Yeni
Ana Sayfa » Hukukbook » Timur Demirbaş

Timur Demirbaş

Timur Demirbaş, 1954 yılında Nevşehir’de doğmuştur. 1972’de Niğde Lisesi’ni ve 1976’da İstanbul Hukuk Fakültesini tamamlamıştır. 1977 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Prof. Dr. Sahir Erman’ın kürsüsünde Ceza Hukuku Asistanı olarak göreve başlamış, 1983 yılında doktorasını tamamlamıştır.
Timur Demirbaş, 1983-1984 yılları arasında Milli Savunma Bakanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesinde yedek subay olarak askerlik hizmetini tamamlamıştır. 1986 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne Yardımcı Doçent olarak atanmıştır. Aynı yıl rotasyonla Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesinde görev yapmıştır. 1991 yılında Doçent, 1997 yılında Profesör olmuş, 2002 yılında da emekli olmuştur. 2002-2010 Ekim ayından itibaren Bahçeşehir Üniversitesi ve 2010’dan itibaren de İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Öğretim Üyesi olarak görev yapmıştır.  2003-2010 yıllarında Bilgi Üniversitesinde, 2010-2014 yıllarında İstanbul Kültür Üniversitesinde kısmi statüde dersler vermiştir. Halen Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tam zamanlı öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
Türk Ceza Hukuku Derneği üyesi ve Umut Vakfı Yönetim Kurulu üyesidir.
Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku, İnfaz Hukuku ve Kriminoloji konularında yayımlanmış on kitabı ve çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Muhtelif tarihlerde DAAD ve Humboldt burslarıyla Federal Almanya’da araştırmalarda bulunmuştur.
Timur Demirbaş, Ceza İnfaz Kanunu Tasarısı Komisyon Üyeliği ve İzmir Cezaevleri İzleme Kurulu Üyeliği yapmıştır. 1987 yılından beri İzmir Barosuna kayıtlı olup, evli ve iki çocuk babasıdır.
Profesör doktor Timur Demirbaş’ın Yayınlanmış Eserleri
Ceza Kanunları
Ceza Hukuku Pratik Çalışmalar
Ceza Hukuku Seti
İşkence Suçu

“İşkence Suçu” isimli bu çalışma, Timur Demirbaş’ın 1992 yılında yayımlanan “Türk Ceza Hukukunda işkence Suçu” isimli kitabının 24 yıl sonra AİHM ve Yargıtay kararlan ile zenginleştirilerek güncellenmiş yeni basısıdır.

Türkiye, 1980’li yılların sonundan itibaren işkenceye karşı mücadele konusunda etkin adımlar atmaya başlamış ve AİHS’nin denetim sürecine bireysel başvuru hakkını 1987de, AİHM’nin zorunlu yargı yetkisini ise 1990da kabul etmiştir. Türkiye, BM ve Avrupa işkencenin Önlenmesi Sözleşmelerine de taraf olmuş ve Avrupa işkencenin Önlemesi Sözleşmesi’nin denetim organı işkencenin Önlenmesi Komitesi ile de yapıcı işbirliği içerisinde olmuştur.

1992 yılında 3842 sayılı kanunla CMUK’da yapılan reform niteliğinde değişiklikler ve 1 Haziran 2005’de yürürlüğe giren CMK’da bu değişikliklerin kapsamının genişletilmesi, Türkiye’de işkencenin azalmasında önemli sonuçlar doğurmuştur.

AİHS m.3 deki işkence yasağı, herhangi bir sınırlama nedenine bağlı olmayan AİHS’nin tek hükmüdür. AİHS m. 15/2’ye göre bu yasağın, savaş ve benzeri olağanüstü durumlarda bile askıya alınabilmesi söz konusu değildir.

Kitap üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde; işkence suçu kavramı, amacı, tarihi gelişimi, uluslararası belgelerdeki yeri ve AİHS m.3; ikinci bölümde, Türk ceza hukukunda işkence suçu ve Üçüncü bölümde ise; işkence yolu ile elde edilen delilin ceza muhakemesi hukukundaki değeri incelenmiştir.

Kitabın Konu Başlıkları

İşkence Suçu Kavramı –Amacı – Tarihi Gelişimi – Uluslararası Belgelerdeki Yeri ve AİHS M.3
Türk Ceza Hukukunda İşkence Suçu
İşkence Yolu İle Elde Edilen Delilin Ceza Muhakemesi Hukukundaki Değeri
Şematik Ceza Hukuku Genel Hükümler
Ceza Hukuku Genel Hükümler
Haksız Tahrik

Heyecan (affekt) denilen “öfke ve elem” gibi hallerin ceza hukuku uygulamasında önemi büyüktür. Bu sebeple, insan davranışlarının yegane kaynağı olan insan ruhunu ceza kanunları dikkate almışlardır. Gerçekten de, geçici(arızî) nedenin isnat yeteneğini tamamen veya kısmen kaldırması, hukuka uygunluk nedenlerinde sınırın aşılması ve haksız tahrik gibi haller, failin içerisinde bulunduğu ruhi durum ve dolayısıyla heyecanla ilgilidirler. Haksız tahriki diğer heyecan hallerinden ayıran nokta, faili öfke ve elem şeklindeki bu duruma mağdurun haksız bir davranışının sürüklemiş olmasıdır. Böyle bir durumda, failin normal bir kimse gibi, iradesine hakim olması beklenemez. Nitekim, Carpzow, “mucize yaratmak ne kadar zorsa, hiddete hakim olmakta o kadar zordur” şeklinde, bunu ifade etmiştir.

Bu kitap, Prof.Dr. Timur Demirbaş’ın “Türk Ceza Kanununda özel haksız tahrik halleri” konulu 1983 yılında savunulup, 1985 yılında yayımlanan doktora tezinin aradan 30 yıl geçtikten sonra 5237 sayılı TCK’ya göre güncellenerek yeniden yayınlanmış halidir.

Çalışmada, “haksız tahrik kavramı, tanımı ve tarihi gelişimi”, “haksız tahrikin psikolojik ve hukuki esası”, “karşılaştırmalı hukukta haksız tahrik”, “haksız tahrikin şartları” , “haksız tahrikin derecesi”, “haksız tahrikin diğer hallerle bir arada bulunabilmesi” “askeri ceza kanununda haksız tahrik” ve “özel haksız tahrik halleri” incelenmiştir. Ayrıca metin içerisinde önemli Yargıtay kararlarına yer verildiği gibi, önemli bazı kararlar da, kitabın arkasına konulmuştur.

Konu Başlıkları
Haksız Tahrik Kavramı Ve Tanımı – Tarihi Gelişim
Haksız Tahrikin Psikolojik Ve Hukuki Esası
Karşılaştırmalı Hukukta Haksız Tahrik
Haksız Tahrik
Türk Ceza Kanununda Ve Askeri Ceza Kanununda Özel Haksız Tahrik Halleri
Kriminoloji

İnsanlar tarihin her döneminde suça karşı ilgi göstermişlerdir. Bu ilgi, duruma göre korku, intikam, merhamet veya destek şeklinde duygular olarak ortaya çıkmıştır. Bu açıdan, suçu bütün yönleriyle inceleyen bir bilim dalı olması nedeniyle kriminolojinin önemi büyüktür.

Kriminolojinin görevi, suçun, suçluluğun, suçlunun, suçlu topluluğunun, mağdurun ve sosyal kontrol organlarının araştırılmasıdır. Kriminoloji bu amaçla, yetişkin suçluluğu, genç suçluluğu ve sosyal sapmanın kapsamı, yapısı, görünüş şekilleri, gelişimi ve dağılımının araştırılması istikametlerini takip eder (suç fenolojisi); yetişkin suçluluğu, genç suçluluğu ile sosyal sapmanın nedenlerini teorik ve deneysel olarak araştırır (suç etolojisi). Kriminolojinin temel görevi ise, yetişkin suçluluğu, genç suçluluğu ile sosyal sapmanın önlenmesi ve kontrolünün geliştirilmesidir (suç profilaksisi). Kriminolojinin bu görevi yerine getirebilmesi için, bilgi sahibi olması, bu bilgilerin bir araya getirilmesi ve araştırma yapması gerekir.

Kriminolojik araştırmaların konusu, suç olsun veya olmasın göze çarpan bütün olumsuz sosyal davranışlardır. Bu yüzden, konu alanına sadece suçlar değil, uyuşturucu ve alkol kullanımı, işsizlik, konutsuzluk, intihar ve fahişelik gibi önemli olan sosyal sorunlar da girer. Suç mağduru öğretisi (viktimotoji) de, kriminolojinin konusuna dahildir.

Konu Başlıkları
Kriminoloji Kavramı, Tanımı, Konusu, Görevi, Diğer Bilimlerle İlişkisi ve Tarihi Gelişimi
Kriminolojide Araştırma Yöntemleri ve Bilinmeyen Suçluluk
Kriminolojinin Ana Yönleri (Suçun Nedenleri – Suç Etolojisi)
Suçun Ortaya Çıkışı (Suç Fenolojisi)
Sosyalleşme Usulünde Sosyal Temsil Vasıtalarının Etkileri, Toplumsal Gelişim ve Suçluluk
İkamet Çevresi ve Suçluluk
Suçlar ve Failleri
Bağımlılık Maddeleri Suçluluğu
Bireysel Silahlanma ve Suç
Faillik Grupları
Suça Birlikte Sebep Olma Usulünde Mağdur (Viktimoloji)
Suçun Tahmini ve Önlenmesi
Şüphelinin İfadesinin Alınması

Kitabın 2012 yılı başında yayımlanan 3.baskısından itibaren geçen üç yıllık süreçte ceza adalet sistemine ilişkin kanunlarda ve özellikle CMK’da önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler ceza adalet sistemini kökten değiştirmektedir.

Bu değişiklikler ışığında Timur Demirbaş tarafından hazırlanan kitap üç kısımdan oluşmaktadır: ilk kısımda, soruşturma evresi, şüpheli ve ifade alma kavramları ile ifade almanın tarihi gelişimi, şüphelinin delil fonksiyonu ve şüphelinin ifadesinin alınmasındaki esasları; ikinci kısımda, şüphelinin ifadesinin alınması, ifade alma psikolojisi ve ifade alma teknik ve taktiği; üçüncü kısımda ise, ifade alma kurallarına aykırılık halinde, alınan ifadelerin hukuki değerini, yani delil yasakları incelenmiştir.

Timur Demirbaş’ın Kriminoloji İsimli Eserinin Konu Başlıkları
Soruşturma Evresi, Şüpheli ve İfade Alma Kavramları ile İfade Almanın Tarihi Gelişimi
Şüphelinin Delil Fonksiyonu ve Şüphelinin İfadesinin Alınmasındaki Esaslar
Şüphelinin İfadesinin Alınması
İfade Psikolojisi
İfade Alma Teknik ve Taktiği
İfadenin Değerlendirilmesi
Delil Yasakları (İfade Alma Kurallarına Aykırılık Halinde Alınan İfadelerin Hukuki Değeri)
Türk Ceza Kanunu
İçtihatlı Ceza Kanunları

Bunu okudunuz mu?

Dünya Yerli Halklar Günü

Dünya Yerli Halklar Günü, 1982 yılında Cenevre’de toplanan Birleşmiş Milletler Yerli Halklar Çalışma Grubu tarafından …