Yeni
Ana Sayfa » Hukuk Felsefesi

Hukuk Felsefesi

Augustus ve Leges Luliae

Augustus ve Leges Iuliae (M.Ö. 27-M.S. 14) Julian yasaları, Lex Iulia veya Leges Iuliae olarak bilinen Antik Roma Hukuku yasalarıdır. İstikrarlı kurumlar oluşturarak Cumhuriyeti ıslah etmek isteyen ilk Roma İmparatoru Augustus hükümranlığı sırasında çok sayıda kanun vaz etmiştir. Bu kanunlar imparatorun aile adından hareketle Leges Iuliae olarak anılmaktadırlar. Augustus döneminde , M.Ö 18–17’deki Leges Juliae , Roma’daki üst sınıfların hem ahlaklarını hem de sayılarını yükseltmek ve evliliği teşvik edip çocukları sahiplenerek nüfusu arttırmaya çalışmıştır. Bu dönemde özel ve kamusal bir suç olarak zina düzenlenmiştir. Nüfus genişlemesini teşvik etmek için, Leges Juliae, evliliğe teşvikler getirmiş, üç erkek çocuk yapanlara yüksek saygıyı belirten “Üç oğlun yasasını” oluşturmuştur. Evlenme çağındaki bekarlar ve evlenmeyecek genç dullar miras almaktan ve …

Devamını oku »

Dreyfus Davası – Dünyaca Unutulamayan Yargılama Yanılgısı

“Dreyfus Davası – Dünyaca Unutulamayan Yargılama Yanılgısı”  isimli eser önceki Yargıtay Başkanlarından Prof. Dr. Sami Selçuk tarafından kaleme alınmıştır. Eserin tanıtım yazısı şu şekildedir: “Hukuk kuramlarının ustası, dünyanın unutamadığı hukuk skandalını incelerken ‘Ergenekon’ ve ‘Balyoz’ davalarını Dreyfus Davası’nın yanına yerleştiriyor. Anayasa Mahkemesinin AK Partiyi kapatma davası, “Ergenekon”, “Balyoz” diye adlandırılan dava ve benzerleri, Dreyfus Davasında yaşananların bir başka toplumda ve kültür ortamında yinelenmesidir, aslında. Dreyfus Davasında görüldüğü gibi, Türk kamuoyu da bu davalarda ikiye ayrılmış; Ergenekon, Balyoz gibi davaların yandaşları ile karşıtları, doğru hukuktan yana olacak yerde, ne yazık ki cemaatçi bir anlayışla karşı karşıya gelmişler, “ben haklıyım” derdine düşmüşlerdir. …

Devamını oku »

Noktasız Dergi

Noktasız Dergi, ne akademinin fildişi kulelerine kapanan ne de sokağın gelip geçici gündemlerine kapılan bir grup üniversite öğrencisinin girişimleriyle, 2020 yılının başında kurulmuştur. Dergi, insana ve dünyaya dair kaygıların alevlendirdiği düşünce üretimini somutlaştırmayı hedeflemiş, düşüncenin diyalektiğini yansıttığına inanılarak “noktasız” adını almıştır. Tarihin noktasız akışı içerisinde Noktasız, çağının seyircileri değil, özneleri olma amacıyla kalemini silahı bellemiş kişilerin yapıtlarını yayımlamayı kendisine amaç edinmiştir. İlk sayısı, Haziran 2020’de yayımlanmış, 2021 yılı itibarıyla Kültür Bakanlığı tarafından e-ISSN numarası (2757-7430) tahsis edilmiştir. Derginin tüm sayılarına internet arşivinden ulaşılabilmektedir.   Dergi, açık erişim ve gönüllülük esası ile yayım hayatına devam etmektedir. Ayrıca Noktasız Dergi bünyesinde kurulan “Noktasız Konuşmalar” …

Devamını oku »

Hukuk Felsefesinin Temel Sorunları

Hukuk Felsefesinin Temel Sorunları, Prof. Dr. Vecdi Aral tarafından kaleme alınmış, ilk olarak 1983 yılında Filiz Kitabevi tarafından basılmış ve kitabın ilk versiyonu 1984 ve 1992 yıllarında aynı yayınevi tarafından yayınlanmıştır. Hukuk Felsefesinin Temel Sorunları, 2010 yılında On İki Levha Yayınları tarafından yeniden yayınlanmıştır. Eser; Bilim, Felsefe ve Hukuk Felsefesini birlikte ele almakta, Hukuk ve Değer, Değer Teorisi, Hukuk ve Ahlak,  Ahlak Teorisi, Objektif ve Yasa Üstü Bir Kavram Olarak Adalet, Değişik Türde Adalet Kavramları, Hukukun Toplumsal İşlevine İlişkin Değişik Görüşler, Çağdaş Hukuk Anlayışı, Doğal Hukuk ve Kabule Değer Doğal Hukuk İlkeleri başlıkları altında Hukuk Felsefesinin Temel Sorunlarını incelemektedir. Hukuk …

Devamını oku »

Yargıya Felsefeyle Bakmak

Yargıya Felsefeyle Bakmak, Kurtul Gülenç ve Özlem Duva tarafından yayına hazırlanmıştır. Kitap, yargı kavramını, yargının statüsünü ve bu statünün belirli bir biçimde konumlandırılmasından kaynaklanan teorik ve pratik sorunları tartışmaya açan bir çalışmadır. Yargıya Felsefeyle Bakmak isimli eser Cogito Dizisinden çıkmıştır. Kitap, yargı ve yargı yetisi kavramlarını, insan, din, dil, bilgi, etik, politika, estetik, hukuk gibi felsefenin farklı disiplinleri ve problemlerinden yola çıkarak ele almaktadır. Yargı kavramının tüm boyutlarıyla tartışıldığı eserin yazarları Uluğ Nutku, Yasin Ceylan, R. Levent Aysever, Mehmet Ali Sarı, Devrim Sezer, Hakan Çörekçioğlu, Metin Bal, Murat Satıcı ve Kemal Şahin’dir. Yargıya Felsefeyle Bakmak – İçindekiler  Yargı ve İnsan …

Devamını oku »

Vecdi Aral

Prof. Dr. Vecdi Aral, 17 Ocak 1929 tarihinde dünyaya gelmiş, ilkokul ve ortaokulu İstanbul’da farklı okullarında yapmış, 1948 yılında Kabataş Erkek Lisesini bitirerek İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazanmıştır. Hukuk fakültesinden 1952 yılında mezun olmuş, askerlik görevini tamamladıktan sonra hakimliğe başvurmuş, stajını tamamlayarak sorgu hakimliğine başlamış ve bir yıl Kayseri’nin Tomarza ilçesinde çalışmıştır. 1955 yılında hakimlik görevinden istifa etmiş ve aynı yıl İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Anabilim Dalında asistan olarak göreve başlamıştır. Aral, doktora yeterliliğini tamamlayarak 1960 yılında doktor unvanını kazanmış, 1965 yılında doçent ve 1973 yılında da profesör olmuştur.  Profesör olduktan sonra on yıl süreyle İstanbul …

Devamını oku »

Leviathan, Thomas Hobbes

Leviathan, İngiliz filozof ve siyaset kuramcısı Thomas Hobbes’un (1588-1679) başyapıtı kabul edilen bir eserdr. Levithan, bir “din ve dünya devleti”nin oluşturulmasında bireyler arası toplumsal sözleşmeye verdiği önem ve ahlak kurallarını tamamen laik ve doğal bir temele oturtmasıyla dikkat çekmektedir. Hobbes, 1651’de yayımladığı kitabında, “Tanrı’nın buyrukları” olan doğa yasalarından yola çıkarak, ideal devletin oluşturulması yollarını göstermekte; hem dinsel, hem de toplumsal-eğitimsel gerekçelerle çağının üniversite sistemine eleştiriler yöneltmektedir. Leviathan, Batı siyaset biliminde Machiavelli’nin Hükümdar(Prens)’ı ölçüsünde önemli bir başyapıt olarak kabul edilmektedir. Leviathan’dan Pasajlar “Devletin amacı bireysel güvenliktir. Doğal olarak özgürlüğü ve başkalarına egemen olmayı seven insanların, devletler halinde yaşarken kendilerini tabi kıldıkları …

Devamını oku »

Su Hakkı

Su Hakkı ve Su Hukukuna ilişkin temel normlar Roma Hukuku döneminde oluşturulmuş, toprağın üstünde ve altındaki su, toprak mülkiyetinden ayrı düşünülmemiş, mülkiyet hakkının parçası olarak kabul görmüş, sular toprağın ayrılmaz bir parçası sayılmış, suya sahip olmak için toprağa sahip olmak yeterli görülmüş ancak akarsular özel mülkiyetin dışında bırakılmıştır. Roma Hukukundaki düzenlemeler Avrupa toplumlarının ve Medeni Yasayı iktibas eden Türk Hukukunun teorik omurgasını oluşturmuştur.     Türk Hukukunda Su Hakkı Osmanlı dönemi su hukuku devlet merkezli ve İslam anlayışına göre devletçi bir yapı arz etmiştir. Batı hukukunun ilk etkilerini gösterdiği dönemin yasası olan Mecelle sulardan herkesin yararlanabileceği ilkesini getirmiş, 1924 Anayasası suların …

Devamını oku »

Bangalore Yargı Etiği İlkeleri

Bangalore Yargı Etiği İlkeleri Bangalore Yargı Etiği İlkeleri, Yargıda Doğruluğun Güçlendirilmesine Yönelik Yargı Grubu tarafından kabul edilen 2001 Bangalore Yargı Etiği Taslak Belgesi’nin 25-26 Kasım 2002 tarihlerinde Lahey Barış Sarayı’nda düzenlenen Yüksek Mahkeme Başkanları Yuvarlak Masa Toplantısında revize edilmiş halidir.   2003/43 Sayılı Birleşmiş Milletler Bangalore Yargı Etiği İlkeleri 1-) Bu ilkeler, Birleşmiş Milletler’in 2000 yılı Nisan ayında Viyana’da gerçekleştirilen ilk toplantısından sonra Şubat 2001 tarihinde Hindistan’ın Bangalore şehrinde gerçekleştirilen ikinci toplantıda, Yargısal Tutarlılığın Kuvvetlendirilmesi Hakkındaki Yargı Grubu tarafından taslak olarak kabul edilmiştir. 2-) 25-26 2002 Kasım tarihlerinde Lahey Barış Sarayında yapılan Adalet Başkanları Yuvarlak Masa Toplantısında, Yargısal Tutarlılığın Kuvvetlendirilmesi …

Devamını oku »

John Bordley Rawls

John Bordley Rawls

John Bordley Rawls, 21 Şubat 1921 tarihinde Baltimore, Maryland’de doğmuş ve 24 Kasım 2002 tarihinde Lexington’daki evinde ölmüş olan ABD’li filozoftur. John Rawls’ın babası Avukat William Lee Rawls’tır. Rawls, Baltimore’daki en ünlü avukatlardan biri olan William Lee Rawls’un beş oğlunun ikincisidir. İkinci Dünya Savaşı sırasında Pasifik’te piyade olarak görev yapmış, Yeni Gine, Filipinler ve Japonya’da bulunmuş Hiroşima bombalamasının etkilerine tanıklık etmiştir. Subay olma teklifini reddetmiş ve 1946’da ordudan er olarak ayrılmış, korkunç sahnelere tanık olduğu Filipinler’de Hıristiyan dinine olan inancını yitirmiştir. Askerliğin arından Princeton Üniversitesi’ne dönerek etik felsefesi üzerine doktoraya başlamıştır. Margaret Fox ile 1949 yılında evlenen John Bordley Rawls, …

Devamını oku »

Romalıların Yükselişi ve Çöküşü

Romalıların Yükselişi ve Çöküşü 1734 yılında Montesquieu tarafından yazılmıştır.   Montesquieu’ya göre Roma, yükselişini önce kralların kişisel değerlerine sonra da imparatorluğun ve cumhuriyetin erdemlerine borçludur. Bu değerler, disiplin, kanunlara saygı, yurdunu sevme, eşitlik duygusu, senatonun ölçülü davranması ve sözünü geçirmeyi bilmektir. Roma’nın çöküşü; imparatorluğun gelişigüzel bir şekilde büyümesinin, uzak ülkelerde yapılan savaşların, imparatorluğun savunmasında barbarlara güvenilmesinin ve törenlerin bozulmasının bir sonucudur. Montesquieu’nun kitabı yazdığı dönemin koşulları göz önünde bulundurulduğunda, aydınlanma düşüncesinin sahip olduğu genellemeci ve yer yer ortaya çıkan indirgemeci yaklaşımlar ön plandadır. Montesquieu’nun diğer kitaplarında olduğu gibi Romalıların Yükselişi ve Çöküşü isimli eserinde de Türkler ve doğu toplumlarıyla ilgili değerlendirmelerinde oryantalist …

Devamını oku »

Sokrates’in Savunması

Sokrates’in Savunması, Sokrates’in ölümünden kısa bir süre sonra Platon tarafından kaleme alınmıştır. Sokrates’in Savunması, Sokrates felsefesinin misyonu ve temellendirilmesi hakkında önemli bilgiler vermekte, Antik Yunan’da mahkemelerin yapısı ve işleyişi hakkında önemli bilgiler içermektedir.  Eserin orijinal adı Apología Sokrátus’tur. Sokrates’in Savunması, dinsizlik suçu işlediği gerekçesiyle mahkemeye verilmesini ve Sokrates’in yaptığı savunmayı içermektedir. Sokrates’in hakkında verilen ölüm kararının infazına dek geçen zamanı ve Sokrates’i ölüme götüren olaylar dizisini anlatmaktadır. Tarihin en önemli savunmalarından birisi olan bu Savunma’yı konu edinen başka eserler olsa da Platon’un kaleme aldığı Savunma pek çok yönden tarihsel gerçeklere en uygun eser olarak kabul edilmektedir. Suçlamalar ve Savunma Felsefe yapan Sokrates; soruları …

Devamını oku »

Hukukun Evrensel İlkeleri

Hukukun Evrensel İlkeleri, Uluslararası Sözleşmeler, Anayasalar ve diğer mevzuat ile güvence altına alınmıştır. Dünyadaki tüm devletlerin belirlenen bu evrensel kurallara uygun hareket etmesi yerel ve uluslararası toplumun duyarlılığı ölçüsünde sağlanabilmektedir. Özel hukuktaki bir çok ilkeye Roma Hukukunun kaynaklık yaptığı görülmektedir. Hukukun Evrensel İlkeleri İnsan Haklarına Bağlılık İlkesi  Devletler; yasama, yürütme ve yargı erklerini insan hakları ülküsüne sadakatten ayrılmayacak bir şekilde dizayn etmeli, tüm uygulama insan haklarını temin edici nitelikte olmalıdır. Anayasa’nın Bağlayıcılığı ve Üstünlüğü Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar anayasaya aykırı olamaz. Kanunların ve Diğer Mevzuatın …

Devamını oku »

Hukuk Nosyonu

Hukuk Nosyonu

Hukuk Nosyonu, hukukun evrensel ilke ve esaslarından hiçbirini ihmal etmeksizin, bilimsel disipline ve sistematik düşünce bütünlüğüne dayanarak hedeflenen adaleti temine yarayan düşünme biçimidir. Nosyon Nosyon, Latin kökenli bir “notio” sözcüğünden türetilmiş ve Latin kökenli dillerde bulunan, Türkçe’ye Fransızca “notion” sözcüğünden geçen, Türk Dil Kurumuna göre “kavram” anlamına gelen sözcüktür. Bir konu ya da şey hakkında, gerekli bilgi ve formasyona sahip olmayı ifade eden nosyon; mefhum, bir konu hakkında temel bilgi, zihinde oluşan genel fikir, bir düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, yalın ve genel bir tasavvur şeklinde tanımlanmaktadır. Üzerinde fikir yürütülen konu ve olaylar hakkında bilinç düzeyinde önceden oluşmuş genel …

Devamını oku »

Dante’nin Evrensel Krallığı Evrensel Hukuka Dönüşür mü?

Dante’nin Evrensel Krallığı Evrensel Hukuka Dönüşür mü? isimli makale ilk olarak Toplumcu Düşünce Dergisi internet sitesinde 1 Aralık 2020 tarihinde yayınlanmıştır.  İbrahim Aycan – Dante’nin Evrensel Krallığı Evrensel Hukuka Dönüşür mü? Bundan 700 yıl önce Orta Çağın karanlığında yaşayan Dante Alighieri, 13. ve 14. Yüzyılların mücadeleleri ve çileleri içinde bir hayale kapılmıştı. Bu büyük hayali kısa ömrüne sığdırmış ve insanlığa hem bir müjde vermiş hem de bir hedef koymuştu: Evrenselleşmiş Krallık!  Laik düşünceye de kapı aralayan bu hayalin gerçeğe dönüşmesine bir adım kalmışken bu hayali söndürecek gelişmeler de aynı dönem içinde yaşanmaktaydı. Yaşadığı zamanın aydınlığını temsil eden Dante için bugün üniversitelerde …

Devamını oku »

Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi(HFSA)

Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi(HFSA), 1993 yılında Prof. Dr. Hayrettin Ökçesiz tarafından kurulmuştur. Türkiye’de Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi alanında çalışanlar ve bu alana ilgi duyanların katkısı ile 1993 yılında ortaya çıkan HFSA fikri aradan geçen süre zarfında kurumsallaşmış, düzenlenen toplantılarda sunulan tebliğler İstanbul Barosu Yayınları tarafından basılmıştır. HFSA 28. kitabını 2019 yılında yayınlamıştır. İstanbul Barosu ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi işbirliğinde gerçekleştirilen periyodik sempozyumların sponsorluğu ve finansmanı İstanbul Barosu tarafından yürütülmekte, toplantılar 2 yılda bir tekrarlanmaktadır. HFSA, süreklilik ve istikrar açısından Türkiye’de sıra dışı bir sempozyumlar silsilesidir. Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi(HFSA) kurucusu Hayrettin Ökçesiz, 2006 yılında, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi …

Devamını oku »

Hıfzı Veldet Velidedeoğlu

Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, 24 Ağustos 1904 tarihinde İstanbul’da doğmuş ve 24 Şubat 1992 tarihinde yine İstanbul’da vefat etmiştir. Türk hukukunun gelişimine önemli katkıları bulunan bir bilim ve düşünce insanıdır. Büyük hukukçu ve Cumhuriyet aydını Velidedeoğlu, ilk ve orta öğrenimini Çorum ve Yozgat şehirlerinde tamamlamış, lise eğitimine Ankara ve Konya’da devam etmiş, 1924 yılında Trabzon Lisesinden ve 1928 yılında Ankara Üniversitesi Adliye Hukuk Mektebi‘nden (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi) mezun olmuştur. Ankara’da lise eğitimi aldığı sırada TBMM’de memur olarak çalışmaya başlamış ve bu görevi aralıklarla 1929 yılına kadar kadar sürdürmüş, ilk mecliste katip olarak görev yapmıştır. Mezuniyetin artından Adalet Bakanlığı tarafından açılan sınavı kazanarak hukuk doktorası yapmak …

Devamını oku »

Saf Hukuk Kuramı

Saf Hukuk Kuramı, (Almanca: Reine Rechtslehre-İngilizce: The Pure Theory of Law) Avusturyalı hukukçu ve filozof Hans Kelsen tarafından ilk olarak 1934 yılında yayınlanmıştır. Eser, Türkçeye, Doçent Dr. Ertuğrul Uzun tarafından kazandırılmış ve 2016 yılında Nora Yayınevi tarafından basılmıştır. SAF HUKUK KURAMI – Yayıncının Sunumu “Bu eser, 20. yüzyıl hukuk kuramı alanında tartışmasız kilit metinlerden biridir. Kelsen’in benim en önde gelen yazarım haline gelmesinin tek bir basit nedeni vardı: Bir hukuk fakültesi içerisinde hukuk hakkındaki teorik düşünüşümün ‘genel hukuk teorisi’ ile örtüşmüş olması gerektiğini fark etmiştim, bir seferinde bunu ‘filozofların’ değil ‘hukukçular’ın hukuk felsefesi olarak ifade etmiştim. Ve Kelsen’in abidevi eseri …

Devamını oku »

Yargıç Saadet Yüksel’ in Kavala v. Türkiye Davası’ ndaki Onaylayıcı Ayrık Görüşü ile Muhalefet Şerhi’ nin Analizi

Yargıç Hilmi Şeker’in AİHM’in Kavala v. Türkiye Kararında Yargıç Saadet Yüksel’in Onaylayıcı Ayrık Görüşü İle Muhalefet Şerhinin Analizi… Yargıç Hilmi Şeker, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin korumaya aldığı özgürlük, güvenlik hakkı ile tutuklamanın başka amaçlara özgülenmesini ya da istismarını önleyen 18. maddeye aykırılığını konu edinen Osman Kavala’nın başvurusu üzerine verilen göreli ihlal tespiti kararının gölgesinde kalan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türk Yargıcı Saadet Yüksel’e ait muhalefet şerhlerini merkeze alan, bilhassa hukukçular açısından doktrinel bir çerçevede değerlendirmeler içeren bu makaleyi ciddi bir özveri ve emekle kaleme almıştır. Yargıç Şeker’in analizine konu AİHM Kararı: “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin 11 Temuz 2022 …

Devamını oku »

Lon Luvois Fuller

Lon Luvois Fuller, 15 Haziran 1902 tarihinde Amerika Birleşik Devletlerinin, Teksas eyaletine bağlı Hereford kentinde doğmuş, 8 Nisan 1978 tarihinde ve 75 yaşında Federal Almanya’nın Bavyera eyaletine bağlı Münih kentinde ölmüştür. Hukuk ve ahlak arasında zorunlu bir ilişki olduğunu savunan, Amerikalı bir hukuk felsefecisidir.  Fuller, hukuksal pozitivizmi eleştirmiş, doğal hukuk teorisini ise laik ve usule uygun bir formatta savunmuştur. Harvard Üniversitesinde uzun yıllar hukuk profesörlüğü yapmış, 1964 tarihinde yazdığı The Morality of Law kitabında tüm hukuk sistemlerinin bireylere itaat yükümlülüğü getiren bir ahlak içerdiğini ileri sürmüştür. Sekiz ilke ileri sürmüş, bu ilkelerin hukukun iç ahlakını oluşturduğunu söylemiş, kanun koyucunun kuralları yaparken uyması gereken sekiz …

Devamını oku »

Hannah Arendt

Hannah Arendt, dünyaca ünlü filozof Martin Heidegger’in Marburg Üniversitesi’nde öğrencisidir ve felsefe eğitimi almasına ve birçok kişinin kendisini filozof olarak görmesine karşın, kendini “siyaset kuramcısı” olarak tanımlayan Amerikalı siyaset bilimci ve filozoftur.  Hannah Arendt 14 Ekim 1906 tarihinde Almanya’da, yaşadığı dönemde bağımsız bir şehirken şimdi Hanover’in bir parçası olan Aşağı Saksonya’nın Linden şehrinde doğmuştur. Seküler yaşam biçimini benimsemiş Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Arendt, bugünkü adıyla Kaliningrad olan ve kendisinin hayranlık duyduğu ünlü düşünür Immanuel Kant’ın şehri olan Königsberg’de ve Berlin’de yaşamının ilk yıllarını geçirmiş, Naziler döneminde kaçarak hayatını kurtarmış ve ABD’ye yerleşmiştir. Martin Heidegger ile birlikte Marburg Üniversitesinde felsefe üzerine çalışmalar yapan Arendt’in onunla uzun, …

Devamını oku »

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından 1935 yılından beri yayınlanan hakemli ve süreli hukuk dergisidir. Hukuk alanında yapılan akademik çalışmalara yer vermektedir. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ayrıca, Ceza Hukuku Kriminolojisi, İdare Hukuku ve İlimleri Dergisi, İstanbul Üniversitesi Mukayeseli Hukuk Araştırmaları Dergisi, Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni ve Annales de la Faculté de Droit d’Istanbul dergilerini de çıkarmaktadır. Müellif yazarlar, yazılarını İÜHF Mecmuasına gönderdikten sonra ilgili alanda çalışma yapan öğretim üyelerine değerlendirilmek üzere sunulmakta, hakemler bu değerlendirmelerini 2 hafta içinde yapmaktadır.     Derginin Yayın Çizgisi ve Yönetimi  İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, hukukun tüm alanına ilişkin makaleler yayınlamakta olduğu …

Devamını oku »

Kadın Hakları

Kadın hakları, insan olarak kadınların erkeklerle aynı oranda ve eşit şekilde sahip olduğu sosyo ekonomik, siyasi, kültürel ve sosyal tüm haklardır. Kadınlar, erkeklerin sahip olduğu yasal haklara orta çağ sonrasında kavuşmaya başlamışlardır. Gelişmekte olan ve geri kalmış ülkelerde halen kadın hakları kısmen yada tamamen tanınmamaktadır. Aydınlanma çağıyla birlikte okullaşma yayılmaya başladığında, kızların bu eğitime katılması sonucu ortaya çıkmıştır. Kadınlar için vatandaşlık hakkının istenmesinden sonra, ilk kadın hareketlerinin talepleriyle birlikte o zamana kadar sadece erkeklerin yararlandığı mesleki eğitime, kadınların da gidebilmeleri istenmiştir. Özellikle kadınların üniversitede eğitim görebilmeleri bir asır boyu tartışılmış ve karşı çıkılmıştır. İzin verilmeden önce kadınların fiziksel yapıları ve düşünsel yetilerinin böyle …

Devamını oku »

Nantes Fermanı

Nantes Fermanı veya Nant Buyruğu Fransızcada édit de nantes diye ifade edilmektedir. Ferman,13 Nisan 1598 tarihinde Fransa Kralı IV. Henry tarafından yayınlanmıştır ve ilk evrensel insan hakları metinlerinden sayılmaktadır. Fermanın yayımlanmasının temel sebebi Fransa’nın uzun yıllar boyunca  din savaşlarının içinde olması ve yoğun bir istikrarsızlık yaşamasıdır. Ferman, çoğunluğu Katolik olan ülkede Calvinciprotestanlara önemli haklar vermiş, dinde reformu savunan cemaatlerin varlığı resmen tanınmıştır. Nantes Fermanının Öncesi ve Sonrası Nantes Fermanından önceki süreçte Fransa’da Strasburg şehri Protestanlar için bir model ve merkez oluşturmuş; Calvin ile birlikte düşünce bağımsız bir şehir olan Cenevre’ye geçmiştir. Katolikler’le Protestanlar arasında da din ve mezhep savaşları baş çıkmış, Lutherci ve Calvinci görüşler geniş halk kitlelerine yayılmıştır. Fransa’da Protestan Huguenotlar ile Katolikler …

Devamını oku »

Tek Parti Rejimi

Tek Parti Rejimi, devletin yönetimini tek başına üstlenen ve devletle özdeşleşen bir siyasi partinin yasama, yürütme ve fiilen yargı erklerine hakim olduğu siyasi rejimlerin adıdır. Bazı tanımlara göre, başka siyasi partilerin yasak olmamasına rağmen devletin tek parti tarafından yönetilmesine de tek parti rejimi denilmektedir. Tek Parti rejimlerinin dünyadaki ilk örneği Bolşevik Parti yönetimidir. Rusya’da 1917 yılı kasım ayında ayaklanma sonucu iktidara el koyan bu parti Duma seçimlerinde diğer partileri tasfiye ederek tek parti haline gelmiştir. Tek Parti Rejiminin ilk örneklerinden biri de İtalya’daki Mussolini yönetimidir. Mussolini’nin Faşist Partisi, 1922 yılında iktidara gelmiş ve 1925 yılında diğer partileri yasaklamıştır. Resmi olarak tek …

Devamını oku »

Cesare Beccaria Bonesana

Aydınlanma Çağı Düşünürü Cesare Beccaria Bonesana 15 Mart 1738 tarihinde Milano’da doğmuş 28 Kasım 1794 tarihinde Floransa’da ölmüştür. İtalyan hukukçu, filozof, ekonomist ve edebiyatçı olan Beccaria’nın “Suçlar ve Cezalar Hakkında” adlı (Dei delitti e delle pene) isimli eseri hukuk tarihi ve felsefesinde önemli yer tutmuştur. Beccaria, 1747-1755 yılları arasında sekiz sene dini eğitim gördükten sonra 20 yaşındayken hukuk doktorası eğitimini tamamlamıştır. Beccaria genelde hukuk sorunlarıyla ilgilenmiş, 1770 yılından itibaren Avusturya egemenliğinde bulunan Milan Yönetiminde üst düzey görevli memur olmuş ve ölünceye kadar bu görevini sürdürmüştür. Suçlar ve Cezalar Hakkında Beccaria, Suçlar ve Cezalar Hakkında ismi ile yayınlanan ve Türkçe’ye de tercüme edilen …

Devamını oku »

Publius Ovidius Naso 

Publius Ovidius Naso

Publius Ovidius Naso, hukukçuların sıklıkla atıf yaptığı “Ceza kaldırılabilir; ama suç insanın içinde sonsuza kadar yaşar.” sözünün sahibi olan Romalı şairdir. Latin Edebiyatının önemli isimlerindendir. Şiirleri ile önemli bir çığır açmış, orta çağın sonuna kadar Avrupa sanat ve edebiyatını etkilemiştir. Genelde aşk, kadınlar ve mitoloji konularında yazmıştır. Ovidius, Roma’nın doğusunda bulunan Sulmo şehrinde, soylu bir ailenin çocuğu olarak (MÖ) 20 Mart 43 yılında doğmuştur. Roma’da ünlü Arellius Fuscus ve Porcius Latro’dan eğitim almıştır. Babası onun hukuki konularda konuşmalar yapmasını ve sanatını bu yönde geliştirmesini istemiştir. Kardeşinin yirmi yaşında ölmesinden sonra kanunlara karşı çıkmış ve Atina’dan Anadolu’ya birçok yeri dolaşarak gezmiş …

Devamını oku »

Senatus Consultum Velleianum

Senatus Consultum Velleianum asırlar boyunca kadim Avrupa’nın hukukçuları tarafından en sık zikredilen Roma Hukuku metinlerinden biri olmuştur. Senatoya Marcus Silanus ve Velleius Tutor adlı iki consul tarafından teklif edilen bu metin başkası lehine kefil olmasını (intercedere pro alio) yasaklayarak kadının malvarlığını korumayı amaçlamaktadır. Roma’da aile, babaerkil ve çok geniş bir yapıdadır. Roma döneminde aile kurumu ele alındığında günümüzde bilinen çekirdek aile yapılanmasından çok daha farklı türde bir aile yapısı bulunduğu görülmektedir.  O dönemde birçok tolumda olduğu gibi Roma’da da aile, geniş bir yapıdır ve bu ailenin içine anne, baba, çocukların yanında büyük baba, büyük anne, amcalar, halalar, dayılar, teyzeler, onların …

Devamını oku »

Judith Butler

Judith Butler, günümüzün en önemli filozoflarından biri olarak kabul edilmektedir. ABD’li postyapısalcı filozof Judith Butler, 24 Şubat 1956 tarihinde Cleveland, Ohio’da doğmuştur. Musevi asıllı olan Butler’in çocukluğu ortodoks, muhafazakar ve reformcu sinagoglar arasında mekik dokumakla geçmiş, seküler eğitimle üniversite yıllarında tanışmış, dinler ve cinsiyetler üzerine düşünmeye ve çalışmaya başlamıştır. Michel Foucault’dan etkilenen Butler, Feminizm, cinsiyet ve  kurumlaşmış aidiyetler üzerine yoğunlaşmıştır. Butler, feminist felsefe, queer kuramı, siyaset felsefesi ve etik alanlarında yoğunlaşmış, Postmodern Feminizm akımının öncülerinden olmuştur. Bilimsel çevrelerde bu teorinin önde gelen temsilcisi olarak kabul görmektedir. Kaliforniya Üniversitesinde Retorik ve Karşılaştırmalı Edebiyat bölümlerinde profesör olarak çalışan Butler, European Graduate School’da Felsefe Profesörü’dür. Queer Kuramı ve Judith Butler Feminizm, queer kuramı, siyaset …

Devamını oku »

Laiklik

Laiklik, herkesin birbirinin dinine, inancına, inançsızlığına, yaşam felsefesine ve biçimine karışılmaması ve saygıyı gösterilmesini sağlayacak hukuksal güvencenin devlet tarafından sağlanmasıdır. Laiklik, hukuk ile güvence altına alınan bir rejim öngörmesi nedeniyle tamamen hukuki bir kavramdır; bilimin ve ulusal egemenliğe dayanan hukuk kurallarının temel alındığı bir yaşam biçimidir. Rönesans ve Aydınlanma Çağı’nın etkisiyle Fransa’da gelişmiş ve Avrupa’ya yayılmıştır. Demokratik toplum olmanın yolu laik bir kültürü şart kıldığı gibi hukukun tanrısal kaynak yerine insanlar tarafından yaratılmasını da laiklik sağlamaktadır. Laiklik, kişinin istediği din ya da ideolojiye inanması, düşüncelerini açıklayabilmesi, yayabilmesi, ahlak telakkisini dinden bağımsız oluşturabilmesi, dinsel yahut din dışı inanç ve düşüncelere saygı …

Devamını oku »

Montesquieu

Montesquieu(Charles-Louis de Secondat, baron de La Brède et de Montesquieu), 18 Ocak 1689 tarihinde Fransa’nın güneybatısındaki Bordeaux’ta, Brede şatosunda aristokrat sınıfından bir ailede dünyaya geldi. (Ölümü: 10 Şubat 1755) Katolik Juilly kolejinde okuduktan sonra Bordeaux’da hukuk eğitimi aldı ve 1708’de avukat oldu. 27 yaşında iken, Bordeaux Parlamentosunda görev aldı. Hukuk felsefesi alanında döneminin en önemli şahsiyeti ve Fransız aydınlanmasının en önde gelen  aydınlarından biri olarak bilindi. İran Mektupları İlk eseri 1721 yılında kaleme aldığı İran Mektupları’dır. Bu eserin ilgi görmesi üzerine, Avusturya, Macaristan, İtalya, Hollanda ve İngiltere’ye giderek fikirlerini anlattı. Daha sonra kendini bilimsel çalışmalarına vermek amacıyla Brède şatosuna çekildi. Doğa bilimlerine, hukuk …

Devamını oku »

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört-1984

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört-1984, George Orwell tarafından 1947-1948 yıllarında İskoçya’ya bağlı Jura Adasında yazılmış ve ilk kez 8 Haziran 1949 tarihinde yayınlanmıştır. Kitap bir başyapıt olarak basıldığı günden beri dünyada güncelliğini yitirmemiştir. George Orwell’in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, alegorik bir politik romandır ve hikayesi distopik bir dünyada geçmektedir. 1984 romanı, yazarın geleceğe ilişkin bir kabus senaryosudur. Bireyselliğin ve insan haklarının tamamen yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, inanılmaz bir hayal gücüyle ve en ince ayrıntısına kadar romana aktarılmıştır. Roman, kimi eleştirmenler ve yazarlar tarafından ütopik olduğu kadar gerçekçi …

Devamını oku »

Türkiye’de Yayınlanmış Hukuk, Felsefe ve Düşünce Dergileri

Türkiye’de Yayınlanmış Hukuk, Felsefe ve Düşünce Dergileri, yayın hayatına başlama yılına göre kronolojik olarak listelenmiştir. Birçok dergi yayın hayatına devam edememiş ve yayın dünyasından çekilmiştir. Düşünce dünyasına adım atan birçok dergi ekonomik nedenler, siyasal baskılar, istikrarsız yayın çizgisi ve başkaca nedenlerle yayınlara devam edememiştir. Bazı dergiler uzunca bir süre yayınlanmayı başarmışlardır. Birikim Dergisi, Boğaziçi Üniversitesi tarafından çıkarılan Felsefe Tartışmaları, Yapı Kredi Yayınları tarafından çıkarılan Cogito ve Varlık Dergisi bunların uzun süre yayınlanmıştır. Ekonomik sebeplerle yada siyasal etkilerle yayını sonlanan bazı dergiler daha sonraki yıllarda yeniden yayınlanmaya başlamıştır.        Hukuk, Felsefe ve Düşünce Dergileri Kronolojik Listesi 1849-1851: Vakâyi Tıbbiye …

Devamını oku »

Türkiye’de Kadın Haklarının Serüveni

Cinsiyet ayırmaksızın bütün çocuklara eşit miras hakkı tanıyan 7 Cemaziyülevvel 1263/23 Nisan 1847 tarihli İrade-i Seniyye ile babanın arazisinde intikal hakkı kız çocuklara da tanınmış ve bu tarihten itibaren babanın arazisinde erkek ve kız çocukların eşit intikal hakkına sahip oldukları kabul edilmiş,1856 yılında Osmanlı topraklarında kadınların köle ve cariye olarak alınıp satılmaları yasaklanmıştır. 1869’da yayımlanan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi’yle kız ve erkek çocuklarına yasal zorunluluk getirilmiş, 1876’da ilan edilen Kanunu Esasi ile kız ve erkekler için ilköğretim zorunlu hale gelmiştir. Tanzimat Fermanı ve Islahat Fermanı‘nın etkisiyle, 871 yılında Hukuk-ı Aile Kararnamesi çıkarıldı ve evlilik sözleşmelerinin resmi memur eşliğinde yapılması zorunlu kılınmış, evlenme yaşı erkeklerde …

Devamını oku »

Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirisi

Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirisi, dünya tarihinde önemli bir yeri olan 1789 tarihli (Declaration des droits de l’homme et du citoyen) Yurttaş ve İnsan Hakları Bildirisi’nde kadın yurttaşların gözardı edildiğinin farkedilmesi nedeniyle 1791 tarihinde Fransız Devrimine destek vermiş devrimci kadınlar tarafından hazırlanmıştır. Bilindiği gibi, her insanın eşit ve özgür “yurttaş” olarak haklardan yararlanmasını sağlamak ve kralın mutlak yetkilerine ve baskıya karşı çıkmak amacıyla başlatılan Fransız Devrimi sonucunda, “Yurttaş ve İnsan Hakları Bildirisi” yayınlanmış, tüm yurttaşların doğuştan özgür ve eşit oldukları kabul edilmiştir. Kadınların tarihinde önemli bir gelişmeye ışık tutan Fransız Devrimi herkese “eşitlik, özgürlük, kardeşlik” vaad ettiği halde, devrimci kadınlar …

Devamını oku »

Adnan Güriz

Prof. Dr. Adnan Güriz 1931 yılında Eskişehir’de doğmuş, Ankara Dördüncü Ortaokulunda orta öğrenimini  ve Gazi Lisesinde liseyi bitirmiş, 1953 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. Prof. Dr. Adnan Güriz, kamu hukuku alanında doktorasını tamamladıktan sonra bilimsel çalışmalarına devam etmiş, İngiltere ve İsviçre’ye giderek araştırmalar yapmış; 1960 yılında “Faydacı Teoriye Göre Ahlak ve Hukuk” konulu teziyle doçent unvanını kazanmıştır. Güriz, 1961-1963 yılları arasında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde ve 1969 yılından itibaren de Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesinde akademisyen olarak dersler vermiştir. Prof. Dr. Adnan Güriz, 1970 yılında “Teorik Açıdan Mülkiyet Sorunu” başlığı ile profesörlük takdim tezini sunarak profesörlük unvanını kazanmış, 1970 …

Devamını oku »

Esbab-ı Mucibe’den-Retoriğe HUKUKTA GEREKÇE

Esbab-ı Mucibe’den-Retoriğe HUKUKTA GEREKÇE isimli başyapıtın ikinci baskısı Yeditepe Üniversitesi Yayınları tarafından 2018 yılı Nisan ayında basılarak raflarda yerini almıştır. Kitabın ilk baskısından sonra aradan geçen 7 yıl boyunca hukuk dünyasına Hukukta Gerekçe başlığı ile tartışılan konular güncelliğini korumuş, kitabın inceleme konusu önemini yitirmemiştir. Hilmi Şeker: “Bu kitap için harcanan günlerin, memleketin gerekçe ile bir nebze olsun tanışmasına değdiğini düşünüyorum. O günden bugüne, gerekçeye olan ilgimizin azalmasına, yaşananlar izin vermedi. Soluklanmaya, kötü, yanlış ve üzücü örnekler bir türlü izin vermedi. Algıda seçicilik, içinde gerekçe geçen her şeye dikkat kesilmesine neden olurken, gerekçenin birçok kurumla olan ilişkisi ve bu ilişkinin kötü …

Devamını oku »

Cinsel Sözleşme

Cinsel Sözleşme, Carole Pateman tarafından yazılmış ve Zeynep Alpar tarafından Türkçeye  tercüme edilerek Boğaziçi Üniversitesi Yayınları tarafından basılmıştır. Feminist düşünür olarak tanımlanan Yazar Carole Pateman Sussex’te doğmuştur.. Ruskin College’da lisansını tamamlayıp Oxford Üniversitesi’nden doktora derecesini almış, Avrupa’nın pek çok ülkesinde, Avustralya’da ve ABD’de biç çok üniversitede ders vermiştir. Avustralalya Siyaset Bilimi Derneği, Amerika Siyaset Bilimi Derneği Konseyi, Uluslararası Siyaset Bilimi Derneği gibi kuruluşlarda aktif görevler aldı. Halen Los Angeles California Üniversitesi (UCLA) Siyaset Bilimi Bölümü’nde ders vermektedir. Yazarın, Contract and Domination, The Disorder of Women: Democracy, Deminism and Political Theory, The Problem of Political Obligation: A Critical Analysis of Liberal …

Devamını oku »

Türkiye-AB İlişkileri

Türkiye-AB İlişkileri Türkiye-AB İlişkileri 12 Eylül 1963: Ankara Anlaşması’nın imzalanması (Yürürlük: 1 Aralık 1964) 1 Ocak 1973 – Katma Protokolün yürürlüğe girmesi 1 Ocak 1996: Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girmesi 10-11 Aralık 1999: Helsinki Zirvesi’nde adaylığımızın tescili 3 Ekim 2005: Üyelik müzakerelerinin başlaması 12 Haziran 2006: Müzakere sürecinde ilk olarak 25 no’lu “Bilim ve Araştırma” faslının açılması 14 Aralık 2015: 17 no’lu “Ekonomik ve Parasal Politika” faslının açılması 30 Haziran 2016: 33 no’lu “Mali ve Bütçesel Hükümler” faslının açılması Müzakere Süreci 2005 yılında başlayan müzakere sürecinde bugüne kadar 16 fasıl açılmış ve bunlardan biri (“Bilim ve Araştırma-25”) geçici olarak kapatılmıştır. 11 Aralık 2006 : …

Devamını oku »

Christine de Pizan (Pisan)

Christine de Pisan (Pizan), ortaçağın sonlarında, 1364 yılında Venedik’te doğmuş, bu dönemdeki  kadın düşmanlığı ile mücadele etmiş önemli bir düşünür, şair ve yazardır. Christine de Pisan (Pizan), 1380 tarihinde evlenmiş, 10 yıl evli kalmış, yaşamının önemli bir kısmını Paris’te geçirmiş ve daha sonra Poissy’de bir manastıra yerleşmiştir. Christine de Pizan, 15 yaşındayken kraliyet sarayı sekreteri Etienne du Castel ile evlenmiş, üç çocuğu olmuştur. Pizan’ın kocası kralın verdiği bir görevi yerine getirirken bir salgın sonucunda ölmüş, bu ölümden sonra iki çocuğuyla birlikte annesinin yanına yerleşmiş, geçimini sağlayabilmek için yazmaya yönelmiştir. Christine de Pisan, kocası öldükten sonra edebi yeteneklerini sergilemeye başlamış, 1399-1429 yılları …

Devamını oku »

Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi

Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi, 2003 yılından itibaren altı ayda bir yayınlanan bilimsel dergidir. Dergi, Bilim ve Sanat Vakfı Türkiye Araştırmaları Merkezi tarafından yayınlanmaktadır. Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi uluslararası hakemli bir dergidir. MLA International Bibliography, Index Islamicus, EBSCO Publishing, Turkologischer Anzeiger ve ASOS Index gibi indekslerce taranmaktadır. Dergi, literatür çalışmaları yapmayı, her bilim dalına dair bilimsel literatür tasnifi yapmayı, takip edilen yaklaşımları ve kullanılan kaynakları gözden geçirmeyi amaç edinmiş bir süreli yayındır. Dergi, Türkiye hakkında farklı coğrafyalarda değişik türlerde yazılan eser telif eser sahiplerinin birbirlerinden haberdar olmasını, konu ve sorunlara disiplinler arası ve disiplinler ötesi bir perspektiften bütüncül bir yaklaşım sergilemeyi hedeflemekte, …

Devamını oku »

Magna Carta

Magna Carta (Büyük Ferman) veya Magna Carta Libertatum (Büyük Özgürlük Fermanı), 1215 yılında imzalanmış bir İngiliz belgesidir. Bu belge ile kral ilk kez yetkilerini kısıtlamış halka bazı hak ve özgürlükler tanımıştır. Günümüzdeki Anayasal üzen ulaşana kadar yaşanılan tarihi sürecin en önemli basamaklarından birisidir.

Devamını oku »

Etik

Etik kavramı, Fransızca  ‘Ethique’ kelimesinden türemiştir ve ahlak, töre ve olması gereken davranış biçimi ve ahlaki değerler şeklinde tanımlanmıştır. Latincede ‘Moral’ kelimesi ile ifade edilen ve Türkçede ‘Ahlak’ kelimesi ile ifade edilmek istenen şey; toplumda insanların uymak zorunda oldukları davranış biçimlerini ve kuralları ifade etmektedir. Etik teriminin Yunanca “karakter” anlamına gelen “ethos” sözcüğünden türemiş olduğu kabul edilmektedir. Etik, felsefi bir kavramdır ve Felsefeciler tarafından Felsefe Biliminin alt dalı olarak değerlendirilmiş, ahlak felsefesi yada moral philosophy olarak adlandırılmıştır. Etik kurallar oluşturulurken, insan davranışları iyi ve kötü kavramları çerçevesinde analiz edilerek ahlaki değerler ve kriterler oluşturulmuştur. Eylemlerin insani olma vasfı bakımından kabul …

Devamını oku »

Avrupa Birliği Hukuku 

Avrupa Birliği Hukuku; sözleşmeler kapsamında yer alan tamamlayıcı hukuk ve üye ülkeler arasında imzalanan antlaşmalar, Topluluğun dış ilişkilerinden kaynaklanan hukuki düzenlemeler, Adalet Divanı’nın içtihat hukuku, Topluluğun yasal düzeni çerçevesinde kabul edilen tüm kurallardan oluşmaktadır. AB Hukuk sitemine genel olarak “Müktesebat” denmektedir. Avrupa Birliği Hukuku, Birincil Mevzuat ve İkincil Mevzuat olmak üzere iki başlık altında incelenmektedir: 1.Birincil Mevzuat (Kurucu Antlaşmalar) Birincil mevzuat, Avrupa Birliği’ni kuran antlaşmaları içermektedir. Üye devletler arasında doğrudan müzakereler sonucu kabul edilen ve ulusal parlamentolar tarafından onaylanan mevzuattır. Birincil mevzuat kaynakları Topluluğun anayasası niteliğindedir. Topluluk hukukunun temel kaynakları olan Avrupa Topluluklarını kuran Antlaşmalar ve bu Antlaşmaları tadil eden …

Devamını oku »

Birikim Dergisi

Birikim Dergisi, 1975 yılından itibaren yayına başlayan, sosyal, kültürel, siyasal ve felsefi konuları işleyen süreli bir yayındır. Dergi kendisini sosyalist kültür dergisi olarak tanımlamaktadır. Dergi Türkiye’de sol hareketlerin ve sosyalizmin yaygın şekilde tartışıldığı yıllarda yayın hayatına atılmıştır. Derginin 1 Mart 1975 tarihli ilk sayısında, Can Yücel, öldürülen gazetecilerden Onat Kutlar,  Erol Tulpar, halen Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapan Ömer Laçiner ve Murat Belge’nin yazıları yayınlanmıştır. Dergi, amacını uzun erimli, geniş perspektifli, serinkanlı ve özeleştirel bir bakış açısından hareket etmek olarak açıklamış; Gramsci’nin ünlü “iradenin iyimserliği – aklın kötümserliği” prensibine vurgu yapmıştır. Dergi, güncel olayları takip etmekte ancak magazine girmemektedir. Birikim Dergisi, Kenan Evren tarafından organize …

Devamını oku »

İoanna Kuçuradi

İoanna Kuçuradi, felsefe profesörü ve  Türkiye Felsefe Kurumu‘nun başkanıdır.  Kuçuradi, 4 Ekim 1936’da İstanbul’da doğmuş, ilköğrenimini İstanbul Merkez Rum Ortaokulu’nda, ortaöğrenimini ise Zapyon Rum Kız Lisesi’nde yapmıştır. 1954 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünden 1959 yılında mezun olarak aynı yıl Takiyettin Mengüşoğlu’nun asistanı olarak bu bölümde göreve başlamıştır. 1965 yılında hazırladığı “Schopenhauer ve Nietzsche’de İnsan Problemi” adlı çalışma ile doktorasını tamamlayarak doktor unvanını kazanmıştır. 1965-1968 arasında Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde görev yapmıştır. 1970 yılında “İnsan Felsefesi Bakımından Değer Problemi” adlı teziyle doçent; 1978’de ise “Aristoteles’in Ousia’sı ve Substans Kavramı” adlı çalışmasıyla profesör olmuştur. Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, 1965-68 yıllarında Atatürk Üniversitesi …

Devamını oku »

Bir Ceza Avukatının Anıları

Bir Ceza Avukatının Anıları, Türkiye Barolar Birliğinin ilk başkanı da olan Prof. Dr. Faruk Erem tarafından kaleme alınmıştır. Eserdeki anıların bir kısmını yazar yaşamış, bir kısmını ise adliye koridorlarında meslektaşlarından duymuştur. Her olayı, anlamca ağırlık noktasını göze çarpacak biçimde anlatmıştır. Yazar, yaşanmış hikayeleri esere yansıtırken meslek sırlarını gözetmiş, kişilerin tanınmamasını sağlayacak şekilde değişiklikler yapmıştır. Yazarın kendi yaşamından çok şey kattığı bu kitap bir belgesel ya da roman değildir. Bir Ceza Avukatının Anıları Tiyatro Oyunu Bir Ceza Avukatının Anıları isimli tiyatro oyunu, Faruk Erem‘in kaleme aldığı kitaptan senaryolaştırılarak tiyatroda sahnelenmiştir. Geniş okuyucu kitlesince ilgi gören kitap, ilk olarak 1984-1985 sezonunda Ankara …

Devamını oku »

Jurisprudence- Jurisprudent

Jurisprudence ve Jurisprudent kavramları Roma Hukukunda günümüze gelen terimlerdir. Hukukun hukukun teorik olarak incelenmesi ve yasa çalışmalarının yapılması, hukuk sisteminin inşası, hukuk kurumlarının kurulması ve hukukun toplumdaki rolünün belirlenmesi Jurisprudent olarak anılan kişilerin çabası ile gerçekleşmiştir. Romalı hukukçular, hukuki sorunları ve olaylar derinlemesine incelemekte, bunları belli bir metodoloji çerçevesinde yorumlayarak hayatın karmaşık olaylarına uyabilecek hukuk kurallarını, hakkaniyet ve adalet duygularından da esinlenerek kodifikasyona tabi tutmuşlardır. Ulaşılan çözüm yolları açık bir şekilde yazılmış ve ilan edilmiştir. Bu hukuki çabayı gösterenlere Jurisprudent, ulaşılan hukuki çözümlere ise Jurisprudence denilmiştir.  Roma Hukuku ile Medeni Hukuk arasında kuvvetli bağlar bulunmaktadır. Bu iki hukuk arasında köprüler kurabilecek …

Devamını oku »