Ana Sayfa / Hukuk Filmleri / Rüzgarın Mirası (Inherit the Wind)

Rüzgarın Mirası (Inherit the Wind)

Rüzgarın Mirası, ünlü maymun davasından esinlenmiştir. Film, Darwin teorisini öğrettiği için tutuklanan bir öğretmenin öyküsünü anlatmaktadır.

Rüzgarın Mirası (Inherit the Wind), 1960 yapımı felsefi derinliği olan ödüllü bir film olması yanında Hukuk Filmleri kategorisinde önemli bir yer tutmaktadır.

Engizisyon mahkemesinde yargılanan Galile, kilisenin zoruyla “dünya dönmüyor” demiş ancak yine de dünyanın dönmesinin önüne geçilememişti. İnsanlık bilim yolunda bir hayli ilerlemesine rağmen geri kafalılık ve dogmatizm hala ilerlemenin önüne bir set çekmekle meşgul; dün, bugün ve yarın. İşte Jerome Lawrence ve Robert E. Lee’nin Broadway’de büyük tartışma yaratan aynı adlı oyunlarından beyazperdeye uyarlanan ‘Rüzgarın Mirası’, evrim tartışmasının işlendiği sürükleyici bir mahkeme draması olarak Galile’nin zamanından bu yana pek de ilerleme sağlanamadığını acı bir şekilde gözler önüne seriyor.

Ünlü ‘maymun davası’ vakasından esinlenen filmde Darwin teorisini öğrettiği için tutuklanan bir öğretmenin öyküsü anlatılıyor. Öğretmeni savunmak ülkenin gözüpek avukatlarından Henry Drummond’a düşecek ve dava kişilerin ötesine geçerek bilim ve din arasındaki bir hesaplaşmaya dönüşecektir.

1925’te gerçekleşen Scopes Monkey davasının 1955 tarihli tiyatro oyununun uyarlaması, ya da 1950’lerde McCarthy’nin komünist avının bir alegorik dışa vurumu denilebillir. Charles Darwin’in evrim teorisini öğrettiği için mahkemeye sevk edilen bir öğretmenin mücadelesi, garip ve tutucu bir savunma avukatının elinde kalmıştır. Burada da bu durum Spencer Tracy, Gene Kelly ve Fredric March’ın müthiş performanslarından destek alıyor. Şüphesiz Tennessee’nin ya da ABD’nin güneyinin tutuculuğu ve adalet sisteminin ürkekliği bu kadar zeki taşlanmamıştı. Stanley Kramer’in Yönetmen ve Senaryo yazarlığı yaptığı ve diğer adı Maymun Davası olan filmi Gene Kelly , Spencer Tracy , Fredric March gibi ünlü isimler taçlandırmışlardır.

Film Künyesi

Scopes Monkey Trial – Scopes Maymun Davası

Tennessee eyalet kongresinde kabul edilen ve 1925 yılı Mart ayında eyalet valisinin onayı ile yürürlüğe giren ‘Butler Yasası’ adlı kanun, eyaletteki bütün üniversite ve kamu okullarında evrim teorisinin okutulmasını yasaklamış ve aksi davranışlara hapis ve para cezası getirmişti. Amerikan Sivil Özgülükler Birliği (ACLU) bu yasaya dava açmak istiyordu ve bunun için de cesur bir öğretmene ihtiyaç vardı. 24 yaşındaki genç biyoloji öğretmeni John Scopes hapse girmeyi göze aldı ve dersinde evrim teorisini anlattı. Ön soruşturma jürisine tanıklık yapan üç öğrenci Scopes’ın evrimden bahsettiğine tanıklık yapınca hakkında tutuklama ve yargılanma kararı verildi.

Bu üç öğrenciden biri mahkeme binasından çıkarken gazetecilere; ‘’Aslında evrim teorisinin çoğuna inanıyorum ama bu maymun işine inanmıyorum’’ diye konuştu. Butler Yasası da ilginç olarak, maymun şempanze, gorillerin ve diğer hayvanların evriminin anlatılmasını yasaklamıyordu. Sadece insanın da gezegen üzerindeki diğer biyolojik canlılar gibi belli bir evrimden geçmiş olduğu fikrine karşı çıkıyordu. Bu da, Darwin’in evrim teorisinde yer alan özetle, ‘insan, goril, şempanzelerin aynı ortak atadan evrimleştiği’ görüşünün, dava etrafındaki tartışmalarda ‘insanın maymundan geldiği iddia ediliyor’ şeklinde gerçekte teoride yer almayan bir iddiaya dönüşmesine neden oldu. Mahkeme dışına şempanzeler getirildi ve gösteriler yapıldı.

Scopes Davasının Scopes Maymun Davasına Dönüşmesi

Scopes Davasının adının Scopes Maymun Davasına dönüşmesine neden oldu. Evrimin, bütün biyolojik türlerin nasıl oluştuğuna bakan bir teori olmak yerine kamuoyunda ‘maymunlarla ilgili bir teori’ şeklinde algı oluşmasında önemli rol oynadı. Kimsenin adını duymadığı bir yer iken dava ile bir anda ünlenen Dayton’da, ticaret odasının paranın kokusunu almasıyla bunu tanıtıma bir fırsat görüp davaya daha çok insan çekmek için mahkeme salonunun etrafını bir ‘maymun sirkine’ dönüştürmesi de buna büyük katkı yaptı.

Scopes’ı mahkum ettirmeye çalışan ve Butler Yasasının da eyaletteki bir numaralı destekçisi olan Hristiyan Fundementaller Birliği başkanı vaiz William Bell Riley, davanın avukatlığını üstlenmesi için Demokrat partinin eski başkan adayı ve ABD dışişleri eski bakanı William Jennings Bryan ile anlaştı. ACLU ve Scopes’ın savunma ekibi ise ACLU’nun en önde gelen avukatlarından Clarence Darrow’a avukatlık teklifi götürdü. Darrow, kendisinin agnostik olması nedeniyle davanın bir sirke dönüştürülebileceği endişesiyle başta bu fikre sıcak bakmadı ancak, davanın o olsa da olmasa da sirke dönüşeceğini fark edince kabul etti.

Bunu okudunuz mu?

Afrika Kadın Hakları Protokolü

Afrika Kadın Hakları Protokolü, Afrika Birliği Meclisi’nin 2. Olağan Oturumunda 11 Temmuz 2003 tarihinde Maputo’da kabul edilmiştir. İşbu …