Yeni
Ana Sayfa » Hukuk Filmleri » Şeytanın Avukatı

Şeytanın Avukatı

Şeytanın Avukatı, baş karakterler Al Pacino ve Keanu ile birlikte soluksuz izlenecek bir başyapıt hukuk filmi olarak öne çıkmaktadır.

Film Özeti

Vizyon Tarihi
30 Ocak 1998
Yapımı
1997 – ABD ,  Almanya
Tür
Dram,  Gerilim ,  Gizem
Süre
144 Dakika
Yönetmen
Taylor Hackford
Oyuncular
Al Pacino ,  Keanu Reeves ,  Charlize Theron ,  Connie Nielsen ,  Delroy Lindo
Senaryo
Tony Gilroy ,  Jonathan Lemkin ,  Andrew Neiderman
Yapımcı
Erwin Stoff ,  Anne Kopelson

Davaların zorluk seviyesi ne kadar yüksek olursa olsun, başarıya alışkın Kevin, bir şekilde jüriyi tesiri altına almakta ve müvekkilini temize çıkarmayı başarmaktadır. Mutlu bir evlilik süren başarılı avukatın hayatındaki her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün, müvekkili haksız olduğu halde kazandığı bir dava sonrasında New York’taki çok büyük bir hukuk bürosundan müthiş bir teklif alır. Teklifi yapan dünyanın en büyük hukuk bürolarından birinin lideri olan John Milton’dur. Kevin’ın vereceği ‘evet’ cevabı, hayatını geri dönüşü olmayan bir şekilde değiştirecektir.

Haklı yada haksız gözetmeksizin kazandığı davalarla dikkat çeken Kevin Lomax’in (Keanu Reeves) kendisine gelen bu büyük teklifi reddedemeyince hayatı bir anda kararmaya başlamaktadır. Filmde olaylar hızla gelişmekte Kevin Lomax, Florida’dan New York’a taşınmaktadır. Yeni avukatlık şirketinin patronu John Milton (Al Pacino) adında çok zengin ve hırslı bir adamdır. Kahramanımız, yine de bunda olağanüstü bir durum olmadığı düşüncesindedir ve avukatlığını yaptığı şirketin patronu Milton onu her defasında kazanılması imkansız davalar ile sınamakta ve en iyi olma yolunda şeytanın izinde ısrarlı yürüyüşünü sürdürmektedir.

Başlangıçta her şey güzel görünmektedir, davalar kazanılmaktadır, ama Kevin’in özel hayatı yavaş yavaş kararmaya, eşi Mary Ann (Charlize Theron) ile arası bozulmaya başlamaktadır. Bütün bunlarda John Milton’ın kelimelerle açıklanamayan gizemli bir etkisi vardır.

“Kibir, benim en gözde günahımdır.”
”Sana Tanrı hakkında bir iki sır vereyim.Tanrı, seyretmeyi sever.O bir oyunbazdır. Bir düşünsene.İnsana içgüdüler verir. Sana bu olağanüstü hediyeyi verir,sonra ne yapar dersin? Yemin ederim, sırf kendi eğlencesi için, kendi özel kozmik komedi filmi için tam zıttı kurallar koyar. Bak ama dokunma, Dokun ama tadına bakma, Tat ama yutma, Ve sen sekip dururken o ne yapar ? Hasta kahrolası kıçıyla güler. Cimrinin tekidir. Sadisttir. Görevi başında bulunmayan bir derebeyidir. Ona tapmak mı ? Asla !!! ‘
”Asla! Cennette hizmet etmektense, cehennemde hüküm sürmek daha iyidir. Neden olmasın? Her şey başladığından beri burada, yeryüzünde her işe burnumu sokuyorum! İnsanoğluna bahşedilen her duyguyu onda yeşerttim! İstediklerini ona sağladım ve onu asla yargılamadım! Neden? Çünkü onu asla reddetmedim. Bütün kusurlarına karşın! Ben insanoğlunun taraftarıyım! Ben hümanistim. Belki de son hümanist.” 

Bunu okudunuz mu?

Mehmet Durakoğlu

Mehmet Durakoğlu, 1956’da Sivas’ta doğmuş ve Ankara Atatürk Lisesini bitirmiştir. Avukat Mehmet Durakoğlu, 1982 yılında İstanbul …