Yeni
Ana Sayfa » Hukukbook » Seri Katiller

Seri Katiller

Seri katil, 30 günden daha uzun bir zaman diliminde ve arada bekleme dönemleri de olacak şekilde 3 veya daha fazla kişiyi öldüren kişidir.

İnsanlar, tarih boyunca birbirini öldürdü, birbirine zulüm ve işkence etti. Seri Katil olarak tanımlanan bazı insanlar ise diğer insanlardan daha fazla kötülük yaptı ve daha çok insan öldürdü.

Seri Katiller Listesi, en çok insan öldürenlerin kısa yaşam öykülerini özetliyor.

SERİ KATİLLER 

Ted Bundy – 24 Kasım 1946-24 Ocak 1989

Amerikalı seri katil ve tecavüzcüdür. Seri katil teriminin kullanıldığı ilk kişidir. 1973 yılında Utah Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydoldu. Bir süre bu okulda okudu. 1974-1978 yıllarında, ABD’nin çeşitli bölgelerinde çok sayıda genç kadını kaçırdı, tecavüz etti ve öldürdü.

 

Abdullah Palaz

Seri katil Abdullah Palaz, ikisi baltayla, sekizi bıçak ve falçatayla, geri kalanları ise ateşli silahlarla olmak üzere aralarında cezaevi görevlilerinin de olduğu 43 kişiyi öldürdü ve 300’den fazla kişiyi yaraladı. İlk cinayetini 12 yaşında iken işledi ancak bu cinayet faili meçhul kaldı. 15 kişinin katil zanlısı olarak ilk kez Konya Cezaevine girdi. Konyalı Efeler grubunun koğuşunu basarak 7 kişiyi öldürdü ve Antep Canavarı lakabını bu cezaevinde aldı. Abdullah Dayı olarak da anıldı. 4 defa idam cezasına ve 740 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 38 farklı cezaevinde 48 yıl yattı. Cezaevinde de birçok cinayet işledi. Kumara ve uyuşturucuya bulaşanları cezalandırdı. Nazım Hikmet ile Bursa Cezaevinde dostluk kurduktan sonra, Cezaevi müdürüyle konuşup Nazım Hikmet ile aynı koğuşta kalmak istediğini söyledi. Kimseyi öldürmemesi koşuluyla kabul edildi ve aynı koğuşta kaldıkları süre zarfında kimseyi öldürmedi. Nazım Hikmet başka bir cezaevine gönderilince başta cezaevi müdürü olmak üzere birçok kişiyi daha öldürdü. Bu olaydan sonra Sinop Cezaevi gönderildi. Tatar Ramazan ve Ramiz Dayı karakterlerine ilham kaynağı oldu. Hakkında, “Abdullah Dayı – Azrail’in Öbür Adı Antep Canavarı” adlı bir kitap yazıldı. Ayrıca, kendi hayatını bir kitapta topladı. 1991 yılında çıkarılan Şartlı Salıverme Yasası’yla tahliye olan Abdullah Palaz dokuz ay sonra hayatını kaybetti.

 

Donald Harvey – 15 Nisan 1952 – 30 Mart 2017

Donald Harvey

87 kişiyi öldürdüğü iddia edildi. Kalp hastalarını yastıklarıyla boğarak acılarını hafifletmek için öldürmeye başladığını iddia etti. Öldürmekten zevk almaya başlayarak kendini ölüm meleği olarak tanımladı. Kurbanları genelde hastanede idi. 37 ile 57 arasında kurbanı olduğu tahmin edilmektir.  28 müebbet hapis cezasının infazına devam edilmekte iken ölüm cezasından kurtulmak için cinayet suçlamalarını kabul etti.

Pedro Rodrigues

Hapishanedeki diğer suçluları öldüren Brezilyalı seri katildir. Öldürdüğü 47 kişi olduğu tahmin edilmektedir.

 

Yavuz Yapıcıoğlu (tornavidalı Katil) – 1967 – ….

Türkiye’nin kriminoloji tarihinde yer alan en tehlikeli sanıklarından biridir. Polis kayıtlarına göre 20 kişinin ölümüne sebep oldu. Bunların yanı sıra 50’ye yakın cinayetin şüphelisi olarak anıldı. Cinayet işlerken tornavida kullandığı için “Tornavidalı Katil” olarak anılmaya başlandı. Cinayet işlemeye başlamadan evvel bir tarikata katıldığı iddia edildi. İlk olarak kendisine “Günaydın” dediği için aynı mahalleden komşusu olan bir kızı, onun nişanlısını ve 3 arkadaşını, ardından da kaçarken durdurduğu bir aracın şoförünü öldürdü. Daha sonra kendi anneannesinin canına kıydı. Ankara otogarında simit parası istediği bir kişi ona para vermeyi reddedince tenha bir köşeye kadar onu takip edip sonra da öldürdü. O sırada bu olaya şahit olan biri daha vardı ve ne yazık ki o kişi de canından oldu. Belçikalı bir turiste dondurma ısmarlamak istedi, reddedilince o anki sinirle onu da öldürdü. Pertevniyal Lisesi’nin önünde tartışan bir hademe ile kız öğrenciye saldırıp hademeyi öldürdü. Kız öğrenci ise kurtulmayı başardı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün kayıtlarına göre 18, bazı kaynaklarda 40, bazı kaynaklarda ise 43 kişinin ölümünden sorumlu olduğu iddia edilmiştir. 1993 yılında iki üniversite öğrencisine tecavüz edip öldürdü, ancak bu cinayetlerin Yapıcıoğlu tarafından işlendiğine dair yeterli delil bulunamadı. Çıkarıldığı mahkemede Yapıcıoğlu’nun akıl sağlığının yerinde olmadığı ve bu sebeple cezai ehliyetinin olmayacağı kararına varıldı. Tedavi olması için kaldırıldığı hastanede çırılçıplak bir halde koridorlarda dolaşıp “Ben İsa’yım” demeye başladı. Hastanedeki hasta bakıcı ve hastalara saldırdı, onları yaraladı. Ardından hastanede yangın çıkardı. En son 2002 yılında Çorlu’da bir spor tesisinin üç bekçisini öldürdü, sonra da sığınmak istediği bir caminin imamını ve orada bulunanları ağır yaraladı. Yargılandığı davada “Bir katil, bir canavar değilim. Ben gerçek Atatürk’üm.” dedi. Sonradan akli dengesinin yerinde olmadığı düşünülsün diye böyle yaptığını itiraf etti. Mahkeme tarafından oluşturulan bir kurulca akıl sağlığının yerinde olduğuna karar verildi ve cezaevine konuldu. Halen cezaevinde.

 

Hristo Anastadiyadis Ahilya –  1898 – 8 Temmuz 1920

Beyoğlu’nda doğmuştur. Sabıka kaydına göre 1898 doğumlu ve Osmanlı tebaasına bağlı bir terzi çırağı idi. Türkiye kriminoloji tarihinin bilinen ilk seri katilidir. İstanbul yeraltı dünyasından diğer isimlerle birlikte kendi çetesini kurduktan sonra 13’ü polis olmak üzere 21 kişiyi öldürdüğü tahmin edilmektedir. Daha çok gasp yapıyor ve polisleri öldürmeyi tercih ediyordu. Bilinen ilk cinayeti haraç istediği Muhallebici Recep Usta, ilk öldürdüğü polis memuru ise Mehmet Efendi’dir. Ahilya’nın cinayetleri işleyiş tarzı sebebiyle başka devletler tarafından gönderilmiş bir ajan olabileceği yönünde şüpheler doğmuştur. İstanbul’u birbirine katmış, işlediği cinayetler ve karıştığı olaylarla İstanbul suç dünyasında çok hızlı parlamıştır. 15 yıl kürek cezasına çarptırılmış olsa da tünel kazarak hapishaneden firar etmiştir. Yunanistan’a kaçtıktan sonra orada da bir cinayet işlemiş, yeniden saklanmak zorunda kalmış, Selanik’e ve ardından da sahte pasaportla İstanbul’a dönmüştür. Bir çatışma sonrası yaralanmış, bir evde saklanmakta iken sevgilisinin babası tarafından ihbar edilmiş ve gece baskınında Selda Alkor’un babası Muharrem Alkor tarafından öldürülmüştür. Muharrem Alkor, daha sonra ‘Hristo’yu Ben Öldürdüm’ isimli bir kitap yazmıştır. ‘İstanbul Kan Ağlarken‘ ve ‘Namus Bekçisi’ filmleriyle beyaz perdeye aktarılmıştır Polis Müdüriyetine mektuplar göndererek, “Hepinizin kanını içeceğim” dediği rivayet edilmektedir.

 

Gary Ridgway – 18 Şubat 1949

Kayıtlara geçmiş en fazla cinayeti işleyen ikinci Amerikalı seri katildir. 48 ayrı cinayetten mahkûmiyetine karar verilmiş, yargılama aşamasında ise bu sayının iki katı civarında cinayet işlediğini itiraf etmiştir. Öldürdüğü kişilerin çoğunun hayat kadınları, savunmasız durumda olan kadınlar ve evden kaçmış reşit olmayan kızlar olduğu bilinmektedir. Kurbanlarını boğarak veya iple öldürüp ormanlık bölgelere götürerek cinsel ilişkiye girmiştir. 

 

Henry Lee Lucas – 23 Ağustos 1936-12 Mart 2001

1960 yılından 1983’e kadar birçok cinayet işledi. 11 kişiyi öldürmekten suçlu bulundu ve 1998’de ömür boyu hapse mahkum oldu. Debra Jackson’ı öldürmekten ölüm cezasına çarptırıldı. 12 Mart 2001’de saat 11:00’de Lucas 64 yaşında iken hapishanede ölü bulundu.

 

Albert Fish – 19 Mayıs 1870 – 16 Ocak 1936 

Seri katil ve yamyamdır. Genellikle küçük ve savunmasız çocukları kurban seçti. Cinayetlerinde mutlaka işkenceler uyguluyor, tecavüz ediyor, etlerini yiyor, kurbanlarına acı çektirmekten büyük zevk duyuyor ve bunları din adına yaptığını düşünüyordu. Kendisine de çeşitli işkenceler  uyguluyor, kendi idrarını içip, çivili sopayla kendini dövmek, kasıklarına iğne batırmak gibi cinsel ve fiziksel işkencelerle, günahlarından ötürü kendisini cezalandırdığına inanıyordu.

 

Daniel Camargo Barbosa – 22 Ocak 1930 – 13 Kasım 1994

Seri katil ve tecavüzcüdür. 1970 ve 1980’lerde Kolombiya ve Ekvador çevresinde 150’ye yakın genç kıza tecavüz edip öldürmesi ile bilinmektedir. Kurbanlarına tecavüz ettikten sonra, bir pala yardımı ile onları kesmekteydi. 1989 yılında yargılanarak suçlu bulunmuş ve sadece 16 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. 1994 yılında, kurbanlarından birinin kuzeni olan Geovanny Noguera tarafından Ekvador cezaevinde öldürülmüştür.

 

Fritz Haarmann –  25 Ekim 1879 –  15 Nisan 1925

Alman seri katildir. Hannover Kasabı olarak da bilinmektedir. Suç işlemeye 16 yaşında başlamış, 1896’da tutuklanmış, daha sonra akıl hastanesine yatırılmış ancak hastaneden kaçmıştır. 27 cinayet iddiası ile yargılanmış, 24 cinayetten suçlu bulunmuş, üç cinayetten ise beraat etmiştir. Kurbanları genellikle 10 ile 22 yaş aralığındaki erkeklerdir. Kurbanlarını boğazlarını ısırma, parçalama, cinsel saldırı ve benzeri şekillerde öldürme yöntemleri uygulamıştır.

 

Dr. Harold Frederick Shipman – 14 Ocak 1946 – 13 Ocak 2004 

Seri katil ve pratisyen hekimdir. Modern tarihin en profesyonel seri katillerinden biri olduğuna inanılmaktadır. 31 Ocak 2000’de, hastalarından 15‘ini öldürmekten suçlu bulunmuştur. Soruşturma sonucunda 218 kurban belirlenmiş, bunların çoğunun yaşlı kadınlar olduğu ve toplam kurban sayısının 250 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Shipman’ın davası 5 Ekim 1999’da Preston Crown Court’ta başlamış, 31 Ocak 2000’de jüri tarafından suçlu bulunmuştur. Hapiste iken hücresinde kendini asmıştır. 

Carl Panzaram –   28 Haziran 1891-5 Eylül 1930

Seri katil, tecavüzcü ve sadisttir. Göçmenlerden oluşan bir grup tarafından tecavüze uğradıktan sonra sonra sayısı belirsiz erkeğe ve çocuğa tecavüz etmiştir. İşlediğini itiraf ettiği 21 cinayet ve 1000’i aşkın tecavüz suçu bulunmaktadır. İdamından önce “Yaptıklarım için üzgün değilim, kendim dahil tüm lanet olası insan ırkından nefret ediyorum. Yaşamım boyunca 21 kişi öldürdüm, binlerce soygun, hırsızlık ve yangının failiyim ve aynı zamanda binden fazla adamı arkalarından becerdim. Yaptıklarımdan dolayı en ufak bir pişmanlık duymuyorum. Bende vicdan yok ve bundan da zerre rahatsız değilim. demiştir. 

 

Pedro López –  8 Ekim 1948  – ….

Sekiz yaşındayken, küçük kız kardeşine cinsel istismarda bulundu. Kendisine tecavüz eden iki adamı öldürdü. Güney Amerika, Kolombiya, Peru ve Ekvador’da üç yüzün üzerinde çocuğa tecavüz etti ve öldürdü. 1980 yılında, dokuz ile on iki yaş arasındaki 53 çocuğun toplu mezarı polis tarafından bulundu. Lopez, kendisini “yüzyılın adamı” olarak tarif etmiş ve suçları hakkında bir kitap yazacağını söyleyerek övünmüştü.  110 genç kızın cinayetinden sorumlu olarak tutuklanmış, suçlarını itiraf etmiş, ancak arkasında delil bırakmadığı anlaşılmıştır. Ömür boyu hapis cezasıyla yargılanmış, 1998 yılında ‘iyi halden’ serbest bırakılmış, kurbanların yakınları başına ödül koymuştur. Kolombiya’da tekrar göz altına alınmış, üç sene hastanede yatmış ve serbest bırakılmış, kendisinden bir daha haber alınamamıştır. Andes Canavarı olarak anılmıştır. 

 

Leonard Lake – 29 Ekim 1945 – 6 Haziran 1985 /  Charles Ng – 24 Aralık 1960 – …..

Lake ve Ng, erkek, kadın ve çocuklara yönelik tecavüz, işkence ve cinayet modelini uyguladı. Mahkeme kayıtlarına göre, erkekleri ve bebekleri hemen öldürdüler, ancak kadınları öldürmeden önce tecavüz edip işkence ettiler. Lake, 11 ile 25 arasında kurbana tecavüz etti, işkence yaptı ve öldürdü. 1985 yılında yakalandığında elbisesine sakladığı siyanür ile intihar etti. Suç ortağı Ng Hong Kong’lu idi. Kanada ile ABD arasında yargı yetkisi tartışmasının ardından Kaliforniya’ya iade edildi, yargılandı ve 11 cinayetten hüküm giydi. San Quentin Devlet Hapishanesi’nde idam edileceği günü beklemektedir. Bu ikili hakkında, “Die for Me – The Terrifying True Story of the Charles Ng/Leonard Lake Torture Murders” isimli kitap yazılmıştır. Ayrıca, The Miranda Murders Uncut: Lost Tapes of Leonard Lake and Charles Ng” adlı bir film bulunmaktadır.

 

Charles Manson – 12 Kasım 1934-19 Kasım 2017

Suç tarihinin en popüler ikonlarından biridir. Manson ve takipçileri, Ağustos 1969’da ırklar arası savaş başlatmak için iki gecede yedi kişiyi vurarak ve bıçaklayarak öldürdü. Manson, cinayetleri doğrudan kendisi gerçekleştirmemiş olsa da cinayetlerin emrini verip planlamasından dolayı, 1971 yılında birinci derece 7 cinayetten mahkûm edildi. California Eyalet Hapishanesinde solunum yetmezliği ve kolon kanserinden kaynaklanan kalp durmasından ötürü öldü. Manson” adındaki belgesel Robert Hendrickson ve Laurence Merrick tarafından 1973 yılında; Charles Manson Superstar adındaki belgesel ise Nikolas Schreck tarafından 1989 yılında çekildi.

 

Tommy Lynn Sells – 28 Haziran 1964-3 Nisan 2014

Amerikalı seri katildir. İlk cinayetini 15 yaşında işledi. Bir çocuğa oral seks yapan bir adamı öfkeyle öldürdüğünü söyledi. 1990’larda yargılandı, hapis cezası aldı ancak cinayet suçlamalarından 2 Ocak 2000 tarihinde tutuklandı. İşlediği bir cinayetten ölüm cezası aldı ve 3 Nisan 2014’te idam edildi. Mahkeme kararına yansımamış olsa da polis yetkililerin tespitleri toplam 22 cinayet işlediğini göstermektedir.

 

Dean Corll – 24 Aralık 1939-8 Ağustos 1973

Amerikalı seri katildir. Yoksul çocuklara ücretsiz şeker dağıttığı için halk arasında Şeker Adam olarak bilindi. Birçok korku filminde ikon olarak kullanılmıştır. 1970-73 yıllarında, 13 ile 20 yaşları arasındaki  düşük gelirli erkeklerden oluşan en az 28 kurbanı olduğu düşünülmektedir. Kurbanlarını kandırdıktan sonra boğarak ya da kurşunla öldürmüştür. Cinsel tacize, dayak ve işkence cinayetlerin parçasıydı. Suç ortağı Elmer Wayne Henley tarafından 1973 yılına öldürülmüştür. 

 

John Wayne Gacy – 17 Mart 1942 – 10 Mayıs 1994

Katil Palyaço olarak bilinmektedir. Partilerde palyaçoluk yaparak ünlenen Amerika’nın en önemli seri katillerindendir. İlk cinayetini Ocak 1972’de işledi. 1978 yılında işlediği bir cinayetten yakalandı ve tüm cinayetleri ifşa oldu. Gacy dedektiflere ilk cinayetini Ocak 1972’de gerçekleştirdiğini itiraf eti. Evinin altında 27 kurbanın çürümüş cesedi bulundu. Bütün kurbanlar erkekti. İki cesedi bahçeye gömmüş, dört cesedi de nehre atmıştı. Yargılaması beş hafta sürdü, jüri tarafından hızlıca suçlanarak 33 cinayetten suçlu bulundu ve idam cezasına mahkum edildi. Cezaevine girdiğinde duvarlara palyaço resimleri çizdi. Kurbanlarına palyaçoluk yaparken kullandığı hileli kelepçeler olduğunu söylediği gerçek kelepçeler takarak güvenli bir şekilde kelepçelendikten sonra boğazlarına ip geçirerek veya tahta parçasını gırtlaklarına bastırarak tecavüz ediyor ve öldürüyordu. 10 Mayıs 1994’te gece yarısı zehirli iğne ile infaz edildi. Son sözleri ise “Kıçımı öpün!” oldu.

 

Jeffrey Dahmer –  21 Mayıs 1960 -28 Kasım 1994

Wisconsin’de Joyce Annette ve analitik kimyacı Lionel Herbert Dahmer’in oğlu olarak 21 Mayıs 1960’da dünyaya geldi. İlk cinayetini 1978 yazında işledi. Aralıklarla öldürmeye devam etti. İki erkeği 1988’de, birini de 1989’da öldürdü. 26 Eylül 1988’de, 13 yaşındaki çocuğu taciz etmesi nedeniyle tutuklandı ve şartlı tahliye edildi. 1990’da dört, 1991’de sekiz cinayet işledi. Toplamda 17 genç erkeği ve çocuğu öldürdü. Cinayetleri genel olarak tecavüzişkence, parçalama, nekrofili ve yamyamlık  gibi suçlarla beraber işledi. 1994 yılında babası Lionel Dahmer, A Father’s Story (Bir Babanın Hikayesi) adında bir kitap yayımladı ve gelirlerin bir kısmını kurbanların ailelerine ayırdı.

 

Özkan Zengin

Seri katil Özkan Zengin’in lakabı ‘Kuyucu Katildir. Hedefi genelde eşcinseller oldu. Onlarla samimiyet kurup, boş bir alana götürüp öldürüyor, sonra da cesetlerini bir kuyuya atıyordu. 2008 yılında İstanbul’da iki ayda 4 kişiyi öldürdü.

 

David Berkowitz – 1 Haziran 1953 – …….

David Berkowitz

New York’ta başlayan sekiz silahlı saldırıyı kabul eden Amerikalı bir seri katildir. 1 Haziran 1953’te Brooklyn’de,(New York) doğdu. Temmuz 1977’ye kadar altı kişiyi öldürdü ve yedi kişiyi de yaraladı. Öldürme çılgınlığı adı altında New Yorkluları terörize etti ve dünya çapında ün kazandı. 10 Ağustos 1977’de tutuklandı ve sekiz silahlı saldırıyla suçlandı, hepsini itiraf etti. 17 yaşında asker alınmış ve Birleşik Devletler Ordusunda görev yapmıştı. İşlediği suçlarla övünüyor ve polisle alay ediyordu. 1970’lerden itibaren suça karışmaya başladığı ve birçok faili meçhul olayın faili olduğu tahmin ediliyor.

Susan Atkins –  7 Mayıs 1948 – 24 Eylül 2009

Susan Atkins

Amerikalı bir seri katildir. Manson’ın takipçileri 1969 yazında beş haftalık bir süre içinde Kaliforniya’da dört yerde dokuz cinayet işledi. Atkins, bu cinayetlerin sekizinde yer aldığı için suçlu bulundu ve 1970 yılında ölüm cezasına çarptırıldı. Ölüm cezası daha sonra Kaliforniya Yüksek Mahkemesi tarafından bozularak ömür boyu hapse çevrildi. Hapisteyken iki kez evlendi. İkinci evliliğini Harvard Hukuk mezunu bir erkek ile yaptı. Atkins, 24 Eylül 2009’da cezaevindeyken doğal yollardan öldüğü tarihe kadar hapiste tutuldu. Ölümü sırasında, California’nın en uzun süre görev yapan kadın mahkûmuydu,

 

Richard Muñoz Ramirez – 17 Temmuz 1954 – …….

Richard Ramirez, seri cinayetlerine başladığında 24 yaşındaydı ve sonradan psikopatlaşan bir kati olarak bilindi.  

29 Şubat 1960 günü Teksas’ta doğdu. ABD’nin California eyaletinde 1984’ten 1985’e kadar 13 kişiyi öldürdü. İlk cinayetini 10 Nisan 1984’te San Francisco’nun Tenderloin bölgesinde işledi. Yaşadığı otelin bodrum katında, 9 yaşındaki Mei Leung’i önce dövdü, tecavüz etti ve sonra da öldürdü.  İkinci maktul 79 yaşındaki Jennie Vincow idi ve onu 28 Haziran 1984’te canice öldürdü. Cinayetlerinde yaş ayrımı yapmadı ve birçok kişiyi öldürmeye devam etti. Amerikan medyası tarafından “Gece Avcısı” (Night Stalker) lakabı takıldı.30 Ağustos 1985’te yakalandı. Duruşma için jüri seçimi 22 Temmuz 1988’de başladı. Dava sırasında mektup yazıp ziyaretine gelen hayran kitlesi oluştu. 3 Ekim 1996’da Kaliforniya’daki San Quentin Eyalet Hapishanesinde bir hayranı ile evlendi ancak daha sonra boşandı.. 20 Eylül 1989’da hakkındaki tüm suçlamalardan hüküm giydi; on üç cinayet, beş cinayet teşebbüsü, on bir cinsel saldırı ve on dört hırsızlıktan mahkum oldu. Ramirez’in on dokuz ölüm cezasını onaylayan yargıç, eylemlerinin “herhangi bir insan anlayışının ötesinde zulüm, iğrençlik ve ahlaksızlık” sergilediğini belirtti. Cinayetlerinde, tabanca, bıçak, pala, lastik demir ve çekiç gibi çok çeşitli silahlar kullandı. Satanist olduğunu iddia etti ve hiçbir pişmanlık belirtisi göstermedi. Temyiz itirazları reddedildi. San Quentin Cezaevinde, 1989 yılından beri idam cezasının infaz edilmesini beklerken 7 Haziran 2013 günü California’da hapishanede öldü. Suç ortağı olduğu düşünülen kişi hakkında yeterli kanıt bulunamadı.

 

Dennis Andrew Nilsen – 23 Kasım 1945 – 12 Mayıs 2018

Maceracı bir çocukluk yaşadı ve eğitiminde ortalamanın üzerinde notlar aldı. Tarih ve sanata ilgi gösterdi. 1978 ile 1983 yılları arasında Londra’da en az on iki genç erkek ve çocuğu öldüren İskoç asıllı bir seri katil ve nekrofili idi. Kurbanlarını kandırması ve boğarak öldürmesi ile tanındı.

Daily Mirror Gazetesi, 12 Şubat 1983 tarihli sayısında Nilsen’in son kurbanı Stephen Sinclair ile ilgili bir haber yaptı

 İlk kurbanı olan 14 yaşındaki Stephen Holmes’u 30 Aralık 1978’de öldürdü. Cinayetlerini, çeşitli tekliflerle kandırarak ikamet ettiği Londra’daki ikamet adresine getirdiği kişileri öldürerek işledi. Her cinayetin ardından, kurbanlarını yıkıyor, giydiriyor, süslüyor ve sonunda ateşle yakıp, küllerini lavabodan yok ediyordu. 1978 ile 1983 arasında, on iki erkek ve çocuğu öldürdüğü ve yedi kişiyi öldürmeye teşebbüs ettiği bilinmektedir. Kendisi yaklaşık on altı kişiyi öldürdüğünü itiraf etti. Old Bailey’de altı cinayet ve iki cinayete teşebbüsten hüküm giyen Nilsen, 4 Kasım 1983’te ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Yargılama sırasında Nilsen, kurbanlarından bazılarının çıplak bedenlerine bakarken mastürbasyon yaptığını ve altı kurbanının bedeniyle cinsel ilişkiye girdiğini de itiraf etti. Sonraki yıllarda Nilsen, Full Sutton yüksek güvenlikli hapishaneye kapatıldı. Temyiz başvuruları reddedildi. Kuzey Londra’nın Muswell Hill semtinde işlediği için Muswell Hill Katili olarak tanındı. 12 Mayıs 2018’de York Hastanesinde tedavi görürken öldü. Hakkında, “How to Make a Serial Killer: The Twisted Development of Innocent Children” isimli kitap yazıldı; “Öldürmek için doğmuş” ve “Nilsen Dosyaları” isimli televizyon dizileri ile “Cinayet İçin Geri Sayım” isimli film çekildi. Ayrıca, “Memories of a Murderer: The Nilsen Tapes” adlı belgesel yayınlandı.

 

John Christie- 8 Nisan 1899-15 Temmuz 1953

İngiliz seri katil ve nekrofildir. Karısı Ethel de dahil olmak üzere en az sekiz kişiyi Londra, Notting Hill, Rillington Place’deki dairesinde boğarak öldürdü. Cinayetlerini 1943 ile 1953 arasında, kendi evinde ve boğarak işledi, bazılarına baygın haldeyken tecavüz etti. Yakalandığında, polis sorgusunun ardından iki kurbanın kalıntıları evin bahçesinde bulundu. Karısının cesedi ise evin döşeme tahtalarının altında bulundu. Tutuklandı ve karısını öldürmekten suçlu bulundu, ölüm cezasına çarptırıldı ve ardından 15 Temmuz 1953 tarihinde 54 yaşında iken idam edildi. En az 8 cinayet işlediği düşünülen seri katille ilgili birçok inceleme ve araştırma yapıldı, kitaplar yazıldı.

 

Billy Milligan -14 Şubat 1955 -12 Aralık 2014

Kampüs Tecavüzcüsü olarak da bilinen William Stanley Milligan, 1970’lerin sonlarında Ohio’da kamuoyuna açık bir davaya konu olan ünü bir Amerikalı seri katildir. Silahlı soygun da dahil olmak üzere birçok suç işledikten sonra, Ohio Eyalet Üniversitesi kampüsündeki üç tecavüz suçlamasıyla, 1975 yılında tutuklandı. Savunmasını hazırlarken, psikologlar Milligan’a çoklu kişilik bozukluğu teşhisi koydu, hastalığı daha sonra dissosiyatif kimlik bozukluğu olarak yeniden tanımlandı. Avukatları, onun akıl hastası olduğunu savundu ve suçları bilinçsizce işlediğini iddia etti. Akıl hastanesine sevk edildi ve tedavi gördü. Çoklu kişilik bozukluğu teşhisi konan ve böyle bir savunma yapan ilk kişi oldu. 12 Aralık 2014’te Ohio, Columbus’taki bir huzurevinde, 59 yaşında iken kanserden öldü. Hayat hikayesi, Daniel Keyes’in ödüllü romanı The Minds of Billy Milligan tarafından popülerleştirildi. Hakkında bazı dizi ve filmler çekildi.

 

Elizabeth Bathory- 7 Ağustos 1560 – Ağustos 1614

Macar seri katil Elizabeth Bathory, 1560 yılında doğdu ve çocukluğunu Ecsed Şatosu’nda geçirdi. Kocası öldükten sonra büyücülükle uğraşmaya başladı. 40 yaşında sonra çirkin olduğunu düşünmeye başladı, gençliğini ve güzelliğini genç kızların kanlarından aldığını zannederek kızların kanlarıyla bir küvete doldurup “kan banyosu” yaptı. 612 bakire kızı kaçırtıp, bu kızlara tepesinden asılı bir kafeste işkence çektirdi. Kafesten akan kanlarla duş aldı. Hücreye kapatıldı ve 1614 yılında hücresinde ölü olarak bulundu. Bram Stoker’in Dracula isimli romanına esin kaynağı oldu. Tarihin en kötü şöhretli kadınları listesinde ilk sıralarda yer aldı.

 

Stephen Craig Paddock-  9 Nisan 1953 – 1 Ekim 2017

Amerikalı suikastçı ve seri katildir. Iowa’daki Clinton’da doğdu. Arizona’nın Tucson şehrinde ve Los Angeles’ın Sun Valley şehrinde büyüdü. Nevada Mesquite’da yaşamını sürdürmekte olan emekli bir muhasebeciydi. Babası Benjamin Hoskins Paddock banka soyguncusuydu. 1 Ekim 2017’de Nevada, Las Vegas Strip’teki bir country müzik festivalindeki konserde Mandalay Körfezi yakınında bulunan bir otelin odasındaki pencereden silahla konser alanını tarayarak 58 kişiyi öldürdü ve 489 kişiyi yaraladı. Polis tarafından yeri tespit edildikten sonra silahla kendisini vurarak intihar etti. 64 yaşındaydı.

 

Peter Sutcliffe – 2 Haziran 1946 – 13 Kasım 2020

“Yorkshire Ripper” olarak da bilinen İngiliz seri katildir. 13 kadını öldürmekten ve 7 kişiyi de öldürmeye teşebbüs etmekten suçlu bulundu.

 

Ali Kaya  – Bebek Yüzlü Katil

Ali Kaya, 17 yaşında hapse girdi, 1997 yılında 19 yaşındayken cezaevinden çıktı. İlk cinayetini 1997 yılında işledi. Amcası Celal Kaya’yı öldürdükten sonra 5 yıl hapis yattı. Aynı yıl cinayetlerine başladı. Cezaevinden çıktığında, annesine tecavüz eden Zeynel Abidin Gümüş’ü öldürdü. İşlediği bu cinayetin ardından akli dengesinin yerinde olmadığına dair rapor aldı. Daha sonra da kapalı yerlerde duramayacağına dair bir rapor alarak hastaneden çıktı. Alanya’da beş kişinin daha ölümüne sebep oldu. Kişilik bozukluğu sebebiyle tekrar hastaneye yatırıldı. 13 Mart 2000 gecesi, oda arkadaşı, “İzmir Canavarı” lakaplı tecavüzcü ve çocuk katili Ayhan Kartal’ı öldürdü. Bu suçtan sonra “Bebek Yüzlü Katil” olarak anıldı. 2001 yılında tutuklanarak Şanlıurfa Cezaevi’ne konuldu. Yarı Açık Cezaevi’ne sevk edildikten sonra, 2003 yılında cezaevinden firar etti. buradan da kaçmayı başardı, 2004’te ise Alanya’da yakalandı. 5 Ocak 2014’te hapishaneden ikinci kez kaçtı, Gaziantep Hapishanesi’nden ziyaretçi kalabalığından faydalanarak kaçtığı anlaşıldı. Yokluğu akşam saatlerinde mahkûmların kontrolü sırasında fark edildi. Jandarma ekiplerince şiddetli bir çatışmanın ardından tekrar yakalandı. 10 cinayetten sorumlu tutuldu.

 

Süleyman Aktaş (Çivici Katil)

Denizli’deki Türkiye Elektrik Kurumu Müessese Müdürlüğü’nde hat işçisi olarak görev yapan Süleyman Aktaş, 31 bin 500 volt elektrik akımına kapılıp ağır yaralandı. Bu olayın ardından beyninde hasar meydana gelen Aktaş, halüsinasyonlar görmeye başladı. Antalya’da Nuri Keskin adında bir başkomiseri öldürdü ve tutuklanarak Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildi. Beş yıla yakın tedavi gördükten sonra taburcu oldu ve memleketi olan Denizli’nin Çambaşı Köyü’ne döndü. 1994 yılında dört komşusunu boğarak öldürdü ve kafalarına çivi çaktı. İfadesinde “Çivi görünce dayanamıyorum, insanların kafasına çakmak istiyorum.” diyen Aktaş, halk arasında “Çivici Katil” olarak anılmaya başlandı. Tekrar akıl hastanesine sevk edilen ancak buradan da kaçmayı başaran Aktaş, yakalandıktan sonra bu kez de koğuş arkadaşı Ömer Yılmaz’ı taşla yaraladı.

 

Adnan Çolak (Artvin Canavarı – Baltalı Katil  – 5 Eylül 1967 -….

1992-1995 yılları arasında Artvin ve çevresinde 11 kişiyi öldüren Adnan Çolak, kendine kurban olarak 65-95 yaş arası kişileri seçmişti. Kadın kurbanlarından 6’sına tecavüz eden Çolak, insanları baltayla öldürdüğü için “Baltalı Katil” ve “Artvin Canavarı” olarak anılmaya başlandı. Yaralı olarak kurtulan birinin ifadesi sayesinde yakalanan Çolak, işlediği cinayetlerle ilgili “Yaşlı insanları öldürüyorsam da bunlar zaten zamanlarını doldurmuşlar. Onlar bizim yerimize fazladan yaşıyorlar. Belki de bizim kısmetimizi yiyorlar. Hem kendimi tatmin ediyordum, hem de onları öldürerek toplumu rahatlatıyordum.” dedi. 112 yıl hapis cezasına çarptırılan Çolak, “Rahşan Affı” ile 2005 yılında serbest bırakıldı.

 

Seyit Ahmet Demirci (Mobilyacı Katil)

1998 yılında İstanbul’da üç mobilyacıyı öldüren Seyit Ahmet Demirci, kurbanlarını rastgele seçerek öldürdüğünü söyledi. Esenler ve Bağcılar’da hiç tanımadığı mobilyacıları seçip dükkanlarının bodrum katında kafalarına kurşun sıkan Demirci’nin 11 yaşında bir çocukken yaşlı bir mobilyacı tarafından tecavüze uğradığı, eğer yakalanmasaydı cinayetleri tecavüz edildiği yaş olan 11’e tamamlayacağı ortaya çıktı. Aynı kişi Demirci’nin bir arkadaşına daha tecavüz etmiş ve Demirci de buna şahit olmuştu. Arkadaşı ile bu olayı sonsuza dek unutmaya karar veren Demirci, arkadaşının intiharı ile birlikte cinayet işlemeye başladı. Dava sonunda üç kez idama mahkum edildi.

 

Hamdi Kayapınar (İnsan Avcısı) – 1979 – …

Hamdi Kayapınar, 1998-2001 yılları arasında Kayseri’de 7 kişiyi öldürdü, 4 kişiyi de öldürmeye teşebbüs etti. Kayapınar’ın kurbanlarından ilki 14 yaşındaki kardeşiydi. Polise verdiği ifadede, toplum tarafından dışlandığı için insanlara karşı kin beslediğini ve öldürdüğü kişileri “av” kendisini ise “avcı” olarak gördüğünü söyledi. 2002 yılında müebbet hapis cezasına çarptırıldı ve en son Ankara Yarı Açık Cezaevi’ne nakledildi. İlk cinayetini 22 yaşındayken kardeşini boğarak gerçekleştirdi. Mart 1998-Şubat 2001 yılları arasında Kayseri’de 6 kişiyi daha öldürdü. Seyit Ahmet Demirci  ile girdiği iddia üzerine insan öldürmeye başladığını iddia etti.

 

Orhan Aksoy

Toplam üç ay sekiz günlük sürede işlediği 5 cinayetin ardından cesetleri kolileyerek boş alanlara ya da inşaatlara bırakması nedeniyle kolici katil lakabıyla tanınan Türk seri katildir. İlk kurbanı olan Mehmet Yeşilyayla ev arkadaşıydı. İple boğduktan sonra çıplak ve cansız bedenini küvete koyarak saatlerce sohbet ettiği iddia edilmiştir. Depremden sonra işleri bozulunca ailesini Romanya’ya göndererek cinayetlerine devam etti, 5 kişiyi naylon iple boğarak öldürdükten sonra cesetlerini kolilere yerleştirerek farklı yerlere attı. Romanya’da yaşarken 17 Ağustos depreminin ardından Türkiye’ye geri dönen Orhan Aksoy’un ilk kurbanları birlikte yaşadığı ev arkadaşlarıydı. Bu sebeple adı “Kolici Katil” olarak anılmaya başlandı. Çıkarıldığı mahkemede kolundaki saati hakime fırlatan ve taşkınlık çıkaran Aksoy, 2004 yılında 5 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

 

Donald Henry Gaskins – 13 Mart 1933 – 6 Eylül 1991

80-90 kişiyi önce işkence yaparak, sonra da sakat bırakarak öldürdüğünü söyledi. Bıçaklama, vurma ve zehirleme yöntemlerini kullandı. 1969’da Güney Amerika’nın sahil yollarındaki otostopçuları öldürmeye başladı.  İlk teyit edilen kurbanları, ölümüne dövdüğü kendi yeğeni Janice Kirby (15 yaşında) ve arkadaşı Patricia Ann Alsbrook (17 yaşında) idi. 1970 ile 1975 arasında on üç kişiyi öldürdüğü doğrulandı. 14 Kasım 1975’te, tutuklandı, 24 Mayıs 1976’da cinayet suçlamasıyla yargılandı ve 28 Mayıs’ta suçlu bulunarak ölüm cezasına çarptırıldı. Ancak cezası ömür boyu müebbet cezasın çevrildi. Daha sonra hapishanede yeniden cinayet işledi. Dokuz kişiyi öldürmekten dokuz ömür boyu hapis cezası aldı. 6 Eylül 1991’de elektrikli sandalyede bileklerini keserek intihar etmeye çalıştıktan sonra idam edildi. Son sözleri, “Avukatlarımın benim yerime konuşmasına izin vereceğim. Ben gitmeye hazırım.” oldu.

 

Karındeşen Jack – 1888- ….

1888 yılında Londra’daki Whitechapel semti ve çevresindeki çoğunlukla fakir bölgelerde faal olduğuna inanılan kimliği tespit edilememiş bir seri katile verilen genel isimdir. Genellikle hayat kadınlarını hedef alarak önce boğazladı sonra boğazını kulaklarına kadar kesti. Kurbanları genelde karnı ve cinsel organları, bazı organları çalınmış, bazen de burun veya kulakları kesilmiş şekilde dizleri karınlarına çekilmiş ve bacakları açık bir şekilde ölü olarak bırakıyordu. 

 

Edmund Kemper – 18 Aralık 1948 – ….. 

Seri katil, yamyam, tecavüzcü ve nekrofildir. Babaannesi, babası ve annesi de dahil olmak üzere on kişiyi öldürdü. Psikiyatristleri rehabilite edildiğine ikna ettikten sonra 21 yaşında serbest bırakıldı. 2,06 metrelik boyu ve yüksek IQ‘su (145) ile tanındı. Çoğu kadın olmak üzere üniversite öğrencilerini başlarını keserek ve parçalayarak öldürdü. 24 Nisan 1973’te tutuklandı. İşlediği suçlar için ölüm cezası verildi ancak yasa değişikliği nedeniyle cezası sekiz kere ömür boyu hapis cezasına çevrildi.  Birçok kitaba ve filme konu oldu. Halen cezaevindedir. 

 

Durmuş Anuçin – İddiacı Katil 

5 kişiyi öldürdüğü 4 kişiyi gasp ettiği, 1 kişiye tecavüz ettiği ve yağma suçuna karıştığı iddiasıyla 2002 yılında yakalandı ve yargılanmaya başlandı. Verdiği ifadelerde öldürmeye seri katil Ahmet Demirci ile girdiği iddia üzerine başladığını ve bu iddiayı kazandığını söyledi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 2002 yılından itibaren tutuklu olarak yargılanan Durmuş Anuçin’in Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 102. maddesi kapsamında, kesinleşmiş cezasının olmadığı gerekçesiyle tahliye edilme talebini 2011 yılında reddetti.  Hakkında düzenlenen iddianamede, Anuçin’in eylemlerinin bir kısmını para, bir kısmını da zevk için gerçekleştirdiği savunularak, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek, 4 kez gasp, 4 kez oto hırsızlığı yapmak, 3 kişiyi kaçırmak, 5 kez silahlı tehdit ve sahte ehliyet kullanmak suçlarından 5 kez müebbet ağır hapis cezası ve 109 ile 210 yıl arasında ağır hapis cezasına çarptırılması istendi. Anuçin, davanın ilk duruşmasında Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nu öldürdüğünü de iddia etti.

 

William Bonin -8 Ocak 1947 – 23 Şubat 1996 

Genellikle işlediği cinayetlere ait cesetler  Kaliforniya’daki  otoyolun yanında bulunduğu içi “Otoyol Katili” olarak tanındı. Kurbanlarının yaşları çoğunlukla 12 ile 18 arasındadır. Zevk için erkeklere tecavüz edip öldürmüştür.  Öldürme tekniği cinsel saldırılar ve işkencedir. 5 Ocak 1982’de, 10 genç erkeğe tecavüz etmek ve öldürmek suçundan ölüme mahkûm edildi. Hiçbir pişmanlık belirtisi göstermedi. 21 kişiyi öldürdüğü tahmin edilmekte olan Bonin, 23 Şubat 1996’da Kaliforniya’da zehirli iğne ile infaz edildi.

 

Ayhan Kartal – 1966 – 13 Mart 2000

Tecavüzcü ve çocuk katilidir. İlk suçunu, 1985’te 13 yaşındaki bir çocuğa tecavüz edip öldürmesi ile işledi. Bir yıl akıl hastanesinde yatıp çıktıktan sonra cinayetlerine devam etti. 1989’da 9 yaşındaki bir çocuğa tecavüz ettikten sonra öldürdü ve tekrardan akıl hastanesine yatırıldı.

 

H. Holmes Aileen

Chicago Canavarı olarak da bilinmektedir. Kurbanlarının çoğunu, “Cinayet Kalesi” olarak adlandırılan özel inşa edilmiş bir evde öldürdü. Suç ortağını öldürmekten, 7 Mayıs 1896’da idam cezası infaz edildi. Ölmeden önce 27 cinayeti itiraf etti ancak inandırıcı bulunmadı.  200 kişiyi öldürdüğü yönünde söylentiler de bulunmaktadır. 

 

Andrei Cikatilo -16 Ekim 1936 – 14 Şubat 1994

Ukrayna doğumlu Sovyet seri katildir. 1978-1990 yılları arasında kesinleşen 53 cinayet işledi. Cinayetlerinin yanı sıra 50’den fazla kadın ve çocuğu vahşice doğrayıp kanını içti, dillerini ve  mahrem yerlerini  kesip yemesiyle akıllarda kaldı.  20 Kasım 1990’da, son cinayetten iki hafta sonra tutuklandı. 14 Şubat 1994’te kafasına kurşun sıkılarak infaz edildi. 

 

Alexander Pichushkin – 9 Nisan 1974 – …

Rus seri katildir. 49 kişinin cinayetinden sorumlu tutulmaktadır.  İlk cinayetini 27 Temmuz 1992’de 18 yaşındayken işledi. Kurbanlarının kafalarını çekiçle vurarak yarıyor, açılan yarıktan kafalarına vodka şişesi sokuyordu. Başlangıçta bir satranç tahtasındaki kare sayısını tamamlamak için 64 kişiyi öldürmek istediğini söyledi. Daha sonra ifadesini değiştirerek süresiz olarak öldürmeye devam edebileceğini açıkladı. 16 Haziran 2006’da tutuklandı ve 24 Ekim 2007’de 49 cinayet ve 3 cinayete teşebbüsten suçlu bulunarak ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Duruşmaları sırasında, cam bir kafese yerleştirildi.

 

Luis Garavito – 25 Ocak 1957 – …

Kolombiyalı tecavüzcü ve çocuk seri katilidir. 25 Ocak 1957 tarihinde Kolombiya’nın Génova, Quindío şehrinde doğdu. 1999 yılında 172 genç erkeğe tecavüz ve işkence ettikten sonra öldürdüğünü itiraf etti. Yoksul çocuklar veya sokak çocukları hedef aldı.  Yaşları 8 ila 16 arasında değişen çocukları hediyeler ve para ile kandırıyordu. Cezaevinde iken çizdiği haritalar üzerinde belirttiği yerlerde bulunan iskeletler nedeniyle kurban sayısının 300’ün üzerinde olabileceği değerlendirildi. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde mağdurların uzun süren işkencelere maruz kaldığı anlaşıldı. Dünya’nın en büyük seri katili, olarak tarif edildi.  Yargılama sonucunda toplam 1.853 yıl hapse mahkûm edildi.

 

Tsutomu Miyazaki – 21 Ağustos 1962 – 17 Haziran 2008

Japon seri katil , yamyam , çocuk tecavüzcüsü,  çocuk katili ve nekrofilidir. Hedefinde 4-7 yaş arası kızlar bulunuyordu. Küçük kızları kaçırıp öldürdükten sonra cesetleri ile cinsel ilişkiye girdi. Bir kurbanının elini yiyip kanını içti. Öldürdüğü insanların vücut parçalarını cinayeti anlatan kartpostal yaparak ailelerine gönderdi. Japon medyası tarafından Otaku Katili” olarak adlandırıldı.  1989’da Hachiōji’de tutuklandı, 1997’de ölüme mahkum edildi ve 2008’de asılarak idam edildi. 

Edward Theodore Gein – 27 Ağustos 1906 – 26 Temmuz 1984 

Amerikalı seri katil ve ceset hırsızıdır. Kadın derisinin kendisini kadınsı gösterdiğine inanarak, mezarlardan kadın cesedi çıkarıp derilerini yüzdü. Annesinin defnedildiği mezarlığı ziyaret ederken değişimi başladı. 1954 yılından itibaren cinayet işlemeye başladı. Kurbanlarını annesinin öldüğü yaştaki kadınlardan seçti. Deri işlemesinde profesyonelleşerek meme uçlarından kemer, kafatasından bardak ve bunlara benzer süs eşyaları yapmaya başladı. Plainfield Kasabı olarak anıldı. 1957’de psikolog ve psikiyatristler, onun bir şizofren ve cinsel psikopat olduğunu tespit etti ve yargılamaya ehliyetli görülmedi, akıl hastanesine sevk edildi. 

 

Aileen Wuornos – 29 Şubat 1956 – 9 Ekim 2002 

ABDnin en ünlü kadın seri katillerindendir. Cinsel ilişkiye girdiği bazı kişileri öldürüp cesetlerini ormanda saklamıştır. Bilinen 7 cinayeti vardır. 9 Ekim 2002 Çarşamba günü gerçekleşen idamdan önce “Yaptığım her şeyin altında korkunç bir öfke yatıyor. İdam edilmem gerek çünkü eğer hapisten çıkacak olursam yine cinayet işlerim.” diyerek suçunu itiraf etti. Hayatı filmler ve belgesellere konu oldu.

 

Ahmad Suradji  – 10 Ocak 1949- 10 Temmuz 2008

Endonezyalı seri katildir. 1986 ile 1997 yılları arasında 42 kadını öldürdüğünü itiraf etti. Cesetlerle ritüeller yaptı. Ritüelinin bir parçası olarak kurbanlarını bellerine kadar gömerdi ve yüzlerini kendi evinde döndürürdü. Bunun ona daha fazla güç vereceğine inanıyordu. Polise verdiği ifadede, babasının hayaletinin kendisini, mistik bir şifacı olabilmek için 70 ölü genç kadının tükürüğünü içmeye yönlendirdiği bir rüya gördüğünü söylemişti. Dava, 11 Aralık 1997’de başladı,  27 Nisan 1998’de mahkeme kararı açıklandı ve 2008’de idam edildi. Suradji’nin karısı Tumini cinayetlere yardım etmekten ölüm cezasına çarptırıldı, ancak cezası sonra ömür boyu hapse çevrildi.

 

Charles Edmund Cullen -22 Şubat 1960 – ……..

Amerikalı seri katildir.  New Jersey’de 16 yıllık hemşirelik kariyeri boyunca 40 hastayı öldürdüğünü itiraf etti. 1984’ten 2003 yılına kadar 40 yaşlı hastayı reçetesiz ilaçlarla zehirledi.  12 Aralık 2003’te bir restoranda tutuklandı, 2004’te cinayetten suçlu bulundu. 2 Mart 2006’da on bir defa ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Toplamda 18 cinayetten hüküm giydi. Halen hapistedir. Uzmanlar, Cullen’ın 400 ölümden nihai olarak sorumlu olabileceğini tahmin ediyor.

 

Patrick Wayne Kearney – 24 Eylül 1939 – ……….

Amerikalı seri katil , tecavüzcü, yamyam ve nekrofildir. Çöp Poşeti Katili veya Otostopçu Katil olarak da bilinir. 32 homoseksüel erkeği öldürdüğünü itiraf etmiştir. Genç erkek otostopçuları veya gay barlardan genç erkekleri alır ve öldürürdü. Kurbanlarının cesetlerini Kaliforniya otobanında çöp poşetine sararak atmıştır. 1 Temmuz 1977’de yakalandığında, 1962 baharında ilk cinayetini işlediğini itiraf etti. 21 kez müebbet hapse mahkum oldu. Halen hapistedir. 

Dennis Rader – 9 Mart 1945 – ………

BTK Strangler olarak da tanınan Amerikalı seri katildir. Rader kendine BTK adını verdi (bind, torture, kill – bağla, işkence et, öldür) 1974-1991 yılları arasında, Kansas şehir merkezi bölgesinde on kişiyi öldürdü. Polise ve gazetelere cinayetlerin ayrıntılarını açıklayan alaycı mektuplar gönderdi. 2005’te tutuklandı ve suçlamaları kabul etti. Kansas’taki El Dorado Cezaevi’nde on müebbet hapis cezası infaz edilmektedir.

John George Haigh – 24 Temmuz 1909 – 10 Ağustos 1949

İngiliz seri katildir. Asit Banyosu Katili olarak bilinir. 9 kişiyi öldürdüğü söylense de 6 kişinin cinayetinden suçlu bulundu. Öldürdüğü kurbanlarının bedenlerini sülfürik asit içinde eritip, mallarını sahte belgelerle sattı.  Kurbanlarının kanını içtiğini iddia ederek delirdiğini iddia etti ancak jüriyi kendisine inandıramadı.  Ölüm cezasına mahkum oldu ev 10 Ağustos 1949’ta asılarak idam edildi. Bir televizyon dizisine konu oldu.

Tommy Lynn Sells – 28 Haziran 1964 – 3 Nisan 2014

Amerikalı seri katildir. 1885-1999 yılları arasında 70 kişiyi öldürdüğünü açıkladı. 22 cinayet doğrulandı. Hapse ilk kez 16 yaşında girdi. 10 yaşındaki bir kızın odasına zorla girerek  onu bıçaklayıp ölüme tek ettikten sonra yakalandı. Ölüm cezası aldı ve  3 Nisan 2014’da infaz edildi.

 

Paul John Knowles – 17 Nisan 1946 – 18 Aralık 1974

Amerikalı seri katildir. Casanova katili olarak da bilinmektedir. Islahevlerinde büyümüş, 20 kişiyi öldürmüş ancak kendisi 35 kişiyi öldürdüğünü iddia etmiştir. En bilinen kurbanı 65 yaşında boğularak öldürdüğü yaşlı bir insandı. 

 

Joseph Roy Metheny (2 Mart 1953 – 5 Ağustos 2017)

Baltimore, Maryland bölgesinden Amerikalı bir seri katil ve tecavüzcüydü. Kendisini seri katil ilan etmesine ve 13 kişiyi öldürdüğünü iddia etmesine rağmen, iki cinayetten mahkum oldu. Ölüm cezası daha sonra müebbet hapis cezasına çevrildi. Yeterli kanıt bulunamadığı için diğer cinayetlerden hüküm giymedi. 1997 yılında maktullerden Kemper’in davasında yargılandı ve adam kaçırma ve cinsel saldırıya teşebbüsten 50 yıl hapis cezasına çarptırıldı ancak cinayete teşebbüsten beraat etti. Spicer’ı öldürmek suçundan 1998 yılında ölüm cezasına çarptırıldı. Cezanın verildiği duruşmada, cinayetleri, hoşlandığı için işlediğini ve sarhoş olduğunu iddia ederek itiraflarda bulundu. Kurbanlarını doğradıktan sonra yol kenarındaki bir barbekü standında müşterilere servis yaptığını söyledi ama bu iddia doğrulanamadı. Avukatları, onun çocukken ihmal edildiğini, babasının bir alkolik olduğunu ve altı yaşındayken bir trafik kazasında hayatını kaybettiğini, annesinin de ev dışında çift vardiya çalışırken altı çocuğunu ihmal ettiğini açıkladılar. 5 Ağustos 2017 tarihinde cezaevinde iken öldü.

Bunu okudunuz mu?

Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi(HFSA)

Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi(HFSA), 1993 yılında Prof. Dr. Hayrettin Ökçesiz tarafından kurulmuştur. Türkiye’de Hukuk …