Ana Sayfa / Evrensel Hukuk Metinleri / Kimyasal Silahların Önlenmesi Sözleşmesi (CWC)
AFAD Kimyasal Silahlara Karşı Korunma Eğitimi vermiştir.

Kimyasal Silahların Önlenmesi Sözleşmesi (CWC)

Kimyasal Silahların Önlenmesi Sözleşmesi (CWC), kimyasal silahların üretimini, stoklanmasını ve kullanımını yasaklayan bir silah kontrol ve denetim antlaşmasıdır. Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nü de kuran sözleşmenin resmi adı Kimyasal Silahların geliştirilmesinin, Üretiminin, Stoklanmasının ve Kullanımının Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşme’dir.

Koyu renkle işaretli olanlar Kimyasal Silah Konvansiyonu’na taraf olan ülkelerdir.
Silahsızlanma Konferansı ve Komitesi

Kitle imha silahlarının yasaklanmasına dönük ilk oluşum 1968 yılında 18 ülkenin katıldığı Silahsızlanma Komitesi ile başlamıştır. Oluşumun adı 1984 tarihinde Silahsızlanma Konferansı olmuştur.

Silahsızlanma Konferansı 2 Eylül 1992 tarihinde “Kimyasal Silahların Geliştirilmesinin, Üretiminin, Stoklanmasının ve Kullanımının Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşme” raporunu Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na sunmuştur. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 30 Kasım 1992 tarihinde sözleşmeyi onaylamıştır. BM Genel Sekreteri de 13 Ocak 1993 tarihinde Paris’te sözleşmeyi imzaya açmış ve Kimyasal Silahlar Sözleşmesi (CWC) yürürlüğe girmiş, tüm devletler sözleşmeye imza vermeye davet edilmiş ve 1997’ye kadar imzaya açık kalmıştır.

Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi, sözleşme ile amaçlanan hedeflere paralel olarak 2004 yılında “Devlet dışı aktörlerin nükleer, kimyasal ve biyolojik silahlar ve bunları atma vasıtalarını üretme, sahip olma, satın alma, geliştirme, nakletme veya kullanımını yasaklayan etkili yasaların çıkartılması  ve nükleer tesislerin güvenlik önlemlerinin alınması” yönünde 1540 sayılı kararını almıştır.

Kimyasal Silahların Önlenmesi Sözleşmesi (CWC) ve Türkiye

Kitle İmha Silahlarının yayılma riskinin yüksek olduğu bölgelere yakın bir konumda bulunan Türkiye, BM Güvenlik Konseyinin nükleer, kimyasal ve biyolojik silahlar ile bunların fırlatma vasıtalarının yayılmasının önlenmesine ilişkin 1540 sayılı Kararını desteklemiştir.

Kimyasal Silahların Önlenmesi Sözleşmesi (CWC)’nin yedinci maddesi kapsamında 5564 sayılı “Kimyasal Silahların Geliştirilmesi, Üretimi, Stoklanması ve Kullanımının Yasaklanması Hakkında Kanun” 14 Aralık 2006 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda kabul edilmiş ve 21 Aralık 2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Sözleşme, uluslararası hukuk kapsamında yürütülen silahsızlanma çabalarında tarihsel bir öneme sahiptir. Devletlerarası savaşta yahut iç savaşta kullanıldığı tarihsel bir gerçek olan kimyasal silahlar, kimyasal katliamlara neden olmakta, insanlık suçu oluşturmaktadır. Hukuk denetiminin olmadığı otoriter devlet yönetimlerinin kendi halklarına karşı kimyasal silah kullanması ihtimali, sözleşme imzacısı ülkelere küresel bir denetim yapma yönünde ahlaki bir görev de vermektedir.

Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü (OPCW)
Büyükelçi Ahmet Üzümcü Lahey’deki Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü (OPCW) başkanlığına 2010 yılında seçilmiştir.

Kitle imha silahlarının 21. yüzyılda sonsuza kadar ortadan kaldırılması için hazırlanan Kimyasal Silahlar Sözleşmesi, sözleşme hükümlerinin etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla uygulama ve denetim mekanizması oluşturmuştur.

Kimyasal Silahların Önlenmesi Sözleşmesi (CWC) Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü (OPCW) tarafından uygulanmakta ve yönetilmektedir. Örgüt Birleşmiş Milletler’in bir organı değildir ancak Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası örgütlerle yakın işbirlikleri kurmaktadır. Örgütün merkezi Hollanda’nın Lahey kentindedir ve üye sayısı 192’yi geçmiş olup imza atmayan az sayıda ülke kalmıştır.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (KSYÖ), kimyasal silahların taraf devletlerce geliştirilmesini, üretilmesini, satışını, stoklanmasını ve kullanılmasını engellemek ve kimyasal silahların imhasını yürütmekle görevlidir.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (KSYÖ), Birleşmiş Milletler ile işbirliği çerçevesinde Suriye’nin kimyasal silahlarının imhasına ilişkin çalışmalar yürütmüş; bu çalışmalarından dolayı 2013 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmüştür.

Sözleşmenin Amacı

Kitle imha silahlarının kullanıldığı  kullanıldığı bazı olaylar sonucunda; tekrar aynı trajik olayların yaşanmaması için biyolojik ve kimyasal silahlarla etkin bir şekilde mücadele edilmesi amaçlanmıştır. Soğuk savaş sonrasında Biyolojik Silahlar Sözleşmesi ve Kimyasal Silahlar Sözleşmesi düzenlenmiştir.

Taraf devletler, dünyadaki tüm stokların 2012 yılına kadar yok edilmesi için bir takvim hazırlamış, ancak
bu amacın kısa vadede gerçekleşemeyeceği anlaşılmıştır.

Sözleşme sonucunda, sözleşmeye imza atan taraf devletler her koşulda ve her zaman; Kimyasal Silah geliştirmemeyi, üretmemeyi, bir başka şekilde elde etmemeyi, stoklamamayı, elde tutmamayı ve doğrudan veya dolaylı yoldan bir başkasına devretmemeyi, kimyasal silah kullanmamayı; kimyasal silah kullanımı amacıyla herhangi bir askeri hazırlık içinde yer almamayı; hiç kimseye, bu sözleşme çerçevesince bir taraf devlete yasaklanmış bulunan herhangi bir faaliyetle iştigal etmekte yardımcı olmamayı, bu yönde cesaret vermemeyi veya teşvik etmemeyi taahhüt etmişlerdir.

Bu yasaklar, taraf devletlerin bizzat uyması gereken yasaklar olduğu gibi; kendi ülkelerindeki gerçek ve tüzel kişilerin de bu yasaklara uymasını sağlamayı ve gereken yasal düzenlemeleri yapmayı içermektedir.

Kimyasal Silahlar Sözleşmesi (CWC)’nin getirdiği yasaklar gereğince Türkiye 5564 sayılı Kimyasal Silahların Geliştirilmesi, Üretimi, Stoklanması ve Kullanımının Yasaklanması Hakkında Kanunu çıkarılmıştır. Yasa, sözleşmenin ülke çapında uygulanabilmesi amacıyla idari ve cezai hükümler barındırmaktadır.

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) KBRN Uzmanları 2016 yılında Kimyasal Silahlar Sözleşmesine taraf olan birçok ülkeden Türkiye’ye gelen katılımcılara, olası bir kimyasal tehdit karşısında, ülkelerindeki sivil vatandaşların güvenliğinin sağlanması amacıyla eğitim vermiştir. AFAD, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü ile işbirliği içinde kimyasal tehditler, numune alma, keşif, tespit, arındırma işlemleri ve kimyasal silahların etkileri konusunda çalışma yapılmıştır.

AFAD Kimyasal Silahlara Karşı Korunma Eğitimi vermiştir.

Hakkında hukukbook

Bunu okudunuz mu?

Psikolojik Danışmada Etik ve Hukuk

Psikolojik Danışmada Etik ve Hukuk isimli eser Aynur Eren Gümüş, Mustafa Alper Gümüş tarafından yazılmış ve hukuk yayınları …