Yeni
Ana Sayfa » Hukukbook » Arap İnsan Hakları Şartı – 1994

Arap İnsan Hakları Şartı – 1994

Arap İnsan Hakları Şartı (Arab Charter on Human Rights) Arap Devletleri Birliği tarafından 1994 yılında kabul edilmiş, bu sözleşme uygulamaya girememiş ancak 23 Mayıs 2004 yılında kabul edilen yeni şart(Arap İnsan Hakları Sözleşmesi) 15 Mart 2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 1994 yılında kabul edilen metinin Türkçe’ye çevirisi Yrd. Doç.Dr. Ayhan Ceylan tarafından yapılmıştır. 

Arap Devletleri Birliği 22 Mart 1945’te Arap Devletleri Birliği (Leage of Arab States)’ni kurulmuş, Batı’da zamanla gelişen insan hakları uygulamalarından etkilenmiş ve Dışişleri Bakanlarından oluşan Birlik Konseyi, 3 Eylül 1968’de Arap İnsan Hakları Komisyonu’nu kurmuş, 1969 yılında, insan hakları konusunda bir sözleşme hazırlanması gündeme gelmiştir. Konsey, 1971 yılında bir taslak metin hazırlamak için uzmanlar komitesi kurmuş, bu komite, 1971 yılında Kahire’de toplanmış ve Arap İnsan Hakları Sözleşmesi (ArİHS) Taslağı hazırlanmış, bu taslak 1994 tarihinde imzaya açılmış ancak yürürlüğe girememiştir. Arap Birliği Şartı’nın güncellenmiş versiyonu, 2004 yılında kabul edilerek 2008’de yürürlüğe girebilmiştir.

Arap İnsan Hakları Şartı; BM Şartıİnsan Hakları Evrensel BeyannamesiUluslararası İnsan Hakları Sözleşmeleri ve İslam’da İnsan Hakları Kahire Bildirgesi‘ni temel alarak; kişilerin özgürlüğü ve güvenliği, yasa önünde eşitlik, kişilerin işkenceden korunması, özel mülkiyet hakkı, dini kurallara uyma özgürlüğü ve barışçıl toplanma özgürlüğü dahil olmak üzere insan haklarını temin etme imkanı getirmiştir.

Arap İnsan Hakları Şartı – 1994

Önsöz

Arap Devletleri Birliği’nde üye Arap Devletleri Hükümetleri,

Allahın, Arap vatanını, dinlerin beşiği ve hürriyet, adalet ve güvenliğe dayalı onurlu bir hayat içerisinde haklarını temin eden medeniyetler yurdu kılmakla şereflendirdiği günden beri, Arap milletinin insanın saygınlığına olan inancından yola çıkarak,

İslam ve diğer semavi dinlerce de pekiştirilen ebedi ilkeleri, insanlar arasında kardeşlik ve eşitlik içinde gerçeğe dönüştürerek,

Uzun tarihi boyunca pekiştirdiği; bilgi, kültür ve hikmet elde etmek isteyen yerleşik halk ve araştırmacılar için, doğu ve batıda, ilim merkezlerinin yayılmasında büyük rolü olan insanî kıymet ve değerlerle övünerek,

Arap vatanı var oldukça, bir baştan öbür uca bir araya gelerek, inancını koruyarak, birliğine inanarak, milletlerin kendi geleceğini belirleme ve zenginliklerini koruma hakkını savunmakla hürriyet mücadelesi vererek, hukukun egemenliğine inanarak, toplumda asalet ölçüsü olan fırsat eşitliği, adalet ve insan özgürlüğünden yararlanarak,

Dünya barışı için tehdit ve insan hakları için ihlal oluşturan ırkçılık ve siyonizmi reddederek,

İnsan hakları ve dünya barışı arasındaki güçlü bağlantıyı kabul ederek,

Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ve İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, bunun yanında, Birleşmiş Milletler’in; Medeni ve Siyasi Haklar ile Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Haklar üzerine iki uluslararası antlaşması ve İslam’da İnsan Hakları Kahire Bildirisi hükümlerini te’yiden,

Yukarıda ifade edilenleri onaylayarak, aşağıda geçen hususlarda ittifak etmişlerdir:

Birinci Bölüm
Madde-1

a-Tüm halklar, geleceğini belirleme ve doğal kaynakları ve zenginlikleri üzerinde egemenlik hakkına sahiptir. Bu hakka dayanarak, siyasi yapı şeklini serbestçe belirleme ve iktisadi, sosyal ve kültürel gelişimini serbestçe sürdürme özgürlüğüne sahiptir

b-Irkçılık, siyonizm, işgal ve yabancı egemenliği insanlık onuruna meydan okuma ve halkların temel hakları önündeki esas engeldir. Tüm uygulamalarının mahkum edilmesi ve bu uygulamaların ortadan kaldırılmasına gayret edilmesi gerekir.

İkinci Bölüm
Madde-2

Bu sözleşmeye taraf her devlet, topraklarında mevcut ve otoritesine boyun eğen her insanın oradaki hak ve özgürlüklerin tümünden; ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi düşünce, ulusal ve sosyal köken, zenginlik, doğum ve kadın-erkek ayırımı gözetilmeksizin diğer statülerinin, bir ayırım sebebi olmaksızın faydalanma hakkına sahip olacağını taahhüt eder.

Madde-3

a-Bu sözleşmede taraf herhangi bir devlette, mevcut veya kararlaştırılmış temel insan haklarından biri; kanun, ittifaklar veya örfe dayanarak sınırlanamaz. Bu haklara, Sözleşme’de yer verilmemesi veya daha az seviyede yer verilmesi onların bertaraf edilmesi için mazeret teşkil edemez.

b-Bu sözleşmede taraf devletlerden herhangi birisi, mevcut temel özgürlüklerden, bu özgürlüklere daha az seviyede yer veren diğer bir devletin vatandaşlarını müstağni kılamaz.

Madde-4

a-Bu sözleşme gereğince teminat altına alınan hak ve özgürlüklere; kanunla düzenlenen ve milli güvenliği sağlamak ve yerli ekonomiyi düzenlemek, kamu düzeni, kamu sağlığı, ahlak ve diğerlerinin hak ve özgürlüklerini sağlamak için zaruri olanlar dışında sınırlama getirilemez.

b-Millet hayatını tehdit eden genel olağanüstü durumların ortaya çıkması halinde, taraf devletler, halin gerektirdiği zaruret ölçüsünde, bu Sözleşme’deki yükümlülüklerini bertaraf eden önlemler alabilir.

c-Bu sınırlamalar veya bertaraf etmeler, herhangi bir şekilde, işkence yasağı, hakaret, ülkeye dönüş, siyasi sığınma, yargılama, aynı eylemden tekrar yargılanmama ve suç ve cezada kanunilik haklarına ve özel garantilerine dokunamaz ve kapsayıcı olamaz.

Madde-5

Her fert hayat, özgürlük ve kişisel güvenlik hakkına sahiptir. Kanun bu hakları korur.

Madde-6

Kanunsuz suç ve ceza olmaz. Hükmün yayınlanmasından önce yapılmış eylemler cezalandırılamaz. Sanık, lehine olduğunda sonraki düzenlemeden yararlanır.

Madde-7

Sanık, savunması için gerekli teminatlara sahip olduğu kabul edilen bir kanuni yargılamada suçluluğu ispat edilmedikçe suçsuzdur.

Madde-8

Her kişi, özgürlük ve kişisel güvenlik hakkına sahiptir. Yasal dayanak olmaksızın, yakalanamaz, alıkonamaz veya tutuklanamaz. Gecikmeksizin yargı önüne çıkarılması gerekir.

Madde-9

İnsanların tümü yargı önünde eşittir. Dava hakkı devletteki her şahıs için teminat altındadır.

Madde-10

İdam cezasına, ancak önemli derecede ağır suçlarda hükmedilebilir. Her idam mahkumu, af veya cezanın hafifletilmesini talep hakkına sahiptir.

Madde-11

Siyasi bir suçta, idam cezasıyla hükmedilemez.

Madde-12

İdam hükmü, 18 yaşından küçük olana, çocuğunu doğuruncaya kadar hamile kadına ve doğum tarihinden itibaren iki sene geçmedikçe süt anneye uygulanamaz.

Madde-13

a-Taraf devletler, topraklarında yaşayan her insanı, bedeni ve ruhi işkenceye uğramaktan, zalimce, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı muameleye maruz kalmaktan korur. Bunların yasaklanması için etkili tedbirler alırlar. Bu tür uygulamalar ve onlara katılım, cezalandırılması gereken suç olarak kabul edilir.

b-Rızası dışında herhangi bir kişiye, tıbbî ve ilmî deneyler uygulanamaz.

Madde-14

Borç ifası veya sivil yükümlülük nedeniyle çaresizliğe düşen insan hapsedilemez.

Madde-15

Hürriyeti kısıtlayıcı cezadan mahkum olanlara yapılan muamele insani olmalıdır.

Madde-16

Kişi, bir suçtan iki kez yargılanamaz. Kendisine karşı bu tür uygulama yapılanlar, onun hukukiliğine itiraz edebilir ve salıverilmesini isteyebilir. Hukuka aykırı bir şekilde tutuklanma veya alıkonma mağduru olanlar tazminat hakkına sahiptir.

Madde-17

Özel hayat dokunulmazdır. Ona dokunmak suçtur. Bu özel hayat, ailenin özel oluşunu, mesken dokunulmazlığını, yazışmanın gizliliğini ve diğer özel iletişim araçlarıyla gizliliği kapsar.

Madde-18

Hukukî kişilik, her insan için ayrılmaz bir özelliktir.

Madde-19

Halk, iktidarın kaynağıdır. Kanun çerçevesinde kullanmakla, her reşit vatandaş siyasi ehliyete sahiptir.

Madde-20

Ülke topraklarında ikamet eden her fert, kanun sınırları çerçevesinde, taşınma ve ülke topraklarının herhangi bir yerinde ikamet yerini seçme özgürlüğüne sahiptir.

Madde-21

Vatandaşa, keyfi veya kanuna aykırı olarak kendi ülkesi de dahil olmak üzere bir Arap ülkesinden ayrılma yasağı konamaz. Aynı şekilde, belirli bir yerde ikamet yasağı veya ülkesinde belirli bir yerde ikamet zorunluluğu getirilemez.

Madde-22

Vatandaş ülkesinden kovulamaz veya ülkeye dönüşü yasaklanamaz.

Madde-23

Her vatandaş, eziyetten kurtulmak maksadıyla diğer ülkelerden siyasi sığınma isteme hakkına sahiptir. Kamu hakkını ilgilendiren bir adi suçtan kovuşturma geçirenler bu haktan yararlanamaz. Siyasi suçlular teslim edilemez.

Madde-24

Vatandaştan, keyfi olarak aslî vatandaşlığı düşürülemez. Kanuni bir dayanak olmaksızın, diğer bir vatandaşlığı kazanma hakkı inkar olunamaz.

Madde-25

Özel mülkiyet hakkı her vatandaş için teminat altındadır. Hiçbir vatandaş, keyfi olarak veya kanuna aykırı bir şekilde mülkiyetinin tamamından yahut bir kısmından yoksun bırakılamaz.

Madde-26

İnanç, düşünce ve kanaat özgürlüğü her fert için teminat altındadır.

Madde-27

Her dinden fertler, dini törenlerini yerine getirme hakkına sahiptir. Aynı şekilde, diğerlerinin haklarını ihlal etmedikçe, düşüncelerini; ibadet, uygulama ve öğretim yoluyla dile getirme haklarına sahiptirler. Kanunî düzenleme dışında, inanç, düşünce ve kanaat özgürlüğünün yerine getirilmesine herhangi bir sınırlama konulamaz.

Madde-28

Vatandaşlar, barışçı bir şekilde, toplantı ve bir araya gelme özgürlüğüne sahiptir. Bu iki hürriyetin uygulamasına, ancak, milli güvenlik, kamu güvenliği veya diğerlerinin hak ve hürriyetlerini koruma gerekçesiyle sınırlama getirilebilir.

Madde-29

Devlet, kanunun düzenlediği çerçevede, sendika kurma ve grev hakkını teminat altına alır.

Madde-30

Devlet, her vatandaş için, temel hayat gereksinimlerini temin edebileceği, hayat standardı sağlayabilecek çalışma hakkı garanti eder. Aynı şekilde, ona kapsamlı bir sosyal güvenlik hakkı sağlar.

Madde-31

İş seçimi özgürlüğü teminat altındadır. Zorunlu çalışma yasaklanmıştır. Mahkeme kararını uygulama çerçevesinde kişinin bir iş yapmaya zorlanması, zorunlu çalışma kapsamında değerlendirilemez.

Madde-32

Devlet vatandaşlar için, çalışmada fırsat eşitliği, adil ücret, eşit değerdeki işlerde ücret eşitliği sağlar.

Madde-33

Her vatandaş, ülkesindeki kamu görevlerine girme hakkına sahiptir.

Made-34

Cehaletin ortadan kaldırılması zorunlu bir görevdir. Öğretim her vatandaş için haktır. İlköğretim, olabildiğince zorunlu ve ücretsizdir. Orta ve yükseköğretim herkes için kolaylaştırılmıştır.

Madde-35

Vatandaşlar, entellektüel, kültürel, Arap milliyetçiliğiyle övüneceği, insan haklarının kutsandığı, din, ırk ve benzeri ayrımcılık türlerinin reddedildiği, uluslararası işbirliğinin ve dünya barışının desteklendiği bir çevrede yaşama, hakkına sahiptir.

Madde-36

Her fert kültürel hayata katılma, edebi ve sanatsal çalışmalardan yararlanma, fikri, sanatsal ve keşifçi yeteneklerini geliştirmek için kendisine fırsatlar sağlanması hakkına sahiptir.

Madde-37

Azınlıklar, kültürlerinden yararlanma ve dini öğretimlerini takip etme hakkından mahrum edilemez.

Madde-38

a-Aile, toplumun temel birimidir ve korumadan yararlanır.

b-Devlet, aile, annelik, çocukluk ve yaşlılık için ayrıcalıklı bir itina gösterir ve özel koruma sağlar.

Madde-39

Gençler, akli ve bedeni gelişimleri için kendilerine büyük imkanlar verilmesi hakkına sahiptir.

Üçüncü Bölüm
Madde-40

a-Sözleşmede taraf Birlik Meclisi Üyesi Devletler, gizli oylama ile bir İnsan Hakları Uzmanlar Komisyonu seçer.

b-Komisyon, sözleşmede taraf üye devletlerce aday gösterilen yedi üyeden oluşur. İlk komisyon seçimleri sözleşmenin yürürlüğe girişinden altı ay sonra yapılır. Komisyon, aynı devletten birden fazla kişiyi içeremez.

c-Genel sekreter, üye devletlerden, seçim tarihinden iki ay önce adaylarını takdim etmelerini ister.

d-Adayların, komisyonun çalışma sahasında tecrübeli, üstün yeterlilikte bulunmaları; kişisel sıfatlarıyla çalışmaları, tam olarak tarafsız ve dürüst olmaları gerekir.

e-Komisyon üyeleri üç yıllık bir dönem için seçilir. Onlardan üçünün seçimi bir kez daha yenilenir. Dönüşüm ilkesi mümkün olduğunca gözetilerek, bu isimlerin seçimi kura usulüyle belirlenir.

f-Komisyon başkanını seçer. Çalışma usulünü düzenleyen dahili kurallar koyar.

g-Komisyon toplantıları, Birlik Genel Sekreteri’nin davetiyle genel sekreterlik meskeninde yapılır. Çalışma bunu gerektirdiğinde, genel sekreter toplantının bir diğer Arap ülkesinde yapılmasını uygun görebilir.

Madde-41

1.Taraf devletler, İnsan Hakları Uzmanlar Komisyonu’na raporlarını aşağıdaki şekillerde sunarlar:

a-Sözleşme’nin yürürlük tarihinden altı ay sonra ilk rapor,

b-Her üç yılda periyodik rapor,

c-Komisyonun soruşturmaları üzerine, devletlerin cevaplarını içeren raporlar.

2.Komisyon, sözleşmede taraf üye devletlerin sunduğu raporları bu maddenin ilk fıkrası hükümleri uyarınca gözönüne alır.

3.Komisyon, devletlerin görüş ve mülahazalarıyla ekli bir raporu Arap Birliği İnsan Hakları Daimi Komisyonu’na sunar.

Dördüncü Bölüm
Madde-42

a-Arap Devletleri Birliği Genel Sekreteri, bu Sözleşme’yi, Birlik Meclisi onayladıktan sonra, imzalamak, onaylamak veya katılmak üzere üye devletlere sunar.

b-Bu Sözleşme, Arap Devletleri Birliği Genel Sekreterliği’ne, onay belgesinin teslimi veya  yedinci katılım tarihinden iki ay sonra yürürlüğe girer.

Madde-43

Bu sözleşme, Genel Sekreterliğe, onay belgesinin teslimi veya katılma tarihinden iki ay sonra yürürlüğe girmekle, her devlet için bağlayıcı olur. Genel sekreter, üye devletleri, onay belgesinin ulaştırılması ve katılım için uyarır.

Bunu okudunuz mu?

Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi(HFSA)

Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi(HFSA), 1993 yılında Prof. Dr. Hayrettin Ökçesiz tarafından kurulmuştur. Türkiye’de Hukuk …