Yeni
Ana Sayfa » Hukukbook » Muammer Aksoy
Prof. Dr. Muammer Aksoy

Muammer Aksoy

Prof. Dr. Muammer Aksoy, 1917 yılında Antalya iline bağlı İbradı ilçesinde doğmuş, 31 Ocak 1990 tarihinde Ankara’da terörist bir eylem sonucunda öldürülmüştür. Aksoy, eksi Antalya milletvekillerinden hukukçu ve bürokrat Numan Aksoy’un oğlu ve Türk tıp tarihinde önemli bir isim olan Prof. Dr. Muzaffer Aksoy‘un kardeşidir.

Muammer-Aksoy Heykeli

Aksoy, 1939 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘ni bitirmiş ve 1950 yılında Zürih Üniversitesi Hukuk ve Devlet Bilimleri Fakültesi’nde “Hukuki Açıdan Karşılaştırmalı ve Eleştirel Bir Yaklaşımla Evlilik Dışı Çocukların Miras Hakkı”  başlıklı tezi ile doktorasını tamamlamıştır.

Doktorasını tamamlayan Aksoy, Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku kürsüsünde asistan olarak göreve başlamıştır. Bu görevinin ardından 1952 yılından itibaren Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde görev almış,  Hıfzı Veldet Velidedeoglu‘nun asistanlığını yapmış, Medeni Hukuk doçenti olarak bilimsel faaliyetlerine devam etmiştir.

27 Mayıs Askeri Darbesi sonucunda hazırlanan 1961 Anayasası‘nı hazırlayan Anayasa Komisyonunda bulunmuş ve komisyonun sözcülüğünü yapmıştır.

1963 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Anayasa Hukuku Profesörü unvanını kazanmıştır.

Evli ve iki çocuk babası olan Muammer Aksoy, Almanca ve Fransızca dillerini bilmesi yanında kendisini üniversiteye hapsetmeyen ve ülke sorunlarıyla yakından ilgilenen bir Cumhuriyet aydını olarak yaşamını sürdürmüştür.

Muammer-Aksoy, Türk-Hukuk-Kurumu eski başkanlarındandır.
Muammer Aksoy’un Siyasi Yaşamı

Aksoy 1957 yılında üniversite yasasında yapılan değişikliklerin üniversitelerin özerkliğine zarar vereceği gerekçesiyle üniversiteden ayrılarak Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyasete girmiş, 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra yeniden üniversiteye dönmüştür.

1960 sonrası kurulan Kurucu Meclis’in Antalya İli Temsilciliğini 6 Ocak 1961 ve 25 Ekim 1961 tarihleri arasında yürütmüş, CHP Parti Meclisi Üyeliği görevini üstlenmiştir.

12 Mart 1971 Muhtırası‘nın akabinde Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından tutuklanmış ancak yapılan yargılama sonucunda aklanmıştır.

1975 yılında yeniden siyasete atılmış ve 1977 yılında Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili olarak meclise girmiş; aynı yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Komisyonu başkanlığına getirilmiştir. 12 Eylül 1980’deki askeri darbe ile bu görevlerine son verilmiştir.

Muammer Aksoy’un Sivil Toplum Çalışmaları

Prof. Dr. Muammer Aksoy, 1958 yılında Türk Hukuk Kurumu başkanlığına seçilmiştir.

1970’li yıllarda İnsan Hakları ve demokrasi mücadelesi veren bir sivil toplumcu olarak öne çıkmış, Avrupa Konseyi Türkiye temsilciliğini yürütmüştür. Bu görevi yürüttüğü 1978-1981 yıllarında petrolün millileştirilmesi mücadelesi vermiştir.

12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından 1981 yılında Ankara Barosu başkanlığına seçilmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk’e karşı saldırıların çoğalmaya başladığı yıllarda sivil toplum çalışmalarına ağırlık vermiştir. 1989 yılında Hıfzı Veldet VelidedeoğluBahri Savcı, Münci Kapani ve Bahriye Üçok gibi aydınlarla birlikte Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kurmuş, derneğin kurucu genel başkanlığını üstlenmiş, Atatürkçü düşüncenin yayılması gerektiğini savunmuş ve laiklik ilkesinin tehlikede olduğunu açıklamıştır.

Horzum Davasında müdahil avukat olarak yer almış, Emlak Bankası’nın avukatlığını yapmıştır.

Gazeteci Yazar Uğur Mumcu, Muammer Aksoy’un Cenaze Töreninde
Muammer Aksoy’un Eserleri 
  • 1960 – Partizan radyo ve Demokrat Parti
  • 1962 – Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçimi konusundaki tartışma ve bunun ortaya çıkardığı kamu hukuku meseleleri
  • 1963 – Sanayi Bakanı Çelikbaşʼın rejime, hukuka ve memleket menfaatlerine aykırı tutumu
  • 1977 – Sosyalist Enternasyonal ve CHP
  •  1964 – Mukayeseli Hukuk Açısından Karı Koca Mal Rejimi ve Miras Hukuku ile Bağı,
  • 1966 – Türkiye’deki Maden Mücadelesi,
  • 1975 – Öğretmen Dosyası
  • Atatürk ve Sosyal Demokrasi
  • Atatürk ve Tam Bağımsızlık
  • Laikliğe çağrı
  • Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı Seçimi / Rejim Bunalımına ve Kötü Sonuçlarına Doğru Pupa Yelken Gidiş

    Muammer Aksoy-Laikliğe Çağrı

Muammer Aksoy’un Öldürülmesi

Aksoy, 31 Ocak 1990 tarihinde Ankara Bahçelievler’deki evinin önünde kurşunlanarak öldürülmüştür. Cenazesi 3 Şubat 1990 tarihinde Ankara Maltepe Camii’nden kaldırılarak Cebeci Asrî Mezarlığı’nda toprağa verilmiştir. Ankara’da yapılan cenaze töreninde, daha sonra kendisi de bir terör saldırısında can veren hukukçu – gazeteci – yazar Uğur Mumcu, tabutunun önünde fotoğrafını taşımıştır.

Hatırası birçok il ve ilçede yaşatılmış, caddelere, sokaklara, parklara ve salonlara  adı verilmiştir. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde bir dersliğe ve suikasta uğradığı evinin bulunduğu Bahçelievler’deki caddeye ismi verilmiştir. İzmir Bornova’da bir parkta heykeli bulunmaktadır.

Muammer Aksoy, 31 Ocak 1990 günü Ankara’nın Bahçelievler semtindeki evinin önünde terörist saldırıya uğramış, başından ve göğsünden kurşunlanarak öldürülmüştür. Cinayetin işlendiği gece gazete ve ajansları telefonla arayan bir şahıs İslami Hareket adına saldırıyı üstlenmiştir. Polis kayıtlarında bulunmayan bir örgüt adına işlenen cinayetin profesyonelce işlendiği ve hiç kanıtın bulunmadığı belirtilmiş; öldürüldüğü gün dosyasına giren üç adet mermi kovanından başka hiçbir kanıt bulunamamış, 10 yaşında bir çocuğun olayı gördüğü iddia edilmiştir.

Muammer Aksoy-Atatürk ve Sosyal Demokrasi

Cinayeti soruşturan Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Nusret Demiral; “Muammer Hoca yakın dostumdu. Bu soruşturmada ona vicdan borcumu ödeyeceğim” demiştir.

Eşi Ülke Aksoy, “Onu Atatürk düşmanları öldürdü. Her gün telefon ve mektupla tehdit ediyorlardı. Ben üzülmeyeyim diye bana söylemiyordu ama ben seziyordum. ADD’yi kurdu. Birileri bundan rahatsız oldu. Ayrıca TCK. 163. maddenin kaldırılmasına karşıydı. Muammer, türban bahane edilerek yapılan gösterilerin amacının başka olduğunu da söylerdi. Bu konuda da çok sert tepkiler almıştı” demiştir.

Muammer Aksoy’un eşi Ülke Aksoy;’un Milliyet gazetesine verdiği beyanat:

“Bir ses duydum. Ama silah sesi olduğunu anlamadım. Egzoz sesi sandım. Sonra biri gelip ‘Muammer Aksoy aşağıda boylu boyunca yatıyor’ dedi. Son günlerde ‘yorgunum’ diyordu. Enfaktüs geçirdi sandım. Hemen aşağı koştum. Görünce şaşırdım. Nefes alıyor mu diye bakmaya çalıştım. Ağzından nefes vermeye çalıştım. Zanlar görünce de kalp krizinden kan boşanmış sandım. Sonra beni yukarı çıkardılar, ilaç verdiler”

Umut Davası

Aksoy’un öldürülmesinin ardından olay uzun süre aydınlatılamamış ve soruşturma dosyasında ciddi bir ilerleme olmamıştır. 17 Ocak 2000 tarihinde Beykoz’da bir hücre evine yapılan Hizbullah baskını sonucunda elde edilen delillerle Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok ve Uğur Mumcu cinayetlerinin aydınlatılması umudu doğmuş; cinayete karıştıkları ileri sürülen sanıklar Umut Davası’nda yargılanmışlardır. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Uğur Mumcu,  Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok’un öldürülmesi olaylarına ilişkin olarak yasa dışı “Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu” örgütünü kurmak ve yönetmek suçundan çeşitli mahkumiyetler vermiş, cezalar Yargıtay tarafından onanmıştır.

Hakkında hukukbook

Bunu okudunuz mu?

Cumhuriyetin İlanının 50. Yılı Nedeniyle Çıkarılan Genel Af

Cumhuriyetin ilanının 50. yılı nedeniyle çıkarılan genel af 15 Mayıs 1974 tarihinde Türkiye Büyük Millet …