Ana Sayfa » Kavramlar

Kavramlar

Meğerki Ne Ola Ki – Öykü Yalçın

Meğerki Ne Ola Ki – Öykü Yalçın Öykü Yalçın; 5 Şubat 1996, İzmir doğumludur. Liseyi İzmir Cengiz Aytmatov Sosyal Bilimler Lisesinde okumuş, Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesini tam burslu olarak bitirmiştir. Özel hukuk dalları ile yakından ilgilenmektedir. İsveç Lund Üniversitesi Raoul Wallenberg İnsancıl Hukuk ve İnsan Hakları Enstitüsü (RWI) Türkiye Programı desteği ile Kasım 2019’da faaliyete başlayan Özyeğin Üniversitesi Disiplinlerarası Çocuk Hakları Laboratuvarı bünyesinde çalışmalar yapmaktadır. “Meğerki” hukuk fakültesindeki öğrencilerin sıklıkla zihin karışıklığına sebebiyet veren bir sözcüktür. Günlük hayatta kullanımına pek rast gelinmemesine karşın hukuki metinlerde kullanımı oldukça yaygındır. Öğrencilerin, gerek hukuki metinleri okurken gerek fakülte sıralarında ders dinlerken, içinde “meğerki” …

Devamını oku »

Jüri Sistemi

Jüri Sistemi, Anglo-Sakson Hukuk Sisteminde uygulanmakta olan, adaletin gerçekleştirilmesinde yurttaşların doğrudan katılmasını ve oy kullanmasını sağlayan yargılama biçimidir. Kavramın kökeni Jury kelimesidir ve “yeminli” anlamına gelmektedir. Jürinin amacı, halkın düşüncesini yargıya yansıtmaktır. Anglo-Sakson Hukuk Sistemi Jüri sistemi, Anglo Saxon Hukukunun geçerli olduğu sistem içerisinde yer alan ve yargılamanın bir parçası olan heyettir. Jüri, Amerika kıtasına koloniler döneminde İngilizler tarafından getirilmiş, daha sonra İngiltee’den daha geniş bir şekilde ABD’de uygulanmıştır. 1789 tarihli Amerika Birleşik Devletleri Anayasasına ve 1791 Amerikan Haklar Bildirgesine göre tarafsız jüri önünde açık bir yargılama hakkı tü yurttaşlar için temel bir hak olarak kabul edilmiştir.   Jüri Sisteminin …

Devamını oku »

Etik

Etik kavramı, Fransızca  ‘Ethique’ kelimesinden türemiştir ve ahlak, töre ve olması gereken davranış biçimi ve ahlaki değerler şeklinde tanımlanmıştır. Latincede ‘Moral’ kelimesi ile ifade edilen ve Türkçede ‘Ahlak’ kelimesi ile ifade edilmek istenen şey; toplumda insanların uymak zorunda oldukları davranış biçimlerini ve kuralları ifade etmektedir. Etik teriminin Yunanca “karakter” anlamına gelen “ethos” sözcüğünden türemiş olduğu kabul edilmektedir. Etik, felsefi bir kavramdır ve Felsefeciler tarafından Felsefe Biliminin alt dalı olarak değerlendirilmiş, ahlak felsefesi yada moral philosophy olarak adlandırılmıştır. Etik kurallar oluşturulurken, insan davranışları iyi ve kötü kavramları çerçevesinde analiz edilerek ahlaki değerler ve kriterler oluşturulmuştur. Eylemlerin insani olma vasfı bakımından kabul …

Devamını oku »

Argumentatum Ad Hominem – Ad Hominem

Argumentatum Ad Hominem – Ad Hominem; bir argümana cevap verirken argümanı eleştirmekten ziyade argümanı ileri süren kişiye saldırarak argümanı etkisiz kılmaya çalışmaktır. (/æd ˈhɒmənəm -ˌnɛm, ɑd‐), Argumentum ad hominem ya da insan karalama safsatası olarak bilinen Ad hominem kalıplaşmış bir Latince deyimdir. Bir argümana karşı gösterilen tepki ve reaksiyon, muhatabın görüşünü karşılamaktan uzak şekilde görüş sahibinin şahsını hedef almakta, esas konudan uzaklaşılmaktadır. Bir argümanı eleştirmek yerine, argümanı ortaya atan kişiyi hedefe koyarak onun fikirlerini önemsizleştirmeye ve çürütmeye çalışılmakta, etik dışı bir davranış olarak öne çıkmaktadır. Tartışılan fikir yerine, fikir  sahibi kişi ön plana çıkarılarak iddialar geri plana atılmaktadır. Ad hominem …

Devamını oku »

Ordinaryüs Profesör

Ordinaryüs Profesör, Türk üniversitelerinde Alman akademik sisteminden aktarılarak 1933 reformu ile oluşturulan akademik unvandır. Doktor, doçent doktor ve profesör doktor unvanlarından sonra erişilebilen Ordinaryüs profesörlük payesi en az beş yıl profesörlük yapmış, bilimsel çalışmalarıyla kendini tanıtmış öğretim üyeleri arasından seçilerek bir kürsünün yönetimiyle görevlendirilen bilim insanlarına verilmiştir. Aynı anda iki anabilim dalında ders veren profesörlere bu unvan verilmiştir. Ordinaryüs unvanı 1981 yılında çıkarılan 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu ile lağvedilmiştir. Alman sistemindeki `professor extraordinarius` unvanının zıddı olup, Türkiye de nizami profesör anlamında kullanılmıştır. Ordinaryüs kavramının kökeni Almanca Ordinarius kelimesine dayanmaktadır. Profesörlerin hocası ya da hocaların hocası anlamlarında kullanılmıştır. Günlük dilde …

Devamını oku »

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Türkiye’de her yıl 19 Mayıs tarihinde kutlanan resmi bayramdır. 19 Mayıs, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde de resmi bayram olarak kutlanmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919 tarihinde Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkmış ve Anadolu’nun işgaline karşı Kurtuluş Savaşını başlatmış, Türkiye Cumhuriyetinin temellerini atarak Cumhuriyet Devrimlerinin yolunu açmıştır.  19 Mayıs 1919, Türk tarihi bakımından bir dönüm noktasıdır ve Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşam kronolojisinde en önemli bir tarihtir.   19 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasının ardından yurt çapında kongreler yapılmıştır. Sırasıyla; 28 Haziran-12 Temmuz 1919 tarihleri arasında 1. Balıkesir Kongresi, 26-30 Temmuz 1919 tarihlerinde 2. Balıkesir Kongresi, 23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum Kongresi, 6-9 …

Devamını oku »

Basiretli Tüccar

Basiretli Tüccar

Basiretli Tacir, geleceği gören, sezgisi yüksek, dikkatli ve yapacaklarının nereye varacağını bilen ya da bilmesi gereken, ticari iş, işlem ve eylemlerinin hukuki, mali ve ticari sonuçlarını öngörmesi gereken kişidir. Basiret, Arapça bir kelimedir ve doğru görüş, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, dikkat, öngörü, sağgörü anlamlarına gelmektedir. Tacir, basiretli davranmadığı takdirde, işletmesini karlı ve kurumsal bir yapıya dönüştüremeyecek, işletmenin geleceğini sağlam temeller üzerine kuramayacaktır. Tacir, Basiret Kavramı ve Ticaret Hayatı  Ticari faaliyet yürüten kişi ve kurumların birinci amacı kar sağlamak, diğer amaçları ise işletme mevcudunu, istihdamı, aktifleri ve sermayeyi artırmaktır. Yapılan her işten kar elde edilemeyebileceği gibi zarar da gerçekleşebilir. Basiretli tüccar …

Devamını oku »

Bağımsız Bölüm

Bağımsız Bölüm, Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre, ana gayrimenkulun ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya müsait bağımsız mülkiyete konu olabilen bölümleridir. Bağımsız Bölüm, inşaatı tamamlanmış, kullanıma hazır hale gelmiş ana yapının ayrı bölümleridir. Bunlar; kat, daire, dükkan, mağaza, mahzen ve depolar bağımsız bölümlerdir. Bağımsız Bölümler aynı binada olabileceği gibi ve aynı parsel içerisinde farklı bloklarda ya da bir parseldeki bağımsız binalar şeklinde de olabilir. Kat Mülkiyet Kanununun 1. Maddesine göre; “Tamamlanmış bir yapının kat, daire, iş bürosu, dükkan, mağaza, mahzen, depo gibi bölümlerinden ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, o gayrimenkulün maliki veya ortak malikleri tarafından, bu Kanun …

Devamını oku »

Basın Özgürlüğü

Çoğunlukçu, özgürlükçü, demokratik toplumlarda, düşünceyi açıklama özgürlüğü; sadece genel kabul gören ve zararsız veya önemsiz sayılan düşünceler yönünden değil, aynı zamanda halkın bir kısmı tarafından benimsenmeyen kural dışı, hatta rahatsız edici, endişe verici, sarsıcı düşünceler için de geçerlidir.

Devamını oku »

Kamu Görevlisi

Kamu Görevlisi kavramı Türkiye Cumhuriyeti mevzuatının çeşitli yerlerinde tanımlanmış bir kavramdır ve genel geçer bir tanıma tabi tutulmamıştır. Tüm hukuk dalları için geçerli ve bağlayıcı memur veya kamu görevlisi tanımı bulunmamaktadır. Kavram, Anayasa Hukuku ve İdare Hukuku başta olmak üzere diğer hukuk dallarındaki kullanımları ile birlikte bütüncül bir tanımlamaya tabi tutulduğunda kapsamı daha iyi anlaşılabilecektir. Kamusal faaliyetin yürütülmesine katılmak kamu görevlisi sayılmanın asli unsudur. Anayasaya Göre Kamu Görevlisi Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında kavramın tanımı yapılmamış, kamu görevlilerine ilişkin hükümler kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler başlığı ile 128. ve 129. maddelerde düzenlenmiştir. Anayasaya göre kamu hizmeti gören kişiler kamu görevlisi olarak tanımlanmış; “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri …

Devamını oku »

Aile Vakfı

Aile vakıfları, aile bireylerinin eğitim ve öğretimine; barınma ve beslenmelerine; evlenme, çeyiz, doğum ve hastalıklarına; diğer sosyal ve yaşam gereksinimlerine ilişkin gerekli giderlerini sağlayabilmek amacıyla, kişiler ve miras hukukunun koyduğu hükümlere uygun bir biçimde kurulan vakıflardır. Bir malın ya da hakkın başkalarına geçmemek üzere bir aileye özgülenmesine ve aile bireyleri arasında aynı soydan gelenlere kuşaktan kuşağa kalacak biçimde geçmesine ilişkin her türlü tasarruf yasaktır. Böyle bir tasarruf, Aile Vakfı kurma yoluyla dahi yapılamaz. Kurulacak bir vakıftan yararlanan aile bireylerine düzenli gelirler ve maşlar sağlayan vakıflar kurulamaz. Hukukun arkasından dolanmak ve miras hukukuna dair kazanımlar yaratmak amacıyla vakıf tesisi uygun değildir. …

Devamını oku »

Hekim Hak ve Yükümlülükleri

Hekim Hak ve Yükümlülükleri, Tıp ve Sağlık Hukuku kapsamında; hekim ile hasta arasındaki ilişkiler çerçevesinde hekimlerin hukuken korunan hakları ile vecibelerinden oluşmaktadır. . Hekimlerin Yeterli Eğitim Alma ve Sürekli Mesleki Gelişim Hakkı Hekimler, ağır mesleki, etik ve hukuki sorumlulukları üstlenebilmeleri için yeterli ve nitelikli bir eğitim alma hakkına sahiptirler. Tıp fakültelerindeki teorik ve uygulamalı eğitimin müfredatı ve uygulaması, hekimleri sahaya çıktıklarında gereksinim duyacakları her türlü bilgi, beceri ve tutuma sahibi kılmalıdır. Farklı tıp fakülteleri ve eğitim kurumlarındaki pratisyen ve uzman hekim eğitimlerinin standardizasyonu sağlanmalı ve yetişen hekimlere/uzmanlara eğitimde eşit fırsatlar verilmelidir. Hekimlerin Yeterli Ücret Alma Hakkı Hekimler, tıbbi bilgilerini, mesleki gelişimlerini kesintisiz olarak sürdürebilecekleri şekilde eğitim …

Devamını oku »

Su Hakkı

Su Hakkı ve Su Hukukuna ilişkin temel normlar Roma Hukuku döneminde oluşturulmuş, toprağın üstünde ve altındaki su, toprak mülkiyetinden ayrı düşünülmemiş, mülkiyet hakkının parçası olarak kabul görmüş, sular toprağın ayrılmaz bir parçası sayılmış, suya sahip olmak için toprağa sahip olmak yeterli görülmüş ancak akarsular özel mülkiyetin dışında bırakılmıştır. Roma Hukukundaki düzenlemeler Avrupa toplumlarının ve Medeni Yasayı iktibas eden Türk Hukukunun teorik omurgasını oluşturmuştur.     Türk Hukukunda Su Hakkı Osmanlı dönemi su hukuku devlet merkezli ve İslam anlayışına göre devletçi bir yapı arz etmiştir. Batı hukukunun ilk etkilerini gösterdiği dönemin yasası olan Mecelle sulardan herkesin yararlanabileceği ilkesini getirmiş, 1924 Anayasası suların …

Devamını oku »

Non Bis In Idem

Non bis in idem(Aynı suçtan iki kez yargılama olmaz) ilkesi, aynı nedene dayalı olarak mükerrer yargılama yapılamayacağını ve iki kere hüküm kurulamayacağını ifade eden, Roma Hukuku döneminden günümüze kadar gelen Latince hukuk terimidir. Kavram literatürde “Ne Bis in İdem” olarak da kullanılmaktadır. Latince dilinde ‘ne’ ya da ‘non’ olumsuzluk anlamı taşımakta, ‘bis’ ‘tekrar’, ‘idem’ ise ‘aynı’ anlamlarına gelmektedir. İlkenin uygulama alanı bulabilmesi için aynı kişiye ait tek bir fiil olması gerekmektedir.  Geçmişte yapılan yargılama ile verilen kesin hükmün gelecekte bir daha yargılanma tehlikesini ortadan kaldırması bireysel özgürlüklerle doğrudan ilgili olarak kabul edilmektedir. Mükerrer cezalandırma yasağı; suçta ve cezada kanunilik ilkesi, …

Devamını oku »

Karantina

Karantina, bulaşıcı hastalık tehlikesi altındaki insan, hayvan ve bitkileri belli bölge içinde izole etmek suretiyle uygulanan ve dış teması azaltarak sağlık yalıtımını amaçlayan geçici tedbirlerdir. Karantinanın amacı hastalığın yayılmasını engellemek, enfekte olan hayvan, bitki ya da hastayı çevreden tamamen ayrıştırarak izole etmek ve iyileştirmeye çalışmak, hastalığın daha fazla yayılmasını önlemektir. Karantina kavramı İtalyanca kökenlidir. Venedik kentine salgın hastalıkların bulaşmaması amacıyla limana gelen gemilerin belli bir süre denizde bekletilmesi şeklinde ortaya çıkmıştır. “Ven cuarantína”  kavramı, Venedik’e gemiyle gelen yolculara uygulanan “kırk” günlük karaya çıkma yasağını ifade etmekte olup Venedik dilindeki kırk sözcüğünden türetilmiştir. Karantina uygulaması Bizans İmparatorluğu döneminde de uygulanmıştır. Karantina tedbirine …

Devamını oku »

Kopenhag Kriterleri

Kopenhag Kriterleri, Avrupa Konseyinin 22 Haziran 1993 tarihinde yapılan Kopenhag Zirvesi’nde kabul edilmiş olan kriterlerdir. Avrupa Konseyi, bu zirvede Avrupa Topluluğunun genişlemesinin Merkezi Doğu Avrupa Ülkelerini kapsayacağını kabul etmiş ve aynı zamanda adaylık için başvuruda bulunan ülkelerin tam üyeliğe kabul edilmeden önce yerine getirmesi gereken kriterleri belirlemiştir. Belirlenen bu kriterler siyasi, ekonomik ve topluluk mevzuatının benimsenmesi olmak üzere üç temel grupta toplanmıştır. Topluluk, Avrupa’nın entegrasyonunu hedeflerken aynı zaman da yeni üyelerin kapasite ve uyum bakımından birlik hedeflerine uyum sağlamasını amaçlamaktadır. Avrupa Topluluğu, 1 Ocak 1995’ten itibaren Avrupa Birliği(AB) olarak anılmaya başlanmış, aynı yıl Avusturya, Finlandiya ve İsveç’in katılımıyla 15 üyeli hale gelmiş, …

Devamını oku »

Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi

Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi(The Committee on the Elimination of Racial Discrimination (CERD),  Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 21 Aralık 1965 tarihli kararıyla kabul edilen ve 4 Ocak 1969 tarihinde yürürlüğe giren Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşmenin denetimini sağlamak üzere kurulan ve bağımsız uzmanlardan oluşan bir organdır. Komite, tarafsızlıkları ve yüksek ahlaki duruşlarıyla tanınan 18 uzmandan oluşmakta, üyeleri dört yıllık süre için taraf devletler tarafından seçilmektedir. Seçimler iki yıllık aralıklarla üyeliklerin yarısı için yapılarak komite yenilenmekte, dünyadaki farklı coğrafi bölgeler, farklı uygarlıklar ve adalet sistemlerinin temsil edilmesi amaçlanmaktadır. CERD özerk bir yapıdır ve Komite’deki uzmanlar kendi şahsi sıfatlarıyla seçilmektedir. Komite …

Devamını oku »

Hukuk Nosyonu

Hukuk Nosyonu

Hukuk Nosyonu, hukukun evrensel ilke ve esaslarından hiçbirini ihmal etmeksizin, bilimsel disipline ve sistematik düşünce bütünlüğüne dayanarak hedeflenen adaleti temine yarayan düşünme biçimidir. Nosyon Nosyon, Latin kökenli bir “notio” sözcüğünden türetilmiş ve Latin kökenli dillerde bulunan, Türkçe’ye Fransızca “notion” sözcüğünden geçen, Türk Dil Kurumuna göre “kavram” anlamına gelen sözcüktür. Bir konu ya da şey hakkında, gerekli bilgi ve formasyona sahip olmayı ifade eden nosyon; mefhum, bir konu hakkında temel bilgi, zihinde oluşan genel fikir, bir düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, yalın ve genel bir tasavvur şeklinde tanımlanmaktadır. Üzerinde fikir yürütülen konu ve olaylar hakkında bilinç düzeyinde önceden oluşmuş genel …

Devamını oku »

Basiretli Tacir

Basiretli Tacir

Basiretli Tacir, geleceği gören, sezgisi yüksek, dikkatli ve yapacaklarının nereye varacağını bilen ya da bilmesi gereken, ticari iş, işlem ve eylemlerinin hukuki, mali ve ticari sonuçlarını öngörmesi gereken kişidir. Basiret, Arapça bir kelimedir ve doğru görüş, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, dikkat, öngörü, sağgörü anlamlarına gelmektedir. Tacir, basiretli davranmadığı takdirde, işletmesini karlı ve kurumsal bir yapıya dönüştüremeyecek, işletmenin geleceğini sağlam temeller üzerine kuramayacaktır. Tacir, Basiret Kavramı ve Ticaret Hayatı  Ticari faaliyet yürüten kişi ve kurumların birinci amacı kar sağlamak, diğer amaçları ise işletme mevcudunu, istihdamı, aktifleri ve sermayeyi artırmaktır. Yapılan her işten kar elde edilemeyebileceği gibi zarar da gerçekleşebilir. Basiretli tüccar …

Devamını oku »

Persona non grata

Persona non grata, latince kökenli bir terimdir ve diplomasi dilinde istenmeyen kişi olarak tanımlanmaktadır. Bir ülkenin sınırları içerisinde istemediği bir kişiyi tanımlamak amacıyla kullanılmaktadır. Kavramın çoğul biçimi istenmeyen kişiler anlamına gelen “personae non gratae” şeklindedir. Kavram genel olarak diplomatlar ve diplomatik dokunulmazlığı bulunan kişiler için kullanılmakta ise de diplomat olmayan kişiler hakkında da kısıtlı bir kullanım mevcuttur. Kavram ayrıca, diplomatların ajanlık yaptıklarından şüphelenilmesi durumunda diplomatları kovmak için ve hoşnutsuzluk ifadesi olarak da kullanılmaktadır. Persona non grata ve Uluslararası Hukuktaki Yeri Kısaltılmış hali PNG olan Persona Non Grata, 1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Konvansiyonu’nun 9. ve 10. maddelerinde düzenlenmiştir. Konvansiyonunun …

Devamını oku »

Arsa Payı

Arsa Payı

Arsa Payı, Kat Mülkiyeti Kanununda yazılı esaslara göre bağımsız bölümlere tahsis edilen ortak mülkiyet paylarını tanımlamak için kullanılan kavramdır. Kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulurken, arsa üzerindeki yapıların bulunduğu arsadan bağımsız bölümlere rayiç değerleri oranında verilen payı ifade etmektedir. Anagayrimenkulde, kat mülkiyetine bağlanmamış veya lehine kat irtifakı kurulmamış arsa payı bırakılamaz. Kat mülkiyeti ve kat irtifakı, bu mülkiyete konu olan ana gayrimenkulün bağımsız bölümlerinden her birinin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleri ile oranlı olarak projesinde tahsis edilen arsa payının ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterilmesi suretiyle kurulur. Bağımsız bölümlerden her birine yasa hükmü uyarınca tahsis edilmek zorunda olan arsa …

Devamını oku »

Cumhurbaşkanı

Cumhurbaşkanı, 40 yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış TBMM üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından genel oyla beş yıllığına ve en fazla iki defa seçilebilen, yürütmenin sorumsuz kanadında yer alan ve Devletin başı sıfatına sahip tarafsız kişidir. Anayasanın İlgili Hükümleri Cumhurbaşkanı Seçimi A. Adaylık ve seçimi Madde 101 Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından, doğrudan halk tarafından seçilir. Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir. Cumhurbaşkanlığına, siyasi parti grupları, en son yapılan genel seçimlerde toplam geçerli oyların tek başına veya birlikte en …

Devamını oku »

Bakanlar Kurulu

Bakanlar Kurulu, Anayasa’ya göre, Cumhurbaşkanınca atanan bir Başbakanca TBMM üyeleri ya da milletvekili seçilme yeterliğine sahip olanlar arasından seçilen ve Cumhurbaşkanınca atanan bakanlardan oluşan, yürütme erkinin bir organıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir aynı günde yapılmakta, seçimlerin ardından kabine Cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır. Bakanlar Kurulu, hükümet ya da kabine olarak adlandırılmaktadır. Türkiye’de 2017 yılında yapılan Anayasa değişikliği sonucunda Bakanlar Kurulunu kurma yetkisi Cumhurbaşkanına verilmiştir. Cumhurbaşkanı kurula başkanlık etmektedir. Her bakan kendi bakanlığını ilgilendiren işlerden ve emri altında çalışanların yerine getirdikleri iş ve eylemlerden sorumludur. Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcıları ve 16 bakandan oluşan Kurul kararlarını oy birliğiyle almakta, …

Devamını oku »

Ara Seçim

Ara Seçim,Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde yapılan seçimlerdir. İki genel seçim arasında, çeşitli nedenlerle boşalan milletvekilliği, belediye başkanlığı ve bunun gibi seçimle gelinen yerler için yasalar uyarınca yapılması gereken seçimdir. .Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir. Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçimi yapılamaz. (Ek fıkra: 27/12/2002-4777/2 md.) Yukarıda yazılı hallerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden …

Devamını oku »

Anamuhalefet Partisi

Anamuhalefet Partisi, parlamenter sistemle yönetilen ülkelerde iktidar partilerinden sonra en yüksek oyu almış partiyi tanımlamak için kullanılan kavramdır. Ana muhalefet partisi demokrasi ile yönetilen ülkelerde genellikle mevcut yönetime en yakın alternatif parti olarak görülmektedir. 2820 Sayılı Siyasal Partiler Kanununun 35. maddesine göre Bakanlar Kuruluna katılmayan ve grubu bulunan siyasi partiler arasında en fazla milletvekiline sahip olan partidir. Siyasi partilerin milletvekili sayılarının eşit olması hâlinde, son milletvekili seçimlerinde aldıkları muteber oy sayısına bakılmaktadır. Bakanlar Kuruluna katılmayan ve grubu bulunan siyasi partiler arasında en fazla milletvekiline sahip olan partiye anamuhalefet partisi, genel başkanına da anamuhalefet partisi genel başkanı denir. Anayasanın 150. maddesi, …

Devamını oku »

Abusus non tollit usum

Abusus non tollit usum

Abusus non tollit usum, Roma Hukukundan günümüze ulaşmış Latince deyimlerdendir. Bir şeyin yanlış kullanılması onun doğru kullanılamayacağı anlamına gelmez ve suiistimal düzgün kullanmayı iptal ettirmez. Bir şey suistimal edilince onun düzgün kullanımını etkilememelidir. Bir hakkın kötüye kullanılması, onun doğru kullanımını ortadan kaldırmak için yeterli ve geçerli bir argüman değildir. Abusus non tollit usum, kötüye kullanımı önlemek için alınacak tedbirlerin o hakkın kullanılmasını yasaklamayı gerektirmemesini ifade etmektedir. Bir eylem, olgu ve olaydan birilerinin zarar görmesi ondan istifade edenlerin istifade etme hakkını ortadan kaldırmaz. Herhangi bir inanç, doktrin, kural ve bakış açısı çarpıtılabilme ve kötüye kullanılabilme özelliği taşıması nedeniyle tümden zararlı addedilemez. …

Devamını oku »

İhtiyati Haciz

İhtiyati Haciz, teminat altına alınmamış borçların tahsili amacıyla, vadesi gelmiş bir alacağın tahsili için başlatılan dava türüdür. İhtiyati hacze konu alacak, para alacağı olmalı ve alacak, rehinle teminat ile güvence altına alınmamış olmalıdır. İhtiyati haciz kararları duruşma yapılmaksızın verilebilmekte; alacaklı sıfatını taşıyan kişinin cebri icra talebinde bulunma yetkisi bulunmakta, cebri icra işlemine başvurmaya yetkisi bulunmayan alacaklının ise ihtiyati haciz talep etmeye yetkisi bulunmamaktadır. İhtiyati haciz davası, açılmış veya ileride açılacak bir dava ve icra takibinin anlamsız kalmasını önlemek için başvurulan geçici nitelikte önlemdir. Koruyucu olma ve tehlikenin önlemesi amacı taşıması itibariyle, borcun tahsili için dolaylı ve yardımcı bir nitelik taşımaktadır. …

Devamını oku »

Adi Ortaklık – Adi Şirket

Adi Ortaklık veya Adi şirket; iki veya daha çok kimsenin, ortak bir amaca ulaşmak için emeklerini ve mallarını birleştirmeyi kabul ettikleri sözleşme ile kurulan ortaklık türüdür. Tüzel kişilik taşımayana ve birden fazla kişi tarafından kurulmuş olan adi ortaklık Türk Ticaret Kanununa özgü nitelikleri taşımadığı sürece adi ortalık olarak kabul edilmektedir. Ortaklar tarafından sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ortaklık gelir ve giderleri eşit olarak paylaşılmaktadır. Adi Şirket ortaklarının ortaklığa ait mal varlıkları üzerinde elbirliği mülkiyeti bulunmaktadır. Adi şirketle ve şirketin mal varlığı ile ilgili uyuşmazlıklarda tüm ortaklar birlikte hareket etmek zorundadır. Adi ortaklığın yönetimi, sözleşme veya alınan bir kararla bir veya birden …

Devamını oku »

Acente

Acente; ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir bölge içinde daimi bir suretle ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimsedir. Acente, ticari işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmekte veya bunları o tacir adına yapmayı meslek olarak icra etmektedir. Acentelik faaliyetini meslek edinmiş gerçek veya tüzel kişi, tacirin bağımsız bir yardımcısı olarak süreklilik arz eden bir faaliyet yürütmektedir. Adına faaliyet yürütülen ticari işletmeyi …

Devamını oku »

Belediye Meclisi

Belediye Meclisi, belediyelerin halk oylaması sonucunda seçilerek göreve gelen üyelerde oluşan genel karar organıdır. Belediye meclisinin üye sayısı belediyenin nüfusuna göre değişmekte ve en az dokuz üyede oluşmaktadır.  Belediye başkanının başkanlık yaptığı Meclis, her ay toplanmaktadır. Belediye meclisi üyeleri, bir belde, ilçe ya da il meclisine seçilen üyeleri ifade etmektedir. Belediye Meclisinin Görevleri  a) Stratejik plân ile yatırım ve çalışma programlarını, belediye faaliyetlerinin ve personelinin performans ölçütlerini görüşmek ve kabul etmek b) Bütçe ve kesin hesabı kabul etmek, bütçede kurumsal kodlama yapılan birimler ile fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyleri arasında aktarma yapmak. c) Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il …

Devamını oku »

Yasama Dokunulmazlığı

Yasama Dokunulmazlığı

Yasama Dokunulmazlığı, milletvekillerinin, görev süresince meclisin izni olmadan, gözaltına alınamaması, tutuklanamaması, sorguya çekilememesi ve yargılanamamasını ifade eden ve yasama faaliyetlerini gereği gibi yapabilmeleri için cezai takibata uğramalarını önleyen yargı bağışıklığıdır. Yasama Dokunulmazlığı, ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanmış olmak kaydıyla devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetlerde bulunmak durumları hariç olmak üzere, seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekilinin Meclis kararı olmadıkça, milletvekili olduğu süre içerisinde tutulamaması, sorguya çekilememesi, tutuklanamaması ve yargılanamamasıdır. Milletvekilliği süresiyle sınırlı geçici bir koruma sağlayan yasama …

Devamını oku »

Unutulma Hakkı

Güncelliğini yitiren haberlerin internette yer alması nedeniyle şeref ve itibar hakkının korunması amacıyla internette içerik sağlayıcı tarafından saklanan içeriğin yayından çıkarılmasını talep etme hakkıdır. İfade ve basın özgürlüğü ile kişiliğin korunması ilkesi arasında adil bir denge kurularak unutulma hakkı korunur. Şeref ve itibarın korunması hakkı ve unutulma hakkı korunurken bir yandan ifade ve basın özgürlükleri gözetilmek ve diğer yandan kişilerin haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğü engellenmemelidir. Unutulma hakkı, internet ortamında bir haberin uzun süredir kolayca ulaşılabilir olması nedeniyle kişinin şeref ve itibarının zedelenmesi durumunda gündeme gelmektedir. Bu hakkın amacı, internetin yaygınlaşması ve sağladığı imkanlar nedeniyle ifade ve basın özgürlükleri ile kişilerin manevi varlığının geliştirilmesi hakkı arasında gerekli hassas dengenin kurulmasını sağlamaktır. Kişinin unutulma hakkı, halkın haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğünün özüne dokunamaz. Gazete, televizyon ve internet siteleri için arşiv niteliğinde olan ve kişilerin unutulma hakkını ihlal eden haberler, kamuya açık dijital alanda tutulmadığı sürece içerik sağlayıcı tarafından arşivde saklanabilir. Unutulma hakkı, haberin sosyal faydasının kaybolması, kamu açısından bir öneminin kalmaması, istatistiki ve bilimsel amaçlar yönünden internet ortamında habere ulaşmayı gerekli kılan nedenlerin olmaması durumunda, öncelikle içerik sağlayıcıdan talep edilmeli, talebin reddi halinde bireyin şahsiyetinin korunması bakımından mahkemeler tarafından sağlanmalıdır. Siyasi veya medyatik kişiliğe sahip olmayan kişiler hakkındaki güncel olmayan haberlerin kamuya açık portallarda gösterilmeye devam etmesinin tolum yararı bakımından bir öneme kalmadığından ulaşılabilirliğinin engellenmesi zaruridir. 

Devamını oku »

İdam Türleri

İdam Türleri Kurşuna Dizme Klasik bir yöntem olan bu idam şeklini Afganistan, Beyaz Rusya, Etiyopya, Kuzey Kore, Nijerya, Yemen, Vietnam, Endonezya ve Çin gibi ülkeler halen kullanmaktadır. Çarmıha Germe Bu idam şekli Eskiçağ’da kurulu dine ve düzene karşı işlenen suçlara bu idam türü uygulanmıştır. Mahkumun vücudu ve ayakları çarmıhın dikey tahtasına bağlanmakta ve kolları yana açılarak elleri yatay tahtaya çivilenmekte, mahkum aç ve susuz şekilde tahtaya çiviyle çakılmış şekilde bekletilerek işkenceyle öldürülmektedir. Bestiarii Yöntemi Eski Roma döneminde kullanılmış bir yöntemdir. Suçlular çıplak şekilde vahşi hayvanların arasına atılmaktadır. Diri Diri Gömme Bu idam şekli hem bireylere hemde gruplara milattan önce uygulanmaya başlanmıştır. …

Devamını oku »

Silahlı Çatışma ve Savaş Hukuku

Silahlı Çatışma ve Savaş Hukuku, savaşan tarafların uyması gereken kuralların uluslararası hukuk ve uluslararası toplum tarafından belirlenmesi ile oluşmuştur. Silahlı Çatışma ve Savaş Hukuku, uyuşmazlıkları çözmeyi yada savaşı önlemeyi hedeflememekte, dünyanın gerçeği olan silahlı çatışma halinde insani dramları azaltmayı, çatışmadan kaynaklı acıları azaltmayı, sivilleri ve asgari insan hakları standartlarını korumayı amaçlamaktadır. Savaş Hukukunun konusu, savaş ilanı, savaş esirlerine ilişkin davranışlar, ayrımcılık ve savaşın gerekçesi ile orantılı silah ve şiddet kullanımını içermektedir. Kitle imha silahlarının kullanımı ve gereksiz şiddet modern uluslararası hukukun kesin olarak yasakladığı davranışlardır. Silahlı Çatışma ve Savaş Hukuku Savaş Hukuku ile Silahlı Çatışma hukuku birbiri ile eş anlamlı değildir. Geleneksel anlamda …

Devamını oku »

Ceza Hukukunda Actiones Liberae in Causa Kuramı

“Ceza Hukukunda Actiones Liberae in Causa Kuramı” isimli eser Avukat Dr. Ayşe Özge Atalay tarafından yazılmış ve On İki Levha Yayıncılık tarafından 2019 yılı Mart ayında basılmıştır. Ceza Hukukunda Actiones Liberae in Causa Kuramı Kitbın arka kapağındaki sunum şu şekildedir: “Ceza hukukunda sorumluluğun temelini oluşturan en önemli ilkelerden biri, suç teşkil eden hareketin gerçekleştirildiği esnada, failin kusur yeteneğine sahip olmasını gerekli kılan eş zamanlılık ilkesi olmaktadır. Ancak kimi zaman, kusur yeteneğinin iradi şekilde ortadan kaldırılıp bir suç işlenmesi ihtimali gerçekleşmekte ve cezalandırılması gereken bir durum oluşmaktadır. Özellikle Alman ceza hukukunda ve genel olarak Kıta Avrupası hukuk sistemine dâhil olan ülkelerde kendisine …

Devamını oku »

Actio libera in causa

Actio libera in causa (Nedeninde serbest hareket), Roma Hukukunun Modern Hukuka kazandırdığı latince hukuk deyimlerindendir. Sebebinde serbest hareketler kuramı olarak da bilinmektedir. Kavram, Kıta Avrupası hukuk sistemindeki ülkelerde kendisine daha çok yer bulmaktadır. Anglo-Sakson hukuk sisteminde voluntary intoxication kavramı ile yakın bir anlamda olan Actio libera in causa, ceza hukuku yanında uluslararası hukukta da kullanılmaktadır. Suç işlemek için kasıtlı olarak ve kendi isteği ile sarhoş olan veya kendi akıl hastalığına neden olan kişinin sarhoşken yada irade yokluğu halindeyken işlediği fiillerden sorumluluk sahibidir. Bu kural, geçici sebeplerin ceza sorumluluğuna etkisi bakımından ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Ceza hukuku kuralları ile muhatap olan kişilerin sorumluğu …

Devamını oku »

Adil Yargılanma Hakkı

Adil Yargılanma Hakkı, Evrensel İnsan Hakları Bildirisinin 10. maddesinde “Herkes, haklarının ve yükümlülüklerinin ve kendisine karşı herhangi bir suç isnadının karara bağlanmasında, tam bir eşitlikle, bağımsız ve tarafsız bir yargı yeri tarafından adil ve aleni olarak yargılanma hakkına sahiptir.” şeklinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde “Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir. Hüküm açık oturumda verilir; ancak, demokratik bir toplumda genel ahlak, kamu düzeni ve ulusal güvenlik …

Devamını oku »

Yüksek Seçim Kurulunun Görev ve Yetkileri

Yüksek Seçim Kurulunun Görev ve Yetkileri Yüksek Seçim Kurulunun Görev ve Yetkileri, Resmi Gazete’nin 12/12/2017 tarihli sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren 7062 sayılı Yüksek Seçim Kurulunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 6. maddesinde şu şekilde belirtilmiştir. MADDE 6- (1) Kurulun görev ve yetkileri şunlardır: a) Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğüyle ilgili bütün işlemleri yapmak veya yaptırmak, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları incelemek ve kesin olarak karara bağlamak. b) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını kabul etmek. c) Cumhurbaşkanı seçimi tutanaklarını kabul etmek ve seçilen Cumhurbaşkanı adına seçildiğine dair tutanak …

Devamını oku »

Çekişmesiz Yargı İşleri

Çekişmesiz Yargı İşleri, kanun tarafından istisna olarak sayılan, kişiler hukuku, aile hukuku, miras hukuku, eşya hukuku, borçlar hukuku, ticaret hukuku, icra ve iflas hukuku ile diğer hukuk alanlarına ilişkin kanunlarda sayılan yargı işleridir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince aksine bir düzenleme olmadığı takdirde çekişmesiz yargı işlerine Sulh Hukuk Mahkemeleri bakmaktadır. Aile hukuku, ticaret hukuku, icra hukuku gibi alanlardaki çekişmesiz yargı işleri özel hüküm uyarınca belirtilen mahkemelerde görülmektedir. Çekişmesiz Yargı İşlerinde davalı taraf bulunmakta ve mahkemeden talepte bulunan taraf herhangi bir kişi yada kuruma husumet yöneltmektedir. İlgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller, ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkın bulunmadığı haller ve hakimin re’sen harekete …

Devamını oku »

Dr. Ölüm – You Don’t Know Jack

Doktor Ölüm – You Don’t Know Jack, gerçek olaylara dayanan bir hikayeden sinemaya uyarlanmıştır. Televizyon kanalı HBO tarafından sinemaya uyarlanan film, biyografik bir TV yapımıdır. Film, modern hukukta çok tartışmalı bir konu olan ötenazi hakkında olup ötenaziye karşı olsun ya da olmasın herkesin izlemesi gereken bir yapımdır…. Doktor Ölüm – You Don’t Know Jack, iyileşme umudu kalmayan hastaların ölmesine yardım ederek kamuoyunun gündemine oturan, ölüm meleği lakaplı meşhur Doktor Jack Kevorkian’ın hayatını anlatmaktadır. Doktor Ölüm – You Don’t Know Jack filminde ünlü aktör Al Pacino, ötanazinin çaresiz hastalar için bir hak olması gerektiğini savunan Jack Kevorkian adında bir doktoru canlandırmakta, bu düşüncesi …

Devamını oku »

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı-AGİT

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı-AGİT, güvenliğin siyasi, askeri, ekonomi, çevre ve insani boyutlarında ilke, norm ve standartlar geliştiren uluslararası bir kuruluştur. Helsinki’de 1973 yılında başlayan görüşmeler sonucunda Helsinki Nihai Senedi’nin 33 Avrupa ülkesi ile ABD ve Kanada tarafından 1975 yılında imzalanmasıyla AGİK süreci başlamış, örgüt bugünkü kurumsal yapısına 1994 yılında kavuşmuştur. AGİT’in merkezi Viyana’dadır. Örgüt, katılımcı devletlerin demokratikleşme, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı alanlarındaki çabalarına destek ve yardım işlevi görmektedir. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı Moskova İnsani Boyut Konferansı Belgesi; AGİT’in, güvenliğin siyasi, askeri, ekonomi, çevre ve insani boyutlarında geliştirilmiş ilke, norm ve standartlardan oluşmaktadır. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği …

Devamını oku »

Uluslararası Hukuk Sözlüğü

ULUSLARARASI HUKUK SÖZLÜĞÜ International Law Dictionary Türkçe İngilizce AB barışı koruma gücü EU peace keeping force AB dış ilişkiler ve güvenlik politikası EU foreign and security policy AB dönem başkanlığı presidency of the Council of the European Union AB Komisyonu EU Commission AB müktesebatı acquis communautaire AB savunma politikası EU defence policy AB üye devletleri EU member states abluka blockade acil durum state of emergency acil eylem planı emergency action plan açık deniz high seas açık kapı politikası open door policy açık toplum open society ada ve adacıklar islands and islets aday gösterme nomination aday ülke candidate country adaylık süreci …

Devamını oku »

Parlamento Terimleri Sözlüğü

 Açık oylama Genel Kurulda hangi milletvekilinin ne yönde oy kullandığının (kabul, ret, çekimser) açıkça belli olduğu oylama şeklidir. Oylamaya ilişkin bilgiler, tutanaklarda yayımlanır (İçt. m. 139, 142, 143, 144 ve 145). Açıklama hakkı Şahsına sataşılan veya ileri sürmüş olduğu görüşten farklı bir görüş kendisine atfedilen hükûmet, komisyon, siyasi parti grubu veya milletvekillerine tanınan cevap hakkıdır. Parlamento uygulamasında, bu hakkın kullanımına zemin teşkil eden durumlar genellikle “sataşma” olarak ifade edilir (İçt. m. 69). Ad cetveli Milletvekillerinin il ve soyadı alfabetik sırasına göre ad ve soyadlarının, seçim bölgelerinin ve üyesi bulundukları siyasi partinin adının kayıtlı olduğu listedir. Bağımsızlar bu listede ayrıca belirtilir. …

Devamını oku »

Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles–WEPs) 

Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles–WEPs) , kadınların, tüm sektörlerde ve her düzeyde, ekonomik yaşamın içinde yer alabilmeleri için kadınların güçlenmesini hedefleyen girişimdir. 2010 yılında Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) ve Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (UN Women) ortaklığında oluşturulan WEPs platformu, özel sektöre; iş yerlerinde, piyasalarda ve toplum genelinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için dikkate almaları gereken önemli noktaları sunmaktadır. Şirket politikalarında ve faaliyetlerinde şeffaflığın ve kapsayıcılığın arttırılması için sonuç getirecek teknikleri, araçları ve uygulamaları öngören Kadının Güçlenmesi Prensipleri, uzun soluklu ve çok paydaşlı uluslararası istişare sürecinin sonucunda, işletmelerin mevcut uygulamalarını, performans göstergelerini ve …

Devamını oku »

Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun

Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun ile, trafik cezaları artırılmış, uyuşturucuyla mücadelede yeni önlemler alınmıştır.  Kanun ile, yabancıların Türkiye’de iş yapmaları kolaylaştırılmıştır. Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun, 7148 numarası ile 18.10.2018 tarihinde kabul edilmiş, Resmi Gazetenin 26.10.2018 tarihli sayısı ile yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun ile Getirilen Düzenlemeler Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun; hız sınırlarında yüzde 10-30 ve yüzde 30 üzeri olarak sınıflandırılan ihlallere yüzde 50’den fazlası şeklinde yeni bir kategori ekleyerek cezaları artırmıştır. Kanun ile, halk tarafından spin veya drift denilen; …

Devamını oku »

Hilafetin Kaldırılmasına ve Osmanlı Hanedanının Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi Dışına Çıkarılmasına Dair Kanun

3 Mart 1924(1340)-Hicri 26 Recep 1342 Hilafetin Kaldırılmasına Dair Kanun ile Türkiye’de halifelik kurumu ortadan kaldırılmıştır. Hilafetin kaldırılmasına ve Osmanlı hanedanının Türkiye Cumhuriyeti ülkesi Dışına çıkarılmasına dair kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş ve 6 Mart 1924 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 431 sayılı bu kanun toplam 13 maddeden oluşmaktadır. Hilafetin Kaldırılmasına ve Osmanlı Hanedanının Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi Dışına Çıkarılmasına Dair Kanun Madde 1-Halife görevinden alınmıştır. Halifelik, hükümet ve Cumhuriyet’in anlam ve kavramı içinde esasen mevcut bulunduğundan hilafet makamı kaldırılmıştır. Madde 2-Görevden alınan halife ve Osmanlı saltanatına mensup tüm erkek ve kadınlar, damatlar Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde oturmak …

Devamını oku »

Arabuluculuk Soru Bankası

Arabuluculuk Soru Bankası, Neyir Şeyda MUSAL, Nur ÖZDEN,Ayşe Dilek ERGÜLER, Şebnem AKÇINAR, Sevde Keçer KORKMAZ ve İbrahim Aycan tarafından hazırlanarak Aristo Yayınevi tarafından yayınlanmıştır. Arabuluculuk Soru Bankası Arabuluculuk Soru Bankası, Arabulucu adayları için bir hazırlık kitabıdır. Bunun yanında; arabuluculuk mesleğini icra eden hukukçular, arabuluculukta taraf vekilleri ile bu konuya ilgi duyan ve bilgilerini pekiştirmek isteyen tüm hukukçulara yönelik olarak hazırlanmıştır. Kitabın Önsözü Değerli Hukukçular, Elinizde bulunan Arabuluculuk Soru Bankası kitabı Daire Başkanlığı tarafından yayınlanan Arabuluculuk Katılımcı Kitabı esas alınarak hazırlanmıştır. Kitap, sınava girecek olan Arabulucu adayları için olduğu kadar arabuluculuk mesleğini icra eden hukukçular, arabuluculukta taraf vekilleri ile bu konuya ilgi …

Devamını oku »

Arabuluculuk

Arabuluculuk, bir davaya konu olan yahut ileride bir davaya konu olması muhtemel uyuşmazlıkların yetkili bir uzman eşliğinde karşılıklı olarak müzakere edilerek çözüme kavuşturulması sürecidir. Arabulucular, tarafların iletişimini kolaylaştırarak tarafları masada tutan bazı sistematik yöntemler uygular ve tarafların kendi çözümlerini kendilerinin bulmalarına yardımcı olurlar. Ülkemizde arabulucuya başvurmak dava ön şartı olmadığı için kişiler isterse arabulucuya başvurmadan da dava açabilirler. ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Avusturya gibi ülkelerde yaygın olan arabuluculuk Türkiye’de de yasal düzenleme ile uygulanmaya başlamıştır. Türkiye’de arabuluculuğu sadece Adalet Bakanlığı arabuluculuk siciline kayıtlı hukukçu arabulucular yapabilmektedir. Kamu hukukuna dair uyuşmazlıklar dışındaki tüm ticari ilişkiler, alım satım, tüketici uyuşmazlıkları, eser …

Devamını oku »

Konkordato

Konkordato, alacaklılarına karşı borçlarını ödemekte zorluk yaşayan şirket, kooperatif yada kişilerin borçlarının bir kısmından kurtulmak ve yapılandırma yapmak suretiyle borçlarını ödeyebilir hale getirilmesi sistemidir. Konkordato, İcra İflas Kanununun 285. maddesi ile 309. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun şirketleri ilgilendiren maddelerinde de konkordato’ya ilişkin hükümler bulunmaktadır. Konkordato, İtalyan dilindeki concordato kelimesinden Türkçe’ye gelmiştir. Konkordato, batık durumdaki gerçek ve tüzel kişilerin borçlarını ödeyebilmek için alacaklılarla yaptıkları iflas anlaşmasıdır. Konkordato-Talih Uyar Alacaklılar, alacaklarını mahkemenin onaylamış olduğu belli bir plan dahilinde ödemek üzere konkordato ilan eden taraf ile anlaşma yapmaktadır. Konkordato uygulaması, finansal yapısı bozulan ancak iyi niyet ve dürüstlük kuralları çerçevesinde hareket eden borçluları …

Devamını oku »

Anglo-Sakson Hukuk Sistemi

Anglo-Sakson Hukuk Sistemi, Birleşik Krallıkta doğan ve bu ülke ile ABD, Kanada, Avustralya, Güney Afrika, Hindistan ve bazı eski Birleşik Krallık sömürgelerinde uygulanan hukuk sistemidir. Bu sistemin önemi ve özelliği kanun kodifikasyona dayalı olmaması ve örf ve adet kuralları ile içtihatlardan güç alarak oluşmasıdır. Ortak hukuk olarak da nitelendirilmektedir. Uygulamaya dayanan ve yargısal içtihatlarla belli prensiplere ulaşan Anglosakson hukuk sistemi mahkemelerin verdiği bağlayıcı kararların benzer somut olaylara uygulanması yoluyla gelişmiştir. Bu bağlamda Anglo-Sakson Hukukuna “yargıçlarca oluşturulmuş hukuk” anlamında (judge-made law) da denmektedir. Bu sistemde yargı birliği geçerlidir ve Kıta Avrupası sisteminde olduğu gibi kamu hukuku-özel hukuk ayrımı ya da benzer …

Devamını oku »