Ana Sayfa » Mevzuat

Mevzuat

Asker ve Sivil Mahkumların Affı-1923

Asker ve Sivil Mahkumların Affı, 31 Mart 1923 tarihinde, Lozan Antlaşması gereğince ilan edilmiştir. Cumhuriyet tarihinin ilk af kanunlarından olan “Mahkum Askeri ve Sivil Üsera Hakkında Aff-ı Umumi İlanına Dair Kanun” ile Lozan Barış Antlaşması gereğince esirlerin karşılıklı olarak mübadele edilebilmesi amaçlanmıştır. Kanun, genel af mahiyetinde olup, 318 kanun numarasını taşımaktadır ve çıkarıldığı 31 Mart 1923 tarihli zabıt ceridesinde yayınlanmıştır. Mahkum Askeri ve Sivil Üsera Hakkında Aff-ı Umumi İlanına Dair Kanun Madde 1 Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti ve Yunan fevkalâde murahhasları tarafından Lozan’da mütekabilen kabul edilen 30 Kânunusani 1339 tarihli itilâfnamenin dördüncü ve beşinci maddeleri mucibince Türkiye Hükûmeti elinde …

Devamını oku »

Af Kanunları

Af Kanunları, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı 23 Nisan 1920 tarihinden itibaren çıkarılan genel ve özel af yasalarını kapsamaktadır. Genel Af yasaları, genellikle geçmişe dair siyasi hesapların kapatılması, yeni bir başlangıç yapılması ve toplumsal huzur ve benzeri gerekçelerle ya da darbe sonrası siyasi ve sosyal ortamın konsolide edilmesi amacıyla çıkarılmıştır. Ayrıca, cezaevi hükümlü ve tutuklu mevcudunu azaltmak ve devam eden dava ve soruşturmaları azaltmak ya da bitirmek amacıyla çeşitli iktidarlar tarafından af yasaları çıkarılmıştır.  Af kanunlarının birçoğu yasal ve teknik anlamda tanımlanan “af” kapsamında değildir. Çeşitli infaz düzenlemeleri, denetimli serbestlik koşullarının esnetilmesi ve şartlı salıverme düzenlemeleri de kamuoyunda af olarak nitelendirilmiştir. …

Devamını oku »

Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi

Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi, 26 Ağustos 1789 tarihinde ilan edilmiştir. İngiliz ve Amerikan devrimlerinden önemli ölçüde etkilenen Fransız Devrimi de haklarla ilgili gelişmeleri aynen benimsemiş ve 1789 tarihinde İnsan ve Yurttaş hakları Bildirisi’ni ilan etmiştir. Aydınlanma Düşüncesi, en aşırı, en radikal sonuçlarına Fransa’da ulaşmıştır. Çünkü Fransa’nın, Kilise ile mutlakiyetçi yönetimi destekleyen ortaçağ artığı, sınıflı bir toplumsal düzeni vardı, bu yapı Rönesans ve Reform hareketleri nedeniyle çatırdıyordu. Fransız Aydınlanması radikal düşünceleriyle bu gerginliği son sınırına kadar vardırmış, sonunda Fransız Devriminin patlamasına yol açmıştır. Bildiride özetle; insanların doğal ve devredilmez hakları bulunduğu, hukuk bakımından, özgür ve eşit doğdukları, insanların özgürlük, mülkiyet …

Devamını oku »

Avukatlık Mesleğinin İcrasındaki Özgürlükler Hakkında Tavsiye Kararı

Avukatlık Mesleğinin İcrasındaki Özgürlükler Hakkında Tavsiye Kararı, Avrupa Konseyi tarafından “Avukatlık Mesleğinin İcrasındaki Özgürlükler Hakkında 9 Numaralı Tavsiye Kararı” adıyla ilan edilmiştir. Avukatlık Mesleğinin İcrasındaki Özgürlükler Hakkında Tavsiye Kararı Avrupa Konseyi Statüsünün 15. maddesi (b) bendine dayanarak Bakanlar Kurulu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin hükümlerini dikkate alarak; Aralık 1990’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından onaylanan “Avukatların Rolü ile İlgili Birleşmiş Milletler Temel Prensipleri”ni dikkate alarak; 13 Ekim 1994’de Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından kabul edilen “Hakimlerin Rolü, Etkinlikleri ve Bağımsızlığı ile İlgili 12 (94) Numaralı Tavsiye Kararını” dikkate alarak; Avukatların ve oluşturdukları mesleki kuruluşların, insan haklarının ve temel hakların korunmasını sağlamakta …

Devamını oku »

Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği

Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği, tıbbi laboratuvarların planlanma, ruhsatlandırma, açılması ile birlikte faaliyet alanlarının düzenlenmeleri, sınıflandırılmaları, izlenmeleri, denetlenmeleri ve faaliyetlerine son verilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek, kaliteli ve verimli hizmet sunmalarını sağlamak için Sağlık Bakanlığı tarafından 9 Ekim 2013 tarihinde Resmi Gazete‘de yayınlanmıştır. Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği, devlet ve vakıf üniversiteleri, başta olmak üzere; kamu kurum ve kuruluşları ile özel tüzel kişileri ve gerçek kişilere ait tıbbi laboratuvarları kapsamaktadır. Yönetmelik; Seriri Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanunu, Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamelerinin ilgili maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. Yönetmelikte; birincil patoloji …

Devamını oku »

Cemaat Vakıflarının Taşınmaz Mal Edinmeleri ve Bunlar Üzerinde Tasarrufta Bulunmaları Hakkında Yönetmelik

Cemaat Vakıflarının Taşınmaz Mal Edinmeleri ve Bunlar Üzerinde Tasarrufta Bulunmaları Hakkında Yönetmelik,  5 Haziran 1935 tarihli ve 2762 sayılı Vakıflar Kanununun değişik 1 inci maddesinde yer alan hükümlerle ilgili uygulama usul ve esaslarını belirlemek üzere düzenlenmiştir. Cemaat Vakıflarının Taşınmaz Mal Edinmeleri ve Bunlar Üzerinde Tasarrufta Bulunmaları Hakkında Yönetmelik Amaç Madde 1 — Bu Yönetmeliğin amacı, 5/6/1935 tarihli ve 2762 sayılı Vakıflar Kanununun değişik 1 inci maddesinde yer alan hükümlerle ilgili uygulama usul ve esaslarını belirlemektir. Kapsam Madde 2 — Bu Yönetmelik; vakfiyeleri olup olmadığına bakılmaksızın Lozan ve diğer uluslararası andlaşmalarla azınlık statüsü verilen cemaatlere ait vakıfların, dinî, hayrî, sosyal, eğitsel, …

Devamını oku »

Senedi İttifak

Senedi İttifak, 29 Eylül 1808 tarihinde ilan edilmiştir. Senedi İttifak, askeri, idari ve eğitim alanlarında bir takım reformlar içermektedir ve 2. Mahmut Dönemi Islahatları içinde yer almaktadır. Osmanlı Sadrazamı Alemdar Mustafa Paşa, Rumeli ve Anadolu ayanlarını İstanbul’da toplamış, yapılan toplantı sonucunda Anayasal unsurlar içeren bir antlaşma yapılmıştır. Senedi İttifak, Türk Anayasa Hukuku tarihinde anayasal unsurlar içeren ilk belge olarak kabul görmektedir. Belge, teknik olarak bir Anayasa değildir. Devlet iktidarını sınırlandırmayı ve bir takım kişi hak ve hürriyetleri bakımından bazı hukuki standartlar getirmeyi amaç edinen Senedi İttifak bu bağlamda Anayasal hareketlerin başlangıcı olarak görülmüştür. Bazı Anayasa hukuku uzmanları ve sosyal bilimciler 1808 tarihinde imzalanan bu belgeyi İngiltere’de 1215 yılında kabul edilen Magna Carta’ya …

Devamını oku »

Avrupa Polis Etiği Kuralları

Uluslararası Polis Standardı

Avrupa Polis Etiği Kuralları(The European Code of Police Ethic), Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından 19 Eylül 2001 tarihinde kabul edilen (2001) 10 Sayılı Tavsiye Kararı ile ilan edilmiştir.  Avrupa Polis Etiği Kuralları, polisin hedefleri, polisin hukuk devletindeki yasal dayanakları, polis ve ceza adalet sistemi arasındaki ilişki, polisin örgütsel yapısı, polis eylem ve müdahaleleri gibi konuları ele almaktadır. Kolluk Etiği, Avrupa’da Polis Etiği olarak tanımlanmakta, kavram ile polis teşkilatı dışındaki tüm iç güvenlik hizmeti personelini ifade etmektedir. Özel Güvenlik Sektörü de dahil olmak üzere güvenlik sektöründe yer alan tüm kurumlar etik kurallara uymak zorundadır. Polis etiği, günlük dilde çok kullanılmayan ancak tüm iç güvenlik …

Devamını oku »

İlk Dilekçe Kanunu

Dilekçe Hakkı

İlk Dilekçe Kanunu, “Türk vatandaşlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine dilekçeyle başvurmaları ve dilekçelerin incelenmesi ile karara bağlanmasının düzenlenmesine dair Kanun” adıyla 26 Aralık 1962 tarihinde kabul edilmiş ve Resmî Gazetenin 5 Ocak 1963  tarihli sayısında yayınlanmıştır. Kanun, Dilekçe Hakkını düzenleyen ilk yasal düzenlemedir. 1961 Anayasası döneminde çıkarılan bu kanunun ardından, 1984 yılında Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun düzenlenmiş ve dilekçe hakkını garanti altına alan kanunun geleneğini devam ettirmiştir. İlk Dilekçe Kanunu MADDE 1 Türk vatandaşlarının Millet Meclisi Başkanlığına tek başlarına veya toplu halde gönderdikleri dilekçeler, Türkiye Büyük Millet Mecüisi Dilekçe Karma Komisyonunda incelenir. Bu Karma Komisyon, her toplantı yılı başınla, …

Devamını oku »

Mahkemelerin Aşırı İş Yükünü Önleyici ve Azaltıcı Tedbirler Hakkında 1986 Tarihli Tavsiye Kararı

Mahkemelerin Aşırı İş Yükünü Önleyici ve Azaltıcı Tedbirler Hakkında 1986 Tarihli Tavsiye Kararı, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Yönelik R(86) 12 Sayılı Tavsiye Kararı olarak 16 Eylül 1986 tarihli 399. Toplantıda kabul edilmiştir. Tavsiye Kararı, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için yargı makamlarının asli işi olmayan bir takım işlerin devletlerin diğer organlarının yetki alanına aktarılmasını öngörmektedir. Mahkemelerin Aşırı İş Yükünü Önleyici ve Azaltıcı Tedbirler Hakkında Tavsiye Kararı Bakanlar Komitesi, Avrupa Konseyi Statüsü’nün 15.b. maddesinin hükümleri uyarınca; Mahkemelerin iş yükünün arttığını, bu durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.1 maddesinde öngörülen “herkes davasının makul bir süre içinde görülmesini istemek hakkına sahiptir” ilkesinin uygulanmasına engel …

Devamını oku »

YÖK Bilimsel Araştırma ve Etik Yönetmeliği

YÖK Bilimsel Araştırma ve Etik Yönetmeliği, Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu’nun 29 Temmuz 2012 tarihli toplantısında alınan 2012.18.946 sayılı karar ile ilan edilmiştir. YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE YAYIN ETİĞİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ​Amaç Madde 1 – (1) Bu Yönerge,  bilimsel araştırma, çalışma, yayın ve etkinliklerde uyulması gereken etik kurallarını ve yükseköğretim kurumlarının kendi bünyelerinde oluşturacakları bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Kapsam Madde 2 – (1) Bu Yönerge, a) Yükseköğretim kurumları mensuplarınca veya yükseköğretim kurumlarıyla ilişkisine bakılmaksızın kişilerce yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca akademik unvanların elde edilmesi aşamasında ve …

Devamını oku »

Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu

Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu, 3628 Sayılı Kanun numarası ile  ve Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet Ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu adıyla 19.04.1990 tarihinde kabul edilmiş ve Resmi Gazetenin 04.05.1990 tarihli ve 20508 nolu sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu BİRİNCİ BÖLÜM: GENEL HÜKÜMLER  AMAÇ  Madde 1 Bu Kanunun amacı, rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele cümlesinden olarak; bu Kanunda sayılanların mal bildiriminde bulunmalarını, bildirimlerin yenilenmesini, mal edilmelerin denetimiyle, haksız mal edinme veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunma halinde uygulanacak hükümleri, bu Kanunda belirlenen suçlarla bazı suçlardan dolayı kamu görevlileri ve suç ortakları hakkında takip ve muhakeme usulünü düzenlemektir. MAL BİLDİRİMİNDE BULUNACAKLAR  Madde 2 a) …

Devamını oku »

Firariler Hakkında Kanun

Firariler Hakkında Kanun, 11 Eylül 1920 tarihinde 21 nolu kanun olarak kabul edilmiş, resmi gazetenin (Ceridei Resmiye) 21 Şubat 1921 tarihinde tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun gereğince, askerlikten firar edenlerle firara sebep olanlar hakkında yargılama yapmak üzere İstiklal Mahkemeleri kurulması ve bu mahkemelerin üyelerinin TBMM üyelerinden oluşması kararlaştırılmıştır. Mahkemelerin nerede kurulacağına, üye sayılarına ve üyelerinin kim olacağına Bakanlar Kurulunun önerisi ile meclisin karar vermesi öngörülmüştür.  İstiklal Mahkemeleri Kanunu ise 31 Temmuz 1922 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 29 nolu kanun olarak kabul edilmiştir. Bu mahkemeler, vatana ihanet, düşman ordusuna katılmak, ayaklanma, casusluk, bozgunculuk, milli mücadele aleyhine propaganda, görevi kötüye …

Devamını oku »

Atık Yönetimi Yönetmeliği

Atık Yönetimi Yönetmeliği; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından düzenlenerek 2 Nisan 2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Yönetmelik; 14/3/1991 tarihli ve 20814 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliğini, 14/3/2005 tarihli ve 25755 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliğini ve 5/7/2008 tarihli ve 26927 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmeliği yürürlükten kaldırmıştır. “Tehlikeli Atıkların Sınırlar Ötesi Taşınması ve Bertaraf Edilmesinin Kontrolüne İlişkin Basel Sözleşmesi” ilkeleri gözetilerek hazırlanan Yönetmeliğin amacı; atıkların yönetimini çevre ve insan sağlığına zarar vermeksizin sağlamak, atık oluşumunu azaltılmak, atıkların yeniden kullanımı, geri dönüşümü ve geri kazanımını temin etmektir. ATIK YÖNETİMİ YÖNETMELİĞİ …

Devamını oku »

Sıfır Atık Yönetmeliği

Sıfır Atık Yönetmeliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 12 Temmuz 2019 tarihinde düzenlenerek resmi gazetede yayınlanmış, 15, 16, 17, 18 ve 19. maddeleri yayın tarihinde, diğer maddeleri ise yayım tarihinden altı ay sonra yürürlüğe girmiştir. 12 Temmuz 2019 CUMA Resmî Gazete Sayı : 30829 YÖNETMELİK Çevre ve Şehircilik Bakanlığından: SIFIR ATIK YÖNETMELİĞİ   BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, hammadde ve doğal kaynakların etkin yönetimi ile sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda atık yönetimi süreçlerinde çevre ve insan sağlığının ve tüm kaynakların korunmasını hedefleyen sıfır atık yönetim sisteminin kurulmasına, yaygınlaştırılmasına, geliştirilmesine, izlenmesine, finansmanına, kayıt altına …

Devamını oku »

Kolluk Güçlerinin Zor ve Silah Kullanmalarına Dair Temel Prensipler

Kolluk Güçlerinin Zor ve Silah Kullanmalarına Dair Temel Prensipler, 27 Ağustos – 7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana’da toplanan Suçların Önlenmesi ve Suçluların Islahı üzerine Sekizinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiştir. Kolluk Güçlerinin Zor ve Silah Kullanmalarına Dair Temel Prensipler BAŞLANGIÇ Kanun adamlarının yaptığı işler büyük önemi bulunan sosyal bir hizmet olduğundan ve bu nedenle, bu görevlilerin çalışma koşullarını ve durumlarını koruma ve gerekli olduğunda geliştirme ihtiyacı bulunduğundan, Kanun adamlarının yaşamına ve güvenliğine karşı tehlike, bütün toplumun huzuruna karşı bir tehlike olarak görülmesi gerektiğinden, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nde güvence altına alınan ve Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi ile …

Devamını oku »

Lozan Barış Antlaşması

Lozan Barış Antlaşması (Traile de Paix-Lozan), 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanmıştır. Antlaşma metni Türkiye Cumhuriyeti adına, Dışişleri Bakanı ve Edirne Milletvekili İsmet İnönü, Sağlık ve Sosyal Yardım İşleri Bakanı ve Sinop Milletvekili Doktor Rıza Nur Bey ile Eski Bakan ve Trabzon Milletvekili Hasan Bey tarafından imza edilmiştir. Lozan Barış Andlaşması yapılıncaya dek, Berlin’deki Büyükelçilikte bırakılan Numan Tahir Bey (Seymen), İsviçre Büyükelçiliğine bağlı olarak, siyasal olmayan işleri yürütmüştü. Lozan Andlaşmasından sonra, Almanya Rudolf Nadolny’yi 1924 Haziranında Elçi sanı ile Türkiye’ye göndermişti, ilkin İstanbul’da göreve başlayan Alman Elçisi 30 Mart 1925 günü Büyükelçi sanı ile Ankara’da güven mektubunu sunmuştur. Ona karşılık, Türkiye …

Devamını oku »

Kuşların Himayesine Dair Milletlerarası Sözleşme

Kuşların Himayesine Dair Milletlerarası Sözleşme, 19.03.1902′ de Paris’ te imzalanan Ziraata Faydalı Kuşların Himayesine Dair Milletlerarası Sözleşmenin(International Convention for the Protection of Birds Useful to Agriculture) değiştirilmesi suretiyle 18.10.1950’de Paris’ te düzenlenerek imzalanmıştır. Kuşların Himayesine Dair Milletlerarası Sözleşme, 01.12.1966 tarihli ve 797 sayılı Kanunla onaylanmış, Resmî Gazetenin 17.12.1966 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kuşların Himayesine Dair Milletlerarası Sözleşme Bazı kuş nevilerini tehdit eden yok olma tehlikesini müdrik olan ve bazı kuş nevilerinin de, bilhassa muhacir kuşların adet itibariyle azalmasından endişe duyan, İlim noktai nazarından, tabiat ve her milletin kendi ekonomisini himaye bakımlarından prensip olarak bütün kuşların korunması gerektiğini nazarı itibara …

Devamını oku »

Kıbrıs Cumhuriyeti 1960 Anayasası

Kıbrıs Cumhuriyeti 1960 Anayasası, Yunanistan, Türkiye ve Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Kırallığı garantörlüğünde kabul edilmiş ve bu devletler kabul edilen Anayasanın uygulanmasını sağlamayı taahhüt etmişlerdir. Kurulan devlet ve onaylanan anayasa Dünya Anayasaları içinde başka devletlerin garantörlüğünde olan istisna anayasalardan biridir. KISIM I – UMUMİ HÜKÜMLER MADDE 1 Kıbrıs Devleti, bu Anayasa gereğince, Cumhur Başkanı Kıbrıs Elen Cemaatı tarafından seçilen bir Elen ve Cumhur Başkan Muavini Kıbrıs Türk Cemaatı tarafından seçilen bir Türk olan, başkanlık rejimine sahip bağımsız ve egemen bir Cumhuriyettir MADDE 2 Bu Anayasa maksatları bakımından- (1) Elen Cemaatı, Elen aslından ve ana dili Elence olan veya Yunan kültür …

Devamını oku »

Cemiyetler Kanunu

Cemiyetler Kanunu, 28 Haziran 1938 tarihinde kabul edilmiş, 14 Temmuz 1938’de resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 42 maddeden oluşan Cemiyetler Kanunu, bugünkü Dernekler Kanunu, Sendika Mevzuatı ve Siyasi Partilerle ilgili kanunlara kaynaklık ederek hukuki altyapısını oluşturmuştur. 1938 tarihli Cemiyetler Kanunu siyasi partileri de cemiyetlere dahil etmiş, şirket ortaklıkları cemiyet tanımlaması dışında bırakılmıştır. Ayrı bir kanun ile düzenlenmiş olan vakıflar bu kanun kapsamı dışındadır. Kanun ile Osmanlı döneminde Meclisi Mebusan tarafından düzenlenerek Takvim-i Vekayi‘de yayınlanan Cemiyetler Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Gerek Osmanlı Devleti döneminde ve gerekse Cemiyetler Kanunu döneminde cemiyet kavramı siyasi parti, sendika ve derneklerin tamamını aynı kavram içinde değerlendirmiştir. İlk …

Devamını oku »

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası, 5 Mayıs 1985 tarihinde Halkoylamasına sunulup kabul edilmiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası, Halkoylaması sonuçları ile birlikte yine bu Anayasanın 164. maddesi uyarınca Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Anayasa % 70,18 oranında kabul oyu ile onaylanmıştır.  HALKOYLAMASI SONUÇLARI  Seçmen  Sayısı                      91810 Oy kullanan seçmen sayısı     71933 Geçerli oy sayısı                     70459 Seçime katılma oranı              %78.35 Evet oylarının sayısı               49447  (%70.18) Hayır oylarının sayısı              21012  (%29.82) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası BAŞLANGIÇ Tarihi boyunca bağımsız yaşamış, hak ve özgürlükleri için savaşım vermiş büyük Türk Ulusunun ayrılmaz bir parçası bulunan; Anavatanından koparıldığı 1878 yılından bu yana ulusal varlığına ve yaşam hakkına …

Devamını oku »

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İyi İdare Yasası

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İyi İdare Yasası, KKKC Cumhuriyet Meclisi’nin 11 Kasım 2013 tarihli genel kurulunda kabul edilmiştir. İyi İdare Yasası, KKTC Anayasasının 94’üncü gereğince Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı tarafından Resmi Gazete’de yayımlanarak ilan edilmiş ve yürürlüğe girmiştir. İyi İdare Yasası çerçevesinde, kamu yönetiminin gerektiği hızda ve adalet ölçüleri içerisinde çalışmasını temin etmek, yurttaşlara yardımcı olmak, dilekçe hakkının etkin şekilde kullanımını ve yasanın denetimini sağlamak üzere Başbakanlık Halk Danışmanlık Merkezi kurulmuştur. Ayrıca, kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla Kadın Sığınma Evi kurulması kararlaştırılmıştır.  İyi İdare Yasası İçdüzeni Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İyi İdare Yasası        Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet …

Devamını oku »

Matbuat ve istihbarat müdiriyeti umumiyesi teşkiline dair kanun

Matbuat ve İstihbarat Müdüriyeti Umumiyesi, 7 Haziran 1920 tarihinde Mustafa Kemal Paşa‘nın isteğiyle kurulmuştur. “Matbuat ve istihbarat müdiriyeti umumiyesi teşkiline dair kanun” 7 Haziran 1920 tarihinde, 6 nolu kanun olarak mecliste kabul edilmiş, 14 Şubat 1921 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Matbuat ve İstihbarat Müdüriyeti Umumiyesi; dünya basınını izlemek ve incelemek, ülke içinde gazeteler yayınlatmak, fikri ve psikolojik birliği sağlamak ve ülke sorunları hakkında herkes tarafından kolayca anlaşılabilir yayınlar hazırlayarak her tarafta muhabirler bulundurmak amacıyla kurulmuştur. Kuruluş ilk etapta, İstanbul, Zonguldak, İnebolu, Trabzon, Antalya, Kars, Adana, İzmit ve Aydın’da (Söke ve Kuşadası) birer istihbarat şubesi açmıştır. Anadolu gazetelerinin kâğıt, harf ve …

Devamını oku »

Resmi Gazete

Resmi Gazete, 07.02.1921 tarihinden itibaren yayınlanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti öncesinde Takvim-i Vekayi adoyla yayınlanan gazete, Büyük Millet Meclisi tarafından 7 Ekim 1920’de kurulmuş, ilk sayısı kuruluşundan dört ay sonra 7 Şubat 1921 tarihinde “Ceride-i Resmiye” adıyla yayımlanmıştır. Resmi Gazete ismini 17 Aralık 1927 tarihinde almıştır. Gazete 1928 yılına kadar Osmanlıca basılmış, Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanunun 1928 yürürlüğe girmesiyle, 01/12/1928 tarihli 1054. sayıdan itibaren Resmi Gazete yeni alfabe ile basılmaya başlanmıştır. Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan; yasama, yürütme ve yargı organlarına ilişkin mevzuat, karar ve ilanların yer aldığı süreli yayındır. TBMM’nin kurulduğu ilk zamanlarda Arap …

Devamını oku »

İlhan Cumhur Türker Hakkında Özel Af Kanunu

İlhan Cumhur Türker Hakkında Özel Af Kanunu, 7 Mart 1973’te TBMM’de, 30 Mayıs 1973 tarihinde Senato’da kabul edilmiş, 7 Haziran 1973’te Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. İsmail Oğlu, 1931 Doğumlu, İlhan Cumhur Türker Hakkında Özel Af Kanunu MADD E 1 Üste fiilen taarruz suçundan Erzurum 9 uncu Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 20/4/1970 gün, 1970/505 esas ve 1970/381 karar sayılı kesinleşmiş ilâmı ile iki ‘ay 15 ‘gün süre ile hapse mahkûm edilen ve bu mahkûmiyeti 647 sayılı Kanuna göre 15O0 lira para cezasına çevrilmiş bulunan, İsmail oğlu, 1931 doğumlu, Zonguldak İli, Bartın ilçesi, Cilt 111, Sayfa 5’7 de nüfusa kayıtlı, İlhan Cumhur Türker’in …

Devamını oku »

Suudülmevlevi Efendinin Mahkum Olduğu Cezanın Affına Dair Kanun

Suudülmevlevi Efendinin Mahkûm Olduğu Cezanın Affına Dair Kanun, 10 Haziran 1029 tarihinde kabul edilmiş, resmi gazetenin 14 Haziran 1929 tarihli sayısında yayınlanmıştır. Kanun, şahsa mahsus çıkarılmış özel af kanunu mahiyetindedir. Cumhuriyet Tarihinde Çıkarılan Af Kanunları Suudülmevlevi Efendinin Mahkum Olduğu Cezanın Affına Dair Kanun BİRİNCİ MADDE Mülga Ayan Meclisi kâtiplerinden hattat Ebüssüut zade Suudülmevlevi Efendinin Ankara İstiklâl Mahkemesinin 9/2/192 6 tarih ve 16/1121 0 numaralı ilamı ile mahkûm bulunduğu on sene kürek cezasının Türk ceza kanununun meriyetinden sonra numaralı kanıma tevfikan tenzilen tahvil kılman iki sene hapis cezası bilcümle hukukî neticelerine şamil olmak üzere affedilmiştir. İKİNCİ MADDE Bu kanun neşri tarihinden …

Devamını oku »

Halkevlerinin Kapatılmasına ve CHP’nin Malvarlığına El Konulmasına Dair Kanun

CHP’nin Malvarlığına El Konulmasına ve Halkevlerinin Kapatılmasına Dair Kanun, 8 Ağustos 1951 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilmiş, 10 Ağustos 1951’de resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun resmi adı “Resmî Daire ve müesseselerin siyasi partilere bedelsiz mal devredemiyeceklerine ve bu daire ve müesseselerle münfesih derneklere ait olup siyasi partilere terkedilmiş olan gayrimenkul mallarla bu partiler tarafından genel menfaatler için yaptırılmış olan binaların sahiplerine ve Hazineye iadesine dair Kanun“dur. 1951 yılında malvarlığının önemli bir bölümünü kaybeden CHP’nin mallarının geri kalanına 1953 yılında el konulmuştur. 14 Aralıkta meclisten geçen ve 16 Aralık 1953 tarihi itibariyle yürürlüğe giren, “6195 sayılı Cumhuriyet Halk …

Devamını oku »

İbrahim Recep Ayışık hakkında Af Kanunu

İbrahim Recep Ayışık hakkında Af Kanunu, 14 Ekim 1971 tarihinde kabul edilmiş, Resmi Gazetenin 21 Ekim 1971 tarihli sayısına yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun tam adı “Tedbirsizlik, dikkatsizlik neticesi ölüme sebebiyet vermekten hükümlü 1933 doğumlu Mehmet Sait oğlu Zehra’dan doğma İbrahim Recep Ayışık hakkında Af Kanunu”dur. Tedbirsizlik, dikkatsizlik neticesi ölüme sebebiyet vermekten hükümlü 1933 doğumlu Mehmet Sait oğlu Zehra’dan doğma İbrahim Recep Ayışık hakkında Af Kanunu Madde 1 İzmir 2 nci Ağır Ceza Mahkemesinin 2/12/1968 ‘tarih ve 1967/170 esas, 1968/245 karar sayılı kesinleşen hükmü Ue T. C. Kanununun 455/2 maddesi ve 501 sayılı Kanun hükümleri gereğince iki yıl altı ay ağır …

Devamını oku »

Türk Hava Kurumu ve Tüzüğü

Türk Hava Kurumu (THK), 16 Şubat 1925’te Türk Tayyare Cemiyeti adıyla kurulan, tüzel kişiliğe sahip en köklü havacılık kuruluşudur. Cemiyetler Kanununa göre kurulmuş, 5 Ağustos 1925 tarihinde kamu yararına çalışan dernek statüsünü kazanmış ve Türk Hava Kurumu adını almıştır. İlk başkanı Cevat Abbas olan ve havacılık federasyonu yetkisini taşıyan Türk Hava Kurumu’nun Onursal Genel Başkanı Cumhurbaşkanıdır. Kurum, Türkiye Cumhurbaşkanının ve Bakanlar Kurulunun manevi koruması altındadır. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK kurumun ilk onursal üyesidir. Ankara 9’uncu Sulh Hukuk Mahkemesinin 16 Ekim 2019 tarih ve 2019/1509 sayılı kararıyla kayyım heyeti atanan THK, 2021 yılı itibari ile aynı heyet tarafından yönetilmektedir. THK; havadan yangın …

Devamını oku »

İyi İdare Yasası

İyi İdare Yasası, AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİNİN İYİ İDARE KONUSUNDA ÜYE DEVLETLERE CM/REC(2007) SAYILI TAVSİYE KARARI’na ek olarak düzenlenmiş, Bakanlar Komitesinin 20 Haziran 2007 tarihli 999 bis sayılı Bakan Temsilcileri toplantısında kabul edilmiştir. İyi idare, iyi yönetişimin bir görünümüdür. İyi yönetim, sadece yasal düzenlemelerle ilgili değildir; örgütlenme ve yönetme kalitesine bağlıdır. Etkililik, verimlilik ve toplumun ihtiyaçlarına duyarlılık gereklerini karşılamak zorundadır. İyi İdare Yasasını benimsemek, kamu mallarını ve diğer kamu çıkarlarını, takip etmeyi, gözetmeyi ve korumayı gerektirmektedir. İyi İdare, bütçe gereklerine uymak zorundadır. Her türlü yozlaşmayı dışlaması gerekmektedir. İyi İdare Yasası Bakanlar Komitesi, Avrupa Konseyi Statüsü’nün 15/b hükmüne göre, Parlamenterler Asamblesi’nin 1615 …

Devamını oku »

Cumhurbaşkanı Yemini

Cumhurbaşkanı Yemini, Cumhurbaşkanının Andiçmesi başlığı altındaki Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 3. Kısmının II. Bölümündeki 103. maddede tanımlanmıştır. 2017 yılında yapılan referandum yoluyla değiştirilen Anayasanın ilgili maddesine göre Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçmektedir. “Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine …

Devamını oku »

Güzel sanatlarda fevkalâde istidat gösteren çocukların Devlet tarafından Yetiştirilmesi hakkında Kanun

Harika Çocuklar Kanunu- Güzel sanatlarda fevkalâde istidat gösteren çocukların Devlet tarafından Yetiştirilmesi hakkında Kanun, 6650 kanun numarası ile 15 Şubat 1956 tarihinde kabul edilmiş, resmi gazetenin 24 Şubat 1956 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yasa, Harika Çocuklar Yasası olarak bilinen ‘İdil Biret ve Suna Kan’m yabancı memleketlere müzik tahsiline gönderilmesine dair Kanun’u(Harika Çocuklar Kanunu) yürürlükten kaldırmıştır. “İdil Biret Yasası” ya da “İdil-Suna Yasası” olarak da bilinen yasanın yürürlükten kalkmasına karşın yeni yasa önceki yasanın kapsamını genişletmiştir. 5245 sayılı kanunla yabancı memleketlere müzik tahsiline gönderilmiş bulunan İdil Biret ve Suna Kan’ın müktesep hakları saklı tutulmuştur. Güzel sanatlarda fevkalâde istidat gösteren çocukların …

Devamını oku »

Harika Çocuklar Yasası – İdil Biret ve Suna Kan’ın yabancı memleketlere müzik tahsiline gönderilmesine dair Kanun

Harika Çocuklar Yasası olarak bilinen “İdil Biret ve Suna Kan’m yabancı memleketlere müzik tahsiline gönderilmesine dair Kanun” 7 Temmuz 1948 tarihinde kabul edilmiş, Resmî Gazetenin 12 Temmuz 1948 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Harika Çocuklar Yasası, müzik alanında özel yetenekli çocuklar İdil Biret ve Suna Kan’ın yurt dışında eğitim görebilmesi amacıyla özel bir yasa olarak düzenlenmiştir. “İdil Biret Yasası” ya da “İdil-Suna Yasası”  olarak da bilinmektedir. Hasan Âli Yücel tarafından hazırlanan yasa, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün de desteğini almış, İdil Biret piyano alanında Suna Kan ise keman alanında, devlet bursu ile eğitim görmek üzere Paris Konservatuvarı’na gönderilmiştir. Kanun, 1956 yılında yürürlüğe giren 6650 Sayılı Güzel Sanatlarda …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi

Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi, Sözleşme,10 Aralık 2003’te imzalanmış ve 14 Aralık 2005’te yürürlüğe girmiştir. Yolsuzluğa karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi olarak da anılmaktadır. Sözleşme, yolsuzluğun önlenmesi ve yolsuzlukla mücadelenin daha etkin ve verimli hale getirilmesi için tedbirlerin teşvik edilmesi ve güçlendirilmesi amacıyla kabul edilmiştir. Yolsuzluğa konu olan varlıkların halka iade edilmesi de dahil olmak üzere, yolsuzluğun önlenmesi ve yolsuzlukla mücadele sözleşmenin temel amacıdır. Uluslararası işbirliği ve teknik yardımlaşmayı teşvik etmek, kolaylaştırmak ve desteklemek yönünde ilkesel adımlar atılmıştır. Dürüstlük, hesap verebilirlik, kamu işlerinin ve kamu mallarının yüksek standartlara uygun yönetimi ve iyi yönetim ilkeleri temel hedeflerdendir.  …

Devamını oku »

Orman Suçlarının Affı -1958

Orman Suçlarının Affı, 23 Haziran 1958 tarihinde meclis tarafından kabul edilen “Bazı orman suçlarının affına ve bunlardan mütevellit idare şahsi haklarının sukutuna dair Kanun” ile kararlaştırılmıştır. Kanun, 7132 Sayılı kanun olarak meclisten geçmiş, 02 Temmuz 1958 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun, orman suçlarına kısmi af getirmiştir. 1961 Anayasası ile kurulan Anayasa Mahkemesinde kanunun kısmen iptali için dava açılmıştır. Ilgaz Sulh Ceza Mahkemesi tarafından kanunun birinci maddesinin «Bu madde hükmünün tatbiki , suça 15/8/1956 ilâ 1/5/1958 tarihleri arasında el konulmuş olması şartına bağlıdır.»  hükmünü kapsayan beşinci fıkrasının Anayasa’nın özüne ve 12., 33/1. ve 33/4. maddelerine aykırı olduğu iddiası ile …

Devamını oku »

Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliği

Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliği;  09.01.2007 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik, 14 Ekim 2003 tarihli Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliğini yürürlükten kaldırmıştır. Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliği; biyoloji ve tıp alanlarında kullanılan ve laboratuvar ya da yapay koşullarda (in vitro) kullanılan tıbbi tanı cihazları ve aksesuarlarının temel gerekleri belirlemek ve cihazlar ile aksesuarlarının kullanımı sırasında; hastalar, uygulayıcılar, kullanıcılar ve üçüncü şahısların sağlık ve güvenliği açısından ortaya çıkabilecek tehlike ve sorunlara karşı korunmaları sağlamak amacıyla tasarımı, sınıflandırılması, üretimi, piyasaya arzı, hizmete sunulması ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasları yönetmelikte belirtilmektedir. Bu Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliği, Avrupa …

Devamını oku »

Atatürk Soyadının Verilmesi

Atatürk soyadı; 2 kasım 1934 tarihinde Mustafa Kemal’e 2587 Sayılı Kanun ile verilmiş, kanun 27 Kasım  1934 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. KEMAL ÖZ ADLI CÜMHUR REİSİMİZE VERİLEN SOY ADI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 2587 Kabul Tarihi : 24/11/1934 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 27/11/1934, Sayı : 2865 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3, Cilt : 16, Sayfa : 4 Madde 1 – KEMAL öz adlı Cumhur Reisimize ATATÜRK soy adı verilmiştir. Madde 2 – Bu kanun neşri tarihinden muteberdir. Madde 3 – Bu kanun Büyük Millet Meclisi tarafından icra olunur. Soyadı Kanunu, 21 Haziran 1934 tarihinde kabul …

Devamını oku »

Soyadı Kanunu

Soyadı Kanunu, 21 Haziran 1934 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiştir. Soyadı Kanunu Cumhuriyet Devrimlerinin önemli bir parçasıdır. Çıkarılan 2525 sayılı Soyadı Kanunu ile her vatandaşın öz adından başka bir de soyadı taşıması zorunlu kılınmıştır. Kanuna göre soyadları Türkçe olacak, rütbe, memurluk, yabancı ırk ve millet adları ile ahlaka aykırı ve gülünç kelimeler soyadı olarak kullanılmayacaktır. Mustafa Kemal’e Atatürk soyasının verilmesi hakkında gazete haberi Soyadı kanununun kabulünden sonra 24 Kasım 1934 yılında 2258 Sayılı Kanunla, TBMM Türk milletinin bir şükran ifadesi olarak, Gazi Mustafa Kemal Paşaya Atatürk soyadını vermiştir. Atatürk soyadının başkaları tarafından kullanılması yasaklanmıştır. 26 Kasım 1934 …

Devamını oku »

167 No’lu İnşaat İşlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi

167 No’lu İnşaat İşlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi, Uluslararası Çalışma Örgütü-ILO tarafından 20 Haziran 1988 tarihinde kabul edilmiş, 11 Ocak 1991 tarihinde de yürürlüğe girmiş, 29 Kasım 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6571 sayılı Kanun ile de Türkiye tarafından onaylanmıştır. Türkiye’nin Onayladığı ILO Sözleşmeleri arasında yer alan 167 No’lu İnşaat İşlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi, inşaat alanındaki her türlü iş, işlem, faaliyet ve nakliye dahil, inşaat sahasının hazırlanması, yıkım işleri, bina yapımı, mühendislik, montaj ve sökme işleri gibi tüm inşaat işlerini ve bu işlerde çalışan kişileri kapsamaktadır. Başlangıç Uluslararası Çalışma Ofisi Yönetim Kurulu tarafından Cenevre’de toplanan ve 1 Haziran 1988 tarihinde …

Devamını oku »

Türkiye’nin Onayladığı ILO Sözleşmeleri

Türkiye’nin Onayladığı ILO Sözleşmeleri Türkiye’nin Onayladığı ILO Sözleşmeleri, ILO tarafından kabul edilmiş olan ve Türkiye tarafından uygulanan 59 adet sözleşmeden oluşmaktadır. Sekiz adet temel sözleşmenin tamamı, yönetişim sözleşmelerinden öncelikli olan dört sözleşmeden üçünü, 177 teknik sözleşmeden 48’i onaylanmıştır. Türkiye tarafından onaylanan 59 Sözleşmeden 55’i yürürlüktedir, 4 Sözleşmeye karşı çıkılmıştır. 2 No’lu İşsizlik Sözleşmesi ILO-2 No’lu İşsizlik Sözleşmesi, 29 Ekim 1919 tarihinde Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO) tarafından kabul edilmiş, Türkiye sözleşmeyi 916.02.1950 tarihinde 5543 sayılı yasa ile onaylamıştır. Sözleşmenin onaylandığına dair yasa Resmi Gazetenin 18.02.1950 tarihli sayısında yayınlanarak sözleşme yürürlüğe girmiştir. Sözleşme, merkezi bir makamın kontrölüne tabi resmi parasız iş bulma büro sistemi kurulmasını öngörmüştür. …

Devamını oku »

Avrupa Cezaevi Kuralları

Avrupa Cezaevi Kuralları, AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ’NİN ÜYE DEVLETLERE AVRUPA CEZAEVİ KURALLARI HAKKINDA REC (2006) 2 SAYILI TAVSİYE KARARI adıyla Bakan Delegelerinin 11 Ocak 2006 tarihli ve 952 sayılı oturumunda Bakanlar Komitesi tarafından kabul edilmiştir. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından 1 Temmuz 2020 tarihinde kabul edilen güncellenmiş Avrupa Cezaevi Kuralları; İsveç, İsviçre, Türkiye Cumhuriyeti, İnsan Hakları Güven Fonu ve Kanada tarafından fonlanan “Türkiye’de Sivil İzleme Kurullarının Etkinliğinin Avrupa Standartları Doğrultusunda Artırılması Projesi” kapsamında Türkçeye çevrilmiştir.  Ceza infaz kurumlarının yönetim ve personeli ile mahpuslara yönelik muameleye ilişkin temel hukuki standart ve ilkelerden oluşan bu Kurallar, Avrupa Konseyi’ne üye devletlerin yasal düzenleme, politika …

Devamını oku »

Takvim-i Vekayi

Takvim-i Vekayi, Osmanlı Devleti döneminde 11 Kasım 1831 tarihinde yayınlanmaya başlayan ve bugünkü Resmi Gazete’nin temelini oluşturan resmi yayındır. Gazete, haftalık olarak yayına başlamış, Osmanlıca, Arapça, Ermenice, Farsça, Fransızca ve Rumca baskılar yapmıştır. Osmanlı Devleti’nin sona ermesi ve Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ile birlikte Takvîm-i Vekâyi, Cerîde-i Resmiyye adıyla devamlılık göstermiş, daha sonra Resmî Gazete adıyla yayın hayatına devam etmiştir. Takvîm-i Vekâyi’nin Kuruluşu ve Yayın Hayatı Osmanlı Padişahı Sultan II. Mahmut, yapmakta olduğu reformlar çerçevesinde devlet idaresinin görüşlerini yansıtabilecek resmi bir gazeteyi gerekli görmüş, gazetenin yayını için daha önce İzmir’de yerel bir gazete yayınlamış olan Alexandre Blacque ile anlaşılmıştır. Osmanlı Devletinde çıkarılan ilk gazetelerin, 18. …

Devamını oku »

Arabuluculuğun Belirli Yönlerine İlişkin Avrupa Birliği Yönergesi

Arabuluculuğun Belirli Yönlerine İlişkin Avrupa Birliği Yönergesi, “Hukuki ve Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuğun Belirli Yönlerine İlişkin 21 Mayıs 2008 Tarihli Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi Yönergesi” adıyla 24 Mayıs 2008 tarihli Avrupa Birliği Resmi Gazetesinde yayımlanarak 13 Haziran 2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Arabuluculuk Yönergesinde Üye Devletlerin, 2008/52 sayılı bu yönergeyi 21 Mayıs 2011 tarihine kadar iç hukuklarına aktarmalarını öngörmektedir. Arabuluculuğun Belirli Yönlerine İlişkin Avrupa Birliği Yönergesi AVRUPA PARLAMENTOSU VE AVRUPA BİRLİĞİ KONSEYİ, Avrupa Topluluğunu kuran Anlaşmayı ve özellikle bu Anlaşmanın 61(c) maddesini ve 67(5) maddesinin ikinci paragrafını dikkate alarak, Komisyonun teklifini göz önünde tutarak, Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesinin görüşünü dikkate alarak, Anlaşmanın …

Devamını oku »

Köy Eğitmenleri Kanunu

Köy Eğitmenleri Kanunu 11 Haziran 1937 tarihinde kabul edilmiş ve 24 Haziran 1937’de resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun, köylünün kalkınmasını esas almış, aydınlanma devriminde köyleri ve köylüleri ihmal etmemek üzere düzenlenmiştir. Köylü’nün kalkındırılması ve eğitilmesi yönünde 1940 yılında kabul edilen Köy Enstitüleri Kanunu öncesinde yapılan kanuni düzenlemelerdendir. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki yoksunluk döneminde dahi köylere sağlanan eğitim olanaklarının, aradan yüz yıl geçtikten sonra artan tüm maddi imkanlara rağmen ortadan kaldırıldığı ve köy okullarının  kapatıldığı görülmekte, aydınlanma devriminin önemi her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır. Köy Eğitmenleri Kanunu Kanun No: 3238 Kabul tarihi: 11/6/1937 Madde 1 Nüfusları öğretmen gönderilmesine elverişli olmayan …

Devamını oku »

Tütün İnhisarı Kanunu

Tütün İnhisarı Kanunu, 9 Haziran 1930 tarihinde mecliste kabul edilmiş ve 28 Haziran’da resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde tütün mamullerine ilişkin olarak çıkarılmış ilk kapsamlı yasal düzenlemedir. Kanun ile tütün ürünlerinin imalatı ve ticareti devletin tekeline alınırken diğer yandan toplum sağlığı ile ilgili önlemler alınmıştır. Düzenleme öncesinde, istiklal savaşı tedbirleri kapsamında 1920 yılında Men-i Müskirat Kanunu kabul edilmiş ve alkollü içki kullanımı kısıtlanmış, 1921 yılında ise yabancı şirket ve Duyun-ı Umumiye’nin yetki ve gelirleri sınırlandırılmıştır. 1923 yılında Reji Şirketinin bütün malvarlığı, hak ve vecibeleri devlete intikal ettirilmiştir. 1925 yılında tütün ve tütünle ilgili hizmetlerin devlet tarafından yürütülmesi kararı alınmış, 1926 …

Devamını oku »

İstanbul’un işgalinden sonra İstanbul Hükümetince yapılan anlaşmaların hükümsüz sayılacağı hakkında kanun

İstanbul’un işgalinden sonra İstanbul Hükümetince yapılan anlaşmaların hükümsüz sayılacağı hakkında kanun, 7 Haziran 1920 tarihinde kabul edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu itibariyle uluslararası hukuk bağlamında önemli hukuki metinlerdendir. Haklar ve sorumluluklar bakımından Osmanlı Devletinden intikal eden hukuki bakiyeyi ve tüm müktesebatı üstlenen Türkiye Cumhuriyeti, İstanbul’un işgalinden sonraki hukuki metinleri tanımayacağını peşinen ilan etmiştir. Tam adı “16 Mart 1920 Tarihinden itibaren İstanbul Hükümeti’nce aktedilen Bilcümle Mukavelat, Uhudat vesairenin Keenlemyekun Addi Hakkında Kanun” olan kanun ile; İstanbul Hükümeti’nin İstanbul’un işgali gününden sonra yaptığı ve yapacağı tüm anlaşmalar hükümsüz sayılmıştır. 16 MART 1336 TARİHİNDEN İTİBAREN İSTANBUL HÜKÜMETİNCE AKDEDİLEN BİLCÜMLE MUKAVELAT, UHUDAT VE SAİRENİN KEENLEMYEKÜN …

Devamını oku »

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının Kapatılması

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Takrir-i Sükun Kanunu, parti yöneticileri hakkında devam eden davalar ve irticai faaliyetler gerekçe gösterilerek Bakanlar Kurulu Kararı ile 3 Haziran 1925 tarihinde kapatılmıştır. Türkiye Halk İştirakiyyun Fırkası’nın 2 Ekim 1922 tarihinde İcra Vekilleri Heyeti(Bakanlar Kurulu) ile kapatılmasından sonra ikinci parti kapatma kararı TPCF hakkında alınmıştır. Kapatılan Siyasi Partiler Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 17 Kasım 1924 tarihinde Atatürk’ün eski silah arkadaşlarından Kâzım Karabekir, Rauf (Orbay) Bey, Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, Refet (Bele) Paşa ve Adnan (Adıvar) Bey’in öncülüğünde kurulmuştur. Fırka’nın başkanı General Kazım Karabekir, İkinci Başkanı H.Rauf Orbay (eski başbakan) ve genel sekreteri de Ali Fuat Cebesoy’dur. Yeniliklere ve cumhuriyet rejimine karşı olanların hızla …

Devamını oku »

İtalya Cumhuriyeti Anayasası

İtalya Cumhuriyeti Anayasası İtalya Cumhuriyeti Anayasası, İtalya Resmi Gazetesinin 27 Aralık 1947 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kurucu Meclis, 22 Aralık 1947 tarihli oturumunda İtalyan Cumhuriyeti Anayasasını onaylamış, Geçici Devlet Başkanı İtalya Cumhuriyeti Anayasasını ilan etmiştir. İtalya Cumhuriyeti Anayasası, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kabul edilen anayasalardandır. Kazuistik yapıya sahip olmayan Anayasa 139 maddeden ve 18 geçici hükümden oluşmaktadır. İtalya, üniter sisteme sahip parlamenter cumhuriyettir. İtalya Cumhuriyeti Anayasası Geçici Devlet Başkanı 22 Aralık 1947 tarihli oturumda İtalyan Cumhuriyeti Anayasasını onaylamış olan Kurucu Meclisin kararına; Anayasanın XVIII inci maddesi hükmüne dayanarak; İtalya Cumhuriyeti Anayasasını aşağıdaki metin halinde ilan eder: Temel ilkeleri Madde  1. İtalya çalışma …

Devamını oku »

Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun

Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun, 1353 kanun numarası ile ve 01.11.1928 tarihinde kabul edilmiş ve Resmi Gazetenin 03.11.198 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Harf inkılabı Cumhuriyet Devrimlerinin en önemlilerindendir. 1 Kasım 1928 tarihli Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkındaki Kanun gereğince, 1 Haziran 1929 tarihinden itibaren resmi işlerde, devlet dairelerinde ve kayıtlarda tamamen yeni harfler kullanılmaya başlanmıştır. Arap harflerinin resmi ve özel kurumlarda kullanımı ise 1 Haziran 1930 tarihinden itibaren son bulmuştur. Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun Madde 1 Şimdiye kadar Türkçeyi yazmak için kullanılan Arap harfleri yerine Latin esasından alınan ve merbut cetvelde şekilleri …

Devamını oku »

Budapeşte İlkeleri-Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa İlkeleri

Budapeşte İlkeleri-Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa İlkeleri (European Guidelines on Ethics and Conduct for Public Prosecutors – The Budapest Guidelines) 31 Mayıs 2005’de Avrupa Savcıları Konferansında kabul edilmiştir. Giriş 1. Savcılar, ceza adalet sisteminde kilit rol oynarlar ve ayrıca bazı yargı sistemlerinde meşruiyetin genel koruyucuları olarak ticaret hukuku, medeni hukuk ve idare hukuku gibi alanlardaki diğer vazifelerle de görevlidirler. 2. Bu husus çerçevesinde Avrupa Savcıları Konferansı, savcılar için ortak ilkelerin belirlenmesinin teşvik edilmesi gerektiği kanaatine ulaşmış ve Konferansın Mayıs 2005’te Budapeşte’de düzenlenen genel oturumunda savcılara yönelik Etik ve Davranış Biçimlerine ilişkin aşağıdaki Avrupa İlkeleri onaylanmıştır. 3. Avrupa Konseyi …

Devamını oku »