Ara
Generic filters
Exact matches only
Filter by Custom Post Type
Ana Sayfa / Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi / Türkiye’de Kadın Haklarının Serüveni
Cumhuriyet Devrimleri

Türkiye’de Kadın Haklarının Serüveni

Cinsiyet ayırmaksızın bütün çocuklara eşit miras hakkı tanıyan 7 Cemaziyülevvel 1263/23 Nisan 1847 tarihli İrade-i Seniyye ile babanın arazisinde intikal hakkı kız çocuklara da tanınmış ve bu tarihten itibaren babanın arazisinde erkek ve kız çocukların eşit intikal hakkına sahip oldukları kabul edilmiş,1856 yılında Osmanlı topraklarında kadınların köle ve cariye olarak alınıp satılmaları yasaklanmıştır. 1869’da yayımlanan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi’yle kız ve erkek çocuklarına yasal zorunluluk getirilmiş, 1876’da ilan edilen Kanunu Esasi ile kız ve erkekler için ilköğretim zorunlu hale gelmiştir. Tanzimat Fermanı ve Islahat Fermanı‘nın etkisiyle, 871 yılında Hukuk-ı Aile Kararnamesi çıkarıldı ve evlilik sözleşmelerinin resmi memur eşliğinde yapılması zorunlu kılınmış, evlenme yaşı erkeklerde 18, kadınlarda ise 17 olarak belirlenerek zorla evlendirmelerin geçersiz sayılası kabul edilmiştir. Kadınlar ilk olarak ‘ücretli işçi’ statüsüyle 1897 yılında çalışma hayatına girmişler 1913 yılında ise devlet memuru olarak çalışmaya başlamışlardır. 

Kadınların belediye seçimlerinde seçme ve aday olma hakkı 1930 yılında yapılan ve 1580 Sayılı Belediye Kanununun 59. maddesine göre çıkarılan Belediye meclislerinin çalışma usulüne dair talimatname sonucunda kullanmaya başladılar. Kadınlar siyasal haklarını ilk kez 1930 yılındaki Belediye seçimlerinde kullandılar. 5 Aralık 1934 yılında 1924 Anayasasında ve Seçim Kanununda yapılan yasa değişikliği ile kadınların ilk kez oy kullanmasının ve aday olabilmesinin önü açılmış, yürürlüğe giren son yasayla Teşkilat-ı Esasiye Kanununun 10 ve 11. maddeleri değiştirilerek  kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Türkiye, Fransa’dan Fransa ve İtalya’dan 11, Romanya’dan 12, Bulgaristan’dan 13, Belçika’dan 14, İsviçre’den ise 36 yıl önce kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımıştı. Türkiye’de kadınların katıldığı ilk genel seçimleri, 8 Şubat 1935 yılında yapılan TBMM 5. dönem seçimleridir. Bu seçimlerde 17 kadın milletvekili TBMM’ye giriştir.

Cumhuriyet İnkılaplarının en önemlilerinden olan ve 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun sonucunda, birden fazla kadınla evlenme kaldırılmış, evlenme akdinin, iki ergin şahit huzurunda, resmi nikah memuru önünde yapılması esası kabul edilmiş, resmi olmayan nikah geçersiz sayılmış, evlenmede kadın ve erkek için yaş sınırı getirilerek çok küçük yaşta evlenmeler kaldırılmıştır. Velilerin kızları adına evlenme akdi düzenlemeleri yasaklanmış, temsilci yoluyla evlenme kaldırılmıştır. Şeriata göre boşanma yetkisi kocaya tanınmışken ve koca boşanma kararını eşine bir vekil aracılığı ile de bildirebilirken tek taraflı boşanma kaldırılmış ve vekil ile bildirme de yasaklanmıştır. Boşanma konusunda erkeğe tanınan haklar aynen kadına da tanınmış, keyfilik kaldırılmış, boşanma halinde, kadının ve çocuğun haklarını güvence altına alacak hükümler getirilmiş, evli kadının ekonomik haklarını daha iyi koruyan esaslar kabul edilmiştir. Miras hukukunda cinsiyet ayrımı kaldırılarak kadın ve erkek arasında eşitlik sağlanmıştır.

1966 yılında, kadın ve erkek işçiler arasında ücret eşitliğini sağlayan ILO sözleşmesi TBMM tarafından onaylanmıştır. 1990 yılında kadınların çalışmasını kocalarının iznine bağlayan Medeni Kanun’un 159. maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. 1997 yılında, kadının evlendikten sonra kendi soy adını da kullanabilmesi için Medeni Kanun’un 153. maddesinde değişik yapılmıştır. Yeni Türk Ceza Kanunu ile modern hukuk ile paralel düzenlemeler getirilmiştir. 

5 Aralık günü Kadın Hakları Günü olarak kutlanmaktadır.

Bunu okudunuz mu?

Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme

Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme, Avrupa Konseyi tarafından 1 Şubat 1995 tarihinde kabul edilmiştir. Avrupa …