Yeni
Ana Sayfa » Mevzuat

Mevzuat

Cumhuriyet İlanının Onuncu Yıl Dönümünü Kutlulama Kanunu

Cumhuriyet İlanının Onuncu Yıl Dönümünü Kutlulama Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisinde 11.06.1933 tarihinde 2305 kanun numarası ile kabul edilmiştir. 29 Ekim 1923’te ilan edilen cumhuriyetin onuncu yılının kutlanma şeklini belirleyen kanun, Resmi Gazetenin 17.06.1933 tarihli sayısında ilan edilerek yürürlüğe girmiştir. Cumhuriyet İlanının Onuncu Yıl Dönümünü Kutlulama Kanunu Madde 1 Cumhuriyet ilânının onuncu yıl dönümü üç gün kutlulanır. Bu üç gün de resmî daireler tatil, hususî daireler ve müesseseler ve ticaret evleri hakkında hafta tatili kanunu tatbik olunur. Madde 2 Kutlulama işlerile meşgul olmak üzere merkezde Başvekâlete bağlı olan bir yüksek komisyon ve vilâyetlerde yine bu işle meşgul olacak komite ve …

Devamını oku »

Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun

Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun, 1353 kanun numarası ile ve 01.11.1928 tarihinde kabul edilmiş ve Resmi Gazetenin 03.11.198 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Harf inkılabı Cumhuriyet Devrimlerinin en önemlilerindendir. 1 Kasım 1928 tarihli Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkındaki Kanun gereğince, 1 Haziran 1929 tarihinden itibaren resmi işlerde, devlet dairelerinde ve kayıtlarda tamamen yeni harfler kullanılmaya başlanmıştır. Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun Madde 1 Şimdiye kadar Türkçeyi yazmak için kullanılan Arap harfleri yerine Latin esasından alınan ve merbut cetvelde şekilleri gösterilen harfler (Türk harfleri) unvan ve hukuku ile kabul edilmiştir. Madde 2 Bu Kanunun neşri tarihinden …

Devamını oku »

2893 Sayılı Türk Bayrağı Kanunu

2893 Sayılı Türk Bayrağı Kanunu, 29 Mayıs 1936 tarihinde çıkarılan 2994 sayılı Türk Bayrağı Kanununu yürürlükten kaldırmış, 22.09.1983 tarihinde kabul edilmiş ve Resmi Gazetenin 24.09.1983 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bakanlar Kurulunun, 25 Ocak 1985 tarih ve 85/9034 numaralı Türk Bayrağı Tüzüğü ile kanun hükümlerinin nasıl uygulanacağı belirlenmiştir. Türk Bayrağı, yırtık, sökük, yamalı, delik, kirli, soluk, buruşuk veya manevi değerini zedeleyecek şekilde kullanılamaz. Resmî yemin törenleri dışında masalara, kürsülere örtü olarak konulamaz. Oturulan veya ayakla basılan yerlere konulamaz. Eşyalar üzerinde bayrak dekoratif olarak kullanılamaz. Elbise veya üniforma şeklinde giyilemez. Hiçbir siyasi parti, teşekkül, dernek, vakıf ve tüzükte belirlenecek kamu kurum …

Devamını oku »

1961 Anayasası

1961 Anayasası, 27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan askeri darbe sonucunda hazırlanarak 9 Temmuz 1961’de halk oylaması sonucunda kabul edilmiştir. 1961 Anayasası, Cumhuriyetin kurulmasından sonra yürürlüğe giren 1924 Anayasasını yürürlükten kaldırmıştır. 1961 Anayasası İstanbul Tasarısını Hazırlayan Profesör heyeti   1961 Anayasası BAŞLANGIÇTarihi boyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan; Anayasa ve hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı direnme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti; Bütün fertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde, milli şuur ve ülküler etrafında toplayan ve milletimizi, dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi …

Devamını oku »

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, 24.04.1930 tarihinde 1593 kanun numarası ile mecliste kabul edilmiş, 6 Mayıs 1930 tarihli Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun aradan geçen zamanda kısmi değişikliklere uğramıştır. Umumi Hıfzıssıhha Kanununun Gerekçesi, Başbakanlık tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine “Umumî Ilıfzıssıhha kanunu esbabı mucibe lâyihası” adıyla 17.04.1929 tarihinde sunulmuştur. Kanunun adındaki  “hıfzıssıhha” kavramı, sağlıklı yaşamak için gereken tüm önlemler bütününü ifade etmektedir. Arapça kökenli olan “hıfz”  kelimesi muhafaza etmek, korumak anlamına gelmekte, sıhha ise sağlık sözcüğü le eş anlam ifade etmektedir. Kanun ile sağlık hizmetlerinin tamamı devlet tarafından sahiplenilmiştir. Umumi Hıfzıssıhha Kanununun Önemi Umumi Hıfzıssıhha Kanununun düzenlendiği dönemin toplumsal koşulları çok ağırdır. …

Devamını oku »

743 Sayılı Türk Kanun-u Medenisi Gerekçesi

743 Sayılı Türk Kanun-u Medenisi Gerekçesi Hali hazırda Türkiye Cumhuriyetinin müdevven bir Kanuni Medenîsi yoktur. Yalnız, akitlerin küçük bir kısmına temas edebilen Mecelle vardır. 1851 maddedir. 8 Muharrem 1286 tarihinde yazılmağa başlanmış ve 26 Şaban 1293 tarihinde ikmal edilerek mevkii mer’iyete vazolunmuştur. Denilebilir ki: bu kanunun ihtiyacı hâzıraya tevafuk eden ancak 300 maddesidir. Mütebakisi memleketimizin ihtiyacatını ifade edemeyecek kadar iptidaî bir takım kaidelerden ibaret olduğundan tatbik edilmemektedir. Mecelle’nin kaidesi ve ana hatları, dindir. Halbuki, hayatı beşer, her gün hatta her an esaslı tahavvüllere maruzdur. Bunun tahavvüllerini, yürüyüşünü hiçbir zaman bir nokta etrafında tespit etmek ve durdurmak mümkün değildir. Kanunları dine …

Devamını oku »

Kat Mülkiyeti Kanunu

Kat Mülkiyet Kanunu, 634 kanun numarası ile 23.06.1965 tarihinde kabul edilmiş, Resmî Gazetenin 02.07.1965 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kat Mülkiyeti Kanunu BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler A) Kat mülkiyeti ve kat irtifakı: I – Genel kural: Madde 1 – Tamamlanmış bir yapının kat, daire, iş bürosu, dükkan, mağaza, mahzen, depo gibi bölümlerinden ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, o gayrimenkulün maliki veya ortak malikleri tarafından, bu Kanun hükümlerine göre, bağımsız mülkiyet hakları kurulabilir. Yapılmakta veya ileride yapılacak olan bir yapının, birinci fıkrada yazılı nitelikteki bölümleri üzerinde, yapı tamamlandıktan sonra geçilecek kat mülkiyetine esas olmak üzere, arsa maliki …

Devamını oku »

Şapka Kanunu

Şapka Kanunu, 28 Kasım 1925 tarihinde çıkarılmış, kanun 28 Kasım 1925 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen 671 No’lu Şapka İktisası Hakkında Kanun ile milletvekilleri ve memurlara şapka giyme zorunluluğu getirilmiştir. Şapka Kanununun Çıkarılışı Atatürk, 23 Ağustos 1925’te Kastamonu ve İnebolu’ya yaptığı seyahatlerde şapkayı halka göstererek Cumhuriyet Devrimleri arasında önemli yer tutan kılık kıyafet devriminin ilk işaretini vermiştir. “Biz her nokta-i nazardan medeni insan olmalıyız. Fikrimiz, zihniyetimiz, tepeden tırnağa kadar medeni olacaktır. Medeni ve beynelmilel kıyafet milletimiz için layık bir kıyafettir onu giyeceğiz.” diyen Atatürk; 27 Ağustos 1925’te de İnebolu’da “Turan kıyafetini araştırıp ihya …

Devamını oku »

Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliği

Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliği;  09.01.2007 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik, 14 Ekim 2003 tarihli Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliğini yürürlükten kaldırmıştır. Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliği; biyoloji ve tıp alanlarında kullanılan ve laboratuvar ya da yapay koşullarda (in vitro) kullanılan tıbbi tanı cihazları ve aksesuarlarının temel gerekleri belirlemek ve cihazlar ile aksesuarlarının kullanımı sırasında; hastalar, uygulayıcılar, kullanıcılar ve üçüncü şahısların sağlık ve güvenliği açısından ortaya çıkabilecek tehlike ve sorunlara karşı korunmaları sağlamak amacıyla tasarımı, sınıflandırılması, üretimi, piyasaya arzı, hizmete sunulması ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasları yönetmelikte belirtilmektedir. Bu Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliği, Avrupa …

Devamını oku »

Genel Af

Genel Af, kaynağını Anayasa‘da bulan, teknik yönleri bakımından ceza kanunlarında düzenlenen; bazen kamu davasını düşüren veya kesinleşmiş bir ceza mahkumiyetini bütün kanuni sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldıran, bazen de kesinleşmiş bir cezanın sadece kısmen ya da tamamen infazını önleyen veya başka bir cezaya dönüştüren, TBMM ya da Cumhurbaşkanı tasarrufudur. Genel Af Yasaları genellikle, geçmişe dair siyasi hesapların kapatılması, yeni bir başlangıç yapılması ve toplumsal huzur ve benzeri gerekçelerle yada darbe sonrası siyasi ve sosyal ortamın konsolide edilmesi amacıyla çıkarılmıştır. Ayrıca, cezaevi hükümlü ve tutuklu mevcudunu azaltmak ve devam eden dava ve soruşturmaları azaltmak yada bitirmek amacıyla iktidarlar tarafından af yasaları çıkarılmıştır.  23 …

Devamını oku »

Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun

Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun’a göre, Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5816 Sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun 25.07.1951 tarihinde Adnan Menderes tarafından Demokrat Parti döneminde çıkarılmıştır. Kanuna göre Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret eden veya sövenlerin bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür. Suçun topluca işlenmesi, kamuya açık alanlarda ya da medya vasıtası ile alenen işlenmesi halinde cezalar yarı oranında artırılmaktadır. Atatürk’ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk’ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseler ise …

Devamını oku »

Tekâlif-i Milliye Emirleri

Tekalif-i Milliye Emirleri, 7 Ağustos 1921 tarihinde yayımlanan ve on emirden oluşan ulusal yükümlülüklerdir. Tekalif; mükellef olma, külfet yüklenme, mükellefiyet veya sorumluluk anlamına gelmektedir. Tekâlif-i Milliye, Millî Yükümlülükler veya Ulusal Vergileri ifade etmektedir ve Kurtuluş Savaşı döneminde silahlı kuvvetlerin zaruri ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Mustafa Kemal Atatürk‘ün kanunla kendisine verilen yetkilerini kullanarak yayınladığı on maddelik vergisel mükellefiyetlerdir. Aynî mükellefiyet yanında ayrıca şahsen hizmet yükümlülüğü de getirilmiştir. Türk ve Yunan Orduları arasında 22 güne süren ve Türk askerinin zaferiyle sonuçlanan Sakarya Meydan Muharebesi’nden önce, Türk Ordusu Sakarya nehrinin doğusuna çekilmek zorunda kalmış, Tekalifi Milliye Emirleri öncesine tekabül eden günlerde Mustafa Kemal Paşa …

Devamını oku »

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı tarafından 27 Ekim 2014 tarihli ve 29158 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Sağlık Bakanlığı, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Daire Başkanlığı kurulmuş olup; “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği” adıyla bir yönetmelik yayımlanmıştır. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği; on beş uygulama tanımlanarak düzenlenmiştir. Akupunktur Apiterapi Fitoterapi Hipnoz Homeopati Karyopraktik Kupa Uygulaması Larva Uygulaması Mezoterapi Müzikterapi Osteopati Ozon Uygulaması Proloterapi Refl Eksoloji Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği ne göre bu uygulamalar Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş ünite ile uygulama merkezlerinde ilgili alanda sertifikalı tabipler ve diş hekimliği alanında sertifikalı diş hekimleri tarafından yapılabilecektir. Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde, üniversitelerde Geleneksel ve …

Devamını oku »

Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği

Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, sağlık hizmetlerinin Türkiye genelinde etkin ve verimli olarak yürütülebilmesi için; görev yapan sağlık hizmetleri personellerinin atama ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek için hazırlanarak Resmi Gazetenin 26.03.2013 tarihli sayısında yayınlanmıştır. Yönetmelik; taşra teşkilatlarında görev yapan sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfı personelini kapsamakta olup; bakanlığa bağlı kuruluşlarının teşkilatlarında yapılacak atamalar ve görevlendirmeler ile eğitim ve araştırma hastanelerinde görevli eğitim görevlisi, başasistan, asistanları kapsamamaktadır. Yönetmelik; 14 Temmuz 1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 7 Mayıs 1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve 19 Nisan 1983 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe …

Devamını oku »

Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği

Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği, tıbbi laboratuvarların planlanma, ruhsatlandırma, açılması ile birlikte faaliyet alanlarının düzenlenmeleri, sınıflandırılmaları, izlenmeleri, denetlenmeleri ve faaliyetlerine son verilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek, kaliteli ve verimli hizmet sunmalarını sağlamak için Sağlık Bakanlığı tarafından 9 Ekim tarihinde yayınlanmıştır. Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği, devlet ve vakıf üniversiteleri, başta olmak üzere; kamu kurum ve kuruluşları ile özel tüzel kişileri ve gerçek kişilere ait tıbbi laboratuvarları kapsamaktadır. Yönetmelik; Seriri Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanunu, Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamelerinin ilgili maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. Yönetmelikte; birincil patoloji laboratuvarları, izleme ve dış …

Devamını oku »

7 Ocak 1922 Genel Af Kanunu

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihindeki ilk Genel Af Kanunu, 7 Ocak 1922 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Toplam dört maddeden oluşan yasa ile özellikle dava dosyaları Yunan işgal bölgelerinde kalan ve cezalarının üçte ikisini tamamlayan mahkumların kalan cezaları affedilmiştir. İşgale uğrayan bölgelerdeki kişiler hakkında açılan davalar ise ertelenmiştir. Irz düşmanları af kapsamı dışında tutulmuştur. 07 Ocak 1922 Genel Af Kanunu, af içerikli maddesine ilaveten erteleme ve ceza indirimini de ihtiva etmektedir. Üçte İki Ceza Müddetini Tamamlayanların Affı Hakkında Kanun Dava Dosyaları İşgal Sahasında Kalan Mahkum ve Şüpheliler Hakkında Kanun Tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi‘ne, hükumet tarafından, 1921 yılında çıkarılan kısmi afların yetersiz …

Devamını oku »

Cumhuriyet Tarihinde Çıkarılan Af Kanunları

Cumhuriyet Tarihinde Çıkarılan Af Kanunları, 23 Nisan 1920 tarihinden itibaren birçok hükumet tarafından çıkarılmıştır. Genel Af yasaları, genellikle geçmişe dair siyasi hesapların kapatılması, yeni bir başlangıç yapılması ve toplumsal huzur ve benzeri gerekçelerle yada darbe sonrası siyasi ve sosyal ortamın konsolide edilmesi amacıyla çıkarılmıştır. Ayrıca, cezaevi hükümlü ve tutuklu mevcudunu azaltmak ve devam eden dava ve soruşturmaları azaltmak yada bitirmek amacıyla iktidarlar tarafından af yasaları çıkarılmıştır.  Af kanunlarının birçoğu yasal anlamda tanımlanan “af” kapsamında değildir. Çeşitli infaz düzenlemeleri, denetimli serbestlik koşullarının esnetilmesi ve şartlı salıverme düzenlemeleri de kamuoyunda af olarak nitelenmiştir. Öğrenci afları, vergi afları, kamuya olan borçların yapılandırılması da af ya da …

Devamını oku »

Takrir-i Sükun Kanunu

Takrir-i Sükûn Kanunu, 4 Mart 1925 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiş ve 4 Mart 1929’da kaldırılmıştır. Huzurun Sağlanması Yasası anlamına gelen yasa; sulhu, güvenliği, kamu düzenini bozacak her türlü cemiyet, teşebbüs, kışkırtma ve yayını yasaklamak amacıyla çıkarılmıştır. Şeyh Sait Ayaklanmasının çıkması üzerine 25 Şubat 1925 Çarşamba günü öğleden sonra Meclis Genel kurulu isyan bölgesinde sıkıyönetim ilan edilmesi ve Hıyaneti Vataniye Kanununa ek madde konması tekliflerini görüşmek üzere toplanmış, İstiklal Mahkemeleri kurulmuş, hükümete, ayaklanmanın bastırılması için gerekli tüm önlemleri alma yetkisi verilmiştir. Mecliste yapılan görüşmeler kapsamında Hiyanet-i Vataniye Kanununun birinci maddesi “Dini veya mukaddesatı diniyeyi siyasi gayelere esas …

Devamını oku »

İstiklal Mahkemeleri Kanunu

İstiklal Mahkemeleri Kanunu, 31 Temmuz 1922 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 29 nolu kanun olarak kabul edilmiştir. İstiklal Mahkemeleri, ilk olarak 1920 yılında Kurtuluş Savaşı sürecinde ayaklanma çıkaranları, asker kaçaklarını ve casusluk faaliyetlerini engelleyerek milli mücadeleyi durdurmaya dönük eylemleri yargılamak amacıyla kurulmuştur. Kanunun süresi ilk başta iki yıl olarak düzenlenmesine karşın İstiklal Mahkemeleri 4 Mart 1929 tarihine kadar hukuki varlığını devam ettirmiştir. İstiklal Mahkemeleri Kanunu ve ekleri ise 4 Mayıs 1949 tarihli ve 5384 sayılı kanunla yürürlükten kaldırılmış, Türk Yargı Sisteminden bu mahkemeler çıkarılmıştır. Bu mahkemeler, vatana ihanet, düşman ordusuna katılmak, ayaklanma, casusluk, bozgunculuk, milli mücadele aleyhine propaganda, görevi …

Devamını oku »

Hiyanet-i Vataniye Kanunu

Hıyanet-i Vataniye Kanunu, Türkiye‘de 29 Nisan 1920’de çıkarılan ve 12 Nisan 1991’de yürürlükten kaldırılan, vatana ihanet suçuna ilişkin 14 maddeden müteşekkil yasadır. TBMM tarafından 2 Nolu yasa olarak kabul edilen ve 2 Şubat 1921 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Hıyanet-i Vataniye Kanunu 12 Nisan 1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu düzenlemesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Mevcut Türk ceza hukukunda vatana ihanet suçu tanımlanmamıştır. İstiklal Mahkemelerinde Mahkum Olanlar Hakkında Genel Af, 3527 Sayılı Kanun ile ve 29.06.1938 tarihinde çıkarılmıştır. Kanun 16 Temmuz 1938 tarihinde resmi gazetede yayınlanmıştır. Hıyanet-i Vataniye Kanunu (MÜLGA KANUN NO: 3713/23) Ceridei Resmiye ile neşir ve ilâm : 7 şubat 1337 …

Devamını oku »

Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği

Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği; Yönetmelik; 1979 tarihli ve 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanuna dayanılarak hazırlanmıştır. 01.02.2012 tarihli yeni yönetmelik 1/6/2000 tarihli ve 24066 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır. Yönetmelikte, doku veya organ nakli ile mümkün olan hastaların hayatını sürdürmesine yönelik hizmetleri olan; organ ve doku nakli merkezleri, organ ve doku kaynağı merkezleri ve doku tipleme laboratuvarlarının açılması, çalışması ve denetimleri ile ilgili organ ve doku nakli hizmetlerinin yürütülmesinde uyulması gereken usul ve esasları belirtilmektedir. Yönetmelikte; kamuda yer alan sağlık kurum ve kuruluşları ile gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılan organ, doku nakli, doku kaynağı …

Devamını oku »

Türk Vatandaşlığı Kanunu

Türk Vatandaşlığı Kanunu 5901 kanun numarası ile 29.05.2009 tarihinde kabul edilmiş, Resmi Gazetenin 12.06.2009 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun, kendisinden önceki  403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununu yürürlükten kaldırmıştır. Türk Vatandaşlığı Kanununu TBMM’ye Sunulan Gerekçesi  Devletin unsurlarından birisi olan insan topluluğu, vatandaşlık hukukunun temel konusunu oluşturmaktadır. Bir insan topluluğunun devletin kurucu unsuru olabilmesi için, sınırları belirli bir ülke üzerinde yaşaması ve kendisini uluslararası alanda temsil edecek bir siyasi otoriteye sahip olması ve devletle arasında sürekli bir hukuki bağın bulunması gerekir. Bu bağ vatandaşlık bağıdır. Vatandaşlık bağı kişinin devletine karşı bağlılığını ifade ederken, aynı zamanda devletin birey üzerinde birtakım yetkilere sahip olmasının temelini …

Devamını oku »

Budapeşte İlkeleri-Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa İlkeleri

Budapeşte İlkeleri-Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa İlkeleri (European Guidelines on Ethics and Conduct for Public Prosecutors – The Budapest Guidelines) 31 Mayıs 2005’de Avrupa Savcıları Konferansında kabul edilmiştir. Giriş 1. Savcılar, ceza adalet sisteminde kilit rol oynarlar ve ayrıca bazı yargı sistemlerinde meşruiyetin genel koruyucuları olarak ticaret hukuku, medeni hukuk ve idare hukuku gibi alanlardaki diğer vazifelerle de görevlidirler. 2. Bu husus çerçevesinde Avrupa Savcıları Konferansı, savcılar için ortak ilkelerin belirlenmesinin teşvik edilmesi gerektiği kanaatine ulaşmış ve Konferansın Mayıs 2005’te Budapeşte’de düzenlenen genel oturumunda savcılara yönelik Etik ve Davranış Biçimlerine ilişkin aşağıdaki Avrupa İlkeleri onaylanmıştır. 3. Avrupa Konseyi …

Devamını oku »

Yargı Etiği Belgeleri

Yargıçlar, Savcılar ve Mahkemelerle İlgili Yargı Etiği Belgeleri   Bangolore Yargı Etiği İlkeleri Bangolore Yargı Etiği İlkeleri, Yargıda Doğruluğun Güçlendirilmesine Yönelik Yargı Grubu tarafından kabul edilen 2001 Bangalor Yargı Etiği Taslak Belgesi’nin 25-26 Kasım 2002 tarihlerinde Lahey Barış Sarayı’nda düzenlenen Yüksek Mahkeme Başkanları Yuvarlak Masa Toplantısında revize edilmiş halidir. Hakimlerin Magna Carta’sı Hakimlerin Magna Carta’sı, Avrupa Hakimleri Danışma Konseyi Magna Carta Çalışma Grubu tarafından Temel İlkeler adı altında 17 Kasım 2010 tarihinde kabul edilmiştir. Avrupa Hakimleri Danışma Konseyi(Consultative Council of European Judges-CCJE), 10. yıldönümü vesilesiyle 11. genel oturumunda, hâlihazırda kabul etmiş olduğu Görüşlerin temel sonuçlarını özetleyen ve düzenleyen Hâkimlerin Magna Carta’sı …

Devamını oku »

Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu

Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu

Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu, 6706 kanun numarası ile 23.4.2016 tarihinde kabul edilmiş,  Resmî Gazetenin 05.05.2016 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşma hükümlerinin iç hukukta uygulamasını kolaylaştırmak ve dağınık mevzuat hükümlerini bir araya toplama amacında olmuştur. Uygulayıcıların mevzuata kolay erişimi ve Uluslararası Adli İş Birliği alanındaki usul ve esasların tek bir kanun çatısı altında bulunması hedeflenmiştir. Adalet Bakanlığının görev ve yetkileri, yabancı devletlerin adli işbirliği taleplerinin reddedilebileceği durumlar, adli işbirliği kapsamında gelen bilgi ve belgelerin kullanım esasları, görüntülü ve sesli iletişim tekniği ile adli yardımlaşmaya ilişkin kurallar bu kanun ile belirlenmiştir. Suçluların …

Devamını oku »

Tutuklulara Uygulanacak Muameleler İçin Temel İlkeler

Tutuklulara Uygulanacak Muameleler İçin Temel İlkeler, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 14 Aralık 1990 tarihinde ve 45/111 sayılı karar ile kabul ve ilan edilmiştir. On madde başlığı altında toplanan bu ilkeler, özgürlüğünden mahrum bırakılan tüm kişileri kapsamakta; tutuklanan ve göz altına alınan kişileri, duruşmalarının yapılmasını bekleyen mahpusları, hüküm giymiş mahpusları ve kendi istekleri dışında psikiyatrik hastahanelere hapsedilmiş kişileri tanımla makta; geniş alamda, kamu gücü ile özgürlüğünden mahrum bırakılan tüm kişileri ifade etmektedir. Tutuklulara Uygulanacak Muameleler İçin Temel İlkeler 1. Bütün tutuklulara, insan olarak doğuştan sahip oldukları saygınlık ve değere uygun olan saygı ile muamele edilecektir. 2. Irk, renk, cinsiyet, dil, …

Devamını oku »

Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik

Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesine ilişkin usul ve esaslar ile bu ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartlarını düzenlemektedir. Yönetmelik, Resmi Gazetenin 30.03.2013 tarihli ve 28603 nolu sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğe göre, hükümlü ve tutuklulara işledikleri suçun türü, koşullu salıverilme tarihi, kişisel özellik ve ihtiyacı, bedensel ve psikolojik yapısı, eğitim durumu ve mesleği göz önünde bulundurularak en uygun ödülün verilmesi öngörülmüştür. Ödüllendirme sisteminde, kurumun fiziki yapısı, personel sayısı, mali ve sosyal imkanlarıyla mevcut doluluk durumu gözetilmektedir. Yönetmelik, hükümlü ve tutuklulara; eşleri ile mahrem görüşme, haftalık açık veya kapalı ziyaret süresini uzatma, kapalı …

Devamını oku »

Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği

Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği

Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği, Türkiye tarafından, Ramsar Sözleşmesi (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme) hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır. Yönetmelik çeşitli tarihlerde değiştirilmiş, son olarak 04.04.2014 tarihinde yönetmelik yeniden düzenlenmiş, 2017 yılında ise bazı yeni değişiklikler yapılmıştır. Türkiye, sulak alanlar bakımından Avrupa ve Ortadoğu’nun en önemli ülkelerinden birisi olması nedeniyle Ramsar Sözleşmesi hükümleri gerek devlet kurumları ve gerekse toplum tarafından içselleştirilerek Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinin uygulanması önem arz etmektedir. Su Hakkı ve Sulak Alanların Korunması Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin maksadı, Türkiye’nin karasal …

Devamını oku »

Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşme

Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşme, diğer adıyla 1951 Mülteci Sözleşmesi (The 1951 Refugee Convention) , 28 Temmuz 1951 tarihinde ilk olarak 12 ülke tarafından imzalanan çok uluslu bir Birleşmiş Milletler sözleşmesidir. Sözleşme genel olarak mültecilerin hukuki durumunu, sığınma hakkını, sığınma hakkı almış kişilerin haklarını ve bu kişilere sığınma hakkı veren ülkelerin hukuki sorumluluklarını belirlemektedir. Cenevre Konvansiyonları,10 Aralık 1948 tarihinde ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin ardından Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen en önemli belgelerdendir. Sözleşmelerin başında Evrensel Beyannameye kuvvetli atıf yapılmakta, yapılan düzenlemelerin insanlığın ortak barışına hizmet edeceği vurgulanmaktadır. “Cenevre’de 28 Temmuz 1951 tarihinde imzalanmış olan Mültecilerin Hukuki …

Devamını oku »

Takvim-i Vekayi

Takvim-i Vekayi, Osmanlı Devleti döneminde 11 Kasım 1831 tarihinde yayınlanmaya başlayan ve bugünkü Resmi Gazete’nin temelini oluşturan resmi yayındır. Gazete, haftalık olarak yayına başlamış, Osmanlıca, Arapça, Ermenice, Farsça, Fransızca ve Rumca baskılar yapmıştır. Osmanlı Devleti’nin sona ermesi ve Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ile birlikte Takvîm-i Vekâyi, Cerîde-i Resmiyye adıyla devamlılık göstermiş, daha sonra Resmî Gazete adıyla yayın hayatına devam etmiştir. Takvîm-i Vekâyi’nin Kuruluşu ve Yayın Hayatı Osmanlı Padişahı Sultan II. Mahmut, yapmakta olduğu reformlar çerçevesinde devlet idaresinin görüşlerini yansıtabilecek resmi bir gazeteyi gerekli görmüş, gazetenin yayını için daha önce İzmir’de yerel bir gazete yayınlamış olan Alexandre Blacque ile anlaşılmıştır. Osmanlı Devletinde çıkarılan ilk gazetelerin, 18. …

Devamını oku »

Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun

Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun

Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun 01.11.1984 tarih ve 3071 kanun numarası ile düzenlenmiş,  Resmi Gazetenin 10.11.1984 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Dilekçe hakkı, bireylerin, kişisel veya kamusal konularla ilgili dilek ve şikayetlerini, tek başına veya başkaları ile birlikte tüm kurum, yetkili makam, kuruluş ver her türlü devlet organı ile teşkilat şemasında bulunan tüm resmi kuruluşlara sunabilme hakkıdır. Anayasanın 74. maddesine göre dilekçe hakkı şöyle tanımlanır: “Vatandaşların ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında yetkili makamlara ve TBMM’ye yazı ile başvurma hakkıdır.” Dilek şeklinde yapılan başvurularda resmi bir makamdan ya doğrudan …

Devamını oku »

Resmi Gazete

Resmi Gazete, 07.02.1921 tarihinden itibaren yayınlanmaktadır. Gazete 1928 yılına kadar Osmanlıca basılmış, Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanunun 1928 yürürlüğe girmesiyle, 01/12/1928 tarihli 1054. sayıdan itibaren Resmi Gazete yeni alfabe ile basılmaya başlanmıştır. Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan; yasama, yürütme ve yargı organlarına ilişkin mevzuat, karar ve ilanların yer aldığı süreli yayındır. Günümüzdeki haliyle Resmi Gazete, yasama, yürütme ve idari kuruluşlar, yargı ve ilanlar bölümlerinden oluşmaktadır. Mevzuatın yürürlüğe girmesi için Resmi Gazete’de yayımlanması zorunludur. Resmi Gazetenin içeriğine ve yayımlanmasına ilişkin usul ve esaslar; 15.07.2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 10 sayılı Resmî Gazete …

Devamını oku »

Araştırmalarda Dürüstlük Konusunda Avrupa Davranış Kodu

Araştırmalarda Dürüstlük Konusunda Avrupa Davranış Kodu (The European Code of Conduct for Research Integrity), 2011 yılında düzenlenmiş, ALLEA Bilim ve Etik Sürekli Çalışma Grubu (PWGSE) tarafından 2017 yılında güncellenerek yeniden yayınlanmıştır. Davranış kodlarının revizyon süreci geniş kapsamlı uzmanlar ve kurumlar ağının harekete geçirilmesi yoluyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma Grubunun güncelleyerek Berlin’de açıkladığı metin, üç ile beş yıllık sürelerde incelenip, değişen öncelikler gözetilerek gözden geçirilmekte ve bilimsel araştırmalarda iyi uygulamalar için bir çerçeve sunmaktadır. Araştırmalarda Dürüstlük Konusunda Avrupa Davranış Kodunu düzenleyen PWGSE(Bilim ve Etik Sürekli Çalışma Grubu), Avrupa Akademileri Federasyonu (ALLEA-The European Federation of Academies of Sciences and Humanities) çalışma gruplarındandır. Avrupa Akademileri Federasyonu, üyesi olan …

Devamını oku »

Kabahatler Kanunu

Kabahatler Kanunu

Kabahatler Kanunu, 5326 Kanun Numarası ile 30.03.2005 tarihinde kabul edilmiş, Resmi Gazetenin 31.03.2005 tarihli sayısında yayınlanarak 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sonraki yıllarda kanun hükümlerinde bazı değişiklikler yapılmıştır. Kanunun amacı; toplum düzenini, genel ahlakı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak olarak belirlenmiş, Türk Ceza Kanununda suç olarak tanımlanmayan fiiller bu kanun ile düzenlenmiş ve idari yaptırıma bağlanmıştır. Kabahatler Kanunu, hapis cezası öngörmemekte, kabahat olarak nitelenen eylem ve işlemleri genel olarak idari para cezası cezalandırmakta, bazı durumlarda da idari tedbirler uygulanmaktadır. İdarî para cezası, maktu veya nispi olabilmekte; idari tedbirler ise, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan …

Devamını oku »

Türkiye Futbol Federasyonu Etik Davranış İlkeleri

Türkiye Futbol Federasyonu Etik Davranış İlkeleri

Türkiye Futbol Federasyonu Etik Davranış İlkeleri, 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun gereğince Türkiye Futbol Federasyonu Statüsünü esas alarak Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı tüm birimleri bağlamak üzere hazırlanan Etik Kurulu Talimatı ile düzenlenmiştir. Etik Kurulu Talimatı, TFF Yönetim Kurulu’nun 24.11.2009 tarihli toplantısında kabul edilmiş ve TFF’nin resmi internet sitesinde (www.tff.org) 02.12.2009 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Talimat daha sonra bazı değişikliklere uğramıştır. Türkiye Futbol Federasyonu Etik Kurulu Türkiye Futbol Federasyonu Etik Kurulu, Futbol Disiplin Talimatı uyarınca işlem yapılmayan ve etik kuralların kapsamına giren ihlalleri incelemektedir. İhlal gerçekleşmesi halinde, somut ihlalin koşullarını dikkate alarak ve ihlalin ağırlığı ile …

Devamını oku »

Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması Kanunu

Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması Kanunu, 30.11.1925 tarihinde 677 Sayılı Kanun ile kabul edilmiş, Resmi Gazetenin 13.12.1925 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Osmanlı toplum ve eğitim hayatında önemli bir yere sahip olan tekke ve zaviyeler zamanla yozlaşmış ve toplumsal alanda bölünme ve gruplaşmalara sebep olmuştur. Uygar ve ileri bir millet olma amacını takip eden Mustafa Kemal Atatürk, Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması Kanununu çıkararak toplum için uygarlık yolunda engel olarak gördüğü tekke, zaviye, türbe ve tarikat gibi kurumları ortadan kaldırmıştır. Atatürk, Kastamonu’da 30 Ağustos 1925’te söylediği bir nutukta türbelerin, tekkelerin ve zaviyelerin kapatılmasının ve tarikatların kaldırılmasının işaretini vermiş; “Ölülerden medet ummak, medeni …

Devamını oku »

Kanunu Esasi

Kanunu Esasi, İkinci Abdülhamit tarafından 23 Aralık 1876 günü bir ferman ile ilan edilmiş ve meşrutiyetin temeli atılmıştır. Kanunu Esasi, Türk Anayasa tarihinin başlangıcını ve mutlak monarşiden anayasal monarşiye geçişin yasal hükümlerini oluşturmaktadır. Kanunu Esasi, gerçek bir meşrutiyet olmamasına karşın Türk tarihinde Anayasal hareketlerin ilk yazılı belgesi olması, ilk defa yasama meclisinin oluşturulması, ilk defa bir anasayal metin ile bazı temel hak ve özgürlüklerin sağlanması ve yargı bağımsızlığına dönük bazı prensipler getirmesi bakımından önem taşımaktadır. Kanunu Esasi, 119 maddeden oluşmaktadır. Yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 8 Ağustos 1325 (1909) (5 Şaban 1327) tarihinde,  15 Mayıs 1330 (1914)( 2 Recep 1332) tarihinde; 29 …

Devamını oku »

Yargıtay Yargı Etiği İlkeleri

Yargıtay Yargı Etiği İlkeleri

Yargıtay Yargı Etiği İlkeleri, Yargıtay Büyük Genel Kurulu tarafından 8.12.2017 tarihinde oy birliği ile kabul edilmiştir. Yargıtaya özgü etik ilkelerin belirlenmesi kapsamında Yargıtay Cumhuriyet Savcıları etik davranış ilkeleri belirlenmiş, bu ilkeler Yargıtay Cumhuriyet Savcıları tarafından 19.10.2017 tarihinde kabul edilmiştir. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından etik ilkelerin yaygınlaştırılması amacıyla Yargıtay Etik İlkeleri Programı ve dersleri verilmektedir. Yargıtay Başkanlığı, yüksek mahkemelerin işleyişine dair bilgi ve deneyim paylaşım platformlarının sürekliliği aracılığıyla hem dünyada, hem Türkiye’de yargı reformu süreçlerine katkıda bulunmak, şeffaflık ve etik ilkeler yoluyla halkın yargı işlemlerine duyduğu güveni artırmak, etik ilkelerinin mahkeme üyeleri, tetkik hakimleri, Yargıtay cumhuriyet savcıları ile personel arasında …

Devamını oku »

Belediye Kanunu

Belediye Kanunu

Belediye Kanunu, 5393 Kanun Numarasıyla 03.07.2005 tarihinde kabul edilmiş ve Resmi Gazetenin 13.07.2005 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kanun, 7.12.2004 tarihli ve 5272 sayılı belediye kanununu yürürlükten kaldırmıştır. Kanun, yürürlüğe girdikten sonra çeşitli kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle değişiklikler yapılmış, bazı hükümleri ise Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. 5393 Sayılı Belediye Kanunu BİRİNCİ KISIM Genel Hükümler BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu Kanunun amacı, belediyenin kuruluşunu, organlarını, yönetimini, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esaslarını düzenlemektir. Kapsam Madde 2- Bu Kanun belediyeleri kapsar. Tanımlar Madde 3- Bu Kanunun uygulanmasında; a) Belediye: Belde sakinlerinin …

Devamını oku »

Belediye Meclisi

Belediye Meclisi, belediyelerin halk oylaması sonucunda seçilerek göreve gelen üyelerde oluşan genel karar organıdır. Belediye meclisinin üye sayısı belediyenin nüfusuna göre değişmekte ve en az dokuz üyede oluşmaktadır.  Belediye başkanının başkanlık yaptığı Meclis, her ay toplanmaktadır. Belediye meclisi üyeleri, bir belde, ilçe ya da il meclisine seçilen üyeleri ifade etmektedir. Belediye Meclisinin Görevleri  a) Stratejik plân ile yatırım ve çalışma programlarını, belediye faaliyetlerinin ve personelinin performans ölçütlerini görüşmek ve kabul etmek b) Bütçe ve kesin hesabı kabul etmek, bütçede kurumsal kodlama yapılan birimler ile fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyleri arasında aktarma yapmak. c) Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il …

Devamını oku »

Kabotaj Kanunu

Kabotaj Kanunu, 1 Temmuz 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 1 Temmuz günü 1935 yılından itibaren Kabotaj Bayramı olarak kutlanmaktadır. 2007 tarihinde kabotaj kelimesine denizcilik kelimesi de eklenerek bayramın adı Denizcilik ve Kabotaj Bayramı olmuştur. Kabotaj, bir devletin kendi limanlarına deniz ticareti konusunda tanıdığı yasal ayrıcalık olup bu ayrıcalıktan sadece kendi yurttaşlarının yararlanmasını ve milli ekonomiye katkı sağlamasını amaçlamaktadır. Osmanlı Devletinin kapitülasyonlar çerçevesinde yabancı ülke gemilerine tanıdığı kabotaj ayrıcalığı Lozan Barış Antlaşması‘yla 1923 yılında kaldırılmıştır. TÜRKİYE SAHİLLERİNDE NAKLİYATI BAHRİYE (KABOTAJ) ve LİMANLARLA KARA SULARI DAHİLİNDE İCRAYI SAN’AT VE TİCARET HAKKINDA KANUN Kanun No: 815 Kabul Tarihi: 20 Nisan 1926 Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 28 …

Devamını oku »

Lozan Barış Antlaşması

Lozan Barış Antlaşması (Traile de Paix-Lozan), 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanmıştır. Antlaşma metni Türkiye Cumhuriyeti adına, Dışişleri Bakanı ve Edirne Milletvekili İsmet İnönü, Sağlık ve Sosyal Yardım İşleri Bakanı ve Sinop Milletvekili Doktor Rıza Nur Bey ile Eski Bakan ve Trabzon Milletvekili Hasan Bey tarafından imza edilmiştir. Lozan Barış Andlaşması yapılıncaya dek, Berlin’deki Büyükelçilikte bırakılan Numan Tahir Bey (Seymen), İsviçre Büyükelçiliğine bağlı olarak, siyasal olmayan işleri yürütmüştü. Lozan Andlaşmasından sonra, Almanya Rudolf Nadolny’yi 1924 Haziranında Elçi sanı ile Türkiye’ye göndermişti, ilkin İstanbul’da göreve başlayan Alman Elçisi 30 Mart 1925 günü Büyükelçi sanı ile Ankara’da güven mektubunu sunmuştur. Ona karşılık, Türkiye …

Devamını oku »

Kolluk Güçlerinin Zor ve Silah Kullanmalarına Dair Temel Prensipler

Kolluk Güçlerinin Zor ve Silah Kullanmalarına Dair Temel Prensipler, 27 Ağustos – 7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana’da toplanan Suçların Önlenmesi ve Suçluların Islahı üzerine Sekizinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiştir. Kolluk Güçlerinin Zor ve Silah Kullanmalarına Dair Temel Prensipler BAŞLANGIÇ Kanun adamlarının yaptığı işler büyük önemi bulunan sosyal bir hizmet olduğundan ve bu nedenle, bu görevlilerin çalışma koşullarını ve durumlarını koruma ve gerekli olduğunda geliştirme ihtiyacı bulunduğundan, Kanun adamlarının yaşamına ve güvenliğine karşı tehlike, bütün toplumun huzuruna karşı bir tehlike olarak görülmesi gerektiğinden, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nde güvence altına alınan ve Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi ile …

Devamını oku »

Kent Konseyi Yönetmeliği

Kent Konseyi Yönetmeliği, Bu Kanunun amacı, belediyenin kuruluşunu, organlarını, yönetimini, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esaslarını düzenleyen 2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 76. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. Kanuna ve Yönetmeliğe göre kurulan Kent Konseyleri ayrıca kendi yönergelerini oluşturmakta; çalışma usul ve esaslarını düzenleyebilmekte, alt çalışma gruplarını kurabilmektedir. Belediye Kanununun ilgili maddesi Kent konseyinin kuruluşunu ve görevlerini kısaca tanımlamış, konseyin faaliyetleri ve çalışma biçiminin Kent Konseyi Yönetmeliği ile düzenlenmesine karar verilmiştir. Belediye Kanununa göre Kent konseyi, kent yaşamında; kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, …

Devamını oku »

Avrupa Konseyi Şartlı Tahliye Kuralları

Avrupa Konseyi Şartlı Tahliye Kuralları, “Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Şartlı Tahliye Hakkında Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere (2003) 22 Sayılı Tavsiye Kararı” adıyla Bakan Delegelerinin 853 üncü Toplantısında ve 24.10.2003 tarihinde kabul edilmiştir. Avrupa Konseyi Şartlı Tahliye Kuralları Avrupa Konseyi Statüsü’nün 15.b Maddesi uyarınca. Bakanlar Komitesi, Bu alandaki uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi için hapis cezalarının infazına ilişkin ortak ilkeler saptamanın Avrupa Konseyi üyesi devletlerin çıkarına olduğunu dikkate alarak Şartlı tahliyenin, mahkumun toplumla planlı, yardımlı ve gözetimli bütünleşmesini sağlayarak, yeniden suç işlemeyi önlemede ve topluma yeniden katılmayı desteklemede en etkili ve  yapıcı araçlardan birisi olduğunu kabul ederek; Şartlı tahliyenin, kişisel şartlarla …

Devamını oku »

Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansı Stockholm Deklarasyonu

Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansı Stockholm Deklarasyonu 6 Haziran 1972 tarihinde kabul edilmiştir. Konferans sonucunda ayrıca 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edilmiştir. Madde 1 İnsanın; hürriyet, eşitlik ve yeterli yaşam koşulları sağlayan onurlu ve refah içinde bir çevrede yaşamak temel hakkıdır. İnsanın bugünkü ve gelecek nesiller için çevreyi korumak ve geliştirmek için ciddi bir sorumluluğu vardır. Bu bakımdan; kayıtsızlık, ırk ayrımı, ayrımcılık, kolonial veya diğer biçimlerde baskı, yabancı hakimiyetini destekleyen, sürekli kılan politikalar mahkum edilmiştir ve terk edilmelidir. Madde 2 Bugünkü ve gelecek nesiller için ihtiyaca göre özenli planlama veya yönetim ile dünyanın doğal kaynakları, hava, su, …

Devamını oku »

Avrupa Polis Etiği Kuralları

Uluslararası Polis Standardı

Avrupa Polis Etiği Kuralları(The European Code of Police Ethic), Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından 19 Eylül 2001 tarihinde kabul edilen (2001) 10 Sayılı Tavsiye Kararı ile ilan edilmiştir.  Avrupa Polis Etiği Kuralları, polisin hedefleri, polisin hukuk devletindeki yasal dayanakları, polis ve ceza adalet sistemi arasındaki ilişki, polisin örgütsel yapısı, polis eylem ve müdahaleleri gibi konuları ele almaktadır. Kolluk Etiği, Avrupa’da Polis Etiği olarak tanımlanmakta, kavram ile polis teşkilatı dışındaki tüm iç güvenlik hizmeti personelini ifade etmektedir. Özel Güvenlik Sektörü de dahil olmak üzere güvenlik sektöründe yer alan tüm kurumlar etik kurallara uymak zorundadır. Polis etiği, günlük dilde çok kullanılmayan ancak tüm iç güvenlik …

Devamını oku »

Çocuk Koruma Kanunu

Çocuk Koruma Kanunu

Çocuk Koruma Kanunu, 3 Temmuz 2005 tarihinde 5395 numaralı kanun olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilmiş ve 15 Temmuz 2005 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Çocuk Koruma Kanununun amacı, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Kanunun ilk bölümünde kanunun amacı, kapsamı, kanunla ilgili tanımlamalar ve kabul edilen temel ilkeler sıralanmıştır. Çocuk Koruma Kanununun ikinci kısımda, çocukları ilgilendiren soruşturma ve kovuşturmalarda uyulması gereken kurallar, hususlar, üçüncü kısımda mahkeme ve cumhuriyet savcılıklarını ilgilendiren hükümler bulunmakta, dördüncü bölümde ise geçici maddeler ile yürürlük maddeleri bulunmaktadır. Kanun metninde sonraki …

Devamını oku »

Avrupa Cezaevi Kuralları

Avrupa Cezaevi Kuralları, AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ’NİN ÜYE DEVLETLERE AVRUPA CEZAEVİ KURALLARI HAKKINDA REC (2006) 2 SAYILI TAVSİYE KARARI adıyla Bakan Delegelerinin 11 Ocak 2006 tarihli ve 952 sayılı oturumunda Bakanlar Komitesi tarafından kabul edilmiştir. AVRUPA CEZAEVİ KURALLARI Bakanlar Komitesi, Avrupa Konseyi statüsünün 15.b maddesi gereğince, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihatlarını göz önüne alarak; Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesince yürütülen çalışmaları ve özellikle, Komitenin genel raporlarıyla oluşturduğu standartları da göz önüne alarak; Kanunda düzenlenen bir usule uygun olması ve başvurulan son tedbir olarak uygulanması dışında hiçbir kimsenin özgürlüğünden yoksun bırakılamayacağını tekrarlayarak; Hapis cezalarının infazında ve mahpusların iyileştirilmesinde, …

Devamını oku »

Mahpusların Islahına Dair Asgari Standart Kurallar

Mahpusların Islahına Dair Asgari Standart Kurallar, 1955’te Cenevre’de toplanan Suçların Önlenmesi ve Suçluların Islahı’na ilişkin Birinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiş, Ekonomik ve Sosyal Konsey tarafından 31 Temmuz 1957 tarih ve 663 C (XXIV) sayılı ve 13 Mayıs 1977 tarih ve 2076 (LXII) sayılı kararlarla benimsenmiştir. Mahpusların Islahına Dair Asgari Standart Kurallar tutuklu ve hükümlülerin tamamına uygulanmak üzere 94 maddeden oluşmaktadır. Mahpusların Islahı İçin Asgari Standartlar 1955’te Cenevre’de toplanan Suçların Önlenmesi ve Suçluların Islahı üzerine Birinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiş, ve Ekonomik ve Sosyal Konsey tarafından 31 Temmuz 1957 tarihli ve 663 C (XXIV) sayılı ile 13 …

Devamını oku »