Yeni
Ana Sayfa » Hukuk tarihi » Süreyya Ağaoğlu
Avukat Süreyya Ağaoğlu

Süreyya Ağaoğlu

Süreyya Ağaoğlu, Türkiye’nin ilk kadın avukatıdır. 1903 yılında Dağlık Karabağ’a bağlı Şuşa kentinde doğmuş, 29 Aralık 1989’da İstanbul’da yaşamını yitirmiştir.

Atatürk ile

Süreyya Ağaoğlu’nun babası olan Hukuk Profesörü Ahmet Ağaoğlu, görevleri ve konumu itibari ile Ankara’ya göç etmek durumunda kalmıştır. Atatürk ve silah arkadaşları ile samimi olan ve aydın kesim arasında sevilen bir kişi olan Ahmet Ağaoğlu Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile birlikte Basın ve Yayın Genel Müdürlüğü konumuna geçmiştir. Babasının konumu ve teşviklerini de başarılı bir şekilde değerlendirerek İstanbul Kız Lisesi’nde okuma hayatını devam ettirmiştir. Lise yıllarında sınıfta cumhuriyet devrimlerinden söz ettiğinde, arkadaşlarının gavur olarak çağırdığı Süreyya Ağaoğlu, avukat olmayı hedeflemiş, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘ne kaydını yaptırmak istediğinde engellerle karşılaşmış, o yıllarda fakültede kız öğrenci olmadığından, üniversitenin rektörüne başvurmuştur.

Dönemin kadınlarının henüz çarşafla dolaştığı bir zamanda başını bile kapatmadan rektörle görüşmeye giden Ağaoğlu, Selahattin Bey’e fakülteye girmek istediğini söylediğinde, odanın içinde kahkahalar yükselmiş, ancak Ağaoğlu, bu direnişin ardından kendisi gibi avukat olmak isteyen 3 arkadaşını daha götürünce fakülte kaydı gerçekleşmiş ve 1921 yılında ilk kez bir kız öğrencinin hukuk fakültesinde eğitim alması mümkün olmuştur.

Avukat Ağaoğlu 176-1978 yılları arasında Türk Hukukçu Kadınlar Derneği başkanlığı yapmıştır.

Süreyya Ağaoğlu başarılı eğitim dönemi sonrasında 1925 yılında o günkü adıyla Darülfünun hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Rockfeller Foundation tarafından Paris Uluslararası Enstitüsü’nde 3 aylık burs imkanı sağlanmış ancak yasal düzenlemeler ve izinler sağlanamadığı için bu fırsatı kaçırarak gidememiştir.

Fakülteden mezun olduktan sonra babasının da desteği ile Ankara’da Şurayı Devlet(Danıştay) Tanzimat Dairesinde iş hayatına başlamıştır. Burada çalıştığı ikinci yılın sonrasında (1927 yılında) Ankara Barosu’na başvurunu yapmış, 1928 yılında  serbest avukatlık ruhsatını almıştır. Resmi anlamda Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın avukatı olarak tarihe geçmiştir. İlerleyen yıllarda Ankara Barosu’nda bulunan sicil kaydını İstanbul Barosu’na 1936 yılında nakletmiştir. İlk ruhsat kaydı İstanbul Barosunda görünmekte ve 1379 Baro sicil numarası ile kayıtlı bulunmaktadır. Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra ölene kadar avukatlık yapmıştır. Avukatlık mesleğini icra ederken aynı zamana kadın hakları savunuculuğunu da yürütmüştür.

Süreyya Ağaoğlu’nun Sivil Toplum Çalışmaları

Süreyya Ağaoğlu, Londra’da bulunduğu sürede bir çok inceleme yapmış ve Kadın Hakları üzerinde görüşmeleri ve konuşmaları Colombia Radyosu’nda yayınlanmıştır. İlerleyen yıllarda Amerikan Kadın Hukukçular Birliği‘ne üye olmuş, Türkiye’de yaşanan kadın hakları problemlerine ve bu problemlerin çözümüne yönelik çalışmalar yapçocumıştır.

Türkiye’nin ilk kadın avukatı olarak tarihe geçmesi yanında kadınların sosyal alanda yer alabilmeleri için de mücadele vermiş, kadınların tıpkı erkekler gibi bir restoranda yemek yiyebilmesine Latife Hanım ile birlikte öncülük etmiştir.

Ağaoğlu, Hür Fikirleri Yayma Derneği, Türk-Amerikan Üniversiteler Derneği ve  Süreyya Ağaoğlu Çocuk Dostları Derneği’nin kurucu üyesi olarak çalışmalarda bulunmuştur. 1948 yılında Berlin, Milletlerarası Hukukçular Komisyonu Üyesi olmuştur.

1960 ihtilalinin ardından Yassıada Davaları‘nda babası Ahmet Ağaoğlu‘nun avukatlığını üstlenmiştir.

Avukat Ağaoğlu 176-1978 yılları arasında Türk Hukukçu Kadınlar Derneği başkanlığı yapmış, 1980-1982 döneminde ise derneğin işbirliği içinde olduğu ULUSLARARASI KADIN HUKUKÇULAR FEDERASYONU 2. Başkanı seçilmiştir

Süreyya Ağaoğlu Çocuk Dostları Derneği

1949 yılında Amerika seyahatine gidip döndükten sonra kendi deyimiyle “Taksim parkındaki kimsesiz çocuklar” için Süreyya Ağaoğlu Çocuk Dostları Derneği’ni kurmuştur.

Londra’da Gördüklerim ve Bir Hayat Şöyle Geçti adlı kitapları yazmış ve birçok hukuki makale yazmıştır.

Ağaoğlu, İstanbul’da katıldığı “Kadın Hakları ve Çağdaşlaşma” konulu panelden ayrılırken düşerek beyin kanaması geçirerek yaşamını yitirmiş; ölümü, yaşamı boyunca sürdürdüğü kadın hakları mücadelesinin özeti gibi olmuştur.

Ankara Barosunun Hukuk Gündemi/Atatürk Özel Sayısı 2013/1 sayısında Ağaoğlu’nun yaşamı Av. Soner ALPER ve Av. Gülşah YILDIRIM tarafından detaylıca yazılmıştır.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN VE ANKARA BAROSUNUN İLK KADIN AVUKATI AĞAOĞLU
 

Hakkında hukukbook

Bunu okudunuz mu?

Mülteci Hukukunda Çocukların Statüsü

Mülteci Hukukunda Çocukların Statüsü isimli eser, Gedik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nurşin Küçükyazıcı tarafından yayına hazırlanarak …