Yeni
Ana Sayfa » Hukuk Takvimi » Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı Günü

Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı Günü

Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı Günü, uluslararası hukuk kurum ve kuruluşları tarafından ilk kez 2021 yılında ilan edilmiştir. 14 Haziran, Birleşmiş Milletlerin ilan ettiği özel günler, avukatlarla ilgili diğer özel günler ve dünya ülkelerindeki adli yılların açılış tarihleri gözetilerek seçilmiştir.

Medeniyetin ve hukukun çağımızda ulaştığı noktada, insan haklarını ve özgürlükleri koruyan bir hukuk düzeninin tüm insanlar ve uluslar için vazgeçilmez olduğunu vurgulayan hukukçular, hukuk örgütleri ve barolar, 14 Haziran tarihini Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı Günü (International Fair Trial Day) ilan etmiştir.

Adana Barosu, ÇHD, ve İHD tarafından Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı Günü için düzenlenen toplantıdan bir kare

Adil yargılanma hakkı, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenmiştir ve en önemli maddedir. Bu hak, temel ve evrensel bir haktır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gelen davaların yaklaşık yarısı bu maddenin ihlalinden kaynaklanmaktadır. Adil Yargılanma Hakkı gerek Türkiye Cumhuriyeti ve gerekse diğer birçok ülke tarafından anayasal güvence altına alınmış bir haktır. Türkiye Cumhuriyeti, 1982 Anayasası’nın 36. maddesinde Adil Yargılanma Hakkını garanti altına almıştır.

Adil Yargılanma Hakkı

Avrupa Barolar ve Hukuk Cemiyetleri Konseyi (CCBE), Demokrasi ve İnsan Hakları İçin Avrupalı Avukatlar Derneği (ELDH), Avrupa Barolar Federasyonu (FBE), Avrupalı Demokrat Avukatlar (EDL-AED), Fransa Barolar Birliği (CNB), Uluslararası Demokratik Avukatlar Derneği (IADL), Uluslararası Avukatlar Derneği (UIA), Uluslararası Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi (IBAHRI), İtalya Barolar Birliği (CNF), İngiltere ve Wales(Galler) Hukuk Topluluğu ile Avukatlar için Avukatlar (L4L)  yürüttükleri çalışmalar sonucunda, Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı ve Ebru Timtik Ödülünün ilanını gerçekleştirmiştir. Her yıl 14 Haziran tarihinde gerçekleşecek olan Adil Yargılanma Hakkı Gününde o yıl seçilen bir ülkedeki adil yargılanma sorunlarına odaklanılacağı ilan edilmiştir. 2021 yılı için verilecek ödül, ölüm orucu eyleminde hayatını kaybeden Avukat Ebru Timtik’e adanmıştır.

Adil yargılanma talebiyle girdiği ölüm orucunun 238’inci gününde yaşamını yitiren avukat Ebru Timtik’in anısına 2021 yılında ilk kez düzenlenen Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı gününde Türkiye’deki hukuk örgütleri, barolar ve hukukçular çeşitli etkinlikler gerçekleştirmiş ve basın açıklamaları yapmıştır. Adalet için Hukukçular, ÇHD, Demokrasi için Hukukçular, Hukukçu Dayanışması, İnsan Hakları Derneği, ÖHD ve Toplumsal Hukuk tarafından yapılan açıklamada Avukat Ceren Uysal, “Hepimizi harekete geçiren, Ebru’nun yaşamını kaybetmesi oldu” demiştir.

Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı Günü Etkinlikleri

Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı Günü etkinliklerinin her yıl 14 Haziran’da gerçekleşmesi ve her yıl bir ülkede yaşanan Adil Yargılanma sorunlarına odaklanılması amaçlanmaktadır. Gün kapsamında, o yıl seçilen ülkede adil yargılanma hakkının güvence altına alınması için olağanüstü çaba harcayan kişi yahut kurumlara Ebru Timtik Ödülü’nün verilmesi kararlaştırılmıştır. Adil yargılanma hakkına gereken saygının gösterilmemesi nedeniyle o yıl içinde seçilmiş olan ülkede konferanslar düzenlenmesi, diğer ülkelerde etkinlikler yapılması ve tüm insanlığın dikkatinin “adil yargılanma” odak noktasına çekilmesi hedeflenmektedir.

Türkiye’deki hukuk kurum ve kuruluşları 2021 yılı etkinlikleri çerçevesine şu açıklamayı yapmışlardır: 

Aşağıda imzası bulunan kuruluşlar olarak bizler, bu raporlarda tespit edilen sorunların bir yansıması olarak, ülkede adil yargılanma hakkının tam olarak korunmasını sağlamak ve bu hakkın altında yatan ilkelerin etkin bir şekilde hayata geçmesini sağlayacak bir ortam yaratmak için Türkiye yetkililerini aşağıdaki adımları uygulamaya çağırıyoruz. :

-Yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlamak için gerekli yasal ve diğer önlemler alınmalı ve yürütme de dahil olmak üzere yargının işleyişine doğrudan müdahale, baskı veya etki oluşturan tüm uygulamalar sona erdirilmelidir;

-BM Evrensel Periyodik Gözden Geçirme kapsamındaki İnsan Hakları Konseyi ve Venedik Komisyonu da dahil olmak üzere çok sayıda insan hakları gözetim mekanizmalarının Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nu yürütmeden bağımsız kılmak ve kararlarının uygulanmasını sağlamaya yönelik tavsiyeleri uygulamaya konulmalıdır.

– Türk Ceza Kanunu’nun ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun geniş, muğlak ve eleştirel seslere karşı keyfi olarak uygulandığı tespit edilen ilgili maddelerinin açıklık ve öngörülebilirlik gereklilikleri ile hukuki belirlilik ve kanunsuz ceza olmaz ilkelerini karşılayacak şekilde değiştirilmelidir.

– Avukatlara, yargıçlara, diğer hukukçulara, gazetecilere, insan hakları savunucularına, muhalif politikacılara, akademisyenlere ve diğer kişilere yönelik, uluslararası adil yargılanma standartları bağlamında yargılamalarda belirli ceza gerektiren fiillere ilişkin inandırıcı bir kanıt olmaksızın süregelen sistematik taciz, tutuklama ve yargılamalara derhal son verilmelidir.

– Tüm cezai soruşturma ve kovuşturmalarda masumiyet karinesi ilkesini garanti edilmeli ve bu ilke korunmalıdır.

– İfade, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlükleri gibi uluslararası insan hakları sözleşmelerinde korunan bu haklardan yararlanılmasını engelleyen her türlü uygulama, bu özgürlüklerin kullanımının keyfi kovuşturma ve uzun ve cezalandırmaya yönelik tutukluluk için gerekçe olarak kullanılması da dahil olmak üzere sona erdirilmelidir.

– Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde ve Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 14. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkına, Türkiye’nin her düzeydeki ceza mahkemelerindeki tüm ceza kovuşturmalarında uyulması sağlanmalıdır.

– Hakim ve savcıların adil bir yargılanma olmaksızın ihraç edilmeleri, avukatların mesleki faaliyetlerini ifa etmelerinin önüne set çekilmesi, şüphelilerin yasal temsilci hakkı ve avukat ve müvekkil arasında iletişim hakkı ve yanı sıra İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Nisan 2019’da yayınlanan raporunda çerçevesini çizdiği üzere yargı sistemine getirilen diğer sınırlamalar da dahil olmak üzere olağanüstü hak döneminde gerçekleşip yasalaşan düzenlemeler kaldırılmalıdır.

– Avukatların, hakimlerin, gazetecilerin, muhalif politikacıların, insan hakları savunucularının ve diğerlerinin, yasal aktivitelerini engellemek ve onları sindirmeyi hedefleyen bir şekilde özellikle terör örgütüne üyelik suçlaması gibi düzleme suçlamalarla toplu yargılamalara konu edilmeleri uygulamasına son verilmelidir. –

Ülkedeki yapısal insan hakları sorunlarını ele almak ve çözmek için uluslararası gözetim mekanizmaları ve ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları ile açık bir diyalog oluşturulmalı ve ilk adım olarak BM Hakimler ve Avukatlar Özel Raportörü ve diğer özel raportörlerin Türkiye ziyaret talepleri kabul edilmelidir.

Bunu okudunuz mu?

Çağımızın Yasama ve Hukuk Bilimi Konusundaki Görevi Üzerine

Çağımızın Yasama ve Hukuk Bilimi Konusundaki Görevi Üzerine(Vom Beruf unserer Zeit für Gesetzgebung und Rechtswissenschart), …