Ana Sayfa » Etiket Arşivler: İnsan Hakları

Etiket Arşivler: İnsan Hakları

Tutuklulara Uygulanacak Muameleler İçin Temel İlkeler

Tutuklulara Uygulanacak Muameleler İçin Temel İlkeler, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 14 Aralık 1990 tarihinde ve 45/111 sayılı karar ile kabul ve ilan edilmiştir. On madde başlığı altında toplanan bu ilkeler, özgürlüğünden mahrum bırakılan tüm kişileri kapsamakta; tutuklanan ve göz altına alınan kişileri, duruşmalarının yapılmasını bekleyen mahpusları, hüküm giymiş mahpusları ve kendi istekleri dışında psikiyatrik hastahanelere hapsedilmiş kişileri tanımla makta; geniş alamda, kamu gücü ile özgürlüğünden mahrum bırakılan tüm kişileri ifade etmektedir. Tutuklulara Uygulanacak Muameleler İçin Temel İlkeler 1. Bütün tutuklulara, insan olarak doğuştan sahip oldukları saygınlık ve değere uygun olan saygı ile muamele edilecektir. 2. Irk, renk, cinsiyet, dil, …

Devamını oku »

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Hukuku

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Hukuku isimli eser David Harris, Michael O’Boyle ve Colin Warbrick tarafından yazılmış, Mehveş Bingöllü Kılcı ve Ulaş Karan tarafından tercüme edilerek 2013 yılında basılmıştır.  Özgün adı ‘Law of European Convention on human rights’ olan eser Avrupa Konseyi tarafından yürütülen “Yüksek yargı kurumlarının Avrupa standartları bakımından rollerinin güçlendirilmesi ortak projesi” kapsamında hazırlanmıştır. Law of the European Convention on Human Rights  Kitap, Strazburg içtihadı ve içtihadın temelinde yatan ilkeleri güncel ve kapsamlı bir şekilde ele almakta, hukukun ilgi çeken bu alanının kolaylıkla ve derinlemesine kavranmasını sağlamaktadır. Eser, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin taraf devletlerin hukuki gelişimlerini ne derece etkilediğini …

Devamını oku »

Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Sözleşme

Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme

Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme, fiili savaş durumu, savaş tehdidi, ülke içinde siyasal istikrarsızlık veya başka herhangi bir kamusal acil durum dahil olmak üzere, bütün zorla kaybedilmelerin önlenmesi ve bu suçun dokunulmazlık zırhına bürünmesine karşı mücadele amacıyla; 20 Aralık 2006 tarihinde BM Genel Kurulu tarafından kabul edilmiş ve 6 Şubat 2007’de Paris’te ve ardından New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde imzaya açılmış; 7 Şubat 2007 tarihinde imzaya açılarak 23 Aralık 2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme, 2019 yılı itibari ile 98 ülke tarafından imzalanmış, 60 ülke sözleşmeye taraf olmuştur. Sözleşme Birleşmiş …

Devamını oku »

Yasaların Uygulanmasından Sorumlu Olanlar İçin 10 Temel İnsan Hakları Standardı

Yasaların Uygulanmasından Sorumlu Olanlar İçin 10 Temel İnsan Hakları Standardı, Uluslararası Af Örgütü tarafından 1998 yılında ilan edilmiştir. Uluslararası Af Örgütü, insan haklarına saygı gösterilmesi, insan hakları ihlallerinin engellenmesi ve bu hakların korunması için çalışan ve uluslararası alanda faaliyet gösteren küresel bir sivil toplum kuruluşudur. Kuruluşun amacı, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi tarafından kabul edilen insan haklarına ve diğer uluslararası insan hakları standartlarına tüm insanların erişebilmesini sağlamaktır. Uluslararası Af Örgütü 216 ülke ve dünyanın her bölgesinde faaliyet gösteren, 7 milyondan fazla gönüllü katılımcısı olan bir örgüttür. Farklı kültürlere, farklı dini ve ideolojik inançlara sahip destekçiler, temel insan haklarına herkesin sahip olduğu, …

Devamını oku »

İnsan Hakları Belgeleri

İnsan Hakları Belgeleri Listesi Uluslararası Kurum ve Kuruluşlar Tarafından Kabul Edilerek Üye Ülkeler Tarafından Yürürlüğe Konulan Sözleşme, Bildirge ve Ulusötesi Metinleri Kapsamaktadır.  Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Belgeleri Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipler (Havana Kuralları) Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipler-Havana Kuralları, 27 Ağustos-7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana’da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı Üzerine Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiştir. Ceza Adalet Sisteminde Çocuklar Üzerine Dava Rehberleri Çocuk Hakları Bildirgesi Cenevre Çocuk Hakları Beyannamesi, diğer adıyla Çocuk Hakları Bildirgesi 1924 yılında Milletlerarası Çocuklara Yardım Birliği tarafından yayınlanmış olan İnsan Hakları Belgelerindendir. Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi, uluslararası alanda çocukların korunmasına yönelik yapılan ilk sözleşmedir. Cenevre Bildirgesi’nde; çocukların …

Devamını oku »

Çocuk Hakları Bildirgesi

Çocuk Hakları Bildirgesi, diğer adıyla Cenevre Çocuk Hakları Beyannamesi 1924 yılında Milletlerarası Çocuklara Yardım Birliği tarafından yayınlanmıştır. Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi, uluslararası alanda çocukların korunmasına yönelik yapılan ilk sözleşmedir. Cenevre Bildirgesi’nde; çocukların doğal biçimde gelişmesine olanak sağlanması, aç çocukların beslenmesi, hasta çocukların tedavi edilmesi, terk edilmiş çocukların korunması, felaket anında yardımın öncelikle çocuğa yapılması, çocukların her türlü istismara karşı korunması ve kardeşlik duyguları içinde eğitilmeleri gerektiği belirtilmiştir. Bu kongreler Balkan ülkeleri ile sınırlı olmasına karşın bu alanda gerçekleştirilen evrensel çalışmalara öncülük etmişlerdir. 1924 yılında Milletler Cemiyeti çocuk haklarına ilişkin beş maddeyi yayınlamış ve bildirge, 1928 yılında Atatürk tarafından imzalanmıştır. Daha sonra Balkan ülkelerinin çocukları koruma kuruluşlarının işbirliği sonunda 5-9 Nisan 1936 tarihinde Türkiye’nin …

Devamını oku »

Afrika Kadın Hakları Protokolü

Afrika Kadın Hakları Protokolü, Afrika Birliği Meclisi’nin 2. Olağan Oturumunda 11 Temmuz 2003 tarihinde Maputo’da kabul edilmiştir. İşbu Protokol’e Taraf Devletler, Afrika İnsan ve Halkların Hakları Şartı’nın 66. maddesinin, gerekli görüldüğünde Afrika Şartı hükümlerini tamamlamak üzere özel protokol veya sözleşmeler hazırlanmasını öngördüğünü ve Afrika Birliği Örgütü Devlet ve Hükümet Başkanları Meclisi’nin Etiyopya, Addis Ababa’daki otuz birinci olağan oturumundaki toplantısında çıkardığı AHG/Res.240 (XXXI) sayılı kararla Afrika İnsan ve Halkların Hakları Komisyonu’nun Afrika Kadın Haklarına ilişkin bir Protokol hazırlanması yönündeki tavsiyesini onayladığını göz önünde bulundurarak; Afrika İnsan ve Halkların Hakları Şartı’nın 2. maddesinin, ırk, etnik grup, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya başka bir görüş, …

Devamını oku »

Çocuk Suçluluğunun Önlenmesi Birleşmiş Milletler Rehber Kuralları – Riyad İlkeleri

Çocuk Koruma Kanunu

Çocuk Suçluluğunun Önlenmesi Birleşmiş Milletler Rehber Kuralları (Riyad İlkeleri), Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 14 Aralık 1990 tarihli ve 45/112 sayılı kararıyla kabul ve ilan edilmiştir. ÖNSÖZ Genel Kurul, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Uluslararası Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi ve Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi ile genç insanların haklarına ve esenliklerine ilişkin, Uluslararası Çalışma Örgütü standartları dahil diğer uluslararası belgeleri dikkate alarak, Ayrıca, Çocuk Hakları Bildirgesi’ni, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi ve Çocuk Adalet Sisteminin Uygulanması Hakkında Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları’nı (Pekin Kuralları) dikkate alarak, Genel Kurul’un, Suçların Önlenmesi ve Suçlulara Muamele 7. Birleşmiş Milletler Kongresi tarafından tavsiye edilen Çocuk …

Devamını oku »

Evrensel İslam İnsan Hakları Bildirgesi

Evrensel İslam İnsan Hakları Bildirgesi         Sadece yüce Allah hükmün yazarıdır, failidir, insanın haklarının kaynağıdır. İlahi kaynaklı olması itibariyle hiçbir hükümet yöneticisi, hiçbir meclis, hiçbir otorite bunları sınırlayamaz, yürürlükten kaldıramaz. Hiç bir kimse onun gereğini yapmazlık edemediği gibi, haklara tecavüz edemez.    -Bütün Müslüman yönetimler, insan haklarını tanımak ve yürütmek zorundadırlar.    -Bütün insanlar eşittir, cinsleri, ırkları, renkleri dilleri ve menşeleri itibariyle hiçbir imtiyazları, ayrıcalıkları aşağılanmaları yoktur,    -Bütün insanlar hür doğarlar,    -Bütün kölelikler ve zorla çalıştırmalar yasaktır,    -Sosyal hayatın temeli olması itibariyle aile kurumunu yüceltmek, korumak ve kollamak şartı vardır.    -Yönetenler ve yönetilenler kanun önünde eşittirler. …

Devamını oku »

Ölüm Cezasının Kaldırılmasına Dair Protokol 

Ölüm Cezasının Kaldırılmasına Dair Protokol, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) ek 6 nolu protokol olarak düzenlenmiştir. Ölüm Cezasının Kaldırılmasına Dair Protokol, Türkiye tarafından 26.06.2003 tarihli 4913 Sayılı ölüm cezasını ortadan kaldıran kanunla kabul edilmiş ve Resmi Gazete’nin 01.07.2003 tarihli sayısında yayımlanmıştır. Protokol Bakanlar Kurulu’nun 15/08/2003 tarih ve 2003/6069 sayılı kararı ile onaylanmıştır. Protokol onay belgesinin Avrupa Konseyi genel Sekreterliğine depo edilmesiyle Türkiye bakımından 01/12/2003 tarihinden itibaren yürürlük kazanmıştır. Türkiye AİHS’e ek 13 numaralı Protokol’ün de tarafıdır. Türkiye, bu Protokol ile ilgili 16/10/2005 Tarih ve 5409 Sayılı “İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri Koruma Sözleşmesine Ek, Ölüm Cezasının Her Koşulda Kaldırılmasına Dair …

Devamını oku »

Çocuk Hakları Sözleşmesi

Convention on the Rights of the Child The Convention on the Rights of the Child  was adopted by the General Assembly of the United Nations on 20 November 1989 and entered into force on 2 September 1990. Including Turkey has become a country of about 142 state by state parties have signed the agreement or approval and participation. Turkey, Convention on the Rights of the Child ‘s practice began 2 October 1995. The Convention is intended to protect children’s rights and states that States parties must strictly adhere to the provisions of the Convention. States Parties to the present Covenant: …

Devamını oku »

Turgut Tarhanlı 

Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, 1956 yılında İstanbul’da doğuş, 1979 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirmiştir. Tarhanlı, 1981 yılında aynı fakültenin Devletler Umumi Hukuku (Uluslararası Hukuk) Kürsüsü’ne asistan olarak atanmış, Lisansüstü çalışmalarını aynı fakültede ve New York University School of Law’da misafir araştırmacı olarak sürdürmüş, 1990 yılında Kamu Hukuku alanında Hukuk Doktoru (Ph.D.) unvanını almıştır. Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, 1996 yılında Devletler Umumi Hukuku Doçenti unvanını kazanmış ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde akademik çalışmalarına devam etmiş, 1999-2000 öğretim yılından itibaren İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyeliği görevini yürütmeye başlamış, 2002 yılında profesör olmuştur. Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, uluslararası hukuk ve insan hakları …

Devamını oku »

Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi

Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi, Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin 1999-2000 dönemindeki hazırlığı sonucunda, Yükseköğretim Kurulu’nun 4 Aralık 2000 tarihli kararıyla kurulmuştur. Merkezin kuruluş dönemi Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesinin kuruluş sürecine denk gelmektedir. İnsan Hakları Hukuku odaklı araştırma ve eğitim faaliyetlerine yönelik ayrı bir akademik birimin kurulması Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi eğitim ve araştırma politikasının bir sonucu olmuştur. Merkez’in ve Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin ‘insan hakları’ yönelimli çalışmalarda birbirini destekleyici ve geliştirici bir tempo içinde faaliyette bulunmalarının ilk ürünüdür. Merkez, 2001 yılında, Bilgi Üniversitesi bünyesinde ve Türkiye’de ilk kez, bir hukuk yüksek lisans programında sadece ‘insan hakları …

Devamını oku »

İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi

İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi, Avrupa Konseyi çerçevesinde Kasım 1996’da kabul edilerek, 4 Nisan 1997 tarihinde imzaya açılmış olan “Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi: İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi” adıyla, 03.12.2003 tarihinde 5013 sayılı kanun ile onaylanmıştır.   Sözleşme ile; biyolojik ve tıbbi uygulamalarda ayrım gözetmeden insan hakları ve temel özgürlükler temel alınarak bütün bireylerin onur ve kişilik özellikleri garanti altına alınmış, bilimin ilgi alanının insanların iyiliğinin önüne geçmesi yasaklanmıştır. Sözleşmeye taraf olan devletler, sağlık gereksinimlerini ve kaynakları gözönüne alarak yeterli kalitede bir şağlık hizmetine erişmede eşitliği sağlamaya çalışacaklar; sağlık alanındaki tüm girişimlerin mesleki standartlarını oluşturacaklardır. …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği(OHCHR)

İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi (OHCHR) insan haklarına dair BM faaliyetlerinin odak noktasıdır. Komiserlik, 20 Aralık 1993 tarihinde kurulmuştur. (Office of the United Nations High Commissioner for Human Rights, OHCHR) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi (OHCHR), Birleşmiş Milletler sistemi genelinde insan hakları faaliyetlerini koordine eden ve Cenevre merkezli İnsan Hakları Konseyini denetleyen İnsan Hakları Yüksek Komiseri tarafından yönetilmektedir. Şimdiki Yüksek Komiser, 2014’te göreve başlayan Ürdünlü prens Zeyd bin Raad‘dan  Eylül 2018’de görevi devralan eski Şili Cumhurbaşkanı Michelle Bachelet’tir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 15 Mart 2006 tarihinde 60/251 sayılı kararlıyla kurumsal statü kazanmış, daha önce 60 yıl boyunca görev yapmış …

Devamını oku »

Hacettepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi

Hacettepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin kurulması Yükseköğretim Kurulu’nun 19.02.1997 gün ve 97/6.415 sayılı kararı ile uygun görülmüştür. 16.04.1997 tarihli Resmi Gazetenin 22966 sayısında kuruluşu tamamlanmıştır. Merkez Sosyal Bilimler Enstitüsüne bağlı olarak 1999-2000 döneminden itibaren İnsan Hakları Tezsiz Yüksek Lisans programı, 2004-2005 döneminden itibaren de İnsan Hakları Doktora programı yürütmektedir. Hacettepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Doktora programı Türkiye’deki ilk insan hakları doktora programıdır. Yapacağı eğitim ve araştırmalarla Türkiye’de ve dünyada insan haklarıyla ilgili iki önemli ihtiyacı karşılamak için: a) İnsan hakları kavramının ve tek tek insan haklarının içeriğinin belirlenmesine katkıda bulunmak için; b) …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi, taraf devletlerin kendisine sundukları raporları incelemekte ve değerlendirmektedir.  Taraf Devletler, Sözleşmeye taraf oldukları ilk bir yıl içinde, daha sonra da her beş yılda bir Komiteye rapor sunmakla yükümlüdürler. Komite’nin başkaca bir zamanda rapor talep etmesi de mümkündür. Komite, taraf devlet raporunu değerlendirirken güvenilir diğer kaynaklardan, özellikle sivil toplum örgütlerinden ve ulusal insan hakları kurumlarından gelen bilgileri de değerlendirmektedir. Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokol ile İnsan Hakları Komitesi’ne bireysel ve devletlerarası başvuru usulü tanınmıştır. Türkiye, bireysel ve devletlerarası başvuru usullerini öngören İhtiyari Protokol’e taraf olarak, İnsan Hakları Komitesi’nin bireysel ve devletler …

Devamını oku »

İstanbul Protokolü: İşkence ve Diğer Zalimane İnsanlık Dışı Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların Etkili Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmesi için EI Kılavuzu

İstanbul Protokolü: İşkence ve Diğer Zalimane İnsanlık Dışı Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların Etkili Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmesi için EI Kılavuzu; İşkence ve kötü muameleye karşı etkin mücadele amacıyla oluşturulmuştur. 1999 yılı sonunda Birleşmiş Milletler’e sunulan İşkence ve Diğer Zalimane İnsanlık Dışı Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların Etkili Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmesi için EI Kılavuzu, “İstanbul Protokolü” (Manual on the Effective Investigation and Documentation of Torture and Other Cruel, Inhuman or Degrading Treatment or Punishment, ”The Istanbul Protocol”) işkence ve kötü muamelenin etkin araştırması ve dokümantasyonu için uluslararası standartları oluşturmaktır. Uluslararası insan hakları belgeleri ve insancıl hukuk, işkence ve kötü muameleyi istisnasız …

Devamını oku »

Emek Şovalyelerinin Anayasası

Emek Şovalyelerinin Anayasası 1878 yılında ilan edilmiştir. Emek Şövalyelerinin amacı, çalışanların haklarını savunmaktır. 1869 yılında Amerika Birleşik devletlerinde kurulan Emek Şövalyeleri Philadelphia’da terziler tarafından kurulan bir oluşumdur ve ilk toplantılarını 1878’de yılında yapmışlar, 1886 yılına kadar 700 bin civarında üyeye kavuşmuşlar, kısa zamanda başarılar elde etmişlerdir. Emek Şövalyeleri arasında her renkten ve türden terzi yer almıştır ve örgüt sanayi toplumu sonucunda gelişen demokratik ilkeleri desteklemiştir. Emek Şovalyelerinin Anayasası 1. Her üretken endüstri departmanını örgüte dahil etmek, bilgiyi eylem için bakış açısı haline getirmek ve ülkenin ve bireylerin ilerlemesi için doğru standartları, endüstriyel ve moral değerleri oluşturmak. 2. Çalışanların ürettikleri refahtan uygun bir pay …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Savunucularının Korunması Belgesi

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Savunucularının Korunması Belgesi, Evrensel Olarak Tanınan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması ve Geliştirilmesinde Toplumsal Kuruluşların (Organların), Grupların ve Bireylerin Hakları ve Sorumlulukları Üzerine Bildirge BM İnsan Hakları Komisyonunun 3 Nisan 1998 tarihli toplantısında kabul edilmiştir. Genel Kurul: Dünyanın bütün ülkelerinde herkes için tüm insan hakları ve temel özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi doğrultusunda Birleşmiş Milletler Şartının amaç ve ilkelerine saygının önemini yeniden vurgulayarak, İnsan haklarına ve temel özgürlüklere evrensel saygıyı geliştirmeyi amaçlayan uluslararası çabaların 9 temel unsurları olarak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve insan haklarına ilişkin diğer antlaşmalar ile Birleşmiş Milletler sistemi çerçevesinde ve bölgesel düzeyde kabul edilen insan …

Devamını oku »

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu, 6701 kanun numarası ile ve 06.04.2016 tarihinde yasalaşmış, Resmi Gazetenin 20.04.2016 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun amacı, insan onurunu korumak, insan haklarının korunmasını ve geliştirilmesini sağlayarak kişilerin eşit muamele görme hakkını güvence altına almak, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanmada ayrımcılığı önlemektir. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu Kanun Numarası : 6701 Kabul Tarihi : 6/4/2016 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 20/4/2016 Sayı : 29690 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 57 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; insan onurunu temel alarak …

Devamını oku »

Kadın Hakları

Kadın hakları, insan olarak kadınların erkeklerle aynı oranda ve eşit şekilde sahip olduğu sosyo ekonomik, siyasi, kültürel ve sosyal tüm haklardır. Kadınlar, erkeklerin sahip olduğu yasal haklara orta çağ sonrasında kavuşmaya başlamışlardır. Gelişmekte olan ve geri kalmış ülkelerde halen kadın hakları kısmen yada tamamen tanınmamaktadır. Aydınlanma çağıyla birlikte okullaşma yayılmaya başladığında, kızların bu eğitime katılması sonucu ortaya çıkmıştır. Kadınlar için vatandaşlık hakkının istenmesinden sonra, ilk kadın hareketlerinin talepleriyle birlikte o zamana kadar sadece erkeklerin yararlandığı mesleki eğitime, kadınların da gidebilmeleri istenmiştir. Özellikle kadınların üniversitede eğitim görebilmeleri bir asır boyu tartışılmış ve karşı çıkılmıştır. İzin verilmeden önce kadınların fiziksel yapıları ve düşünsel yetilerinin böyle …

Devamını oku »

Herhangi bir Biçimde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunması İçin Prensipler Bütünü

Herhangi bir Biçimde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunması İçin Prensipler Bütünü, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilmiştir. Bu prensipler her hangi bir biçimde tutulan veya hap solunan herkesin korunması için uygulanır. TANIMLAR Prensipler Bütününün amaçları bakımından: a) “Gözaltına alma”, bir kimseyi suç işlediği iddiasıyla veya bir makamın tasarrufuyla yakalama eylemini; b) “Tutulan kimse”, bir suç nedeniyle mahkum edilme durumu hariç, kişi özgürlüğünden yoksun bırakılan bir kimseyi; c) “Hapsedilen kimse”, bir suçtan mahkum edilmesi nedeniyle kişi özgürlüğünden yoksun bırakılan bir kimseyi; d) “Tutma”, yukarıda tanımlanan kişinin tutulmuş olma durumunu; e) “Hapsetme”, yukarıda tanımlanan …

Devamını oku »

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilmiştir.  Başlangıç İnsanlık ailesinin bütün üyelerinin doğal yapısındaki onuru ile eşit ve devredilemez haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu, İnsan haklarını göz ardı etmenin ve hor görmenin, insanlığın vicdanında infial uyandıran barbarca eylemlere yol açtığını ve insanların korku ve yoksunluktan kurtulması, konuşma ve inanma özgürlüğüne sahip olacağı bir dünyanın ortaya çıkmasının sıradan insanların en yüksek özlemi olarak ilan edilmiş bulunduğunu, insanın zorbalık ve baskıya karşı son çare olarak başkaldırmak zorunda kalmaması için, insan haklarının hukukun egemenliğiyle korunmasının önemli olduğunu, Uluslar arasında dostça ilişkiler geliştirmenin önemli olduğunu, Birleşmiş Milletler halklarının, Birleşmiş …

Devamını oku »

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Konseyi’ne üye ülkeler tarafından, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin uygulanmamasından kaynaklanan insan hakları ihlallerinin tespiti için 4 Kasım 1950 tarihinde kurulmuş, Türkiye Cumhuriyeti 1987 tarihinden itibaren bireysel başvuru hakkını kabul etmiştir. İkinci Dünya Savaşında 60 milyondan fazla insanın ölümü sonucunda savaşın ardından 26 Haziran 1945‘te San Francisco’da imzalanan Birleşmiş Milletler Ana Sözleşmesi’nde insan haklarına vurgu yapılmış ancak BM İnsan Hakları Bildirgesi, insan haklarının çiğnenmesi durumunda uluslararası korumanın nasıl gerçekleşeceğini saptamamış, bireysel başvuru yöntemine ilişkin kurumsal bir çözüm getirmemiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2. Dünya Savaşından sonra oluşmuş,  Avrupa Konseyi’nin girişimleri sonucu 4 Kasım 1950’de Roma’da imzalanan Avrupa …

Devamını oku »

Su Hakkı

Su Hakkı ve Su Hukukuna ilişkin temel normlar Roma Hukuku döneminde oluşturulmuş, toprağın üstünde ve altındaki su, toprak mülkiyetinden ayrı düşünülmemiş, mülkiyet hakkının parçası olarak kabul görmüş, sular toprağın ayrılmaz bir parçası sayılmış, suya sahip olmak için toprağa sahip olmak yeterli görülmüş ancak akarsular özel mülkiyetin dışında bırakılmıştır. Roma Hukukundaki düzenlemeler Avrupa toplumlarının ve Medeni Yasayı iktibas eden Türk Hukukunun teorik omurgasını oluşturmuştur. Osmanlı dönemi su hukuku devlet merkezli ve İslam anlayışına göre devletçi bir yapı arz etmiştir. Batı hukukunun ilk etkilerini gösterdiği dönemin yasası olan Mecelle sulardan herkesin yararlanabileceği ilkesini getirmiş, 1924 Anayasası suların kullanma biçimi hakkında kural koymamış, 1961 Anayasası  …

Devamını oku »

Oktay UYGUN

Prof. Dr. Oktay UYGUN 1963 yılında Trabzon’da doğmuştur. 1985 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni biten Uygun mezun olduğu aynı okulda 1986’da Genel Kamu Hukuku Anabilim Dalında Araştırma Görevlisi olarak çalışmaya başlamış,1987 yılında Yüksek Lisans derecesi almıştır. Uygun,1991 yılında doktora derecesini almış 1992 yılında ise Yardımcı Doçent olarak öğretim üyeliği görevine atanmıştır. Aynı yıl Doçentlik tezi çalışması olan federal devlet sistemini araştırmak için altı ay süreyle McGill Üniversitesi’nde (Montreal, Kanada) bilimsel çalışmalarda bulunmuş, 1995 yılında Doçent unvanını almıştır. Oktay Uygun, 2005 yılında Genel Kamu Hukuku Anabilim Dalında Profesör olmuş, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘ndeki akademik kariyer sonunda bu fakülteden emekli olmuştur. Uygun, 1999-2001 yıllarında İstanbul …

Devamını oku »

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü

Temel hak ve özgürlükler alanındaki belgelerin anayasası olarak nitelendirilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin imzalandığı 10 Aralık günü dünya genelinde insan haklarının korunması ve güvence altına alınması hususunda insanların bilgilendirilmesi, insan hakları bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla Evrensel Bildirgenin kabul edilişinin yıl dönümünde, 1950’den itibaren bütün dünyada İnsan Hakları Günü olarak kutlanmaktadır. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu 1946 yılında insan haklarının geliştirilmesi amacıyla oluşturulmuştur. Çağdaş insan hakları anlayışını kuracak ve tüm üye devletler ortak standartları içeren üst norma duyulan ihtiyacı gidermek üzere bir metin ihtiyacı ortaya çıkmış ve Komisyon, öncelikli çalışma konusu olarak uluslararası bir belgenin hazırlanmasını kararlaştırmıştır. …

Devamını oku »

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER PEKİN DEKLARASYONU (Dünya Kadın Konferansı)

Kadın ve erkeklerin eşit haklarına ve doğuştan değerli olduklarına ve Birleşmiş Milletler Kuruluş Yasası’nda kabul edilen diğer karar ve ilkelere, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne ve diğer uluslararası İnsan Hakları Belgeleri’ne, özellikle Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne, Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması

Devamını oku »

Din veya İnanca Dayalı Her Türlü Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılığın Kaldırılması Bildirgesi

Din veya İnanca Dayalı Her Türlü Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılığın Kaldırılması Bildirgesi, 25 Kasım 1981 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilmiştir. Din veya İnanca Dayalı Her Türlü Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılığın Kaldırılması Bildirgesi  Genel Kurul; Tüm insanların niteliğinde bulunan onur ve eşitliğin Birleşmiş Milletler Antlaşmasının temel ilkesinden biri olduğunu ve tüm Üye Devletlerin Örgütle işbirliği içinde ırk, cinsiyet, dil ve din ayrımı gözetmeksizin herkes için insan hakları ve temel özgürlüklerin evrensel olarak saygı görüp gözetilmesini geliştirip özendirmek üzere birlikte ve ayrı ayrı eylemde bulunmaya söz verdiklerini göz önünde bulundurarak, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin ve İnsan Hakları Uluslararası Sözleşmelerinin yasa önünde ayrım gözetilmemesi ve …

Devamını oku »

Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme

Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 21 Aralık 1965 tarihli kararıyla kabul edilmiş ve 4 Ocak 1969 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye, Sözleşme’yi 13 Ekim 1972 tarihinde imzalamış, sözleşmenin onaylanmasını uygun bulan 3 Nisan 2002 tarih ve 4750 sayılı Kanun, 9 Nisan 2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşmesinin onaylanmasına ilişkin 13 Mayıs 2002 tarihli ve 2002/4171 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve resmi Türkçe çeviri, 16 Haziran 2002 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Sözleşmenin onay belgeleri 16 Eylül 2002 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’ne tevdi edilmiş; …

Devamını oku »

Çocuk Hakları Beyannamesi

Cenevre Çocuk Hakları Beyannamesi, diğer adıyla Çocuk Hakları Bildirgesi 1924 yılında Milletlerarası Çocuklara Yardım Birliği tarafından yayınlanmıştır. Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi, uluslararası alanda çocukların korunmasına yönelik yapılan ilk sözleşmedir. Cenevre Bildirgesi’nde; çocukların doğal biçimde gelişmesine olanak sağlanması, aç çocukların beslenmesi, hasta çocukların tedavi edilmesi, terk edilmiş çocukların korunması, felaket anında yardımın öncelikle çocuğa yapılması, çocukların her türlü istismara karşı korunması ve kardeşlik duyguları içinde eğitilmeleri gerektiği belirtilmiştir. Bu kongreler Balkan ülkeleri ile sınırlı olmasına karşın bu alanda gerçekleştirilen evrensel çalışmalara öncülük etmişlerdir. 1924 yılında Milletler Cemiyeti çocuk haklarına ilişkin beş maddeyi yayınlamış ve bildirge, 1928 yılında Atatürk tarafından imzalanmıştır. Daha sonra Balkan ülkelerinin çocukları koruma kuruluşlarının işbirliği sonunda 5-9 Nisan 1936 tarihinde Türkiye’nin …

Devamını oku »

İoanna Kuçuradi

Türkiye Felsefe Kurumu‘nun başkanıdır.  4 Ekim 1936’da İstanbul’da doğdu. Kuçuradi, İlköğrenimini İstanbul Merkez Rum Ortaokulu’nda, ortaöğrenimini ise Zapyon Rum Kız Lisesi’nde yaptı. 1954’te girdiği İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünden 1959 yılında mezun oldu. Aynı yıl Takiyettin Mengüşoğlu’nun asistanı olarak bu bölümde göreve başladı. 1954’te Zapyon Kız Lisesi’ni, 1959’da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. 1965’te hazırladığı “Schopenhauer ve Nietzsche’de İnsan Problemi” adlı çalışma ile doktorasını tamamladı. 1965-1968 arasında Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde görev yaptı. 1970’te “İnsan Felsefesi Bakımından Değer Problemi” adlı teziyle doçent; 1978’de ise “Aristoteles’in Ousia’sı ve Substans Kavramı” adlı çalışmasıyla profesör oldu. 1965-68 yıllarında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Felsefe ve Latince …

Devamını oku »

Avrupa Konseyi

Avrupa Konseyi (AK), İkinci Dünya Savaşı’ndan büyük maddi ve manevi kayıpla çıkan Avrupa’da, halklar arasında uzlaşmayı sağlamak ve kıtada süregelen gerginlik ve çatışmanın yerine, ortak kurumlar, standartlar ve sözleşmelere dayalı güven ve işbirliği ortamı tesis etmek amacıyla kurulmuştur. Örgütün Amacı: Avrupa Konseyi (AK)’nin amaçları, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve çoğulcu demokrasi ilkelerini korumak ve güçlendirmek; azınlıklar, ırkçılık, hoşgörüsüzlük ve yabancı düşmanlığı, sosyal dışlanma, uyuşturucu madde ve çevre konularındaki sorunlara çözüm aramak; Avrupa kültürel benliğinin oluşmasına ve gelişmesine katkıda bulunmak olarak özetlenebilir. Tarihçe: Avrupa Konseyi, 1948 yılında hükümetleri temsilen AK Bakanlar Komitesi’nin ve parlamenter kanadı temsilen o dönemdeki adıyla Avrupa Konseyi …

Devamını oku »

Bahri Savcı

Bahri Savcı

1914 yılında Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde doğdu. İstanbul Erkek Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden (SBF) 1936 yılında mezun olduktan sonra çeşitli memuriyetlerde bulunan Prof.Dr. Bahri Savcı 1942 yılında asistan olarak girdiği SBF’de 1954 yılında profesör oldu. 1961 Anayasasını hazırlamakla görevli Kurucu Meclis‘in Temsilciler Meclisi‘ne üye seçilen ve Anayasa Komisyonu‘nda görev alan Prof.Dr. Savcı, Türkiye Öğretmen Dernekleri Milli Federasyonu’na başkanlık etti. Türk kamuoyuna insan hakları kavramını tanıtmada öncülük eden kişilerden biri olan Prof. Dr. Savcı, SBF’de İnsan Hakları Merkezi’nin kurulmasına da önayak oldu. 12 Mart Dönemi‘nde TRT’de yapılan bir açık oturumda direnme hakkına ilişkin sözleri üzerine gözaltına alınarak 1 ay tutuklu kaldı. …

Devamını oku »

Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirisi

 “Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirisi”, dünya tarihinde önemli bir yeri olan 1789 tarihli (Declaration des droits de l’homme et du citoyen) Yurttaş ve İnsan Hakları Bildirisi’nde kadın yurttaşların gözardı edildiğinin farkedilmesi nedeniyle 1791 tarihinde Fransız Devrimine destek vermiş devrimci kadınlar tarafından hazırlanmıştır. Bilindiği gibi, her insanın eşit ve özgür “yurttaş” olarak haklardan yararlanmasını sağlamak ve kralın mutlak yetkilerine ve baskıya karşı çıkmak amacıyla başlatılan Fransız Devrimi sonucunda, “Yurttaş ve İnsan Hakları Bildirisi” yayınlanmış, tüm yurttaşların doğuştan özgür ve eşit oldukları kabul edilmiştir. Kadınların tarihinde önemli bir gelişmeye ışık tutan Fransız Devrimi herkese “eşitlik, özgürlük, kardeşlik” vaad ettiği halde, devrimci kadınlar …

Devamını oku »

Marguerite Porete

Marguerite Porete, 1255 – 1320 yılları arasında Fransa’da yaşamıştır. Fransa’da yaşayan Marguerite Porete mistisizm akımının temsilcilerindendir. “Yalın Ruhun Aynası” isimli eserinde, ruhun tamamen özgür olması gerektiğini savunmuştur. Bu bakımdan kiliseden ve ruhban sınıftan koparak Tanrı ile bireysel bir ilişki kurulması gerektiğini öne sürmüştür. Dinî açıdan sapkınlık suçlaması neticesinde, yakılarak öldürülmüştür.

Devamını oku »

İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesi

İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesi 4 Kasım 1950’de Roma’da imzalanmıştır. Kısa adıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, insan haklarının korunmasını ve geliştirilmesini amaç edinir. AİHS hazırlık aşamasında Avrupa’daki demokratik rejimlerin devam ettirilmesi açısından gerekli olan asgari hak ve özgürlükleri güvenceye alarak işe başlamış, zamanla insan hakları listesini genişletmiştir. AİHS ekonomik, sosyal ve kültürel haklardan çok sivil ve politik hakların korunmasına öncelik vermiştir. Bu sözleşmeyi sosyal ve ekonomik hakları içeren ‘Avrupa Sosyal Şartı’ izlemiştir. Türkiye 10 Mart 1954’te sözleşmeyi onaylamış, 28 Ocak 1987’de de bireysel başvuru hakkını tanımıştır. Mahkemenin zorunlu yargı yetkisini ise 28 Ocak 1990’da kabul etmiştir. AİHS, 45 …

Devamını oku »

Türkiye Felsefe Kurumu

Türkiye Felsefe Kurumu 1974 yılında kuruldu. Kuruluş amaçları, kişinin yaşamında ve kamu hayatında felsefi bilgiye olan ihtiyacın farkına varılmasına katkıda bulunmak, Türkiye’de felsefeyi dört duvarın dışına çıkararak toplumsal işlevini görmesine yardımcı olmak, uluslararası çalışmalar yapmak ve Türkiye’de yapılan çalışmaları dünya düzeyinde tanıtmak gibi amaçlardır. Bu amaçları gerçekleştirmek için Kurum, 1974’ten bu yana ulusal ve uluslararası seminerler düzenlemekte, çeşitli aralıklarla felsefe eğitimiyle ilgili toplantılar gerçekleştirmekte ve yayın yapmaktadır. Kurumun 1994 yılına kadar yaptığı çalışmaların bir dökümü, Arslan Kaynardağ’ın Türkiye’de Felsefenin Kurumsallaşması ve Türkiye Felsefe Kurumu  başlıklı kitabında bulunabilir. Kurum, Bakanlar Kurulunun 28.10.1997 tarihli kararıyla, kamu yararına çalışan dernekler arasında yerini almıştır. …

Devamını oku »

Dava Hakkı

Bireyler arasında, özel hukuk tüzel kişileri arasında yada bunlarla devlet organları arsında ortaya çıkması muhtemel her türlü hukuki sorunun yetki ve bağımsız yargı mercileri tarafından görülmesi garantisi veren Anayasal bir haktır. Yasaların önceden öngördüğü usul ve esaslara uygun olmak koşuluyla her türlü konu dava konusu edilebilir. Hak arama yolları konusunda zamanında yaptıkları başvurulardan ve açtıkları davalardan sonra yurttaşlara ek külfet getirmek anayasada güvence altına alınan hak arama özgürlüğüne aykırıdır. Görevsiz bir merci yada mahkemeye dahi olsa başvuruda bulunan yurttaşın davası ve müracaatı ilgili merci, makam ve mahkemeye intikal ettirilerek çözümlenmeli ve karara bağlanmalıdır. Hukuk kültürünün yaygınlaşması ve hakkın teslimi bağlamında yerleşik uygulamaların oluşması dava hakkının doğru ve yerinde kullanımına bağlıdır.

Devamını oku »