Ana Sayfa » Hukuk tarihi » Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun – 1983
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun - 1983

Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun – 1983

Devlet Güvenlik Mahkemeleri, 16 Haziran 1983 tarihinde kabul edilen Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile kurulmuştur. Kanun, Resmî Gazetenin 18 Haziran 1983 tarihli sayısında yayınlanmıştır. 

Devlet Güvenlik Mahkemeleri, 1973 yılında ilk kez 1773 Sayılı Kanun ile kurulmuş ancak Anayasa Mahkemesi tarafından 11 Ekim 1976’da kaldırılmış; 1983 yılında 2845 Sayılı Kanun ile yeniden kurulmuştur. Kurulan bu mahkemeler 1 Nisan 1984 tarihinde göreve başlamış ve 2004 yılına kadar görevine devam etmiştir.

KANUNUN GENEL GEREKÇESİ
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 143 üncü maddesinde «Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devletin iç ve dış güvenliğini ilgilendiren suçlara bakmakla görevli Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulur. Devlet Güvenlik Mahkemesinde bir Başkan iki asıl ve iki yedek üye ile bir savcı ve yeteri kadar savcı yardımcısı bulunur. Başkan, bir asıl ve bir yedek üye ile savcı, birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve Cumhuriyet savcıları arasından; bir asıl bir yedek üye, birinci sınıf askerî hâkimler arasından; savcı yardımcıları ise Cumhuriyet savcıları ve askerî hâkimler arasından özel kanunlarında gösterilen usule göre atanır. Devlet Güvenlik Mahkemesi Başkan, üye ve yedek üyeleri ile savcı ve savcı yardımcıları dört yıl için atanırlar, süresi bitenler yeniden atanabilirler. Devlet Güvenlik Mahkemeleri kararlarının temyiz mercii Yargıtay’dır. Devlet Güvenlik Mahkemelerinin işleyişi, görev ve yetkileri ve yargılama usulleri ile ilgili diğer hükümler, kanunda gösterilir. Devlet Güvenlik Mahkemelerinin yargı çevresine giren bölgelerde sıkıyönetim ilan edilmesi halinde, bu bölgelerle sınırlı olmak üzere kanunla belirlenen esaslara göre Devlet Güvenlik Mahkemesi, Sıkıyönetim Askerî Mahkemesine dönüştürülebilir.» hükmü yer almaktadır.
Maddenin gerekçesinde, «Devlet Güvenlik Mahkemelerine hasredilen bu madde 1961 Anayasasının 136ncı maddesinden alınmıştır. Duruşma yapıp hüküm veren hâkim sayısı üçe indirilmek suretiyle de diğer mahkemelerle ahenkli bir hale getirilmiştir. Hâkim ve savcıların atanmaları, hükümlerinin temyiz merciinde olduğu gibi farklar kaldırılmış ve böylece tabiî hâkim ilkesine uygun olmadığı yolundaki iddialara yer verilmemesine dikkat edilmiştir.» 1961 Anayasasının 136ncı maddesinde, mahkemelerin kuruluşuna ilişkin hükümler mevcuttur. Bu madde 1699 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve maddeye 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkralar eklenmiştir.
Daha sonra ise Anayasa gereği Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki 1773 sayılı Kanun yürürlüğe girmiş, ancak Anayasa Mahkemesinin 11.10.1975 tarihli ve 15380 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı ile iptal edilmiştir. Genel mahkemeler arasında yeri, bir Anayasal müessese olarak tayin ve tespit edilen Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kuruluş nedenleri 1699 sayılı Kanunun gerekçesinde açıklanmıştır. Burada; «Bütün dünyada olduğu gibi memleketimizde de son yıllarda yeni suç ve suçluluk kavramları ortaya çıkmış dolayısıyla suçluların ve suçların kovuşturulması için yeni usuller aranması ve bulunması zorunlu hale gelmiştir, özellikle (Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devlet güvenliğini ilgilendiren) suçların kovuşturulmasında ve yargılanmasında, gerek ceza müessiriyetini artırmak için süratli yargılamayı sağlamak ve gerekse özellik arz eden bu suçların, ihtisaslaşmış mahkemelerde görülmesini mümkün kılmak için «Devlet Güvenlik Mahkemeleri» kurulması faydalı görülmüştür.
1961 Anayasasında yer alan hüküm ile 2709 sayılı Anayasada mevcut 143 üncü madde mukayese edildiğinde bir takım farklılıklar bulunduğu görülecektir. Şöyle ki:
1. Her Devlet Güvenlik Mahkemesi bir Başkan, dört üye ile iki yedek üyeden kurulurken, bu mahkemeler bugün bir Başkan, iki asıl, iki yedek üyeden kurulmaktadır. Başkan ve bir asıl bir yedek üye birinci sınıfa ayrılmış adlî yargı hâkim ve savcıları arasından; bir asıl bir yedek üye ise birinci sınıf askerî hâkimler arasından atanacaktır. Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 610)
2. Devlet Güvenlik Mahkemesi nezdinde kurulacak Cumhuriyet savcılığı teşkilâtında bir farklılık bulunmamaktadır. Cumhuriyet savcısı birinci sınıfa ayrıl niş adlî yargı Cumhuriyet savcıları, Cumhuriyet savcı yardımcıları ise adlî yargı savcıları ile askerî hâkimler arasından yetkili organlarca atanacaklardır.
3. 1961 Anayasasında yer alan hükme göre Devlet Güvenlik Mahkemesi Başkanlığı, üyeliği yedek üyeliği, savcılığı ve savcı yardımcılığı atanmalarında Bakanlar Kurulunca her boş yer için bir misli aday gösterilerek; Bakan, asıl ve yedek hâkim üyeler Yüksek Hâkimler Kurulunca; savcı ve yardımcıları Yüksek Savcılar Kurulunca; askerî hâkimlerden atanacak üye, yedek üye ve savcı yardımcıları ise özel kanunlarda gösterilen usule göre atanırken; 143 üncü maddeye göre Bakanlar Kurulu aday göstermesi söz konusu olmadan hâkim ve savcıların atanmaları doğrudan doğruya Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, askerî hâkimlerden atanacak üye, yedek üye ve savcı yardımcıları ise özel kanunlarda gösterilen usule göre, atanacaklardır. Bu suretle iptal edilen 1773 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kanununda büyük tenkit mevzuu olan ve tabiî hâkim ilkesine aykırı düştüğü ileri sürülen bir husus, yeni düzenlenen 143 üncü madde ile giderilmiş ve mahkemelerde görev alacak hâkim ve savcıların atanması genel hükümlere tabi kılınmıştır.
4. 1961 Anayasası ve buna uygun çıkarılan 1773 sayılı Kanunda Devlet Güvenlik Mahkemesi Başkan, üye, savcı ve savcı yardımcıları üç yıl için atanacakları, bu süre içinde aslî görevleri ile ilişkileri kesilerek görev yapacakları ve sürenin bitiminde yeniden atanmalarının mümkün olduğu belirtilmişken, yeni Anayasada ve buna uygun olarak düzenlenen tasarıda bu müddet dört yıla çıkarılmıştır.
5. 1773 sayılı Kanunda Devlet Güvenlik Mahkemelerinden verilen kararların temyiz mercii, Yargıtay’da yalnız bu mahkemelerin kararlarını incelemek üzere kurulan özel bir daireye verilmişken, hazırlanan yeni tasarıda ihtisaslaşma esas alınmış ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinden verilen kararların temyiz mercii Yargıtay olarak bırakılmasına rağmen, davaların mahiyetine göre farklı dairelerde inceleme yoluna gidilmiştir.
Anayasanın 143 üncü maddesine göre düzenlenen tasarı dört bölümden ibarettir. Birinci bölümde Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve yetkileri, ikinci bölümde görevleri, üçüncü bölümde yargılama usulleri, dördüncü bölümde ise çeşitli hükümler yer almaktadır.
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun – 1983
BİRİNCİ BÖLÜM
Kuruluş ve Yetki Kuruluş
MADDE 1

Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devletin iç ve dış güvenliğini ilgilendiren suçlara ilişkin davalara bakmak üzere; Ankara, Diyarbakır, Erzincan, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya ve Malatya il merkezlerinde, bu illerin adlarıyla anılan Devlet güvenlik mahkemeleri kurulmuştur.

Mahkemelerin yargı çevresi
MADDE 2

Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin yargı çevresi: Ankara, Amasya, Bolu, Çankırı, Çorum, Kastamonu, Samsun, Sinop, Zonguldak;

Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinin yargı çevresi : Diyarbakır, Bitlis, Hakkâri, Mardin, Sürt, Urfa, Van;

Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesinin yargı çevresi : Erzincan, Ağrı, Artvin, Bingöl, Elâzığ, Erzurum, Giresun, Gümüşhane, Kars, Muş, Ordu, Rize, Trabzon, Tunceli;

İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinin yargı çevresi : İstanbul, Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Edirne, Kırklareli, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ;

İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin yargı çevresi : İzmir, Antalya, Aydın, Burdur, Denizli, Isparta, Manisa, Muğla, Uşak;

Kayseri Devlet Güvenlik Mahkemesinin yargı çevresi : Kayseri, Kırşehir, Nevşehir, Sivas, Tokat, Yozgat;

Konya Devlet Güvenlik Mahkemesinin yargı çevresi : Konya, Afyon, Eskişehir, Kütahya, Niğde;

Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesinin yargı çevresi: Malatya, Adana, Adıyaman, Gaziantep, Hatay, İçel, Kahramanmaraş; İllerini kapsar.

Adalet Bakanlığı, gelen iş durumunu göz önünde bulundurarak aynı yerde birden fazla Devlet güvenlik mahkemesi kurulmasına karar verebilir. Bu halde mahkemeler numaralandırılır. Bir Devlet güvenlik mahkemesine gelen iş durumunun veya olağanüstü bir halin gerekli kılması hallerinde bir mahkemenin yargı çevresinde bulunan il ve ilçeler Adalet Bakanlığının önerisi üzerine, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun kararıyla başka bir yerdeki Devlet güvenlik mahkemesine bağlanabilir. Bu karar Resmî Gazetede yayımlanır. Yayımdan önce açılmış davalar hakkında bu sebebe dayanılarak yetkisizlik kararı verilemez.

Mahkeme kurulu
MADDE 3

Devlet güvenlik mahkemeleri, bir başkan iîe iki üyeden oluşur.

Her Devlet güvenlik mahkemesinde ayrıca iki yedek üye bulunur.

Savcılık
MADDE 4

Her Devlet güvenlik mahkemesi nezdinde bir Cumhuriyet savcısı ve yeteri kadar Cumhuriyet savcı yardımcısı bulunur. Bir yerde birden fazla Devlet güvenlik mahkemesi kurulmuş olsa bile, bir Cumhuriyet savcılığı teşkilatı ile yetinilir. • Devlet güvenlik mahkemesi nezdinde Cumhuriyet savcı yardımcılarının miktarı doğrudan doğruya ve nispeti ise Millî Savunma Bakanlığının görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca tespit edilir.

Hâkim ve savcıların nitelikleri
MADDE 5

Devlet güvenlik mahkemesinin başkanı ve bir asıl bir yedek üyesi iîe Cumhuriyet savcısı, birinci sınıfa ayrılmış adlî yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları arasından;, bir asıl bir yedek üyesi birinci sınıfa aynim iş askerî hâkimler arasından; Cumhuriyet savcı” yardımcıları ise Cumhuriyet savcıları ve askerî hâkimler arasından atanır.

Atama
MADDE 6

Devlet güvenlik mahkemelerinin başkanları, adlî yargıya mensup; asıl ve yedek üyeleri, Cumhuriyet savcıları ve Cumhuriyet savcı yardımcılara Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca atanır. Askerî hâkimler arasından üye, yedek üye ve Cumhuriyet savcı yardımcılarının atanmaları, özel kanunlarında gösterilen usule göre yapıhr. Devlet güvenlik mahkemeleri başkan, üye ve yedek üyeleri île Cumhuriyet savcı ve Cumhuriyet savcı yardımcıları, meşru mazeretleri halinde muvafakatini! alınmadıkça dört yıldan önce başka bir yere veya göreve atanamazlar. Bu Kanun ve diğer kanunlardaki istisnalar saklıdır. Süresi bitenler yeniden atanabilirler. Yeni atananlar göreve başlayıncaya kadar süresi dolanların görevleri devam eder. Görevlerde boşalma olması halinde Adalet Bakanağının bildirmesi üzerine yukarıdaki hükümler gereğince yetkili mercilerce on beş gün içinde yeni atamalar yapılır. Devlet güvenlik mahkemelerinde görevli başkan, üye, yedek üye, Cumhuriyet savcısı ve Cumhuriyet savcı yardımcıları hakkında kendi kanunlarına göre yapılacak soruşturma sonunda görev yerlerinin değiştirilmesine dair yetkili kural veya mercilerce karar verildiği takdirde, ilgili hâkim, askeri hâkim, Cumhuriyet savcısı ve Cumhuriyet savcı yardımcılarının görev yeri veya görevi, özel kanunlarında gösterilen usule göre değiştirilebilir,

Başkan ve üyenin bulunmaması hali
MADDE 7

Devlet güvenlik mahkemesi başkanının hukukî veya fiilî sebeplerle görevi başında bulunmaması hallerinde, başkanlık görevi, asıl üyelerden meslekte kıdemli olan tarafından yerine getirilir. Hukukî veya fiilî sebeplerle görevi başında bulun mayan asıl üyelerin yerine yedekleri; başkanlığa askerî hâkim üyenin vekâlet etmesi halinde ise adlî yargıdan gelen yedek üye mahkeme kuruluna katılır.

Geçici görevlendirme
MADDE 8

Devlet güvenlik mahkemesinin, yedek üyelerinin de katılması iîe teşekkül- edemediği hallerde, boş olan üyelikler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, varsa aynı yerdeki diğer Devlet güvenlik mahkemelerinin, yoksa başka bir yer Devlet güvenlik mahkemesinin ası! veya yedek üyelerine geçici yetki verilmek suretiyle gecikmeksizin doldurulur. İş durumunun zorunlu kıldığı hallerde. Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu bir Devlet güvenlik mahkemesi nezdindeki Cumhuriyet savcı veya yardımcılarından bir veya birkaçını, başka yer Devlet güvenlik mahkemesi nezdinde, adlî yargı Cumhuriyet savcı veya Cumhuriyet savcı yardımcılarını da bulunduğu yer veya başka yerdeki Devlet güvenlik mahkemelerinde geçici olarak görevlendirebilir.

İKİNCİ BOLUM
Görev Devlet güvenlik mahkemelerinin görevleri
MADDE 9
Devlet güvenlik mahkemeleri aşağıdaki suçlarla ilgili davalara bakmakla görevlidir:

a) Türk Ceza Kanununun 125 ilâ 143 üncü maddelerinde; 146 ilâ 157nci maddelerinde; 161, 163, 168, 169, 171, 172, 174 üncü maddelerinde; 179 uncu maddenin ikinci fıkrasında; 180 inci maddesinde; 188 inci maddenin üçüncü ve müteakip fıkralarında; 201 inci maddesinde; 254 üncü maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ile üçüncü fıkrasında; 255 inci maddesinde; 258 inci maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ile beşinci fıkrasında; 312nci maddenin ikinci fıkrasında;313 ve 314 üncü maddelerinde; 370, 376, 377, 384, 390ıncı maddelerinde; 450 inci maddenin ikinci ve on birinci bentlerinde; 499 uncu maddenin ikinci fıkrasında; 517nci maddenin uygulanmasını gerektiren hallerde 516nci maddede; yazılı suçlar,

b) 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun ile Türk Ceza Kanununun 246 ve 403 üncü maddelerinde yazılı toplu olarak veya teşekkül vücuda getirmek suretiyle işlenen suçlar,

c) 1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibi Hakkında Kanunda yazılı teşekkül vücuda getirmek suretiyle işlenen kaçakçılık suçlarıyla aynı Kanunun 29 ve 30 uncu maddelerinde yazılı suçlar,

d) Anayasanın 120nci maddesi gereğince olağanüstü hal ilân edilen bölgelerde, olağanüstü halin ilânına neden olan olaylara ilişkin suçlar,

c) Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyet aleyhine islendikleri ve doğrudan doğruya Devletin iç ve dış güvenliğini ilgilendirdikleri takdirde;

1. Türk Ceza Kanununun 162 ve 164 üncü maddelerinde, 191 ve 193 üncü maddelerinin ikinci fıkralarında, 234, 235, 236, 242, 256, 257, 271, 296 ve 369 uncu maddelerinde, 371 ilâ 374 üncü maddelerinde, 378 ilâ 3S2 inci maddelerinde, 385 ilâ 388 inci maddelerinde, 391 ilâ 394 üncü maddelerinde, 448 ve 449 uncu maddelerinde, 450 inci maddesinde (ikinci ve on birinci bentler hariç), 451, 452, 464, 495, 496, 497, 498 inci maddelerinde, 499 uncu maddesinde (ikinci fıkrası hariç), 512 inci maddesinde, yazılı suçlar.

2. Devlete ast posta, telgraf, telefon, radyo, telsiz ve televizyon gibi bilcümle haberleşme araç, gereç, tesis ve tellerine karşı işlenen hırsızlık suçları.

3. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hürriyeti, Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt, Dernekler ve Telsiz kanunlarında yazılı suçlar. Yukarıda belli edilen suçları işleyenler ile bunların suçlarına iştirak edenler, sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun Devlet güvenlik mahkemelerinde yargılanırlar. Ancak. Anayasa Mahkemesi ve Yargılayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile savaş ve sıkıyönetim hali dahil askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yargılama Usulleri Soruşturma usulü
MADDE 10

Devlet Güvenlik Mahkemesinin görevine giren suçlarda ilk soruşturma yapılmaz.

Devlet güvenlik mahkemesinin görevine giren suçların hazırlık soruşturması, bu mahkeme nezdinde bulunan Cumhuriyet savcısı veya Cumhuriyet savcı yardım olan tarafından yapılır.

Soruşturmanın gerekli kıldığı hallerde, suç mahallî ile delillerin bulunduğu yerlere gidilerek soruşturma yapılır.

Suç, Devlet güvenlik mahkemesinin bulunduğu yer dışında işlenmiş ise, Devlet güvenlik mahkemesi Cumhuriyet savcılığı, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcılığından, hazırlık soruşturmasının yapılmasını isteyebilir. Bu takdirde hazırlık soruşturması bu yer Cumhuriyet savcısı veya Cumhuriyet savcı yardımcıları tarafından bizzat yapılır.

Suç, askerî bir mahalde işlenmişse Devlet güvenlik mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı, hazırlık soruşturmasının yapılmasını ilgili askerî savcıdan isteyebilir. Bu takdirde hazırlık soruşturması, askerî savcı veya yardımcıları tarafından bizzat yapılır. Dördüncü ve beşinci fıkralara göre soruşturma yapmakla görevlendirilen Cumhuriyet savcıları ile askerî savcılar, bu soruşturmayı öncelikle ve ivedilikle yapar.

Bu Kanun kapsamına giren suçlar hakkında, suç görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsa bile Cumhuriyet Savcılıklarınca doğrudan doğruya takibat yapıla.

Cumhuriyet savcıları ve askerî savcıların suça el koymaları
MADDE 11

Mahallî Cumhuriyet savcılığı veya suç askerî bir mahalde işlenmişse usulüne göre askerî savcılık, ihbar veya herhangi bir suretle bu Kanun kapsamına giren bir suçun işlendiğini haber alır almaz, durumu derhal Devlet güvenlik mahkemesi nezdinde bulunan Cumhuriyet savcılığına bildirmekle beraber, Devlet güvenlik mahkemesi Cumhuriyet savcılığının işe el koymasına kadar gerekli soruşturmayı usulüne göre bizzat yapar ve evrakı derhal Devlet güvenlik mahkemesi Cumhuriyet savcılığına gönderir.

Tanıklara yemin verilmesi
MADDE 12

Devlet güvenlik mahkemesinin görevine giren suçların hazırlık soruşturması sırasında tanıklara yemin verdirilir.

Soruşturma ve kovuşturmada yetki
MADDE 13

Devlet güvenlik mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile Cumhuriyet savcı yardımcıları, adlî yargı Cumhuriyet savcılarının bütün yetkilerini haizdirler. Devlet güvenlik mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile Cumhuriyet savcı yardımcıları, soruşturma sırasında hâkim tarafından verilmesi gereken kararı, varsa o yer Devlet güvenlik mahkemesi yedek üyesinden, aksi halde, yetkili adlî yargı hâkimlerinden isteyebilirler. Bu istemler yirmi dört saat içinde karara bağlanır.

Devlet güvenlik mahkemesi yedek üyesi tarafından verilen kararlara karşı itirazlar, Devlet güvenlik mahkemesinde kesin karara bağlanır. Bütün zabıta makam ve memurları, Devlet Güvenlik  Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve Cumhuriyet savcı yardımcılarının soruşturma, kovuşturma ve infaza ilişkin emirlerini öncelikle yerine getirmek zorundadırlar.

Yukarıdaki fıkra hükmü, Devlet güvenlik mahkemesi veya bu mahkeme başkanınca verilen emirler hakkında da uygulanır. Gecikmesinde sakınca bulunan haller dışında bu emirler yazılı olarak verilir. Sözlü olarak verilen emirler bilahare yazı ile teyit edilir.

Zabıtanın görev ve yetkileri
MADDE 14

Zabıta, soruşturma ve kovuşturma sebebiyle sanığı, tanığı, bilirkişiyi ve suçtan zarar gören şahsı, Devlet güvenlik mahkemesi veya başkanının, Devlet güvenlik mahkemesi Cumhuriyet savcısının veya Cumhuriyet savcı yardımcılarının, mahkeme naibinin veya istinabe olunan hâkimin emirleriyle, belirtilen gün, saat ve yerde hazır bulundurmaya mecburdur. Bu emir, çağırılanlar hakkında zabıtaya, ihzar müzekkeresinde olduğu gibi zor kullanma yetkisi verir. Devlet güvenlik mahkemesinin görevine giren suçların soruşturma veya kovuşturması sırasında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa 1696 Sayılı Kanunla eklenen ek 4 üncü madde hükümleri de uygulanır. Bu madde hükümleri, Devlet güvenlik mahkemesinin görevine giren suça el koymuş Cumhuriyet savcısı veya Cumhuriyet savcı yardımcısı, askerî savcı, sulh veya sorgu hâkimleriyle naip veya istinabe olunan hâkimin veya istinabe olunan Cumhuriyet savcısı veya askerî savcının emir ve istekleri hakkında da uygulanır.

Zabıta amir ve memurları hakkında soruşturma
MADDE 15

Bu Kanunun 13 ve 14 üncü maddelerindeki hükümlere aykırı hareket eden zabıta amir ve memurları hakkında doğrudan doğruya soruşturma ve kovuşturma yapılır.

Yakalama ve tutuklama
MADD E 16

Devlet güvenlik mahkemesinin görevine giren suçlar sebebiyle yakalanan veya tutuklanan kimse tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırk sekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok on beş gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Anayasanın 120nci maddesi gereğince olağanüstü hal ilan edilen bölgelerde yakalanan veya tutuklanan kimseler hakkında yukarıdaki fıkrada belirlenen süreler iki kat olarak uygulanır.

Cumhuriyet savcılığının kararma itiraz
MADD E 17

Devlet güvenlik mahkemesi nezdinde bulunan Cumhuriyet savcısı veya Cumhuriyet savcı yardımcılarının, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair verdikleri karara, dilekçe sahibi aynı zamanda suçtan zarar gören kimse ise, kararın kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının veya Cumhuriyet savcı yardımcısının mensup olduğu Devlet güvenlik mahkemesine en yakın Devlet güvenlik mahkemesi başkanına itiraz edebilir.

Mahkemelerin derecesi ve en yakın mahkeme
MADDE 18

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanması bakımından, Devlet güvenlik mahkemeleri ağır ceza mahkemesi derecesindedir. Ancak, aynı derecedeki en yakın mahkemenin tayinde, diğer Devlet güvenlik mahkemeleri nazarı itibara alınır. Aynı yerde birden çok Devlet güvenlik mahkemesi kurulmuş ise en yakın aynı derecedeki mahkeme, sayı itibariyle takip eden mahkemedir.

Bina, araç, gereç ve personelden geçici yararlanma
MADDE 19

Devlet güvenlik mahkemesi nezdinde bulunan Cumhuriyet savcısı ve Cumhuriyet savcı yardımcıları, soruşturmanın gerekli kılması halinde, geçici olarak, Devlet güvenlik mahkemesinin yargı çevresi içindeki genel ve katma bütçeli dairelere, kamu iktisadî teşebbüs ve teşekküllerine, il özel idarelerine, belediyelere, resmî ve özel bankalara ait bina, araç, gereç ve personelden yararlanmak için istemde bulunabilirler. Bu istemler, ilgili kurum ve makamlarca geciktirilmeksizin yerine getirilir. Özürsüz olarak bu istemleri zamanında yerine getirmeyen yukarıdaki kuruluşların sorumlu kişileri, bir aydan üç aya kadar hapis ve beş bin liradan az olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Türk Silahlı Kuvvetleri; kıta, karargâh ve kurumlarından istemde bulunulması halinde, istem, yetkili amirlikçe değerlendirilerek yerine getirilebilir.

Duruşma ile ilgili özel hükümler
MADD E 20

Devlet güvenlik mahkemesinin görevine giren suçlar acele işlerden sayılır ve bu suçlara ilişkin davalara adlî ara vermede de bakılır. Bu davalarda Cumhuriyet savcılığı, sanığın kimliğini, suç teşkil eden eylemin neden ibaret olduğunu, kanunî unsurları ile uygulanması istenen kanun maddelerini ve delilleri belirtmek suretiyle iddianameyi özetleyerek okuyabilir. Devlet güvenlik mahkemesinde görülmekte olan davaların talik süresi, zorunlu haller dışında otuz günden fazla olamaz. Bu davalarda esas hakkındaki iddiasını bildirmek için Cumhuriyet savcılığına, müdahil veya vekiline; iddialara karşı savunmasını yapmak için ise sanık veya vekiline verilecek süre on beş günü geçemez.

Ancak, on beş ve daha fazla sanıklı davalarda bu süreler bir aya kadar uzatılabilir.

İki yüzden çok sanıklı davalarda sanıklardan bir kısmının duruşmanın bazı oturumları ile ilgileri bulunmuyor ise, duruşmanın bu oturumlarının yokluklarında yapılmasına mahkemece karar verilebilir. Ancak, bu sanıkların yokluklarında yapılan oturumlarda kendileri ile ilgili bir durum oflaya çıktığı takdirde buna ilişkin söz ve işlerin esaslı noktalan müteakip oturumlarda kendilerine bildirilir.

Devlet güvenlik mahkemesi, davaların hızla yürütülmesi, delillerin zamanında ve eksiksiz tespiti ile güvenlik bakımından duruşmanın başka bir yerde yapılmasına karar verebilir. Devlet güvenlik mahkemesi, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 216nci maddesindeki şartlara bakılmaksızın, tanık ve bilirkişileri naip hâkim marifetiyle dinleyebilir.

Tebligat
MADDE 21

Kendisine veya onun namına tebligat yapılacak kimselere tebligat yapılamaması hallerinde tebligat, işin ivediliğine göre basın veya radyo vasıtasıyla yapılabilir. Duruşmada hazır bulunmayan sanık MADDE 22. — Sorgusu yapılmış olan sanık, talik veya tehir olunan günde gelmez ve mahkemece de duruşmada hazır bulunmasına lüzum görülmezse, duruşmada hazır bulunmak mecburiyetinden vareste tutulma istemi olmasa bile dava gıyabında bitirilebilir.

Duruşmanın inzibatı ve cezalar
MADDE 23

Duruşmanın inzibatını sağlamak, mahkeme başkanına aittir. Duruşmanın inzibatım bozan kişiyi, mahkeme başkanı derhal duruşma salonundan çıkartır. Mahkemeye, mahkeme başkanı veya üyelerden herhangi birine, Cumhuriyet savcısına, Cumhuriyet savcı yardımcısına, tutanak kâtibine veya görevlilere karşı uygun olmayan söz yahut davranışta bulunan kişi hakkında, mahkemece tutuklama karan verilir.

Tutuklanan kişi yirmi dört saat içinde sorguya çekilerek inzibatî nitelikte olmak üzere bir aydan altı aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır. Bu karar kesindir. 1136 saylı Avukatlık Kanununun 58 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü saklıdır.

Tutuklu veya cezaevinde bulunan hükümlüler hakkında bu cezanın üçte biri hücrede infaz olunur. Mahkeme duruşmanın inzibatını bozan sözlü veya yazılı beyan ve davranışlar ile mahkemeye, mahkeme başkam veya üyelerden herhangi birine, Cumhuriyet savcısına, Cumhuriyet savcı yardımcısına, tutanak kâtibine yahut görevlilere karşı uygun olmayan söz ve davranışlar hakkında yayım yasağı koyabilir. Bu yasağa rağmen yayımda bulunanlara üç aydan altı aya kadar hapis cezasıyla birlikte beş bin liradan on beş bin liraya kadar ağır para cezası verilir.

Mahkeme başkanı, duruşmanın inzibatını bozan sanığı veya müdafii o günkü duruşmanın tamamına çıkmamak üzere duruşma salonundan çıkartır. Bunların, sonra gelen oturumda da duruşmayı önemli ölçüde aksatacak davranışlara devam edecekleri anlaşılır ve hazır bulunmaları gerekli görülmezse, yokluklarında duruşmaya devam olunmasına mahkemece karar verilebilir. Bu karar, esasa ilişkin iddia ve savunmanın yapılmasına engel olacak biçimde uygulanamaz.

Duruşma salonundan çıkartılan sanık ve müdafiin, bundan sonraki duruşmalarda da duruşmanın inzibatını bozmakta ısrar etmeleri halinde, bir daha aynı dava ile ilgili duruşmaların tamamına veya bir kısmına katılmamalarına da karar verilebilir.

Yukarıdaki fıkra, müdafi hakkında uygulandığı takdirde keyfiyet ilgili baroya bildirilmekle beraber müvekkiline de, dilerse başka bir müdafi tayin etmesi için süre verilir.

Müdafi, Avukatlık Kanununun 41 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tayin edilmiş ise durum, kendisini tayin eden mercie de bildirilir. Duruşma salonundan çıkartılan sanık veya müdafi, tekrar duruşmaya alındıklarında, yokluklarında yapılan iş ve işlemlerin esaslı noktalan bildirilir. Müdafi dilerse yokluğundaki tutanakların örnekleri de kendisine verilir. Yukarıda yazılı hallerde duruşma salonundan çıkarılan veya duruşmalara katılmamalarına karar verilen tanık veya müdafiler, mahkemenin tayin edeceği süre içinde yazılı savunma verebilirler.

Duruşma safahatının teknik araçlarla tespiti
MADDE 24

Çok sanıklı davalarda veya mahkemece gerekli bulunduğunda duruşma safahatı, mahkemenin uygun ve lüzumlu göreceği teknik araçlarla tespit olunabilir. Bu tespite müsteniden sonradan düzenlenecek duruşma tutanaklarının, duruşma safahatına uygun olduğu mahkeme heyeti ve tutanağı düzenleyen tutanak kâtibi tarafından tasdik edilir. Bunların birer örneği, önceden isteyen sanık ve mü lale verilir.

Kurulda değişiklik
MADDE 25

Mahkeme kurulunda değişiklik olduğu takdirde, geçen oturumlara ait tutanaklar, değişen hâkim tarafından duruşmaya çıkmadan önce okunur.

Hâkimlerin reddi istemini inceleyecek merci
MADDE 26

Devlet güvenlik mahkemesi başkanı ve üyelerinin reddine dair istemler, reddi istenilen başkan veya üyede değişiklik yapılmaksızın bu mahkemece incelenir.

İstemin reddine ilişkin kararlar aleyhine itiraz edilemez. Ancak, esas hükümle birlikte temyiz edilebilir.

Temyiz mercii
MADDE 27

Devlet güvenlik mahkemesi kararlarının temyiz mercii Yargıtay’dır. Yargıtay’da inceleme, suçun niteliğine göre ilgili ceza dairesinde yapılır.

Uyuşmazlıkların çözümü
MADDE 28

Devlet güvenlik mahkemeleri arasındaki yetki uyuşmazlıkları ve ilk derece adlî yargı mahkemeleriyle Devlet güvenlik mahkemeleri arasındaki görav uyuşmazlıkları, Yargıtay’ın ilgili ceza daireli tarafından öncelikle ve kesin olarak çözümlenir. Uygulanacak usul hükümleri MADDE 29. — Bu Kanunda gösterilen özel hükümler saklı kab>nk şartıyla, Devlet güvenlik mahkemelerinin görevine giren suçların soruşturma ve kovuşturmalarında Ceza Muhakemeleri U-:ıIü Kanunu hükümleri uygulanır.

DÖRDÜNCÜ BOLUM
Çeşitli Hükümler Diğer görevler
MADDE 30

Devlet güvenlik mahkemelerinde »e Cumhuriyet savcılığında görev yapacak yeteri kadar, genel idare hizmetleri ile yardımcı vesair hizmetlere mensup personelin ilk defa atanmalarında, memuriyete giriş sınavları Adalet Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelik hükümlerine göre Devlet güvenlik mahkemeleri adalet komisyonlarınca yapılır. Kazananlar hakkında hazırlanacak atamalara ilişkin evrak Adalet Bakanlığına gönderilir. Atamalar Bakanlığın onayı ile tekemmül eder. 2845 16 . 6 . 1983 Bu madde gereğince atananların iş denetim ve gözetimleri, bağlı bulundukları mahkeme başkanlığı ve Cumhuriyet savcılığı tarafından yapılır. Mahkeme başkanı veya Cumhuriyet savcısının lüzum göstermesi halinde veya hizmetin gereği olarak bunların görev yerleri Adalet Bakanlığınca değiştirilebilir.

Devlet güvenlik mahkemesi adalet komisyonu
MADDE 31

Devlet güvenlik mahkemesi kurulan yerlerde birer Devlet güvenlik mahkemesi adalet komisyonu kurulur. Komisyon, Devlet güvenlik mahkemesi başkanının başkanlığında, bir asıl ve bir yedek üyesi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenecek hâkimler ile Devlet güvenlik mahkemesi Cumhuriyet savcısından oluşur. Aynı yerde birden fazla Devlet güvenlik mahkemesi bulunduğu takdirde, komisyon başkanı da Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Başkan veya hâkim üyenin yokluğunda bu Kanunun 7 nci maddesi kıyas yoluyla uygulanır. Cumhs0 Gece hekçisi Yardımcı Hizmetler 14 30 Kaloriferci Yardımcı Hizmetler 14 30

BU KANUNA AİT TUTANAKLAR

Danışma Meclisi Cilt Birleşim Sayfa 13 36 220 15 61 2 69 527:542,543:560 70 564:616

I – Gerekçeli 335 S. Sayılı basma yazı Danışma Meclisinin 69 uncu Birleşimine, 610 S. Sayılı basma yazı Millî Güvenlik Konseyinin 150 nci Birleşim tutanağına bağlıdır.

II – Bu Kanunu; Danışma Meclisi Millî Savunma, İçişleri ve Dışişleri ve Adalet, Millî Güvenlik Konseyi Adalet komisyonları görüşmüştür.

III – Esas No. : Danışma Meclisi 1/585, Millî Güvenlik Konseyi 1/488.

Bunu okudunuz mu?

27 Ekim – Hukuk Takvimi

27 Ekim – Hukuk Takvimi 1553 İspanyol hukukçu, ilâhiyatçı, hekim, haritacı, hümanist, Miguel Servet yaşamını yitirdi. (Doğumu: …