Ana Sayfa / Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi / Romalıların Yükselişi ve Çöküşü
Montesquieu

Romalıların Yükselişi ve Çöküşü

MontesquieuRomalıların Yükselişi ve Çöküşü 1734 yılında Montesquieu tarafından yazılmıştır.   Montesquieu’ya göre Roma, yükselişini önce kralların kişisel değerlerine sonra da imparatorluğun ve cumhuriyetin erdemlerine borçludur. Bu değerler, disiplin, kanunlara saygı, yurdunu sevme, eşitlik duygusu, senatonun ölçülü davranması ve sözünü geçirmeyi bilmektir.

Roma’nın çöküşü de imparatorluğun gelişigüzel bir şekilde büyümesinin, uzak ülkelerde yapılan savaşların, imparatorluğun savunmasında barbarlara güvenilmesinin ve törenlerin bozulmasının bir sonucudur.

Montesquieu’nun kitabı yazdığı dönemin koşulları göz önünde bulundurulduğunda, aydınlanma düşüncesinin sahip olduğu genellemeci ve yer yer ortaya çıkan indirgemeci yaklaşımlar ön plandaydı.

Montesquieu’nun diğer kitaplarında olduğu gibi Romalıların Yükselişi ve Çöküşü isimli eserinde de Türkler ve doğu toplumlarıyla ilgili değerlendirmelerinde oryantalist bakış açısının izleri görülmektedir.

 

Romalıların Yükselişi ve Çöküşü, batı düşünce tarihi içerisinde önemli yer tutan Montesguieu’nun Kanunların Ruhu Üzerine ve İran Mektupları isimli eserleri ile birlikte en önemli kitaplarından birisidir.

Montesquieu Fransız aydınlanmasının en önde gelen  aydınlarındandır. 1689 yılında Fransa’nın güney batısındaki Brede şatosunda aristokrat sınıfından bir ailede doğmuş ve 1755 yılında ölmüştür.  Katolik Juilly kolejinde okuduktan sonra Bordo Parlementosunda görev aldı.Hukuk felsefesi alanında döneminin en önemli şahsiyetidir. İlk eseri 1721 yılında kaleme aldığı İran Mektupları’dır. 1734 yılında Romalıların Yükselişi ve Çöküşü‘nü yazmıştır.

1748 yılına gelindiğinde ise tüm dünyada bilinen ve hukukçuların, felsefecilerin siyaset bilimcilerin ve sosyologların başyapıt olarak kabul ettiği  Kanunların Ruhu Üzerine isimli eserini yayımlandı.  Bu eser Fransa’da tüm kesimler tarafından eleştirildi ve Katolik kilisesi tarafından yasaklandı.

Montesquieu, anayasaların somut özelliklerine ve güçler ayrılığı ilkesine özel bir önem vermiştir. Bu ilke kendi ülkesinde derhal uygulanmasa da dünyanın diğer ülkelerinde ciddiye alınmış ve dünya hukuk sistemlerini derin şekilde etkilemiştir. Montesquieu’nun fikirleri ölümünden sonra daha etkili olmuştur. 1791 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesinde özgürlükle ilgili görüşleri belirleyici olmuş ve siyasal tarihin akışında önemli katkısı olmuştur.

Bunu okudunuz mu?

Afrika Kadın Hakları Protokolü

Afrika Kadın Hakları Protokolü, Afrika Birliği Meclisi’nin 2. Olağan Oturumunda 11 Temmuz 2003 tarihinde Maputo’da kabul edilmiştir. İşbu …