Ana Sayfa » Etiket Arşivler: baro

Etiket Arşivler: baro

Avukat Fıkraları

Avukat Fıkraları   Saf Köylü ve Avukat Saf köylünün mahkemede davası varmış. Bir avukat bulup ona vekalet vermiş ama davayı kazanacağından emin değil. Avukata danışmış: – Acaba hakime bir çift kaz yollasam mi? “Kat’iyen” demiş avukat, “İşte o zaman davayı kesin kaybederiz. Rüşvet konusunda en titiz yargıçtır o” Gel zaman git zaman… Dava sonuçlanmış. Bizim saf köylü, kötü savunmaya rağmen davayı kazanmış. Avukat sonuca inanamamış. Bizim saf köylü: Dua et bana, bir çift kaz göndermesem bu davayı kaybedektik. Avukat: Ne diyorsun sen, yargıca kaz m gönderdin? Köylü: Tabii, ama karşı taraf adına. Avukat, duruşmada söz alarak “Sayın mahkeme heyeti” demiş, …

Devamını oku »

Ankara Barosu

Ankara Barosu Türkiye’nin üye sayısı itibarıyla İstanbul Barosu‘ndan sonra ikinci büyük barosudur. Cumhuriyetin kuruluşundan önce Osmanlı İmparatorluğu döneminde kurulmuş olan ilk barolardandır. Başkanı Ramiz  Erinç Sağkan’dır. Ankara Barosu Tarihçesi Türkiye’de ilk baro, 1870 tarihinde kurulan İstanbul Barosu Cemiyeti adı ile kurulan ve 33 avukattan oluşan İstanbul Barosu‘dur.  Baroya kayıtlı avukatlardan sadece beş avukat Osmanlı vatandaşı olup, diğerleri yabancı uyruklu kişilerdir. 1876 yılında çıkarılan “Mehakimi Nizamiye Dava Vekilleri Hakkında Nizamname” avukatlık mesleğine giriş, disiplin, ihraç ve benzeri kuralları düzenlemenin yanı sıra, ilk kez meslek örgütünün kurulmasını da öngörmüştür. Yasa düzeyindeki bu düzenlemenin 30 – 40. maddeleri arasında Dava Vekilleri Cemiyeti ele alınmaktadır. Bu maddelerde, Dava …

Devamını oku »

İstanbul Barosu

Türkiye’de savunma mesleğini düzenleyen ilk yazılı metin, 16 Zilhicce 1292 (13 Ocak 1876) tarihli “Mehakimi Nizamiye Dava Vekilleri Hakkında Nizamname”dir. (1. Tertip Düstur, cilt 3, s.198) Bu nizamnamenin 30. maddesi, dava vekillerinin işlerine bakmak ve Adliye Nezaretiyle bağlılığını sağlamak üzere bugünkü anlamda Baro sayılabilecek bir Cemiyeti Daime kurulmasını öngörmekteydi. 31.maddede de bu cemiyetin birinci reis ve ikinci reisle dört azadan oluşacağı belirtilmiştir. İstanbul’da dava vekilliği yapanlardan (63) kişi; 24 Mart 1294 Rumî (5 Nisan 1878 Miladî) yılı Cuma günü İstanbul’da ilk Genel Kurul toplantısı yapmıştır. Toplantıyı en yaşlı dava vekili Kostaki Sardeneski açmış ve Genel Kurul Cemiyeti Daimelerini seçerek İstanbul Barosu Başkanlığına Alexandre …

Devamını oku »

Türkiye Barolar Birliği

Türkiye Barolar Birliği, bütün baroların katılımıyla oluşan, kamu kurumu niteliğinde, tüzel kişiliği haiz bir üst meslek kuruluşudur. Birlik, avukatlık mesleğinin hak ettiği yere ulaşması için baroların ve baro mensuplarının, uzun yıllar özveriyle sürdürdükleri çalışmalar sonucunda, Türk hukuk sistemi içinde bugünkü yerini almıştır. Türkiye Barolar Birliği, yasaların bir meslek kuruluşu olarak kendisine yüklediği görevlerinin yanında, toplumun hukuki sorunlarıyla ilgili görüş ve önerileriyle de Türk Hukuk Sisteminin gelişmesine katkı sağlamaktadır. Bünyesinde oluşturduğu alt komisyonlarda; yasal düzenlemelerle ilgili çalışma yapmakta, özellikle demokrasi ve insan hakları adına uygulamada ortaya çıkan aksamalara karşı sorumluluk bilinciyle etkin bir biçimde mücadele vermektedir. Baroların güçlendirilmesi ve savunma mesleğinin gelişmesi …

Devamını oku »

Muhamat Kanunu 

Muhamat Kanunu ile, Avukatların meslek örgütü niteliğindeki Baro ilk kez 1924 yılında kurulmuştur. Ancak anılan kanunun kabulü ve baroların kurulmasından önce de avukatlar “Dava Vekilleri Cemiyeti” adı altında örgütlenmişlerdir. Muhamat Kanunu, Kanun No: 460, Kabul Tarihi : 3 Nisan 1340 (1924) Madde 1 — Bilûmum mesaili hukukiyede eshabı müracaata şifahi veya tahriri itayı rey ve müsted’ayat ve levayih ve her nevi evrakı tanzim ve ahkemeler ve hakemler ve bilcümle daire ve meclisler huzurunda eşhası hakikiye ve hükmiyeye alt hukuku bilvekâle takip ve dâva ve müdafaa etmeği meslek ittihaz edenlere mahami denir. Madde 2 — Mahami olabilmek için:  1— Türkiyeli olmak, 2— Cinayet veya muhilli namus ve haysiyet bir cünha ile mahkûm veya sui şöhretle maruf ve müştehir olmamış bulunmak, 3— Türkiye Darülfünunu Hukuk Medresesinden mezun olmak veyahut ecnebi bir hukuk medresesinden mezuniyet rüusunu …

Devamını oku »