Yeni
Ana Sayfa » Etiket Arşivler: roma hukuku

Etiket Arşivler: roma hukuku

Roma Hukukundan Günümüze Önemli Sözler

A verbis legis non est recedendum – Kanunun lafzından uzaklaşılmamalıdır, Abrogata lege abrogante non reviviscit lex abrogata – Bir kanun ilga edildikten sonra, önceki kanun kendiliğinden yürürlüğe girmez Absoluta sententia expositore non indiget – Mükemmel ve mutlak bir hüküm yorumcu gerektirmez Actori incumbit onus probandi – İspat yükü davacıya aittir Ad quaestionem facti non respondent iudices; ad quaestionem legis non respondent iuratores – Hakimler, vakıalara ilişkin meselelere cevap vermez; yeminliler – bilirkişiler, jüri – hukuki meselelere cevap vermez Ames iudicio, non amore iudices – Hüküm sevgi ile verilmeli, fakat sevgiden hareketle verilmemelidir Argumenta non sunt numeranda, sed ponderanda – Deliller sayılmaz, tartılır …

Devamını oku »

Klasik Roma Hukukunda Dos’un Tesisi

Klasik Roma Hukukunda Dos'un Tesisi

Klasik Roma Hukukunda Dos’un Tesisi isimli eser Roma Hukuku Profesörü Mehmet Kudret Ayiter tarafından 1958 yılında yazılmıştır. Eser, 250 sayfadan oluşmaktadır. Dos Kavramı Roma Hukukunda ‘Dos’; kadının evlilik nedeniyle kocanın mülkiyetine getirdiği mamelektir. Taraflar arasındaki evlilik nedeniyle oluşacak masraf ve giderlere katkıda bulunmak amacıyla kadın tarafından kocaya verilen mamelek dos’tur. Dos tesisi koşullarının belirlenmesinde, nişanlanma ve evlilik hakkındaki hükümlerin birlikte tartışılması zaruret arz etmektedir. Dos olarak tesis olunabilecek malların belirlenmesi, Roma Hukuku sistemindeki mal çeşitleri ve bu mallara uygulanan hukuki rejimler ile mülkiyet ve zilyetlik kavramlarının irdelenmesini gerektirmektedir. Evliliğin geçerli olup olmadığı Dos’un tesisi bakımından önemlidir. Klasik Roma Hukukunda Dos’un Tesisi  Klasik …

Devamını oku »

Abusus non tollit usum

Abusus non tollit usum

Abusus non tollit usum, Roma Hukukundan günümüze ulaşmış Latince deyimlerdendir. Bir şeyin yanlış kullanılması onun doğru kullanılamayacağı anlamına gelmez ve suiistimal düzgün kullanmayı iptal ettirmez. Bir şey suistimal edilince onun düzgün kullanımını etkilememelidir. Bir hakkın kötüye kullanılması, onun doğru kullanımını ortadan kaldırmak için yeterli ve geçerli bir argüman değildir. Abusus non tollit usum, kötüye kullanımı önlemek için alınacak tedbirlerin o hakkın kullanılmasını yasaklamayı gerektirmemesini ifade etmektedir. Bir eylem, olgu ve olaydan birilerinin zarar görmesi ondan istifade edenlerin istifade etme hakkını ortadan kaldırmaz. Herhangi bir inanç, doktrin, kural ve bakış açısı çarpıtılabilme ve kötüye kullanılabilme özelliği taşıması nedeniyle tümden zararlı addedilemez. …

Devamını oku »

Latince Deyimler

Latince Deyimler – Roma Hukuku A bene placito Memnun edilmiş birinden A bove ante, ab asino retro, a stulto undique caveto Öküzün önünde, eşeğin arkasında, aptalın her tarafında hazırlıklı ol Ab ovo usque ad mala Yumurtadan elmalara (Baştan sona anlamında: Romalıların geleneksel yemek sırasından esinlenerek, Horatius, Satir 1.3) Absentem lædit, qui cum ebrio litigat Sarhoşla kavga eden, yerinde olmayan birini döver (Publius Syrus, Sentences) Ab uno disce omnes Bir şeyden herşeyi öğren (Bir tek örnekle ya da gözlemle çıkarımlarda bulunulabileceği anlatılır, Virgilius, Aeneid) Abusus non tollit usum Suistimal düzgün kullanmayı iptal ettirmez. Bir şey suistimal edilince onun düzgün kullanımını etkilememelidir. Ab imo …

Devamını oku »

Ceza Hukukunda Actiones Liberae in Causa Kuramı

“Ceza Hukukunda Actiones Liberae in Causa Kuramı” isimli eser Avukat Dr. Ayşe Özge Atalay tarafından yazılmış ve On İki Levha Yayıncılık tarafından 2019 yılı Mart ayında basılmıştır. Ceza Hukukunda Actiones Liberae in Causa Kuramı Kitbın arka kapağındaki sunum şu şekildedir: “Ceza hukukunda sorumluluğun temelini oluşturan en önemli ilkelerden biri, suç teşkil eden hareketin gerçekleştirildiği esnada, failin kusur yeteneğine sahip olmasını gerekli kılan eş zamanlılık ilkesi olmaktadır. Ancak kimi zaman, kusur yeteneğinin iradi şekilde ortadan kaldırılıp bir suç işlenmesi ihtimali gerçekleşmekte ve cezalandırılması gereken bir durum oluşmaktadır. Özellikle Alman ceza hukukunda ve genel olarak Kıta Avrupası hukuk sistemine dâhil olan ülkelerde kendisine …

Devamını oku »

Actio libera in causa

Actio libera in causa (Nedeninde serbest hareket), Roma Hukukunun Modern Hukuka kazandırdığı latince hukuk deyimlerindendir. Sebebinde serbest hareketler kuramı olarak da bilinmektedir. Kavram, Kıta Avrupası hukuk sistemindeki ülkelerde kendisine daha çok yer bulmaktadır. Anglo-Sakson hukuk sisteminde voluntary intoxication kavramı ile yakın bir anlamda olan Actio libera in causa, ceza hukuku yanında uluslararası hukukta da kullanılmaktadır. Suç işlemek için kasıtlı olarak ve kendi isteği ile sarhoş olan veya kendi akıl hastalığına neden olan kişinin sarhoşken yada irade yokluğu halindeyken işlediği fiillerden sorumluluk sahibidir. Bu kural, geçici sebeplerin ceza sorumluluğuna etkisi bakımından ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Ceza hukuku kuralları ile muhatap olan kişilerin sorumluğu …

Devamını oku »

Pervin Somer

Prof. Dr. Pervin Somer, 12.10.1961 tarihinde doğmuş, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini 1982 yılında tamamlayarak aynı fakültede özel hukuk alanında yüksek lisans eğitimine başlamış, mezuniyetin ardından hakimlik sınavını kazanarak 1983-1984 yıllarında Adalet Bakanlığı Hakim Adayı olarak görev yapmış ancak 1984 yılında araştırma görevlisi olarak Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde mesleki kariyerine devam etmiştir. Prof. Dr. Pervin Somer, 1985 yılında yüksek lisans tezini “Arsa Payı Karşılığı Kat Yapım Sözleşmesi”  adlı tezi ile tamamlamış ve master derecesi almış, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde doktora eğitimine başlamıştır. Somer, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki doktora eğitimi 1994 yılında tamamlayarak hukuk doktoru unvanını almış ve yardımcı doçent olarak Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesine atanmıştır. …

Devamını oku »

Mehmet Kudret Ayiter

Prof. Dr. Mehmet Kudret Ayiter, 31 Ağustos 1919 tarihinde Dr. Ferid Ayiter ile Alman asıllı Feride Ayiter’in üç çocuğundan ikincisi olarak Göttingen’de dünyaya gelmiştir. Prof. Dr. Mehmet Kudret Ayiter, temel eğitimini İstanbul’da tamamlamış, İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirerek 1937 yılında Ankara’ya taşınmış ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 1940 yılında birincilikle bitirmiş, hukuk fakültesini bitirdikten sonra İkinci Dünya Savaşının devam ettiği yıllarda 2,5 yıl askeri hakimlik yapmıştır. Akademik Yaşamı Prof. Ayiter, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki çalışma hayatına asistan olarak başlamış, 1948-1949 yıllarında hocası Paul Koschaker ile birlikte çalışarak ders notlarını Türkçeye tercüme etmiştir. 1950 yılında Prof. Dr. Andreas Schwarz‘ın yanında medeni hukuk alanındaki doktorasını …

Devamını oku »

Belgin Erdoğmuş

Prof. Dr. Belgin Erdoğmuş, 16.03.1941 tarihinde İstanbul, Beykoz’da doğmuş, ilkokulu Beykoz’da 1952 yılında bitirmiştir. Erdoğmuş, 1960 yılında Avusturya Lisesinden (Sankt George) mezun olmuştur. Erdoğmuş, liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazanmış, fakülteden mezun olduktan sonra 1966 yılında Roma Hukuku kürsüsünde asistan olarak atanarak göreve başlamıştır. Prof. Dr. Belgin Erdoğmuş, 1972 yılında doktorasını tamamlamış, 1977-1979 yılları arasında Tutorat çerçevesinde, İsviçre hükumetinin bursuyla Zürich Hukuk Fakültesi’nde Roma Hukuku dersleri vermiş; 1978 yılında Türkiye’de doçent olmuştur. Erdoğmuş, 1991 yılında profesörlük unvanını kazanmış, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki görevine devam etmiş, beş yıl süreyle İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde dekan yardımcılığı görevini yürütmüştür. Erdoğmuş, 1998 yılında emekli …

Devamını oku »

Praetor Beyannameleri

Praetor Beyannamesi (Edictum praetoris) Roma Hukuku‘nun günümüze ulaşmış en önemli unsurlarından biridir. Roma’da, Cumhuriyet döneminin başlarında bir yurttaş hakkını ileri sürmek için dava açmak istediği takdirde konsüle başvurmak ve talebini teamül tarafından öngörülen ya da XII Levha Kanunu’nda yazılı bulunan belirli bir usule bağlamak zorundadır ve bu sisteme “kanun davaları” (legis actiones) usulü denilmektedir. Davacı bu minval üzere önde gelen yurttaşlar arasından bir hâkim tayin etmesi için öncelikle üst düzey bir magistra’ya başvurmak durumundadır. Davacının ayrıca kanunun öngördüğü bir davaya atıfta bulunması gerekmektedir. Zira talebin kanun davalarından birine tekabül etmemesi halinde yargılama gerçekleşmemektedir ve “dava yoksa, yargılama da yoktur.” Praetorlar  …

Devamını oku »

XII Levha Kanunları

XII Levha Kanunları(Lex Duodecim Tabularum) Roma’nın hukuk abidelerinin ilki ve en prestijlisidir. XII Levha Kanunu Roma yurttaşlarına (cives) mahsus hukuku ifade eden ius civile’nin temelini oluşturmuştur. Kanunun hazırlanması bir pleb tribünü olan Caius Terentilius Harsa’nın konsüllerin siyasî iktidarının (imperium) sınırlarının kanunen tespit edilmesi ve bu surette plebler dâhil olmak üzere tüm yurttaşların haklarının tanınması ve teminat altına alınması için M.Ö. 462 yılından itibaren yürüttüğü siyasî bir kampanya sonucunda gerçekleşmiştir. XII Levha Kanunlarının Yazılış Süreci XII Levha Kanunları, Roma toplumundaki Patrici (soylular) ve Pleb (halk) arasındaki sınıf mücadelesinin sonucucunda ortaya çıkmıştır. Patrici`ler, örf ve adetlerin yazıya geçirilmesine, uzun bir zaman karşı koymuşlardır. Patriciler birkaç yıl direndikten …

Devamını oku »

Senatus Consultum Velleianum

Senatus Consultum Velleianum asırlar boyunca kadim Avrupa’nın hukukçuları tarafından en sık zikredilen Roma Hukuku metinlerinden biri olmuştur. Senatoya Marcus Silanus ve Velleius Tutor adlı iki consul tarafından teklif edilen bu metin başkası lehine kefil olmasını (intercedere pro alio) yasaklayarak kadının malvarlığını korumayı amaçlamaktaydı. Roma döneminde aile kurumu ele alındığında günümüzde bilinen çekirdek aile yapılanmasından çok daha farklı türde bir aile yapısı bulunduğu görülmektedir. Roma’da aile, babaerkil ve çok geniş bir yapıdadır. O dönemde birçok tolumda olduğu gibi Roma’da da aile, geniş bir yapıdır ve bu ailenin içine anne, baba, çocukların yanında büyük baba, büyük anne, amcalar, halalar, dayılar, teyzeler, onların …

Devamını oku »

Kıta Avrupası Hukuk Sistemi

Kıta Avrupası Hukuk Sistemi, diğer adıyla Kara Avrupası Hukuk Sistemi, kaynağını Roma Hukukundan almaktadır.  Roma Hukuku, İsviçre gibi bütün Avrupa ülkelerinin hukuklarını etkilemiş, Avrupa Hukukunun oluşmasına da temel olmuştur.  Kıta Avrupası Hukuku, Anglosakson Hukuk Sisteminden farklı olarak yazılı hukuk kurallarına ve kodifikasyona dayanmaktadır.

Devamını oku »

Jurisprudence/Jurisprudent

Roma hukuku ile Medeni Hukuk arasında kuvvetli bağlar bulunmaktadır. Bu iki hukuk arasında köprüler kurabilecek ve yabancı bir sistem olarak görülen Roma hukukuna kapılar açmak çağdaş hukukçular için zorunluluktur. Romalı hukukçular, hukuki sorunları ve olaylar derinlemesine incelemekte, bunları belli bir metodoloji çerçevesinde yorumlayarak hayatın karışık olaylarına uyabilecek hukuk kurallarını, hakkaniyet ve adalet duygularından da esinlenerek kodifikasyona tabi tutmaktaydılar.  Ulaşılan çözüm yolları açık bir şekilde yazılmakta ve ilan edilmekteydi. Bu hukuki çabayı gösterenlere Jurisprudent, ulaşılan hukuki çözümlere ise Jurisprudence denmekteydi.  Kavram : Kıta Avrupası ve Anglo Sakson hukukunda jurisprudence kavramı çok değişik anlamlara gelmektedir.  1.felsefe, bilim ve yoruma dayalı hukuk ve kararların incelenmesi, 2.hakların …

Devamını oku »

Praetor

Preator, Eski Roma’da yurttaşlar arasındaki hukuki anlaşmazlıkları çözen yargıç ve idareci konumundaki görevlidir. Praetorlar, çıkan uyuşmazlıklar sonucunda yapılan yargılamalarda verdikleri hükümler ile bağlayıcı içtihatlar oluşturmuş; ihtiyaç oldukça yeni davalar yaratarak hukuku söylemenin yeni tarzlarını geliştirmiş, kendilerini çevreleyen meslek hukukçularının (jurisprudent) yardımıyla, bir “formula” oluşturmuşlar ve Roma Hukukunun günümüze ulaşan en önemli kaynaklarından birini oluşturmuşlardır. Formula, Praetor’un hâkimi atarken, uygun bir kanun hükmünün bulunmaması halinde, ona ihtilâfı ne şekilde çözebileceğini gösterdiği bir tür küçük programdır. Praetor, sürekli bir hukuk yaratma süreci içerisinde bulunmuştur. Bu süreç, Cumhuriyet döneminin son iki yüzyılında ve İmparatorluk döneminin başlarında Roma hukukunun başlıca yaratıcı kaynağı olmuştur. Ancak …

Devamını oku »

Roma Hukuku

Roma Hukuku, derinliği ve büyük bir coğrafyaya hükmetmesi nedeniyle dünya hukuk kültürüne büyük etkide bulunmuştur. M.Ö. 753’de bir şehir devleti olarak kurulan Roma M.Ö. 50’lerde bir dünya imparatorluğu (Imperium Romanum) haline gelmiş, büyük bir coğrafyada uygulanan hukuk sistemine sahip olmuştur. Modern anlamdaki Cumhuriyet rejiminin esin kaynağı olan res publica döneminde (M.Ö. 509-M.Ö. 27) Roma Devleti, tarım toplumundan ticaret toplumuna, şehir devletinden imparatorluk devletine evrilmiştir. Res publica’nın son dönemlerinde sosyal, siyasal, ekonomik sıkıntılar ve iç savaşlar yaşanmış ve cumhuriyet yönetiminin ardından monarşi dönemi başlamıştır. M.Ö. 27’de Octavius’un başa geçmesiyle 200 yıl süren Roma Barışı (Pax Romana) dönemi başlamıştır. Bu dönemde başa …

Devamını oku »