Ana Sayfa / Etiket Arşivler: Hukuk Felsefesi

Etiket Arşivler: Hukuk Felsefesi

Adnan Güriz

Prof. Dr. Adnan Güriz 1931 yılında Eskişehir’de doğmuş, Ankara Dördüncü Ortaokulunda orta öğrenimini  ve Gazi Lisesinde liseyi bitiren Güriz 1953 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur.  Prof. Dr. Adnan Güriz, kamu hukuku alanında doktorasını tamamladıktan sonra bilimsel çalışmalar yapmak üzere İngiltere ve İsviçre’ye giderek araştırmalar yapmıştır. Güriz, 1960 yılında “Faydacı Teoriye Göre Ahlak ve Hukuk” konulu teziyle doçent unvanını almıştır. Güriz, 1961-1963 yılları arasında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde ve 1969 yılından itibaren Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesinde akademisyen olarak dersler vermiştir. Prof. Dr. Adnan Güriz, 1970 yılında “Teorik Açıdan Mülkiyet Sorunu” başlığı ile profesörlük takdim tezini sunarak profesörlük unvanını kazanmış, yine 1970 yılında …

Devamını oku »

Giorgio Agamben

Giorgio Agamben 22 Nisan 1942 tarihinde İtalya’nın Roma kentinde doğmuş, hukuk ve felsefe eğitimi almıştır.  Agamben yüksek eğitimini Roma La Sapienza Üniversitesi’nde yapmış ve 1966 yılında Simone Weil’in felsefi düşünceleri hakkında tamamladığı doktora teziyle doktora unvanını kazanmıştır. Agamben, politik felsefe ve estetik konularında sonradan geliştirdiği önemli kavramlar üzerinde araştırmalar yapmış, 1974-1975’de İngiltere’de “Warburg Enstitüsü”, Londra Üniversitesi’de araştırmacı olarak bulunmuştur. Akademik Kariyeri Giorgio Agamben, 1988-1992 yılları arasında İtalya’da Macerata Üniversitesinde ve 1993-2000 yılları arasında Verona Üniversitesi’nde doçent olarak çalışmıştır. Agamben İtalya’da Venedik IUAV Üniversitesi’nde; Paris Felsefe Uluslarası Koleji (Collège International de Philosophie)’nde ve Saas-Fee, İsviçre’de Avrupa Diploma-Üstü Okulu (European Graduate School)’nda …

Devamını oku »

İnsan Dili

İnsan Dili isimli eser yazar, avukat ve arabulucu Neyir Şeyda Musal tarafından yazılmış, Aristo Yayınları tarafından 2018 yılı Aralık ayında basılarak okuyucuya takdim edilmiştir. Kitabın içeriğinde ve kapağında yer alan görseller Sanatçı Simay Bodur tarafından hazırlanmıştır. Kitabın tanıtım kokteyli ve ilk imza günü 12 Ocak tarihinde Ortak Yaşamı Geliştirme Vakfı merkezinde yapılmış, iş, sanat, hukuk ve edebiyat dünyasından yoğun katılım olmuştur. Eser, okuyucular ve eleştirmenler tarafından, tek nefeste okunamayacak, insanı düşündüren, düşünmeye zorlayan, muhasebeye sevk eden, okudukça geriye dönerek tekrar tekrar okunacak bir kitap olarak tanımlanmıştır. Eser, yazarın yaşam deneyiminde önemli yer tutan kendine özgü varlık sorgulaması ve yaşama anlam katacak düşünme …

Devamını oku »

Ernst Eduard Hirsch

Ordinaryüs Profesör Dr. Ernst E. Hirsch, 20 Ocak 1902 tarihinde Almanya’da Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Hirsch, ilkokul, ortaokul ve liseyi Hessen eyaletine bağlı Friedberg’de tamamlamıştır. Hirsch’in Eğitimi Yaşamı ve Almanya’daki Kariyeri Ordinaryüs Profesör Dr. Ernst E. Hirsch, 1920 yılında liseden mezun olduktan sonra Frankfurt’ta amcası Otto Hirsch’in bankasında çalışmaya başlamış ve eş zamanlı olarak Ekonomi ve Sosyal Bilimler bölümünde eğitim almıştır. Münih ve Giessen Eyalet Üniversitesi Hukuk Fakültelerinde okuduktan sonra 1924 yılında mezun olmuş; avukatlık stajı ile yardımcı hakimlik yapmıştır. Ordinaryüs Profesör Dr. Ernst E. Hirsch, hukuk fakültesinden mezun olduktan sonra bilim alanında çalışmaya başlamış, doçent unvanı kazanmıştır. …

Devamını oku »

Alirıza Arıcan Röportajı 1: Doğu Asya Toplum Yapısı ve Hukuk Düzeni

Hukukbook: Sayın Alirıza Arıcan, Hukuk Ansiklopedisi okuyucuları için kendinizi kısaca tanıtır mısınız? Alirıza Arıcan: 1977, İstanbul doğumluyum. Üniversite dâhil tüm öğrenim hayatımı İstanbul’da geçirdim. 2000 yılında Boğaziçi Üniversitesi Matematik Öğretmenliği Bölümünden mezun oldum. Sonrasında sırasıyla Tayland’da, Vietnam’da ve Türkiye’de uluslararası liselerde ve üniversitelerde çalıştım. 2013 yılından beridir de Çin’de bir devlet okulunda öğretmenlik yapmaktayım. Hukukbook: Şimdiye kadar kaç kitap yazdınız. İsimlerini ve kısaca konularını anlatır mısınız? Alirıza Arıcan: Üniversite yıllarında dönemin dergileri için kitap eleştirileri ya da tanıtımları yazardım. Para vermezlerdi ama istediğim kitabı okumama ve kitaba sahip olmama izin verirlerdi. Okuldaki Edebiyat Fakültesi öğrencileri tarafından çıkarılan bir fanzin için de …

Devamını oku »

Sokrates’in Savunması

Sokrates’in Savunması, Sokrates’in ölümünden kısa bir süre sonra Platon tarafından kaleme alınmıştır. Sokrates’in Savunması, Sokrates felsefesinin misyonu ve temellendirilmesi hakkında önemli bilgiler vermekte, Antik Yunan’da mahkemelerin yapısı ve işleyişi hakkında önemli bilgiler içermektedir.  Eserin orijinal adı Apología Sokrátus’tur. Sokrates’in Savunması, dinsizlik suçu işlediği gerekçesiyle mahkemeye verilmesini ve Sokrates’in yaptığı savunmayı içermektedir. Sokrates’in hakkında verilen ölüm kararının infazına dek geçen zamanı ve Sokrates’i ölüme götüren olaylar dizisini anlatmaktadır. Tarihin en önemli savunmalarından birisi olan bu Savunma’yı konu edinen başka eserler olsa da Platon’un kaleme aldığı Savunma pek çok yönden tarihsel gerçeklere en uygun eser olarak kabul edilmektedir. Suçlamalar ve Savunma Felsefe yapan Sokrates; soruları …

Devamını oku »

Hayrettin Ökçesiz

Prof. Dr. Hayrettin Ökçesiz, 1953 yılında Aksaray’da doğmuş, Aksaray Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydını yaptırmıştır. Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra Adalet Bakanlığının burslu öğrencisi olarak Federal Almanya Cumhuriyetindeki Göttingen Üniversitesi’nde sorumluluk hukuku alanında doktora yapmıştır. Prof. Dr. Hayrettin Ökçesiz, Almanya’da doktorasını tamamladıktan sonra 1984 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Anabilim Dalında yardımcı doçent olarak göreve başlamış, 1993 yılında doçent, 6 yıl sonra da profesör olmuştur. 1999 yılında Akdeniz Üniversitesine geçerek çalışmalarına devam etmiş, profesör olarak bu üniversiteden emekli olmuştur. Ökçesiz 2013 yılı eylül ayında emekli olduktan sonra Aydın Üniversitesinde görev yapmıştır. Ökçesiz, 2005 yılından …

Devamını oku »

Hukukun Ekolojisi: Doğa ve Toplumla Uyumlu Bir Hukuk Sistemi

Hukukun Ekolojisi: Doğa ve Toplumla Uyumlu Bir Hukuk Sistemi isimli kitap fizikçi ve sistem kuramcısı Fritjof Capra ile hukukçu Ugo Mattei tarafından 2015 yılında yazılmıştır. Eser, Türkiye’de Koç Üniversitesi Yayınları (KÜY) Ekoloji ve Hukuk kategorisinde yayınlanmıştır. Orijinal adı “The Ecology of Law: Toward a Legal System in Tune with Nature and Community” olan kitap, çevirisi Ebru Kılıç tarafından yapılarak Türkçe’ye kazandırılmıştır Dünyanın bir makine, insanları da onun sahibi ilan eden mekanikçi görüş kitapta yoğun eleştiriye tabi tutulmuştur. Kitabın yazarlarından Fritjof Capra, Center for Ecoliteracy’nin [Eko-okuryazarlık Merkezi] kurucu yöneticisidir, fizikçi ve sistem kuramcısıdır. Kitabın diğer ortak yazarı Ugo Mattei ise Hastings Hukuk Fakültesi …

Devamını oku »

Hacettepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi

Hacettepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin kurulması Yükseköğretim Kurulu’nun 19.02.1997 gün ve 97/6.415 sayılı kararı ile uygun görülmüştür. 16.04.1997 tarihli Resmi Gazetenin 22966 sayısında kuruluşu tamamlanmıştır. Merkez Sosyal Bilimler Enstitüsüne bağlı olarak 1999-2000 döneminden itibaren İnsan Hakları Tezsiz Yüksek Lisans programı, 2004-2005 döneminden itibaren de İnsan Hakları Doktora programı yürütmektedir. Hacettepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Doktora programı Türkiye’deki ilk insan hakları doktora programıdır. Yapacağı eğitim ve araştırmalarla Türkiye’de ve dünyada insan haklarıyla ilgili iki önemli ihtiyacı karşılamak için: a) İnsan hakları kavramının ve tek tek insan haklarının içeriğinin belirlenmesine katkıda bulunmak için; b) …

Devamını oku »

Bir Adalet Teorisi

Bir Adalet Teorisi, John Rawls tarafından yazılan ve yirminci yüzyılın ahlak ve siyaset felsefesi üzerine yapılmış en önemli çalışmalardandır. Eser, Kant’ın ve Mill’in çalışmalarının yanında duran bir klasiktir. Rawls, adaletin doğru ilkelerinin, özgür ve rasyonel kişilerin yer aldıkları ‘orijinal pozisyonda bir bilinmezlik perdesi arkasında; toplumdaki kendi yerlerini, sınıflarını, ırklarını cinsiyetlerini, yeteneklerini, zekalarını ve güçlerini, hatta iyi/değer kavramlarını bilmeden bile üzerinde anlaştıkları ilkeler olduğunu ileri sürmektedir. Buna göre Rawls, türettiği adaletin iki ilkesinin, özgürlüklerin dağıtımını, sosyal ve ekonomik değerleri düzenlediğini iddia etmiştir. Kitabın orijinal metni 1975 yılında yapılan Almanca tercümesi için önemli ölçüde gözden geçirilmiş, bu düzeltmeler sonraki tüm tercümelere ve …

Devamını oku »

Senih Özay

Avukat Senih Özay,1951 yılında Manisa Salihli’de doğmuş, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra Ankara Barosu ve İzmir Barosunda avukatlık yapmıştır. İzmir Barosunun 1988-1990 döneminde Sabri Kurt başkanlığındaki yönetim kurulunda üye olarak yer almıştır.  Özay, 1980’lerden günümüze toplu dava aktivizmi, geçmişle hesaplaşma, siyasi ayrımcılık, çevre koruma, türcülükle mücadele alanlarında sayısız dava ve kampanya yürütmüş, pek çok sivil girişimin kurulmasına önayak olmuştur.  Sınır Tanımayan Avukatlar ( STAD) Kurucu Üyesidir. STAD, sahadaki insan hakları avukatlarına ve savunucularına destek vermek, kişisel veya mesleki bütün hayat alanlarında insan hakları odaklı yaklaşım geliştirmek isteyen gençleri yetiştirmek, bununla sınırlı olmadan herkeste, hayatın her alanında insan hakları duyarlılığı geliştirmek ve …

Devamını oku »

İbn-i Haldun

İbn-i Haldun, modern historiyografinin, sosyolojinin ve iktisatın öncülerinden. 14. yüzyıl düşünürü, devlet adamı ve tarihçidir. Fas Emiri Ebu İnan kendisini bilim meclisine kabul etmiştir. 1362 yılında İspanya’ya giderek eski bir dostu olan Gırnata Emiri Ebu Abdullah Muhammed’in hizmetine girmiştir. Bir süre sonra da Kuzey Afrika’ya dönerek Bicaye’de başvezirlik makamına getirilmiş ve devlet görevlerinin yanında ilmi çalışmalarını da burada devam ettirmiştir. İbn-i Haldun, 1366’daki yönetim değişikliği üzerine de görevinden ayrılarak kabileler arasında dolaşmaya başlamış, daha sonra 1374 senesinde İspanya’ya dönmek zorunda kalmıştır. Siyasi sürtüşmeler sebebiyle ülkeden çıkarılarak yeniden Afrika’ya gönderilmiştir. Siyasi çalkantılardan bıkıp usanan İbni Haldun, bu dönemde İbni Selame denilen bir …

Devamını oku »

Genel Af

Genel Af, kaynağını Anayasa’da bulan, teknik yönleri bakımından ceza kanunlarında düzenlenen; bazen kamu davasını düşüren veya kesinleşmiş bir ceza mahkumiyetini bütün kanuni sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldıran, bazen de kesinleşmiş bir cezanın sadece kısmen ya da tamamen infazını önleyen veya başka bir cezaya dönüştüren, TBMM ya da Cumhurbaşkanı tasarrufudur. Genel Af Yasaları genellikle, geçmişe dair siyasi hesapların kapatılması, yeni bir başlangıç yapılması ve toplumsal huzur ve benzeri gerekçelerle yada darbe sonrası siyasi ve sosyal ortamın konsolide edilmesi amacıyla çıkarılmıştır. Ayrıca, cezaevi hükümlü ve tutuklu mevcudunu azaltmak ve devam eden dava ve soruşturmaları azaltmak yada bitirmek amacıyla iktidarlar tarafından af yasaları çıkarılmıştır.  23 …

Devamını oku »

Bülbülü Öldürmek

Bülbülü Öldürmek/To Kill A Mockingbird/Harper Lee Bülbülü Öldürmek ilk yayımlandığında satış rekorları kıran ve yazarını kısa sürede üne kavuşturmuş dünyaca bilinen ve sinemaya uyarlamış bir romandır. Amerikan edebiyatının başyapıtlarından biri olarak kabul edilen kitabın yazarı Harper Lee 1926 yılında doğmuş ve 2016 yılında 89 yaşındayken hayata veda etmiştir. Yazarın, ABD’deki ırkçı davranışları konu olan ve Tespih Ağacının Gölgesinde adıyla yayınlanan kitabı 2015 yılında çeşitli tartışmalara ve eleştirilere konu olmuştur. Bülbülü Öldürmek, 1961 Pulitzer Edebiyat Ödülü’nü kazanmış, bir yıl sonra Bülbülü Öldürmek ismi ile beyaz perdeye aktarıldığında ise Oscar Ödülü almıştır. Film, hukuk filmleri kategorisinde en bilinen ve en çok izlenen sinema yapımları arasında …

Devamını oku »

Türkiye Arabulucular Etik Kuralları

Türkiye Arabulucular Etik Kuralları karşılaştırmalı hukuktaki etik ve uygulama kuralları dikkate alınarak ülkemizin arabuluculuk sistemi ile sosyal ve kültürel değerlerine uyumlu olacak biçimde, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından hazırlanmış olup, Arabuluculuk Kurulu tarafından gözden geçirilerek kabul edilmiştir. Arabuluculuk, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla yürütülen, dava şartı olarak düzenlenen arabuluculuk dışında sürece …

Devamını oku »

Nuri Bilgin

Cumhuriyet döneminin önemli aydınlarından olan Prof. Dr. Nuri Bilgin 1948 yılında Afyonkarahisar iline bağlı Sandıklı ilçesinde dünyaya gelmiştir. Nuri Bilgin yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü Psikoloji Pedagoji Kürsüsünde tamamlamış,1969-1970 ders yılında Adana Kozan’da Felsefe Grubu öğretmenliği görevinde bulunmuştur. Bilgin, 1971 yılında Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı tarafından burslu olarak doktora eğitimi için Fransa’ya gönderilmiştir. Doktorasını 1976 yılında Strasbourg Louis Pasteur Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra yeniden Türkiye’ye dönen Profesör Doktor Nuri Bilgin, aynı yıl Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesinin kuruluş çalışmalarında yer alarak burada araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. Ege Üniversitesinde çalışmalarına devam eden ve 1981 yılında doçentlik unvanını alan Bilgin, 1988 yılında da profesör olmuştur. …

Devamını oku »

Fehmi Kerem Bilgin

Dr.Fehmi Kerem Bilgin, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde lisans eğitimini tamamladıktan sonra, Université Panthéon-Assas (Paris II)’ta yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. Ardından İstanbul Üniversitesinde doktora eğitimini tamamlamıştır. Bilgin, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde araştırma görevlisi olarak başladığı akademik görevine daha sonra Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesinde yardımcı doçent kadrosuna atanmasıyla devam etmiştir. Halen Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tam zamanlı öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Fehmi Kerem Bilgin, hukuk tarihi, hukuk felsefesi, felsefe tarihi ve hukuku kültürü alanındaki çalışmaları ile bilinmekte, görev yaptığı fakültelerde öğrencilerini bu alanlarla ilgilenmeye teşvik etmektedir. Hukuk Tarihi ismi ile yürüttüğü bilgilendirici çalışmaları ilgi görmektedir. Fehmi Kerem Bilgin, birçok bilimsel toplantı, …

Devamını oku »

İoanna Kuçuradi

Türkiye Felsefe Kurumu‘nun başkanıdır.  4 Ekim 1936’da İstanbul’da doğdu. Kuçuradi, İlköğrenimini İstanbul Merkez Rum Ortaokulu’nda, ortaöğrenimini ise Zapyon Rum Kız Lisesi’nde yaptı. 1954’te girdiği İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünden 1959 yılında mezun oldu. Aynı yıl Takiyettin Mengüşoğlu’nun asistanı olarak bu bölümde göreve başladı. 1954’te Zapyon Kız Lisesi’ni, 1959’da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. 1965’te hazırladığı “Schopenhauer ve Nietzsche’de İnsan Problemi” adlı çalışma ile doktorasını tamamladı. 1965-1968 arasında Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde görev yaptı. 1970’te “İnsan Felsefesi Bakımından Değer Problemi” adlı teziyle doçent; 1978’de ise “Aristoteles’in Ousia’sı ve Substans Kavramı” adlı çalışmasıyla profesör oldu. 1965-68 yıllarında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Felsefe ve Latince …

Devamını oku »

Belle(2013)

“Cennet yıkılsa bile adalet yerini bulsun” Belle (Dido Elizabeth Belle), Migan Sagay’ın yazdığı, Amma Asante’nin yönetmenliğini üstlendiği, kadrosunda: Dido Elizabeth Belle Lindsay rolüyle Gugu Mbatha-Raw, Young (Genç) Dido rolüyle Lauren Julien-Box, Captain (Kaptan) Sir John Lindsay rolüyle Matthew Goode, Elizabeth Murray rolüyle Sarah Gadon, Young (Genç) Elizabeth rolüyle Cara Jenkins, Lord Mansfield rolüyle Tom Wilkinson, Lady Mansfield rolüyle Emily Watson, Reverand (Rahip) Davinier rolüyle Rupert Wickham, John Davinier rolüyle Sam Reid, Lady Mary Murray rolüyle Penelope Wilton, Lord Ashford rolüyle Alex Jennings, Lady Ashford rolüyle Miranda Richardson, James Ashford rolüyle Tom Felton, Oliver Ashford rolüyle James Norton, Mr. Vaughan rolüyle James Northcote, Harry rolüyle Alan McKenna, Mabel rolüyle Bethan Mary-James ve Lord Mayor rolüyle Andrew Woodall, Maid, Ashford House (Ashford Evinin Hizmetçisi) rolüyle Alana Ramsey’in …

Devamını oku »

Marguerite Porete

Marguerite Porete, 1255 – 1320 yılları arasında Fransa’da yaşamıştır. Fransa’da yaşayan Marguerite Porete mistisizm akımının temsilcilerindendir. “Yalın Ruhun Aynası” isimli eserinde, ruhun tamamen özgür olması gerektiğini savunmuştur. Bu bakımdan kiliseden ve ruhban sınıftan koparak Tanrı ile bireysel bir ilişki kurulması gerektiğini öne sürmüştür. Dinî açıdan sapkınlık suçlaması neticesinde, yakılarak öldürülmüştür. Facebook Twitter Google+ Pinterest LinkedIn WhatsApp

Devamını oku »

Sienalı Katharina/ Katharina von Siena

1347 – 1380 yılları arasında yaşamıştır. Dominikan bir rahibe, skolastik teolog ve filozof olan Sienalı Katharina bir azize olduğu gibi Katolik inancının 6 koruyucu azizinden biridir. Aynı zamanda Papa 2. Jean Paul tarafından “Doctor of the Church” ilan edilmiştir. “The Dialogue of Divine Providence” isimli yaptında mistik görüşlerini dile getirmiştir. “Katerina ilk kez 6 veya 7 yaşında iken Mesih İsa’nın hayalini görmüştür. 1367 yılında Dominiken Üçündü Tarikatına katılır. Bir mahrumiyet ve ibadet hayatı sürmeye başlar. Yavaş yavaş birçok öğrenciyi çevresinde toplar. 1375 yılının başında, aylarca Siena’ da kaldıktan sonra, Katerina Pisa’ ya gider. 1 Nisan 1375 günü stigmatize (kutsal yara izlerine …

Devamını oku »

Bingenli Hildegard

Bingenli Hildegard, 1098 yılında asil bir ailede dünyaya gelmiştir. Yaşamının 30 yılını hücrede geçirmiş ve sonrasında rahibelik yemini etmiştir. Almanya’nın Rheinland Bölgesi’nde kendi bağımsız manastırını kurmuştur.  Papa Benedict XVI tarafından “Doctor of the Church” ilan edilen Bingenli Hildegard önemli bir azizedir. Ahlâk üzerine yazdığı “Liber Vintae Meritorum” ve insan-kozmos ilişkisine dair yazdığı “Liber Divinorum Operum” adlı eserleri vardır. Facebook Twitter Google+ Pinterest LinkedIn WhatsApp

Devamını oku »

İskenderiyeli Hypatia

Roma İmparatorluğu hâkimiyetindeki İskenderiye’de milattan sonra 350 yılında doğduğu tahmin edilen Antik Çağ’ın en önemli kadın felsefecilerinden biri İskenderiyeli Hypatia’dır. Kendisi hem felsefeci hem astronomi bilimci hem de matematikçidir. Yunan tarihçi Socrates Scholasticus‘a göre Hypatia bir pagandır. Filozof Socrates ile karıştırılmaması gereken Konstantinapolus’lu Socrates, Historia Ecclesiastica adlı eserinde, Hypatia’nın İskenderiye Valisi Orestes ile İskenderiye piskoposu Cyril arasında kavgaya sebep olması ve politikaya karışması nedeniyle M.S. 415 yılında Kıptî Hristiyanlar tarafından taşlanarak öldürüldüğü yazılıdır. Hypatia, o dönemde İskenderiye Kütüphanesi’nin bilinen son yöneticisi ve matematikçisi Theon’un kızı ve kütüphanede her dinden öğrencisine Batlamyus (Ptolemy), Öklid ve Diophantus etkisinde felsefe ve matematik dersleri veren bir pagan bilim insanıdır.   İskenderiyeli Hypatia’nın yaşamı 2009 yılında …

Devamını oku »

Türkiye-AB İlişkileri

Türkiye-AB ilişkilerinde temel tarihler 12 Eylül 1963: Ankara Anlaşması’nın imzalanması (Yürürlük: 1 Aralık 1964) 1 Ocak 1996: Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girmesi 10-11 Aralık 1999: Helsinki Zirvesi’nde adaylığımızın tescili 3 Ekim 2005: Üyelik müzakerelerinin başlaması 12 Haziran 2006: Müzakere sürecinde ilk olarak 25 no’lu “Bilim ve Araştırma” faslının açılması 14 Aralık 2015: 17 no’lu “Ekonomik ve Parasal Politika” faslının açılması 30 Haziran 2016: 33 no’lu “Mali ve Bütçesel Hükümler” faslının açılması Müzakere Süreci 2005 yılında başlayan müzakere sürecinde bugüne kadar 16 fasıl açılmış ve bunlardan biri (“Bilim ve Araştırma-25”) geçici olarak kapatılmıştır. 11 Aralık 2006 : AB Konseyi, Ankara Anlaşması’nı, AB’ye 2004 yılında katılan …

Devamını oku »

Türkiye Felsefe Kurumu

Türkiye Felsefe Kurumu 1974 yılında kuruldu. Kuruluş amaçları, kişinin yaşamında ve kamu hayatında felsefi bilgiye olan ihtiyacın farkına varılmasına katkıda bulunmak, Türkiye’de felsefeyi dört duvarın dışına çıkararak toplumsal işlevini görmesine yardımcı olmak, uluslararası çalışmalar yapmak ve Türkiye’de yapılan çalışmaları dünya düzeyinde tanıtmak gibi amaçlardır. Bu amaçları gerçekleştirmek için Kurum, 1974’ten bu yana ulusal ve uluslararası seminerler düzenlemekte, çeşitli aralıklarla felsefe eğitimiyle ilgili toplantılar gerçekleştirmekte ve yayın yapmaktadır. Kurumun 1994 yılına kadar yaptığı çalışmaların bir dökümü, Arslan Kaynardağ’ın Türkiye’de Felsefenin Kurumsallaşması ve Türkiye Felsefe Kurumu  başlıklı kitabında bulunabilir. Kurum, Bakanlar Kurulunun 28.10.1997 tarihli kararıyla, kamu yararına çalışan dernekler arasında yerini almıştır. …

Devamını oku »

Publius Ovidius Naso 

Hukukçuların sıklıkla atıf yaptığı “Ceza kaldırılabilir; ama suç insanın içinde sonsuza kadar yaşar.” sözünün sahibidir.  Şiirleri ile önemli bir çığır açmış olan ve orta çağın sonuna kadar Avrupa sanat ve edebiyatını etkilemiş olan Romalı şairdir.  Genelde aşk, kadınlar ve mitoloji konularında yazmıştır. Latin Edebiyatının önemli isimlerindendir. Ovidius, Roma’nın doğusunda bulunan Sulmo şehrinde, soylu bir ailenin çocuğu olarak (MÖ) 20 Mart 43 yılında doğmuştur. Roma’da ünlü Arellius Fuscus ve Porcius Latro’dan eğitim almıştır. Babası onun hukuki konularda konuşmalar yapmasını ve sanatını bu yönde geliştirmesini istemiştir. Kardeşinin yirmi yaşında ölmesinden sonra kanunlara karşı çıkmış ve Atina’dan Anadolu’ya birçok yeri dolaşarak gezmiş ve babasının istemediği bir yaşamı tercih ederek şiire merak salmıştır. İlk eserlerinden sonra çok popüler olmuş, …

Devamını oku »

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi Metni

26 Ağustos 1789 şöyle başlar: Ulusal Meclis halinde toplanan Fransız halkı temsilcileri, toplumların uğradıkları felaketlerin ve yönetimlerin bozulmasının yegane nedeninin; insan haklarının bilinmemesi, unutulmuş olması ya da hor görülüp kâle alınmamasına bağlı olduğu görüşünden hareketle; insanın doğal, devredilemez ve kutsal haklarının resmi bir bildiri içinde açıklamaya karar vermişlerdir. Öyle ki, bu bildiri tüm toplum üyelerinin hiçbir zaman akıllarından çıkmasın, sürekli olarak onlara haklarını ve ödevlerini hatırlatsın. Öyle ki, yasama ve yürütme iktidarlarının faaliyetleri siyasal toplumların amacına uygun olup olmadığı her an denetlenebilsin ve bu iktidarlara daha çok saygı gösterilsin. Öyle ki, bundan böyle yurttaşların basit ve tartışma konusu olmayan ilkelere …

Devamını oku »

ARABULUCULUK KANUNU

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU-2012 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı, hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır. Şu kadar ki, aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir. Tanımlar MADDE 2 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında; a) Arabulucu: Arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişiyi, b) Arabuluculuk: Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları …

Devamını oku »

Dava Hakkı

Bireyler arasında, özel hukuk tüzel kişileri arasında yada bunlarla devlet organları arsında ortaya çıkması muhtemel her türlü hukuki sorunun yetki ve bağımsız yargı mercileri tarafından görülmesi garantisi veren Anayasal bir haktır. Yasaların önceden öngördüğü usul ve esaslara uygun olmak koşuluyla her türlü konu dava konusu edilebilir. Hak arama yolları konusunda zamanında yaptıkları başvurulardan ve açtıkları davalardan sonra yurttaşlara ek külfet getirmek anayasada güvence altına alınan hak arama özgürlüğüne aykırıdır. Görevsiz bir merci yada mahkemeye dahi olsa başvuruda bulunan yurttaşın davası ve müracaatı ilgili merci, makam ve mahkemeye intikal ettirilerek çözümlenmeli ve karara bağlanmalıdır. Hukuk kültürünün yaygınlaşması ve hakkın teslimi bağlamında yerleşik uygulamaların oluşması dava hakkının doğru ve yerinde kullanımına bağlıdır.

Devamını oku »

Aydınlanma

1. Aydınlanmak işi veya durumu: “Bakmakla yetinmenin gerçek ilerlemeye yani içteki aydınlanmaya engel teşkil ettiğini bir kavrayabilsek!” –İ. Özel. 2. mec. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. 3. fiz. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi. 4. İnsanın geleneksel görüşler, yetkeler, bağlılıklar, tasarım ve ön yargılardan kendini aklıyla kurtarıp yalnızca usuna dayanarak yaşamı kavramaya ve düzenlemeye çalışmasıdır. Aydınlanma inanmak değil bilmek ister; sorup soruşturmadan, körü körüne bir şeyi doğru saymaz. Kant aydınlanmayı “İnsanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmayış durumundan çıkması” diye tanımlar. 5. XVII. yüzyıldan beri Batı düşüncesinde ağır basan, kilisenin doğaüstü gerçeklik anlayışı ile …

Devamını oku »