Yeni
Ana Sayfa » Hukukbook » Türkiye – İsviçre Tarafsızlık Antlaşması

Türkiye – İsviçre Tarafsızlık Antlaşması

Türkiye – İsviçre Tarafsızlık Antlaşması, “Türkiye Cumhuriyeti ile İsviçre Hükümeti arasında imza edilen uzlaşma ve adlî tesviye ve tahkim muahedenamesi” adıyla 12 Eylül 1928 tarihinde Ankara’da imzalanmıştır. Antlaşma, Adli Yardımlaşma ve Yabancı Belge ve Kararların Geçerliliği-Uluslararası Uyuşmazlıkların Barışçı Yollarla Çözümünü amaçlamakta olup 25.05.1929 tarihinde TBMM’de kabul edilmiş ve 01 Haziran 1929 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak onay belgelerinin Bern’de teati edildiği tarih olan 07 Ağustos 1930 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti ile İsviçre Hükümeti arasında imza edilen uzlaşma ve adlî tesviye ve tahkim muahedenamesinin tasdikine dair kanun

Kabul tarihi: 25. 05/1929

Madde 1 — Türkiye Cumhuriyeti ile İsviçre Hükümeti arasında Ankara’da 9 Kanunuevvel 1928 tarihinde imza edilen uzlaşma, Adlî tesviye ve tahkim muahedenamesi tasdik edilmiştir.

Madde 2 — Bu kanun neşri tarihinden muteberdir.
Madde 3 — Bu kanunun ahkâmını icraya Hariciye Vekili memurdur. 27/5/1929

Türkiye Hükümeti ile İsviçre Hükümeti arasındaki Uzlaşma, Adlî tesviye ve tahkim muahedenamesi

Türkiye Cumhuriyeti ile İsviçre Hükümeti arasında mevcut dostluk rabıtalarını sıkılaştırmak ve her iki memleket arasında baş gösterecek ihtilâfları muslihane bir tesviyeye tabi tutmak arzusunda bulunan Türkiye Cumhuriyeti Reisi ile İsviçre Federal Meclisi bunun için bir muahede akdine karar vermişler ve murahhasları olmak üzere:

Türkiye Cumhuriyeti Reisi:

Tokat Meb’usu ve Hariciye Vekâleti Müseteşan sabıkı Ali Şevki Beyefendi ile Hariciye Vekâleti Hukuk Müşaviri Veli Beyefendiyi,
Ve,
İsviçre Federal Meclisi :
Ankara’daki Fevkalâde Murahhas ve Orta Elçisi Müsyü Martini tayin etmişler ve müşarünileyhim usulüne muvafık ve muteber görülen salâhiyetnamelerini teati ettikten sonra aşağıdaki hükümleri kararlaştırmışlardır:

Madde 1

Akit taraflar, aralarında baş gösterecek ve münasip bir müddet içinde diplomasi yoluyla tesviye edilemeyecek olan bütün ihtilâfları, ikisinden birinin talebi üzerine uzlaşma usulüne ve icabında adlî tesviye veya tahkim usulüne tabi tutmayı taahhüt ederler.

Bununla beraber, âkitlerden her biri, kendi telâkkisine göre, teşkilâtı esasiye prensiplerine veya hayatî menfaatlerine dokunan veyahut beynetdüvel hukukun, devletlerin münhasıran kendi salâhiyetine terk etmiş olduğu meselelere müteallik ihtilâfları uzlaşma ve adlî tesviye veya tahkim usullerinden hariç tutmakta serbest bulunacaktır.

Akitlerden birinin, her türlü kayıt ve şarttan ari olarak, uzlaşma usulüne müracaatı kabul etmiş olması, işbu muahedenamenin altıncıdan sekizinciye kadar olan maddeleri mefhumuna göre adlî tesviye veya tahkim talebini yukarıdaki fıkrada derpiş edilen şartlarla reddetmek hakkını ihlâl etmez.

Bir ihtilâfın, uzlaşma mukaddemesine müracaat etmeksizin, doğrudan doğruya adlî tesviye veya tahkim yolu ile hal ve tesviye edileceğine karar vermeğe akitlerin daima hak v salâhiyetleri olacaktır.

Madde 2

Uzlaşma usulü, üç azadan mürekkep daimî bir komisyona tevdi edilecektir.

Âkit taraflardan her biri kendi arzusuna göre birer aza nasp ve uzlaşma daimî komisyonunun reisliği salâhiyetini haiz olacak üçüncü azayı da müttefikan tayin edeceklerdir.

Komisyon reisi, âkit devletler tebaasından olmayacak, ikametgâhı mezkûr devletler arazisi üzerinde ve kendisi işbu devletler hizmetinde bulunmayacaktır.

Komisyon, işbu muahedenamenin mer’i olmağa başlamasından itibaren altı ay zarfında teşkil olunacaktır.

Reisin tayini, altı aylık müddet zarfında yapılmaz ve tayin edilmiş bir reisin çekilmesi veya vefatı halinde reislik mevkiinin açılmasından itibaren üç ay içinde icra edilmez ise iki taraftan birinin müracaatı üzerine işbu tayin icabında Beynelmilel Daimî Adalet Divanı Reisi tarafından ve reis akitlerden birisinin tebaasından ise ikinci reis tarafından mumaileyhte aynı vaziyette bulunduğu takdirde mezkûr Divanın âkit Devletler tebaasından olmayan en yaşlı azası tarafından icra edilecektir.

Komisyon azaları üç sene için naspedilirler ve hiç bir taraf müddetin tecdidine itiraz etmediği takdirde mumaileyhimin vekâletleri üç senelik bir devre için tecdit edilmiş addolunur, ve bu suretle devam eder.

Madde 3

Âkit taraflar, her ihtilâf için o ihtilâfa mahsus olarak, taraflarından müttefikan tayin edilmek ve işin hitamına kadar ayniyle zaten vazifede bulunan azalar gibi komisyona iştirak etmek üzere, uzlaşma komisyonuna diğer iki azanın ilâvesi salâhiyetini muhafaza ederler.

Madde 4

Uzlaşma komisyonu, ihtilâfın mevzuunu teşkil eden meseleleri teşrih etmek ve tanzim edeceği raporda ihtilâfın hal ve tesviyesi için lâzım gelen teklifleri sert ve dermeyan etmek vazifesiyle mükellef olacaktır.

Her hangi bir ihtilâfın komisyona arzı, âkitlerden biri tarafından reisine hitaben yazılan talepname ile olur. Müddei taraf, uzlaşmağa müracaat etmek hakkındaki kararını evvelemirde hasım tarafa bildirecektir. İşbu ihbardan itibaren üç ay içinde müddei aleyh taraf muahedenamenin birinci maddesinin ikinci fıkrasına tevfikan bir defi dermeyan etmediği takdirde ihtilâfın komisyona arzı muteber olacaktır.

Madde 5

Uzlaşma komisyonu, ihtilâf kendisine arz edildiği günden itibaren altı ay zarfında, işbu müddeti akitler müttefikan kısaltmağa veya uzatmağa karar vermedikleri takdirde raporunu tevdi edecektir.

Akitlerden her birine raporun bir nüshası verilecektir. Gerek vakaların teşrihi gerek hukukî mülahaza noktasından raporun bir hakem kararı mahiyeti yoktur.

Komisyon kendi teklifleri hakkında her iki tarafın dermeyan edecekleri mülâhazalara ait lâzım gelen müddeti tespit edecektir, işbu müddet her halde üç ayı geçmeyecektir.

İşbu muahedenamenin muhalif ahkâmı müstesna olmak üzere, uzlaşma usulü milletler arasındaki ihtilâfları muslihane bir surette tesviyeye ait 18 teşrinievvel 1907 tarihli «La Haye» mukavelenamesinin üçüncü faslının havi olduğu ahkâm ile tedvir olunur.

Madde 6

Âkitlerden biri uzlaşma komisyonunun tekliflerini kabul etmez veyahut mezkûr komisyonun raporunda tesbit edilen müddet içinde kararını beyan eylemez ise âkitlerden her biri ihtilâfın tahkimname tanzimi suretiyle milletler arasındaki Daimî Adalet Divanına tevdiini talep edebilecektir.

Madde 7

Akitler müttefikan ve tahkimname ile, daimî hakem mahkemesinin nezareti altında bulunan bir mahkemeye ihtilâfı tevdi etmek hak ve salâhiyetini muhafaza ederler. İki taraf tahkime müracaat etmeğe karar verdikleri günden itibaren üç aylık bir müddet zarfında aralarında uzlaşmak suretiyle hakem mahkemesinin teşekkül etmemiş bulunması halinde bu mahkeme «La Haye» deki Daimî Hakem Mahkemesi listesinden intihap edilmiş beş hakemden mürekkep olacaktır.

İki tarafın her biri kendi arzusuna göre bir hakem tayin edecek ve içlerinden biri hakem alelhakem olmak üzere diğer üç hakemi de müttefikan tayin edeceklerdir.

Bu üç hakem âkit Devletler tebaasından olmayacak, ikametgâhları mezkûr devletler arazisi üzerinde ve kendileri de işbu devletler hizmetinde bulunmayacaktır. İki tarafın tahkime müracaat için karar verdikleri günden itibaren üç ay içinde müttefikan tayin edilecek hakemler tayin edilmez yahut hakem alelhakem naspedilmez ise milletler arasındaki ihtilâfların muslihane bir surette tesviyesine ait 18 teşrinevvel 1907 tarihli « La Haye » mukavelenamesinin kırk beşinci maddesine tevfikan işbu tayinlere tevessül edilecektir. İşbu muahedede hilâfına hüküm bulunmadıkça tahkim usulü milletler arasındaki ihtilâfların muslihane halline dair olan 18 teşrinievvel 1907 tarihli La Haye mukavelesinin üçüncü faslında münderiç ahkâm dairesinde tanzim edilecektir.

Madde 8

Altıncı ve yedinci maddelerde kastedilen tahkimname her iki hükümet arasında nota teatisiyle takarrür edecektir. İki taraftan biri diğer tarafa bir Adlî tesviyeye müracaat etmekteki kararını tebliğ ettiği günden yahut tahkime müracaat hakkında her iki taraf karar verdiği günden itibaren üç ay müddet içinde tahkimname tanzim edilmiş olduğu takdirde milletler arasındaki Daimî Adalet Divanı yahut Hakem Mahkemesi iki tarafın dermeyan edeceği iddialar esası üzerine hükmedecektir.

Madde 9

Uzlaşma veya Adliye ve tahkim usulünün devamı müddetince âkit taraflar gerek uzlaşma komisyonunun tekliflerinin kabulüne gerek milletler arasındaki Daimî Adalet Divanı hükmünün veya hakem mahkemesi kararının icrasına muzır bir tesir edebilecek olan her hangi bir tedbirden içtinap edeceklerdir.

Madde 10

Adlî ilâmın veya hakem kararnamesinin icrasında veyahut birinci maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları müstesna olmak üzere işbu muahedenamenin tefsirinde baş gösterecek ihtilâflar iki taraftan yalnız birinin talebi üzerine milletler arasındaki Daimî Adalet Divanına tevdi edilebilecektir.

Madde 11

İşbu muahede ahkâmı, tasdiknamelerin teatisinden evvelki ihtilâflara – mezkûr ihtilâfların akitler arasında elyevm mevcut muahedenamelerle münasebeti olsa bile – tatbik edilmeyecektir.

Bununla beraber bu muahedenamenin mevkii tatbika vazından itibaren mezkûr muahedenamelerden tehaddüs edebilecek ihtilâfların işbu muahedename ahkâmına tabi kalmaları mukarrerdir.

Madde 12

İşbu muahedename tasdik kılınacaktır. Tasdik edilmiş nüshaları «Bern» de mümkün mertebe kısa bir müddet zarfında teati edilecektir.

Muahedename, tasdiknamelerin teatisinden itibaren beş sene müddetle akdedilmiştir. İşbu müddetin hitamından altı ay evvel feshedilmediği takdirde iki taraftan birinin diğer tarafa muahedename hükümlerine nihayet vermek hakkındaki kararını tebliğ edeceği günden itibaren altı aylık bir müddetin hitamına Kadar mer’i kalacaktır. Murahhaslar, ifadelerini tasdik etmek için, iki nüsha üzerine tanzim edilmiş olan işbu muahedenameyi imza ve tahtim etmişlerdir.

İşbu muahedename Ankara’da bin dokuz yüz yirmi sekiz senesi kânunuevvelinin dokuzuncu günü tanzim edilmiştir.

İmza : Henri Martin İmza : Ali Şevki
İmza : Veli

Hakkında karyelist

Bunu okudunuz mu?

Uluslararası PEN Yazarlar Birliği Kadın Hakları Bildirgesi

Uluslararası PEN Yazarlar Birliği Kadın Hakları Bildirgesi, 2017 Uluslararası PEN Kongresine katılan tüm merkezlerin oybirliğiyle …