadığı gibi ciddi geçim sorunlarıyla karşı karşıya bulunmaktadır. Artık Avukatlık sınavının gelmesi gerektiği büyük bir kesim tarafından kabul edilmektedir. Ancak asıl önemli olan avukatlara yeni iş alanlarının açılmasıdır. Baro bu konuda çok yetersiz kalmaktadır.

Ülkemizin yanında önemli olan yurt dışındaki hizmetlere yönelik çok büyük iş imkanları var iken bunlarla ilgilenilmemekte, tanıtımı yapılmamaktadır. Öyle ki gelişen teknoloji ve gençlerin bunlara kolay adapte olmaları yurt dışındaki bir çok hukuk hizmetlerinin Türkiye’den verilebilme imkanını ortaya koymuştur. Burada önemli olan Türkiye’deki iş imkanlarından söz etmiyorum, Türkiye’deki avukatlarımızın yurt dışındaki başka ülkelerdeki iş imkanlarından, hukuk hizmeti ihracından söz ediyorum. Uluslararası şirketlerin yurt dışındaki hukuki sorunları, deniz hukuku, bilişim hukuku, spor hukuku, Birleşmiş Milletlere bağlı göç idaresindeki göçmenlere hukuki yardımları ve benzeri konular…

İstanbul Barosu Başkan Adayı Talat Canbolat
Hukukbook: Avukatlık sınavı hakkında yönetime geldiğinizde uygulayacağınız etkin politika nasıl olacaktır?

Talat Canbolat: Hem hükümet hem Barolar avukatlık sınavının gelmesi gerektiğini kabul etmektedir. Ancak sınavı kimin yapacağına yönelik tartışmalar nedeniyle yıllardır uygulamaya geçilememiştir. Sınavın mutlaka objektif, bilimsel şekilde ve yine Türkiye Boralar Birliğinin dahil olduğu bir sistem içerisinde yapılması gereklidir.

Hukukbook: Baro ile sayısı 40.000’leri aşan aktif avukat arasında iletişimi ve koordinasyonu sağlamak için somut projeleriniz nelerdir?

Talat Canbolat: Kuşaklararası avukat buluşmaları yapılacaktır. Özellikle meslekte belirli alanda uzmanlaşan avukatlar ile belirli bir yaşa gelen üstatlarla genç avukatlar buluşturularak bilgi ve tecrübe paylaşılmasını sağlayacak etkinlikler yapılacaktır. Baro evleri, sosyal tesisler, sosyal ve kültürel etkinlikler, interaktif buluşmalar, Baro TV bunlardan bazılarıdır.

Hukukbook: Baronun düzenlemiş olduğu etkinlik, toplantı, protesto, eylem ve işlerde avukatların yüksek katılımını sağlamak için neler yapacaksınız?

Talat Canbolat: Baronun en büyük eksikliği avukatlık mesleğini ilgilendiren bu tür protesto gibi durumlara katılımın çok düşük olması ve eylemlerin de bu anlamda başarısız olmasıdır. Bunun nedeni önemli ölçüde meslektaşlarımızın baroya aidiyet duygularının zayıflamış olmasıdır. Bu da temelde yönetimlerin belirli ideolojik ve siyasi kimliklere göre oluşmuş gruplar tarafından seçimlere katılarak seçilmiş olmalarıdır. Bu nedenle biz özellikle grup ifadesini kullanmıyoruz ve meslek sorunlarının çözümünde her kesimden tüm meslektaşlarla birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmeyi hedefliyoruz. Burada Avukatlık mesleğini öncelememiz, meslek ilkeleri ve  meslek sorunlarının çözümüne odaklanmış olmamız gerekir. Hak, hukuk, adalet, Cumhuriyet, demokrasi bizlerin ortak hedefidir. Bunlar da ancak birlikte hareket edilerek başarılabilir. Bunu yapamadığımız için Baro potansiyel gücünü kullanamamaktadır. Başarabilirsek Baronun uygun görmediği bir yasanın TBMM’den çıkması veya herhangi bir yerde hukuksuz uygulamalara devam edilmesi mümkün değildir.

Hukukbook: Yasa, Anayasa, mevzuat değişikliklerinde baronun rolü ne olmalıdır?

Talat Canbolat: Avkatlık mesleği Yasa, Anayasa ve diğer mevzuatın uygulayıcısıdır. Baro mutlaka yasal değişiklikleri ve TBMM gündemini yakından takip etmeli ve yasalaşma sürecinde etkin rol oynamalıdır. Sadece eleştirmek için değil yapıcı katkı da vermelidir. Yanlışları söyleyip doğru metinlerle beslemelidir. Sırf karşıtlık söylemleriyle etkin rol alınması mümkün değildir. Yeri geldiğinde de çok sert tavır koyabilmelidir.

Hukukbook: Kentsel dönüşüm, kadın hakları, doğa hakları gibi toplumsal duyarlılığa ilişkin sorunların çözümünde baronun nasıl bir görevi ve sorumluluğu olduğuna inanıyorsunuz?

Talat Canbolat: Baro bu sayılanların tamamına taraftır. Baronun asli görevleri temel insan haklarını korumaktır ki doğa da bunun bir parçasıdır. Hayvan hakları yasasının halen çıkmamış olması ülkemiz adına üzücüdür. Kadınlara yönelik cinsiyet ayırımcılığı temelli uygulamalarda baro taraftır. Doğa, kentsel dönüşüm, kadın hakları, hayvan hakları v.s tamamı insan hakkı temelli sorunlardır. İnsanı yaşamış olduğu kentten, çevreden soyutlayamazsınız.

Hukukbook: Avukatların yaşadığı yargısal sorunlarda baronun görevi ve sorumluluğu nedir?

Talat Canbolat: Baronun asli görevi avukatların yaşamış olduğu yargısal sorunlara çözüm bulmaktır. Adliyeye girişten, otoparka ve diğer alanlardan başlayıp mahkeme salonlarına kadar birikmiş çok katmanlı sorunlarımız vardır. Baro bunlara çözüm üretmek için her yönüyle etkin faaliyette bulunması gerekir.

Hukukbook: Avukatların yaşadığı mali sorunlar hakkında çalışmalarınız var mı?  Bu konuda projeleriniz nelerdir?

Talat Canbolat: Bunları önemli ölçüde biraz önce söyledim. Avukatların özellikle de genç avukatların en temel sorunu bu olmaya başlamıştır. CMK ve Adli Yardım ücretleri asgari tarife seviyesine çıkarılmak için çalışılacaktır. Buralarda görev alan arkadaşlarımızın yol ve diğer masraflarının karşılanması sağlanacaktır. İstanbul Barosu logolu araçlar görevlendirilecektir. Avukatın ücret sözleşmesi ilam niteliğinde belge olması için çalışılacaktır. Ve en önemlisi avukatlara yeni iş alanları açılacak hatta avukatlık hizmeti yurt dışına da ihraç edilecektir. Yurt dışındaki bu potansiyeli mutlaka kullanmamız BM bağlı göç idaresindeki hukuk hizmetleri başta olmak üzere birçok hizmet Türkiye’den yapılabilecektir.

Hukukbook: Baronun siyasetle mesafesini kendi üzerine düşen görev ve sorumluluk dengesiyle birlikte yürütebilmesi için ne tür bir çalışma içerisine girmesi gerektiğini düşünüyorsunuz ?

Talat Canbolat: Baro yönetimini siyaset yapıyor diye değil siyaset yapmayı da beceremiyor diye eleştiriyorum. Bizler hukukçuyuz. Baro bir meslek kuruluşu olarak meslekle ilgili siyaset yapmalıdır hatta orada etkin olması da beklenir. Ancak hangi partinin hangi ilçe başkanının kim olacağı bizim işimiz değildir. TBMM’ye sunulan bir Kanun tasarı ve teklifinin ülkemize, vatandaşlarımıza ve mesleğimize ne getirip götüreceği baronun asli faaliyetleri arasında görmekteyiz. Bu nedenle daha tasarı ve teklif aşamasında etkin rol oynayarak hata ve eksiklikleri düzeltmemiz ve gerekiyorsa o tasarı ve teklifin geri çekilmesi, görüşülmemesi için aktif çalışmamız, bazen de bizlerin sorunlara ilişkin değişiklik teklifi sunmamız gereklidir. Mesleğimizin birçok sorunu basit yasa değişiklikleriyle çözülebilecek niteliktedir. Yıllardır yeşil pasaport sorunu bu nedenle çözülememiştir.

Hukukbook: Avukatların, değişen mevzuat karşısında güncelleme eğitimleri vermesi gerektiğini ve bu eğitimlerin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz ?Bununla ilgili projeleriniz var mı?

Talat Canbolat: Güncel eğitimleri önemsiyorum. Baronun mutlaka bu eğitimleri yeterli şekilde ve hatta meslektaşların aktif katılımını sağlayabilmek için hem Anadolu Hem Çağlayan adliyelerinde verilmesi daha uygun olur. Ayrıca önemli olan eğitimlerin belirli periyotlarla tekrarlanması, eğitim içeriklerinin paylaşılması gerekir. Eğitimin kalitesinin artırılması için Üniversitelerle işbirliği yapılacaktır. Baroda eğitimlere yönelik bir Avukat Akademisi düşünülmektedir. Bu eğitimlere yönelik hizmeti vermek Baronun görevi olup katılıp katılmamak meslektaşın takdirindedir. Eğitimlere katılım zorunlu tutulamaz.

Hukukbook: Hukuk fakültelerinde kaliteyi arttırmak için baronun rolü ne olmalıdır?

Talat Canbolat: Öğrenciler avukatlığı ve hukuk uygulamalarını besleyen kaynaktır. Bu nedenle kaynağın iyi olması bizim mesleğin kalitesinin artırılması bakımından da son derece önemlidir. Baro hukuk eğitimine mutlaka taraftır. Özellikle uygulama eğitimlerinin Baroyla işbirliği içerisinde belki stajın bir bölümünün de hukuk fakültesinde yapılması uygun olabilir.

Hukukbook :Barodaki ve Adliyedeki Staj eğitimini yeterli buluyor musunuz?

Talat Canbolat: Hayır. Maalesef staj belirli bir sürenin tamamlanmasına yönelik usulü bir işlem haline dönüşmüştür.

Hukukbook: Uluslararası barolarla İstanbul Barosunun ilişkilerini yeterli buluyor musunuz?Baro hangi kurumlarla işbirliği içinde olmalı?

Talat Canbolat: Bunu İstanbul Barosu için oldukça yetersiz buluyorum. Hatta hiç yok denecek düzeyde. Oysa dünyanın 3. büyük barosundan söz ederken kalabalıklıklarla değil, dünyada ve ülkede sözü dinlenir, talepleri dikkate alınır saygın bir baroyu oluşturmamız gerekir. Dünya birliği, Avrupa barolar birliği, Birleşmiş Milletlere bağlı kuruluşlarla, insan hakları kuruluşlarıyla, diğer kuruluşlarla yakın işbirliği yapılması ve ortak çalışmalar yapılması gereklidir. Bunlar aynı zamanda avukatlara diğer ülkelerdeki iş imkanlarının geliştirilmesinin önünü açacaktır.

Hukukbook: Stajyer avukatların sigortalı bir işte çalışmaları yasal olarak mümkün. Sizce bu uygun mu? Anayasal bir hakkın ihlali olduğunu düşünüyor musunuz? Bu problemi çözmek için neler yapacaksınız?

Talat Canbolat: Sorunuzda bile bunun Yasal olmadığı ifadesi var. Oysa böyle bir yasak yoktur. Yıllardan beri yasak olduğu söylenmekle birlikte böyle bir yasak yoktur. Eskiden tüm mesleklerdeki stajyerlerin ücret ödenmezdi nedeni de ücret ödenmesi halinde bunların işçi gibi çalıştırılacağı endişesi olup asıl olanın meslek öğrenmeleri idi. Ancak 3308 ayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunundaki bu yasak da kaldırıldı, hatta asgari ücretin %30 undan aşağı olmamak üzere ücret ödenme mecburiyeti getirildi. Avukatlık mesleğinde de ilgili yönetmelik iptal edileli çok oldu. Böyle bir yasak yoktur. Meslektaşlarımız da stajyerlere bir miktar ödeme yapmaktadır. Ancak bunun tarifesi olmadığı için sorunlar yaşanmaktadır. Bu bir tarifeye bağlandığı takdirde sorunlar ortadan kalkacaktır. Bu basit bir tarife ilanından ibarettir.

Hukukbook: Avukatlık sınavı ve stajyer avukatların şikayet ettiği emek sömürüsü hakkında barolar ve avukatlar ortak bir anlayışta olsalar bu iki problem ne kadar sürede çözülebilir? 

Talat Canbolat: Avukatlık bağımsız çalışmayı gerektirir. Nitekim kanunda da böyle yazar. Avukat bağımsız savunmayı temsil eder. Buradaki bağımsızlık tabi ki ekonomik bağımsızlığı da anlatır. Ortak bir anlayışın olması bu problemi çözecektir.

Hukukbook: İstanbul Barosunun doğrudan müdahil olarak çözümüne katkı sunması gerekip de müdahale etmediği yada faal davranmadığı hangi olayları sayabilirsiniz?

Talat Canbolat: İstanbul Barosu avukatları ilgilendiren önemli olaylara müdahil olmuştur.

Hukukbook: İstanbul Barosu avukatlarından önemli sayıda avukatın yapmakta olduğu arabuluculuk mesleğine nasıl bakıyorsunuz? Yönetime geldiğinizde bu konudaki politikanız nasıl olacak? Arabuluculara ve çeşitli kişi ve kurumların açtığı Arabuluculuk Merkezlerine bakış açınız nedir?

Talat Canbolat: Türkiye Barolar Birliğinin çalışmaları sonucu arabuluculuk avukatlara özgü bir meslek haline gelmiştir. Ancak henüz arabuluculuk tam olarak oturmamıştır. Uygumalada sorunlar çoktur. Zaman içerisinde mesleğini avukatlık olarak ya da arabuluculuk olarak devam ettirenlerin ayrışacağını bekliyorum. Arabuluculuk avukatlara yeni bir iş alanı olarak görmek gerekir. Ancak uygulamasının meslek ilkelerine uygun olarak yapılmasının da sağlanması gerekir. Diğer taraftan İş Hukuku alanında dava şartı arabuluculukta işçinin avukatla temsil edilmesi çok yerinde olacaktı. Buna ilişkin görüşlerimi her ortamda dile getirdim. Arabulucunun da avukat olması nedeniyle bu düşüncemiz kabul görmedi. Uygulamayı yakından takip ediyoruz. Sorunlar dikkate alınarak bir kanun değişikliği ile işçinin avukatla temsilinin zorunlu olması gerektiği görüşündeyim.

Hukukbook: İstanbul’daki hukuk bürolarını avukatlık kanunu standartlarına göre nasıl buluyorsunuz? Reklam Yasağı yönetmeliği uygulanıyor mu? İnternet ortamında avukatlar etik kurallara uyuyorlar mı? Baro yönetimi bu konuda neleri yapmıyor yada iyi yapıyor?

Talat Canbolat: Reklam yasağını ihlali yaygın bir hal almıştır. Bunlarla etkili şekilde mücadele edilecektir.

Hukukbook: Adliyelerin etrafında onlarca arzuhalci ve arzuhalci büroları mevcut ve bu konuda çok yaygın, hatta avukatlarla aynı binalarda yan yana ofislerde faaliyet gösteriyorlar, şikayetler çoğalıyor, bu konudaki düşünceniz nedir?  Baro bu konuda ne yapmalı?

Talat Canbolat: Bu çok üzücü bir tablodur. Geçen gün Çekmece adliyesinin giriş tarafı bunlarla donatılmış olarak gördüm. Baronun asli görevidir bunlarla mücadele etmek. Üstelik yasaya aykırı emeğe saygısızlık ve vatandaşlarda da ciddi hak kayıplarına neden olmaktadır.

Hukukbook: Baroda Değişim ve Gelişim Grubu nasıl kuruldu? Kimler kurdu? Grubun tüzel kişiliği bulunuyor mu? Seçim dönemleri dışında çalışmalarınız var mı? İşleyişi nasıldır?

Talat Canbolat: .Öncelikle deklarasyonumuza bakarsanız biz her türlü grup ve grupçuluğa karşı olduğumuz için grup kelimesini özellikle kullanmadık ve kullanmıyoruz. Baroda Değişim ve Gelişim Hareketi diyebiliriz. Ortaya çıkış şekli İstanbul Barosu seçimleri yaklaşırken bir çok grup ve farklı kesimlerle konuşurken grup ve gruba bağlı kalıpları attıklarında, hak, hukuk, adalet, demokrasi, cumhuriyet kavramları üzerinde aynı şeyleri konuştuğumuzu gördüm. Bir gruba dahil olduğunuz takdirde görüş ve düşünceleriniz o grup aidiyetiyle sınırlanır. Avukatlık mesleğinin temeli ise bağımsız hareket etmeyi gerektirir. Diğer yandan İstanbul Barosunda yıllardır aynı gruplar seçimlere girerek ve yine her seçim aynı şeyleri ve vaatleri söylüyorlar. Örneğin şeffaf boru yönetiminden bahsediyorlar.

Hukukbook: Siz neler vaat ediyorsunuz?

Ben vaat değil uygulamaya yönelik somut çözüm önerileri sunarak herkesi meslek sorunlarının çözümünde grup ve grupçuluktan uzak, ideolojik, siyasi, mezhepsel ve başkaca kutuplaşma ve ayırımları bir kenara bırakarak birlikte hareket etmemiz halinde ancak sorunların kısa sürede çözüleceğini düşünüyorum. Avukatlık mesleğini ilgilendiren bunca sorun varken örneğin herhangi bir sorunda tüm adayların birlikte tavır koymaları ve açıklama yapmaları daha etkili sonuç doğuracaktır. Bu grupçuluk bizlerin enerjimizi birleştirmemize engel olmaktadır. Ben, eşim Av. Emine Canbolat ile birlikte 1992 yılında Sirkeci’de bir han odasında avukatlığa başladık. Eskiden hanlarda meslek dayanışması daha fazla idi. Herkes birbirinin duruşmasını bilir, tebligatını alır, çok güzel hukuki sohbetler yapılır, karşılıklı sevgi ve saygı vardı.

Bazıları Prof unvanımı görünce hoca adliyeyi biliyor mu? meslek sorunlarını biliyor mu? Yaşamış mı? gibi haklı sorular soruyorlar. 2003 yılından itibaren kesintisiz avukatlık yaptım ancak reklam yasağı kapsamında bunun reklamını yapmadım tabi. Sadece danışmanlık olarak değil zaman zaman eşimin yanında birlikte zaman zaman da bizzat cübbemi giyerek duruşmalara katıldım.

Baroda Değişim ve Gelişim ifadesi de bir grup arkadaşımla sohbet ederken ortaya kendiliğinden çıktı. Kişilerin değişmesi değil bir hukuk zihniyetinin değişmesi, İstanbul Barosundan başlayarak Türkiye’de bir hukuk zihniyetinin değişmesi, hukukun üstünlüğünün yeniden gerçekleşmesi için yola çıktık. Önceden bir liste ilan etmeyi de yola çıkış şeklimize uygun bulmadık. Zira herkesi birlik beraberlik içerisinde meslek ilkeleri etrafında birleşmeye davet ettik. Birçok dernek, vakıf ve platform destek açıklaması yaptı. Bir çok meslektaşım ilk defa heyecan duymaya başladım diye tebriklerini ve desteklerini ifade ettiler. Şimdi bir istişare heyeti oluşturarak yönetim kurulu ve diğer listelerimizi oluşturmaya çalışıyoruz. Diğer gruplar yıllardır belirli olduklarından ve benzer şeyler söylediklerinden tanınmaya ihtiyaç duymuyorlar. Yeni olan ve merak edilen bizim hareketimiz. Baroda değişim ve gelişimi gerçekleştirecek olan hareket de bunun etrafında toplanmaktır.

Hukukbook: Önce Baroda Değişim ve Gelişim Grubu başkan adayını belirlerken nasıl bir yöntem izledi? Başkan adayını nasıl belirlediniz? Kimler belirledi? Demokratik bir işleyişiniz mevcut mu?

Talat Canbolat: Yukarıda açıklamış oldum. Diğerlerinden farklı olarak biz grup değiliz. Tamamen doğal olarak kendiliğinden ortaya çıkıp hızlı büyüyen bir harekete dönüştü. Adaylarımızı tamamen demokratik bir şekilde istişare heyeti oluşturarak belirleyeceğiz. Demokratik çalıştığımız için halen o süreci tamamlayamadık. Yakında tamamlanmış olur diye ümit ediyorum.

Hukukbook:  Sayın Canbolat, sorularımıza verdiğiniz cevaplar için Hukuk Ansiklopedisi okurları adına teşekkür ederiz.
Av. Dr. Talat CANBOLAT

 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1989 yılında mezun olmuştur.  Aynı yıl Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalında çalışmaya başlamıştır. Halen aynı yerde Profesör unvanıyla akademik çalışmalarına devam etmektedir. 6325 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu bilim komisyonlarında görev almıştır.  2003 yılından itibaren İstanbul Barosuna kayıtlı avukattır.

Değişim ve Gelişim Hareketi Programı
Değişim ve Gelişim Hareketi Programı
Değişim ve Gelişim Hareketi Programı
Değişim ve Gelişim Hareketi Programı

Bunu okudunuz mu?

Parlamento Terimleri Sözlüğü

 Açık oylama Genel Kurulda hangi milletvekilinin ne yönde oy kullandığının (kabul, ret, çekimser) açıkça belli …