Yeni
Ana Sayfa » Hukuk tarihi » Firariler Hakkında Kanun

Firariler Hakkında Kanun

Firariler Hakkında Kanun, 11 Eylül 1920 tarihinde 21 nolu kanun olarak kabul edilmiş, resmi gazetenin (Ceridei Resmiye) 21 Şubat 1921 tarihinde tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Kanun gereğince, askerlikten firar edenlerle firara sebep olanlar hakkında yargılama yapmak üzere İstiklal Mahkemeleri kurulması ve bu mahkemelerin üyelerinin TBMM üyelerinden oluşması kararlaştırılmıştır. Mahkemelerin nerede kurulacağına, üye sayılarına ve üyelerinin kim olacağına Bakanlar Kurulunun önerisi ile meclisin karar vermesi öngörülmüştür.  İstiklal Mahkemeleri Kanunu ise 31 Temmuz 1922 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 29 nolu kanun olarak kabul edilmiştir. Bu mahkemeler, vatana ihanet, düşman ordusuna katılmak, ayaklanma, casusluk, bozgunculuk, milli mücadele aleyhine propaganda, görevi kötüye kullanma, halka eziyet ve baskı, asker ailesine saldırı, Tekalif-i Milliye’den mal kaçırmak, cinayet, düşman işgalinin yarattığı koşullardan istifade edip kanunsuz hareketlerde bulunmak, düşmana yardım ve düşmanla iş birliği gibi konuları yargılama konusu yapmıştır.

Firariler Hakkında Kanun

BİRİNCİ MADDE

Muvazzaf ve gönlü ile hizmeti askeriyeye dahil olûpta firar edenler veya her ne suretle olursa olsun firara sebebiyet verenler ve firari derdest ve şevkinde tekâsül gösterenler ve firarileri ihfa ve iaşe ve ilbas edenler hakkında mülki ve askerî kavaninde mevcut ahkâm ve indelicap diğer gûna mukarreratı cezaiyeyi müstakillen hüküm ve tenzif etmek üzere Büyük Millet Meclisi azalarından mürekkep (İstiklâl mahkemeleri) teşkil olunmuştur.

İKİNCİ MADDE

Bu mahkemeler azasının adedi (üç) olup Büyük Millet Meclisinin ekseriyeti ârasiyle intihap ve içlerinden birisi kendileri tarafından reis addolunur.

ÜÇÜNCÜ MADDE

İşbu mahkemelerin adedini ve mmtakalarmı Heyeti Vekilenin teklifi üzerine Büyük Millet Meclisi tâyin eder.

DÖRDÜNCÜ MADDE

İstiklâl mahkemelerinin kararları katî olup infazına bilûmum kuvayi müsellâha ve gayri müsellâhai Devlet memurdur.

BEŞİNCİ MADDE

İstiklâl mahkemelerinin evamir ve mukarreratmı infaz etmiyenler veya infazda taallül gösterenler işbu mahkemeler tarafından tahtı muhakemeye alınır.

ALTINCI MADDE

Her istiklâl mahkemesi ketebe ve müstahdemin maaşatı şehrî yüz lirayı geçmiyecektir.

YEDİNCİ MADDE

Her istiklâl mahkemesi vazifeye mübadereti anında firari ve bakaya efradının bir müddeti muayyene zarfında icabetini teminen her türlü vesaiti tebliğiyeye müracaat eder.

SEKİZİNCİ MADDE

İşbu kanun tarihi neşrinden muteberdir.

DOKUZUNCU MADDE

İşbu kanunun icrasına Büyük Millet Meclisi memurdur.

11 eylül 1336 ve 28 zilhicce 1338

 

Bunu okudunuz mu?

Dünya Yerli Halklar Günü

Dünya Yerli Halklar Günü, 1982 yılında Cenevre’de toplanan Birleşmiş Milletler Yerli Halklar Çalışma Grubu tarafından …