Yeni
Ana Sayfa » Etiket Arşivler: Hukuk Tarihi

Etiket Arşivler: Hukuk Tarihi

İhsan Sabri Çağlayangil

İhsan Sabri Çağlayangil

İhsan Sabri Çağlayangil, 1908 yılında İstanbul’da doğmuş, 1931 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde mezun olmuş, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Koleji ve Yüksek Polis Enstitüsünde öğretmenlik yapmıştır. Emniyet Genel Müdür Muavinliği görevinden sonra, sırasıyla Yozgat, Antalya, Çanakkale, Sivas, ve Bursa Valilikleri görevlerinde bulunmuştur. 1947 yılında İsviçre’de toplanan Uluslararası Pasaport ve Hudut Formaliteleri Konferansına Türk Heyeti Başkanı olarak katılmıştır. Yunanistan, İtalya, İsviçre, Fransa Hükümetlerinin zabıta teşkilatlarında resmi araştırmalar yapmış, 1956 da Amerika ICA teşkilatının davetlisi olarak 2 ay süreyle Birleşik Amerika’da 16 eyalette çeşitli sahalarda araştırmalarda bulundu. Münih Uluslararası İpekçilik Kongresine Türk Heyeti Başkanı olarak katılmıştır. İhsan Sabri Çağlayangil, 1960 …

Devamını oku »

Publius Ovidius Naso 

Publius Ovidius Naso

Publius Ovidius Naso, hukukçuların sıklıkla atıf yaptığı “Ceza kaldırılabilir; ama suç insanın içinde sonsuza kadar yaşar.” sözünün sahibi olan Romalı şairdir. Latin Edebiyatının önemli isimlerindendir. Şiirleri ile önemli bir çığır açmış, orta çağın sonuna kadar Avrupa sanat ve edebiyatını etkilemiştir. Genelde aşk, kadınlar ve mitoloji konularında yazmıştır. Ovidius, Roma’nın doğusunda bulunan Sulmo şehrinde, soylu bir ailenin çocuğu olarak (MÖ) 20 Mart 43 yılında doğmuştur. Roma’da ünlü Arellius Fuscus ve Porcius Latro’dan eğitim almıştır. Babası onun hukuki konularda konuşmalar yapmasını ve sanatını bu yönde geliştirmesini istemiştir. Kardeşinin yirmi yaşında ölmesinden sonra kanunlara karşı çıkmış ve Atina’dan Anadolu’ya birçok yeri dolaşarak gezmiş …

Devamını oku »

Latince Deyimler

Latince Deyimler – Roma Hukuku A bene placito Memnun edilmiş birinden A bove ante, ab asino retro, a stulto undique caveto Öküzün önünde, eşeğin arkasında, aptalın her tarafında hazırlıklı ol Ab ovo usque ad mala Yumurtadan elmalara (Baştan sona anlamında: Romalıların geleneksel yemek sırasından esinlenerek, Horatius, Satir 1.3) Absentem lædit, qui cum ebrio litigat Sarhoşla kavga eden, yerinde olmayan birini döver (Publius Syrus, Sentences) Ab uno disce omnes Bir şeyden herşeyi öğren (Bir tek örnekle ya da gözlemle çıkarımlarda bulunulabileceği anlatılır, Virgilius, Aeneid) Abusus non tollit usum Suistimal düzgün kullanmayı iptal ettirmez. Bir şey suistimal edilince onun düzgün kullanımını etkilememelidir. Ab imo …

Devamını oku »

Sultanahmet Adliyesi

Sultanahmet Adliyesi, 1955 – 2012 yılları arasında İstanbul Merkez Adliyesi olarak kullanılan binadır. 2012 yılında adliye Çağlayan’daki yeni binaya taşınmıştır. Sultanahmet Adliyesinden önce İstanbul Adliyesi olarak kullanılan Darülfünun Binası’nın yanması üzerine 1939 yılında eski adliyenin yerine bulunan bazı mülkler istimlak edilmiş, yeni adliye binası için arsa oluşturulmuştur. İkinci Dünya Savaşı nedeniyle çalışmalara ara verilmişse de 1949 yılında proje tekrar gündeme alınmıştır. Sultanahmet Meydanında bulunan Eski İstanbul Adliyesi, 1949 yılında düzenlenen bir yarışma sonucunda inşa edilmiştir. Yarışmayı mimarlar Sedat Hakkı Eldem ve Ord. Prof. Emin Halid Onat kazanmıştır. Binanın temeli 12 Temmuz 1951 yılında atılmış, 1955 yılında hizmete açılmıştır. Adliye, iki …

Devamını oku »

Adliye Nezareti Kuruluşu ve Faaliyetleri

Adliye Nezareti Kuruluşu ve Faaliyetleri

Adliye Nezareti Kuruluşu ve Faaliyetleri (1876-1914) isimli eser, Prof. Dr. Fatmagül Demirel tarafından yazılmış ve 2009 yılında Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi tarafından basılmıştır. Eser, Osmanlı Tarihi, Türk Yargı Teşkilatı Tarihi ve Cumhuriyet öncesi adliye teşkilatının yapısı bakımından önemli bir çalışmadır. Prof. Dr. Fatmagül Demirel Hakkında Adliye Nezareti Kuruluşu ve Faaliyetleri isimli eserin yazarı Prof. Dr. Fatmagül Demirel 1972 yılında Isparta’nın Senirkent ilçesinde doğmuş, ilk ve orta eğitimini burada tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü 1989-1993 yıllarında bitirmiştir. Demirel, yüksek lisans derecesini 1993-1996 yıllarında ve doktora derecesini de 1997-2003 yıllarında Yakınçağ Tarihi alanında kazanmıştır. Master ve doktora eğitimini aynı bölümde …

Devamını oku »

Manyasizade Refik Bey

Refik Sait Bey

Manyasizade Refik Bey (1853-1909) Osmanlı Devleti’nin son döneminde 2 kez Adalet Nazırlığı yapmış bir devlet adamı ve Klasik Türk müziği bestecisidir. Avukatlık ve hukuk müşavirliği de yapan Refik Bey, aynı zamanda Hukuk Mektebi ve Mülkiye Mektebi’nde dersler vermiştir. 1881 yılındaki Yıldız mahkemesinde Osmanlı padişahı Abdülaziz’i öldürmek suçuyla yargılan Midhat Paşa’nın avukatlığını yapmıştır. Yaptığı bu avukatlık yüzünden II. Abdülhamit tarafından kara listeye alınması sonucu Kavala’ya giderek bir süre orada yaşamıştır. Namık Kemal Midilli Mutasarrıfı iken, balık avlama meselesi yüzünden İtalyan konsolosu ile arası açılmış ve İtalyan konsolusu tarafından hükümete şikayet edilmiş, bunun üzerine hükümet, Namık Kemal’e üç ay işten el çektirmiştir. Namık Kemal bu suçsuz olduğunu iddia ederek mahkeme talep etmiş ve …

Devamını oku »

Sümer Hukuku

Sümer Hukuku, M.Ö. 4000-M.Ö. 2000 yılları arasında bugünkü Irak ülkesinde bulunan ve Mezopotamya olarak adlandırılan bölgede büyük bir medeniyet kuran Sümerler’in oluşturmuş olduğu hukuk sistemidir. Mezopotamya bölgesinde daha sonra ortaya çıkan birçok medeniyetin temellerini Sümerler atmış, sonraki medeniyetlerin hukuk sistemlerine öncülük etmiştir. Mezopotamya’da daha sonra düzenlenen Hammurabi Kanunu, Sümer yasalarının uyarlaması ile ortaya çıkmıştır. Mezopotamya’dan almakla beraber, ilaveler ve düzeltmelerle Anadolu’da ilk kanunları yapmışlardır. Medeni hukuk ve ceza hukuku büyük gelişme göstermiştir. Yazı ve astronomi de ilk kez Mezopotamya’da Sümerlerde ortaya çıkmıştır. Matematik ve Geometri biliminin temellerini atan Sümerler dört işlemi bulmuş, çarpma ve bölme tablolarını oluşturmuş, dairenin alanını ilk defa hesaplamış, güneş saatini bulmuş, dünyada ilk kez ay …

Devamını oku »

Mehmet Kudret Ayiter

Prof. Dr. Mehmet Kudret Ayiter, 31 Ağustos 1919 tarihinde Dr. Ferid Ayiter ile Alman asıllı Feride Ayiter’in üç çocuğundan ikincisi olarak Göttingen’de dünyaya gelmiştir. Prof. Dr. Mehmet Kudret Ayiter, temel eğitimini İstanbul’da tamamlamış, İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirerek 1937 yılında Ankara’ya taşınmış ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 1940 yılında birincilikle bitirmiş, hukuk fakültesini bitirdikten sonra İkinci Dünya Savaşının devam ettiği yıllarda 2,5 yıl askeri hakimlik yapmıştır. Akademik Yaşamı Prof. Ayiter, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki çalışma hayatına asistan olarak başlamış, 1948-1949 yıllarında hocası Paul Koschaker ile birlikte çalışarak ders notlarını Türkçeye tercüme etmiştir. 1950 yılında Prof. Dr. Andreas Schwarz‘ın yanında medeni hukuk alanındaki doktorasını …

Devamını oku »

Osmanlı Devleti Dönemi Uluslararası Antlaşmaları

Osmanlı Devleti Uluslararası Antlaşmaları, devletin 1299 yılında kurulması ile 1920 yılına kadar geçen sürede imzalanmış antlaşmalardır. Antlaşma Anlaşma Tarihi Taraf Devletler Osmanlı-Venedik Antlaşması 1416  Venedik Cumhuriyeti Osmanlı-Bizans Antlaşması 1420  Doğu Roma İmparatorluğu Edirne-Segedin Antlaşması 1444  Macaristan Krallığı Osmanlı-Venedik Antlaşması 1479  Venedik Cumhuriyeti İstanbul Antlaşması 1533  Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu İstanbul Antlaşması 1547  Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu İstanbul Antlaşması 1553  Fransa Krallığı Amasya Antlaşması 1555  Safevî Devleti Edirne Antlaşması 1568  Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu Ferhat Paşa Antlaşması 1590  Safevî Devleti Zitvatorok Antlaşması 1606  Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu Nasuh Paşa Antlaşması 1612  Safevî Devleti Serav Antlaşması 1618  Safevî Devleti Hotin Antlaşması 1621 …

Devamını oku »

Arabuluculuk

Arabuluculuk, bir davaya konu olan yahut ileride bir davaya konu olması muhtemel uyuşmazlıkların yetkili bir uzman eşliğinde karşılıklı olarak müzakere edilerek çözüme kavuşturulması sürecidir. Arabulucular, tarafların iletişimini kolaylaştırarak tarafları masada tutan bazı sistematik yöntemler uygular ve tarafların kendi çözümlerini kendilerinin bulmalarına yardımcı olurlar. Ülkemizde arabulucuya başvurmak dava ön şartı olmadığı için kişiler isterse arabulucuya başvurmadan da dava açabilirler. ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Avusturya gibi ülkelerde yaygın olan arabuluculuk Türkiye’de de yasal düzenleme ile uygulanmaya başlamıştır. Türkiye’de arabuluculuğu sadece Adalet Bakanlığı arabuluculuk siciline kayıtlı hukukçu arabulucular yapabilmektedir. Kamu hukukuna dair uyuşmazlıklar dışındaki tüm ticari ilişkiler, alım satım, tüketici uyuşmazlıkları, eser …

Devamını oku »

Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirisi Metni

Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirisi Metni, dünya tarihinde önemli bir yeri olan 1789 tarihli (Declaration des droits de l’homme et du citoyen) Yurttaş ve İnsan Hakları Bildirisi’nde kadın yurttaşların gözardı edildiğinin farkedilmesi nedeniyle 1791 tarihinde Fransız Devrimine destek vermiş devrimci kadınlar tarafından hazırlanmıştır. Biz, anneler, kız çocukları, kız kardeşler, ulusun temsilcileri, Ulusal Meclise alınmayı talep ediyoruz. Toplumun sefaletinin ve siyasal iktidarların ahlâki bozulmuşluğunun başlıca nedenlerinin, kadınların haklarının tanınmaması, unutulması ya da göz ardı edilmesi olduğunu göz önüne alarak, kadınların doğal, devredilemez ve kutsal haklarını bir bildirgeyle ilân etmeye karar verdik. Böylelikle istiyoruz ki bu bildirge toplumun bütün üyelerinin gözü önünde dursun, …

Devamını oku »

Drakon Kanunları

Drakon Kanunları, Atina’nın ilk kanun koyucusu olarak kabul edilen ve Atina’da M.Ö. VII. yüzyılda altı yargıçtan (arhon) biri olarak kabul edilen Drakon (Δράκων) tarafından yazılmıştır. Batı dillerinde aşırı katı bir kural veya tedbiri nitelemek için kullanılan “draconian/draconien” sıfatı aracılığıyla ününü korumuştur.  Daha önce, Atina’da yazılı kanunlar bulunmadığından soylular, eski töre ve gelenekleri kendi çıkarlarına göre uygulamakta ve keyfi davranmaktaydı. Bu nedenle Drakon, toplumsal düzeni sağlayacak sistemli kurallar ve kanunlar oluşturmakla görevlendirilmiştir. Drakon, kan davalarını sona erdirmek için önlemler almış, çok sert ve şiddetli cezalar içeren bir ceza kanunu oluşturmuştur. Ancak toprakların ve idarenin çoğunu elinde tutan soyluların haklarını gözeten ve diğer sınıflara …

Devamını oku »

Genel Af

Genel Af, kaynağını Anayasa’da bulan, teknik yönleri bakımından ceza kanunlarında düzenlenen; bazen kamu davasını düşüren veya kesinleşmiş bir ceza mahkumiyetini bütün kanuni sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldıran, bazen de kesinleşmiş bir cezanın sadece kısmen ya da tamamen infazını önleyen veya başka bir cezaya dönüştüren, TBMM ya da Cumhurbaşkanı tasarrufudur. Genel Af Yasaları genellikle, geçmişe dair siyasi hesapların kapatılması, yeni bir başlangıç yapılması ve toplumsal huzur ve benzeri gerekçelerle yada darbe sonrası siyasi ve sosyal ortamın konsolide edilmesi amacıyla çıkarılmıştır. Ayrıca, cezaevi hükümlü ve tutuklu mevcudunu azaltmak ve devam eden dava ve soruşturmaları azaltmak yada bitirmek amacıyla iktidarlar tarafından af yasaları çıkarılmıştır.  23 …

Devamını oku »

Bülbülü Öldürmek

Bülbülü Öldürmek/To Kill A Mockingbird/Harper Lee Bülbülü Öldürmek ilk yayımlandığında satış rekorları kıran ve yazarını kısa sürede üne kavuşturmuş dünyaca bilinen ve sinemaya uyarlamış bir romandır. Amerikan edebiyatının başyapıtlarından biri olarak kabul edilen kitabın yazarı Harper Lee 1926 yılında doğmuş ve 2016 yılında 89 yaşındayken hayata veda etmiştir. Yazarın, ABD’deki ırkçı davranışları konu olan ve Tespih Ağacının Gölgesinde adıyla yayınlanan kitabı 2015 yılında çeşitli tartışmalara ve eleştirilere konu olmuştur. Bülbülü Öldürmek, 1961 Pulitzer Edebiyat Ödülü’nü kazanmış, bir yıl sonra Bülbülü Öldürmek ismi ile beyaz perdeye aktarıldığında ise Oscar Ödülü almıştır. Film, hukuk filmleri kategorisinde en bilinen ve en çok izlenen sinema yapımları arasında …

Devamını oku »

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilmiştir.  Başlangıç İnsanlık ailesinin bütün üyelerinin doğal yapısındaki onuru ile eşit ve devredilemez haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu, İnsan haklarını göz ardı etmenin ve hor görmenin, insanlığın vicdanında infial uyandıran barbarca eylemlere yol açtığını ve insanların korku ve yoksunluktan kurtulması, konuşma ve inanma özgürlüğüne sahip olacağı bir dünyanın ortaya çıkmasının sıradan insanların en yüksek özlemi olarak ilan edilmiş bulunduğunu, insanın zorbalık ve baskıya karşı son çare olarak başkaldırmak zorunda kalmaması için, insan haklarının hukukun egemenliğiyle korunmasının önemli olduğunu, Uluslar arasında dostça ilişkiler geliştirmenin önemli olduğunu, Birleşmiş Milletler halklarının, Birleşmiş …

Devamını oku »

İstanbul Barosu

Türkiye’de savunma mesleğini düzenleyen ilk yazılı metin, 16 Zilhicce 1292 (13 Ocak 1876) tarihli “Mehakimi Nizamiye Dava Vekilleri Hakkında Nizamname”dir. (1. Tertip Düstur, cilt 3, s.198) Bu nizamnamenin 30. maddesi, dava vekillerinin işlerine bakmak ve Adliye Nezaretiyle bağlılığını sağlamak üzere bugünkü anlamda Baro sayılabilecek bir Cemiyeti Daime kurulmasını öngörmekteydi. 31.maddede de bu cemiyetin birinci reis ve ikinci reisle dört azadan oluşacağı belirtilmiştir. İstanbul’da dava vekilliği yapanlardan (63) kişi; 24 Mart 1294 Rumî (5 Nisan 1878 Miladî) yılı Cuma günü İstanbul’da ilk Genel Kurul toplantısı yapmıştır. Toplantıyı en yaşlı dava vekili Kostaki Sardeneski açmış ve Genel Kurul Cemiyeti Daimelerini seçerek İstanbul Barosu Başkanlığına Alexandre …

Devamını oku »

Türkiye Arabulucular Etik Kuralları

Türkiye Arabulucular Etik Kuralları karşılaştırmalı hukuktaki etik ve uygulama kuralları dikkate alınarak ülkemizin arabuluculuk sistemi ile sosyal ve kültürel değerlerine uyumlu olacak biçimde, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından hazırlanmış olup, Arabuluculuk Kurulu tarafından gözden geçirilerek kabul edilmiştir. Arabuluculuk, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla yürütülen, dava şartı olarak düzenlenen arabuluculuk dışında sürece …

Devamını oku »

Christine de Pizan (Pisan)

Christine de Pisan (Pizan), ortaçağın sonlarında, 1364 yılında Venedik’te doğmuş, bu dönemdeki  kadın düşmanlığı ile mücadele etmiş önemli bir düşünür, şair ve yazardır. Christine de Pisan (Pizan), 1380 tarihinde evlenmiş, 10 yıl evli kalmış, yaşamının önemli bir kısmını Paris’te geçirmiş ve daha sonra Poissy’de bir manastıra yerleşmiştir. Christine de Pizan, 15 yaşındayken kraliyet sarayı sekreteri Etienne du Castel ile evlenmiş, üç çocuğu olmuştur. Pizan’ın kocası kralın verdiği bir görevi yerine getirirken bir salgın sonucunda ölmüş, bu ölümden sonra iki çocuğuyla birlikte annesinin yanına yerleşmiş, geçimini sağlayabilmek için yazmaya yönelmiştir. Christine de Pisan, kocası öldükten sonra edebi yeteneklerini sergilemeye başlamış, 1399-1429 yılları arasında 41 adet eser yazmış ve Avrupa’nın saygı duyulan …

Devamını oku »

Fehmi Kerem Bilgin

Dr.Fehmi Kerem Bilgin, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde lisans eğitimini tamamladıktan sonra, Université Panthéon-Assas (Paris II)’ta yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. Ardından İstanbul Üniversitesinde doktora eğitimini tamamlamıştır. Bilgin, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde araştırma görevlisi olarak başladığı akademik görevine daha sonra Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesinde yardımcı doçent kadrosuna atanmasıyla devam etmiştir. Halen Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tam zamanlı öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Fehmi Kerem Bilgin, hukuk tarihi, hukuk felsefesi, felsefe tarihi ve hukuku kültürü alanındaki çalışmaları ile bilinmekte, görev yaptığı fakültelerde öğrencilerini bu alanlarla ilgilenmeye teşvik etmektedir. Hukuk Tarihi ismi ile yürüttüğü bilgilendirici çalışmaları ilgi görmektedir. Fehmi Kerem Bilgin, birçok bilimsel toplantı, …

Devamını oku »

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER PEKİN DEKLARASYONU (Dünya Kadın Konferansı)

Kadın ve erkeklerin eşit haklarına ve doğuştan değerli olduklarına ve Birleşmiş Milletler Kuruluş Yasası’nda kabul edilen diğer karar ve ilkelere, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne ve diğer uluslararası İnsan Hakları Belgeleri’ne, özellikle Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne, Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması

Devamını oku »

İoanna Kuçuradi

Türkiye Felsefe Kurumu‘nun başkanıdır.  4 Ekim 1936’da İstanbul’da doğdu. Kuçuradi, İlköğrenimini İstanbul Merkez Rum Ortaokulu’nda, ortaöğrenimini ise Zapyon Rum Kız Lisesi’nde yaptı. 1954’te girdiği İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünden 1959 yılında mezun oldu. Aynı yıl Takiyettin Mengüşoğlu’nun asistanı olarak bu bölümde göreve başladı. 1954’te Zapyon Kız Lisesi’ni, 1959’da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. 1965’te hazırladığı “Schopenhauer ve Nietzsche’de İnsan Problemi” adlı çalışma ile doktorasını tamamladı. 1965-1968 arasında Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde görev yaptı. 1970’te “İnsan Felsefesi Bakımından Değer Problemi” adlı teziyle doçent; 1978’de ise “Aristoteles’in Ousia’sı ve Substans Kavramı” adlı çalışmasıyla profesör oldu. 1965-68 yıllarında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Felsefe ve Latince …

Devamını oku »

Belle(2013)

“Cennet yıkılsa bile adalet yerini bulsun” Belle (Dido Elizabeth Belle), Migan Sagay’ın yazdığı, Amma Asante’nin yönetmenliğini üstlendiği, kadrosunda: Dido Elizabeth Belle Lindsay rolüyle Gugu Mbatha-Raw, Young (Genç) Dido rolüyle Lauren Julien-Box, Captain (Kaptan) Sir John Lindsay rolüyle Matthew Goode, Elizabeth Murray rolüyle Sarah Gadon, Young (Genç) Elizabeth rolüyle Cara Jenkins, Lord Mansfield rolüyle Tom Wilkinson, Lady Mansfield rolüyle Emily Watson, Reverand (Rahip) Davinier rolüyle Rupert Wickham, John Davinier rolüyle Sam Reid, Lady Mary Murray rolüyle Penelope Wilton, Lord Ashford rolüyle Alex Jennings, Lady Ashford rolüyle Miranda Richardson, James Ashford rolüyle Tom Felton, Oliver Ashford rolüyle James Norton, Mr. Vaughan rolüyle James Northcote, Harry rolüyle Alan McKenna, Mabel rolüyle Bethan Mary-James ve Lord Mayor rolüyle Andrew Woodall, Maid, Ashford House (Ashford Evinin Hizmetçisi) rolüyle Alana Ramsey’in …

Devamını oku »

Avrupa Konseyi

Avrupa Konseyi (AK), İkinci Dünya Savaşı’ndan büyük maddi ve manevi kayıpla çıkan Avrupa’da, halklar arasında uzlaşmayı sağlamak ve kıtada süregelen gerginlik ve çatışmanın yerine, ortak kurumlar, standartlar ve sözleşmelere dayalı güven ve işbirliği ortamı tesis etmek amacıyla kurulmuştur. Örgütün Amacı: Avrupa Konseyi (AK)’nin amaçları, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve çoğulcu demokrasi ilkelerini korumak ve güçlendirmek; azınlıklar, ırkçılık, hoşgörüsüzlük ve yabancı düşmanlığı, sosyal dışlanma, uyuşturucu madde ve çevre konularındaki sorunlara çözüm aramak; Avrupa kültürel benliğinin oluşmasına ve gelişmesine katkıda bulunmak olarak özetlenebilir. Tarihçe: Avrupa Konseyi, 1948 yılında hükümetleri temsilen AK Bakanlar Komitesi’nin ve parlamenter kanadı temsilen o dönemdeki adıyla Avrupa Konseyi …

Devamını oku »

Praetor

Preator, Eski Roma’da yurttaşlar arasındaki hukuki anlaşmazlıkları çözen yargıç ve idareci konumundaki görevlidir. Praetorlar, çıkan uyuşmazlıklar sonucunda yapılan yargılamalarda verdikleri hükümler ile bağlayıcı içtihatlar oluşturmuş; ihtiyaç oldukça yeni davalar yaratarak hukuku söylemenin yeni tarzlarını geliştirmiş, kendilerini çevreleyen meslek hukukçularının (jurisprudent) yardımıyla, bir “formula” oluşturmuşlar ve Roma Hukukunun günümüze ulaşan en önemli kaynaklarından birini oluşturmuşlardır. Formula, Praetor’un hâkimi atarken, uygun bir kanun hükmünün bulunmaması halinde, ona ihtilâfı ne şekilde çözebileceğini gösterdiği bir tür küçük programdır. Praetor, sürekli bir hukuk yaratma süreci içerisinde bulunmuştur. Bu süreç, Cumhuriyet döneminin son iki yüzyılında ve İmparatorluk döneminin başlarında Roma hukukunun başlıca yaratıcı kaynağı olmuştur. Ancak …

Devamını oku »

Marguerite Porete

Marguerite Porete, 1255 – 1320 yılları arasında Fransa’da yaşamıştır. Fransa’da yaşayan Marguerite Porete mistisizm akımının temsilcilerindendir. “Yalın Ruhun Aynası” isimli eserinde, ruhun tamamen özgür olması gerektiğini savunmuştur. Bu bakımdan kiliseden ve ruhban sınıftan koparak Tanrı ile bireysel bir ilişki kurulması gerektiğini öne sürmüştür. Dinî açıdan sapkınlık suçlaması neticesinde, yakılarak öldürülmüştür.

Devamını oku »

İskenderiyeli Hypatia

Roma İmparatorluğu hâkimiyetindeki İskenderiye’de milattan sonra 350 yılında doğduğu tahmin edilen Antik Çağ’ın en önemli kadın felsefecilerinden biri İskenderiyeli Hypatia’dır. Kendisi hem felsefeci hem astronomi bilimci hem de matematikçidir. Yunan tarihçi Socrates Scholasticus‘a göre Hypatia bir pagandır. Filozof Socrates ile karıştırılmaması gereken Konstantinapolus’lu Socrates, Historia Ecclesiastica adlı eserinde, Hypatia’nın İskenderiye Valisi Orestes ile İskenderiye piskoposu Cyril arasında kavgaya sebep olması ve politikaya karışması nedeniyle M.S. 415 yılında Kıptî Hristiyanlar tarafından taşlanarak öldürüldüğü yazılıdır. Hypatia, o dönemde İskenderiye Kütüphanesi’nin bilinen son yöneticisi ve matematikçisi Theon’un kızı ve kütüphanede her dinden öğrencisine Batlamyus (Ptolemy), Öklid ve Diophantus etkisinde felsefe ve matematik dersleri veren bir pagan bilim insanıdır.   İskenderiyeli Hypatia’nın yaşamı 2009 yılında …

Devamını oku »

Portekiz Cumhuriyeti Anayasası

  Önsöz 25 Nisan 1974’te Silahlı Kuvvetler Harekatı uzun direniş yıllarını taçlandırdı ve faşist rejimi devirerek Portekiz halkının en derin hislerine tercüman oldu. Portekiz’i diktatörlük, baskı ve sömürgecilikten kurtarma devrimci bir değişimdi ve Portekiz toplumu için tarihi bir dönüm noktasıydı. Devrim Portekiz halkına temel hak ve hürriyetlerini geri verdi. Halkın meşru temsilcileri bu hakları ve hürriyetleri kullanarak bir araya geldi ve ülkenin özlemlerine uyan bir Anayasa hazırladı. Kurucu Meclis, Portekiz halkının iradesine saygı duyarak ve daha özgür, daha adil ve daha kardeşçe bir ülkeyi inşa etme amacıyla, Portekiz halkının ulusal bağımsızlığı savunma, temel yurttaş haklarını güvence altına alma, demokrasinin temel …

Devamını oku »

Türkiye-AB İlişkileri

Türkiye-AB ilişkilerinde temel tarihler 12 Eylül 1963: Ankara Anlaşması’nın imzalanması (Yürürlük: 1 Aralık 1964) 1 Ocak 1996: Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girmesi 10-11 Aralık 1999: Helsinki Zirvesi’nde adaylığımızın tescili 3 Ekim 2005: Üyelik müzakerelerinin başlaması 12 Haziran 2006: Müzakere sürecinde ilk olarak 25 no’lu “Bilim ve Araştırma” faslının açılması 14 Aralık 2015: 17 no’lu “Ekonomik ve Parasal Politika” faslının açılması 30 Haziran 2016: 33 no’lu “Mali ve Bütçesel Hükümler” faslının açılması Müzakere Süreci 2005 yılında başlayan müzakere sürecinde bugüne kadar 16 fasıl açılmış ve bunlardan biri (“Bilim ve Araştırma-25”) geçici olarak kapatılmıştır. 11 Aralık 2006 : AB Konseyi, Ankara Anlaşması’nı, AB’ye 2004 yılında katılan …

Devamını oku »

Türkiye Felsefe Kurumu

Türkiye Felsefe Kurumu 1974 yılında kuruldu. Kuruluş amaçları, kişinin yaşamında ve kamu hayatında felsefi bilgiye olan ihtiyacın farkına varılmasına katkıda bulunmak, Türkiye’de felsefeyi dört duvarın dışına çıkararak toplumsal işlevini görmesine yardımcı olmak, uluslararası çalışmalar yapmak ve Türkiye’de yapılan çalışmaları dünya düzeyinde tanıtmak gibi amaçlardır. Bu amaçları gerçekleştirmek için Kurum, 1974’ten bu yana ulusal ve uluslararası seminerler düzenlemekte, çeşitli aralıklarla felsefe eğitimiyle ilgili toplantılar gerçekleştirmekte ve yayın yapmaktadır. Kurumun 1994 yılına kadar yaptığı çalışmaların bir dökümü, Arslan Kaynardağ’ın Türkiye’de Felsefenin Kurumsallaşması ve Türkiye Felsefe Kurumu  başlıklı kitabında bulunabilir. Kurum, Bakanlar Kurulunun 28.10.1997 tarihli kararıyla, kamu yararına çalışan dernekler arasında yerini almıştır. …

Devamını oku »

Yusuf Kemal Tengirşenk

Yusuf Kemal Tengirşenk

1878 Boyabat’ta doğmuştur. Kadı (Naip) Hasan Raci efendinin oğludur. Önce Kuleli İdadisine girmiş, sağlık nedenleri ile Askeri Tıbbiye nakledilmiş burada öğrenimine devam ederken hapsedilmiş, Fizan’a sürülmek üzere iken sakatlığı ve bazı girişimler üzerine çürüğe ayrılmıştır. Bir süre memleketinde kaldıktan sonra İstanbul’a gelerek Mektebi Hukuka girmiştir. 1904 de mezun olmuş daha sonra Paris Hukuk Fakültesi Ulumu Siyasiye ve İktisadiye şubesinde Doktorasını vermiştir. Fransızca ve İngilizce bilmektedir. 1898 de Boyabat Mal Müdürü Refikliğine tayin edilmiş, 1899 da istifa etmiştir. Mektebi Hukuktan mezun olduktan sonra 1904 de avukatlığa başlamış aynı zamanda Hukuk Fakültesinde Ceza Hukuku Muallim Muavinliğine, daha sonra Muallimliğe tayin edilmiştir. 1908 de …

Devamını oku »

Türkiye Büyük Millet Meclisi

İDARİ TEŞKİLAT 1. Kuruluş ve Gelişim Türkiye Büyük Millet Meclisi İdari Teşkilatı tarafından bugün yürütülmekte olan görevler, Büyük Millet Meclisinin açılış tarihi olan 23.04.1920’den Türkiye Büyük Millet Meclisi Dâhili Nizamnamesi’nin kabul edildiği 02.05.1927 tarihine kadar Meclis-i Mebusan Başkâtipliği tarafından yürütülmüş, bu tarihten itibaren ise Birimin adı Kâtib-i Umumi olarak değiştirilmiştir. 14.06.1934 tarihli ve 2512 sayılı Büyük Millet Meclisi Memurlarının Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun’la bu kez Umumi Kâtiplik olarak düzenlenen Birim, 09.01.1950 tarihli ve 5509 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Memurları Teşkilatı Hakkında Kanun’la, Genel Kâtiplik adı altında yeniden yapılandırılmıştır. 13.10.1983 tarihinde kabul edilen 2919 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi …

Devamını oku »

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi Metni

26 Ağustos 1789 şöyle başlar: Ulusal Meclis halinde toplanan Fransız halkı temsilcileri, toplumların uğradıkları felaketlerin ve yönetimlerin bozulmasının yegane nedeninin; insan haklarının bilinmemesi, unutulmuş olması ya da hor görülüp kâle alınmamasına bağlı olduğu görüşünden hareketle; insanın doğal, devredilemez ve kutsal haklarının resmi bir bildiri içinde açıklamaya karar vermişlerdir. Öyle ki, bu bildiri tüm toplum üyelerinin hiçbir zaman akıllarından çıkmasın, sürekli olarak onlara haklarını ve ödevlerini hatırlatsın. Öyle ki, yasama ve yürütme iktidarlarının faaliyetleri siyasal toplumların amacına uygun olup olmadığı her an denetlenebilsin ve bu iktidarlara daha çok saygı gösterilsin. Öyle ki, bundan böyle yurttaşların basit ve tartışma konusu olmayan ilkelere …

Devamını oku »

ARABULUCULUK KANUNU

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU-2012 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı, hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır. Şu kadar ki, aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir. Tanımlar MADDE 2 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında; a) Arabulucu: Arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişiyi, b) Arabuluculuk: Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları …

Devamını oku »

Aydınlanma

1. Aydınlanmak işi veya durumu: “Bakmakla yetinmenin gerçek ilerlemeye yani içteki aydınlanmaya engel teşkil ettiğini bir kavrayabilsek!” –İ. Özel. 2. mec. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. 3. fiz. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi. 4. İnsanın geleneksel görüşler, yetkeler, bağlılıklar, tasarım ve ön yargılardan kendini aklıyla kurtarıp yalnızca usuna dayanarak yaşamı kavramaya ve düzenlemeye çalışmasıdır. Aydınlanma inanmak değil bilmek ister; sorup soruşturmadan, körü körüne bir şeyi doğru saymaz. Kant aydınlanmayı “İnsanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmayış durumundan çıkması” diye tanımlar. 5. XVII. yüzyıldan beri Batı düşüncesinde ağır basan, kilisenin doğaüstü gerçeklik anlayışı ile …

Devamını oku »