Ana Sayfa / Evrensel Hukuk Metinleri / Yasaların Uygulanmasından Sorumlu Olanlar için Davranış Kuralları
Yasaların Uygulanmasından Sorumlu Olanların için Davranış Kuralları

Yasaların Uygulanmasından Sorumlu Olanlar için Davranış Kuralları

Yasaların Uygulanmasından Sorumlu Olanlar için Davranış Kuralları, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 17 Aralık 1979 tarihinde 34/169 sayılı karar ile kabul edilmiştir.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Logo
Yasaların Uygulanmasından Sorumlu Olanlar için Davranış Kuralları
Madde: 1

Yasaların uygulanmasından sorumlu olanlar; her zaman yasaların kendilerine yüklediği görevleri, hukuka uygun olarak, topluma hizmet amacıyla ve herkesi yasa dışı faaliyetlere karşı koruyarak yerine getirmeli, bunu yaparken de mesleklerinin gerektirdiği yüksek sorumluluk düzeyini korumalıdırlar.

Açıklamalar:

a. “Yasaların uygulanmasından sorumlu olanlar” ifadesi, atama veya seçimle gelmiş olsun, polis yetkilerini kullanan ve özellikle yakalama veya tutuklama yetkisi olan bütün kanun temsilcilerini içerir.

b. Polis yetkilerinin, üniformalı veya sivil olarak askeri makamlarca veya devlet güvenlik güçleri tarafından kullanıldığı ülkelerde; yasaların uygulanmasından sorumlular tanımı, bu teşkilatların elemanlarını da kapsar.

c. Topluma hizmet ifadesi ile özellikle, toplum üyelerinin (vatandaşların) kişisel, ekonomik, sosyal veya diğer alanlarda duyabileceği acil yardım ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hizmetler kastedilmektedir.

ç. Bu madde, sadece şiddet eylemlerini, mala verilen zararları ve diğer zarar verici eylemleri hedef almamakta, fakat bunun da ötesinde, ceza yasaları ile yasaklanmış bütün eylemleri kapsamaktadır. Bu madde aynı zamanda cezai ehliyeti olmayan kişiler tarafından yapılan eylemlere de uygulanır.

Madde: 2

Yasaların uygulanmasından sorumlu olanlar, görevlerini yerine getirirken, her zaman insan onuruna saygı göstermek ve onu korumak ve herkesin temel haklarını savunmak ve korumak durumundadırlar.

Açıklamalar:

a. Burada söz konusu olan temel haklar, ulusal ve uluslar arası hukuk tarafından tanımlanan ve korunan haklardır. Bu konuda uluslar arası belgelerin en uygun olanları şunlardır:

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi,

Medeni ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslar Arası Antlaşma,

Bütün İnsanların İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Alçaltıcı Ceza veya Muamelelere Karşı Korunmasına İlişkin Bildiri,

Türlü Irk Ayrımının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Birleşmiş Milletler Bildirisi,

“Apartheid” Suçunun Ortadan Kaldırılması ve Durdurulmasına İlişkin Uluslar Arası Sözleşme,

Soykırım Suçunun Engellenmesi ve Durdurulmasına İlişkin Sözleşme,

Tutuklulara Uygulanacak Asgari Nitelikteki Kurallar,

Konsolosluklar Arası İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi.

b. Bu madde hakkında yapılacak ulusal açıklamalarda, ulusal veya mahalli mevzuatta bu hakları tanımlayan ve koruyan maddelerin belirtilmesi uygun olur.

Madde: 3

Yasaların uygulanmasından sorumlu olanlar, kesin zorunluluk halinde ve görevlerinin yerine getirilmesi için gereken ölçüde kuvvete başvurabilirler.

Açıklamalar:

a. Bu hüküm, yasaların uygulanmasından sorumlu olanların ancak istisnai durumlarda kuvvete başvurabileceklerini altını çizerek vurgulamaktadır.

b. Her ne kadar bu hüküm yasaların uygulanmasından sorumlu olanlara, içinde bulundukları koşullara göre bir suçu önlemek veya yasal olarak suçluları veya şüpheli olanları yakalamak veya yakalanmalarına yardım etmek gibi makul sayılacak durumlarda kuvvete başvurma müsaadesini de içermekte ise de bunlar sınırın ötesinde kuvvete başvuramazlar.

c. Ulusal hukuk, yasaların uygulanmasından sorumlu olanların kuvvete başvurmalarını genellikle orantılı olma ilkesine göre kısıtlamaktadır. Bu itibarla bu hükmün yorumlanmasında ulusal orantı ilkesini dikkate almak gerekecektir.Bu hüküm, hiçbir halde, güdülen meşru amacı aşan bir orantıda kuvvete başvurmaya
izin verdiği biçimde yorumlanamaz.

ç. Ateşli silahların kullanılması en son çare olarak düşünülür. Özellikle çocukların söz konusu olduğu durumlarda, ateşli silahları kullanmamak için mümkün olan her şey yapılmalıdır. Genel olarak, bir suçtan şüpheli görülen kişinin silahla veya herhangi diğer bir şekilde karşı koyması veya başkasının hayatını tehlikeye düşürmesi ve daha hafif girişimlerin onu etkisiz kılmaya veya yakalamaya yetmeyeceği durumlar dışında, ateşli silahlara başvurulmamalıdır. Ateşli silahların her kullanılışında, durum derhal yetkili makama bildirilmelidir.

Madde: 4

Yasaların uygulanmasından sorumlu olanlar, kişiler ve kurumlar hakkında elde ettikleri özel ve gizli bilgileri, görevlerinin yerine getirilmesi veya adaletin ihtiyaç duyduğu durumlar zorunlu kılmadıkça saklı tutmak zorundadırlar.

Açıklamalar:

Yasaların uygulanmasından sorumlu olanlar, görevlerinin gereği olarak bir takım bilgiler toplarlar. Bunlar, kişilerin özel hayatıyla ilgili olabileceği gibi onların çıkarlarına ve özellikle de şöhretlerine zarar verici nitelikte olabilir. Bunların saklanması ve kullanılmasında son derece titiz davranılmalı ve söz konusu bilgiler, ancak ve sadece servisin ihtiyaçları ve adaletin yararı için açıklanmalıdır. Başka amaçlar için yapılan her açıklama görevin kötüye kullanılmasıdır.

Madde: 5

Yasaların uygulanmasından sorumlu olan hiçbir kişi, işkence yapmak veya diğer herhangi bir ceza vermek veya zalimane, insanlık dışı veya alçaltıcı muamele yapmak gibi davranışlarda bulunamaz, bunları teşvik edemez ve bunlara karşı hoşgörü gösteremez. Ayrıca işkenceyi veya diğer zalimane, insanlık dışı ve alçaltıcı ceza ve muameleleri haklı göstermek için, üstlerinden emir aldığını veya savaş halini veya yakın bir savaş tehlikesini, milli güvenliğin tehdit edildiğini, ülkedeki siyasi istikrarsızlığı veya diğer herhangi olağanüstü bir durum ileri süremez.

Açıklamalar:

a. Bu yasaklama, Genel Kurulca kabul edilen, Bütün İnsanların İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Alçaltıcı Ceza veya Muamelelere Karşı Korunmasına İlişkin Bildiriden kaynaklanmaktadır.

Buna göre: “Bu eylem insan onuruna ağır bir saldırıdır ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın amaçlarını tanımama ve İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nde ve (insan hakları alanında diğer uluslar arası belgelerde) açıklanan insan hakları ve temel özgürlüklerin çiğnenmesi suçları ile cezalandırılmalıdır.”

b. Söz konusu Bildiride, “işkence” aşağıdaki gibi tanımlanmıştır: “İşkence sözcüğü, kamu görevlileri veya onların teşvik ettikleri kişiler tarafından bir kimseye, kendisinden veya diğer üçüncü kişilerden bilgi veya itiraf elde etmek veya yaptığı veya yaptığından şüphelenildiği bir eylemi cezalandırmak veya kendisini veya başkalarını sindirmek amacıyla bilinçli olarak bedenen veya ruhen ağır bir acı veya eziyet veren bir eylem olarak tanımlanmaktadır. Bu terimin anlamı, meşru olarak uygulanan ve tutuklulara uygulanacak asgari kurallara uygun bir yaptırımdan kaynaklanan acı veya eziyet durumlarını kapsamaz.”

c. “Zalimane, insanlık dışı veya alçaltıcı ceza veya muamele” kavramları, Genel Kurulca tanımlanmamıştır. Bununla birlikte, bu kavramlar ister bedeni ister ruhi acı niteliğinde olsun ilgililerin bu konudaki yetkilerini kötüye kullanmalarına karşı en geniş bir şekilde yorumlanmalıdır.

Madde: 6

Yasaların uygulanmasından sorumlu olanlar, kendilerine teslim edilen kişilerin tam bir sağlık içinde olmalarını sağlamak ve özellikle de gereken her defasında, durumun zorunlu kıldığı tıbbi bakım önlemlerini vakit geçirmeden almakla yükümlüdürler.

Açıklamalar:

a. “Tıbbi bakım” ifadesi, doktorlarla diğer sağlık personelinin verdiği hizmetleri içermektedir. Gerekli olduğu veya istendiği zaman bu hizmetlerin verilmesi gerekir.

b. Genel olarak sağlık personeli yasaları uygulama servisine bağlı olmamakla birlikte; yasaların uygulanmasından sorumlu olanlar, gözaltına aldıkları kişilerin kendi servisleri dışındaki sağlık personeli tarafından bakılması veya onlarla konsültasyon yapılması gerektiği hakkında kendi doktorlarınca yapılan önerileri kabul etmek durumundadırlar.

c. Tahmin edileceği gibi, kanunların uygulanmasından sorumlu olanlar, kanunların çiğnenmesinden veya bu nedenle meydana gelen kazalardan zarar görenlerin de tedavilerini sağlamakla yükümlüdürler.

Madde: 7

Yasaların uygulanmasından sorumlu olanlar, hiçbir rüşvet eylemine girişmemelidirler. Ayrıca bu tür eylemlere şiddetle karşı çıkmalı ve onu bastırmalıdır.

Açıklamalar:
a. Bütün rüşvet olayları gibi yetkinin her türlü kötüye kullanılması da yasaların uygulanmasından sorumlu olanların görevleri ile bağdaşmaz. Yasaların uygulanmasından sorumlu bir kişinin rüşvet alma suçunu İşlemesi halinde, yasaların bütün etkinliği ile kendisine de uygulanması gerekir. Aksi halde kendi memurlarına yasaları uygulayamayan veya uygulamak istemeyen bir hükümetin, yasaların bunlar tarafından vatandaşlara uygulanmasını umması beklenemez.

b. Rüşvetin tanımı ulusal hukuku ilgilendirmekle beraber, bu kavram sorumlu kişi tarafından görevinin ifası sırasında veya görevi dolayısıyla istenen veya kabul edilen bir hediye, vaat veya bir avantaj karşılığında, yapılmaması gereken bir şeyi yapmak veya yapması gereken görevi yapmamak veya görevin tamamlanmasından sonra haksız yere bu avantajlardan birini kabul etmek şeklinde açıklanabilir.

c. Yukarıda geçen “rüşvet eylemi” ifadesi, rüşvete teşebbüs eylemini de kapsar.

Madde: 8

Yasaların uygulanmasından sorumlu olanlar, yasalara ve bu kurallara saygılı olmak zorundadırlar. Bunlar, aynı zamanda yasaların ve bu kuralların çiğnenmesini önlemek ve yeteneklerini en iyi şekilde kullanarak bu eylemlere şiddetle karşı koymak durumundadırlar.

Yasaların uygulanmasından sorumlu olanlar, ciddi bir nedene dayanarak, bu kurallardan birinin ihlal edildiği veya ihlal edilmek üzere olduğu kanısına varırlarsa, durumu üstlerine veya ihtiyaç halinde diğer makamlara veya yetkili kontrol ve başvuru mercilerine bildirirler.

Açıklamalar:

a. Bu kurallar, ulusal mevzuatta veya uygulamalarda yer aldığı zaman dikkate alınmak durumundadır. Eğer ulusal mevzuat ve uygulamalardaki hükümler bu kurallardan daha kesin ise, bu taktirde söz konusu hükümler dikkate alınır.

b. Bu maddenin amacı, bir taraftan kamu güvenliğinin büyük ölçüde dayandığı bir teşkilat içinde zorunlu olan disiplin ile öte yandan insan kişiliğinin temel haklarına tecavüz halinde alınacak önlemler arasında bir denge sağlamaktır. Yasaların uygulanmasından sorumlu olanlar, söz konusu haklara yapılan tecavüzleri hiyerarşik yolla bildirmekle, başka başvuru yerlerinin olmaması veya bunların yetersiz kalması halinde ise yasal diğer önlemleri almakla yükümlüdürler. Yasaların uygulanmasından sorumlu olanların, bu kurallardan birinin çiğnenmiş veya çiğnenmek üzere olduğunu bildirdikleri için idari veya diğer herhangi bir yaptırıma tabi tutulmalarının söz konusu olmayacağı açıktır.

c. “Yetkili kontrol veya başvuru makam veya mercileri” ifadesinden, ister yasaların uygulanmasından sorumlu servise bağlı olsun ister bağımsız olsun, ulusal mevzuata göre kurulmuş ve düzenleme yapmaya ve bu kurallara yapılan tecavüzlerle ilgili şikayetleri dinlemeye yetkili bütün makam ve merciiler kastedilmektedir.

ç. Bazı ülkelerde kitle haberleşme araçları yukarıdaki “c” fıkrasında tanımlananlara benzer bir kontrol görevi yapıyormuşçasına değerlendirilmektedir. Bu gibi ülkelerde yasaların uygulanmasından sorumlu olanlar, bu tür tecavüz olayların son başvuru mercii olarak ve ülkelerinin yasa ve geleneklerine ve bu kuralların 4. maddesine uygun bir şekilde kitle haberleşme araçları aracılığı ile kamuoyuna duyurabilirler.

d. Bu kuralların gereklerine göre hareket eden yasaların uygulanmasından sorumlu olanlar, içinde görev yaptıkları toplumun ve bağlı oldukları teşkilat ile kendi benzerlerinin saygısına, aktif moral desteğine ve yardımına layıktırlar.

Hakkında hukukbook

Bunu okudunuz mu?

Persona non grata

Persona non grata, latince kökenli bir terimdir ve diplomasi dilinde istenmeyen kişi olarak tanımlanmaktadır. Bir …