Yeni
Ana Sayfa » Hukukbook » Atatürk’ün Alaşehir Konuşması

Atatürk’ün Alaşehir Konuşması

Atatürk’ün Alaşehir Konuşması, Batı Anadolu seyahati sırasında, İzmir yollarında, 26 Ocak 1923 tarihinde yapılmıştır. (Bknz: Atatürk’ün Konuşmaları)

Atatürk’ün Alaşehirde Halka Hitaben Yaptığı Konuşma

Hakkımda gösterdiğiniz tezahürattan dolayı beyanı teşekkür ederim. Bir kaç ay evvel buradan geçerken, bu güzel şehrin ateşler içinde bırakıldığını görmüştüm. Bundan hepimiz dilhunuz. Fakat sizin gibi gayur halkın harap, türap olan bu şehri tekrar imar ve ihya edeceğine hepimiz emindik. Bu anda aldığım malumat, bu emniyeti süratle fiil haline geldiğini gösteriyor. Bundan bahtiyarım.
Arkadaşlar!
Şehrimizin Yunan istilası altındaki sefaletini pekala tahattur ediyorsunuz. Ben bu elim hatıraları tekrar etmekle yaralarınızı tazelemek istemem. Yalnız sizi ve bütün milleti felakete sürükleyen esbabı layıkı ile düşündüğümüzden eminim. Yunanlıları İzmir’e çıkaran bittabi sizin arzu ve temayülünüz değildi ve olamazdı. Onların İzmir’e çıkmasına ve memleketimizin daha şarkına ilerlemesine kendi kuvvet ve teşebbüsleri de kafi değildi. Bizi çiğneten bizim başımızda bulunan ve büyük tanıdığımız makamlardı. O Makamlar ki onların saadetine, sıhhatine gece gündüz dua ederdik. Pek kati olarak bilmeniz icabeder ki, bizi halasa isal eden şey o şekli hükümeti yıkarak yerini milletin efkar ve amalini temsil eden bir hükümet tesis etmek olmuştur. O Hükümet Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’dir. Eğer Milletimiz kendi hakimiyetini bila kaydüşart elinde tutan bir hükümet teşkil etmemiş olsaydı bugün istihsal ettiğimiz zaferlerle hiçbir vakit nail olmazdık ve memleketimizde şimdiye kadar Sevr muahedesi tatbik edilecek, bütün millet ecnebilerin kölesi olacaktı.

Arkadaşlar, artık bu felaketli günler gelmeyecektir. Bütün düşmanlarımız bütün cihan anlamıştır ki hakimiyetini pek kıskanç bir surette müdafaa ve muhafaza eden milletimiz memlekete ayak basan düşmanları kovacak ve mahvedecektir. Memleketimizin mamur, milletimizin mesut olması, her ferdin azami fedakarlığı ile hakimiyeti milliyeyi muhafaza etmesiyle kabul olacaktır. Arzumuz haricen İstiklal, dahilen bila kaydüşart hakimiyeti milliyeyi muhafazadan ibarettir.

Hakimiyeti milliyemizin velev bir zerresini haleldar etmek niyetinde bulunanların kafalarını parçalayacağınızdan eminim.

Arkadaşlar, bundan sonra pek mühim zaferlere kavuşacağız. Fakat bu zafer süngü zaferi değil iktisat, ilim ve irfan zaferleri olacaktır. Ordumuzun şimdiye kadar istihsal ettiği muzafferiyetler memleketimizi halası hakikiye sevk etmiş sayılmaz. Bu zaferler ancak müstakbel zaferimiz için kıymetli bir zemin hazırlamıştır. Muzafferiyatı askeriyemizle mağrur olmayalım yeni ilim ve iktisat zaferlerine hazırlanalım.

Mustafa Kemal ATATÜRK – 25/26.01.1923

Bunu okudunuz mu?

Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi(HFSA)

Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi(HFSA), 1993 yılında Prof. Dr. Hayrettin Ökçesiz tarafından kurulmuştur. Türkiye’de Hukuk …