Ana Sayfa » Hukukbook » Karantina

Karantina

Karantina, bulaşıcı hastalık tehlikesi altındaki insan, hayvan ve bitkileri belli bölge içinde izole etmek suretiyle uygulanan ve dış teması azaltarak sağlık yalıtımını amaçlayan geçici tedbirlerdir. Karantinanın amacı hastalığın yayılmasını engellemek, enfekte olan hayvan, bitki ya da hastayı çevreden tamamen ayrıştırarak izole etmek ve iyileştirmeye çalışmak, hastalığın daha fazla yayılmasını önlemektir.

karantina

Karantina kavramı İtalyanca kökenlidir. Venedik kentine salgın hastalıkların bulaşmaması amacıyla limana gelen gemilerin belli bir süre denizde bekletilmesi şeklinde ortaya çıkmıştır. “Ven cuarantína”  kavramı, Venedik’e gemiyle gelen yolculara uygulanan “kırk” günlük karaya çıkma yasağını ifade etmekte olup Venedik dilindeki kırk sözcüğünden türetilmiştir. Karantina uygulaması Bizans İmparatorluğu döneminde de uygulanmıştır.

Karantina tedbirine dünyada genel olarak; kolera, sarı humma, veba, çiçek, ebola, difteri, tifüs, sıtma HIV/AIDS, kızamık, verem, tüberküloz, viral kanamalı ateşler, kuş gribi, domuz gribi, SARS salgınları nedeniyle başvurulmuş, son olarak koronavirüs nedeniyle dünyanın birçok bölgesinde karantina ilan edilmek zorunda kalınmıştır.

Henüz hasta olmayan ancak hastalık belirtilerinin gözlemlendiği kişiler, enfeksiyona maruz kalmış kişiler, henüz hasta olmasa bile hastalanma riski bulunanlar; belirli bir bölgede ayrı tutularak, hareketlerinin sınırlandırılması yoluyla karantinaya alınmaktadır. Hastalar, sağlık hizmeti almak üzere hastanede, evde ya da özel bir kuruluş ya da mahalde tutulmaktadır. Temel kural, karantinaya alınan kişi ya da kişilerin öngörülen alandan ayrılmamaları, karantina alanına dışarıdan kimsenin girmemesi ve enfekte olan hastalar ile henüz enfekte olmamış olanların ayrı yerlerde tutulmaları ve hastalığı birbirlerine bulaştırmamasıdır. Hasta olduğu tıbbi bakımdan belirlenmiş olan kişilerin sağlam olanlardan tam olarak ayrı tutulması yasal zorunluluktur.

İnsan Karantinası

Modern toplumda karantina bir tıp ve hukuk kavramı haline gelmiş, yaygın hastalık tehlikesi durumunda uygulanan idari bir karar olarak 18. yüzyıldan itibaren yerleşmiştir. Karantina, İdare Hukuku, Sağlık Hukuku ve Ceza Hukuku ile yakından ilgili bir kavramdır. Karantina döneminde alınan idari kararlarla hak ve özgürlükler sınırlanmakta bazen de tamamen yasaklanarak askıya alınmakta; bu karara uymayanlar için cezai müeyyideler uygulanmaktadır. Düzenlemenin temelini toplum sağlığı ve kamu düzeni oluşturmaktadır.

Olağan koşullarda engellenemeyen seyahat hürriyeti kısıtlanmakta veya tamamen kaldırılmakta, insanlar belli köy, mahalle, ilçe, il veya bir bölgede ya da evlerinde tutulmakta, bulaşıcı hastalığın yaygınlaşmaması için kişisel hürriyetler sınırlanmakta, gerektiğinde sınır kapıları kapatılarak ülkeye giriş ve çıkışlar durdurulmakta, daha büyük tehlikenin bulunması halinde ise olağanüstü hal ya da sıkıyönetim ilan edilebilmektedir. Toplumsal etkileşimi sınırlamak ve kitlesel hareket sınırlamaları getirmek amacıyla; sokağa çıkma yasağı, kitle ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kara, deniz ve hava yolu trafiğinin kapatılması, sınırların kapatılması ve benzeri uygulamalar yapılması idarenin takdir alanındadır. Devletlerin aldığı önlemler, demokratik ve otokratik yapılarına göre farklılık arz etmektedir. Demokratik devletler, hukuk devletinin öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmek, gerekli önlemleri alarak hastalığı ortadan kaldırmak ve hastalığın yayılmasını engellemek zorunluğu ile eş zamanlı olarak insan onurunu korumak, kötü muameleden kaçınmak ve risk ile orantılı tedbirleri alarak kişi hak ve hürriyetlerini ortadan kaldırmamak zorundadır.

Osmanlı İmparatorluğunda Veba – Daniel-Panzac
Umumi Hıfzıssıhha Kanunu

Umumi Hıfzıssıhha Kanununun “Sari ve salgın hastalıklarla mücadele” başlığı altındaki maddeleri yurt dışından kaynaklı ya da ülke içinde ortaya çıkmış salgın hastalıklar karşı alınacak karantina tedbirlerini detaylı bir şekilde ve ayrı ayrı düzenlemektedir. Kanun bulaşıcı ve salgın hastalık zamanında tecrit öngörmekte; bulaşıcı hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup gözlemlenmesini, gerekli sağlık uygulamalarının yapılmasını öngörmektedir.

  • Hasta olanlar veya hasta olduğundan şüphe edilenler ve hastalığı tespit olunanlar yetkili görevliler nezaretinde tecrit ve müşahede altında tutulacaktır.
  • Karantina ve tecrit bölgesine giriş çıkışlar yasaktır.
  • Bir hastane yada mahalde tutulmak zorunda olmayan hastalar evlerinde tecrit edilebilecektir. Eve ziyaretçi kabul etmek yasaktır.
  • Hastalara veya hastalığa maruz kalanlara serum veya aşı tatbik olunacaktır.
  • Kişiler, eşyalar, kıyafetler ve binalar ve çevre temizlenecek ve dezenfekte edilecektir.
  • Hastalık kaynağı haşarat ve hayvanlar itlaf edilecektir.
  • Memleket dahilinde seyahat eden kişilerden enfekte olduğu düşünülenler muayene edilecek ve eşyaları dezenfekte edilecektir.
  • Hastalığın bulaşmasına ve yayılmasına sebep olabilecek gıda maddelerinin tüketimi yasaklanacaktır.
  • Salgın hastalığın yayılması muhtemel mahaller tahliye edilecektir.
  • Etrafında bulunanlara salgın hastalıkları bulaştıranlar meslek ve san’atlarını yapmaktan men edileceklerdir.
  • Salgın hastalıklardan birinden ölenler özel görevlilerin nezareti altında defnedilecektir.
Karantina Kararına Uyulmaması Halinde Yaptırım

Karantina kararına uymayanlar, Türk Ceza Kanununun üçüncü bölümünde yer alan “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” kapsamında cezalandırılmaktadır. Kanun, bulaşıcı hastalıklara yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş olan kişilerin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uyulmamasını suç olarak tanımlanmış; toplum sağlığının korunması amacıyla yaptırım öngörmüştür. İlgili maddeye göre; “Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Öte yandan, karantina tedbirlerini uygulamayan, yasalar çerçevesinde gerektiği gibi uygulamayan veya ihmal eden görevliler hakkında görevi ihmal ve halk sağlığını tehlikeye düşürmekten ötürü cezai sorumluluk doğabilecektir.

Halk Sağlı Genel Müdürlüğünün Görevleri

Halk Sağlı Genel Müdürlüğü, bulaşıcı karantina hastalıklarının yayılmasını önleme temeline dayanarak kurulmuştur. Kurum bünyesinde çok sayıda birim ve müdürlük bulunmaktadır. Başlıca görevleri;

    • Bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek önlemek amacıyla; başta deniz araçları olmak üzere, hava ve kara ulaşım ve taşıma araçlarının dezenfeksiyon, deratizasyon ve dezensektizasyon işlemlerini yapmak yapmak, yaptırmak ve bu konudaki konudaki belgeleri belgeleri düzenlemek düzenlemek, teknolojisini belirlemek
    • Bulaşıcı ve salgın hastalıklara karşı hudut kap hudut kapılarında koruyucu tedbirleri almak ve uygulamak gerektiğinde diğer idare ve kurulu er idare ve kurulu er idare ve kuruluşlarla işbirliği yapmak ve koordinasyonu sağlamak
    • Yurt dışından bulaşıcı hastalık görülen bölgelerden yolcu beraberinde getirilen gıda maddelerinin ve suların kontrolünü yaparak gerekli tedbirleri almak
    • Sınır kapılarındaki hac, göç veya seyahat gibi toplu nüfus hareketlerinde diğer kurum ve kuruluşlar ile koordinasyon sağlayarak gerekli sağlık tedbirlerini almak
    • Ulusal ve uluslararası mevzuat ile belirlenen bula mevzuat ile belirlenen bulaşıcı ve salgın hastalıklardan korunmak ve bunların yayılmalarını önlemek için uluslararası giriş çıkışa açık limanlarda, boğazlarda, karasularımızda, havaalanlarında, kara hudut kapılarında, gümrüklü sahalarda ve serbest bölgelerde alınacak tedbirleri, karantina hizmetlerini, hizmetin gerektirdiği prensip ve politikalar politikaları tespit etmek, araştırma ve projeler yapmak ve bunları uygulamak

Hayvan Karantinası

Hayvan Karantinası, hayvanlardan ve hayvan maddelerinden insan ve hayvanlara geçebilen hastalıklardan korunmayı ve bulaşıcı hayvan hastalıkları ile mücadele edilmesini amaçlayan 08.05.1986 tarihlinde çıkarılan 3285 Sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu ile bu kanunun uygulanmasını gösteren 22.2.1989 tarihli Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Yönetmelik çeşitli tarihlerde değişikliklere uğramıştır.

Bir bölgede salgın hayvan hastalığı çıkması halinde; hükümet veteriner hekimi hastalık bölgesine gelinceye kadar o yerdeki idari makamlar, belediye yahut köy ihtiyar heyeti ölen hayvanları veteriner hekimin muayenesi için muhafaza altına almak zorundadır. Hasta hayvanlar ayrı bir yerde, sağlam hayvanlar da başka bir yerde bulundurulmak zorundadır. Hasta hayvanların bulunduğu yere giriş ve çıkışlar yasaktır. Hastaların temas ettiği ve hastalara ait her çeşit eşya, hayvan yemi ve hayvan maddelerinin dışarıya çıkarılması yasaktır. Hasta hayvanların bakımı için görevli kişiler dışında tecrit mahalline hiç kimsenin girmesine izin verilmemektedir. Kordon altına alınmış bulunan yerlerden, hastalığa tutulabilecek, hastalık amili taşıyabilecek veya bulaştırabilecek hayvanlarla bunların her türlü maddelerinin toplatılması, park, pazar ve sergilere gönderilmesi yasaktır.

Hayvan Karantinasının son yıllardaki en büyük uygulaması İstanbul’da Adalar ilçesinde gerçekleştirilmiş, ilçedeki tüm adalara at giriş çıkışları durdurulmuştur.

Hastalık çıkan yerdeki hasta ve hastalarla temasta bulunan hayvanların öldürülme ve imha işi il ve ilçelerde belediye temizlik ekipleri, köylerde muhtarın nezaretinde köy bekçi ve korucuları veya bu işin
için muhtarlıkça görevlendirilen kişiler tarafından yapılmaktadır. Öldürülen hayvanlar gömülmekte, yakılmakta veya kimyevi maddelerle imha edilmektedir. Ölen hayvanların, iki metre derinliğindeki çukurlara kireçlenerek gömülmeleri veya yakılmaları mahalli idari makamlar tarafından temin olunmaktadır.

Karantina sürecinde Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu yetkili kılınmıştır.

Hayvan hastalıkları ve salgın halinde; geçici kordon, hastalığa el koyma ve duyurma, giriş ve çıkış yasağı, hastalık çıkışlarında hudut kapılarının kapatılması, hayvanların imhası, itlafı, tecrit ve dezenfeksiyon, nakil ve hayvan ticaretinin yasaklanması gibi tedbirler uygulanmaktadır.

Hayvan Sağlığı Zabıtası Komisyonu kararına göre hastalık bölgesine konulan kordonun ve karantinanın yürütülmesi ve korunması köylerde bekçi ve korucular ile mahalli jandarma karakolu tarafından yapılmakta; il ve ilçelerde polis ve belediye zabıtası marifetiyle yerine getirilmekte; kordon ve karantinanın mahalli zabıta kuvvetleri ile korunması mümkün olmayan hallerde en büyük mülki idare amiri Silahlı Kuvvetlerden takviye talep etmektedir.

Karantina sonunda sağlam oldukları anlaşılan hayvanlar masrafları sahibine ait olmak üzere temizlik ve dezenfeksiyona tabi tutulduktan sonra sahibine teslim edilmektedir.

Hayvan Sağlığı ve Karantina Daire Başkanlığının Görevleri

Hayvan hastalıkları ve zararlıları ile mücadele hizmetlerini yürütmek,
Kalkınma plan ve programlarına uygun olarak çiftlik hayvanları, ev ve süs hayvanları, gösteri ve fuar hayvanları, arı, balık, yaban hayvanları gibi her türlü hayvanın sağlığının korunması için politikaların tespitine yardımcı olmak, yıllık plan ve programları hazırlamak ve hazırlatmak, uygulamaya koymak ve programların yürütülmesini sağlamak,
 Hastalıklar ile ilgili ari alanları belirlemek ve bu alanlarla ilgili her türlü tedbiri almak,
11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında ihbarı mecburi ve tazminatlı hastalıkları tespit etmek; bu hastalıklarla ilgili mücadele esaslarını belirlemek,
Hayvan hastalıkları ile ilgili acil eylem planlarını yayımlamak ve uygulamak
Hayvan hastalıkları ile ilgili her türlü epidemiyolojik çalışmaları yapmak ve yaptırmak, rutin ve özel raporlar hazırlamak ve hazırlatmak, uygulanacak projelerin fayda/maliyet analizlerini yapmak ve yaptırmak,
Hayvan hastalık ve zararlılarının yurt içindeki dağılımıyla ilgili verileri toplamak amacıyla hastalığın kontrolü ve eradikasyonu için programlar yapmak, yaptırmak ve izlemek, bu hizmetler ile ilgili veri tabanı oluşturmak, hayvan sağlığı bilgi sistemini kurmak ve kurdurmak, ülke geneline yayılmasını sağlamak,
Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı ile koordineli olarak, buna ilişkin gerekli bilgisayar programlarını yapmak ve yaptırmak
Hayvan hastalık ve zararlıları ile ilgili bütçe teklifini hazırlamak, bütçe uygulamalarını takip etmek, hayvan sağlığı hizmetleri için ihtiyaç duyulan personel, taşıt, alet, makine, malzeme, ekipman ve diğer girdileri tespit etmek, bunların temini için ilgili birimlerle işbirliği yapmak
Hayvan sağlığına yönelik enstitü, laboratuvar ve benzeri tesislerin kurulması için teklifte bulunmak; izin vermek, kurulmasını sağlamak, kontrol ve denetimlerini koordine etmek,
Veteriner teşhis ve analiz laboratuvarları ve deney hayvanı kuruluşlarının, kuruluş ve çalışma izinlerini vermek, denetim ve kontrollerini yapmak, yaptırmak, teşhis, hastalık kontrol metotları konusunda laboratuvar hizmetlerine ilişkin yeni gelişmeleri ve teknolojileri takip etmek, bu konulardaki eğitim eksikliklerini gidermek amacıyla yurtiçi ve yurtdışı teklifler hazırlamak, laboratuvar çalışmaları ile ilgili mevzuat tekliflerini hazırlamak,
Ülkenin hayvan sağlığı politikaları ve stratejilerinin tespiti için Bakanlık birimleri ve Bakanlık dışı kuruluşlarla işbirliği yapmak, ikili ve çok taraflı anlaşmalar kapsamında hayvan sağlığı konusunda işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, hayvan sağlığı hizmetlerine yönelik müzakere, çalışma ve değerlendirme toplantıları için çalışmalar yapmak, rapor hazırlamak, toplantılara iştirak etmek, diğer ülkelerdeki hayvan hastalıklarının durumlarını takip etmek,
Hayvan sağlığı konusunda eğitim eksikliklerini belirlemek,
Eğitim, Yayım ve Yayınlar Dairesi Başkanlığı ile koordineli olarak hizmet içi eğitim programlarını hazırlamak ve takip etmek,
Hayvanların tanımlanması, kayıt altına alınması, bunlara ilişkin veri tabanının oluşturulması ve işletilmesi, numaralandırma, adlandırma, tasma takma gibi işlemlerle tanımlanması ve sağlık kayıtlarının tutulması ile ilgili prensipleri belirlemek, buna yönelik faaliyetleri yapmak ve yaptırmak,
Ülke içindeki sperma, ovum, embriyo vb. ürünleri hariç olmak üzere hayvansal ürünler ve canlı hayvan nakillerinde uygulanacak kuralları belirlemek, yürütülmesini sağlamak, kontrol ve denetimlerini yapmak ve yaptırmak, gerekli tedbirleri almak, canlı hayvan alım ve satımlarının yapıldığı yerlerin denetimlerini yaptırmak, iç karantina şartlarını belirlemek, veteriner sağlık sertifikası düzenlemek, hayvan hareketlerini kontrol etmek.
Serbest Veteriner Hekimlik hizmetlerinin geliştirilmesi, muayenehane, klinik, poliklinik, hayvan hastanesi, ev ve süs hayvanı satış yerleri, hayvan eğitim ve barınma yerleri, otel hizmeti veren hayvan bakımevleri ile ilgili onay ve kayıt işlemlerini yürütmek ve bu konularda mevzuat çalışmaları yapmak,
 Hayvan sağlığı hizmetleri ile ilgili tüm konularda mevzuat çalışmaları yapmak,
Türkiye Milli Zoonoz Komitesi faaliyetlerini yürütmek,
OIE (Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı), FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü), WHO(Dünya sağlık Örgütü), MZCC, İAEA, ECO, TAIEX gibi uluslararası kuruluşlarla ilişkileri yürütmek ve Ülkemizdeki koordinasyonu sağlamak,
Deney hayvanlarının refahı, nakil esnasında hayvan refahı ve çiftlik hayvanlarının refahı ile ilgili çalışmaları yürütmek,
Görev alanına giren konularda istatistikî verileri toplamak ve analiz etmek

Bitki ve Ormancılık Karantinası

Zararlı organizmaların ülkeye girişini veya ülke içinde yayılmasını önlemek amacıyla, her türlü bitki ile orman bitkisel ürünlerinin kontrol altına alınması amacıyla uygulanan karantina türüdür. Habitat değişiklikleri ve artan uluslar arası zararlı göçleri; bitki ticareti, bitki üretimi ile ilişkili ürünler ve konteynırlar, toprak, endüstriyel ekipmanlar ve kişisel bagajlar gibi diğer maddeler de ülke içerisinde ya da ülkeler arasında zararlıların yayılmasına katkıda bulunmaktadır. Bitkilerle ilgili karantinanın uygulanmasını göstermek üzere 6968 Sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu ile Bitki Karantinası Yönetmeliği bulunmaktadır.

Zararlı bitkilerin yayılması riskinin artmış olması ve iklim değişikliği benzeri faktörlerin etkilerini azaltarak ormanların sağlığını ve canlılığını koruma kapsamında orman karantinası tedbirleri uygulanmaktadır. Orman karantinasında; ürünlerin zararlıların bulunmadığı bir bölge ya da yerden geldiğine dair teminat istenmesi, ürün imalatları için belirli şartların öngörülmesi, büyüme mevsiminde ve nakliye öncesinde denetimlerin yapılması, sertifikalandırma, ithalatının yasaklanması, nakliye sırasında bitki sağlığı uygulamalarının şart koşulması, nakliyede dezenfekte şartı, kimyasal ilaçlama yapılması şartı, taşıma sırasında koruma tedbirlerinin uygulanması, belli dönemlerde nakliyenin yasaklanması gibi uygulamalar yapılmaktadır.

Orman Zararlıları İle Mücadele Şube Müdürlüğü 

Orman Genel Müdürlüğü Teşkilatı ve Görevleri Hakkındaki Kanun’da ‘Ormancılık Karantina Hizmetleri’ Orman Genel Müdürlüğüne görev olarak verilmiştir. Orman Genel Müdürlüğüne bağlı olarak Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkanlığı ve Ormancılık Karantina Şube Müdürlüğü bulunmaktadır.

Orman Zararlıları İle Mücadele Şube Müdürlüğü; ormanlarda tahribat yapan böcek, mantar ve benzeri zararlılara karşı mücadele işlerini yürütmek, biyolojik dengenin korunması amacıyla zararlı böceklerle mücadele kapsamında temin edilen kuş ve böceklerin ormana salınması, kuş yuvası asılması, karınca nakli yapılması iş ve işlemlerini yürütmek, entegre böcek yönetimi kapsamında zararlılara karşı plan, proje ve programlarının yapılmasını sağlamakla yükümlüdür.

Ormancılık Karantina Şube Müdürlüğü

Ormancılık Karantina Şube Müdürlüğü; ormanlarda ve orman ürünlerinde gereklilik halinde iç ve dış karantina tedbirlerini alarak uygulanmasını sağlamak; ülke ormanlarının risk haritalarını yaptırmak ve çıkarılan risk haritalarına göre tehlikeli orman alanlarını izlemek ve çözüm üretmek; orman zararlıları ile bunları dengeleyen faydalı unsurların yurt düzeyinde teşhis ve tespitlerini yapmak veya yaptırmak; ormanlarda biyolojik dengenin korunması amacıyla faydalı yırtıcı böcek ve faydalı parazit v.b. üretilmesini sağlamak; zararlılarla mücadele çalışmalarında ilaç ve feremon v.b. gibi ruhsatlandırma işlerini yaptırmakla görevlidir.

Birleşmiş Milletler’in uzmanlık kuruluşu olan Gıda ve Tarım Örgütü(FAO); politikacılara, planlamacılara ve yöneticilere, kurumlar arasındaki ilişkileri ulusal çapta geliştirmek ve ormancılık sektöründe standart kılavuzu uygulayabilmek açısından destek olmaktadır. FAO; Uluslararası Ormancılık Karantinası Araştırma Grubu (IFORG); Uluslararası Orman Araştırmaları Organizasyonu Birliği(IUFRO); Biyolojik Çeşitlilik Konvansiyonu (CED); Bitki Sağlığı Önlemleri Konvansiyonu (CPM); Vahşi Fauna ve Florada Yer Alan Tehlike Altındaki Türlerin Uluslar Arası Ticareti Konvansiyonu (CİTES) ve benzeri örgütleri desteklemektedir.

KARANTİNA ADASI

Antik Klazomenai kenti kalıntılarının da bulunduğu 320 dönümlük Karantina Adası, ilk kez Büyük İskender devrinde karaya bağlanmıştır. Antik çağ bağlantıları zamanla yıkılırken 1955 yılında dolgu alanlar yapılmıştır. İzmir’in Urla ilçesinde bulunan Karantina Adası, Osmanlılar tarafından bu amaçla kullanılmış, karantina binaları da Fransızlara yaptırılmıştır. Binalar 1950 yılından sonra Deniz ve Güneş Enstitüsü, daha sonra Kemik ve Mafsal Hastalıkları Hastanesi olarak kullanılmış; 1986 yılında ise Urla Devlet Hastanesi’ne dönüştürülmüştür. Halihazırda Sit alanı olan Karantina Adası Osmanlı İmparatorluğu döneminde bulaşıcı hastalıkla mücadele amacıyla kullanılmıştır. Ada, adını Fransızların 1865 yılında yaptığı karantina tesislerinden almıştır. Avrupa ve Asya’da görülen yaygın veba ve kolera salgınlarına karşı  korunmak amacıyla birçok ülkenin aldığı tedbirler Osmanlı Devleti tarafından da uygulanmıştır.

Şehirlere giriş çıkışların tutulmasına karşın hastalıkların deniz yoluyla taşındığının anlaşılması üzerine yabancı ülkelerden gelen gemiler limana girmeden önce açık denizde bekletilmiş; gemi personelinden hastalık şüphesi olanlar gözlem altında tutulmuş, gözlem altında tutulan kişiler hastanelerden ayrı bir bina olarak tasarlanmış olan “karantina binalarında” tutulmuşlardır. Bulaşıcı hastalıktan ölenler, özel olarak tasarlanmış derin mezarlara gömülmüş, sönmüş kireçle dolu mezarlardan etrafa hastalığın yayılması engellenmek istenmiştir. Karantina bölgesindeki eşyaların mikroptan arındırılması hedeflenmiş, kıyafetler ise yüksek dereceli buharla sterilize ve dezenfekte edilmiştir. 

Hakkında karyelist

Bunu okudunuz mu?

Medya ve Çeşitlilik Kılavuzu

Medya ve Çeşitlilik Kılavuzu, 2005 yılında British Council’ın BBC World Service Trust (WST) işbirliği ile …