Yeni
Ana Sayfa » Etiket Arşivler: Savaş Hukuku

Etiket Arşivler: Savaş Hukuku

21 Aralık / Hukuk Takvimi

21 Aralık / Hukuk Takvimi 1867 Avusturya’da Devlet Danışma Meclisinde temsil edilen krallıklar ve eyaletlerdeki vatandaşların genel hakları hakkında 21 Aralık 1867 tarih ve RGBI 142 sayılı Temel Kanun kabul edildi 1876 Mithat Paşa ikinci kez getirildiği Danıştay(Şuray-ı Devlet) başkanlığından ayrıldı 1904 Uluslararası Savaş ve Çatışma Hukukunun önemli metinlerinden Savaşta Hastane Gemilerinin Devlet Yararına konulmuş Bütün Vergi ve Harçlardan Muaf Tutulmasına dair La Haye Sözleşmesi kabul edildi 1918 Osmanlı Padişahı Vahdettin, Meclis-i Mebûsan’ı feshetti.Yeni seçimler yapıldıktan sonra açılan meclis 11 Nisan 1920’de resmen kapatıldı 1937 Amerikalı avukat, siyasetçi ve Nobel Barış Ödülü sahibi Frank B. Kellogg yaşamını yitirdi. (Doğumu: 21 Aralık 1856) …

Devamını oku »

Silahlı Çatışma ve Savaş Hukuku

Silahlı Çatışma ve Savaş Hukuku, savaşan tarafların uyması gereken kuralların uluslararası hukuk ve uluslararası toplum tarafından belirlenmesi ile oluşmuştur. Silahlı Çatışma ve Savaş Hukuku, uyuşmazlıkları çözmeyi ya da savaşı önlemeyi hedeflememekte, dünyanın gerçeği olan silahlı çatışma halinde insani dramları azaltmayı, çatışmadan kaynaklı acıları azaltmayı, sivilleri ve asgari insan hakları standartlarını korumayı amaçlamaktadır. Nihai hedef, savaşın ve silahlı çatışmaların insanlığın üzerindeki yıkıcı etkilerini yok etmek, yok etmek mümkün değilse azaltmak ve barışçıl çözümler aramaktır. Savaş Hukukunun konusu, savaş ilanı, savaş esirlerine ilişkin davranışlar, ayrımcılık ve savaşın gerekçesi ile orantılı silah ve şiddet kullanımını içermektedir. Kitle imha silahlarının kullanımı ve gereksiz şiddet …

Devamını oku »

Silahlı Bir Çatışma Halinde Kültür Mallarının Korunmasına Dair Sözleşme

Silahlı Bir Çatışma Halinde Kültür Mallarının Korunmasına Dair Sözleşme, 14 Mayıs 1954 tarihinde La Haye’de imzalanmıştır. Sözleşmenin kabulüne dair 563 sayılı kanun ile; «Silâhlı bir çatışma halinde kültür mallarının korunmasına dair olan Sözleşmenin tatbikatına ait Tüzük», «Silâhlı bir çatışma halinde kültür mallarının korunmasına dair Protokol» ve kararlara Türkiye Cumhuriyetinin katılması uygun bulunmuş, 2 Nisan 1965’te TBMM’de kabul edilmiş ve Resmi Gazete’nin 10 Nisan 1965 tarihli sayısında yayınlanmıştır. SİLAHLI BİR ÇATIŞMA HALİNDE KÜLTÜR MALLARININ KORUNMASINA DAİR SÖZLEŞME Yüksek Akit Taraflar, Kültür mallarının son harpler sırasında önemli zararlar gördüğünü, savaş tekniğindeki gelişmeler sebebiyle de gittikçe artan tahrip tehlikesine maruz bulunduğunu müşahede etmiş, …

Devamını oku »

Savaş Suçları ve İnsanlığa Karşı Suçlar Bakımından Kanuni Sınırlamaların Uygulanmayacağına Dair Sözleşme

Savaş Suçları ve İnsanlığa Karşı Suçlar Bakımından Kanuni Sınırlamaların Uygulanmayacağına Dair Sözleşme, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 26 Kasım 1968 tarihli ve 2391 (XXIII) sayılı Kararıyla kabul edilerek imzaya, onaya ve katılmaya açılmış; 11 Kasım 1970 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Savaş Suçları Ve İnsanlığa Karşı Suçlar Bakımından Kanuni Sınırlamaların Uygulanmayacağına Dair Sözleşme BAŞLANGIÇ Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun, savaş suçlularının iadesi ve cezalandırılmaları hakkında 13 Şubat 1946 tarihli ve 3(I) sayılı ile 31 Ekim 1947 tarihli ve 170(II) sayılı kararlarını, Nuremberg Uluslararası Askeri Mahkemesi Şartı ile tanınmış uluslararası hukuk prensiplerini teyit eden 11 Aralık 1946 tarihli ve 95(I) sayılı …

Devamını oku »

Çocukların Silahlı Çatışmalara Dâhil Olmaları Konusundaki İhtiyari Protokol

Çocukların Silahlı Çatışmalara Dâhil Olmaları Konusundaki İhtiyari Protokol (Optional Protocol to the Convention on the Rights of the Child on the involvement of children in armed conflict), Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek olarak Milletler Genel Kurulu’nun 25 Mayıs 2000 tarih ve A/RES/54/263 sayılı kararıyla kabul edilerek imzaya ve onay açılmış, 12 Şubat 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye, Protokol’ü Bakanlar Kurulu kararıyla 8 Eylül 2000 tarihinde imzalamış ve Protokol hükümlerinin sadece  Türkiye’nin tanıdığı ve diplomatik ilişki kurduğu devletlere karşı uygulanacağını deklare etmiş; Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ne koymuş olduğu şerhin geçerliliğini tekrarlamıştır. Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek Çocukların Silahlı Çatışmalara Dâhil Olmaları …

Devamını oku »

Harp Zamanında Sivillerin Korunmasına İlişkin Cenevre Sözleşmesi – 1949

Harp Zamanında Sivillerin Korunmasına İlişkin Cenevre Sözleşmesi(Convention (IV) relative to the Protection of Civilian Persons in Time of War), 12 Ağustos 1949 tarihinde Cenevre’de imzalanmıştır. HARP ZAMANINDA SİVİLLERİN KORUNMASINA İLİŞKİN CENEVRE SÖZLEŞMESİ Sivil şahısların harp zamanlarında himayesi için bir Sözleşme tanzim etmek üzere 21 NİSAN 1949 dan 12 AĞUSTOS 1949’a kadar Cenevre’de toplanmış olan diplomatik konferansta temsil edilen hükûmetlerin aşağıda imzaları bulunan salâhiyetli murahhasları âtideki hususlarda mutabık kalmışlardır: BAP – I UMUMI HÜKÜMLER Sözleşmeye Sadakat Madde – 1 Yüksek Akid Taraflar işbu Sözleşmeye bütün ahvalde riayet etmeyi ve ettirmeyi taahhüt ederler. Sözleşmenin Tatbikatı Madde – 2 İşbu Sözleşme, daha sulh …

Devamını oku »

Silahlı Çatışma Dönemlerine İlişkin Dünya Tabipler Birliği Kuralları

Çatışma Dönemlerine İlişkin Dünya Tabipler Birliği Kuralları, Küba’nın başkenti Havana’da 1956 yılı ekim aynda düzenlenen 10’uncu Dünya Tabipler Birliği Kurultayı’nda kabul edilmiştir. Belirlenen kurallar, 1957 yılında İstanbul’da düzenlenen 11’inci Dünya Hekimlik Kurultayı’nda ve 1983 yılında Venedik’te düzenlenen 35’inci Dünya Hekimler Kurultayı’nda güncellenmiştir. Silahlı Çatışma Dönemlerine İlişkin Dünya Tabipler Birliği Kuralları Silahlı Çatışma Dönemlerine İlişkin Yönerge: 1- Silahlı çatışma dönemlerinde tıp ahlakı, Dünya Hekimler Birliği’nin Uluslararası Tıp Ahlakı Yasası‘nda saptandığı gibi, barış dönemlerinden farklı değildir. Hekimin birincil yükümlülüğü mesleki görevidir. Mesleki görevini yürütürken hekimin en başta gelen yol göstericisi vicdanıdır. 2– Tıp mesleğinde birinci görev sağlığı korumak ve yaşamı sürdürmektir. Bu …

Devamını oku »

Ottawa Sözleşmesi

Ottawa Sözleşmesi (Anti-Personel Mayınların Kullanımının, Depolanmasının, Üretiminin ve Devredilmesinin Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşme)” Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilerek 4 Aralık 1997 tarihinde Kanada’nın Ottawa’da kentinde imzaya açılmış ve 1 Mart 1999 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 2002 yılı Aralık ayında, BM Konvansiyonel Silahlar Sözleşmesi´ne dair bir Çalışma Grubu kurulmuş ve patlamayan teçhizatın neden olduğu ölüm ve yaralanmaları durdurmayı amaçlayan tedbirler, tespit etmekle görevlendirilmiş, bu çalışmalar sonucunda sözleşme hazırlanarak imzaya açılmıştır. Ottawa Antlaşması 131 ülke tarafından onaylanmış ve 146 ülke tarafından imzalanmıştır. Türkiye’nin de imzaladığı bu sözleşmeye ABD taraf değildir. Türkiye Bakanlar Kurulunun 28 Mart 2003 tarihli kararı ile sözleşmeye katılmaya karar vermiş, …

Devamını oku »

Russell-Einstein Manifestosu

Russell-Einstein Manifestosu, Bertrand Arthur William Russelll tarafından, 9 Temmuz 1955 tarihinde, Londra’da okunmuştur. Bildiri, “Franck Bildirisi” olarak da bilinmektedir. Franck Bildirisi, nükleer silahların dünya için büyük bir tehlike olduğunu Amerika Birleşik Devletleri ve SSCB’ye anlatmak amacıyla ilan edilmiş ancak etkisi sınırlı kalmıştır. Manifesto; ölümünden kısa bir süre önce imza koyan Albert Einstein’ın yanı sıra, Max Doğdu, Percy W. Bridgman, Leopold Infeld, Frédéric Joliot-Curie, Hermann J. Muller, Linus Pauling, Cecil F. Powell, Joseph Rotblat ve Hideki Yukava dahil olmak üzere, çoğunluğu Nobel ödüllü bilim insanları tarafından deklare edilmiştir. Bertrand Russell ve Albert Einstein liderliğindeki önde gelen aydınların yayınladığı bildirinin bir benzeri …

Devamını oku »

Saldırının Tarifi Üzerine Birleşmiş Milletler Kararı

Saldırının(Tecavüz) Tarifi Üzerine Birleşmiş Milletler Kararı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 14 Aralık 1974 yılında yapmış olduğu toplantıda ilan edilmiştir. Kararın Türkçeye tercümesi BM Enformasyon Merkezi UNIC tarafından 2002 yılında yapılmıştır. Kavramın tanımlanmasında, Birleşmiş Milletler Antlaşması‘na özellikle ve sıklıkla atıf yapılmıştır. Saldırı’nın (Tecavüzün) Tanımı : Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 3814 (XXIX) Sayılı ve 1974 Tarihli Kararı Genel Kurul, saldırının (tecavüzün) aşağıdaki tanımını kabul eder: Madde 1 Saldırı, bir Devletin diğer bir Devletin egemenliğine, ülke bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı veya işbu Tanımda belirtildiği üzere, Birleşmiş Milletler Andlaşması ile bağdaşmayan diğer herhangi bir tarzda silahlı kuvvet kullanılmasıdır. Açıklayıcı not: Bu Tanımda, “Devlet” …

Devamını oku »

Savaşa Hayır

Savaş Koalisyonuna Karşı Sosyalistlerin Manifestosu Rus hükümeti barış ve istikrar vaatlerine ihanet ederek ülkeyi savaşa ve ekonomik felakete sürükledi. Tarihteki herhangi bir savaş gibi, bu da hepimizi kutuplara ayırıyor: Savaştan yana ve savaşa karşı olanlar. Kremlin propagandası, bizi ulusun hükümetin arkasında toplandığına ve barış isteyenlerin acınası dönekler, Batı yanlısı liberaller ve düşmanın paralı askerleri olduğuna ikna etmeye çalışıyor. Bu savunulamaz bir yalandır. Bu kez Kremlin’deki ihtiyarlar azınlıkta. Rusların büyük bölümü, hala Rus hükümetine inananlar bile bir kardeş savaşı istemiyor. Rusya’nın propagandacılarının çizdiği dünyanın gözleri önünde nasıl parçalandığını görmemek için ellerinden geldiğince gözlerini kapatıyorlar. Birçoğu hala bunun bir savaş, saldırgan bir …

Devamını oku »

Kellogg-Briand Paktı – Harbin Millî Siyaset Aleti Olarak Kullanılmaması Hakkında Umumi Muahede

Kellogg-Briand Paktı ya da Harbin Millî Siyaset Aleti Olarak Kullanılmaması Hakkında Umumi Muahede, 27 ağustos 1928 tarihinde Paris’te imzalanmıştır. Sözleşme, savaşın ulusal politika olarak kullanılmasını yasaklamaktadır. Antlaşmanın imzalanmasında önemli çabaları olması nedeniyle, ABD Dışişleri Bakanı Frank B. Kellogg ve Fransa Dışişleri Bakanı Aristide Briand’ın isimleri ile anılmakta ve sözleşmeye “Kellogg-Briand Paktı” adı verilmektedir. Antlaşmaya göre taraflar aralarındaki sorunları barışçıl yollardan çözeceklerini ve çözülmezse Milletler Cemiyeti’nin hakemliğini kabul edeceklerini kabul etmişlerdir. Kellogg-Briand Paktı; Avustralya, Belçika, Kanada, Çekoslovakya, Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, Britanya Hindistan’ı, Özgür İrlanda Devleti, İtalya Krallığı, Japon İmparatorluğu, Yeni Zelanda, Polonya, Güney Afrika Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından …

Devamını oku »

22 Ağustos – Hukuk Takvimi

22 Ağustos – Hukuk Takvimi 1791  Haiti’de köleler ilk defa ayaklandı.  1812  Ürdün’deki arkeolojik sit alanı Petra keşfedildi. 1864 İsviçre‘nin Cenevre şehrinde 12 devlet, ilk Cenevre Konvansiyonu‘nu imzaladı. Uluslararası Kızılhaç‘ın oluşturulmasına karar verildi. Birinci Cenevre Sözleşmesi, harp halindeki silahlı kuvvetlerin, hasta ve yaralılarının vaziyetlerinin ıslahına ilişkin sözleşmedir. Cenevre Konvansiyonu, uluslararası hukukta insan hakları üzerine yapılmış ilk önemli sözleşmelerdendir. Modern Uluslararası hukukun önemli konularından biri olan Savaş Hukukuna dair ilk adımlardan biri 22 Ağustos 1864 tarihinde 16 Avrupa devleti tarafından Cenevre’de imzalanan ‘Kara Ordularına Mensup Yaralı ve Hastaların Durumlarının İyileştirilmesine İlişkin Sözleşme ile atılmıştır.  1868 Savaş yöntem ve araçlarını ilk defa düzenleyen 22 Ağustos 1868 tarihli Saint-Petersburg Sözleşmesi …

Devamını oku »

Şair Ataol Behramoğlu’ndan Vladimir Putin’e Savaşı Durdurma Çağrısı

Şair Ataol Behramoğlu, Hukuk Fakültesi mezunu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Vladimiroviç Putin’e açık bir mektup yazarak, Ukrayna ile devam eden savaşa son verilmesi çağrısı yaptı. Behramoğlu mektubunda, “Hiçbir vicdan sahibi, akıldan ve sağduyudan yoksun olmayan kişi, bunca acıya yol açan bu müdahaleyi doğru bulamaz, onaylayamaz.” dedi ve Rusya’nın büyük-hümanist edebiyatına, sanatına, kültürüne, Dostoyevski’ye ve Tolstoy’a atıf yaptı.  Vladimir Putin’e Açık Mektup  Sayın Vladimir Vladimiroviç Putin, Rusya Devlet Başkanı, 2007 yılında Moskova-Kremlin’de Puşkin Madalyası törenindeki karşılaşmamızı bilmem hatırlar mısınız? Törenden önceki yemek henüz başlamamışken, büyük salonun ortasındaki masanıza gelmiş, Puşkin madalyasına değer görülen Türk şairi olarak kendimi tanıtmış, adınıza imzaladığım Puşkin’den …

Devamını oku »