Ara
Generic filters
Exact matches only
Filter by Custom Post Type
Ana Sayfa / Hukuk tarihi / Rosa Luxemburg
Rosa Luxemberg, 1907 yılında Stuttgart'ta

Rosa Luxemburg

Rosa Luxemburg, 1871–1919 yıllarında Polonya’da yaşamış olan Alman kökenli marksist politika teorisyeni, filozof ve siyasi aktivisttir. Rosa Luxemburg, 1871 yılının (bazı kaynaklara göre 1870) 5 Mart’ında Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Polonya’da doğmuş, genç yaşlarında sosyalizmle tanışmış ve dönemin solcu gruplarında yer almış, 18 yaşındayken içinde bulunduğu gruplar ve politik görüşü yüzünden İsviçre’ye kaçmak zorunda kalmıştır. Luxemburg, 1889’da Zürih Üniversitesi’ne girmiş, burada felsefe, tarih, politika, ekonomi ve matematik öğrenimi görmüş ve hayatında büyük etki bırakacak isimlerle tanışmıştır.

SPD’den yakın arkadaşı Clara Zetkin ile birlikte devrimci radikal solun önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1898 yılında Gustav Lübeck ile evlenerek Berlin’e taşınmış ve Alman vatandaşlığı kazanmıştır. SPD’nin (Almanya Sosyal Demokrat Partisi) aktif bir üyesi olmuş, 1900 yılına gelindiğinde Luxemburg’un fikirleri tüm Avrupa’da sosyalist çevrelerde büyük yankı uyandırmış, yazdığı makaleler ilgi görmeye başlamıştır. Alman militarizminin yükselişine tepkili davranmış, partiyle ters düşmüş, 1904 ile 1906 yılları arasında siyasi faaliyetleri ve görüşleri nedeniyle üç kez hapse girmiştir.

Rosa Luxemburg, aldığı hapis cezalarından dolayı yılmamış, faaliyetlerine devam etmiş, devlete karşıt tutumu yüzünden 28 Haziran 1916’da hapis cezasına çarptırılmıştır. Hapiste geçirdiği yıllarda birçok makale kaleme almış, özellikle Rus devrimine ve Bolşeviklere eleştiriler getirmiştir. Rosa Luxemburg, 15 Ocak 1919 tarihinde Karl Liebknecht ve Wilhelm Pieck ile birlikte Freikorps tarafından tutuklanmıştır. Wilhelm Pieck, kaçmayı başarmış ancak diğerleri kaçamamıştır. Luxemburg ile Liebknecht yedikleri darbelerle bilinçlerini kaybetmişlerdir. Rosa Luxemburg, yakalandıktan sonra ölene kadar dövülmüş ve ölü vücudu nehre atılmış, Liebknecht de başından yediği kurşunlarla öldürülmüştür. Ölene kadar dövülerek cesedi nehre atılan Rosa Luxemburg’un hikayesi dünya tarihinde insanlığın ne kadar vahşileşebildiğinin kötü örneklerinden birisidir. Düşünür kimliğinin yanında devrimci kimliğiyle de tanınan Luxemburg komünist faaliyetlerinin bedelini trajik biçimde ödemiştir.

Bunu okudunuz mu?

Hukuki ve Ticari Davalarda Temyiz Sistemleri ile Usullerinin İşleyişinin Geliştirilmesi

Avrupa Konseyi Hukuki ve Ticari Davalarda Temyiz Sistemleri ile Usullerinin İşleyişinin Geliştirilmesi Hakkında Üye Devletlere …