Ana Sayfa / Evrensel Hukuk Metinleri / Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı Moskova İnsani Boyut Konferansı Belgesi
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı Moskova İnsani Boyut Konferansı Belgesi

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı Moskova İnsani Boyut Konferansı Belgesi

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı Moskova İnsani Boyut Konferansı Belgesi, 3 Ekim 1991 tarihinde kabul edilmiştir.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Moskova İnsani Boyut Konferansı Belgesi
BAŞLANGIÇ
Katılımcı Devletler,

AGİK Nihaî Senedi, Yeni Bir Avrupa İçin Paris Şartı ve özellikle AGİK İnsanî Boyut Konferansı Kopenhag Toplantısı Belgesi dahil insanî boyuta ilişkin diğer AGİK Belgeleri hükümlerini ve ilkelerini tam olarak uygulama vaatlerini ve Avrupa’da kalıcı bir barış, güvenlik, adalet ve işbirliğinin ön koşulları olan insan haklarına ve temel özgürlüklere tam bir saygı gösterilmesi ve çoğulcu demokrasiye dayanan toplumların geliştirilmesi ve hukukun üstünlüğü gibi bu hükümlerin uygulanmasında daha da ilerlenmesinin gerçekleşmesi hususundaki kararlılıklarını yenilerler.

Bu bağlamda Katılımcı Devletler,

AGİK Nihaî Senedi ve Yeni Bir Avrupa İçin Paris Şartı uyarınca, BM Şartına ve devletlerin toprak bütünlüğüne ilişkin olanlar dahil, uluslararası hukukun ilintili normlarına uygun olarak halkların eşit hakları ve kendi kaderlerini tayin hakkına saygı gösterilmesinin altını çizerler.

Katılımcı Devletler,

Özellikle ulusal, etnik ya da dinsel temeldeki kişilere ya da gruplara yönelik ayrımcı düşmanca ve yıldırma içeren işlem ve eylemleri mahkum ederler, dolayısıyla Katılımcı Devletler insan boyutuna ilişkin vaatlerini tam olarak gerçekleştirebilmeleri için çabaların sürdürülmesine gerek bulunduğu görüşünde olduklarını ifade ederler.

Katılımcı Devletler,

İnsan haklarına, temel özgürlüklere, demokrasiye ve hukuk devletine ilişkin verilerin uluslararası ilgi konusu olduğunu, bu haklara ve özgürlüklere saygı gösterilmesinin temellerini oluşturduğunu vurgularlar.

Katılımcı Devletler,

İnsan haklarına, temel özgürlüklerine daha da ileri güvenceleri sağlama, kendi ülkelerinde demokrasinin yetkinleşmesini sağlamlaştırma hususlarındaki kolektif kararlılıklarını ifade ederler.

BÖLÜM II
Halkın Serbest İradesine Saygı
Katılımcı Devletler,

Taraflardan herhangi birinin ülkesinde, halkın serbest irade ile tayin ettiği iktidarın, anayasaya aykırı biçimde gasp edilmesini kayıtsız şartsız mahkum ederler.

Meşru iktidarın antidemokratik yollarla devrilmesine teşebbüs edilmesi durumunda, o devletin, bu teşebbüse karşı çıkan meşru güçlerini –ortak taahhütleri gereği- desteklerler.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği çerçevesinde demokratik ilerlemeyi geri dönüşsüz kılabilmek için, Nihaî Senet, Viyana Sonuç belgesi, Kopenhag Toplantısı Belgesi, Yeni Bir Avrupa İçin Paris Şartı ve bu belgedeki ilkelere ve hükümlerle tespit edilen standartların altına düşmeyi önlemek için, insan haklarına, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne dair ileri ve barışçıl çabaları tanırlar.

Hukukun Üstünlüğüne Saygı
Katılımcı Devletler,

Kopenhag Belgesindeki hukukun üstünlüğüne ilişkin taahhütlerini yeniden vurgularlar. Ve hukukun üstünlüğünün temelini oluşturan adalet ilkelerini desteklemeye olan bağlılıklarını teyid ederler.

Demokrasinin, hukukun üstünlüğü kavramının içinde olduğunu ve çoğulculuğun siyasal örgütler bakımından önemli olduğunu bir kez daha teyid ederler.

Yasaların, doğrudan seçilmiş temsilciler tarafından, halkın iradesini yansıtan bir sürecin sonucu olarak yapılabileceğini kabul ederler. Herkesin temel haklarına saygı gösterilmesini güvence altına almak üzere idarî kararlara karşı etkin başvuru yollarının gerekliliğini kabul ederler. Bu kabulleri doğrultusunda idarî karar ve düzenlemelerin yargısal denetimi için çaba harcarlar.

Yargı Bağımsızlığı
Katılımcı Devletler,

Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi ve Uluslararası Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesinde, uluslararası tanımaya kavuşturulmuş olan “yargıçların ve yasa uygulayıcılarının bağımsızlığına ve kamusal yargı hizmetlerinin işleyişinin yansızlığına” ilişkin standartlara saygı gösterecekler ve yargı bağımsızlığını garanti edilmesini ve bunun ülkenin anayasasında ya da yasalarda düzenlenmesini ve bunu uygulamada
saygı gösterilmesini temin edeceklerdir.

Yargı ve yargıç bağımsızlığına ilişkin Uluslararası standartlar:

Ara başlıklar, konunun daha iyi anlaşılabilmesi için konmuştur ve kararlar, hacmi arttırmamak ve tekrarlardan kaçınmak için özetlenerek ifade edilmiştir.

– Yargıçlar üzerindeki baskıları yasakladığı gibi, (yargı kararlarındaki cezayı hafifletme veya değiştirmeye yetkili mercilere tanınan istisnalar hariç olmak üzere) hukuka uygun yargı kararlarının idarî makamlar tarafından değiştirilmesini de yasaklamakta;

– Yargının ifade ve örgütlenme özgürlüğünü korumakta ve yargıçların donanımlı, eğitimli ve yansız olmalarını,

– Yargıçların ilerlemesini ve yargıçlık güvencesini,

– Yargıçların disiplin işlerinin, açığa alınmalarının ve görevden uzaklaştırılmalarının hukuka uygun olarak belirlenmesini temin etmektedir.

Katılımcı Devletler Yargı Bağımsızlığının gerçekleştirilmesi için:

– Üyelerinin bağımsızlığına saygı göstermek,

– Toplumda yargının ve hukuk mesleğinin rolü hakkında eğitim ve öğretim yapmak için; faaliyet gösteren uluslararası yargıç ve avukatlar örgütlerinin önem ve işlevlerini kabul ederler. Bu örgütlerle görüş alış-verişi ve işbirliğini kolaylaştırırlar.

Hukukun Uygulanması ve Uygulayıcılar

Yargıçların ve hukuk uygulayıcılarının eğitim-öğretimi, bağımsızlığı ve kamusal yargı hizmetlerinin yansızlığını esas alacak mevzuatın tesisinde işbirliği yaparlar.

Hukukî işlemlerin yargısal denetlemeye tabi olmasını, görevlilerin bu işlem ve eylemlerinden dolayı sorumlu tutulmalarını, hukuka aykırı tasarrufların mağdurlarının iç hukuk uyarınca yeterli tazminat alabilmelerini temin ederler.

Hukuku uygulayan görevlilerin aşırı güç/zor kullanması yasağına ilişkin eğitimlerinde, uluslararası ve ulusal Davranış Kurallarının yer almasını sağlayacak tedbirler alırlar.

Gözaltı ve Tutuklamalar

Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere insanca ve insan onuruna saygı göstererek, insan haklarına ilişkin standartlara saygı gösterirler.

Katılımcı Devletler ayrıca şunları temin ederler:

– Hiç kimse yasayla belirlenmiş esaslara ve usuller aykırı olarak özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.

– Gözaltına alınan veya Tutuklanan kimse tutuklanma nedeni hakkında, anladığı bir dilde derhal bilgilendirilir.

– Gözaltına alınmasının ya da tutuklanan kimse derhal yargıç önüne çıkarılır. Eğer gözaltı veya tutuklama hukuka aykırı ise gecikmeksizin serbest bırakılır.

– Bir suçlama yöneltilen herhangi bir kimse, bizzat veya temsilcisi vasıtasıyla kendisini savunma hakkına sahiptir. Müdafi tayini için gerekli ücret ve masrafı ödeyemeyecek durumda olanlara ücretsiz hukukî yardım verilir, müdafi tayin edilir.

– Gözaltına alınan ya da tutuklanan herhangi bir kimse; gecikmeksizin gözaltına alınması, tutuklanması ve nerede tutulduğu hususlarında, yakınlarını bildirim yapmak hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanımına getirilecek kısıtlamalar ancak yasa ile uluslararası standartlara uygun şekilde yapılabilir.

– Gözaltına alınan veya tutuklanan kişilerin itirafa zorlanması veya başkaları aleyhine tanıklık yapması için görevlilerin yapabilecekleri baskılara karşı etkin önlemler alınmalıdır.

– Sorgulama süresi ve sorgulamalar arasındaki zaman aralıkları iç hukuka uygun olarak kayıt ve tescil edilmelidir.

– Gözaltına alınan kimsenin ya da avukatının, özellikle işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamelelere karşı, yetkili mercilerden talep ve şikayette bulunma hakkı vardır. Bu tür bir istem ya da şikayet ile derhal ilgilenilir ve gecikilmeksizin gereği yapılır.

– Eğer talep ya da şikayet reddedilirse ya da aşırı bir gecikme olursa; şikayetçi bu şikayetini bir yargıç ya da başka bir yetkili önüne getirme konusunda yetkilidir. Böyle bir şikayet ya da istem yapıldığı için ne gözaltına alınan ya da hapsedilen kişi ne de şikayeti zarar görmemelidir. Hukuka aykırı gözaltına almanın ya da tutuklamanın mağduru olan herhangi bir kimsenin bundan ötürü tazminat hakkı vardır.

Katılımcı Devletler, gözaltında bulunan ya da hapsedilen bireylerin bu durumlarına ilişkin koşulları iyileştirecek önlemleri almaya çaba harcarlar.
Özel Yaşam ve Haberleşme
Katılımcı Devletler,

Özel yaşamın ve aile yaşamının, konutun, haberleşmenin ve elektronik iletişimin korunması hakkını teyid ederler.

Demokratik bir toplum için zararlı bireyin özel yaşamına ve haberleşmesine, devlet tarafından yapılacak müdahaleler, uluslararası olarak tanınan insan hakları standartlarına uygun düşen yasalara tabidir.

Özellikle kişilerin ve özel yerlerin aranması ve el konulması, hukuken infazı kabil standartlara uygun biçimde yapılmalıdır.

Güvenlik güçleri ve istihbarat birimleri, etkin yönlendirme ve denetime tabi olmalıdır. Gerekli olduğu yerde de güçlendirilmelidir. Bunun için de gerekli ve etkin yasal gözetim düzenlemeleri yaparlar.

İletişim hakkı, medyanın bilgi, haber ve görüşleri toplama, rapor etme, yayma hakkı dahil olmak üzere ifade özgürlüğü hakkını teyid ederler. Bu hakkın kullanılmasına ilişkin herhangi bir sınırlama yasayla konmuş ve uluslararası standartlara uygun olmalıdır.

Medyanın özgür ve açık bir toplum ve demokratik sistem için zorunluluğunu ve insan haklarının ve temel özgürlüklerinin güvence altına alınmasındaki özel önemini kabul ederler.

Kendi egemenlik alanlarında basım ve yayım yapan medyanın yabancı haber ve bilgi servislerine sınırlama olmaksızın ulaşabilmesini dikkate alırlar.

Halk, yabancı basın ve yayın dahil, kaynağı ne olursa olsun kamusal otoritelerin müdahalesi olmaksızın bilgi ve düşüncelerin alınması ve paylaşılması hususunda benzeri bir özgürlükten yararlanır ve özgürlüğü kullanır.

Bilgi, malzeme ve olanaklara ulaşmanın desteklenmesinde, bağımsız medyaya karşı ayrımcılık yapılmayacaktır.

İnsan haklarına saygıya, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye dayanan hukuk sistemlerinin geliştirilmesi için anayasal, idarî, ticari, medenî ve toplumsal alanlarda işbirliği yaparlar. Bu amaç için, iki taraflı ve çok taraflı yasal ve idarî işbirliğinin sürdürülmesi ve artırılması için:

– Etkin idarî sistem geliştirmek,

– Yasaların ve düzenlemelerin biçimlendirilmesinde yardım,

– İdarî ve adlî görevlilerin eğitimi, hukuk alanındaki çalışmaların periyodiklerin değişimini sağlarlar.

Olağanüstü Rejime İlişkin Standartlar
Katılımcı Devletler,

Olağanüstü rejim hali, sadece devletlerin uluslararası yükümlülüklerine ve AGİK taahhütlerine uygun olarak çok istisnaî ve tehlikeli koşulların varlığında meşrulaşabilir.

Olağanüstü rejim hali, demokratik anayasal düzeni yıkmak ve uluslararası olarak tanınan insan hakları ve temel özgürlükleri tahrip etmek amacıyla kullanılamaz.

Kuvvet kullanımının kaçınılmaz olduğu hallerde, bu kullanım makul düzeyde olmalıdır.

Olağanüstü rejim hali, anayasal bir organ tarafından ilan edilebilir. Yürütme organı tarafından alınan, Olağanüstü hal kararı, derhal yasama organının denetimine ve onayına sunulmalıdır.

Devlet, vatandaşlarını, alınmış bulunan önlemler hakkında gecikmeksizin bilgilendirir.

Olağanüstü rejim hali, mümkün olan en kısa sürede kaldırılmalıdır.

Olağanüstü rejim süresinde, insan hakları ve temel özgürlüklere getirilecek sınırlamalar; mutlaka, dokunulmaz haklar saklı kalmak üzere uluslararası belgelerdeki standartlara uygun olmalıdır.

Olağanüstü rejim hali sırasında hukuk devletini, hukukun üstünlüğünü ayakta tutacak gerekli tüm yasal güvenceler yürürlükte kalmalıdır.

İfade özgürlüğüne ilişkin uluslararası standartlara uygun biçimde, gazetecilerin mesleklerini meşru biçimde icra etmelerine, durumun kesin gerektirmediği hallerde sınırlamalar konmayacaktır.

Olağanüstü rejim hali ilan edildiğinde ya da kaldırıldığında, ilgili devlet bu kararın yanı sıra o devletin uluslararası insan hakları yükümlülüklerine getirdiği sınırlamalar konusunda, derhal AGİK kurumunu bilgilendirecektir. Kurum, diğer AGİK Devletlerini gecikmeksizin bilgilendirir.

Ombudsman ve benzeri diğer kurumlar arasında bilgi değişimi ve ilişkilerinin geliştirilmesinde, Katılımcı Devletlerin ortak çıkarları olduğu kabul edilir.

BÖLÜM III
İkâmet ve Seyahat Özgürlüğü

Katılımcı Devletler, Helsinki Nihaî Senedi, Viyana Sonuç Belgesi ve AGİK’in diğer belgelerinde üstlendikleri ve aralarında, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı gösterilmesinin ve bunların hiçbir ayrım olmaksızın güvence altına alınmasının temin edilmesinin yer aldığı ilkelere ve hükümlere ilişkin taahhütlerini yeniden vurgularlar.

Kendi hukukları uyarınca, tüm bu taahhütlerine bağlı kalarak, meşru da olsa, askerî, emniyet, ekolojik ya da diğer nedenlerle resmen ilan; “vatandaşlarının ve yabancıların seyahatlerine ilişkin ve sürekli oturma iznine sahip olanların yerleşmelerine ilişkin” tüm yasal ve diğer sınırlamaları en azda tutmayı, üstlenirler.

Gazetecilere İlişkin Önlemler

Katılımcı Devletler, özellikle silahlı çatışma hallerinde olmak üzere, tehlikeli mesleki görevle iştigal eden gazetecileri korumak için alınabilecek tüm önlemleri alacaklar ve bu önlemleri etkinleştirmek için işbirliği yapacaklardır.

Bu önlemler:

– Akıbetlerinin belirlenmesi için kayıp gazetecilerin izlenmesini,

– Onların ailelerine geri dönmelerini sağlayacak yardım ve olanakların sağlanmasını kapsar.

Kültüre İlişkin Güvenceler

Katılımcı Devletler, fikir ve sanat özgürlüğünü güvence altına almayı ve AGİK insan boyutunun bir parçasını oluşturan kültürel mirası muhafaza etmeyi, yeniden vurgularlar.

Bağımsız bir entelektüel ve kültürel yaşamın, özgür toplumların ve demokratik toplumların devamında yaşamsal önem taşıdığını vurgularlar.

Miras hakkındaki Krakov Sempozyumu Belgesinde belirtildiği üzere, kültürel yaşama ilişkin taahhütlerini uygulayacaklar, bunun yanı sıra, özgürlük, yaratıcılık ve işbirliği dahil olmak üzere, kültürel meselelere ilişkin görüşlerin ifade edilmesi,  AGİK tarafından ileride değerlendirilecektir.

Ölüm Cezasının Kaldırılması

Katılımcı Devletler, Ölüm Cezası ile ilgili olarak Viyana Sonuç Belgesindeki taahhütlerini yeniden vurgularlar,

Ölüm cezasının kaldırılması hakkında bilgi değişimine ve ölüm cezasının kullanımı konusundaki bilginin kamu için ulaşılabilir kılınmasına ilişkin Kopenhag Toplantısı Belgesindeki yükümlülüklerini teyid ederler,

Uluslararası Kişisel ve Siyasal Haklar sözleşmesinin Ölüm Cezasının Kaldırılmasını amaçlayan İkinci Seçmeli Protokolünun 11 Temmuz 1991 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bir dizi Katılımcı Devletin halihazırda ölüm cezasını kaldırma doğrultusunda adımlar attığını ve birçok hükümetler dışı örgütlerin ölüm cezası sorunuyla ilgilenmekte olduklarına işaret ederler.

Azınlıklarla İlgili

Katılımcı Devletler, Ulusal azınlıklara ve bu azınlıklara mensup kişilerin haklarıyla ilgili olarak, başta AGİK İnsan Boyutu Konferansı Kopenhag Toplantısı Belgesinde olmak üzere tüm AGİK belgelerindeki hükümleri ve taahhütleri ile AGİK Ulusal Azınlıklar Uzmanlar Toplantısı Cenevre Raporunu teyid ederler, bunların tam ve ivedi uygulanması çağrısında bulunurlar.

Özellikle yeni ve gelişmekte olan AGİK mekanizmalarının ve usullerinin kullanılmasının ulusal azınlıklara mensup kişilerin haklarının korunmasına ve geliştirilmesine daha da katkı sağlayacağına inanmaktadırlar.

Göçmen İşçiler İçin Güvenceler

Bir Katılımcı Devlet içinde hukuka uygun olarak ikamet eden göçmen işçilerin ve onların ailelerinin haklarına saygı gösterilmesinin gereğini vurgulayarak, onların kendi etnik, kültürel, dinsel ve dilsel özgürlüklerini özgürce ifade hakkını tanırlar,

Bu tür hakların kullanımı, yasayla konulmuş ve uluslararası standartlara uygun nitelikteki sınırlamalara tabi tutulabileceğini kabul ederler.

Göçmen işçilere karşı, ırk, renk ve etnik köken, hoşgörüsüzlük ve yabancı düşmanlığı temelindeki bütün ayrımcılık girişimlerini mahkum ederler.

İç hukuka ve uluslararası yükümlülüklere uygun olarak, hoşgörü, anlayış ve fırsat eşitliğinin geliştirilmesi ve göçmen işçilerin temel insan haklarına saygı gösterilmesi için etkin önlemleri alırlar.

Ulusal, ırksal, etnik ya da dinsel ayrımcılığa, düşmanlık ya da nefrete dayanan şiddete tahrik oluşturan eylemleri yasaklayan önlemleri kabul ederler.

Göçmen işçilerin, Katılımcı Devletin toplumsal yaşamına katılmalarına imkan veren uygun önlemleri almayı kabul ederler.

İnsanî Yardımlar

Katılımcı Devletler, İnsanî yardım çalışmalarının hızla ve etkin biçimde yerine getirilmesine imkan sağlamak üzere, işbirliği çalışmalarını artıracaklar,

Bu tür kurtarma çalışmaları için etkilenen alanlara hızla ve gecikmeksizin girmeyi kolaylaştıracak gerekli düzenlemeleri yapacaklardır.

Kadın Erkek Eşitliğine İlişkin Önlemler

Katılımcı Devletler, kadınlarla erkekler arasındaki tam ve hakiki eşitliğin, hukukun üstünlüğüne dayalı adil ve demokratik bir toplum için bir temel öğe olduğuna,

Toplumun tam olarak gelişmesinin ve tüm üyelerinin refah sahibi olmasının, kadınların ve erkeklerin tam ve eşit katılımı için fırsat eşitliğinin gerekli olduğuna inanırlar,

İnsan haklarının ve temel özgürlüklerin korunmasına ve geliştirilmesine ilişkin tüm AGİK taahhütlerinin, eksiksiz biçimde ve cinsiyete dayalı ayrımcılık olmaksızın uygulanmasını temin ederler.

Eğer taraf olmuşlar ise, Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Her Biçiminin Ortadan Kaldırılması Sözleşmesine uyarlar. Henüz taraf olmamışlarsa, bu Sözleşmeyi onaylamayı ya da ona katılmayı değerlendirirler.

Bu Sözleşmeyi çekincelerle onaylayan ya da katılan Devletler, bu çekinceleri kaldırmayı değerlendirirler.

Taraf bulundukları uluslararası belgelerdeki yükümlülükleri etkin biçimde uygularlar ve “Kadınların Yetkinleştirilmesi İçin BM Nairobi İleriye Yönelik Stratejilerin” uygulanması için elverişli önlemlerini alırlar.

Kadınlar ve erkekler arasındaki fırsat eşitliğinin sadece hukuken değil, ama fiilen de başarılmasının ve gerçekleştirilmesinin amaç olduğunu ve bu amaçla etkin önlemleri geliştirebileceklerini teyid ederler.

Ayrımcı olmayan istihdam politikaları ve uygulamaları, eğitim ve öğretimden eşit şekilde yararlanma dahil olmak üzere, kadınlar için eksiksiz ekonomik fırsatı temin edecek önlemler ile erkek ve kadın işçiler için aile sorumlulukları ve istihdam kolaylıklarına ilişkin önlemleri desteklerler.

Kadınlara yönelik şiddetin her biçimini ve her şekliyle kadın ticaretini ve kadınların fahişe olarak sömürülmesini ortadan kaldırmayı, bu tür tasarruflara karşı gerekli yasal yasakları ve uygun diğer önlemleri araştırırlar.

Kadınların bütün yönleriyle siyasal ve kamusal yaşamın, karar alma süreçlerinin ve genel olarak uluslararası işbirliğinin içinde tam katılımları için fırsat eşitliğinin destekler ve geliştirirler.

Kadınların ve kadın örgütlerinin, hükümetler ile anlamlı bir işbirliğini teşvik etmenin de yer aldığı programların, kadın haklarını geliştirmede oynadıkları yaşamsal rolü tanırlar.

Kadınlara ve kadınların haklarına ilişkin uluslararası ve iç hukuktaki bilgilerin kolayca anlaşılabilir olmasını teşvik etmek üzere önlemler alırlar.

Çalışma alanlarının tümünde kadınların katılımını desteklemek üzere, kendi anayasal sistemlerine uygun olarak eğitim politikalarını ve kadınlar ve erkekler arasında eşitliğe ilişkin meselelerde daha kapsamlı bir anlayışın oluşmasını desteklerler.

Engellilere İlişkin Önlemler
Katılımcı Devletler,

– Engellilerin insan haklarının korunmasını temin etmeye,

– Toplumlarının yaşamına tam katılımlarını temin edecek fırsat eşitliği için adımlar atmaya,

– Kendilerini ilgilendiren alanlarda karar almaya uygun katılımlarını geliştirmeye,

– Engellilerin, Mesleksel ve sosyal rehabilitasyonu için sosyal hizmetlilerin hizmetlerini ve öğretimlerini teşvik etmeye,

– Kamu binalarına ve hizmetlerine, konutlara, ulaşım araçlarına ve kültürel ve örgütlenme etkinliklerinden yararlanabilmeleri için elverişli koşulları teşvik etmeye karar vermişlerdir.

İnsan Hakları Eğitimi

Katılımcı Devletler, İnsan hakları eğitiminin temel olduğunu, vatandaşlarının insan hakları ve temel özgürlüklerine, taraf olabilecekleri uluslararası belgeler ve iç mevzuat kapsamında saygı gösterilmesini ve bu düzenlemelerdeki taahhütlerine bağlılık konusunda eğitilmelerinin zorunluluğunu teyid ederler.

Etkin insan hakları eğitiminin, Çingene karşıtlığı, yabancı düşmanlığı ve Yahudi düşmanlığı dahil olmak üzere hoşgörüsüzlüğün, dinsel, ırksal ve etnik ön yargı ve nefretin bastırılmasındaki katkılarını tanırlar.

Askerî, polis ve kamu hizmetleri okullarında olanların yanı sıra, her düzeydeki öğrenciler için; müfredatta ve kurslarda insan haklarına yer verilen etkin eğitim programlarından sorumlu yetkili makamlarını teşvik ederler.

Uluslararası olanın yanı sıra ulusal düzlemde de, insan hakları programlarının biçimlendirilmesinde ve değişiminde, örgütlerin ve eğitim kuruluşlarının işbirliği yapmasını teşvik ederler.

BM ve Avrupa Konseyi gibi, mevcut tüm organlar ile işbirliği şekillerini, deneyim ve programları dikkate alarak, insan hakları eğitiminin daha kapsamlı olarak geliştirilmesi yönüyle etkinliklerin yürütülmesini temin etmenin yollarını araştırırlar.

Hükümet Dışı Örgütlerle İlişki

Katılımcı Devletler, yürürlükteki ulusal usuller uyarınca, kendilerini hükümetler dışı örgütler (NGO) olarak ilan eden örgütleri tanırlar. Bu tür örgütlerin, kendi ülkelerinde etkinliklerini özgürce icra etmelerini kolaylaştırırlar.

Bu etkinliği oluşturmak için, hükümetler dışı örgütler ve ilişkili ulusal merciler ve hükümet kurumları arasında ilişkiler ve görüş alış-verişi imkanını güçlendirecek yollar hakkında çaba harcarlar.

İnsan boyutu koşullarını gözlemlemek için herhangi bir Katılımcı Devletten gelecek hükümetler dışı örgütlerin kendi ülkelerinde yapacağı ziyaretleri kolaylaştırmaya çaba harcarlar ve etkinliklerini memnuniyetle karşılarlar.

Bu örgütlerin, kendi ve diğer tüm Katılımcı Devletlerin hükümetlerine, AGİK’in insan boyutu konusundaki gelecekteki çalışmaları sırasında görüşlerini iletmelerine imkan tanırlar.

AGİK Sekreteryası, elinde bulunan kaynaklar çerçevesinde, hükümetler dışı örgütlerin, AGİK’in kayıtlanmamış belgeleri için yaptıkları istemleri olumlu biçimde yanıtlayacaklardır.

Hakkında hukukbook

Bunu okudunuz mu?

Psikolojik Danışmada Etik ve Hukuk

Psikolojik Danışmada Etik ve Hukuk isimli eser Aynur Eren Gümüş, Mustafa Alper Gümüş tarafından yazılmış ve hukuk yayınları …