Ana Sayfa » Hukuk Kitapları » Balıkların, Kuşların, Ağaçların Avukatına ve Söyleşi Kitabı’na Dair

Balıkların, Kuşların, Ağaçların Avukatına ve Söyleşi Kitabı’na Dair

Balıkların, Kuşların ve Ağaçların Avukatına ve Söyleşi Kitabı’na Dair isimli yazı Yazar Muammer Sakaryalı tarafından Benim Umudum Var ismi ile yayınlanan Senih Özay röportajına ilişkin olarak kaleme alınmıştır.

Balıkların, kuşların, ağaçların avukatına ve Söyleşi Kitabı’na dair

Senih Özay, “insanlar içinde bir insan” olarak; Cömerttir, içtenliklidir, açık sözlüdür, geldiği yerde ilgi çekmesini bilendir, coşkuludur, zekidir…
Dikkat isterim: Avukatlar içinde herhangi bir avukat değildir. Son röportaj kitabını bana, “Muammer, ben iyi bir avukatım. Kabul et,” diye imzalamıştır ama, O çok iyi bir avukattır!
Muammer Sakaryalı
Bir tarzı vardır: Düşünüş şeklinden, dolma kalemle not almasından, notlarını biriktirmesinden, bir olaya yoğunlaştığında düşüncelere takla attırmasından, kendine has üslûpla fikirlerini dile getirmesine, farklı dilekçe yazmasına dek…  Hatta kendisi bir tarzdır, dersem de abartmış olmam. Avukatlık söz konusu olunca, bir Senih Özay tarzından söz edilmelidir. Bu tarzda ise; baktığı dosyaya derinlemesine nüfuz ediş, müvekkiliyle/müvekkilleriyle özdeşim, inanarak savunmak/konuşmak ve hukuk denen mefkûreye büyük inanış! Onu savunma yazarken ya da yaparken ya da davalarını anlatırken izlediğimde, aklıma hep Nietzsche gelir.
Mealen söyleyeyim,  Nietzsche; Bugüne dek insanlığın iki temel meselesi olduğunu, bunlardan birinin Adalet, diğerinin Anlam arayışı. Adaletsizliğe karşı hukuku üretebilmiştir insan soyu, anlamsızlığa karşı da sanat ve edebiyatı, der.

Benim Umudum Var

Güçlünün, kuvvetlinin, ezenin, iktidarın ortaya çıktığı günden beri (diyelim ki 15 bin yıldır) hep adaletsizlik olmuş ve buna karşı üretilen çare, HUKUK. İşte Avukat Senih Özay, bir tarih biliciyle taa diplerden gelen bir çarenin öznesi olarak, insanlığın bir probleminin bilincinde olarak hukukun önemini ya da değerini kendi bedeninin derinlerinde hissederek avukatlık/hukukçuluk yapar. Böyle bir bilinçteki ve çaptaki hukukçuları anlatır ve örnek alır. Hukukçuların saygınlığının buradan geldiğinin farkındadır.
Tabii derinden hissetmek, bu hissedişin çığlığını atabilmek, Homo-sapiens’in topluluk oluşturduğu günden bu yana, ezilenlerin-tarihi asıl yapanların- acılarını duyumsamakla ve bugün de ezilen her canlının acısını hissetmekle mümkündür. Bu duyumsama vicdan ve elbette bir bilinci gerektirir. İyi ki Senih Özay, gençliğinde Marksist literatürle ve kendine marksistim diyenlerle tanışmıştır.
Onun hukukun başka alanları (ceza, icra, ticaret, medeni vb)ndaki avukatlığını değil, (ben oralara girmeyeceğim) İdareye karşı açtığı davalardaki adalet arayışını şehvetle yaptığını biliyorum. Adalet arayışını şehvetle ve coşkuyla yapması ve yeni içtihatlar oluşmasını sağlamaya çalışması ve hukukun sınırlarını genişletmeye çabalaması, Onu Avukat Senih Özay yapan özelliğidir. Zaten hukuk dediğin de İdarenin alanını daraltmakla, idareye karşı “zafer kazanmakla” çoğalmaz mı?
Bence Senih Özay’ın bir başka özelliği ve güzelliği de, kendisiyle savaş halinde olmasıdır, kendisiyle savaşmasıdır. Böyle bir savaş, insanı kendiyle yüzleştirebilir, kendi yasını tutmasını sağlayabilir. O da böyledir. Kendini saklamaz. Kendini saklamaya gerek görmeyecek kadar kamildir artık.
Konuşurken yazarken laf atmayı çok iyi yapar. Laf atarken bazen acıtır, incitir belki. Fakat niyeti kesinlikle halisanedir ve insanlığın, doğanın davası içindir.
“Bir Umudum Var” kitabının ben de anıştırdıkları bunlardır. Kitabın okuyucu açısından, lezzetli bir taze fasulyenin kılçıklarının iyice ayıklanmadan pişirilmesi gibi olduğunu söylemeliyim. Soru soranlar, Senih Özay’dan daha çok konuşmuş.
Böyle bir kitabı okuduğum için mutluyum. Hazırlayanların eline sağlık.
Bu gökyüzü altında iyi ki şu insanlarla tanışmışım, dost olmuşum, ne güzel bir şey bu, deriz ya hani. İşte Avukat Senih Özay da benim için öyledir.
Muammer Sakaryalı – 23.12.2019 – İzmir

 Muammer Sakaryalı Kimdir?

Kışladağ’lı. 1957 İnay köyü (Uşak) doğdu. Çocukluğu ve erken gençliği İnay köyü ve Kışladağ bölgesinde geçti. Kışladağ ve İnay, O’nu hep gölge gibi takip etti. Çocukluğunun geçtiği kültürel ortamı incelediği “İnais’ten İnay’a” adlı monografya çalışması, Arkeoloji ve Sanat Yayınlarından çıktı. Matematik öğretmeni olan Sakaryalı, İlköğretim Matematik ders kitapları yazımına katıldı. İnay köyü ile bağını hiç koparmayan Muammer Sakaryalı, muhalif duruşunun ağır bedellerini ödedi.

Muammer Sakaryalı, köylüleriyle birlikte oluşturdukları İnay Vicdan Hareketiyle, Kışladağ altın madeninin mahvettiği suyun, toprağın, havanın ve canlı yaşamının vicdanı olmaya çalışmaktadır. Masallar Ülkesi adlı bir okulöncesi eğitim kurumunu eşiyle birlikte sürdürüyor.

“Ekolojiye saldırılar sürdükçe, saldırıya karşı direnişler de sürecek ve biz yazmaya, söylemeye ve yayınlamaya devam edeceğiz. “İnsanın canı, acıdığı yerdedir” derler. Türkiye’nin de canı acıyor. Ülkenin dört bir yanından feryatlar yükseliyor. Tıpkı bir canlı gibi ülkemizin canı, can damarlarından acıyor: Dağlarından, derelerinden, ormanlarından, ovalarından, tarihi ve kültürel varlıklarından, zeytinliklerinden ve tarım alanlarından acı feryatlar yükseliyor. Şu anda verilmiş kırk binin üzerinde maden ruhsatı var. Dağlar çığlık çığlığa. Yaşam alanlarımızı tüketiyorlar. Daha çok haysiyetli bilim insanına, daha çok hukuka-hukukçuya ve daha çok kitlesel direnişe ihtiyaç var. Uşak Eşme’de yıllardır Kışladağ altın madenine karşı güçlü bir direniş var. Bu mücadelenin içinden Muammer Sakaryalı haykırıyor. Görmeyen gözler görsün, duymayan kulaklar duysun, bu siyanürle altın işleme madenci çılgınlığı bitsin istiyor. Elimizde duyarlılığımız ve dayanışma ruhumuz var.Duyarlılığımızı kaybedersek, bilinsin ki her şeyimizi kaybederiz.”
“Çocukluğumun geçtiği kültürel ortamı hep araştırmak, öğrenmek istedim. Onun için bu çalışmayı büyük bir heyecanla sürdürdüm. Pek çok soruya yanıt aradım. İnay ne demektir? Neden İnay? Nereden geldi İnaylılar? İnay arazisinde tarih öncesinden bu güne kimler yaşadı?” diye düşünen İnaylı öğretmen Muammer Sakaryalı Uşak İli, Ulubey İlçesi’ne bağlı köyü üzerine, büyük duyarlılıkla monografik bir deneme hazırladı. Arkeoloji ve Sanat Yayınları’nın desteklediği ve kitap haline getirdiği bu çalışma yalnızca İnay ve çevresindekilerin değil, herkesin ilgi duyacağı bir araştırmadır.”

Hakkında karyelist

Bunu okudunuz mu?

Tedbirler Kanunu: Anayasa Nizamını, millî güvenlik ve huzuru bozan bazı fiiller hakkında Kanun

Tedbirler Kanunu, 5 Mart 1962 tarihinde kabul edilerek  Mart tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır.  Yasa, 27 …