Yeni
Ana Sayfa » Hukukbook » Türkiye – Bulgaristan Suçluların İadesi Anlaşması -1930

Türkiye – Bulgaristan Suçluların İadesi Anlaşması -1930

Türkiye – Bulgaristan Suçluların İadesi Anlaşması, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bulgar Krallığı Hükümeti arasında aktolunan iadei mücrimin mukavelenamesine dair kanun” adıyla 26 Mayıs 1930 tarihinde mecliste kabul edilmiş ve 9 Haziran 1930 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Türkiye – Bulgaristan Suçluların İadesi Anlaşması -1930

Kanun N°: 1649
Kabul tarihi: 26/5/1930

1 — Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bulgar Krallığı Hükümeti arasında Ankarada 23 kânunuevvel 1929 tarihinde imza edilmiş olan iadei mücrimin mukavelenamesi tasdik edilmiştir.

2 — Bu Kanun neşri tarihinden muteberdir.

3 — Bu Kanunun ahkâmını icraya Hariciye Vekili memurdur. Türkiye ile Bulgaristan arasında iadei mücrimin mukavelenamesi

Bir taraftan:
Türkiye Reisicumhuru Hazretleri,
Diğer taraftan:
Haşmetlü Bulgarlar Kralı Hazretleri,
Suçluların iadesini tanzim için bir Mukavelename akdi arzusunda bulunduklarından:
Türkiye Reisicumhuru Hazretleri, Sabık Hariciye Müsteşarı ve Tokat Meb’usu Al i Şevki Beyfendiyi,
Haşmetlü Bulgarlar Kralı Hazretleri, Bulgaristanın Ankar a orta Elçisi Müsyü Theodor Pavlof’u,

Mütekabilen murahhas tayin buyurmuşlar ve müşarünileyh murahhaslar bu baptaki mezuniyeti kâmile vesikalarını yekdiğerine tebliğ ettikten sonra usul ve kaidesine muvafık bulmalarile] atideki ahkâmı kararlaştırmışlardır:

Madde 1

Akitler işbu mukavelename ahkâmı mucibince ve kendi tebaaları müstesna olmak üzere, yekdiğeri devairi adliyesince takip olunan veya mahkûm edilen ve diğerin anrzisi üzerinde bulunan eşhası mütekabilen yekdiğerine teslim etmeği taahhüt ederler.

İadei mücrimin, ancak, iade kendisinden talep olunan Devletin arazisi haricinde irtikâp olunmuş bir suçtan dolayı takibat icrası veya mahkûmiyet hallerinde vaki olur.

Madde 2

Aleyhinde takibat icra olunan bir şahıs talep olunduğu takdirde iade ancak cürüm olarak affolunan fiil her iki memleketin kanunlarına göre en aşağı bir sene hapis veya daha ağır bir cezayı istilzam ettiği ahvalde vaki olur.

Kat’ileşen bir hükmün icrası için iade talebinde bulunulursa iade ancak suçlu her iki memleketin kanunlarına göre en az bir sene hapis veya daha ağır bir cezayı istilzam edebilen bir fiil için altı aydan ziyade hapis cezasına kafiyen mahkûm olmuş ise vaki olur.

Madde 3

İadei mücrimin kezalik her ne şekil ve mahiyette olursa olsun teşebbüs veya iştirak hallerinde de bu teşebbüs veya iştirak talip olan devletle iade kendisinden talep olunan devletin kanunlarına göre, ikinci madde ahkâmına tevfikan, cezalandırıldığı takdirde vaki olur.

Madde 4

Aşağıdaki hallerde iadei mücrimin talebi kabul olunmaz..

A) Siyasî suçlar ve onlara murtabıt fiiller için; Devlet reisinin şahsına, ailesi azasına, Veya Hükümet Reisine karşı vaki olan sui kast katil veya buna teşebbüsü yahut iştiraki mutazammın olduğu takdirde siyasî suç veya böyle bir suça murtabıt fiil addedilemez

B ) Askerî suçlar ve ona murtabıt fiiller için,

C ) Matbuat suçları için,

D ) Münhasıran mutazarrır olan tarafın şikâyeti üzerine tak ip edilen ve takibat işbu tarafın feragat etmesile tevkif edilebilecek olan suçlar için,

E ) Talep edilen şahıs iadeyi isteyen devletçe, kendi kanunlarile, iade kendisinden talep olunan devletin veya suç toprağı üzerinde irtikâp edilmiş bulunan devletin kanunlarına nazaran müruru zamana uğramış yahut sakıt olmuş bir suçtan dolayı takip edilmekte ise;

F ) Talep edilen şahıs iade kendisinden istenilen memlekette ayni fiilden dolayı takip edilmekte ise, keza orada sureti kat’iyede dava harici görülmüş, mahkûm edilmiş, affe mazhar olmuş veya beraat kazanmış ise;

G ) İade kendisinden talep olunan devletin daireleri, işbu devletin kanunları mucibince suç hakkında hüküm vermeğe salâhiyettar bulunuyorlar ise;

H ) Fiil – üçüncü bir devletin arazisinde irtikâp edilmiş olupta iade kendisinden istenilen tarafın kanunları ecnebi memlekette irtikâp edilmiş böyle bir fiilin takibini kabul etmez
ise.

Madde 5

İadei mücrimin talebi daima diplomasi tarikile yapılmak lâzımdır.

Madde 6

İşbu mukavele esasına tevfikan iade talebini redde mahal olup olmadığı hususunda karar ittihazı hakkı münhasıran iade kendisinden talep olunan devlete aittir.

İade talebinin tetkikinde takip olunacak usul her ne olursa olsun, siyasî bir suçtan dolayı iade talebinin reddine, ancak iade kendisinden istenilen devletçe tayin edilmiş salâhiyettar mahkeme tarafından hükmolunacağı hususunda akitler mutabık kalmışlardır.

Madde 7

1 – İade talebile birlikte ya bir mahkeme hükmü ya bir yakalama kararı, ittiham kararı, kat’î bir istintak kararnamesi, gayri muvakkat tevkif müzekkeresi veya ayni kuvveti haiz diğer bir adlî varaka ibraz olunacak ve bunlarda cürüm olarak affolunan fiilin mahiyeti, ağırlığı, vasfı ve talip olan memlekette mer’î ve mevzuubâhis suç için kabili tatbik bulunan kanunun metni ve işbu suçun istilzam ettiği ceza işaret edilecektir.

2-Mülkiyet aleyhine suç mevzuubâhis olduğu takdirde hakikaten vaki olan veya ikama tesaddi edilen zararın, daima takribi baliği bildirilecektir.

3 – İade talepnamesine talep edilen şahsın mümkün mertebe eşkâli veya hüviyetini tayine medar olabilecek diğer malûmat ilâve edilecektir.

4 – Gönderilecek evrak talip olan devletin kanunlarile tayin olunan şekilde tanzim edilecek ve bunların aslı veya işbu devletin mahkemesi yahut sair herhangi salâhiyettar bir dairesi tarafından tasdik olunmuş sureti gönderilecektir. İşbu evraka, iade kendisinden talep olunan devletin lisanında muharrer ve talip devletin diplomasi memuru veya iade talep olunan devletin yeminli bir tercümanı tarafından tasdik edilmiş bir tercüme raptolunacaktır.

5 – Şurası mukarrerdir ki, mücrimin iadesi kendisinden talep olunan devlet yukarıda taahhüt edilen evrakı alır almaz iade talebi vehleten gayri kabili kabul görülmiyorsa işbu talep hakkındaki karar mahfuz kalmak şartile, makamatı aidesi, firar ihtimalinin önünü almak üzer t maznunun tevkifine tevessül edeceklerdir.

6 – Takibatın mevzuunu teşkil eden suçun işbu mukavelenamede derpiş olunan ahval meyanına dahil olup olmadığı mes’elesinde şüphe husulü takdirinde talip hükümetten izahat istenilecek ve verilen izahat bu şüpheleri izale edecek mahiyette bulunmadıkça iadeye muvafakat edilmeyecektir. İstizah talebi iade talebinde bulunan devletin siyasî mümessiline irsal edildiği günden itibaren iki ay zarfında iade kendisinden istenilen devlete izahat verilmemiş ise tevkif olunan şahıs tahliye edilebilir.

Madde 8

Muvakkat tevkif yalnız yedinci maddede zikrolunan vesaikten birinin ibrazı ile değil, iade talep olunan memleketin hariciye dairesine diplomasi tarikile verilmiş olmak şartile müstacel ahvalde, gayri muvakkat bir tevkif müzekkeresinin vücudunu müş’ir olarak posta veya telgrafla irsal olunacak her nevi ihbar üzerine de vaki olacaktır. Bununla beraber iade kendisinden talep olunan hükümet yevmi tevkifinden itibaren bir ay zarfında yedinci maddede zikrolunan vesikalardan birini diploması vasıtasile almadığı takdirde madde hazıra mucibince tevkif olunan şahıs serbest bırakılacaktır.

Madde 9

Maznunun, suçun ikaı neticesinde yeddi tasarrufuna geçirdiği yahut onun üzerinde bulunup alman eşya, suçun ikamda kollanılan alât ve edevat ile husulü kanaata medar olacak her şey, üçüncü şahısların hakları mahfuz kalmak şartile ve salâhiyettar makamın takdirine göre, maznun ile ayni zamanda, iadeyi isteyen Hükümete verilecek ve iadeye muvafakat edilmiş iken suçlunun ölümü veya firarı sebebile iade vuku bulmamış olsa bile bu eşya mezkûr Hükümete yine tevdi olunacaktır. Bu tevdi, iadeye muvafakat eden memlekette maznun tarafından ihfa veya depo edilip te bilâhare keşfolunan ayni
mahiyetteki bilcümle eşyaya da şamil olacaktır.

Madde 10

Talep olunan şahıs kendisinden iade istenilen Devlet arazisi dahilinde iade talebini mucip olan fiilin gayri bir suç sebebile takibata uğramış veya mahkûm olmuş ise, iadesi, müddeti cezaiyesinin hitamına veya cezanın af ve ref’ine kadar tehir olunabilecektir.

Kezalik talep edilen şahıs, kendisinden iade istenilen tarafın makamatı huzurunda, ceza kanunlarına muhalefetten gayri bir sebepten dolayı takip edildiği ve bu da onun cebren ihzarını veya tevkifini müeddi bulunduğu takdirde, iade, takibatın veya mevkufiyetin hitamına kadar tehir olunabilecektir.

Bununla beraber iadeyi talep eden memleketin kanunlarına nazaran bu tehirde, maznunun takibinde mürur zaman veya sair mühim müşkülât hasıl olabilir ise, bazı mülâhazatı mahsusa mâni bulunmadığı takdirde ve talep eden memlekette takibat biter bitmez talep olunan şahıs tekrar iade olunmak taahhüdü
altına maznunun muvakkaten teslimine muvafakat edilecektir.

Talep olunan kimse efrada karşı edindiği taahhüdatı, iade sebebile, ifa edemiyecek olduğu takdirde işbu efradın salâhiyettar makam huzurunda haklarını ihkak ettirmeleri ciheti mahfuz kalmak üzere, iade yine vaki olacaktır.

Madde 11

İadeye muvafakat edildiği takdirde talep olunan şahıs iade kendisinden istenilen Devletin ya hudut mevkifinde yahut irkâp limanında talip Devletin emrine verilecektir. İade kararının tebliğinden itibaren bir ay zarfında talip Devlet tesellüm etmemiş bulunursa mezkûr şahıs serbest bırakılabilecektirMadde 12

İade olunan şahıs, kendisine ‘ iade edilen Devlet arazisinde mahiyeti ne olursa olsun iadeden evvel irtikâp etmiş olduğu bir suçtan dolayı ne takibata tâbi tutulur ne tecziye ne de üçüncü bir Devlete iade olunur. Eğer ki bu hallerden berinde veya diğerinde, hakkındaki hükümden ve mahkûmiyet halinde, cezasını çektikten veya umumî yahut hususî affa nail olduktan sonra bir ay zarfında talep eden memleketi tekrar terk etmek serbestisine malik olmuş olan veya o memlekete kendi rizasile avdet etmiş buluna.

İade edilen şahıs iade talebine sebep olan fiilin gayri bir suçtan dolayı onu iade eden ve muvafık gördüğü takdirde, bu diğer suça dair işbu mukavelenamenin yedinci maddesinde zikrolunan evraktan birinin ibrazını talep edebilecek olan Devletin muvafakati mahsusası olmadıkça kendisine iadeye muvafakat edilmiş olunan Devlet tarafından keza ne takip ne de tecziye edilebilir. Kez a bu Hükümetin muvafakati, maznunun üçüncü bir Devlete iadesine müsaade edilmek için de istihsal olunmak lâzımdır.

Maamafih, maznun muhakeme olunmağı ve cezasını çekmeyi kendiliğinden talep etmiş yahut yukarıda tayin edilen müddet zarfında teslim olunduğu memleket arazisini terketmemiş veya oraya bilâhare avdet etmiş bulunursa bu muvafakatin istihsaline lüzum yoktur.

Madde 13

Akitlerden birinin iadesini talep ettiği şahıs, diğer suçlar sebebile, bir veya müteaddit Devlet tarafından dahi talep edilmekte ise en ağır suç kendi toprağı üzerinde irtikâp olunan Devlete ve suçlar ayni dereceyi vehamette bulundukla’! takdirde; tebaasından olduğu Devlete teslim olunur.

Aleyhinde takibat icra olunan şahıs talip devletlerden hiç birinin tebaasından değil ise, suçlar ağırlıkça müsavi oldukları takdirde, talepnamesi iade kendisinden istenilen Devlete en evvel vasıl olan Devlete teslim olunur. Şurası mukarrerdir ki suçun ağırlığı, iade kendisinden talep edilen devletin kanunlarile tayin olunur.

Madde 14

Bir suçlunun iadesi keyfiyeti âkitlerdçn biri ile üçüncü bir Devlet arasında vaki olursa, iadeyi mucip suç
dördüncü maddede derpiş edilen ef’alden olmamak şartile, suçlu olan bu şahsın ve dokuzuncu maddede münderiç eşyanın kendi toprağından transit olarak müruruna diğer Akit Devlet muvafakat edecektir. Meğerki mevzuubâhis şahıs kendi tebaasından ola.

Transit talebi, yedinci maddede zikrolunan evrakı usuliyeden birinin aslı veya usulü dairesinde musaddak sureti tevdi edilerek, siyasî tarikle icra olunmak lâzımdır.

Madde 15

Akitler kendi arazileri dahilinde suçlunun tevkifi, iaşesi ve nakli ve onuncu maddede zikrolunan muvakkat teslim dolayısile vukua gelen masrafların tediyesine müteallik bilûmum mutalebelerden karşılıklı olarak feragat ederler.

Talip Hükümete iadesine veya muvakkaten teslimine üçüncü bir Devletçe muvafakat edilmiş olan bir şahsın transit masarifi talip, Hükümete ait olacaktır.

Madde 16

İşbu mukavelename tasdik edilecek ve tasdiknameler mümkün olduğu kadar kısa bir zaman zarfında Sofyada teati olunacaktır.

Mukavelename tasdiknamelerin teatisinden bir ay sonra iktisabı mer’iyet edecek ve âkitlerden biri tarafından feshi tarihinden itibaren altı ay hitamına kadar mer’î olacaktır.

Sözlerini tasdikan iki taraf murahhasları bu mukavelenameyi imza etmişler ve mühürlemişlerdir. Ankaıa, yirmi üç kânunuevvel bin dokuz yüz yirmi dokuz.

Bunu okudunuz mu?

16 Eylül – Hukuk Takvimi 

16 Eylül – Hukuk Takvimi  1928 Amerikalı kadın hakim Patricia Wald, doğdu. (Ölümü: 12 Ocak …